logo
24 HAZİRAN 2026

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine Toplantısı'nın ardından millete seslendi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gayemiz, ülkemizi kalkındırmak, milletimizin ezeli ve ebedi kardeşliğine vurulan paslı zincirleri birer birer söküp atmaktır" dedi

02.06.2025 21:29:00
AA
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine Toplantısı'nın ardından millete seslendi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine Toplantısı'nın ardından millete seslendi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki Kabine Toplantısı'nın ardından millete seslendi.

Toplantıda tarım, ulaştırma, ekonomi ve güvenlik başta olmak üzere Türkiye'nin gündeminde yer alan kritik konuları değerlendirdiklerini aktaran Erdoğan, 14-28 Mayıs 2023 seçimlerinin siyasi hayatlarının dönüm noktalarından biri olarak tarihe geçtiğini söyledi.

Milletin, her iki seçimde de istikbaline dair çok önemli kararlar verdiğini, insicam sorunu olan, içeride kavgalı, sürekli kriz üretmeye meyyal bir yapı yerine, tercihini Mecliste Cumhur İttifakı'ndan, Cumhurbaşkanlığında da şahsından yana kullandığını belirten Erdoğan, "Bugün bir kez daha şahsımı yüzde 52,18 oy oranıyla Cumhurbaşkanlığı makamına layık gören 27 milyon 835 bin vatandaşımın her birine yürekten teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.

Tercihleri farklı yönde tecelli etse de sandığa giderek demokrasiye sahip çıkan tüm vatandaşlara teşekkür eden Erdoğan, bugün geriye dönüp bakıldığında hem 14 Mayıs'ta hem de 28 Mayıs'ta yapılan tercihin ne kadar hayati olduğunun daha net görüldüğünü kaydetti.

Erdoğan, Türkiye'nin derin bir uçurumun kenarından nasıl döndüğünün bugün daha iyi anlaşıldığına işaret ederek Erdoğan, "Son iki yılda yaşanan gelişmeleri, tartışmaları, ayrışmaları düşününce, dili dualı bu aziz milletin verilmiş sadakası varmış. Sadece son bir haftada şahit olduğumuz meydan muharebesi bile bunu görmek için ziyadesiyle kafidir. Düşünebiliyor musunuz? Daha iki yıl öncesine kadar beyaz gömlek giyip, video çekerek, birbirlerini övgü yağmuruna tutanlar, bakıyorsunuz gırtlak gırtlağa bir kavganın baş aktörleri olarak her gün manşetleri süslüyor" diye konuştu.

"Koalisyon dönemlerini tecrübe etmemiş 30 yaş altı gençlerimize eski Türkiye'nin neden sürekli patinaj yaptığını örnekleriyle gösteriyorlar." diyen Erdoğan, ülkenin atlattığı tehlikenin büyüklüğünün zamanla daha iyi anlaşılacağının altını çizdi.

"Meselelerimizi konuşmanın en sağlam zemini siyasettir"

Kabinenin görevdeki ikinci yılını yarın tamamlayacağını anımsatan Erdoğan, Cumhurbaşkanı Kabinesi olarak tam bir uyum içinde iki senedir ülkeye ve millete aşkla hizmet ettiklerini söyledi.

"Kalan üç yıllık sürede de gayemiz, ülkemizi kalkındırmak, insanımızın refah seviyesini yükseltmek, demokrasimizi güçlendirmek, milletimizin ezeli ve ebedi kardeşliğine vurulan paslı zincirleri birer birer söküp atmaktır." diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Şurası bir gerçek ki Türkiye terör sorunu başta olmak üzere her türlü meselesini çözecek kudrete, iradeye ve demokratik olgunluğa sahiptir. Terörsüz Türkiye sürecimiz inşallah bunun mihengi ve miğferi olacaktır. Suhuletle geçilen her aşamayla birlikte toplumumuz rahatlamakta, devlet-millet kaynaşması daha da artmaktadır. Her zaman söylüyorum, bugün tekrar vurgulamak istiyorum. Ne kadar çetrefil olursa olsun, Türkiye'nin hiçbir sorunu çözümsüz değildir. Meselelerimizi konuşmanın en sağlam zemini şüphesiz siyasettir. 23 yıllık kazanımlar sayesinde demokrasimiz karşılıklı saygı çerçevesinde her türlü sorunu tartışacak, dahası bunlara ortak akılla çözüm bulacak yetkinliğe kavuşmuştur. Bundan kimse kuşku duymuyor.

