logo
07 EYLÜL 2026

Cuma günü Melih Gökçek’in ifade vermesinin ardından bugün saat 15.00’te ise eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, savcı karşısına çıkacak

Ankara’da siyaset gündemi adliyeye taşındı. Cuma günü Melih Gökçek’in ifade vermesinin ardından bugün oğlu ve gelini de ifade verecek. Aynı gün saat 15.00’te ise eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, hakkında yürütülen “Cumhurbaşkanına hakaret” soruşturması kapsamında savcı karşısına çıkacak

07.09.2026 13:00:00
Haber Merkezi
 
Cuma günü Melih Gökçek’in ifade vermesinin ardından bugün saat 15.00’te ise eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, savcı karşısına çıkacak
Cuma günü Melih Gökçek’in ifade vermesinin ardından bugün saat 15.00’te ise eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, savcı karşısına çıkacak
Ankara'da siyaset gündemi adliyeye taşındı. Cuma günü Melih Gökçek'in ifade vermesinin ardından bugün oğlu ve gelini de ifade verecek. Aynı gün saat 15.00'te ise eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, hakkında yürütülen "Cumhurbaşkanına hakaret" soruşturması kapsamında savcı karşısına çıkacak.

Ankara'da adliye trafiği yeni haftada da devam ediyor. Cuma günü eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek'in ifade vermesinin ardından bugün gözler Gökçek'in oğlu ve gelinine çevrildi.

Gökçek'in oğlu Ahmet Gökçek ve gelini Hülya Gökçek bugün (7 Eylül) saat 14.00'te Ankara'da ifade vermesi beklenirken, aynı gün siyasetin bir başka önemli ismi de adliyeye gidecek.

Bugün 15.00'te ise eski Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun Ankara Adliyesi'nde ifade vermesi bekleniyor.

Davutoğlu hakkında, "Cumhurbaşkanına hakaret" iddiasıyla başlatılan soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla ifade işlemi yapılacak.

Davutoğlu'nun avukatı Hasan Seymen, soruşturmanın Eylül 2021'de Bingöl'ün Genç ilçesinde yapılan bir konuşmadaki ifadelere ilişkin olduğunu açıkladı. Söz konusu görüntülerin sosyal medyada yeniden dolaşıma girmesinin ardından başsavcılık tarafından resen inceleme başlatıldı.

Seymen, Davutoğlu'nun yürütülen hukuki sürece katkıda bulunacağını ve hakkındaki iddialara cevap vereceğini bildirdi.

Ankara Adliyesi'nde 4 Eylül'de Melih Gökçek savcı karşısına çıktı. Gökçek, yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarıldığı iddialarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında yaklaşık iki saat ifade verdi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Ahbap Derneğine ilişkin soruşturma kapsamında İstanbul merkezli 20 ilde 53 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Ahbap Derneğine ilişkin soruşturma kapsamında İstanbul merkezli 20 ilde 53 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi

07.09.2026 12:41:00
AA
 
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Ahbap Derneğine ilişkin soruşturma kapsamında İstanbul merkezli 20 ilde 53 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Ahbap Derneğine ilişkin soruşturma kapsamında İstanbul merkezli 20 ilde 53 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Ahbap Derneğine ilişkin soruşturma kapsamında İstanbul merkezli 20 ilde 53 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, depremlerde yaşanan acıların ve vatandaşların dayanışma duygusunun kişisel menfaate dönüştürülmesine müsamaha gösterilmeyeceğini belirtti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Ahbap Derneği üzerinden toplanan deprem bağışlarının akıbetine ilişkin İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünce 5. dalga operasyon başlatıldığını duyuran Gürlek, operasyonun İçişleri Bakanlığı müfettiş ve özel denetim raporları, derneğin mali kayıtları, envanteri, banka hareketleri, bilirkişi incelemeleri ile etkin pişmanlıktan yararlanan şüphelilerin ifadeleri doğrultusunda gerçekleştirildiğini kaydetti.

"4,3 milyar lira bağış toplayıp 950 milyon lira nakit çektiler"
Soruşturmada elde edilen verilere dikkati çeken Gürlek, şu bilgileri paylaştı:

"6 Şubat-31 Aralık 2023 tarihleri arasında depremzedelerimize ulaştırılmak üzere 4,3 milyar lira bağış toplandığı, bunun 4,2 milyar lirasının harcandığı, 950 milyon liranın ise nakit olarak çekildiği ve bu çekimlerden birinin tek seferde 500 milyon lira olduğu belirlendi. 29 şirket ve 7 şahıs şirketine toplam 1 milyar 757 milyon 547 bin 770 lira transfer edildiği, bazı yüksek tutarlı harcamaların karşılığında mal veya hizmet alımı bulunmadığı, yardımların nakliyesinden şahsi menfaat sağlandığı ve bazı yardımların kamu kurumlarına faturalarda belirtilenden eksik teslim edildiği tespit edildi."

