logo
24 HAZİRAN 2026

Cumhur İttifakı seçim barajını yüzde 7'ye çekme konusunda anlaştı

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Yüzde 7 seçim barajı netleşmiştir. Cumhur İttifakı'nın yaklaşımı budur." dedi.

02.09.2021 20:25:00
Cumhur İttifakı seçim barajını yüzde 7'ye çekme konusunda anlaştı
Cumhur İttifakı seçim barajını yüzde 7'ye çekme konusunda anlaştı


AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki AK Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK) Toplantısı devam ederken parti genel merkezinde basın toplantısı düzenledi.

MYK toplantısında, iç ve dış siyasi olaylar başta olmak üzere pek çok gündemlerinin bulunduğunu belirten Çelik, toplantıda Kadın ve Gençlik Kolları başkanlarının yaptıkları çalışmalara dair sunum gerçekleştirdiklerini söyledi.

Çelik, geçen hafta yapılan AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısında, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın verdiği talimat doğrultusunda alınan kararla tüm MKYK üyelerinin afet bölgelerinde vatandaşlarla bir araya geldiklerini ve hazırlanan raporların MYK'de görüşüldüğünü aktardı.

İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesinde tedavi görürken 70 yaşında hayata veda eden tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu, yazar ve şair Ferhan Şensoy için ailesine ve sevenlerine başsağlığı dileyen Çelik, Türk Sanat Müziği sanatçısı İnci Çayırlı ve tiyatro ve sinema oyuncusu Nusret Çetinel için de yakınlarına sabır diledi.

Çelik, Diyarbakır annelerinin evlat nöbetinin 3 Eylül itibarıyla 3. yılına gireceğini anımsatarak "Diyarbakır annelerine, evlatlarına kavuşmak için büyük bir vicdan mücadelesi veren bu annelere bir kere daha sevgilerimizi ve saygılarımızı AK Parti MYK'sından, AK Parti Genel Merkezi'nden iletiyoruz." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın MYK toplantısının başlangıcında kapsamlı bir değerlendirme yaptığını vurgulayan Çelik, "Burada özellikle göçmen konusu ve göç konusunda yapılan çalışmaları ve bazı muhalefet temsilcilerinin yalan haber yayarak, yanlış rakamlar vererek ve yanlış yönlendirmelerde bulunarak ortaya koyduğu değerlendirmelerle ilgili MYK'mız bir değerlendirme yaptı." diye konuştu.

"Türkiye'nin bir tane daha mülteci alacak kapasitesi yoktur"
Çelik, Türkiye'nin bütün dünyanın gözü önünde insanların katledilmesine göz yumacak bir ülke olmadığını, başka ülkelerin mültecilerin botlarını şişlediğini ve mültecileri, üzerlerine attıkları ses bombalarıyla ölüm bölgelerine geri göndermeye çalıştıklarını belirterek şunları söyledi:

"Biz ise böyle bir devlet değiliz. Bunun yanı sıra da bütün dünyanın şunu bilmesi gerekiyor, bütün dünyanın gözü önünde en büyük vicdani, ahlaki ve fiili şekilde mültecilere sahip çıkma görevini tek başına Türkiye yerine getiriyor. Bundan sonrasında Türkiye'nin bir tane daha mülteci alacak kapasitesi yoktur. Birileri Afganistan'da yeni krizler ortaya çıkar ve bu kriz çerçevesinde bir göç dalgası olursa kendi ülkelerine göçmen gelmemesi için Türkiye'yi bir tampon bölge olarak düşünüyorlarsa ya da bir göçmen kampı gibi düşünüyorlarsa kendilerine cevabımız hayatlarının en büyük yanılgısını yaşıyorlar. Bu kesinlikle böyle bir şey söz konusu olmayacak. Bu mesele 'biz size para verdik, siz göçmenleri kendi ülkenizde tutun' gibisinden çiğ, gayriinsani ve siyasi açıdan kabul edilemez bir yaklaşımla yönetilecek bir mesele değildir."

"Türkiye kimseyi ölüme terk edecek bir ülke değildir, aynı zamanda da Türkiye hiç kimsenin kendisinin üstlenmediği sorumluluğu almak üzere, üzerine sorumluluk yükleyeceği bir ülke değildir." ifadelerini kullanan Çelik, şunları kaydetti:

"Bunu herkesin bilmesi lazım. Hiçbir şekilde 1945'te Boraltan Köprüsü'nde ölüme gönderdiğiniz insanlarla ilgili sorumluluğunuzla ilgili hiçbir şey söylemeyeceksiniz, aynı şeye imza atar gibi 'Ben bugün gelirsem yarın gönderirim'... Nasıl göndereceksin? Esad rejimi katlettiği zaman nasıl yapacaksın? Halbuki biz orada güvenli bölgelere zaten gönderiyoruz, çok sayıda kişiyi iade ediyoruz. Türkiye en geniş kapsamlı iade merkezlerine sahip ülkelerin başında geliyor. Zaten gönüllü olarak geri dönmeyi teşvik ettiğimiz gibi güvenli bölgeler de aynı şekilde dönmek isteyenlere bu kolaylıkları da sağlıyoruz. Düzensiz olarak, izinsiz olarak bu şekilde gelmiş olanların çoğunu her sene sınırlarımızdan geri çeviriyoruz ve gönderiyoruz. Dolayısıyla buradaki meseleye kapsamlı bir yaklaşımla bakmak gerekir. Hem bugünü düşünerek hem geleceği düşünerek işin hem insani boyutunu hem siyasi boyutunu düşünerek, kuşkusuz Türkiye'nin demografik güvenliği ve nüfus güvenliği öncelikli meselelerden bir tanesidir."

