logo
28 EYLÜL 2026

Cumhur İttifakı seçim barajını yüzde 7'ye çekme konusunda anlaştı

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Yüzde 7 seçim barajı netleşmiştir. Cumhur İttifakı'nın yaklaşımı budur." dedi.

02.09.2021 20:25:00
 
Cumhur İttifakı seçim barajını yüzde 7'ye çekme konusunda anlaştı
Cumhur İttifakı seçim barajını yüzde 7'ye çekme konusunda anlaştı


AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki AK Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK) Toplantısı devam ederken parti genel merkezinde basın toplantısı düzenledi.

MYK toplantısında, iç ve dış siyasi olaylar başta olmak üzere pek çok gündemlerinin bulunduğunu belirten Çelik, toplantıda Kadın ve Gençlik Kolları başkanlarının yaptıkları çalışmalara dair sunum gerçekleştirdiklerini söyledi.

Çelik, geçen hafta yapılan AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısında, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın verdiği talimat doğrultusunda alınan kararla tüm MKYK üyelerinin afet bölgelerinde vatandaşlarla bir araya geldiklerini ve hazırlanan raporların MYK'de görüşüldüğünü aktardı.

İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesinde tedavi görürken 70 yaşında hayata veda eden tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu, yazar ve şair Ferhan Şensoy için ailesine ve sevenlerine başsağlığı dileyen Çelik, Türk Sanat Müziği sanatçısı İnci Çayırlı ve tiyatro ve sinema oyuncusu Nusret Çetinel için de yakınlarına sabır diledi.

Çelik, Diyarbakır annelerinin evlat nöbetinin 3 Eylül itibarıyla 3. yılına gireceğini anımsatarak "Diyarbakır annelerine, evlatlarına kavuşmak için büyük bir vicdan mücadelesi veren bu annelere bir kere daha sevgilerimizi ve saygılarımızı AK Parti MYK'sından, AK Parti Genel Merkezi'nden iletiyoruz." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın MYK toplantısının başlangıcında kapsamlı bir değerlendirme yaptığını vurgulayan Çelik, "Burada özellikle göçmen konusu ve göç konusunda yapılan çalışmaları ve bazı muhalefet temsilcilerinin yalan haber yayarak, yanlış rakamlar vererek ve yanlış yönlendirmelerde bulunarak ortaya koyduğu değerlendirmelerle ilgili MYK'mız bir değerlendirme yaptı." diye konuştu.

"Türkiye'nin bir tane daha mülteci alacak kapasitesi yoktur"
Çelik, Türkiye'nin bütün dünyanın gözü önünde insanların katledilmesine göz yumacak bir ülke olmadığını, başka ülkelerin mültecilerin botlarını şişlediğini ve mültecileri, üzerlerine attıkları ses bombalarıyla ölüm bölgelerine geri göndermeye çalıştıklarını belirterek şunları söyledi:

"Biz ise böyle bir devlet değiliz. Bunun yanı sıra da bütün dünyanın şunu bilmesi gerekiyor, bütün dünyanın gözü önünde en büyük vicdani, ahlaki ve fiili şekilde mültecilere sahip çıkma görevini tek başına Türkiye yerine getiriyor. Bundan sonrasında Türkiye'nin bir tane daha mülteci alacak kapasitesi yoktur. Birileri Afganistan'da yeni krizler ortaya çıkar ve bu kriz çerçevesinde bir göç dalgası olursa kendi ülkelerine göçmen gelmemesi için Türkiye'yi bir tampon bölge olarak düşünüyorlarsa ya da bir göçmen kampı gibi düşünüyorlarsa kendilerine cevabımız hayatlarının en büyük yanılgısını yaşıyorlar. Bu kesinlikle böyle bir şey söz konusu olmayacak. Bu mesele 'biz size para verdik, siz göçmenleri kendi ülkenizde tutun' gibisinden çiğ, gayriinsani ve siyasi açıdan kabul edilemez bir yaklaşımla yönetilecek bir mesele değildir."

"Türkiye kimseyi ölüme terk edecek bir ülke değildir, aynı zamanda da Türkiye hiç kimsenin kendisinin üstlenmediği sorumluluğu almak üzere, üzerine sorumluluk yükleyeceği bir ülke değildir." ifadelerini kullanan Çelik, şunları kaydetti:

"Bunu herkesin bilmesi lazım. Hiçbir şekilde 1945'te Boraltan Köprüsü'nde ölüme gönderdiğiniz insanlarla ilgili sorumluluğunuzla ilgili hiçbir şey söylemeyeceksiniz, aynı şeye imza atar gibi 'Ben bugün gelirsem yarın gönderirim'... Nasıl göndereceksin? Esad rejimi katlettiği zaman nasıl yapacaksın? Halbuki biz orada güvenli bölgelere zaten gönderiyoruz, çok sayıda kişiyi iade ediyoruz. Türkiye en geniş kapsamlı iade merkezlerine sahip ülkelerin başında geliyor. Zaten gönüllü olarak geri dönmeyi teşvik ettiğimiz gibi güvenli bölgeler de aynı şekilde dönmek isteyenlere bu kolaylıkları da sağlıyoruz. Düzensiz olarak, izinsiz olarak bu şekilde gelmiş olanların çoğunu her sene sınırlarımızdan geri çeviriyoruz ve gönderiyoruz. Dolayısıyla buradaki meseleye kapsamlı bir yaklaşımla bakmak gerekir. Hem bugünü düşünerek hem geleceği düşünerek işin hem insani boyutunu hem siyasi boyutunu düşünerek, kuşkusuz Türkiye'nin demografik güvenliği ve nüfus güvenliği öncelikli meselelerden bir tanesidir."