Tüm tespitler doğrultusunda 53 şüphelinin yakalanması için İstanbul merkezli 20 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendiği bilgisini veren Gürlek, para transferi yapılan şirketlerin gerçek ticari faaliyetlerinin de incelendiğini vurguladı.

İzmit'teki depolarda depremzedeler için temin edilen yüzlerce çadır, tekerlekli sandalye, elektrikli bisiklet, kırtasiye ürünü ve çeşitli yardım malzemesinin kullanılmadan bekletildiğinin belirlendiğini bildiren Gürlek, bu malzemelerin hak sahiplerine ulaştırılması için gerekli işlemlerin başlatıldığını belirtti.

Bakan Gürlek, soruşturmayı yürüten adli makamlara ve emniyet mensuplarına teşekkür ederek, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde vatandaşlarımızın iyi niyetinin, yardımseverliğinin ve milletimizin dayanışma ruhunun istismar edilmesine karşı hukuk devletinin tüm imkanlarını kararlılıkla kullanmaya devam edeceğiz." değerlendirmesinde bulundu.

Atlas Çağlayan cinayeti davasında yarın karar bekleniyor

İstanbul'un Güngören ilçesinde bıçaklanarak öldürülen 17 yaşındaki Atlas Çağlayan'ın ölümüne ilişkin davaya yarın devam edilecek. Duruşmada karar çıkması bekleniyor

07.09.2026 11:33:00 / Güncelleme: 07.09.2026 11:39:07
İHA
 
Atlas Çağlayan cinayeti davasında yarın karar bekleniyor
Atlas Çağlayan cinayeti davasında yarın karar bekleniyor
Güngören'de çıkan kavgada bıçaklanarak hayatını kaybeden 17 yaşındaki Atlas Çağlayan'ın ölümüne ilişkin sanık E.Ç.'nin (14) yargılandığı davaya yarın devam edilecek. Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi'nce görülecek davanın karara bağlanması bekleniyor.


İlk duruşmada mütalaa açıklanmıştı: 21 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası talebi



Olaya ilişkin davanın ilk duruşması, 9 Haziran günü görülmüştü. İlk duruşmada, Cumhuriyet Savcısı esasa ilişkin mütalaasını açıklamıştı. Savcılık, zanlı E.Ç. hakkında, Atlas Çağlayan'a yönelik 'çocuğa karşı öldürme', mağdurlar D.Ç., R.E.O., T.U.A. ile Y.O.O.'ya karşı ise 'silahla tehdit' ile '6136 sayılı kanuna muhalefet' suçlarından toplamda 21 yıl 7 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasını ve tutukluluk halinin devamını talep etmişti.


Davada yarın karar bekleniyor



Öte yandan, davanın 2'inci duruşması yarın saat 10.00'da görülecek. Yarın yapılacak olan duruşmada, mahkeme heyetinin kararını açıklaması bekleniyor.


İddianameden



Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, E.Ç. (14) 'şüpheli', Atlas Çağlayan 'maktul', aralarında Çağlayan'ın ikiz kardeşi Doruk'un da bulunduğu 4 çocuk 'mağdur', Çağlayan'ın anne ve babasının da bulunduğu 3 kişi ise 'müşteki' sıfatıyla yer aldı. Hazırlanan iddianamede, olay günü olan 14 Ocak günü saat 20.16 sıralarında bir kafede iki grup arasında tartışma çıktığı, bu sırada Suça Sürüklenen Çocuk (SSÇ) E.Ç.'nin, Atlas Çağlayan'ı bıçakladığı, bu olay sonucunda ise Çağlayan'ın kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiği, olay kapsamında ise soruşturma başlatıldığı aktarıldı. Ölü muayene raporunda, yaralanmanın tek başına öldürücü nitelikte olduğu aktarıldı.

Hazırlanan iddianamede Adli Tıp Kurumu (ATK) raporu yer aldı. Raporda, E.Ç.'nin işlemiş olduğu 'kasten öldürme', '6136 sayılı ateşli silahlar ve bıçaklar ile diğer aletler kanununa muhalefet' ve 'silahla tehdit' suçlarını işlediği, suçların fiili olarak hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp, davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğu vurgulandı.

