logo
18 MAYIS 2026

'Çocuklarınızı deprem görüntülerinden uzak tutun'

Her doğal afet gibi depremin de insan psikolojisinde yıkıcı bir etkisinin olduğunu ve çocukların da bu süreçten olumsuz etkilenebileceğini belirten Psikolog İrem Naz Kırım, 'Çocukların ekrana maruziyetini azaltın, ilkinde travma olmasa da ikincil travmaya neden olmayın. Yanında çok fazla bu duruma dair konuşmalarda bulunmayın, haber görüntülerini göstermeyin. Her görüntü ve ses, her yaşa uygun değildir' dedi

10.02.2023 12:26:00
'Çocuklarınızı deprem görüntülerinden uzak tutun'
'Çocuklarınızı deprem görüntülerinden uzak tutun'
Deprem felaketinin ülkemizde meydana getirdiği derin üzüntü ve stres ile ilgili neler yapılabileceğine değinen Psikolog İrem Naz Kırım, depremin çocuklar üzerinde ne gibi etkiler doğurabileceği ve ailelere hangi görevlerin düştüğü hakkında açıklamalarda bulundu.

İnsan psikolojisinde de yıkıcı bir etkisi var

Her doğal afet gibi depremin de insan psikolojisinde yıkıcı bir etkisinin olduğunu ve çocuklarında bu süreçten olumsuz etkilenebileceğini dikkat çeken Psk. Kırım, 'Bu etkileri bilmek, tanımak, anlamlandırmak oluşturduğu psikolojik kaosla da baş etmemizi kolaylaştıracaktır. İnsanlar her olaya farklı tepki gösterdiği gibi doğal afeti anlamlandırma sürecinde de farklılık gösterecektir. Olay anında ilk gerçekleşecek şok etkisi kimi tarafından sessizce, içe kapanık bir şekilde gerçekleşirken kimi bunu ağlayarak, feryat ederek karşılayabilir' diye konuştu.

Çocuklarınıza depremi anlatmayı ihmal etmeyin

Çocukların da bu süreçten olumsuz etkilenebileceğini dile getiren Psk. Kırım, 'Çocukların ekrana maruziyetini azaltın, ilkinde travma olmasa da ikincil travmaya neden olmayın. Yanında çok fazla bu duruma dair konuşmalarda bulunmayın, görüntüleri göstermeyin. Depremle ilgili her haber görüntüsü ve ses her yaşa uygun değildir. Var olanı abartmadan, açık ve bilgilendirici olmalısınız. Depremle ilgili sorularını dikkatlice dinleyin ve geçiştirmeden cevaplamaya gayret gösterin' şeklinde konuştu.

Fiziksel ihtiyaçlarını gidermek öncelikli olmalı

Psk. İrem Naz Kırım, travma sonrası duygu durum bozukluğu yaşayan kişiler için nasıl yaklaşılması gerektiği ile ilgili şunları söyledi:
'Doğal afet sonrasında karşılaşılabilecek duygular korku, öfke, suçluluk, çaresizlik, umutsuzluk ya da donup kalmış bir görüntü şekline bürünebilir. Kafanız karışabilir, zamanı-mekânı ayırt etmekte, ne yaşandığını anlamakta güçlük çekebilir, kararsız kalabilirsiniz. Fiziksel olarak gergin, yorgun, uyuma güçlüğü, ağrılar, kalp ritminde düzensizlik, bulantı ve iştahta azalma görebilirsiniz. Sosyal hayatınızda sorunlar yaşanabilir, huzursuzluk, güvensizlik, öfke, kontrol etmekte zorlanma, terk edilmiş hissetme, yemek yerken ya da uyurken suçluluk hissetme, aşırı suçlayıcı olma, boşlukta hissetme yaşanabilir. Böyle bir durumda olduğunu gördüğümüz kişilerin fiziksel ihtiyaçlarını gidermek öncelikli olmalıdır. Kişinin gıda, barınma, tıbbi ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra güvende olduğunu hissettirmek gerekir. Eğer kendisi öyküsünü anlatmak isterse dinlemek, anlaşıldığını ve yalnız olmadığı hissettirilmelidir. Yaşanan durum hakkında doğru kaynaklardan doğru ve açıklayıcı net bilgiler vermek, doğruları saklamadan, kafasını karıştırmadan, güvenilir kaynaklardan olduğunu teyit ettiğimiz bilgiler iletilmelidir. Kişiyi en yakın yardım kuruluşuna götürmek, hayatta kalan yakınları ile temas etmesi için zemin hazırlanmasına yardımcı olmak gereklidir.'