Çelik, Türkiye'nin kendi değerlerine yakışan bir şekilde ölümden kaçan insanlara kucak açtığını ama hiç kimsenin bundan sonrasında Türkiye'nin bir tane daha fazla mülteci alacağını düşünmemesi gerektiğini belirterek "Özellikle Afganistan üzerinden oluşacak mülteci krizi konusunda bu uyarıları yapıyoruz." dedi.

Türkiye açısından Balkan ülkelerinin çok önemli olduğunu belirten Çelik, bu kapsamda Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Bosna Hersek ve Karadağ'a yaptığı ziyaretin önemli olduğunun altını çizdi.

Balkanlar'daki barış ve istikrarının Türkiye için çok önemli olduğunu vurgulayan Çelik, "Avrupa Birliği'nin Balkanlar'a doğru genişleme politikasını her zaman destekledik. Bu konuda ayrımcı ya da ilkesiz davranılmaması gerektiğini söyledik. Gerek etnik, gerek diğer açılardan Balkanlar'ın sorununun çözülmesi, Balkanlar'da barış ve istikrarın kalıcı hale getirilmesi hem bölge hem dünya barışı için fevkalade önemlidir." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bölgeyle yürüttüğü temaslardaki sıklığın ve yakın diyaloğun buna katkı sağladığına işaret eden Çelik, Erdoğan'ın ziyaretiyle ilgili bazı Avrupa basınında "Balkanları Türkiye'ye bırakmamak lazım, Balkanlar'da Türk etkisini kırmak lazım" gibi yanlış işlere imza atıldığına dikkati çekti.

Çelik, bunun, geçmişteki sorumsuzlukların yeniden sergilenmesi olduğunu ifade ederek, "Balkanlar'ı birilerinin arka bahçesi gibi görmesi Balkanlar'da barış ve istikrarı sağlamaz. Doğru politikalarla kardeşlik ilişkileriyle devletler arası münasebetlerle planla projeyle oraya katkı sağlayacak işler yapmak lazım. Türkiye Cumhuriyeti de bunu yapmaktadır." diye konuştu.

Geçen hafta son derece önemli hizmetlerin, açılışların yapıldığını belirten Çelik, Milli Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı, Kuvvet Komutanlıkları ile ilgili altyapının güçlendirilmesi çalışmalarına önem verdiklerini ifade etti.

Bu çerçevede Ankara'da ay yıldız formatında Milli Savunma Bakanlığı ve Türk Silahlı Kuvvetleri'nin karargahının temelinin atıldığını anımsatan Çelik, 19 Mayıs 2023'te bu karargahın açılışının gerçekleştirileceğini söyledi.

Çelik, bunun, Milli Savunma Bakanlığının, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin altyapısının daha da güçlendirilmesi, yeni imkan ve kabiliyetlere kavuşulması, koordinasyonun en üst düzeyde sağlanması açısından son derece önemli olduğuna işaret etti.

"Türkiye, oyun değiştirici kabiliyete kavuştu"
Dünyada savunma sanayindeki yarışın çok büyük boyutlara eriştiğini belirten Çelik, yeni gelişen teknolojilerin savunma sistemlerine nasıl uygulanacağının, bunları rakiplerin kullanması halinde savunma sistemlerinin nasıl güçlendirileceğinin her zaman bir mesele olduğunu kaydetti.

Birinci Dünya Savaşı yıllarında demiryollarının orduların hareketlerine nasıl uygulanacağının stratejilerinin konuşulduğunu anımsatan Çelik, şunları ifade etti:

"Artık pek çok aşamadan geçilerek bugün oyun değiştirici güç olarak bizim İHA, SİHA, TİHA dediğimiz yeni unsurlar devreye girmiştir. Bu çerçevede geçen hafta Cumhurbaşkanımızın katıldığı Baykar Akıncı Taarruzi İnsansız Hava Aracı (TİHA) teslimat ve kurs bitirme töreni fevkalade önemlidir. Burada ortaya konulan tablo, gerçekleşen performans ülkemizin bu oyun değiştirici kabiliyete nasıl kavuştuğunu göstermektedir. Sık sık ABD, İngiliz basınında, Rusya, Çin gibi bazı ülkelerdeki çeşitli değerlendirme kuruluşlarının değerlendirmelerinde, birtakım stratejik analizlerde 'Türkiye'nin İHA, SİHA ve TİHA'larla oyun değiştirici bir kabiliyete kavuştuğu' ifade ediliyor. Bu son derece önemlidir. 10 sene evvel bunlara biz parasını versek bile ulaşamıyorduk. Bununla ilgili olarak sizi sıraya koyuyorlardı, en düşük, terk ettikleri teknolojiyi satmak için bile kongre kararı almaktan ya da başka şeylerden bahsediyorlardı. Bu kadar zaman içinde tüm bunların geride bırakılmış olması ve Türkiye'nin böylesine oyun değiştirici bir kabiliyete kavuşmuş olması bir dönüm noktasıdır."

Nuri Demirağ, Nuri Killigil, Vecihi Hürkuş gibi vatanseverlerin ortaya koydukları emeklerin çeşitli vesilelerle yıllarca engellendiğini, "biz yapamayız" lobisinin bunlara set çektiğini, dış güçlerin müdahalelerinin olduğunu hatırlatan Çelik, "Şimdi, Nuri Demirağ'ların, Nuri Killigil'in, Vecihi Hürkuş'un vatanseverliğinin çizgisi aynen devam etmektedir. Bayraktar ailesinin bu çizginin devamı olarak, bu teknolojileri ülkemize kazandırma konusunda ortaya koyduğu performans takdire şayandır." dedi.