Öte yandan maktul Atlas Çağlayan'ın 15 Ocak 2026 tarihli ölü muayene raporu da iddianamede yer aldı. Rapora göre Çağlayan'ın göğüs ön ortada 3 buçuk santimlik kesi, göğüs solda 1 buçuk santimlik kesi olduğu, otopsi raporunda ise, vücutta 2 adet kesici delici alet yarasının tespit edildiği, göğsünün belli yerlerinde geniş kesici delici alet yarasının bulunduğu ve bu yaralanmanın tek başına öldürücü nitelikte olduğu aktarıldı. Olay gününe ait görüntü inceleme tutanakları da iddianamede yer aldı. Tutanaklara göre, olay günü E.Ç. ve arkadaşlarının kafede oturduğu, daha sonra Atlas'ın geldiği, E.Ç.'nin, kafeden çıkarken Atlas ile bakıştığı, Atlas ve arkadaşlarının SSÇ ve arkadaşlarının arkasından gittiği, E.Ç.'nin cebinden bıçak çıkarttığı, elinde bulunan bıçağı Çağlayan'a 2-3 defa sallayarak yaraladığı, SSÇ'nin maktulü bıçakladıktan sonra arkadaşları ile kaçtığı belirtildi. Öte yandan şüpheli E.Ç.'nin ve maktul Atlas Çağlayan'ın 3 aylık arama ve aranma baz verilerinde, taraflar arasında herhangi bir baz kaydına rastlanmadığı da belirtildi. E.Ç.'nin telefonunda yapılan incelemeye göre, şüphelinin elinde silah olan birden fazla fotoğraf, tek başına silah fotoğrafları ve 1 adet çakı fotoğrafının bulunduğu da iddianamede değinildi.


21 yıl 7 aya kadar hapis cezası talebi



Hazırlanan iddianamede, şüpheli E.Ç. hakkında, 'çocuğa karşı kasten öldürme', '6136 sayılı yasaya muhalefet etme' ve 'zincirleme şekilde silahla tehdit' suçlarından toplam 13 yıl 6 aydan, 21 yıl 7 ay 15 güne kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi.

Antalya Serik'teki yangın büyük oranda kontrol altına alındı

Antalya'nın Serik ilçesinde orman dışı alanda çıkan yangın büyük oranda kontrol altına alındı

07.09.2026 11:31:00
İHA
 
Antalya Serik'teki yangın büyük oranda kontrol altına alındı
Antalya Serik'teki yangın büyük oranda kontrol altına alındı
Dün, gündüz saatlerinde Akbaş Mahallesi Kızılbölük mevkiinde orman dışı alanda çıkan yangının büyük oranda kontrol altına alındığı bildirildi.

İlk etapta 5 uçak, 15 helikopter, 75 arazöz, 3 iş makinesi ve 600'a yakın personelin söndürme çalışmalarına katıldığı yangında şuana kadar 160 hektar alanın zarar gördüğü öğrenildi.

Ekiplerin bölgede soğutma çalışmaları sürüyor.

Umut Altaş’ın FBI ifadesi ortaya çıktı

Hakkında yakalama kararı bulunan ve ABD’den Türkiye’ye iadesi istenen Umut Altaş’ın, FBI tarafından iki gün boyunca sorgulandığı ortaya çıktı

07.09.2026 09:52:00
Haber Merkezi
 
Umut Altaş’ın FBI ifadesi ortaya çıktı
Umut Altaş’ın FBI ifadesi ortaya çıktı
Hakkında yakalama kararı bulunan ve ABD'den Türkiye'ye iadesi istenen Umut Altaş'ın, FBI tarafından iki gün boyunca sorgulandığı ortaya çıktı. Türkiye'ye gönderilen 34 sayfalık tutanakta Altaş, Gülistan Doku'nun öldürülmesine ilişkin doğrudan tanık olduğunu ileri sürdü.

Gülistan Doku'nun 5 Ocak 2020'de ortadan kaybolmasının ardından yürütülen soruşturmada dosyanın seyrini değiştirebilecek yeni bir gelişme yaşandı. Hakkında yakalama kararı bulunan Umut Altaş'ın ABD'de FBI ve ABD İç Güvenlik Soruşturmaları birimleri tarafından iki gün boyunca sorgulandığı ve ifadesinin Türkiye'deki adli makamlara gönderildiği bildirildi.

Edinilen bilgilere göre Türkiye, Altaş'a yöneltilmek üzere Amerikan makamlarına kapsamlı bir soru seti gönderdi. Altaş, 19 ve 20 Ağustos 2026 tarihlerinde Pennsylvania'daki Moshannon Valley İşleme Merkezi'nde sorgulandı. Sorgunun ardından hazırlanan 34 sayfalık tutanak Türkiye'ye ulaştırıldı.

"Gülistan Doku'yu araç içerisinde vurdu"



Altaş'ın ifadesinde en dikkat çekici iddia, Gülistan Doku'nun öldürülmesine ilişkin anlatımı oldu.

Altaş, ifadesinde Doku'nun dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel tarafından araç içerisinde vurulduğunu gördüğünü öne sürdü. Altaş ayrıca olay sırasında araçta bulunduğunu ve Doku'nun cesedinin daha sonra aracın bagajına taşınmasına yardım ettiğini iddia etti.