Çocuklarda deprem korkuları olabilir

Yetişkinlerde olduğu gibi çocuklarında birbirinden farklı tepkiler gösterdiğini söyleyen Psk. Kırım, şu bilgileri paylaştı:
'Çocuklar sizin felaket karşısında gösterdiğiniz tepkilerin benzerlerini gözlemleme yoluyla dışarıya aktarırlar. Çocuğun depremden ne denli etkilendiği onun yaşıyla ilgilidir. Okul çağından küçük çocuklar duygularını ve düşüncelerini yetişkin gibi ifade edemeyeceği için altını ıslatma, parmak emme, gece uyumakta zorlanma, sizden ayrılmama, sık sık öfkelenme ve ağlama, bulantı-kusma gibi fiziksel belirtiler gösterebilir. Tekrar tekrar depremi yaşayacağına dair korkuları olabilir.'

Açık ve bilgilendirici olun

'Çocuğunuza depremin doğal bir olay olduğunun anlatılması gerektiğine dikkat çeken Psk. Kırım, 'Korkmasının, kâbus görmesinin normal olduğunu, sizin ağlamanızın ve üzülmenizin de normal olduğunu açıklayın. Ülkemizde deprem oldu ve evimiz yıkıldı, bir süre evimizde kalamayacağız ama şu an kaldığımız yer güvenli ve yanındayım, seni bırakmayacağım. Bak bu konuyla ilgili birçok kişi bizi güvende tutmak ve kişilere yardım etmek için çalışıyorlar' şeklinde ifade edebilirsiniz. Var olanı abartmadan, açık ve bilgilendirici olmalısınız. Depremle ilgili sorularını dikkatlice dinleyin ve geçiştirmeden cevaplamaya gayret gösterin. Eğer talep ederse daha fazla temas kurun, ilgi gösterin' ifadelerini kullandı.

Görüntüleri göstermeyin

Çocuklara deprem ile ilgili görüntülerin izletilmemesi gerektiğinin altını çizen Psk. Kırım, 'Çocukların ekrana maruziyetini azaltın, ilkinde travma olmasa da ikincil travmaya neden olmayın. Yanında çok fazla bu duruma dair konuşmalarda bulunmayın, görüntüleri göstermeyin. Her görüntü ve ses her yaşa uygun değildir. Onlar sizin gibi düşünemiyorlar, unutmayın. Bir süre sonra da travma alanında psikoterapi uzmanlarından hem bireysel hem de çocuklar için yardım alın' diyerek sözlerini sonlandırdı.

İmamoğlu'nun diploma davasında İstinaf başvurusu da reddedildi, dosya Danıştay'a taşınacak

İstanbul 7. İdari Dava Dairesi, CHP'nin tutuklu cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun diploma iptaline karşı İstanbul 5. İdare Mahkemesi’nde açtığı davanın reddedilmesi üzerine yaptığı istinaf başvurusunu reddetti. Ekrem İmamoğlu'nun avukatları, oy birliğiyle alınan karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde Danıştay'a temyiz yoluna başvurulabilecek

18.05.2026 13:51:00
Haber Merkezi
İmamoğlu'nun diploma davasında İstinaf başvurusu da reddedildi, dosya Danıştay'a taşınacak
İmamoğlu'nun diploma davasında İstinaf başvurusu da reddedildi, dosya Danıştay'a taşınacak
İstanbul 7. İdari Dava Dairesi, CHP'nin tutuklu cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun diploma iptaline karşı İstanbul 5. İdare Mahkemesi'nde açtığı davanın reddedilmesi üzerine yaptığı istinaf başvurusunu reddetti. Ekrem İmamoğlu'nun avukatları, oy birliğiyle alınan karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde Danıştay'a temyiz yoluna başvurulabilecek.

CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun avukatları, İmamoğlu'nun üniversite lisans diplomasının iptaline karşı açtığı davada, İstanbul 5. İdare Mahkemesi'nce ret kararı verilmişti.

İdare Mahkemesi'nin ret kararının gerekçesinde, "yatay geçişe imkan sağlanma sırasında idarece yapılan hataların, gözden kaçan, dikkatsizlik neticesinde (sehven) yapılan hatalar seviyesinde olmadığı, böylesine ağır hukuki sakatlık halleri ile hatalı durumların davacı tarafından bilinmiyor olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu" belirtildi.

Ekrem İmamoğlu'nun avukatları, İdare Mahkemesi kararına karşı, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi'ne istinaf yoluna başvurdu.