Çelik, Türkiye'nin kendi değerlerine yakışan bir şekilde ölümden kaçan insanlara kucak açtığını ama hiç kimsenin bundan sonrasında Türkiye'nin bir tane daha fazla mülteci alacağını düşünmemesi gerektiğini belirterek "Özellikle Afganistan üzerinden oluşacak mülteci krizi konusunda bu uyarıları yapıyoruz." dedi.

Türkiye açısından Balkan ülkelerinin çok önemli olduğunu belirten Çelik, bu kapsamda Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Bosna Hersek ve Karadağ'a yaptığı ziyaretin önemli olduğunun altını çizdi.

Balkanlar'daki barış ve istikrarının Türkiye için çok önemli olduğunu vurgulayan Çelik, "Avrupa Birliği'nin Balkanlar'a doğru genişleme politikasını her zaman destekledik. Bu konuda ayrımcı ya da ilkesiz davranılmaması gerektiğini söyledik. Gerek etnik, gerek diğer açılardan Balkanlar'ın sorununun çözülmesi, Balkanlar'da barış ve istikrarın kalıcı hale getirilmesi hem bölge hem dünya barışı için fevkalade önemlidir." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bölgeyle yürüttüğü temaslardaki sıklığın ve yakın diyaloğun buna katkı sağladığına işaret eden Çelik, Erdoğan'ın ziyaretiyle ilgili bazı Avrupa basınında "Balkanları Türkiye'ye bırakmamak lazım, Balkanlar'da Türk etkisini kırmak lazım" gibi yanlış işlere imza atıldığına dikkati çekti.

Çelik, bunun, geçmişteki sorumsuzlukların yeniden sergilenmesi olduğunu ifade ederek, "Balkanlar'ı birilerinin arka bahçesi gibi görmesi Balkanlar'da barış ve istikrarı sağlamaz. Doğru politikalarla kardeşlik ilişkileriyle devletler arası münasebetlerle planla projeyle oraya katkı sağlayacak işler yapmak lazım. Türkiye Cumhuriyeti de bunu yapmaktadır." diye konuştu.

Geçen hafta son derece önemli hizmetlerin, açılışların yapıldığını belirten Çelik, Milli Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı, Kuvvet Komutanlıkları ile ilgili altyapının güçlendirilmesi çalışmalarına önem verdiklerini ifade etti.

Bu çerçevede Ankara'da ay yıldız formatında Milli Savunma Bakanlığı ve Türk Silahlı Kuvvetleri'nin karargahının temelinin atıldığını anımsatan Çelik, 19 Mayıs 2023'te bu karargahın açılışının gerçekleştirileceğini söyledi.

Çelik, bunun, Milli Savunma Bakanlığının, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin altyapısının daha da güçlendirilmesi, yeni imkan ve kabiliyetlere kavuşulması, koordinasyonun en üst düzeyde sağlanması açısından son derece önemli olduğuna işaret etti.

"Türkiye, oyun değiştirici kabiliyete kavuştu"
Dünyada savunma sanayindeki yarışın çok büyük boyutlara eriştiğini belirten Çelik, yeni gelişen teknolojilerin savunma sistemlerine nasıl uygulanacağının, bunları rakiplerin kullanması halinde savunma sistemlerinin nasıl güçlendirileceğinin her zaman bir mesele olduğunu kaydetti.

Birinci Dünya Savaşı yıllarında demiryollarının orduların hareketlerine nasıl uygulanacağının stratejilerinin konuşulduğunu anımsatan Çelik, şunları ifade etti:

"Artık pek çok aşamadan geçilerek bugün oyun değiştirici güç olarak bizim İHA, SİHA, TİHA dediğimiz yeni unsurlar devreye girmiştir. Bu çerçevede geçen hafta Cumhurbaşkanımızın katıldığı Baykar Akıncı Taarruzi İnsansız Hava Aracı (TİHA) teslimat ve kurs bitirme töreni fevkalade önemlidir. Burada ortaya konulan tablo, gerçekleşen performans ülkemizin bu oyun değiştirici kabiliyete nasıl kavuştuğunu göstermektedir. Sık sık ABD, İngiliz basınında, Rusya, Çin gibi bazı ülkelerdeki çeşitli değerlendirme kuruluşlarının değerlendirmelerinde, birtakım stratejik analizlerde 'Türkiye'nin İHA, SİHA ve TİHA'larla oyun değiştirici bir kabiliyete kavuştuğu' ifade ediliyor. Bu son derece önemlidir. 10 sene evvel bunlara biz parasını versek bile ulaşamıyorduk. Bununla ilgili olarak sizi sıraya koyuyorlardı, en düşük, terk ettikleri teknolojiyi satmak için bile kongre kararı almaktan ya da başka şeylerden bahsediyorlardı. Bu kadar zaman içinde tüm bunların geride bırakılmış olması ve Türkiye'nin böylesine oyun değiştirici bir kabiliyete kavuşmuş olması bir dönüm noktasıdır."

Nuri Demirağ, Nuri Killigil, Vecihi Hürkuş gibi vatanseverlerin ortaya koydukları emeklerin çeşitli vesilelerle yıllarca engellendiğini, "biz yapamayız" lobisinin bunlara set çektiğini, dış güçlerin müdahalelerinin olduğunu hatırlatan Çelik, "Şimdi, Nuri Demirağ'ların, Nuri Killigil'in, Vecihi Hürkuş'un vatanseverliğinin çizgisi aynen devam etmektedir. Bayraktar ailesinin bu çizginin devamı olarak, bu teknolojileri ülkemize kazandırma konusunda ortaya koyduğu performans takdire şayandır." dedi.