İddiaya göre Altaş, FBI görevlilerinin olay sırasında gerçekten orada olup olmadığını ve cinayete bizzat tanıklık edip etmediğini sorması üzerine, bu sorulara "evet" yanıtı verdi.

"Cesedi birlikte bagaja taşıdık" iddiası

Altaş'ın anlatımına göre silahlı saldırının ardından Mustafa Türkay Sonel, cesedin araç bagajına taşınmasını istedi. Altaş, ilk aşamada buna karşı çıktığını ancak daha sonra cesedi birlikte bagaja taşıdıklarını ileri sürdü.

Altaş ayrıca olay sonrasında Mustafa Türkay Sonel'in dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in koruma görevlisi olduğu belirtilen Şükrü Eroğlu ile telefon görüşmesi yaptığını iddia etti.

"Babam bu işi halledecek" iddiası

Tutanakta yer aldığı aktarılan bir başka iddia ise olayın sonrasına ilişkin.

Altaş, Mustafa Türkay Sonel'in kendisine "Babam bu işi halledecek" dediğini öne sürdü. Ayrıca olayın ardından kendisine kimseye konuşmaması yönünde telkinde bulunulduğunu iddia etti.

Altaş'ın anlatımında, Gülistan Doku'nun cesedinin daha sonra Pertek istikametine götürülmüş olabileceğine ilişkin iddiaların da yer aldığı bildirildi.

Soruşturmanın seyri değişebilir

Gülistan Doku dosyasında yıllardır sürdürülen soruşturma açısından Altaş'ın FBI ifadesi önemli bir belge olarak değerlendiriliyor. Ancak tutanakta yer alan anlatımların Umut Altaş'ın beyanları ve iddiaları olduğu, bunların tek başına suçlamaların kesinleştiği anlamına gelmediği ve adli makamlar tarafından diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi gerektiği önem taşıyor.

Dosyada daha önce de Doku'nun kaybolduğu dönemle ilgili çeşitli teknik veriler, telefon sinyalleri ve şüphelilerin hareketlerine ilişkin incelemeler yapılmıştı.

Gözler şimdi Türkiye'deki soruşturma makamlarının 34 sayfalık FBI tutanağını nasıl değerlendireceğine ve Altaş'ın öne sürdüğü iddiaların başka delillerle desteklenip desteklenemeyeceğine çevrildi.

KKTC'deki gemi kazasındaki arama-kurtarma çalışmalarında 6. naaşa ulaşıldı

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) Girne kenti açıklarında batan yolcu gemisinde kaybolanlara yönelik sürdürülen arama kurtarma çalışmalarında 6. naaşa ulaşıldı. KKTC Başbakanı Ünal Üstel, cenazenin 55-60 yaşlarındaki bir erkeğe ait olduğunu ve kimlik tespit çalışmalarına başlandığını bildirdi. Kayıp 14 kişiye ulaşılmasına yönelik çalışmalar deniz altında, su üstünde ve kıyı şeridinde devam ediyor

07.09.2026 06:00:00
İHA
 
KKTC'deki gemi kazasındaki arama-kurtarma çalışmalarında 6. naaşa ulaşıldı
KKTC'deki gemi kazasındaki arama-kurtarma çalışmalarında 6. naaşa ulaşıldı
KKTC'nin Girne kenti açıklarında 30 Ağustos'ta yaşanan yolcu gemisi felaketi sonrasında yürütülen arama-kurtarma çalışmalarında bir kişinin daha naaşına ulaşıldı. Bu gelişmeyle birlikte Deniz Kuvvetleri Komutanlığı tarafından yürütülen çalışmalarda gemi enkazında ulaşılan naaş sayısı 6'ya yükselirken, kazadaki toplam can kaybı 14'e ulaştı.

KKTC Başbakanı Ünal Üstel, gelişmenin ardından yaptığı açıklamada, "Girne açıklarında meydana gelen deniz kazasının ardından sürdürülen arama çalışmalarında bir kayıp insanımızın daha naaşına ulaşılmıştır" dedi.

Ulaşılan naaşa ilişkin bilgi veren Üstel, "Ulaşılan naaşın erkek ve yaklaşık 55-60 yaşlarında olduğu belirlenmiş, kimlik tespit çalışmalarına başlanmıştır" ifadelerini kullandı. Üstel, son durumla ilgili, "Böylelikle kazada hayatını kaybeden insanlarımızın sayısı 14'e yükselmiş, kayıp insanlarımızın sayısı 14'e düşmüştür" açıklamasında bulundu.


Kayıp 14 kişiye ulaşılmasına yönelik çalışmalar sürüyor



Son olarak ulaşılan 6. naaşın ardından kayıp 14 kişiye ulaşılmasına yönelik arama-kurtarma faaliyetleri devam ediyor. Türk Deniz Kuvvetleri'ne bağlı gemiler ve deniz hava vasıtalarının katıldığı çalışmalarda enkaz ve çevresi taranırken, deniz yüzeyi ile kıyı şeridindeki aramalar da eş zamanlı olarak sürdürülüyor. Arama-kurtarma ekiplerinin kayıp yolculara ulaşmak amacıyla bölgedeki çalışmalarına devam ettiği bildirildi.

