Yemen krizinde çifte standart
Yemen'deki iç savaşta tüm imkânlarıyla Husilere karşı mücadele eden Yemen hükümetini destekleyen Suudi Arabistan'da son bir haftada 5 havalimanına düzenlenen 10 saldırıda 19 kişi hayatını kaybetti. Pek çok İslam ülkesi Suud'a yapılan saldırıları kınadı. Oysa Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçleri Yemen'de şu ana kadar 13 binden fazla sivili katletti.
Hasan Gündoğdu





Peş peşe saldırılar
Havalimanına önceki gün düzenlenen saldırıda ise 13 kişi hayatını kaybetmiş, 309 kişi yaralanmıştı. Hayatını kaybedenlerden 4'ünün Suudi Arabistan, 2'sinin Bangladeş, diğerlerinin ise Hindistan, ABD, Mısır, Ürdün, Suriye, Filistin ve Sudan vatandaşı oldukları açıklanmıştı. Kral Halid Havalimanı'na 8 Ekim'de de iki saldırı gerçekleştirilmişti. Saldırılardan birinde havalimanı tesisleri, diğerinde Suudi Arabistan Hava Yolları'na ait bir uçak hedef alınmıştı.
Suudi Arabistan da Yemen'e saldırıyor
Öte yandan Yemen'deki İran destekli Husiler, Suudi Arabistan'a ait savaş uçaklarının başkent Sana, Sada ve Taiz vilayetlerindeki bazı noktaları hedef aldığını açıkladı. Saldırıların sonuçlarına ilişkin bilgi paylaşmazken Suudi Arabistan'dan iddialara dair açıklama yapılmadı.
Suud 11 yıldır savaşın içinde
Yemen'de İran destekli Husiler, Eylül 2014'ten bu yana başkent Sana'nın ve bazı bölgelerin kontrolünü ellerinde bulunduruyor. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçleri ise Mart 2015'ten bu yana Husilere karşı Yemen hükümetine destek veriyor.
Meselenin arka planı
26 Mart 2015'te Suudi Arabistan, Batı Asya ve Kuzey Afrika'dan dokuz ülkenin oluşturduğu bir koalisyona liderlik ederek, Yemen iç savaşı sırasında Eylül 2014'te popüler Ensarullah güçleri (Batılı medya ve ajanslarda Husi isyancılar olarak anılıyor) tarafından başkent Sanaa'dan uzaklaştırılan Yemen Cumhurbaşkanı Abdrabbuh Mansur Hadi'nin talebi üzerine Yemen'e askeri müdahalede bulundu.
Mısır, Fas, Ürdün, Sudan ve Birleşik Arap Emirlikleri hava ve kara kuvvetleri sağlarken, Kuveyt, Katar, Bahreyn ve ABD'li özel askeri yüklenici Constellis çeşitli kara operasyonlarına öncülük etti. Cibuti, Eritre ve Somali hava sahalarını, karasularını ve askeri üslerini koalisyon güçlerine açtı. Müdahale, çeşitli aşamalarda ABD, Birleşik Krallık, Fransa, Almanya ve Kanada tarafından desteklendi. ABD, düşürülen koalisyon uçaklarının pilotları için arama kurtarma gibi istihbarat ve lojistik destek sağladı, koalisyon devletlerine silah satışını hızlandırdı. Amerikalı ve İngiliz askerler, Yemen'deki Suudi liderliğindeki hava saldırılarıyla ilgili öneri ve eğitim sağladı.
Suud geri adım attı ancak...
29 Mart 2022'de Suudi liderliğindeki koalisyon, siyasi görüşmeleri kolaylaştırmak için Yemen içindeki tüm saldırılarını durduracağını açıkladı. Husi ve Suudi yetkililer daha sonra BM himayesinde Umman'ın arabuluculuğuyla ikili barış görüşmelerine başladı ve ticari mallara yönelik kısıtlamaların çoğu Nisan 2023'e kadar kaldırıldı. Nisan 2024 itibarıyla açık düşmanlıklar büyük ölçüde sona erdi. Suudi Arabistan'ın 2026 İran savaşı sırasında Yemen'i bombalamaya yeniden başlamasının ardından, Husiler karşı saldırı başlattı ve Yemen'in batı kıyısı boyunca toprak ele geçirmeyi başardı. Dahası Husiler, doğrudan Suudi Arabistan'ı hedef almaya başladı. Bu durum Husilere jeostratejik açıdan önemli Babül Mendeb Boğazı üzerinde kontrol sağlama potansiyeli verdi. Suudi Arabistan'ın başını çektiği koailsyon güçlerinin Yemen'e saldırısında 13 binden fazla Yemenli sivil hayatını kaybetti.













































