Bu kadar zor bir coğrafyada, bu kadar kaotik işler olurken, bütün bu kabiliyetlere kavuşuyor olunmasının savunma, istihbarat ve sınır güvenliği açısından son derece önemli olduğunu belirten Çelik, İHA'ların öneminin en son orman yangınlarında görüldüğünü anımsattı.

"TSK, Afganistan'da başarıyla görev yaptı"
En sıcak dış politika konusunun Afganistan olduğunu ifade eden Çelik, "Afganistan'daki gelişmeleri çok yakından takip ediyoruz. 16 Ağustos'tan itibaren 7 seferde 1409 vatandaşımız tahliye edildi. Bu tahliye operasyonunu gerçekleştiren herkese teşekkürlerimizi iletiyoruz." diye konuştu

Türk askerinin, Kabil'deki Hamid Karzai Uluslararası Havalimanı'nda NATO kapsamında 6 yıldır görev yaptığını hatırlatan Çelik, TSK'nın 2002'den bu yana ise Afganistan'da bulunduğunu söyledi.

Çelik, 20 binden fazla TSK personelinin bu çerçevede görev yaptığını belirterek, böylesine zor, 3-4 kez radikal şekilde dengelerin değiştiği, her gün iç savaşın yaşandığı bir ortamda şanla şerefle gururla başarıyla halkın teveccühünü kazanarak görev yapan TSK'yı tebrik etti.

Daha önce, Kabil Havalimanı'nın korunmasına ilişkin seçeneklerin değerlendirildiğini, Türkiye'ye böyle bir talep olursa bunun ele alınacağını, önceliğin Mehmetçiğin güvenliği olduğunu söylediğini anımsatan Çelik, bütün diplomatik çabalar, askeri seçenekler değerlendirildikten sonra en son kahraman Mehmetçiğin Afganistan'dan ayrıldığını kaydetti.

Afgan halkının TSK'ya nasıl güvenildiğini, nasıl teveccüh gösterdiğini, nasıl sahiplendiğini ziyaretlerinde gördüklerini dile getiren Çelik, pek çok NATO askerinin dolaşamadığı sokaklarda, pazarlarda, halkın arasında TSK mensuplarının yer aldığına dikkati çekti.

Afganistan'daki geçiş dönemini yakından takip ettiklerini ifade eden Çelik, "Çeşitli diplomatik girişimlerimiz var. Yakın zamanda Taliban bir hükümet açıklayacağını söyledi. Bu geçiş döneminin sağlıklı şekilde olması, Afgan halkının acılarını sona erdirecek mutabakatların ortaya çıkması çerçevesinde diplomatik girişimlerimizi sürdürüyoruz. Fiili güç olan Taliban'la da temaslarımızı sürdürüyoruz." diye konuştu.

Kapsayıcı bir hükümet modelinin ortaya çıkması, istikrarın sağlanması konusunda yaklaşımlarını ilettiklerini belirten Çelik, kadın hakları, temel hak ve hürriyetler konusunda bütün kaygıların ortadan kalktığı bir tablonun ortaya çıkmasını istediklerini söyledi.

Çelik, geçmişteki sıkıntılı tabloların, asla kabul edilemeyecek birtakım yaklaşımların ve uygulamaların hiçbir şekilde söz konusu olmaması gerektiğini ifade ettiklerini dile getirdi.

Kabil Havalimanı'nın askeri bölümünün 1 Ocak 2013'ten itibaren işletme ve güvenlik sorumluluğunun Türk Silahlı Kuvvetlerinde olduğunu, 23 Ağustos itibarıyla bu görevin tamamen sona erdiğini ifade eden Çelik, daha sonra Taliban tarafından güvenliğin kendileri tarafından sağlanması şartıyla Türkiye'nin işletip işletmeyeceğiyle ilgili olarak bir teklifte bulunulduğunu belirtti.

Çelik, "Bu, inceleniyor. Afgan halkının faydasına olacak ama öncelikle tabii ki bizim elemanlarımızın, ekiplerimizin güvenliğinin tam olarak sağlandığı bir ortam ortaya çıkması durumunda tarihi ilişkilerimiz, dostluk ilişkilerimiz, ülkemizin hak ve menfaatleri bakımından bu değerlendirme yapılacaktır. Afganistan'ın ne kadar zor bir dönemden geçtiği en son DEAŞ'ın Horasan kolu denilen bu tehlikeli örgütün yaptığı saldırıda çok sayıda sivilin ve askerin ölmesiyle bunu görmüş olduk. Umuyoruz ki Afganistan bütün bu terör örgütlerinden bir an evvel temizlenmiş olur, Afgan halkının da çektiği acılar son bulur."

Kış ayları gelmeden acilen harekete geçilmesi ve Afgan halkına, özellikle de en kırılgan gruplar olan çocuklara, kadınlara ve yaşlılara dönük tedbirlerin alınması gerektiğini vurgulayan Çelik, bu insani krizin devam etmesi halinde mülteci sorununun katlanarak artacağını ve bu insanların bütün dünyanın önünde ölümle karşı karşıya kalacağını kaydetti.

Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye'nin herhangi bir şekilde bu mülteci akınına karşı sınırlarını açması söz konusu değildir. Bir tane daha mülteci alacak bizim gücümüz ve kapasitemiz yoktur. Dolayısıyla mülteci konusunda Suriye'de yaptıkları hatayı Afganistan'da yapmamalıdırlar.