Yıllardır acıdan ve gözyaşından beslenenlerin, Türkiye'nin yüklerinden kurtulma ihtimalinin kuvvetlenmesinden endişe etmesi gayet doğaldır. Biz, bunlara aldırmadık ve aldırmayacağız. Çözüm yerine sorunun parçası olmakta ısrar edenleri, milletimizin engin ferasetine havale ediyoruz. Bu vesileyle gerek Başbakanlık gerekse Cumhurbaşkanlığımız süresince millete ve memlekete hizmet mücadelemize omuz vermiş tüm arkadaşlarımıza, hükümet ve kabine üyelerimize bugün bir kez daha en kalbi şükranımı sunuyorum. Rabbim bizlere daha nice yıllar azimle, şevkle, heyecanla milletimize hizmet üretmeyi nasip eylesin."

Son toplantıdan bu yana içeride ve dışarıda çok önemli toplantılara, açılışlara, ziyaretlere iştirak ettiklerini dile getiren Erdoğan, 13 Mayıs'ta yapılan Savunma Sanayi İcra Komitesi toplantısında savunma projelerini masaya yatırdıklarını, 14 Mayıs'ta toplanan 4. Tarım Şurası'nda önemli kararlar aldıklarını anımsattı.

"İstanbul'u adeta bir barış merkezi haline getirelim istiyorum"

Çevrim içi gerçekleştirilen Türkiye, Amerika, Suudi Arabistan ve Suriye toplantısının komşu Suriye'ye yönelik yaptırımların kaldırılması bakımından yeni bir dönemi başlattığına işaret eden Erdoğan, 15 Mayıs'ta Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği delegesi olarak 10 yılını, 20 yılını ve 30 yılını tamamlayan 98 kişiye belge ve plaketlerini takdim ettiklerini, aynı gün Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ve heyetini Ankara'da misafir ettiklerini hatırlattı.

Erdoğan, Rusya-Ukrayna savaşının adil bir barışla sona erdirilmesine yönelik ilkeli politikanın bu vesileyle tekrar teyit edildiğini söyledi.

Bugün İstanbul'da Rusya-Ukrayna heyetlerinin Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın riyasetinde bir araya geldiğini belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

"Gerçekten çok muhteşem bir buluşma oldu. Bu buluşma neticesinde özellikle bundan önce biner esir değişimi olduğu halde bu defa bu esir değişimleri binin üzerine çıktı. Binin üzerine çıkmanın ötesinde bir de bu esir değişiminin dışında gerek Rusya gerek Ukrayna tarafında bazı cesetlerin de birbirlerine iadesi söz konusu oldu. Bu rakamlar da gerçekten çok büyük. Gerek Rusya tarafından gerek Ukrayna tarafından verilen bu rakamlar ki Dışişleri Bakanım ve medya bu rakamları da İstanbul'da yapılan basın açıklamasıyla taraflar bunları dünya kamuoyuna açıklıyorlar. Bu da tabii İstanbul'daki bu buluşmaların ne kadar büyük önem ifade ettiğini ortaya koyması bakımından çok önemli. Biz de bundan dolayı doğrusu iftihar ediyoruz.

Hamdolsun Türkiye bu iş için İstanbul'la bir dönüm noktası oldu. Her iki taraf için de benim en büyük arzum gerek Sayın Vladimir Putin'i gerekse Zelenskiy'i aynı şekilde İstanbul veya Ankara'da bir araya getirmek. Hatta Sayın Trump'ı da bunların yanına almak. Eğer kabul buyururlarsa ben de kendileriyle bu buluşmada bir araya gelir ve böylece İstanbul'u adeta bir barış merkezi haline getirelim istiyorum. Bunun girişimlerinin de şu son buluşmadan sonra adımını atacağız."

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "ABD Başkanı Sayın Trump'ın dönüm noktası niteliğindeki açıklamaları sonrasında Avrupa ülkelerinin de Suriye'ye yönelik yaptırımları kaldırma kararı almasından büyük memnuniyet duyuyoruz." dedi.

Arnavutluk'un ev sahipliğinde 16 Mayıs'ta düzenlenen Avrupa Siyasi Topluluğu'nun 6. Zirvesi'ne katılmak üzere Tiran'da bulunduklarını anımsatan Erdoğan, aynı günün akşamında AK Parti Gençlik Kolları tarafından düzenlenen GENÇFEST programında binlerce gençle bir araya geldiklerini söyledi.

Festivalde sahne alan sanatçılar ve programa katkıda bulunanları tebrik eden Erdoğan, 19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı'nı Millet Kütüphanesi'nde 81 ilden gelen gençler ve milli sporcularla yaptıkları hoş bir sohbetle kutladıklarını hatırlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Devletleri Teşkilatı Gayriresmi Zirvesi'ne katılmak üzere 21 Mayıs'ta Macaristan Başbakanı Viktor Orban'ın davetine icabetle Budapeşte'ye gittiklerine işaret ederek, "Teklifimiz üzerine 21 Mart'ın bundan böyle Türk Devletleri Teşkilatı Nevruz Anma ve Kutlama Günü olarak kutlanması kararlaştırıldı. Aldığımız bu kararın Türk dünyasına hayırlı olmasını diliyorum." diye konuştu.