Bu kadar zor bir coğrafyada, bu kadar kaotik işler olurken, bütün bu kabiliyetlere kavuşuyor olunmasının savunma, istihbarat ve sınır güvenliği açısından son derece önemli olduğunu belirten Çelik, İHA'ların öneminin en son orman yangınlarında görüldüğünü anımsattı.

"TSK, Afganistan'da başarıyla görev yaptı"
En sıcak dış politika konusunun Afganistan olduğunu ifade eden Çelik, "Afganistan'daki gelişmeleri çok yakından takip ediyoruz. 16 Ağustos'tan itibaren 7 seferde 1409 vatandaşımız tahliye edildi. Bu tahliye operasyonunu gerçekleştiren herkese teşekkürlerimizi iletiyoruz." diye konuştu

Türk askerinin, Kabil'deki Hamid Karzai Uluslararası Havalimanı'nda NATO kapsamında 6 yıldır görev yaptığını hatırlatan Çelik, TSK'nın 2002'den bu yana ise Afganistan'da bulunduğunu söyledi.

Çelik, 20 binden fazla TSK personelinin bu çerçevede görev yaptığını belirterek, böylesine zor, 3-4 kez radikal şekilde dengelerin değiştiği, her gün iç savaşın yaşandığı bir ortamda şanla şerefle gururla başarıyla halkın teveccühünü kazanarak görev yapan TSK'yı tebrik etti.

Daha önce, Kabil Havalimanı'nın korunmasına ilişkin seçeneklerin değerlendirildiğini, Türkiye'ye böyle bir talep olursa bunun ele alınacağını, önceliğin Mehmetçiğin güvenliği olduğunu söylediğini anımsatan Çelik, bütün diplomatik çabalar, askeri seçenekler değerlendirildikten sonra en son kahraman Mehmetçiğin Afganistan'dan ayrıldığını kaydetti.

Afgan halkının TSK'ya nasıl güvenildiğini, nasıl teveccüh gösterdiğini, nasıl sahiplendiğini ziyaretlerinde gördüklerini dile getiren Çelik, pek çok NATO askerinin dolaşamadığı sokaklarda, pazarlarda, halkın arasında TSK mensuplarının yer aldığına dikkati çekti.

Afganistan'daki geçiş dönemini yakından takip ettiklerini ifade eden Çelik, "Çeşitli diplomatik girişimlerimiz var. Yakın zamanda Taliban bir hükümet açıklayacağını söyledi. Bu geçiş döneminin sağlıklı şekilde olması, Afgan halkının acılarını sona erdirecek mutabakatların ortaya çıkması çerçevesinde diplomatik girişimlerimizi sürdürüyoruz. Fiili güç olan Taliban'la da temaslarımızı sürdürüyoruz." diye konuştu.

Kapsayıcı bir hükümet modelinin ortaya çıkması, istikrarın sağlanması konusunda yaklaşımlarını ilettiklerini belirten Çelik, kadın hakları, temel hak ve hürriyetler konusunda bütün kaygıların ortadan kalktığı bir tablonun ortaya çıkmasını istediklerini söyledi.

Çelik, geçmişteki sıkıntılı tabloların, asla kabul edilemeyecek birtakım yaklaşımların ve uygulamaların hiçbir şekilde söz konusu olmaması gerektiğini ifade ettiklerini dile getirdi.

Kabil Havalimanı'nın askeri bölümünün 1 Ocak 2013'ten itibaren işletme ve güvenlik sorumluluğunun Türk Silahlı Kuvvetlerinde olduğunu, 23 Ağustos itibarıyla bu görevin tamamen sona erdiğini ifade eden Çelik, daha sonra Taliban tarafından güvenliğin kendileri tarafından sağlanması şartıyla Türkiye'nin işletip işletmeyeceğiyle ilgili olarak bir teklifte bulunulduğunu belirtti.

Çelik, "Bu, inceleniyor. Afgan halkının faydasına olacak ama öncelikle tabii ki bizim elemanlarımızın, ekiplerimizin güvenliğinin tam olarak sağlandığı bir ortam ortaya çıkması durumunda tarihi ilişkilerimiz, dostluk ilişkilerimiz, ülkemizin hak ve menfaatleri bakımından bu değerlendirme yapılacaktır. Afganistan'ın ne kadar zor bir dönemden geçtiği en son DEAŞ'ın Horasan kolu denilen bu tehlikeli örgütün yaptığı saldırıda çok sayıda sivilin ve askerin ölmesiyle bunu görmüş olduk. Umuyoruz ki Afganistan bütün bu terör örgütlerinden bir an evvel temizlenmiş olur, Afgan halkının da çektiği acılar son bulur."

Kış ayları gelmeden acilen harekete geçilmesi ve Afgan halkına, özellikle de en kırılgan gruplar olan çocuklara, kadınlara ve yaşlılara dönük tedbirlerin alınması gerektiğini vurgulayan Çelik, bu insani krizin devam etmesi halinde mülteci sorununun katlanarak artacağını ve bu insanların bütün dünyanın önünde ölümle karşı karşıya kalacağını kaydetti.

Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye'nin herhangi bir şekilde bu mülteci akınına karşı sınırlarını açması söz konusu değildir. Bir tane daha mülteci alacak bizim gücümüz ve kapasitemiz yoktur. Dolayısıyla mülteci konusunda Suriye'de yaptıkları hatayı Afganistan'da yapmamalıdırlar.

