logo
28 OCAK 2026

Coğrafyamıza yönelik sömürge sürecinin sarıklı taşeronları

20.04.2006 00:00:00


ABD'nin, BOP (Büyük Ortadoğu Projesi) namına, coğrafyamızdaki 22 ülkenin sınırlarını, dinini, düzenini ve kimyasını değiştireceğini şimdiki Dışişleri Bakanı C. Rice'nin kaleminden ve ağzından duymayan kalmamıştır herhalde... Bölgemizin sağır sultanları bile işitmiştir. BOP'un ne olduğunu ise, "Amerika'nın Irak'ı işgali"yle ve işgalin başkomutanı W. Bush'un "Bu bir Haçlı seferidir" nitelemesiyle herkes kavramıştır. Artık görünen BOP, kılavuz istemiyor çünkü.ABD, bölgemiz üzerindeki bu "hesaplaşma misyonu"nu yine "halen fiili ortağı" pozisyonundaki İngilizler'den II. Dünya Savaşı'ndan sonra devralmıştır. O sürece kadar coğrafyamız üzerinde, İngilizler cirit atıyor; Osmanlı başta olmak üzere bölgeyi parsellemekle, bölüp parçalamakla İngilizler ilgileniyordu.Bugün "Bizi kullanın ve bu adamı kullanın, delikten aşağıya doğru süpürmeyin..." cümleleriyle işgalci-sömürgeci Amerika'nın "derin lobi"lerinden bölgeye ve BOP'a ilişkin siyasal, dinsel veya bir başka "taşeronluk" dilenenlerimiz veya ABD'nin "stratejik ortağı" olan yerlilerimiz olduğu gibi... Dün, Osmanlı'nın kurtlar sofrasına konulup parçalandığı 18.-20. yüzyıl sürecinde de sömürgeci İngilizler'in elemanı, taşeronu ve stratejik ortağı olan pek çok yerli ve yabancı hizmetkârlar vardı.Şefleri değişse de birbirinin devamı olan bu iki Haçlı işgal sürecini ve bu süreçlerin siyasal-sosyal-dinsel "yerli taşeronları"nı, mukayeseli olarak tahlil ve teşhis etmemiz gerekiyor. Aksi halde ülkemizin sürüklendiği "çökertme ve bölünme"nin önünü almamız mümkün olmayacaktır. BOP'un merkezindeki Türkiye'mize yönelik "içten çökertme ve yerliler eliyle bölüp parçalama" süreci, Irak'ın işgalinde görüldüğü gibi "somut işgal", elle tutulur bir "vahamet" veya "yakın tehdit" olarak algılanamıyor.

Zira Türkiye'deki BOP süreci, daha çok "bizi kullanın..." teklifleriyle AB ve ABD'nin derin lobilerine kapak atan "kimi yerlilerimiz" eliyle kotarıldığı için, geniş halk kesimi gelişmeleri geç fark edebiliyor. Ancak Türk Milleti, Türk devleti ve mukaddes vatan hususunda birinci derece etki ve yetki sahibi olanların, böyle bir göz yanılgısına, böylesi bir zihin, algı ve basiret karmaşasına düşme lüksü yoktur. Dolayısıyla devlet ve millet olarak, geçmişimizin ve yakın tarihimizin bize sunduğu ışık, ibret ve tecrübeyle bugünümüzü ve geleceğimizi aydınlatıp çok sağlam basarak ve riskleri en aza indirip yürümek zorunluluğumuz vardır. Bu bağlamda her bir Türk evladı, basiretli "bir devlet adamı" gibi dünü, bugünü ve geleceği tahlil etmek durumundadır.Bugün herbir Türk evladı milletinin, devletinin, dininin, vatanının, bayrağının, namusunun, ekonomisinin, medeniyetinin sahibi olmak durumundadır.Bunun adı siyaset ise siyasetçi, bunun tarifi Kuvay-ı Milliye ise Kuvay-ı Milliyeci, bunun tanımı vatanperverlik ise vatanperver olmak mecburiyeti vardır.Böylesi bir vazife, asla "lüks" değildir, asla "fantezi" değildir; bilakis bir zorunluluktur, bir vatan borcudur, bir namus borcu, bir din borcudur, bir insanlık borcudur.Ne hazin bir tecellidir ki, bölgemizde, yüzyılın başında Osmanlı ve Kuvay-ı Milliye'ye karşı İngilizler ve onların muhipleriyle aynı "ittihad bayrağı" altında saf tutanlar, yüzyılın ortasında Amerika ve onların uzantılarıyla din adına ve siyaset adına kolkola girdiler. Bu sürecin Anadolu coğrafyasındaki en gözde örneği Said Nursî, Hicaz bölgesindeki en tipik mümessilleri ise Cemalettin Efganî, Reşit Rıza ve Muhammed Abduh'tur.Bölgemizde ve ülkemizde İngiliz ve Amerikan hesapları yerleşik düzene geçip olgunlaştıktan sonra ise "kûşe-i uzlet"lerine çekilerek güya "siyasetten Allah'a sığındı"lar. Böylece topraklarımızda eşkin atan Avrupacı ve Amerikancı politikanın önünün açılması için şakirtlerine bir yandan "siyasetten Allah'a sığınmaları"nı talim ettirdiler, öte yandan etraflarına topladıkları muhiplerini "Müslüman fötrlü" Amerikancı ve AB'ci politikacıların payandası haline dönüştürdüler. Ellerine risale tutuşturabildikleri bir kısım millet evlatlarını, Osmanlı'ya karşı İngiliz güdümlü "İttihad-ı Muhammediye"den İttihat ve Terakki'ye, oralardan Kuvay-ı Miliye karşıtı derneklere, oralardan Morrison Süleyman'ın AP'sine ve nihayet AB'ci-Amerikancı politikaların üssü halindeki AKP'ye uzanan politik çizgide odakladılar; adeta milli duruş ve milli düşünüşten mahrum bıraktılar.Bu misyonun mirasçısı durumundaki "diyalogcu nurcular", bugün, bir yandan güya "siyasetten Allah'a sığınma" şeklindeki aynı klasik yöntemi bayraklaştırırken, diğer yandan da muhiplerini "AB sevdalısı, Amerika'nın stratejik ortakçısı ve IMF taşeronu AKP hükümeti"nin "yegâne payandası" ve destekçisi pozisyonunda tutmaktadırlar.Bir yandan "Dine ve millete hizmet, particilik ve politika anlamında siyasetten ısrarla uzak durmaya bağlıdır... Aksi, davaya ihanet olur" diye kalem oynatarak Türk evladını "milletinin, devletinin, dininin, vatanının, bayrağının, namusunun, ekonomisinin, medeniyetinin sahibi olmak"tan uzak tutmaya çalışanlar; öte yandan muhiplerine, aynı köşelerinden "Çözüm AKP'de" başlığıyla "apaçık politik yönlendirme" yapmayı ve hatta "Kuvay-ı Milliye çeteciliktir" yaklaşımıyla "milletimizin gönlündeki ecnebîye karşı milli direnci örselemeyi" en stratejik hizmet olarak ortaya koyabilmektedirler.Bu sebeple, belki en az AB kadar, en az ABD ve IMF kadar, hatta onlardan önce "asıl teşhis edilmesi gereken"ler, bunlardır.Coğrafyamıza ve ülkemize yönelik, dünün İngilizlerinin sömürge sürecinden bugünün işgalci ABD'sinin BOP sürecine değin oldukça ilginç misyon üstlenen Said Nursi'nin ve yerli mirasçılarının "geçmişten günümüze duruşları"nı, "kendi belgeleri ve kendi bilgi kaynakları" ışığında kısa başlıklar halinde de olsa tahlil edelim dilerseniz.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
 