Türk Deniz Kuvvetleri unsurlarının bölgedeki faaliyetleri, Güney Deniz Saha Komutanlığı koordinesinde sürdürülüyor. Ana arama-kurtarma gemisi TCG Alemdar ile TCG Işın'ın da görev yaptığı çalışmalarda deniz tabanı, su altı, su üstü ve kıyı şeridinde eş zamanlı arama gerçekleştiriliyor.

Deniz tabanında yaklaşık 554 metre derinlikte bulunan enkazdaki çalışmalar, derinlik nedeniyle uzaktan kumandalı su altı araçları (ROV) ve teknik sistemler kullanılarak yürütülüyor.

Adidas’ın, 2021'de Gazze'ye yönelik saldırılara katılan ve İsrail ordusunda görev yaparken bacağını kaybeden askeri, şirketin reklam yüzü yapmasına tepkiler artıyor

Spor ürünleri üreticisi Adidas’ın, 2021'de Gazze'ye yönelik saldırılara katılan ve İsrail ordusunda görev yaparken bacağını kaybeden askeri, şirketin "tek ayakkabı hizmeti" (Single Shoe Service) için reklam yüzü yapmasına tepkiler artıyor

06.09.2026 17:42:00
AA
 
Adidas’ın, 2021'de Gazze'ye yönelik saldırılara katılan ve İsrail ordusunda görev yaparken bacağını kaybeden askeri, şirketin reklam yüzü yapmasına tepkiler artıyor
Adidas’ın, 2021'de Gazze'ye yönelik saldırılara katılan ve İsrail ordusunda görev yaparken bacağını kaybeden askeri, şirketin reklam yüzü yapmasına tepkiler artıyor
Gazze Şeridi'nde binlerce Filistinlinin uzuvlarını kaybetmesine neden olan İsrail ordusundan emekli Shalev Biton'u "tek ayakkabı hizmeti" için reklam yüzü olarak tercih etmesi, markaya karşı tepkileri ve boykot çağrılarını artırdı.

ABD'li sosyal medya fenomeni Guy Christensen, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Gazze'deki çocukların bir daha asla yürüyemeyebileceğini bilmek gerçekten iğrenç." ifadesini kullanarak şirkete karşı boykot çağrısında bulundu.

"Filistinliler için Boykot, Tecrit ve Yaptırım" (BDS) hareketinin parçası olan "İsrail'in Akademik ve Kültürel Boykotu için Filistin Kampanyası"nın (PACBI) koordinatörü Stephanie Westbrook da Adidas'ın kampanyasını "Filistinlilere hakaret" olarak niteledi.

Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) tahminlerine göre Ekim 2023'ten bu yana 5 binden fazla Filistinlinin uzuv kaybı yaşadığına dikkati çeken Westbrook, "Bu, sadece Adidas'ın duyarsızlığı veya hassasiyeti değil. İsrail tarafından öldürülen, sevdiklerini kaybeden veya İsrail yüzünden uzuvlarını kaybeden Filistinlilere karşı mutlak bir hakarettir." değerlendirmesinde bulundu.

"Markalar suçluları seçtiğinde insanlar da direnişi seçer"
İtalyan aktivist Vincenzo Fullone de sosyal medya hesabından reklam filmine ilişkin paylaşımda bulundu.

Adidas marka ayakkabıların çöpe atıldığı anların videosunu paylaşan Fullone, "Markalar suçluları seçtiğinde insanlar da direnişi seçer." ifadesine yer vererek boykot çağrısında bulundu.

İspanyol aktör Javier Bardem de Fullone'nin çektiği videoyu sosyal medya hesabından paylaşarak Adidas'ın boykot edilmesini istedi.

Arizona Üniversitesi Hukuk Fakültesinden Prof. Dr. Khaled Beydoun da Adidas'ın reklam filmine tepki gösteren isimlerden oldu.

Gazze'de ampute edilmiş çocuğun görseli ile Adidas'ın reklam filminde oynayan İsrailli askerin fotoğrafını paylaşan Beydoun, "Adidas, İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) askerini öne çıkaran tek ayakkabı programını başlattı ancak Gazze'de bacakları kesilmiş çocukları görmezden gelmeye devam ediyor." ifadesini kullandı.

"Filistinli mağdurların trajedisini tamamen görmezden geliyor"
Shalev Biton'un ve İsrail'deki Kanal 12'nin Instagram hesaplarından Biton'un reklam yüzü olmasına ilişkin yapılan ortak paylaşıma da çok sayıda tepki geldi.