Afganistan'daki insanların bu insani kriz içerisinde göç baskısıyla karşı karşıya kalmayacağı, onların hem insani ihtiyaçlarının karşılanacağı hem diğer ihtiyaçlarının karşılanacağı bir tablo uluslararası toplum tarafından yerine getirilmelidir. Yani kalkınmış ülkeler uluslararası sorumluluklarını üçüncü ülkelere yüklemeye çok meraklıdır, bunu çok severler. Böyle bir yaklaşımın hiçbir şekilde muhatabı Türkiye olmayacaktır. Hiç kimsenin de kendi sorumluluğundan kaçarak başkasına sorumluluk yüklemek gibi bir tavır içerisine girmemesi gerekir."

"Dikkat edilmesi gereken özgürlük prensibini korumak"
Çelik, açıklamasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Sosyal medya düzenlemesinde gelinen aşamaya ilişkin bir soru üzerine Çelik, sosyal medyanın yalan haberlerin, manipülasyonların çok kolay yapıldığı bir zemin olduğunu, bu nedenle düzenleme ihtiyacının her zaman bulunduğunu belirtti.

Avrupa ülkelerinin ve başka ülkelerin de kendi egemenlik hakları çerçevesinde bunu yaptığını dile getiren Çelik, "Burada bir denge var tabii ki. Hem özgürlükleri, sosyal medya da özgürlük alanı hem bu özgürlüğü korumak ama aynı zamanda da bu yalan habere diğer birtakım infial yaratacak girişimlere karşı da insan şeref ve haysiyetini, insanların bireysel haklarını zedeleyen yaklaşımlara karşı da bireyi koruyan bir yaklaşım üretmek..." ifadelerini kullandı.

Devletlerle yarışan bir güç olarak ortaya çıkan sosyal medyada bireyin haklarının korunması, bireylerin kendilerini güvende hissedebileceği bir ortamın ortaya çıkmasının çok önemli olduğunu belirten Çelik, şöyle devam etti:

"Çünkü örgütlü bir biçimde bireyin şeref, haysiyetine saldırıldığı zaman o bireyin oradan 2, 3 tane tweet'le kendini koruması mümkün değil. Eldeki mekanizmalar yeterince hızlı değil. Burada dikkat edilmesi gereken şey, buradaki özgürlük prensibini korumak ama aynı zamanda da bu düzenlemeyi gerçekleştirmek. Bunla ilgili bir, iki toplantı yapıldı arkadaşlarımız tarafından ama bu toplantılarda sonuca varılmıştır diyemeyiz. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, dünyadaki bütün örnekleri ve yasal düzenlemeleri inceledi. Mecliste ve partide arkadaşlarımız çalışmanın içindeler. Birincisi, en önemli konu vatandaşımızı ve demokrasimizi yalan habere ve dezenformasyona karşı korunaklı hale getirmek. Bugün hem bireyler açısından hem demokrasiler açısından yalan haber ve dezenformasyon büyük bir tehdit olarak ortaya çıkıyor. Sosyal medya da çeşitli stratejilerle çok büyük kitlelere ulaşabiliyor. Hem bireylerin hem kendi vatandaşımızın korunması hem de demokrasimizin korunması açısından neler yapılmış veya neler yapılabilir, bunu takip ediyoruz."

Terör örgütlerinin sosyal medyayı yoğun biçimde kullandığını, psikolojik harekat ve dezenformasyon kampanyalarının güçlü şekilde yapılabildiğini dile getiren Çelik, buna karşı hukuk devletini, bireyleri korumak için düzenleme ihtiyacı olduğunu kaydetti.

Önemli olanın internet medyasının ihtiyaç duyduğunu yasal düzenlemeyi hazırlamak olduğunu belirten Çelik, bireylerin özgürlük alanını korurken bu devasa yapı içinde hak ve özgürlüklerinin ihlal edilmesinin engellenmesinin önemine işaret etti.

Çelik, "Bütün bu perspektifler değerlendirilerek henüz tartışma aşamasında bir olgunluğa oluştuğunu söyleyemeyiz şu aşamada ama bu bir ihtiyaçtır." dedi.

Çelik, "Yüzde 7 seçim barajı netleşmiştir. Cumhur İttifakı'nın yaklaşımı budur." dedi.

Türkiye'ye göç edenler yüzde 25,2 arttı

Türkiye’ye göç edenler yüzde 25,2 artışla 393 bin 829 kişiye ulaşırken, en çok göç alan ve veren şehir İstanbul oldu, ülkeye gelen yabancı nüfusta ise ilk sırayı Türkmenistan vatandaşları aldı

24.06.2026 19:20:00
AA
Türkiye'ye göç edenler yüzde 25,2 arttı
Türkiye'ye göç edenler yüzde 25,2 arttı
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı, 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak, 393 bin 829 kişi oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu, 2025 yılına ilişkin "uluslararası göç istatistikleri"ni yayımladı.

Buna göre, Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak 393 bin 829 kişi oldu. Bunların yüzde 56,6'sını erkekler, yüzde 43,4'ünü ise kadınlar oluşturdu. Türkiye'ye yurt dışından gelen nüfusun 91 bin 952'sini Türk vatandaşları, 301 bin 877'sini ise yabancı uyruklu nüfus olarak belirlendi.

Türkiye'den yurt dışına göç eden kişi sayısı ise geçen yıl 2024'e göre yüzde 5 azalarak, 403 bin 216 olarak kayıtlara geçti. Bu nüfusun yüzde 55,3'ünü erkekler, yüzde 44,7'sini ise kadınlardan oluştu. Türkiye'den yurt dışına giden nüfusun 155 bin 119'unu Türk vatandaşları, 248 bin 97'sini ise yabancı uyruklu olduğu görüldü.