"Nüfus artış hızımızı tekrar olması gereken düzeye çıkartacak adımlar atacağız"

Türkiye'de bu yılın "Aile Yılı" olarak ilan edildiğine dikkati çeken Erdoğan, farklı etkinlikler, programlar, projelerle Aile Yılı'nı anlamına ve önemine uygun şekilde idrak etmeye çalıştıklarını vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 26 ülkeden bakanların hazır bulunduğu Uluslararası Aile Forumu'nda birçok kıymetli isimle bir araya geldiklerini belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Sadece bu yılı değil önümüzdeki 10 seneyi aileyi önceleyen politikaları hayata geçirmek amacıyla değerlendireceğiz. Artan tehditler karşısında aile müessesesini güçlendirecek, gençlerimizin yuva kurmalarını kolaylaştıracak, tehlike çanlarının çaldığı nüfus artış hızımızı tekrar olması gereken düzeye çıkartacak adımlar atacağız. Küresel zorbalığa dönüşen cinsiyetsizleştirme politikalarıyla mücadelemiz kararlılıkla devam edecektir."

Necip Fazıl Kısakürek Kültür ve Araştırma Vakfının "Bir Şiir Bir Hayat Canım İstanbul Sergisi"nin 24 Mayıs'taki açılışına katıldıklarını aktaran Erdoğan, "Vefatının 42. yıl dönümünde Sultanu'ş Şuara ünvanıyla Türk edebiyatında mümtaz bir yeri olan büyük dava ve fikir adamı üstat Necip Fazıl'ı bir kez daha rahmetle hürmetle yad ettik." ifadelerini kullandı.

"Suriye Havayolları yakında Türkiye uçuşlarına başlayacak"

Aynı gün Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ve heyetinin İstanbul'da misafirleri olduğunu anımsatan Erdoğan, şöyle konuştu:

"8 Aralık devriminden sonra başta Katar ve Suudi Arabistan olmak üzere bölgedeki tüm kardeş ülkelerin de desteğiyle Suriye'nin süratle kendini toparladığını müşahede ediyoruz. Amerika Başkanı Sayın Trump'ın dönüm noktası niteliğindeki açıklamaları sonrasında Avrupa ülkelerinin de Suriye'ye yönelik yaptırımları kaldırma kararı almasından büyük memnuniyet duyuyoruz. Suriye halkını ve hükümetini, komşuları ve kardeşleri olarak inşallah bundan sonra da tüm imkanlarımızla destekleyeceğiz."

Erdoğan, bugünkü Kabine Toplantısı'nda, Kurban Bayramı'na yönelik tedbirlerin yanı sıra bu konuyu da görüştüklerini belirtti.

Enerji konusunda çok yakında müjdeli haberler olacağını aktaran Erdoğan, "Suriye Havayolları yakında Türkiye uçuşlarına başlayacak. AJet şirketimiz inşallah Suriye'ye düzenli seferler düzenleyecek. Bunların dışında farklı alanlarda da Suriye halkının yanında olacağız. Her türlü engelleme girişimine rağmen ülkelerinin birlik ve bütünlüğü için sabırla çalışan Suriye hükümetini canı gönülden tebrik ediyorum, Allah yar ve yardımcıları olsun" dedi.

"Telkinlerimiz diyalogdan, sükunetten yana olmuştur"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 25 Mayıs'ta Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ve heyetini Türkiye'de ağırladıklarını, bu ziyaretin her bakımdan anlamlı olduğunu söyledi.

Pakistan hükümetinin, Hindistan'da yaşanan son gerilimde izlediği sağduyulu tutumun çatışmanın felakete dönüşmesini engellediğine dikkati çeken Erdoğan, "Bizim de telkinlerimiz diyalogdan, sükunetten, sorunların müzakereyle çözülmesinden yana olmuştur" ifadesini kullandı.

Etik Haftasını, Kamu Görevlileri Etik Kurulu ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı arasında imzalanan "Etik Eğitimi ve Etik Eğitici Yetiştirilmesi İşbirliği Protokolü" ile taçlandırdıklarını anlatan Erdoğan, 27 Mayıs'ta önce Sayıştay'ın 163. Kuruluş Yıl Dönümü programına iştirak ettiklerini ardından AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısını gerçekleştirdiklerini aktardı.