Afganistan'daki insanların bu insani kriz içerisinde göç baskısıyla karşı karşıya kalmayacağı, onların hem insani ihtiyaçlarının karşılanacağı hem diğer ihtiyaçlarının karşılanacağı bir tablo uluslararası toplum tarafından yerine getirilmelidir. Yani kalkınmış ülkeler uluslararası sorumluluklarını üçüncü ülkelere yüklemeye çok meraklıdır, bunu çok severler. Böyle bir yaklaşımın hiçbir şekilde muhatabı Türkiye olmayacaktır. Hiç kimsenin de kendi sorumluluğundan kaçarak başkasına sorumluluk yüklemek gibi bir tavır içerisine girmemesi gerekir."

"Dikkat edilmesi gereken özgürlük prensibini korumak"
Çelik, açıklamasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Sosyal medya düzenlemesinde gelinen aşamaya ilişkin bir soru üzerine Çelik, sosyal medyanın yalan haberlerin, manipülasyonların çok kolay yapıldığı bir zemin olduğunu, bu nedenle düzenleme ihtiyacının her zaman bulunduğunu belirtti.

Avrupa ülkelerinin ve başka ülkelerin de kendi egemenlik hakları çerçevesinde bunu yaptığını dile getiren Çelik, "Burada bir denge var tabii ki. Hem özgürlükleri, sosyal medya da özgürlük alanı hem bu özgürlüğü korumak ama aynı zamanda da bu yalan habere diğer birtakım infial yaratacak girişimlere karşı da insan şeref ve haysiyetini, insanların bireysel haklarını zedeleyen yaklaşımlara karşı da bireyi koruyan bir yaklaşım üretmek..." ifadelerini kullandı.

Devletlerle yarışan bir güç olarak ortaya çıkan sosyal medyada bireyin haklarının korunması, bireylerin kendilerini güvende hissedebileceği bir ortamın ortaya çıkmasının çok önemli olduğunu belirten Çelik, şöyle devam etti:

"Çünkü örgütlü bir biçimde bireyin şeref, haysiyetine saldırıldığı zaman o bireyin oradan 2, 3 tane tweet'le kendini koruması mümkün değil. Eldeki mekanizmalar yeterince hızlı değil. Burada dikkat edilmesi gereken şey, buradaki özgürlük prensibini korumak ama aynı zamanda da bu düzenlemeyi gerçekleştirmek. Bunla ilgili bir, iki toplantı yapıldı arkadaşlarımız tarafından ama bu toplantılarda sonuca varılmıştır diyemeyiz. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, dünyadaki bütün örnekleri ve yasal düzenlemeleri inceledi. Mecliste ve partide arkadaşlarımız çalışmanın içindeler. Birincisi, en önemli konu vatandaşımızı ve demokrasimizi yalan habere ve dezenformasyona karşı korunaklı hale getirmek. Bugün hem bireyler açısından hem demokrasiler açısından yalan haber ve dezenformasyon büyük bir tehdit olarak ortaya çıkıyor. Sosyal medya da çeşitli stratejilerle çok büyük kitlelere ulaşabiliyor. Hem bireylerin hem kendi vatandaşımızın korunması hem de demokrasimizin korunması açısından neler yapılmış veya neler yapılabilir, bunu takip ediyoruz."

Terör örgütlerinin sosyal medyayı yoğun biçimde kullandığını, psikolojik harekat ve dezenformasyon kampanyalarının güçlü şekilde yapılabildiğini dile getiren Çelik, buna karşı hukuk devletini, bireyleri korumak için düzenleme ihtiyacı olduğunu kaydetti.

Önemli olanın internet medyasının ihtiyaç duyduğunu yasal düzenlemeyi hazırlamak olduğunu belirten Çelik, bireylerin özgürlük alanını korurken bu devasa yapı içinde hak ve özgürlüklerinin ihlal edilmesinin engellenmesinin önemine işaret etti.

Çelik, "Bütün bu perspektifler değerlendirilerek henüz tartışma aşamasında bir olgunluğa oluştuğunu söyleyemeyiz şu aşamada ama bu bir ihtiyaçtır." dedi.

Çelik, "Yüzde 7 seçim barajı netleşmiştir. Cumhur İttifakı'nın yaklaşımı budur." dedi.

Komedyen Deniz Göktaş ilk duruşmada tahliye edildi

"Ölü Deniz" isimli stand-up gösterisindeki şakaları gerekçe gösterilerek 88 gündür "kuyu tipi" cezaevinde tutulan komedyen Deniz Göktaş, çıkarıldığı ilk duruşmada tahliye edildi. Mahkeme Göktaş'a toplam 1 yıl 7 ay hapis cezası verirken, hükümle birlikte serbest bırakılmasına hükmetti

28.09.2026 16:10:00
Haber Merkezi
 
Komedyen Deniz Göktaş ilk duruşmada tahliye edildi
Komedyen Deniz Göktaş ilk duruşmada tahliye edildi
YouTube üzerinden yayımladığı "Ölü Deniz" adlı stand-up gösterisi nedeniyle hakkında soruşturma başlatılan ve 3 Temmuz'dan bu yana cezaevinde bulunan ünlü komedyen Deniz Göktaş, İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nde ilk kez hâkim karşısına çıktı. Hakkında 12 yıl 2 aya kadar hapis cezası talep edilen davanın ilk duruşmasında mahkeme, Göktaş hakkında tahliye kararı verdi.

Yoğun güvenlik önlemlerinin alındığı ve salon yetersizliği nedeniyle İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi salonunda görülen duruşmayı siyasi parti temsilcileri, çok sayıda gazeteci, avukat ve yurttaş takip etti.