Misafir Kalem (K) / diğer yazıları
Selman ile Pezeşkiyan'dan kritik görüşme
Suudi Arabistan, İran'a saldırıya karşı
20 günde yüzde 20 zam
Et fiyatları uçtu gitti
Kredi kartı borçları da megakentlileri kara kara düşündürüyor
İstanbulluları gıdaya erişim endişesi sardı
Basın kuruluşlarının finansmana erişimi için önemli adım
BİK ile KGF arasında protokol imzalandı
Şampiyonlar Ligi'nde lig aşaması yarın sona erecek
Maçların tamamı yarın TSİ 23.00'te başlayacak
Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü Davası başladı
200 sanık hakim karşısında
Atlas Çağlayan acımasızca öldürülmüştü
Aileyi tehdit eden 5 kişi tutuklandı
ABD'de CBP Komutanı görevden alınıyor
Nedeni Minnesota'daki olaylar
Beşiktaş dikiş tutturamıyor
Öne geçtiği maşta Eyüpspor ile 2-2 berabere kaldı
CHP Genel Başkanı Özgür Özel:
"(İBB'ye bağlı) Kreşteki görüntülerde hiçbir olumsuzluk yok"
Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü davası yarın Silivri'de başlıyor
450 yıla kadar hapsi istenen Aktaş adli kontrolle tahliye edilmişti
BTP'liler Prof. Dr. Baş'ın kabrini ziyaret etti
Viyana'daki MEM Kongresi öncesi anlamlı ziyaret
Emekliler hayatta kalma mücadelesi veriyor
Türkiye'de emekli aç
Altın yükselmeye devam edecek mi?
Altın fiyatını etkileyen nedenler...
Çin ordusunda büyük ihanet
En kıdemli generalin, nükleer sırları ABD'ye verdiği iddiası
Selman ile Pezeşkiyan'dan kritik görüşme
Suudi Arabistan, İran'a saldırıya karşı
20 günde yüzde 20 zam
Et fiyatları uçtu gitti
Kredi kartı borçları da megakentlileri kara kara düşündürüyor
İstanbulluları gıdaya erişim endişesi sardı
Basın kuruluşlarının finansmana erişimi için önemli adım
BİK ile KGF arasında protokol imzalandı
Şampiyonlar Ligi'nde lig aşaması yarın sona erecek
Maçların tamamı yarın TSİ 23.00'te başlayacak
Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü Davası başladı
200 sanık hakim karşısında
Atlas Çağlayan acımasızca öldürülmüştü
Aileyi tehdit eden 5 kişi tutuklandı
ABD'de CBP Komutanı görevden alınıyor
Nedeni Minnesota'daki olaylar
Beşiktaş dikiş tutturamıyor
Öne geçtiği maşta Eyüpspor ile 2-2 berabere kaldı
CHP Genel Başkanı Özgür Özel:
"(İBB'ye bağlı) Kreşteki görüntülerde hiçbir olumsuzluk yok"
Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü davası yarın Silivri'de başlıyor
450 yıla kadar hapsi istenen Aktaş adli kontrolle tahliye edilmişti
BTP'liler Prof. Dr. Baş'ın kabrini ziyaret etti
Viyana'daki MEM Kongresi öncesi anlamlı ziyaret
Emekliler hayatta kalma mücadelesi veriyor
Türkiye'de emekli aç
Altın yükselmeye devam edecek mi?
Altın fiyatını etkileyen nedenler...
Çin ordusunda büyük ihanet
En kıdemli generalin, nükleer sırları ABD'ye verdiği iddiası
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.