Türkiye'ye 2025'te göç edenler yaş grubuna göre incelendiğinde, ilk sırada yüzde 16,3 ile 20-24 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 13,7 ile 25-29 ve yüzde 11,5 ile 30-34 yaş grubu izledi.

Türkiye'den göç eden nüfusun yaş gruplarına bakıldığında, en fazla göç edenlerin yüzde 14,3 ile 25-29 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 12,5 ile 20-24 ve yüzde 12 ile 30-34 yaş grubu takip etti.

En fazla göçü İstanbul aldı

Türkiye'ye 2025 yılında göç edenlerin illere göre dağılımı incelendiğinde, yüzde 42,2 ile en fazla göç alan ilin İstanbul olduğu görüldü. İstanbul'u yüzde 9,1 ile Antalya, yüzde 6,7 ile Ankara, yüzde 3,1 ile İzmir ve yüzde 2,9 ile Bursa takip etti.

Türkiye'den göç eden nüfusun illere göre dağılımına bakıldığında ise yüzde 35,4 ile İstanbul en fazla göç veren il olarak kayıtlara geçti. İstanbul'u yüzde 8,7 ile Ankara, yüzde 6,5 ile Antalya, yüzde 4,3 ile Mersin ve yüzde 3,7 ile İzmir izledi.

En çok Türkmenistan'dan göç alındı

Ülkeye 2025'te gelen yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı, yüzde 23,4 ile Türkmenistan vatandaşları aldı. Bu ülkeyi yüzde 8,3 ile Azerbaycan, yüzde 6,9 ile Özbekistan, yüzde 6,1 ile Mısır ve yüzde 5,8 ile Afganistan vatandaşları takip etti.

Türkiye'den göç eden yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 15,7 ile Irak vatandaşları aldı. Bunu yüzde 11,2 ile Afganistan, yüzde 7,6 ile Rusya Federasyonu, yüzde 6,3 ile İran ve yüzde 5,7 ile Türkmenistan vatandaşları izledi.

Dünya Ekonomik Forumu 2026’nın en etkili 10 teknolojisini açıkladı

Yapay zekadan fiziksel dünyaya geçiş hızlanırken, bu yılın parlayan yıldızları kanser aşıları, kuantum simülasyonları ve sıfır elektrikle soğutma sağlayan malzemeler oldu

24.06.2026 16:00:00
Eyüp Kabil
Dünya Ekonomik Forumu 2026’nın en etkili 10 teknolojisini açıkladı
Dünya Ekonomik Forumu 2026’nın en etkili 10 teknolojisini açıkladı
Dünya Ekonomik Forumu (WEF), her yıl merakla beklenen ve geleceği şekillendirecek olan "Top 10 Emerging Technologies" (2026'nın En Önemli 10 Gelişen Teknolojisi) raporunu yayımladı. Frontiers iş birliğiyle yapay zeka analizleri kullanılarak hazırlanan rapor, teknoloji yarışının artık sadece yazılım ve sohbet botlarından ibaret olmadığını; doğrudan sağlık, enerji, altyapı ve gıda gibi fiziksel alanlara kaydığını net bir şekilde ortaya koyuyor.

2026 yılı, laboratuvarda geliştirilen teorik buluşların küresel ölçekte ticari ve kitlesel üretime geçtiği kritik bir kırılma noktası olarak kayıtlara geçiyor.


Sağlıkta devrim: Kişiselleştirilmiş mRNA kanser aşıları


Raporda en çok dikkat çeken unsurların başında sağlık sektöründeki dönüşüm geliyor. Tek tip kanser tedavisi dönemi, yerini hastanın kendi tümör hücrelerine göre tasarlanan kişiselleştirilmiş mRNA kanser aşılarına bırakıyor.

Çalışma Prensibi: Hastanın tümör dokusu dizilenerek benzersiz mutasyonlar ve proteinler tespit ediliyor.

Bağışıklık Eğitimi: Tespit edilen bu işaretlere özel üretilen mRNA aşısı, hastanın kendi bağışıklık sistemine kanserli hücreleri bulup yok etmeyi öğretiyor.

Klinik Başarı: Güney Karolina'da gerçekleştirilen güncel bir melanom (cilt kanseri) klinik denemesinde, bu kişiselleştirilmiş aşıyı immünoterapi ile birlikte alan hastaların ölüm veya hastalığın nüksetme riskinde yüzde 40 ila yüzde 50 oranında azalma gözlendi.

İlaç keşif süreçlerinde ise Kuantum Simülasyonları devreye giriyor. Klinik denemelere giren her 10 ilaçtan 9'unun başarısız olduğu ilaç sektöründe, kuantum bilgisayarlar moleküllerin atomik seviyedeki davranışlarını simüle ederek milyarlarca kombinasyonu önceden test edebiliyor. IBM ve Moderna ortaklığında yürütülen protein katlanması simülasyonları, yeni ilaçların laboratuvar süreçlerini yıllardan günlere indirmeyi başardı.


İklim ve enerji: Elektriksiz soğutma ve çevre temizliği


2026 yılı küresel sıcaklık rekorlarıyla mücadele ederken, teknoloji dünyası enerji tüketmeyen alternatif çözümlere odaklanıyor. Pasif radyatif soğutma malzemeleri, üzerlerine gelen güneş ışığını doğrudan atmosferin dışına, uzay boşluğuna geri yansıtarak binaların hiç elektrik harcamadan serin kalmasını sağlıyor.