İki suçtan ceza, bir suçtan beraat

Kararını açıklayan mahkeme heyeti, Deniz Göktaş'ı "Cumhurbaşkanına alenen hakaret" suçundan 11 ay 20 gün, "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik veya aşağılama" suçundan ise 7 ay 15 gün olmak üzere toplam 1 yıl 7 ay 5 gün hapis cezasına çarptırdı. "Daltonlar Çetesi" ile ilgili yaptığı espriler nedeniyle yöneltilen "suçu ve suçluyu övme" suçlamasından ise beraatine hükmedilen Göktaş, aldığı cezaların hükmüyle birlikte tahliye edildi.

"Cümle başına 22 gün hücrede kaldım"

Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda (kuyu tipi cezaevi) tek kişilik hücrede geçirdiği 88 günü anlatarak savunmasına başlayan Deniz Göktaş, mizahın suç sayılamayacağını vurguladı. Göktaş savunmasında şu ifadelere yer verdi:

"3 Temmuz'dan beri kuyu tipi bir cezaevinde güneş görmeden, başka hiçbir insan temasım olmadan hücredeyim. Harbiye'de kurduğum 4 cümle ile suçlanıyorum ve kurduğum cümle başına tam 22 gündür hücredeyim. Yasalar değişmedi. Değişen ne? Şaka kaldıramayan, eleştiri kaldıramayan kırılgan yöneticiler."

Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik kullandığı "diktatör" ifadesinin hakaret değil, siyasi bir betimleme olduğunu savunan komedyen, "Bu coğrafyanın yüzlerce yıllık geleneği olan hicve açık olunmalıdır" dedi. İddianamedeki "oruç tutan canlı bombalar" ve "dalgıçlar (haşema)" şakalarının ise toplumsal gerginliklerin mizahi bir dille dışa vurumu olduğunu ekledi.

Adliyede yaşananları anlattı: "Zorla Kılıçdaroğlu ile görüştürüldüm"

Göktaş savunmasında, gözaltına alınma ve tutuklanma sürecindeki usulsüzlüklere de dikkat çekti. Yurt dışı tatilini kendi isteğiyle yarıda keserek Türkiye'ye döndüğünü belirten Göktaş, havalimanında ters kelepçeyle gözaltına alındığını söyledi. Göktaş, Çağlayan Adliyesi'nde yaşadığı ilginç bir anıyı da mahkeme salonunda paylaştı:

"Hâkimliğe çıkarılmayı beklerken bana üç kez 'Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşmek istiyor musun?' diye soruldu. Görüşmek istemediğimi net bir şekilde söylememe rağmen emrivakiyle adliye koridorunda kendisiyle görüştürüldüm. Ters kelepçe yetmezmiş gibi bir de Kılıçdaroğlu ile görüştürüldüm. Kılıçdaroğlu bana 'Niye döndün, imkanım olsa bir dakika durmam burada' demeyen tek kişiydi."

88 günlük belirsiz bekleyişin ardından özgürlüğüne kavuşan Deniz Göktaş'ın tahliye kararı, adliye koridorlarında ve sosyal medyada büyük bir sevinçle karşılandı.

Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü

Osmaniye'de yeğeni tarafından görev yaptığı okulda silahla vurulan öğretmen hayatını kaybetti

28.09.2026 14:11:00 / Güncelleme: 28.09.2026 14:14:16
İHA
 
Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü
Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü
Olay, merkez Çardak köyündeki Farabi Anadolu Lisesi'nde yaşandı.

Okulda görev yapan Edebiyat Öğretmeni Mehmet Bilgili, ilk bilgilere göre yeğeni olan A.B. tarafından silahla vuruldu.



İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekibi sevk edildi.

Sağlık ekiplerinin kontrollerinde Bilgili'nin hayatını kaybettiği belirlendi.

Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu

Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu

28.09.2026 13:00:00
Haber Merkezi
 
 Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu
 Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu
Yeni Parti'nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara'da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu.

Yeni Parti'nin ilçe ön seçimleri 26-27 Eylül tarihlerinde, Türkiye genelinde kurulan sandıklarla gerçekleştirildi. 26 Ağustos tarihine kadar partiye üye olan tüm üyelerin oy kullanabildiği seçimlerde, Ankara'da da 13 ilçede sandık kuruldu. Ön seçim sonuçlarına göre Ankara'nın 13 ilçe başkanı şöyle:

Akyurt - Yalçın İpek

Altındağ - Gökhan Urun

Ayaş - Fatih Öztürk

Çankaya - Ercan Başal

Elmadağ - Mehmet Kurusakız

Etimesgut - Özgür Şahbaz

Gölbaşı - Nazım Sağlam

Keçiören - Görkem Cevahir Yıldırım

Mamak - Şeref Demirbaş

Nallıhan - Mustafa Sarıkaya

Pursaklar - Hüseyin Benek

Sincan - Önder Ağdede

Yenimahalle - Halil Alankuş

Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında

Trabzon'da balıkçılar, tezgahlarında yerini alan palamudu tanesi 100 ile 125 lira arasında değişen fiyatlardan satışa sunuyor

 

28.09.2026 12:20:00
Anadolu Ajansı
 
Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında
Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında

Ortahisar ilçesindeki Moloz mevkisinde yer alan balıkçı tezgahlarında palamudun tanesi 100 ile 125 liradan satılırken, istavritin kilogramı 100, somon 200, çipura 500, levrek ise 600 liradan alıcı buluyor.

Balıkçı Ahmet Çoğalmış, AA muhabirine, vatandaşların bu sezon daha çok palamuda ilgi gösterdiğini söyledi.

Tezgahlardaki palamutların taze olduğunu belirten Çoğalmış, sıcak havanın balıkların görünümünü etkileyebildiğini ifade etti.

Çoğalmış, piyasadaki herkesin şu an taze balık sattığına dikkati çekerek, "Havalar sıcak gittiği için balıklar ezik gibi görünÜyor ama ezik değil. Havaların sıcaklığından dolayı biraz gevşek oluyor. Vatandaş bayat balık aldığını sanıyor ama öyle değil. Şu an piyasa herkes taze balık satıyor." diye konuştu.