Kararın kaldırılması istenmişti
İstanbul 5. İdare Mahkemesi'nin 23 Ocak 2026 günlü kararının, "davaya konu işlemin, yetkili ve görevli olmayan makam tarafından yetki gaspı yapılmak suretiyle tesis edildiği, Fakülte Yönetim Kurulu tarafından karar verilmesi gerekirken Üniversite Yönetim Kurulu'nca karar alındığı, Üniversite Yönetim Kurulu'nun İşletme Fakültesinin Dekanı olmaksızın teşekkül ettirilmesinin hukuka aykırı olduğu" iddialarıyla istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması ve işin esası hakkında yeniden bir karar verilmesi istendi.

Edinilen bilgiye göre, İstanbul 7. İdari Dava Dairesi, Ekrem İmamoğlu'nun avukatlarının yaptığı istinaf başvurusunu reddetti.

Oy birliğiyle reddedildi
İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 7. İdare Dava Dairesi, davacının istinaf aşamasındaki duruşma talebini de yerinde görmeyerek, başvuruyu dosya üzerinden inceledi.

Daire'nin gerekçesinde, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrasında, ''Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir'' hükmüne yer verildiği hatırlatıldı.

"İdare Mahkemesi kararı usule uygun"
Gerekçede, "İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının, usul ve hukuka uygun olup, istinaf dilekçesinde ileri sürülen iddialar da söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verildiği" bildirildi.

Danıştay'a taşınacak
Ekrem İmamoğlu'nun avukatları, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 7. İdare Dava Dairesi'nin oy birliğiyle 13 Mayıs 2026'da aldığı karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde Danıştay'a temyiz yoluna başvurulabilecek.

İBB Davası'nın 39. duruşması başladı

İBB Davası'na ilişkin 77'si tutuklu, 5'i müşteki sanık olmak üzere 414 sanığın yargılandığı davanın 39. duruşması başladı

 

18.05.2026 11:52:00
Anadolu Ajansı
İBB Davası'nın 39. duruşması başladı
İBB Davası'nın 39. duruşması başladı

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, eski CHP milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkanı Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.

Bir kısım tutuksuz sanıklar ile avukatların da katıldığı duruşmada, bazı CHP milletvekilleri ve tutuklu sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.

Duruşma, tutuklu sanık iş insanı Murat Kapki'nin çapraz sorgusunun yapılmasıyla devam ediyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.

İddianamede, 16 kişi "müşteki", 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" olarak bulunuyor.

Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaatle sebep olunan kamu zararının, suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar lira ve 24 milyon dolar, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğu"na ilişkin değerlendirme yapılıyor.

İddianamede yer alan örgüt şemasında, tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", tutuklu sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş ile Adem Soytekin ve tutuksuz sanık Ertan Yıldız, başka suçtan tutuklu Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor.

Şemada 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu aktarılarak örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.

İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.

İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Birleşen dosya

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney'in de arasında bulunduğu 7 sanık hakkında hazırlanan iddianamede bu davayla birleştirilmişti.

İddianamede, tutuklu sanıklar İnan Güney, İsmail Akkaya, Seyhan Özcan ile tutuksuz sanıklar Veysel Eren Güven, Sabriye Akkaya, Mehmet Akif Bulut ve Deniz Göleli'nin "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme" ile "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 9 yıl 8'er aydan 31 yıl 8'er aya kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor.

Yargılama sürecinde birleşen dosyadakilerle birlikte 33 sanığın tahliyesiyle davada 77 tutuklu sanık bulunuyor.

Adana'da satırlı kavga: 1 ölü, 2 yaralı

Adana'da iki grup arasında çıkan satırlı kavgada 1 kişi öldü, 1'i ağır 2 kişi yaralandı

18.05.2026 11:51:00
İhlas Haber Ajansı
Adana'da satırlı kavga: 1 ölü, 2 yaralı
Adana'da satırlı kavga: 1 ölü, 2 yaralı
Olay, gece saatlerinde Yüreğir ilçesi Doğankent Gazipaşa Mahallesi Kıyıboyu Caddesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, Suriye uyruklu iki grup arasında henüz belirlenemeyen sebeple tartışma çıktı. Kısa sürede kavgaya dönüşen olayda taraflar birbirine satırlarla saldırdı. Arbedede Z.E. ve 2 kişi yaralandı.

İhbar üzerine bölgeye sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerince yapılan kontrollerde Z.E.'nin öldüğü belirlenirken, yaralı 2 kişi hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Yaralılardan birinin durumunun ağır olduğu öğrenildi.