Enerji ve çevre başlıklarında öne çıkan diğer kritik teknolojiler ise şu şekilde devrim yaratıyor:

Doğrudan Lityum Çıkarımı (DLE): Geleneksel buharlaştırma havuzları yerine, tuz düzlüklerinden birkaç saat içinde batarya kalitesinde lityum üreterek elektrikli araç devrimini hızlandırıyor.

PFAS İmhası: Doğada asla yok olmadığı için "sonsuz kimyasallar" olarak bilinen PFAS maddelerini zararsız bileşenlere ayırarak içme sularını temizliyor.

Hassas Fermentasyon: Genetik olarak programlanmış mikroplar yardımıyla, hayvancılığa ihtiyaç duymadan tanklarda gıda bileşenleri ve ilaç ham maddeleri üretiyor.


Siber güvenlikte yeni çağ: Kafes Tabanlı Kriptografi


Yapay zeka ve kuantum bilgisayarların işlem gücü arttıkça, mevcut internet şifreleme yöntemlerinin siber korsanlar tarafından kırılma riski de büyüyor. WEF raporu, gelecekteki kuantum saldırılarına karşı dijital dünyayı koruyacak olan Kafes Tabanlı Kriptografi (Lattice-based cryptography) teknolojisini yılın en stratejik güvenlik hamlesi olarak ilan etti.

Verileri karmakarışık geometrik kafes yapıları içine gizleyen ve sistemin içine yapay "gürültüler" ekleyen bu yeni nesil matematiksel şifreleme, hem klasik hem de kuantum bilgisayarlarla yapılacak siber saldırıları imkansız hale getiriyor. Teknoloji halihazırda Apple'ın iMessage gibi küresel platformlarında aktif olarak kullanılmaya başlanmış durumda.


"Yazılımdan fiziksel dünyaya geçiş"


Frontiers Baş Editörü Frederick Fenter, bu yılki listeyi değerlendirirken yapay zekanın itici güç olmaya devam ettiğini ancak en büyük etkinin artık yazılım dünyasından fiziksel dünyaya (fabrikalara, hastanelere ve enerji şebekelerine) geçtiğini vurguluyor. 2026 yılı, insanlığın gıda güvensizliği, iklim değişikliği ve tedavisi olmayan hastalıklar karşısında teknolojiyi en somut şekilde sahaya sürdüğü yıl olarak tarihe geçmeye aday görünüyor.

Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet

Bayraktar KIZILELMA'dan ASELSAN'ın geliştirdiği Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN ile yapılan test atışlarında, milli güdüm kitleri TEBER-82 ve LGK-82 hedefi tam isabetle vurdu

24.06.2026 13:50:00
AA
Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet
Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet
Bayraktar KIZILELMA'dan ASELSAN'ın geliştirdiği Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN ile yapılan test atışlarında, milli güdüm kitleri TEBER-82 ve LGK-82 hedefi tam isabetle vurdu

Baykar'dan yapılan açıklamaya göre, Bayraktar KIZILELMA'nın gerçekleştirdiği test atışlarında, hedefleme ve işaretleme milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN tarafından yapıldı.

ASELSAN'ın LGK-82 ve ROKETSAN'ın TEBER-82 güdüm kitleriyle sabit kara hedefine yönelik gerçekleştirilen test atışı başarıyla tamamlandı.

ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Bayraktar KIZILELMA'nın keskin gözünün ASELSAN TOYGUN olduğunu belirterek, "Düşük görünürlük avantajını koruyarak hedefleme ve işaretleme, LGK ve TEBER ile vuruş. Bu başarı, milli mühendisliğimizin geldiği seviyenin ve güçlü işbirliğimizin somut bir göstergesidir. Emeği geçen tüm ekiplerimizi yürekten kutluyorum." ifadesini kullandı.

ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci de KIZILELMA'dan yapılan test atışında TEBER-82 Güdüm Kiti'nin hedefi başarıyla vurduğunu aktararak, "Birlikte geliştirdiğimiz milli teknolojilerimizle gücümüze güç katmaya devam ediyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!

Alman Seyahat Birliği (DRV) tarafından Türkiye'nin Berlin Büyükelçiliği ev sahipliğinde düzenlenen yaz resepsiyonu; siyaset, turizm, medya ve diplomasi dünyasından 300'e yakın önemli ismi bir araya getirdi.
 

24.06.2026 13:40:00
AA
 Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!
 Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!
Alman Seyahat Birliği (DRV) tarafından Türkiye'nin Berlin Büyükelçiliği ev sahipliğinde düzenlenen yaz resepsiyonu; siyaset, turizm, medya ve diplomasi dünyasından 300'e yakın önemli ismi bir araya getirdi.

Etkinlikte konuşan Almanya'nın Denizcilik Ekonomisi ve Turizmden Sorumlu Hükümet Koordinatörü Christoph Ploss, ağır işleyen vize işlemlerinin turistler ve iş dünyası önünde büyük bir bariyer oluşturduğuna dikkat çekerek, bu sorunu aşmak adına Ulusal Turizm Stratejisi kapsamında dijital vize dönemine geçileceğini duyurdu.

"Mesafe kat ettik"
Yoğun bürokrasinin pek çok kişiyi Almanya'ya seyahat etmekten alıkoyduğunu belirten Ploss, "Konuyu Dışişleri Bakanımızla şahsen görüştüm ve kendisinin de yakından ilgilenmesiyle ciddi mesafeler katettik. Bu yıl ve önümüzdeki yıl atacağımız adımlarla hayata geçecek dijital vize kolaylığının, Türk-Alman dostluğunu çok daha ileriye taşıyacağına inanıyorum" ifadelerini kullandı.