Erdoğan, 27 Mayıs Darbesi'nin 65. yıl dönümünde demokrasiyi koruma kararlılığının altını tekrar çizdiklerini de vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Millete, memlekete ve demokrasiye yaptıkları eşsiz hizmetlerinin bedelini canlarıyla ödeyen şehit Başbakan Adnan Menderes'i ve arkadaşlarını bir kez daha rahmetle yad ediyoruz. 15 Temmuz Gecesi FETÖ'cü hainlere karşı milletimizle birlikte yazdığımız milli irade destanıyla darbe defterini bir daha açılmamak üzere bu ülkede inşallah kapatmış bulunuyoruz. Milletimizin aynı acıları tekrar yaşamaması için gereken her türlü tedbiri almaya devam edeceğiz."

"Karabağ'ın her yanında kalkınma ve altyapı seferberliği yaşanıyor"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 28 Mayıs'ta Azerbaycan'ın Müstakillik Günü vesilesiyle Karabağ'ın Laçin şehrinde bulunduklarını, Pakistan Başbakanı Şerif ile bu önemli günü, 3 ülkenin ebedi kardeşliğine yaraşır şekilde birlikte idrak ettiklerini belirtti.

Ziyarette ayrıca Laçin Havalimanı'nı hizmete açtıklarını anımsatan Erdoğan, "Burada şunu büyük bir memnuniyetle söylemek arzusundayım, muzaffer lider Cumhurbaşkanı İlham Aliyev kardeşimin gayretleriyle 30 yıllık işgalin ardından Karabağ'ın her yanında kelimenin tam anlamıyla kalkınma ve altyapı seferberliği yaşanıyor. Yollar, köprüler, tüneller, yerleşim alanları, tarım bölgeleriyle Karabağ maşallah işgalin yaralarını süratle sarıyor. Türkiye olarak biz de bu çalışmalara her türlü desteği veriyoruz." diye konuştu.

"Millet bahçelerimizin 20'sinin yapımı devam ediyor"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 29 Mayıs'ta İstanbul'un Fethi'nin 572 sene-i devriyesini büyük bir coşkuyla ve gururla kutladıklarını dile getirdi.

Önce Osman Gazi Yüzer Üretim Platformu'nu Karadeniz'e uğurladıklarını anlatan Erdoğan, "300 metre uzunluğunda dev bir platform. 56 metre genişliğinde, maşallah, böyle bir platformu Karadeniz'i uğurladık. Şimdi orada 20 sene sondaj çalışmalarını yapacak." ifadelerini kullandı.

Ardından Beykoz, Arnavutköy, Kağıthane ve Sultangazi Cebeci Millet Bahçelerinin açılışını gerçekleştirdiklerini hatırlatan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Hep diyoruz ya 'durmak yok yola devam.' Toplam büyüklüğü 428 bin metrekareyi aşan 4 yeni millet bahçemizin İstanbul'umuza tekrar hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Deprem anlarında birer toplanma alanına dönüşen millet bahçelerimizin 20'sinin yapımı halen devam ediyor. İnşallah onları da tamamlayarak milletimizin hizmetine sunacağız. 'Benim kudretimin ulaştığı yerlere onların hayalleri bile ulaşamaz' diyen Sultan Fatih'in izinden gitmeyi sürdüreceğiz.' Rabb'im bir kez daha o büyük sultan ve kahraman ordusundan razı olsun diyorum."

"Türkiye sözü, duruşu, tavrı çok yakından takip edilen bir devlettir"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin gayretleri neticesinde Rusya ve Ukrayna heyetlerinin müzakereler için Türkiye'de bir araya geldiğini anımsatarak, "Dünkü hadiseye rağmen, toplantının gerçekleşmesi başlı başına önemli bir başarıdır" dedi.

Erdoğan, 30 Mayıs'ta 2. Dünya İslam Ekonomisi Zirvesi'nin açılışını gerçekleştirdiklerini, ertesi gün ise bu yıl dördüncüsü düzenlenen Türkiye Gençlik Zirvesi'nde sivil toplum kuruluşları ve başarılı gençlerle hasret giderdiklerini hatırlattı.

Erdoğan, Kabine Toplantısı öncesinde, orman filosuna katılan yeni hava araçlarını görev yerlerine uğurladıklarını dile getirerek, bu programlar haricinde birçok telefon görüşmesi, kabul, toplantı yaparak, Türkiye'ye hizmet mücadelesini kesintisiz devam ettirdiklerini söyledi.

Türkiye'nin, barış diplomasisinin ana merkezlerinden biri haline dönüştüğüne dikkati çeken Erdoğan, "Gayretlerimiz neticesinde, Rusya ve Ukrayna heyetleri ülkemizde bir araya geldiler. 3 yıllık aradan sonra ilki önceki hafta gerçekleştirilen ve bin savaş esirinin takasıyla sonuçlanan toplantının ardından ikinci toplantı bugün yapıldı. Dünkü hadiseye rağmen, toplantının gerçekleşmesi başlı başına önemli bir başarıdır" ifadelerini kullandı.