"Özgür Filistin", "Filistin için Adalet", "Filistinlilerin acılarını görmezden gelmeyin" ve "Boykot Adidas" yazılı yorumlarda Adidas'a ve İsrail'e karşı çok sayıda tepki yer aldı.

Adidas'ın X hesabından yaptığı farklı paylaşımların altına da reklama yönelik birçok tepki gösterildi. Paylaşımlarda, "Asla başka ürün almayacağım", "Ürünlerinizi asla tekrar almayacağım", "Adidas çocuk katillerini desteklememeli", "Bir savaş suçlusuna sponsor oluyorsunuz" ve "İsrail'in soykırımını desteklediği için Adidas'ı boykot ediyorum" gibi çok sayıda yorum yer aldı.

"Eye on Palestine" tarafından Adidas reklamına ilişkin sosyal medya paylaşımında ise markanın ampute bireylere yönelik "tek ayakkabı" hizmetini tanıttığı İsrailli asker Shalev Biton'un 2021'de Gazze'ye yapılan saldırılar sırasında bir ayağını kaybettiği belirtildi.

Paylaşımda, bu reklamın tepki aldığına işaret edilerek, "(Reklam) Dünyada en fazla çocuğun ampute edilmesinden sorumlu bir işgal ordusu mensubuna dikkati çekiyor ve şu anda devam eden saldırılar nedeniyle uzuvlarını kaybeden Filistinli mağdurların trajedisini tamamen görmezden geliyor." ifadesi kullanıldı.

Paylaşıma gelen çok sayıda yorumda reklam tercihi nedeniyle Adidas'a yönelik boykot çağrısı yapıldı.

"Adidas'a soykırımı desteklemenin bedelini öğretin"
Avrupa Parlamentosu (AP) üyesi Rima Hassan da ABD merkezli sosyal medya platformu Instagram hesabından Adidas'ın reklamına ilişkin paylaşımında, dünyada çocukların en fazla ampute edilme oranının Gazze'de olduğuna dikkati çekti. Bu paylaşımın altında çok sayıda boykot çağrısı yapıldı.

Amerikalı yazar ve insan hakları savunucusu Susan Abulhawa, X hesabından yaptığı paylaşımda, "Adidas'a soykırımı desteklemenin bedelini öğretin ve bu ders, şirketin temelleri tamamen sarsılana kadar etkisini sürdürsün." çağrısında bulundu.

İsrail'e yönelik "muafiyet" Alman politikası
İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi İslam Dünyası ve Küresel İlişkiler Uygulama ve Araştırma Merkezi Direktörü Prof. Dr. Sami Al Arian, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Almanya menşeli firmanın "Alman politikası" izlediğini ve İsrail'e yönelik "muafiyet" uyguladığını söyledi.

Arian, "Şirket, yaşananlardan ders çıkarmıyor. Bu, bir siyonist tavırdır. Burada şirketin ders çıkarabileceği tek yaptırım boykottur. Herkes tarafından desteklenmeli ve tanıtılmalı." dedi.

Adidas, Filistin kökenli Amerikalı model Hadid'i reklamdan çıkarmıştı
Şirket, 2024 yılında da Filistin'e verdiği destekle bilinen ünlü model Bella Hadid'i reklam kampanyasından çıkarması sonrası boykot çağrılarının hedefi olmuştu.

Paylaşımda Hadid "antisemitizm" ile suçlanmış ve şiddet çağrısında bulunan bir isim olduğu öne sürülmüştü.

Şirketin sözcüsü, Hadid'in, 1972 Münih Olimpiyatları'nda kullanılan ayakkabının reklamında yer almasının "üzüntü ve sıkıntıya" sebep olduğunu savunarak özür dilemişti. Sözcü, ayakkabı reklamı nedeniyle "trajik tarihi olaylar" ile bağlantı kurulduğunu iddia etmişti.

Neden boykot ediliyor?
İsrail askeri Biton'un "tek ayakkabı hizmeti" için reklam yüzü olarak tercih edilmesi, markaya karşı tepkileri ve boykot çağrılarını artırdı.

BDS hareketinin sosyal medya hesaplarındaki açıklamalara göre İsrail askerini reklam yüzü seçen Adidas, uzun yıllar İsrail Futbol Federasyonunun (IFA) sponsorluğunu yapmıştı.

İsrail merkezli tekstil şirketi Delta Galil ile 2019'da küresel iç çamaşırı lisans anlaşması yapan Adidas, Maccabi Haifa ve Maccabi Tel Aviv gibi İsrail merkezli spor kulüpleriyle güncel ticari ortaklıklar yürütüyor.

İsrail pazarına özel resmi internet sitesi ve sosyal medya hesaplarına sahip şirket, Tel Aviv, Kudüs ve Hayfa gibi büyük şehirlerde birçok resmi mağaza işletiyor.