Jandarma olaya karışan şüphelileri yakalamak için çalışma başlattı.

Bahçeli'den Öcalan için statü istemesinin sebebini açıkladı

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, iktidarın "Terörsüz Türkiye", DEM Parti'nin ise "Barış ve Demokratik Toplum" olarak nitelendirdiği yeni çözüm sürecine ilişkin yeni bir hamleye ihtiyaç olduğunu söyledi

18.05.2026 10:50:00 / Güncelleme: 18.05.2026 10:55:14
Haber Merkezi
Bahçeli'den Öcalan için statü istemesinin sebebini açıkladı
Bahçeli'den Öcalan için statü istemesinin sebebini açıkladı
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, iktidarın "Terörsüz Türkiye", DEM Parti'nin ise "Barış ve Demokratik Toplum" olarak nitelendirdiği yeni çözüm sürecine ilişkin yeni bir hamleye ihtiyaç olduğunu söyledi.

Türkgün gazetesine değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, PKK lideri Abdullah Öcalan'ın statüsüyle ilgili "Öcalan'ın münfesih [feshedilmiş] PKK'nın kurucu önderliği yerine örgüt üzerindeki etkinliğini sürdürebileceği bir yapı inşa edilmeli" dedi.

Öcalan'ın mahkumiyet halinin sürdürülerek kendisine yeni bir sosyal statü verilmesinin, PKK ve bileşenlerinin silah bırakma sürecinin daha sağlıklı bir şekilde yürütülmesine imkan tanıyacağını belirten Bahçeli, bu yeni statü için "Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü" önerisinde bulundu.

Öcalan'a verilebilecek koordinatör statüsünün, örgütün tasfiye süreci ile sınırlı kalacağını söyleyen Bahçeli, "Bu koordinatörlük, Kürtlerin lider ve temsilcisi, etnik ve kategorik hakların savunuculuğu gibi hususları kapsamamaktadır" dedi.

MHP lideri koordinatörlük önerisini ilk olarak 5 Mayıs'taki partisinin grup toplantısında dile getirmişti. Bu öneriye DEM Parti de destek vermişti.

PKK'nın "mono-liderlik mekanizmasına" sahip olduğunu söyleyen Bahçeli, örgütün faaliyetlerinin kesin olarak son bulması için, bir kez daha "kurucu önder" olarak tanımladığı Öcalan'ın etki gücünün artırılması gerektiğini savundu.

Bahçeli, sürecin başından beri Öcalan'ı tarif ederken "kurucu önderlik" ifadesini kullanmasını da şu sözlerle açıkladı:

"Parçalı yapılarla terörsüz Türkiye yolunda yürümek sonuç almayı geciktirecek, provokasyonları artıracak, dış müdahalelere imkan verecek, örgüt içi çatışma dinamiklerini öne çıkararak görünür kılacak ve sonuç almayı zorlaştıracaktır.

"Başından beri 'örgütün kurucu önderi' ifadesinin kullanılması da bu endişeyi gidermeye, olası riskleri azaltmaya ve en hızlı şekilde terörsüz Türkiye hedefine ilişkin sonuç almaya yöneliktir."

MHP lideri ayrıca sürecin sürdürülebilmesi için iki ayrı komisyon önerdi.

Bunlardan ilki TBMM'de kurulacak ve her siyasi partiden belirlenecek üyelerle oluşturulacak bir "takip komisyonu".

Diğeri ise cumhurbaşkanı yardımcısının liderliğinde Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı' ile Milli İstihbarat Başkanlığı'ndan oluşan bir "Tasfiye ve Düzenleme Sürecini Yönlendirme ve Milli Birlik" komisyonu.

Bahçeli, bu ikinci komisyonun topluma süreci anlatacak ve "olası kara propagandalara karşı koyacak bir iletişim boyutu olacağını", ayrıca süreçle ilgili devlet kurumları arasında işbirliği sağlayacağını söyledi.

'Eski Türkiye' böyle değildi!

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, kendilerini Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı personeli olarak tanıtıp sahte evrak ve sözleşmelerle dolandırıcılık yaptıkları öne sürülen 118 şüpheli hakkında Ankara merkezli 23 ilde gözaltı kararı verildi

18.05.2026 10:27:00 / Güncelleme: 18.05.2026 10:32:37
İhlas Haber Ajansı
'Eski Türkiye' böyle değildi!
'Eski Türkiye' böyle değildi!
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, kendilerini Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı personeli olarak tanıtıp sahte evrak ve sözleşmelerle dolandırıcılık yaptıkları öne sürülen 118 şüpheli hakkında Ankara merkezli 23 ilde gözaltı kararı verildi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Sahtecilik ve Dolandırıcılık Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturma kapsamında, şüphelilerin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğü iş ve işlemlerini kullanarak organize şekilde hareket ettikleri belirlendi.



