logo
07 EYLÜL 2026

Ortadoğu’da kalıcı istikrarın şifresi: ABD’siz bir denklem

07.09.2026 00:00:00
 

Ortadoğu coğrafyası, 28 Şubat 2026 tarihinde ABD ve İsrail ikilisinin uluslararası hukuk ilkelerini hiçe sayarak İran'a karşı başlattığı askeri harekâtın yarattığı ağır yıkım ve belirsizlikle sarsılmaya devam ediyor. 

Başlangıçta kısa süreli bir müdahale olarak öngörülen ancak İsrail'in sürekli tırmandırdığı kışkırtmalar ve Washington yönetiminin taahhüt ettiği ateşkese uymaması nedeniyle uzayan bu çatışma ortamı, bölge dinamiklerini kökten sarstı. 

Tarihsel süreç ve sahadaki somut gelişmeler açıkça göstermektedir ki, dış müdahalelerin ve özellikle ABD'nin bölgedeki askeri varlığının olmadığı bir denge, Ortadoğu için kalıcı barışın en temel ön şartıdır. 

İran'ın gösterdiği askeri reaksiyonlar ve misilleme adımları, tamamen kendi egemenlik haklarını koruma ve maruz kaldığı saldırılara yanıt verme amacını taşıyor.

Dolayısıyla, ABD'nin imzalanan mutabakatlara sadık kaldığı bir senaryoda çatışmaların hızla sönümleneceği aşikar.

Bu yalın gerçeği her geçen gün daha net bir şekilde gözlemleyen bölge ülkeleri, ekonomik ve siyasi açıdan büyük yıkıma yol açan bu savaşı sonlandırmak adına diplomasi kulislerini yeniden hareketlendirdi.

ABD'nin saldırılarıyla masa çökmüş, askeri gerilim tırmanmıştı

Bölgesel krizin yumuşatılması adına en somut adım, 18 Haziran 2026 tarihinde ABD ve İran arasında imzalanan İslamabad Mutabakat Zaptı ile atılmıştı. 

Bölge ülkelerinin memnuniyetle karşıladığı bu metin, Hürmüz Boğazı'ndaki seyrüsefer güvenliğini sağlamayı ve gerilimi kademeli olarak düşürmeyi hedefliyordu. 

Ancak Washington yönetiminin mutabakat maddelerini sahada uygulamaktan kaçınması ve temmuz ayı itibarıyla çatışmaların yeniden fitillenmesi süreci tamamen tıkadı. 

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın 1 Eylül'de yaptığı "ABD taahhütlerine dönerse İran derhal karşılık verecektir" şeklindeki yapıcı çağrısına, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) aynı gün İran'ın stratejik hava savunma sistemlerini, radarlarını, deniz unsurlarını ve iletişim merkezlerini hedef alan yeni bir hava saldırısı dalgasıyla yanıt verdi.

Diplomatik kanalların tıkanması, Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı'nı doğrudan bir çatışma sahasına çevirdi. 

CENTCOM, son olarak Hark Adası açıklarında İran'a ait üç tankeri vurduğunu açıklarken, CENTCOM Komutanı Oramiral Brad Cooper tırmanmayı körükleyen sert açıklamalar yaptı. 

Buna karşılık İran Devrim Muhafızları Ordusu, ABD Donanmasına ait unsurlara balistik füzelerle karşılık vererek Hürmüz Boğazı'ndan izinsiz geçen ve ABD ile bağlantılı olan toplam altı gemiyi hedef aldı. 

Yaşanan bu sıcak temaslar, ABD'nin askeri dayatmalarının barış getirmek bir yana, küresel enerji ve ticaret yollarını nasıl hayati bir tehlikeye attığını bir kez daha kanıtladı.

Bölgesel inisiyatif ve bölge ülkelerinin diplomasi trafiği

Savaşın yarattığı yıkıcı etkilere daha fazla seyirci kalmak istemeyen Ortadoğu ve Asya ülkeleri, krizin çözümü için ABD'ye bağımlı politikalardan ziyade bölgesel dayanışmayı ön plana çıkaran diplomasi hamleleri başlattı. 

Bu kapsamda Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati ile Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar arasında gerçekleşen kritik telefon görüşmesi, bölgenin ortak iradesini gözler önüne serdi.

İki bakan, 18 Haziran tarihli İslamabad Mutabakat Zaptı'nın derhal yeniden yürürlüğe girmesi, tırmanmanın önlenmesi ve sürdürülebilir bir bölgesel güvenlik mimarisinin kurulması konusunda tam bir uzlaşıya vardı.

Ayrıca Mısır, Pakistan, Suudi Arabistan ve Türkiye'nin yer alacağı dörtlü bir bölgesel istişare mekanizmasının aktif olarak çalıştırılması kararlaştırıldı.

Bizler de bu mekanizmaya İran'ın da dahil edilmesini tavsiye ediyoruz.

Diplomasi trafiğinin bir diğer önemli ayağını ise İran ve Suudi Arabistan arasındaki temaslar oluşturdu.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ile Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan yaptıkları görüşmede, doğrudan küresel ekonomiyi ilgilendiren Hürmüz Boğazı'ndaki seyrüsefer emniyetini ve diplomatik çözüm yollarını ele aldı.

Bölge ülkelerinin kendi aralarındaki iletişimi artırarak diyalog kanallarını açık tutması, dış aktörlerin yarattığı tahribatı onarma noktasında en somut umut kaynağı haline geldi.

Tahran'ın Ekonomik Savaş Karargahı ve gelecek projeksiyonu

Bir yandan bölgesel diplomasiye şans vererek mutabakat masasına dönülmesini savunan Tahran yönetimi, diğer yandan ABD'nin askeri ve ekonomik baskılarına karşı iç cepheyi sağlamlaştırma adımları atıyor.

Askeri saldırıların yanı sıra uygulanan ağır yaptırımlar ve ekonomik abluka karşısında İran, devlet mekanizmalarını hızlı karar alabilir bir yapıya kavuşturmayı hedefliyor.

Bu doğrultuda İran Ekonomi Bakanlığı bünyesinde "Ekonomik Savaş Karargahı" adıyla bir mekanizma kuruldu.

İran Ekonomi Bakan Yardımcısı Murteza Zemaniyan'ın yaptığı açıklamalara göre bu karargah, savaş koşullarının getirdiği ani piyasa dalgalanmalarına ve lojistik aksamalara hızlı çözümler üretmeyi amaçlıyor.

Bürokratik engelleri ve gecikmeleri tamamen ortadan kaldırmayı hedefleyen bu yapı, kurumlar arası koordinasyonu sağlayarak ülkenin ekonomik direncini artırmayı hedefliyor.

ABD ve İsrail'in saldırgan politikalarına karşı hem askeri misilleme hem ekonomik tedbirler hem de yoğun bir diplomasi yürüten İran, bölgenin geleceğinin dış müdahalelerle değil, ancak bölge halklarının ve devletlerinin ortak iradesiyle şekilleneceğini net bir biçimde ortaya koyuyor.

 
Murat Çabas / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.