Şirket, Tel Aviv Maratonu dahil bazı spor etkinliklerinde de sponsorluklar üstlendi.

Adidas Foundation'ın internet sitesindeki açıklamaya göre, "kurucu şirketle güçlü bir ilişkiye sahip bağımsız bir kuruluş" olarak tanımlanan kurum, Yafa merkezli ve 2007-2014'te İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres'in kurduğu "Peres Center for Peace and Innovation" (Peres Barış ve İnovasyon Merkezi) kuruluşuna 2025-2028 dönemi için 700 bin avro hibe anlaşması sağlamıştı.

Kendisini "tarafsız" olarak tanımlayan şirket, tek uzvunu kaybeden müşterilere ihtiyaç duydukları tek ayakkabıyı, çift ayakkabı fiyatının yüzde 50'sine satın alabilme fırsatı veriyor.​​​​​​​

Balonlar 'kadınları en çok vuran kanser' türüne dikkat çekmek için havalandı


 
Kapadokya'da sıcak hava balonları rahim ağzı kanserine dikkati çekmek için havalandı.
 

05.09.2026 08:10:00
AA
 
 Balonlar 'kadınları en çok vuran kanser' türüne dikkat çekmek için havalandı
 Balonlar 'kadınları en çok vuran kanser' türüne dikkat çekmek için havalandı

Kapadokya'da, rahim ağzı kanserinden korunma ve erken tanının önemine dikkati çekmek amacıyla sıcak hava balonlarıyla özel uçuş gerçekleştirildi. Türk Jinekolojik Onkoloji Derneği ile Türk Servikal Patoloji ve Kolposkopi Derneği tarafından Avrupa Jinekolojik Onkoloji Derneği'nin desteğiyle düzenlenen etkinlik kapsamında hekim ve akademisyenler Nevşehir'in Göreme beldesindeki balon kalkış alanında bir araya geldi. Görevlilerce tur için hazırlanan sıcak hava balonlarının sepetlerine, kanserle mücadelede aktif rol oynayan derneklerin pankartları yerleştirildi.

Erken tanı önemli

Avrupa Jinekolojik Kanser Önleme Derneği Başkanı Prof. Dr. Murat Gültekin, gazetecilere, rahim ağzı kanserinin önlenebildiğine dikkati çekmek için etkinlik düzenlediklerini belirtti.
Jinekolojik kanserlerde erken tanı konusunda farkındalık oluşturmak istediklerini kaydeden Gültekin, şöyle konuştu: "Rahim ağzı kanseri dünyanın önlenebilir tek kanser türü ve bu anlamda Dünya Sağlık Örgütü, aşılama, tarama ile ilgili mükemmel bir program yaptı. Biz de Kapadokya'ya geldik ve HPV'nin Avrupa Kongresi'ni burada yapıyoruz. Kapadokya balonlarla özdeşleşmiş bir yer. Burada bir farkındalık doğurarak diyoruz ki özellikle rahim ağzı kanseri önlenebilir bir kanserdir. Kapadokya'da balonlarla uçacağız. Havada HPV'nin önlenebilir bir kanser olduğunu hep beraber vurgulayacağız."

Hekim ve akademisyenlerin binişinin ardından gökyüzüne yükselen balonlar yaklaşık bir saat boyunca peribacalarıyla kaplı vadiler üzerinde uçtu.

İnsan bedeninde en hızlı çöküş hangi yaşlarda yaşanıyor?


 
İnsan bedeninde yaşlanma tek bir yaşta başlamıyor. Farklı sistemler farklı oranlarda hasar biriktirip dirençlerini kaybettiği için aşamalar halinde hızlanıyor. İşte önemli dönüm noktaları ve neden önemli oldukları...

05.09.2026 07:59:00 / Güncelleme: 05.09.2026 08:20:10
Murat Çorbacı
 
  İnsan bedeninde en hızlı çöküş hangi yaşlarda yaşanıyor?
  İnsan bedeninde en hızlı çöküş hangi yaşlarda yaşanıyor?

20'li yaşların sonlarından 30'lu yaşların ortalarına kadar: metabolik ve hücresel onarımda azalma yavaş yavaş başlıyor.
Kas kütlesi (sarkopeni) 20'li yaşların sonlarında zirveye ulaşıyor, ardından direnç antrenmanı yapılmadığı takdirde 30 yaşından sonra yılda yaklaşık yüzde 1-3 oranında azalıyor.
Bazal metabolizma hızı ve bazı anabolik hormon seviyeleri (büyüme hormonu, erkeklerde testosteron) kademeli olarak düşmeye başlıyor.
DNA onarım verimliliği ve mitokondriyal fonksiyon erken azalmalar gösteriyor.