Yığılmalar engellenebilir
Söz konusu dijital dönüşüm; vize başvurularının tamamen çevrimiçi platformlara aktarılmasını, basılı etiketlerin kaldırılarak dijital vizelere geçilmesini ve sınır kontrollerinde biyometrik doğrulama teknolojilerinin kullanılmasını kapsıyor.

Bu yeni sistemle birlikte başvuru yığılmalarının engellenmesi, evrakta sahteciliğin önüne geçilmesi, sınır güvenliğinin artırılması ve seyahatlerin çok daha hızlı hale getirilmesi hedefleniyor.

Almanya'ya vize işlemleri
Almanya'ya vize işlemleri, kısa süreli ziyaretler için Schengen vizesi ve 90 günden uzun süreli kalışlar için ulusal vize olarak ikiye ayrılıyor.

Türk vatandaşları için Schengen vizesi, 90 gün içindeki seyahatler için gerekli. Uzun süreli ikamet (iş, aile birleşimi gibi) için ulusal vize başvurusu yapılıyor.

Başvurular, Almanya'nın Türkiye'deki dış temsilcilikleri aracılığıyla veya resmi randevu sistemiyle gerçekleştiriliyor. Gerekli belgeler arasında Schengen başvuru formu, seyahat amacına uygun evraklar ve finansal durum kanıtı bulunuyor.

Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesindeki imha sahasında, Assan Grup isimli firmanın patlatma faaliyeti sırasında meydana gelen patlamada özel şirket çalışanı 2 personelin hayatını kaybettiği açıklandı

23.06.2026 16:59:00
Anadolu Ajansı
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesinde imha sahasında mühimmatın kazara patlaması sonucu 2 kişi yaşamını yitirdi.

Valilikten yapılan yazılı açıklamada, saat 14.00 sıralarında Yahşihan ilçesi Bedesten mevkisindeki imha sahasında, gerçekleştirilen AR-GE faaliyetleri esnasında mühimmatın kazara patlaması sonucu özel şirket çalışanı 2 personelin vefat ettiği belirtildi.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Olayın ardından AFAD başta olmak üzere ilgili kurumlar süratle bölgeye sevk edilmiş, bölgede gerekli güvenlik tedbirleri alınmıştır. Meydana gelen olayla ilgili adli ve idari inceleme başlatılmış olup süreç ilgili makamlarca titizlikle takip edilmektedir. Vefat eden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, kederli ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz."

Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez


 
Modern yaşamın yol açtığı düzensiz uyku alışkanlıkları, sigara, yoğun stres, sağlıksız beslenme, hareketsizlik, kronik hastalıklar ve aşırı kafein tüketimi gibi etkenler kalp sağlığını olumsuz etkiliyor.
 

23.06.2026 14:36:00
MURAT ÇORBACI
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez

Özellikle son yıllarda giderek yaygınlaşan uykusuzluk sorunu, kalp ritminde bozulmalara ve çarpıntı şikayetlerine zemin hazırlayabiliyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, çoğu zaman önemsenmeyen uyku apnesi ve horlama problemlerinin de uzun vadede ciddi ritim bozukluklarına yol açabildiğini belirterek, "Kalp çarpıntısı, günümüzde yalnızca yetişkinlerde değil, gençlerde hatta çocuk yaş grubunda da daha sık görülüyor. Bilimsel çalışmalar; uyku düzenindeki bozuklukların, uyku apnesi ve horlama gibi sorunların kalp ritmini olumsuz etkileyebildiğini gösteriyor. Kalp çarpıntısı bazı durumlarda müdahale gerektiren önemli ritim bozukluklarının habercisi olabiliyor" dedi. Prof. Dr. Hayıroğlu, kalp çarpıntısında ihmale gelmez 8 sinyali anlattı.

Göğüs ağrısı

Kalp çarpıntısıyla birlikte göğüste baskı, sıkışma ya da ağrı hissedilmesi kalp-damar hastalıklarının habercisi olabiliyor. Özellikle ağrının kola, sırta veya çeneye yayılması riskli durumlara işaret edebiliyor.

Nefes darlığı

Çarpıntıyla birlikte nefes almakta zorlanılması, kalbin yeterince verimli çalışamadığını gösterebiliyor. Merdiven çıkarken ya da kısa yürüyüşlerde bile nefes nefese kalınması dikkat gerektiriyor.

Baş dönmesi ve bayılma hissi

Kalp ritmindeki bozukluklar beyne giden kan akışını etkileyebiliyor. Bu nedenle çarpıntıyla birlikte baş dönmesi, göz kararması ya da bayılma hissi yaşanması durumunda kardiyoloji uzmanına başvurmakta fayda var.

Soğuk terleme

Aniden başlayan yoğun terleme bazı kalp problemlerinde görülebiliyor. Özellikle çarpıntıyla birlikte gelişen soğuk terleme acil değerlendirme gerektirebiliyor.

Halsizlik ve aşırı yorgunluk

Kişinin kendini normalden çok daha yorgun hissetmesi, günlük aktivitelerde bile zorlanması kalbin düzensiz çalıştığını düşündürebiliyor. Bu nedenle herhangi bir aktivite olmadan ortaya çıkan halsizlik ve aşırı yorgunluk şikayetlerini ihmal etmemek gerekiyor.