Soruşturmada, şüphelilerin bakanlık ya da bağlı kuruluşlarla herhangi bir bağları bulunmamasına rağmen kendilerini bakanlık personeli gibi tanıttıkları, bakanlık antetli sahte belgeler düzenledikleri, gerçeğe aykırı sözleşmeler imzalattıkları ve çeşitli şirketler kurarak haksız kazanç elde ettikleri tespit edildi.

Yürütülen incelemelerde, 23 müştekiden toplam 642 milyon 853 bin TL haksız menfaat sağlandığı, MASAK raporlarına göre ise şirketler üzerinden yaklaşık 2 milyar 764 milyon 841 bin 922 TL'lik para trafiği oluşturulduğu belirlendi.

Şüpheliler hakkında "Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurmak", "Nitelikli Dolandırıcılık" ile "Resmi ve Özel Belgede Sahtecilik" suçlarından işlem başlatılırken, Ankara merkezli 23 ilde 18 Mayıs 2026 tarihinden itibaren Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Dolandırıcılık Büro Amirliği ekiplerince eş zamanlı operasyon düzenlendi.

Operasyon kapsamında toplam 118 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiği, soruşturmanın Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından titizlikle sürdürüldüğü bildirildi.

Adalet Bakanı Gürlek'ten Kocaeli Adliyesine ziyaret

Adalet Bakanı Akın Gürlek ve Bakan Yardımcısı Sedat Ayyıldız, Kocaeli Adliyesini ziyaret ederek yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı

17.05.2026 18:04:00
İhlas Haber Ajansı
Adalet Bakanı Gürlek'ten Kocaeli Adliyesine ziyaret
Adalet Bakanı Gürlek'ten Kocaeli Adliyesine ziyaret
Adalet Bakanı Akın Gürlek ve Bakan Yardımcısı Sedat Ayyıldız, Kocaeli Adliyesini ziyaret ederek yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın dün Kocaeli programı kapsamında kente gelen Bakan Akın Gürlek ve Bakan Yardımcısı Sedat Ayyıldız, Kocaeli Adliyesinde temaslarda bulundu. Bakan Gürlek ve Bakan Yardımcısı Ayyıldız'ı adliyeye gelişlerinde; Kocaeli Cumhuriyet Başsavcısı Semih Akgün, Adalet Komisyonu Başkanı Kamil Kaya, başsavcı vekilleri ile ağır ceza ve ticaret mahkemesi başkanları karşıladı.
Cumhuriyet Başsavcılığı makamında gerçekleşen görüşmede, adliyenin mevcut genel durumu ve işleyişi hakkında fikir alışverişinde bulunuldu. Ziyarette ayrıca, yapımına başlanması planlanan yeni adliye binasının ihale süreci ve adliye personeline yönelik yeni lojman inşaatı projelerine ilişkin Bakan Gürlek'e kapsamlı sunum yapıldı.İHA

Rasim Ozan Kütahyalı'nın ilk ifadesi ortaya çıktı: Kütahyalı ile birlikte 154 zanlı adliyede

Adana merkezli 21 ilde "yasa dışı bahis" suçlarına yönelik operasyonda gözaltına alınan 161 şüpheliden 154'ü adliyeye sevk edildi. Rasim Ozan Kütahyalı, sorgusunda, “Söz konusu para hareketliliği, alacağıma karşılık gönderilen paralardır. Borç karşılığı gönderildi. Benim bahsi geçen suçlarla bir alakam yok” dedi

17.05.2026 16:30:00
Haber Merkezi
Rasim Ozan Kütahyalı'nın ilk ifadesi ortaya çıktı: Kütahyalı ile birlikte 154 zanlı adliyede
Rasim Ozan Kütahyalı'nın ilk ifadesi ortaya çıktı: Kütahyalı ile birlikte 154 zanlı adliyede
Adana merkezli yasa dışı bahis operasyonunda yakalanan 154 zanlı adliyedeki işlemleri sürüyor.
Adana Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca başlatılan soruşturma kapsamında 14 Mayıs'ta 128 şüphelinin gözaltına alınmasının ardından 33 zanlı daha yakalandı.
İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şubesi'ndeki işlemleri tamamlanan şüphelilerden 7'si savcılık talimatıyla serbest bırakıldı, Rasim Ozan Kütahyalı ile suç örgütü elebaşısı olduğu öne sürülen Selahattin Akın Uzun'un da aralarında olduğu 154'ü adliyeye sevk edildi.
Polis ekipleri, zanlıların sevki sırasında adliye güzergahında geniş güvenlik önlemi aldı.
Haklarında gözaltı kararı bulunan 37 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmalar sürüyor.

