logo
07 EYLÜL 2026

İşgalden direnişe: Millet iradesinin uyanışı / Zafere giden kutlu yol -2-

07.09.2026 00:00:00
 
Millî Mücadele'nin başlangıç yılları, yalnızca askerî gelişmelerin yaşandığı bir dönem değildi. Aynı zamanda milletin kendi gücünü yeniden fark ettiği, dağınık ve karamsar görünen şartlar içerisinde ortak bir iradenin oluşmaya başladığı bir dönemdi.

İstanbul'un işgal altında bulunması, Anadolu'nun farklı bölgelerinin işgal kuvvetlerinin tehdidiyle karşı karşıya kalması ve Osmanlı Devleti'nin içinde bulunduğu siyasî şartlar, milletin önünde son derece ağır bir tablo oluşturuyordu. Fakat bütün bu olumsuzluklara rağmen Anadolu insanı, yaşadığı toprakların kaderine seyirci kalmadı.

İşgallere karşı ilk tepkiler yerel ölçekte ortaya çıktı. Müdafaa-i Hukuk cemiyetleri kuruldu, mitingler düzenlendi, halk işgalleri protesto etti. Kuvayi Milliye birlikleri ise özellikle Batı Anadolu'da işgale karşı silahlı direnişin önemli unsurlarından biri hâline geldi.

Bu gelişmeler, aslında milletin sahip olduğu ortak vatan şuurunun ne kadar güçlü olduğunu gösteriyordu.

Henüz düzenli bir ordu yoktu. Henüz mücadele bütün Anadolu'yu kapsayan tek bir askerî plan çerçevesinde yürütülmüyordu. Farklı bölgelerde farklı imkânlarla mücadele eden insanlar vardı.

Fakat ortak bir hedef vardı: Vatanın bütünlüğünü ve milletin bağımsızlığını korumak.

Millî Mücadele'nin en önemli özelliklerinden biri de işte bu noktada ortaya çıkıyordu. Mücadele, yalnızca belli bir bölgenin veya belli bir grubun meselesi olmaktan çıkarak milletin ortak davası hâline geliyordu.

Amasya Genelgesi ile ortaya konulan "Milletin istiklalini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır." anlayışı, bu bakımdan büyük önem taşıyordu. Çünkü artık çözümün merkezine milletin iradesi konuluyordu.

Erzurum ve Sivas kongrelerinde alınan kararlarla millî iradenin temsil edildiği ortak bir zemin oluşturuldu. Bu süreç, 23 Nisan 1920'de Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılmasıyla daha güçlü bir siyasî yapıya kavuştu. Böylece Millî Mücadele'nin önünde yeni bir dönem başladı. Artık mesele yalnızca direnmek değildi.

Direnişi bir millet iradesine, millet iradesini de zafere ulaştıracak düzenli bir mücadeleye dönüştürmek gerekiyordu.

Bunun için ise daha nice zorlu günler yaşanacak, cephelerde büyük fedakârlıklar yapılacak ve millet, bağımsızlığı uğruna ağır bedeller ödeyecekti.

Çünkü zafere giden kutlu yol, kolay yürünecek bir yol değildi. Bu yolun her adımında sabır, fedakârlık, iman, azim ve kararlılık vardı.

(Devam edecek…)

 
Uğur Kepekçi / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.