Erdoğan, Türkiye'nin tavrının savaşın ilk gününden beri belli olduğunu, bölgede çatışma, kavga, savaş ve zulüm görmeyi asla istemediklerini vurguladı.

Barışın kaybedeninin olmayacağına inandıklarını belirten Erdoğan, "Her iki tarafın da kabul edeceği sürdürülebilir bir barışın tesisi için samimi bir çaba içindeyiz. Türkiye, hakkaniyetli tutumuyla herkesin güvenini kazanmış bir ülkedir. Türkiye sözü, duruşu, tavrı çok yakından takip edilen bir devlettir." dedi.

"Türkiye her alanda tam bağımsızlığa doğru hızla yol almaktadır"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, birçok ülkenin Türkiye'nin artan etkinliğinden övgüyle bahsettiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

"CHP eski Genel Başkanının ülkemize yönelik 'vasal' benzetmesi son derece çirkin, hakaretamiz bir yaklaştırma veyahut da yakınlaşmadır. 'Türkiye'yi kimi güçlerin vekil aktörü' olarak tanımlaması ise bu zatın kendi ülkesine dair bir türlü düzelmeyen çarpık bakış açısının yeni bir tezahürüdür. Türkiye, kimsenin vasalı da paryası da vekil aktörü de değildir, bunun böyle bilinmesi lazım. Türkiye, CHP eski Genel Başkanının iddia ettiği gibi vasallığa doğru değil, her alanda tam bağımsızlığa doğru hızla yol almaktadır. Biz, onun dış politikadaki öngörülerinin sıhhatsizliğini 'ne bayır kaldı ne bucak' diyerek ahkam kestiği Suriye değerlendirmelerinden gayet iyi hatırlıyoruz.14-28 Mayıs seçimleri öncesinde Batı başkentlerinde kapı kapı dolaşan, hatta ekonomist ithal etmekle övünen yine kendisinden başkası değildir. Biz, kendisini ademe mahkum ettikçe, maalesef o bizim üzerimizden hem de kendi devletine bühtan ederek prim kazanma arayışlarını sürdürüyor. Gördüğümüz kadarıyla köşe yazarlığı da tıpkı siyasetçiliği gibi pek parlak ilerlemiyor. Hazır bol bol vakti varken, kimsenin itibar etmediği marjinal tezlere kalemşörlük yapmak yerine kendisini biraz geliştirmesini tavsiye ediyorum."

"Cumhuriyet tarihimizin mayıs ayı ihracat rekorunu kırdık"

Erdoğan, küçük hesapların değil, büyük hedeflerin peşinde olduklarına dikkati çekerek, sadece diplomaside değil, ulaştırmadan tarıma, eğitimden sağlığa, ekonomiden ticarete, turizmden savunma ve güvenliğe hemen her alanda başarı tablolarına yeni yıldızlar eklemenin derdinde olduklarını anlattı.

Türkiye'nin önünde tarihi bir fırsat penceresinin açıldığına işaret eden Erdoğan, olumsuz düşünmek, karamsarlığa kapılmak, sabah akşam korku yayan felaket tellallarına kulak asmak için hiçbir sebep olmadığının altını çizdi.

Erdoğan, Türkiye'nin emin ve ehil kadroların riyasetinde güvende olduğunu belirterek, cuma günü açıklanan 2025 yılı ilk çeyrek büyüme rakamlarından sonra bugün de ihracat tarafından son derece umut verici haberler aldıklarını ifade etti.

Mayıs 2025'te ihracatın geçen yılın aynı ayına göre yüzde 2,7 oranında artış kaydedip, 24,8 milyar dolar olarak gerçekleştiğini bildiren Erdoğan, "Böylece Cumhuriyet tarihimizin mayıs ayı ihracat rekorunu kırdık. Bu senenin ilk 5 ayında bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla ihracatımız 3,5 oranında artarak toplam 111 milyar dolara ulaştı." dedi.

"Bayram öncesinde toplam 6 milyar 300 milyon lira ödeyeceğiz"

Erdoğan, bir diğer olumlu gelişmenin de yıllıklandırılmış mal ihracatının Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyesi olan 265,5 milyar dolara yükselmesi olduğunu vurgulayarak, "Mal ihracatında son bir yılda tüm olumsuzluklara rağmen yüzde 1,9 oranında yani 5 milyar dolar net artış sağladık. Hizmetler ihracatımızın ise mayıs ayında yıllıklandırılmış olarak 116,4 milyar dolara yükseleceğini tahmin ediyoruz. İhracatçılarımız başta olmak üzere bu önemli başarıda emeği geçen tüm kardeşlerimi tebrik ediyorum" diye konuştu.