Rasim Ozan Kütahyalı ifadesinde ne dedi?
Emniyette sorguya alınan şüphelilerden Kütahyalı'nın suç örgütüyle ilgisinin olmadığını öne sürerek, "Söz konusu para hareketliliği, alacağıma karşılık gönderilen paralardır. Borç karşılığı gönderildi. Benim bahsi geçen suçlarla bir alakam yok" dediği bildirildi.

İçişleri Bakanı Çiftçi, Tekirdağ'da iki polisin şehit olduğunu bildirdi

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Tekirdağ'da iki polisin şehit olduğunu bildirdi.
 

17.05.2026 15:52:00
AA
İçişleri Bakanı Çiftçi, Tekirdağ'da iki polisin şehit olduğunu bildirdi
İçişleri Bakanı Çiftçi, Tekirdağ'da iki polisin şehit olduğunu bildirdi
Çiftçi, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, şu ifadelere yer verdi:

"Tekirdağ Çorlu İlçe Emniyet Müdürlüğü kadrosunda görevli polis memurları Erkan Tütüncüler ve Emrah Koç, görevli iken silahlı kavga olayına müdahale ettikleri esnada şüpheli şahsın ateşli silahla karşılık vermesi sonucu şehit olmuşlardır. Şehitlerimize Allah'tan rahmet, kederli ailelerine, kahraman Emniyet teşkilatımıza ve milletimize başsağlığı diliyorum. Şehitlerimizin makamları ali olsun."

Örgüt liderinin uluslararası bağlantısı tespit edildi

Yasa dışı bahis operasyonunda gazeteci Kütahyalı ile birlikte 154 şüpheli adliyeye sevk edildi

17.05.2026 11:05:00
İhlas Haber Ajansı
Örgüt liderinin uluslararası bağlantısı tespit edildi
Örgüt liderinin uluslararası bağlantısı tespit edildi
Adana merkezli 21 ilde yapılan 'Suç işlemek amacıyla örgüt kurma', 'Yasa dışı bahis', 'Bilişim sistemleri kullanılarak nitelikli dolandırıcılık', 'Rüşvet' ve 'Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama' suçlarına yönelik yapılan operasyonda aralarında gazeteci Rasim Ozan Kütahyalı'nın da olduğu 154 şüpheli adliyeye sevk edildi.

Adana Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Adana Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından başlatılan soruşturma kapsamında 'Suç işlemek amacıyla örgüt kurma', 'Yasa dışı bahis', 'Bilişim sistemleri kullanılarak nitelikli dolandırıcılık', 'Rüşvet' ve 'Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama' suçlarına yönelik operasyon düzenlendi.



Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı (MASAK) raporları, teknik ve fiziki takip çalışmaları, banka hareketleri, dijital materyal incelemeleri, kripto varlık analizleri, HTS kayıtları ve diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde; şüphelilerin Selahattin A.U. liderliğinde organize suç örgütü niteliğinde hareket ederek yasa dışı bahis ve phishing yöntemiyle gerçekleştirilen nitelikli dolandırıcılık faaliyetlerinden elde edilen suç gelirlerini elektronik para kuruluşları, banka hesapları, sanal POS sistemleri, döviz büroları, kuyumcular, paravan şirketler ve kripto varlık sistemleri üzerinden dolaştırarak akladıkları tespit edildi. Soruşturma kapsamında suç örgütünün, özel yazılım altyapıları ve panel sistemleri kurduğu, yasa dışı bahis sitelerine finansal altyapı sağladığı, elektronik para kuruluşları ve sanal POS ağları üzerinden para transfer organizasyonları yürüttüğü, suç gelirlerini çok katmanlı finansal sistem içerisinde dolaştırdığı, kripto varlık sistemlerini aktif şekilde kullandığı, kuyumcu ve döviz büroları üzerinden nakit dönüşüm ve katmanlandırma işlemleri yaptığı belirlendi.