Balıkçı Emin Avcı da bu sezon palamudun daha fazla, hamsinin ise daha az olmasını beklediklerini dile getirdi.

Hamsinin şu anda Marmara tarafından geldiğini aktaran Avcı, "Hamsi palamut gibi olmaz, az olur. Şu anda hamsi geliyor ama Marmara tarafından geliyor. Bizim yerli hamsi daha çıkmadı. Palamut olduğu zaman hamsi biraz daha az oluyor" dedi.

Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu

Gaziantep-Nurdağı kara yolunda yolcu otobüsü ile otomobilin kafa kafaya çarpıştığı feci kazada hayatını kaybeden 2'si çocuk 7 kişinin kimlikleri belirlendi. Otomobilde bulunan ve aynı aileden olan kurbanların cenazeleri otopsi işlemlerinin ardından Hatay'a gönderilirken, hastaneye kaldırılan 16 yaralıdan birinin durumunun ciddiyetini koruduğu açıklandı

28.09.2026 11:40:00 / Güncelleme: 28.09.2026 11:43:58
Haber Merkezi
 
Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu
Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu
Gaziantep'in Şehitkamil ilçesi kırsal Acaroba Mahallesi yakınlarında dün akşam saat 18.06'da meydana gelen, 34 HBS 100 plakalı yolcu otobüsü ile 31 AHB 98 plakalı otomobilin çarpıştığı feci kazanın bilançosu netleşti.

Hatalı sollama sonucu kontrolden çıkan otomobilin şerit ihlali yaparak otobüsün önüne kırılmasıyla gerçekleşen kazada, adli tıp kurumundaki kimlik tespit çalışmaları tamamlandı.

Aynı aileden 7 can yok oldu

Yapılan incelemelerin ardından otomobilde can veren sürücü ve yolcuların tamamının Hatay nüfusuna kayıtlı akrabalar olduğu belirlendi. Feci kazada hayatını kaybeden vatandaşların isimleri şu şekilde açıklandı:

• Gülistan Özdemir (46)

• Nisanur Özdemir (23)

• Zeynep Alin Özdemir (6 - Çocuk)

• Senem Gökşen (44)

• Atakan Gökşen (1 - Bebek)

• Fatma Balık (73)

• Gülhan Yaman (47) 

Gaziantep Adli Tıp Kurumu morgunda geceden bu yana süren otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından, 7 kişinin cenazesi ailelerine teslim edilerek defnedilmek üzere memleketleri Hatay'a uğurlandı.

1 kişinin hayati tehlikesi sürüyor

Kazanın ardından yan yatan midibüsten çıkarılarak kentteki çeşitli hastanelere sevk edilen 16 yaralının tedavisi hassasiyetle sürdürülüyor. Gaziantep Vali Yardımcısı İlker Eker, ilk saatlerde otobüsteki yolcuların büyük bölümünün hafif ve orta dereceli yaralanmalara sahip olduğunu bildirmişti.

Ancak gelişmeleri yakından takip eden İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi sosyal medya hesabından yaptığı son güncellemede, yaralılardan 1 vatandaşın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğunu ve hayati tehlikesinin devam ettiğini duyurdu. Diğer 15 yaralının ise genel durumlarının iyi olduğu ve hayati risklerinin bulunmadığı öğrenildi.

Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından görevlendirilen 1 Başsavcı Vekili ve 2 cumhuriyet savcısı eşliğinde, otobüs içi kameralar ve çevre güvenlik kameraları incelenerek kazayla ilgili geniş çaplı adli tahkikat sürdürülüyor.

Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor

"Ölü Deniz" isimli gösterisindeki sözleri nedeniyle tutuklanan komedyen Deniz Göktaş hakkında üç suçtan iki yıl iki aydan dokuz yıl sekiz aya kadar hapis cezası isteniyor

28.09.2026 11:30:00
Haber Merkezi
 
 Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor
 Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor
Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor.

"Ölü Deniz" isimli gösterisindeki sözleri nedeniyle tutuklanan komedyen Deniz Göktaş hakkında üç suçtan iki yıl iki aydan dokuz yıl sekiz aya kadar hapis cezası isteniyor.

İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nce kabul edilen iddianameye göre bu suçlamalar, "cumhurbaşkanına hakaret", "halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama" ve "suçu ve suçluyu övme" olarak sıralanıyor.

Göktaş'ın X hesabından yapılan 27 Eylül'de yapılan bir paylaşımda komedyenin yeni bir mektubu yer aldı.

Duruşmayı hatırlatarak başlayan mektupta, "88 gün sonra ilk kez kelepçeleneceğim ve araba kornası duyacağım. Kelepçeyi özlemediğim kesin, bakalım araba kornasını özlemiş miyim? İyiyim. Güneş olmadan da yaşanıyormuş, güneş abartılmış bir balonmuş" ifadeleri yer aldı.

32 yaşındaki Göktaş, "kuyu tipi" olarak adlandırılan Tekirdağ Karatepe Cezaevi'nde güneş görmeyen bir hücrede tutuluyor.

Gösterisindeki ifadeleri nedeniyle 29 Haziran'da hakkında soruşturma başlatılan Göktaş, yurtdışı tatili dönüşünde 2 Temmuz'da havalimanında gözaltına alınmış ve 3 Temmuz'da tutuklanmıştı.

28 Ağustos'ta komedyen hakkında "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" ve "cumhurbaşkanına hakaret" suçlamalarından tahliye kararı verilmiş ancak cezaevinden çıkmadan "suçu ve suçluyu övmek" suçlamasıyla yeniden tutuklanmıştı.