40'lı yaşlar

Klinik olarak anlamlı fonksiyonel değişiklikler belirgin hale geliyor.
VO2max (oksijen kullanma) ve aerobik kapasite daha belirgin bir şekilde azalıyor. Yaklaşık 40 yaşından itibaren on yılda yaklaşık yüzde 5-10 kayıp yaşanıyor. Koşu yaparak düşüş azaltılabiliyor.
Kemik mineral yoğunluğu kaybı, menopoza yaklaşan kadınlarda hızlanıyor, erkeklerde ise daha yavaş bir azalma görülüyor.
Kronik hastalık görülme sıklığı (hipertansiyon, tip 2 diyabet, trigliserid gibi kan yağları) artıyor ve yaşlanmanın fizyolojik etkileri daha görünür hale geliyor.

50'li yaşların ortalarından 65'e kadar

Çok yönlü gerileme ve hastalık yükü artıyor.
Menopoz (ortalama yaş 51), birçok kadın için kemik yapısında, kardiyovasküler riskte, yağ dağılımında ve bilişsel işlevlerde hızlı değişimleri tetikliyor.
Kırılganlık, hareket kısıtlılığı ve eşlik eden hastalıkların birikimi, nüfusun giderek artan bir kesimi için yaygın hale geliyor.
Hücresel yaşlanma, sistemik inflamasyon (yangı) ve bozulmuş bağışıklık fonksiyonu daha belirgin hale geliyor.

65 yaş

İnsan bedeninde değişimin en hızlı olduğu dönem olarak adlandırılıyor. Alzheimer ve kardiyovasküler hastalık riski 65 yaşından sonra hızlanıyor.


75 yaş ve üzeri

Fonksiyonel gerileme ve ölüm oranı birçok kişi için hızla artıyor.
Homeostatik rezerv düşüyor. Küçük stres faktörleri (enfeksiyonlar, küçük yaralanmalar) daha büyük ve daha uzun süreli gerilemelere neden oluyor.
Engellilik, bağımlılık ve çoklu hastalık çok daha sık görülüyorr.

Neden tek bir 'hızlanma' yaşı yok?

Yaşlanma heterojendir: genetik, yaşam tarzı (egzersiz, beslenme, sigara, alkol), sosyoekonomik durum ve maruziyetler (kirlilik, enfeksiyonlar) zamanlamayı değiştirir.
Farklı dokular farklı oranlarda yaşlanır: beyin, kalp, kas, bağışıklık sistemi ve kemikler her biri farklı yörüngeler izler.
Biyolojik yaş ve kronolojik yaş: biyobelirteçler (epigenetik saatler, telomer ölçümleri, proteomik/metabolomik profiller) genellikle takvim yıllarına göre daha hızlı veya daha yavaş yaşlanmayı gösterir.

Pratik çıkarımlar

Önleme ömür boyu sürer:
20-30'lu yaşlarda başlayan çabalar (direnç antrenmanı, yeterli protein, uyku, sigara içmeme, sağlıklı kilo, kan basıncı ve glikoz kontrolü) daha sonraki hızlanmayı geciktirir.
Orta yaş (40-60 yaş), gelecekteki kırılganlığı ve kronik hastalık yükünü azaltmak için en etkili dönemdir. Tarama ve risk faktörü kontrolü orta yaşta yoğunlaştırılmalıdır. Hedefli müdahaleler (menopoz döneminde kemik sağlığı, 40 yaşından sonra kardiyovasküler risk yönetimi) büyük faydalar sağlar.

KPSS maratonu yarın başlıyor


 
 
Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) süreci, Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezince (ÖSYM) 6 Eylül Pazar günü yapılacak Genel Yetenek-Genel Kültür oturumuyla başlayacak.

05.09.2026 07:21:00
AA
 
KPSS maratonu yarın başlıyor
KPSS maratonu yarın başlıyor

Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) süreci, Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezince (ÖSYM) 6 Eylül Pazar günü yapılacak Genel Yetenek-Genel Kültür oturumuyla başlayacak.
Sınav, KKTC'nin başkenti Lefkoşa ve 81 ilde toplam 145 sınav merkezinde düzenlenecek. Genel Yetenek-Genel Kültür oturumu 120 sorudan oluşacak, adaylara 130 dakika cevaplama süresi verilecek. Saat 10.15'te başlayacak sınav için adaylar, saat 10.00'dan sonra binalara alınmayacak. Sınav saat 12.25'te sona erecek.

Ek süre kullanması uygun görülen engelli adaylar 30 dakikaya kadar ilave sürelerini kullanabilecek. Kimlik kartını kaybeden, nüfus cüzdanı olmayan veya nüfus cüzdanında kimlik numarası ve fotoğraf bulunmayan adaylar için il ve ilçe nüfus müdürlükleri, Pazar günü açık tutulacak.

KPSS Alan Bilgisi Sınavları ise 12-13 Eylül'de üç oturum şeklinde yapılacak. KPSS'ye 1 milyon 708 bin 329 aday başvurdu.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.