2 milyara dolar para hareketliliği tespit edildi



MASAK analizleri ve soruşturma dosyası kapsamındaki mali incelemelerde yaklaşık 100 milyar Türk lirası ve yaklaşık 2 milyar Amerikan doları seviyesinde şüpheli para hareketi ve aklama faaliyetinin tespit edildiği, örgütün ulusal ve uluslararası ölçekte faaliyet gösteren profesyonel bir finansal suç organizasyonu niteliğinde olduğu değerlendirildi. Soruşturma kapsamında ayrıca bazı özel bankalarda görev yapan orta ve üst düzey yöneticilerin suçtan elde edilen gelirlerin bankacılık sistemi içerisindeki katmanlandırma işlemlerinde görev aldıkları, şüpheli para hareketlerine yönelik bloke ve güvenlik süreçlerinin etkisiz hale getirilmesine yardımcı oldukları yönünde kuvvetli deliller elde edildi. Bunun yanında bazı emniyet personelinin, şüpheli şahıslar hakkında adli makamlarca verilmiş yakalama, gözaltı ve arama kararlarına ilişkin sorgulamaları rüşvet karşılığında yaptıkları ve operasyonel süreçlere ilişkin bilgi temin ettikleri yönünde tespitler yapıldı.

Kütahyalı'nın hesabında 37.7 milyon liralık hareketlilik



Savcılık dosyasında sadece para alan pasif bir hesap olmadığı belirlenen Kütahyalı'nın banka hesabından, katmanlama amacıyla kullanıldığı değerlendirilen hesaplara yaklaşık 37,7 milyon lira transfer yapıldığı belirtildi. Aynı yapı içerisindeki hesaplardan ise Kütahyalı'nın hesabına yaklaşık 15,7 milyon lira para girişi gerçekleştirildiği kaydedildi. Ayrıca e-para ve ödeme kuruluşları analizinde 6 farklı kuruluştan 2022-2024 yılları arasında Kütahyalı'nın hesaplarına toplam 35 milyon 201 bin 344 lira para girişi olduğu tespit edildi. Söz konusu para hareketliliği, örgütün genel çalışma sistemiyle birlikte değerlendirildiğinde olağan bireysel para trafiği olarak görülmedi.

Soruşturma kapsamında aralarında 3 banka yöneticisi, 8 emniyet personeli, 4 avukat ve gazeteci Rasim Ozan Kütahyalı'nın da bulunduğu 198 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. 21 ilde 228 ayrı adrese 14 Mayıs'ta şafak vakti yapılan baskında, Kütahyalı'nın da arasında olduğu 161 şüpheli gözaltına alındı. Adreslerinde bulunamayan şüphelilerin yakalanması için çalışma başlatıldı. Ayrıca soruşturma kapsamında 3 elektronik para ödeme kuruluşu, 3 kuyumcu, 1 döviz bürosu hakkında mahkeme kararları doğrultusunda kayyım ve el koyma tedbirleri uygulandı. Şüphelilere ve şirketlere ait olduğu değerlendirilen 221 taşınmaz, 120 araç ve 3 tekneye el konuldu.

Suçtan elde edilen gelirlerin finansal sistem içerisinde dolaştırılmasında kullanıldığı değerlendirilen toplam 8 bin 500 yasa dışı bahis ve kumar içerikli internet sitesi hakkında erişimin engellenmesi kararı uygulandı.

"Örgüt liderinin uluslararası bağlantısı tespit edildi"

Örgütün elebaşı olduğu belirtilen Selehattin A.U. ile gazeteci Rasim Ozan Kütahyalı, operasyon kapsamında İstanbul'da gözaltına alındıktan sonra Adana'ya götürüldü. Adli tıp biriminde sağlık kontrolünden geçirilen Kütahyalı, gazetecilere, "İyiyiz baba. Bende öyle bir para hareketliliği yok. Bir yanlış anlaşılma var. Öğreneceğiz" dedi.

Kütahyalı: "Borç karşılığı gönderildi, çeteyle alakam yok"

Emniyette sorguya alınan şüphelilerden Kütahyalı, suç örgütüyle ilgisinin olmadığını öne sürerek, "Söz konusu para hareketliliği, alacağıma karşılık gönderilen paralardır. Borç karşılığı gönderildi. Benim bahsi geçen suçlarla bir alakam yok" dedi.

Adana Emniyet Müdürlüğü'ndeki sorgu ve gözaltı işlemleri tamamlanan, aralarında Kütahyalı'nın da bulunduğu 154 şüpheli, adliyeye sevk edildi.

Erdoğan'dan savaşın neden bitmediğine dair değerlendirme...


 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kazakistan dönüşünde uçakta, ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarına ilişkin, "Öncelikle İsrail'in kışkırtmalarının etkisiz kılınması, sonra da gerçek bir barışın inşa edilmesi şart" dedi.