Ancak savcılık Göktaş'ın tahliye kararının kaldırılarak üzerine atılı suçlardan yeniden tutuklanmasını talep etti ve komedyenin "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" ile "cumhurbaşkanına hakaret" suçlarından ayrı ayrı tutuklanmasına oy birliğiyle karar verildi.

Daltonlar isimli suç örgütünün eylemlerini övme suçu işlediği iddiasıyla mahkemeye çıkarılan Göktaş, SEGBİS ile yaptığı savunmada suçlamayı reddetmişti.

Göktaş uzun süredir sergilediği gösteriyi 24 Haziran'da YouTube'a yüklemişti.

Video üç ayda 15 milyondan fazla izlendi.

İddianamede neler var?
İddianamede Göktaş'ın "Ölü Deniz" adlı gösterisinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında kullandığı bazı ifadelerin eleştiri sınırlarını aştığı ve Cumhurbaşkanı'nın şeref ve saygınlığını zedelediği öne sürülüyor.

Savcılık ayrıca gösteride yer alan bazı bölümlerin, İslam dininin mensuplarını ve dini pratikleri konu alan ifadeler nedeniyle toplumun bir kesimini diğer kesimine karşı kin ve düşmanlığa tahrik ettiği görüşünü dile getiriyor.

Bu bölümde özellikle oruç tutan canlı bombalar ve Kur'an konulu şakalar ile Göktaş'ın dalgıçlarla ilgili sözlerinin haşema giyen kadınlarla ilgili olduğu çıkarımı yer alıyor.

Bir diğer suçlama ise kamuoyunda "Daltonlar" olarak bilinen suç örgütüne ilişkin stand-up bölümüne dayanıyor.

Savcılık, bu bölümdeki ifadelerin suç örgütünün faaliyetlerini övücü ve meşrulaştırıcı nitelik taşıdığını savunarak "suçu ve suçluyu övme" suçunun oluştuğunu ileri sürüyor.

İddianamede, gösteriyle ilgili 500'den fazla CİMER başvurusu ve çok sayıda şikâyet dilekçesi verildiği belirtildi.

Söz konusu ifadelerin kamu düzeni açısından "açık ve yakın tehlike" oluşturduğu değerlendirmesi de yer aldı.

İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu

İstanbul'da, haftanın ilk iş günü sabah saatlerinde yağışın da etkisiyle bazı bölgelerde trafik yoğunluğu oluştu

28.09.2026 09:10:00 / Güncelleme: 28.09.2026 09:35:10
AA
 
İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu
İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu

Anadolu Yakası'nda, D-100 kara yolunda Tuzla'da başlayan yoğunluk Avrasya Tüneli girişine kadar ulaşıyor.

TEM Otoyolu'nda Sultanbeyli'de yoğunlaşan trafik, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'ne kadar devam ediyor.

Otoyolda Fatih Sultan Mehmet Köprüsü istikametinde, Şile Otoyolu'nda ise Altunizade'den Ümraniye'ye kadar araçlar ağır seyrediyor.

Avrupa Yakası'nda D-100 kara yolunda Haliç Köprüsü, Halıcıoğlu, Edirnekapı ve Cevizlibağ çevresinde trafik yoğunluğu yaşanıyor.

Mecidiyeköy'de yağışın da etkisiyle trafik yoğunluğu çift yönlü etkili oluyor.

TEM Otoyolu Bahçeşehir, Saadetdere ve Beylikdüzü'nde trafik ağır seyrediyor.

Öte yandan tramvay, metro, otobüs ve metrobüs duraklarında yolcu yoğunluğu yaşanıyor.

Zincirlikuyu, Cevizlibağ, Uzunçayır ve Altunizade gibi aktarma merkezlerine gelen vatandaşlar araçlara binmek için sıra bekliyor.

Metro İstanbul'un sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, "Hava muhalefeti nedeniyle TF1 Maçka-Taşkışla Teleferik Hattı'nda seferler yapılamamaktadır." ifadesi kullanıldı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Cep Trafik Haritası verilerine göre, kent genelindeki trafik yoğunluğu sabah saatlerinde yüzde 72'ye kadar çıktı.

Yoğunluk, Anadolu Yakası'nda yüzde 89, Avrupa Yakası'nda ise yüzde 58 olarak ölçüldü.
 

İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu

İstanbul'da gök gürültülü sağanak hayatı olumsuz etkiledi, birçok ilçede su baskınları yaşandı

28.09.2026 06:30:00
AA
 
İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu
İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu

Meteoroloji Genel Müdürlüğünün uyarılarının ardından kentteki bazı bölgelerde kısa süreli etkili olan kuvvetli yağış nedeniyle cadde ve sokaklarda su birikintileri oluşurken bazı alt geçitleri, evleri ve iş yerlerini su bastı.

Avrupa Yakası'nda Beşiktaş, Fatih, Şişli, Bakırköy, Sultangazi, Eyüpsultan, Esenler, Küçükçekmece ve Kağıthane ilçelerinde gök gürültülü sağanak etkisini gösterdi.

Yoğun yağış nedeniyle Zincirlikuyu'daki su basan alt geçitte ekiplerin çalışmaları devam ediyor. Araç trafiğine kapatılan alt geçidin su tahliyesinin sabah saatlerine kadar süreceği öğrenildi.

Fatih'teki Zeyrek Mahallesi Eski Mutaflar Caddesi'nde bir otomobil ile kamyonet çökme sonucu meydana gelen çukura girdi. Çevredeki vatandaşlar araçları iterek, bulundukları yerden çıkardı. Yola şerit çekilerek trafiğe kapatıldı.