Nabzın düzensiz hissedilmesi

Kalbin bazen çok hızlı, bazen de düzensiz atıyormuş gibi hissedilmesi ritim bozukluklarının işareti olabiliyor. Prof. Dr. Hayıroğlu, özellikle sık tekrar eden düzensizliklerde kontrolün şart olduğunu belirtiyor.

Çarpıntının uzun sürmesi

Birkaç saniyelik kısa çarpıntılar çoğu zaman geçici nedenlerden kaynaklanabiliyor. Ancak dakikalarca süren ya da sık sık tekrarlayan çarpıntılar ileri inceleme gerektirebiliyor.

Dinlenirken ortaya çıkması

Egzersiz ya da heyecan olmadan, özellikle istirahat halinde gelişen çarpıntıların, bazı kalp ritim bozukluklarına işaret edebildiğini belirten Prof. Dr. Hayıroğlu, bu durumda mutlaka doktora başvurulması gerektiğini söylüyor.

Tedavisi kolaylaştı

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, günümüzde teknoloji ve tıp alanındaki hızlı gelişmeler sayesinde kalp ritim bozukluklarına çok daha erken ve doğru şekilde tanı konulabildiğini belirtti.

Van'da kahreden kaza: 1 şehit

Van-Erciş kara yolunda meydana gelen trafik kazasında 1 jandarma personeli şehit oldu, 5 kişi yaralandı

23.06.2026 14:00:00 / Güncelleme: 23.06.2026 14:02:45
Haber Merkezi
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'ın Erciş ilçesinde Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğu trafik kazasında 3'ü jandarma personeli 5 kişi yaralandı.

Van-Erciş kara yolunda sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 06 DJA 494 plakalı hafif ticari araç, jandarma personelinin bulunduğu araca arkadan çarptı.

Çevredekilerin haber vermesi üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık, polis, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Kazada yaralanan 3 jandarma personeli ile hafif ticari araçta bulunan 2 kişi, ambulanslarla Erciş Şehit Rıdvan Çevik Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Bir süre trafiğe kapanan yol, araçların kaldırılması ve incelemelerin tamamlanmasının ardından geçişlere açıldı.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, kazada Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğunu açıkladı.

Şehit olan jandarma personelinin Adana nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenildi.

6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden sahte fatura ve hayali ihracat işlemlerinin yapıldığının tespit edilmesi üzerine düzenlenen operasyonda, 6 şirkete el konulduğunu, 10 şirkete kayyum atandığını, 27 zanlı hakkında adli işlem başlatıldığını bildirdi

23.06.2026 12:00:00
AA
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada,  suç, kaçakçılık, vergi usulsüzlükleri ve kamu kurumlarını hedef alan nitelikli dolandırıcılıkla mücadeleyi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, İçişleri, Hazine ve Maliye, Ticaret, Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlıklarıyla eş güdüm içinde kararlılıkla sürdürdüklerini vurguladı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul Jandarma Komutanlığı, Vergi Denetim Kurulu, MASAK, Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü, EPDK ve TMSF ile koordineli şekilde önemli bir operasyon gerçekleştirdiklerini belirten Gürlek, şunları kaydetti:

"Soruşturma kapsamında, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden yıllık yaklaşık 350-400 bin ton LPG ithalatı gerçekleştirildiği, doğan ÖTV ve KDV yükümlülüklerinin sahte fatura organizasyonu ve hayali ihracat işlemleriyle bertaraf edilmeye çalışıldığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda bu sabah İstanbul, Ankara, Bursa, Kırıkkale, Kırşehir, Mardin, Konya, Hatay ve Niğde illerinde eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, toplam 6 şirkete el konulmuş, 10 şirkete kayyum atanmış, 27 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmıştır. Devletimizin vergi güvenliğini, ekonomik düzenini ve kamu kaynaklarını hedef alan hiçbir organize yapıya müsamaha göstermeyeceğiz. Suçtan elde edilen gelirlerin izini sürecek, sahte fatura ve hayali ihracat düzenekleriyle kamu zararına sebep olan yapılara karşı hukuki süreçleri kararlılıkla işleteceğiz."

Gürlek, soruşturma ve operasyon sürecinde görev alan kurum ve kamu görevlilerine teşekkür etti.

AVM'de racon kesenler enselendi


 
Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

23.06.2026 10:54:00
HABER MERKEZİ/AA
AVM'de racon kesenler enselendi
AVM'de racon kesenler enselendi

Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında hakkında soruşturma başlatılan Ferhat A. ve 5 şüpheliyle ilgili gözaltı kararı, arama ve el koyma talimatı vermişti.

Bugün düzenlenen operasyonla Ferhat A, Ergin V, Seyit Ahmet A, Mustafa G, Eyüp V. ve Yusuf Y. gözaltına alındı.

Zanlılar, sağlık kontrolünün ardından emniyete götürüldü.

Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İBB Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı

 

23.06.2026 10:13:00
Anadolu Ajansı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, Maltepe'de kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Karaal'ın kaçırıldığı iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye götürülen şüphelilerin buradaki işlemleri tamamlandı.

Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen zanlılardan 6'sının tutuklanmasına, 6'sının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmedildi.

Ne olmuştu?

Başsavcılık, Karaal'ın Maltepe'de kaçırıldığı iddiasına ilişkin soruşturma başlatmış, mağdurun bulunması ve şüphelilerin yakalanması için polise talimat vermişti.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin çalışmalarının ardından Tuzla'da bir inşaat alanında bulunan Karaal'ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilmişti.

Soruşturma kapsamında olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 12 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, Anadolu Adalet Sarayı'na sevk edilmişti. Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden 6'sı tutuklama, 6'sı ise adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.