16.05.2026 15:01:00
HABER MERKEZİ
Erdoğan'dan savaşın neden bitmediğine dair değerlendirme...
Erdoğan'dan savaşın neden bitmediğine dair değerlendirme...

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi 6. Toplantısı ve Türk Devletleri Teşkilatının (TDT) Gayriresmi Zirvesi'ne katılmak üzere gittiği Kazakistan dönüşü uçakta açıklamalarda bulundu.

Krizin ana nedeni İsrail'in kışkırtmaları

Erdoğan, ABD/İsrail-İran Savaşı'nın neden bitmediğine ilişkin şunları söyledi: "Şimdi bu krizi doğuran ana etkenlerden biri, her fırsatta vurguladığım gibi, İsrail'in bitmek bilmeyen kışkırtmalarıdır. Birtakım hayaller ve ütopyalara kapılan İsrail, bu tahriklerle, bölgemizi kendi hevesleri uğruna ateşe atmaktan çekinmediğini defalarca gösterdi. İsrail istiyor ki, bu savaş bölge geneline yayılsın ve bölgemizdeki pus daha da artsın. Öncelikle İsrail'in kışkırtmalarının etkisiz kılınması, sonra da gerçek bir barışın inşa edilmesi şart. Türkiye olarak, bu kaosun daha çetrefilli bir tabloya dönüşmeden ortadan kalkması için biz elimizden gelen gayreti gösteriyoruz ve göstereceğiz."


"Türkiye, Avrupa Birliği için büyük bir fırsattır"

Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne tam üyelik vizyonuna ilişkin soruya karşılık Erdoğan, bu vizyonu birilerine rakip olmak veya çelme takmak için ortaya koymadıklarını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Biz, samimi bir şekilde Avrupa Birliği'nin parçası olarak hem ülkemizi hem Birliği kuvvetlendirmek istiyoruz. Fakat Avrupa Birliği maalesef bunun farkında değil. Avrupa Birliği bunun farkında değil diye, biz ideallerimizden vazgeçemeyiz. Türkiye, içinde yer aldığı yapılara yük olan değil, yük alan bir ülkedir. Türkiye, Avrupa Birliği için büyük bir fırsattır ve Birlik bunu değerlendirmek konusunda tarihi bir karar vermek durumundadır. Avrupa, daha önce de ifade ettiğim gibi, bir yol ayrımına gelmiştir ve bu yol ayrımında durumu çok daha dikkatli değerlendirmelidir."
Türkiye'nin F-35 programına geri dönüşüne ilişkin soru üzerine Erdoğan, "F-35 konusunda taleplerimiz ortada. Arkadaşlarımız Amerikalı muhataplarıyla temaslarını sürdürüyor. Müspet bir netice almayı umuyoruz" dedi.

Terörsüz Türkiye'de yol haritası

Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin soruyu cevaplayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Terörsüz Türkiye'nin 86 milyonun birlik, beraberlik ve ebedi kardeşliğini perçinleyecek bir hedefin adı olduğunu ifade etti. Erdoğan, şunları kaydetti: "Geride bıraktığımız 18 ayda hem kayda değer mesafe aldık hem de TUSAŞ saldırısı gibi gizli-açık pek çok badire atlattık. Bunlara rağmen yolumuzdan dönmedik. Meclis komisyonumuz, uzlaşı temelinde bir yol haritası ortaya koydu. Yapıcı ve çözüm odaklı bir yaklaşımla yol haritasının hayata geçirilmesi gerekiyor. Sorumluluk duygusuyla hareket edilmesi, bu noktada çok çok önemlidir. Silah bırakmanın ivmelenmesi için İstihbarat Teşkilatımız çalışıyor. Şurası bir gerçek ki ilk günden beri sürecin başarısı için dua edenler, çaba gösterenler olduğu gibi, bundan rahatsız olanlar da var. Süreç bugüne kadar, kendi doğal güçlükleriyle beraber, bunlara rağmen de ilerledi. Biz kararlıyız, 'Terörsüz Türkiye'yi istemeyenleri sevindirmeyeceğiz. Kararlıyız, bunlara fırsat vermeyeceğiz. Niyetimiz hayırdır, yolumuz hayırlıdır. Allah'ın izniyle akıbetimiz de hayırlı olacaktır. 'Terörsüz Türkiye' hedefine, bütün engelleri vakar içinde aşarak mutlaka ulaşacağız. Cumhur İttifakı olarak bunu dayanışma ve eş güdüm içinde, maşeri vicdanın rehberliğinde ve milletin çizdiği rotada yürüyerek gerçekleştireceğiz."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.