Eyüpsultan Merkez Mahallesi Sayfiye Sokak'ta ise binaların arasında kalan arsada yağışın etkisiyle toprak kayması yaşandı. İhbar üzerine bölgeye gelen itfaiye ve AFAD ekiplerince çevredeki binalarda yaşayan 25 kişi tahliye edildi. Bölge, şerit çekilerek emniyete alındı.

Esenler'de Mehmet Akif İnan Caddesi'nde seyir halindeki motosiklet, yağış nedeniyle sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu devrildi. Kazada sürücü ve motosiklet savrulurken, olay anı güvenlik kamerasınca kaydedildi.

Küçükçekmece Kanarya Mahallesi Çalıkuşu Sokak'ta ise bir binanın bodrum katındaki otoparkı su bastı. Vatandaşlar otoparktaki araçlarını kendi imkanlarıyla dışarı çıkardı.

Yağış aralıklarla etkisini sürdürüyor. 

Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı

İstanbul'da sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar kapsamında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı

28.09.2026 06:00:00
AA
 
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca, sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar sürüyor.

Soruşturma kapsamında Başsavcılığın ilgili kurumlara yazdığı müzekkerede kişi ve kurumların hesaplarında bulunan sermaye piyasası araçlarının dondurulmasının talep edildiği bildirildi.

Yazıda, ilgili kurumlar nezdinde mal varlığı ve para hareketlerine yönelik tedbir uygulanan firmalar ve fonlarla alakalı olarak, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve ilgili kurullar tarafından yeni değerlendirme ve bildirimlerin yapıldığı belirtildi.

Bu doğrultuda, söz konusu tedbirlerin ve mal varlığının dondurulması kararının kaldırılmasına karar verildiği kaydedildi.

Soruşturmada tedbir kararı kaldırılan 45 firma ile 19 fonun bulunduğu, gerçek kişiler üzerindeki tedbirin ise devam ettiği öğrenildi.

Soruşturma

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının MASAK'a 17 Eylül'de gönderdiği müzekkerede, Pusula Finans Holding AŞ, Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ, Hedef Holding AŞ ve Bulls Yatırım Menkul Değerler AŞ ile bunların alt şirketlerinin yöneticilerine ilişkin mali verilerin temini talep edilmişti.

Şirketlerin tüm yöneticilerinin açık kimlik bilgilerinin tespit edilmesi, bunların 2024'ten bugüne kadar yurt dışına gerçekleştirdikleri para ve kripto varlık transferleri ile tüm para giriş-çıkışlarının ham veri halinde Başsavcılığa gönderilmesi istenmişti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturmada, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi Emre Alkin, Tera Yatırım Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Alkin, Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk, Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan, Pusula Portföy Yönetimi AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız, Namık Kemal Gökalp, Altunç Kumova ve İbrahim Bekçi tutuklanmıştı.

Gözaltına alınan Enver Çevik ve Kemal Akkaya, savcılıktaki ifadelerinin ardından serbest bırakılmıştı.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı, Tera Yatırım Yönetim Kurulu üyeleri Bülent Uygun ve Abdulkadir Özkan da adliyeye sevk edilmiş ve tutuklanmıştı.

Adliyeye sevk edilen şüphelilerden Furkan Baki, Murat Keçeci, Ramazan Erbey, İlhan Aygül, Salih Can Bülbül, Selçuk Kahya, Uğur Akkafa, Samet Çetinel, Celal Yarız, İsmail Ege, Mehmet Yıldırım, Lütfi Çetinel, Berkan Gülen ve Mehmet Erbey'in tutuklanmasına, 3 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbirinin uygulanmasına karar verilmişti.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edilen 19 şüpheli tutuklanmış, 2 zanlı ise adli kontrol şartıyla salıverilmişti.

Devam eden soruşturmada 8 zanlı daha gözaltına alınmış, 6'sının tutuklanmasına hükmedilmişti.

Böylece soruşturmada tutuklananların sayısı 51'e ulaşmıştı.

Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener'le birlikte hakkında yakalama kararı çıkarılan Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel de gözaltına alınmıştı. 

Yeni Parti milletvekili Mustafa Erdem hakkında rüşvet soruşturması başlatıldı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti Antalya Milletvekili Mustafa Erdem hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 252. maddesi kapsamında resen soruşturma başlattı. Başsavcılığın açıklamasında soruşturmanın ayrıntılarına yer verilmedi

27.09.2026 21:00:00
Haber Merkezi
 
Yeni Parti milletvekili Mustafa Erdem hakkında rüşvet soruşturması başlatıldı
Yeni Parti milletvekili Mustafa Erdem hakkında rüşvet soruşturması başlatıldı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti Antalya Milletvekili Mustafa Erdem hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 252. maddesi kapsamında resen soruşturma başlattı. Başsavcılığın açıklamasında soruşturmanın ayrıntılarına yer verilmedi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti Antalya Milletvekili Mustafa Erdem hakkında "rüşvet" suçundan resen soruşturma başlattı. Başsavcılık açıklamasında, soruşturmanın TCK'nin 252. maddesi uyarınca yürütüldüğü belirtildi.

Soruşturmayı ekonomik suçlar bürosu yürütüyor
Açıklamaya göre dosya, Başsavcılığın Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülüyor. Soruşturma kapsamında elde edilen deliller üzerine resen işlem başlatıldığı bildirildi.

Başsavcılık ayrıntı paylaşmadı
Başsavcılığın kamuoyuna duyurduğu açıklamada, iddianın dayanağına, soruşturmanın kapsamına veya izlenecek adımlara ilişkin ek bilgi verilmedi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.