Son 2 yıldır uygulanan ekonomi programının olumlu neticelerini farklı başlıklarda görmeye gelecekte de devam edeceklerini vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Milletimiz müsterih olsun. Dönemsel sıkıntılarımızı beraberce aşacağız. Engellerin üstesinden beraberce gelecek, hedeflerimize doğru sağlam adımlarla beraberce yürüyeceğiz. Mevla yolumuzu, bahtımızı açık etsin diyorum. Cuma günü müşerref olacağımız mübarek Kurban Bayramınızı şimdiden tebrik ediyorum. Karayollarımız ve emniyet birimlerimiz vatandaşlarımızın güvenli, huzurlu ve konforlu yolculuk yapabilmeleri için gerekli tedbirleri alıyorlar. Vatandaşlarımızdan da trafik kurallarına riayet ederek yüreklerimize ateş düşüren acıların yaşanmasına engel olmalarını bekliyorum."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, emeklilerin 4 bin lira olan bayram ikramiyelerinin 31 Mayıs'tan itibaren ödemeye başladıklarını hatırlatarak, sözlerini şöyle tamamladı:

"Bu kapsamda 4 Haziran'a kadar 15,9 milyon emeklimize toplam 57,4 milyar liralık ödeme gerçekleştireceğiz. Yaşlı aylığı ve engelli aylıklarının ödemelerini de yarın yapıyoruz. Böylece 1 milyon 350 bin kardeşimize, bayram öncesinde toplam 6 milyar 300 milyon lira ödeyeceğiz. Ödemelerimizin emeklilerimize, engellilerimize ve yaşlılarımıza hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum."

Türkiye'ye göç edenler yüzde 25,2 arttı

Türkiye’ye göç edenler yüzde 25,2 artışla 393 bin 829 kişiye ulaşırken, en çok göç alan ve veren şehir İstanbul oldu, ülkeye gelen yabancı nüfusta ise ilk sırayı Türkmenistan vatandaşları aldı

24.06.2026 19:20:00
AA
Türkiye'ye göç edenler yüzde 25,2 arttı
Türkiye'ye göç edenler yüzde 25,2 arttı
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı, 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak, 393 bin 829 kişi oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu, 2025 yılına ilişkin "uluslararası göç istatistikleri"ni yayımladı.

Buna göre, Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak 393 bin 829 kişi oldu. Bunların yüzde 56,6'sını erkekler, yüzde 43,4'ünü ise kadınlar oluşturdu. Türkiye'ye yurt dışından gelen nüfusun 91 bin 952'sini Türk vatandaşları, 301 bin 877'sini ise yabancı uyruklu nüfus olarak belirlendi.

Türkiye'den yurt dışına göç eden kişi sayısı ise geçen yıl 2024'e göre yüzde 5 azalarak, 403 bin 216 olarak kayıtlara geçti. Bu nüfusun yüzde 55,3'ünü erkekler, yüzde 44,7'sini ise kadınlardan oluştu. Türkiye'den yurt dışına giden nüfusun 155 bin 119'unu Türk vatandaşları, 248 bin 97'sini ise yabancı uyruklu olduğu görüldü.

Türkiye'ye 2025'te göç edenler yaş grubuna göre incelendiğinde, ilk sırada yüzde 16,3 ile 20-24 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 13,7 ile 25-29 ve yüzde 11,5 ile 30-34 yaş grubu izledi.

Türkiye'den göç eden nüfusun yaş gruplarına bakıldığında, en fazla göç edenlerin yüzde 14,3 ile 25-29 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 12,5 ile 20-24 ve yüzde 12 ile 30-34 yaş grubu takip etti.

En fazla göçü İstanbul aldı

Türkiye'ye 2025 yılında göç edenlerin illere göre dağılımı incelendiğinde, yüzde 42,2 ile en fazla göç alan ilin İstanbul olduğu görüldü. İstanbul'u yüzde 9,1 ile Antalya, yüzde 6,7 ile Ankara, yüzde 3,1 ile İzmir ve yüzde 2,9 ile Bursa takip etti.

Türkiye'den göç eden nüfusun illere göre dağılımına bakıldığında ise yüzde 35,4 ile İstanbul en fazla göç veren il olarak kayıtlara geçti. İstanbul'u yüzde 8,7 ile Ankara, yüzde 6,5 ile Antalya, yüzde 4,3 ile Mersin ve yüzde 3,7 ile İzmir izledi.

En çok Türkmenistan'dan göç alındı

Ülkeye 2025'te gelen yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı, yüzde 23,4 ile Türkmenistan vatandaşları aldı. Bu ülkeyi yüzde 8,3 ile Azerbaycan, yüzde 6,9 ile Özbekistan, yüzde 6,1 ile Mısır ve yüzde 5,8 ile Afganistan vatandaşları takip etti.

Türkiye'den göç eden yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 15,7 ile Irak vatandaşları aldı. Bunu yüzde 11,2 ile Afganistan, yüzde 7,6 ile Rusya Federasyonu, yüzde 6,3 ile İran ve yüzde 5,7 ile Türkmenistan vatandaşları izledi.

Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, sosyal medya üzerinden yaptığı Şeyh Said paylaşımları nedeniyle yargılandığı davada "kişinin hatırasına alenen hakaret" suçundan adli para cezasına çarptırıldı. Erzurum Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada Özdağ'a 87 gün karşılığı toplam 8 bin 700 TL adli para cezası verilirken, hükmün açıklanması 5 yıl süreyle ertelendi. Özdağ, kararın ardından sert açıklamalarda bulundu

24.06.2026 16:20:00
Haber Merkezi
Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası
Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası
Dava, Şeyh Said'in 3 yakınının şikayeti üzerine açılmıştı. Savunmasında "Vatan hainine vatan haini demenin hatıraya hakaret oluşturmayacağını" savunan Özdağ'ın bu talebi mahkeme heyeti tarafından kabul görmedi.

Erzurum Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi, paylaşımdaki ifadelerin kanunda yer alan "kişinin hatırasına alenen hakaret" suçunun unsurlarını oluşturduğuna hükmetti. Mahkeme, Özdağ'ı adli para cezasına çarptırırken sabıkasızlık durumunu gözeterek Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı uyguladı. Kararın ardından  konuşan Özdağ, davayı tamamen "siyasi bir süreç" olarak nitelendirdi ve avukatları aracılığıyla üst mahkemeye (istinafa) taşıyacaklarını duyurdu.

"Bu ceza Türkiye Cumhuriyeti'ne verilmiştir"

Adliye çıkışında karara oldukça sert tepki gösteren Zafer Partisi lideri, cezanın hukuki değil ideolojik bir alt metni olduğunu iddia etti. Özdağ, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

"Bu karar kabul edilebilir bir ceza değil. Çünkü mahkeme bu kararla Şeyh Said'in hakaret edilebilecek muteber bir hatırası olduğunu kabul ediyor. Biz bunu reddediyoruz. Bu ceza bana değil; esasen Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne ve o dönem bu kanlı ayaklanmayı bastıran Türk Silahlı Kuvvetleri'ne verilmiştir. Bu karar, yarın bebek katili terörist elebaşı Öcalan'a da aynı hakkı vermek demektir. Biz teröriste terörist, haine hain, salağa salak demekten asla vazgeçmeyeceğiz!"

Şeyh Said'i tarihte ait olduğu vatan hainliği yerinde değerlendirmeye devam edeceklerini vurgulayan Özdağ, Cumhuriyet değerlerini savunmaktan geri adım atmayacaklarını yineledi.

Hukuk tarihsel gerçeklerin neresinde?

Ümit Özdağ'a verilen bu ceza, hukuk sistemi ile tarihi/siyasi gerçekliklerin çarpışmasını bir kez daha gündeme taşıdı.

Şeyh Said, 1925 yılında genç Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı silahlı isyan başlatmış ve Şark İstiklal Mahkemesi tarafından "vatan hainliği" suçundan idam edilmiştir. Devletin resmi mahkemelerince tescillenmiş bir isyancı liderin "korunmaya değer bir hatırası" olup olmadığı tartışması, yargının kendi geçmişiyle çelişmesi olarak yorumlanıyor.

Siyasi parti liderlerinin tarihi figürler ve terör eylemleri hakkında yaptıkları sert tanımlamaların "hakaret" potasında eritilmesi, siyaset yapma ve ifade özgürlüğünün alanını daraltıyor.

Kararın ardından sosyal medyada, iktidara yakın bazı gazetecilerin Şeyh Said hakkında benzer veya daha sert ifadeler kullanmasına rağmen takipsizlik kararı aldığı, buna karşın muhalif bir parti liderine ceza kesilmesinin "düşman ceza hukuku" izlenimi yarattığı eleştirileri yükseliyor.

Sonuç olarak Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi'nin kararı, teknik olarak hukuki bir sınır çizmiş gibi görünse de siyaset sahnesinde ve toplumsal hafızada Cumhuriyet'in kurucu değerleri üzerinden yeni bir kutuplaşma ve tartışma dalgası başlattı.

Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet

Bayraktar KIZILELMA'dan ASELSAN'ın geliştirdiği Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN ile yapılan test atışlarında, milli güdüm kitleri TEBER-82 ve LGK-82 hedefi tam isabetle vurdu

24.06.2026 13:50:00
AA
Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet
Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet
Bayraktar KIZILELMA'dan ASELSAN'ın geliştirdiği Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN ile yapılan test atışlarında, milli güdüm kitleri TEBER-82 ve LGK-82 hedefi tam isabetle vurdu

Baykar'dan yapılan açıklamaya göre, Bayraktar KIZILELMA'nın gerçekleştirdiği test atışlarında, hedefleme ve işaretleme milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN tarafından yapıldı.

ASELSAN'ın LGK-82 ve ROKETSAN'ın TEBER-82 güdüm kitleriyle sabit kara hedefine yönelik gerçekleştirilen test atışı başarıyla tamamlandı.

ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Bayraktar KIZILELMA'nın keskin gözünün ASELSAN TOYGUN olduğunu belirterek, "Düşük görünürlük avantajını koruyarak hedefleme ve işaretleme, LGK ve TEBER ile vuruş. Bu başarı, milli mühendisliğimizin geldiği seviyenin ve güçlü işbirliğimizin somut bir göstergesidir. Emeği geçen tüm ekiplerimizi yürekten kutluyorum." ifadesini kullandı.

ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci de KIZILELMA'dan yapılan test atışında TEBER-82 Güdüm Kiti'nin hedefi başarıyla vurduğunu aktararak, "Birlikte geliştirdiğimiz milli teknolojilerimizle gücümüze güç katmaya devam ediyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!

Alman Seyahat Birliği (DRV) tarafından Türkiye'nin Berlin Büyükelçiliği ev sahipliğinde düzenlenen yaz resepsiyonu; siyaset, turizm, medya ve diplomasi dünyasından 300'e yakın önemli ismi bir araya getirdi.
 

24.06.2026 13:40:00
AA
 Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!
 Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!
Alman Seyahat Birliği (DRV) tarafından Türkiye'nin Berlin Büyükelçiliği ev sahipliğinde düzenlenen yaz resepsiyonu; siyaset, turizm, medya ve diplomasi dünyasından 300'e yakın önemli ismi bir araya getirdi.

Etkinlikte konuşan Almanya'nın Denizcilik Ekonomisi ve Turizmden Sorumlu Hükümet Koordinatörü Christoph Ploss, ağır işleyen vize işlemlerinin turistler ve iş dünyası önünde büyük bir bariyer oluşturduğuna dikkat çekerek, bu sorunu aşmak adına Ulusal Turizm Stratejisi kapsamında dijital vize dönemine geçileceğini duyurdu.

"Mesafe kat ettik"
Yoğun bürokrasinin pek çok kişiyi Almanya'ya seyahat etmekten alıkoyduğunu belirten Ploss, "Konuyu Dışişleri Bakanımızla şahsen görüştüm ve kendisinin de yakından ilgilenmesiyle ciddi mesafeler katettik. Bu yıl ve önümüzdeki yıl atacağımız adımlarla hayata geçecek dijital vize kolaylığının, Türk-Alman dostluğunu çok daha ileriye taşıyacağına inanıyorum" ifadelerini kullandı.

Yığılmalar engellenebilir
Söz konusu dijital dönüşüm; vize başvurularının tamamen çevrimiçi platformlara aktarılmasını, basılı etiketlerin kaldırılarak dijital vizelere geçilmesini ve sınır kontrollerinde biyometrik doğrulama teknolojilerinin kullanılmasını kapsıyor.

Bu yeni sistemle birlikte başvuru yığılmalarının engellenmesi, evrakta sahteciliğin önüne geçilmesi, sınır güvenliğinin artırılması ve seyahatlerin çok daha hızlı hale getirilmesi hedefleniyor.

Almanya'ya vize işlemleri
Almanya'ya vize işlemleri, kısa süreli ziyaretler için Schengen vizesi ve 90 günden uzun süreli kalışlar için ulusal vize olarak ikiye ayrılıyor.

Türk vatandaşları için Schengen vizesi, 90 gün içindeki seyahatler için gerekli. Uzun süreli ikamet (iş, aile birleşimi gibi) için ulusal vize başvurusu yapılıyor.

Başvurular, Almanya'nın Türkiye'deki dış temsilcilikleri aracılığıyla veya resmi randevu sistemiyle gerçekleştiriliyor. Gerekli belgeler arasında Schengen başvuru formu, seyahat amacına uygun evraklar ve finansal durum kanıtı bulunuyor.

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı, 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak, 393 bin 829 kişi oldu

24.06.2026 11:15:00
AA
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı
Türkiye İstatistik Kurumu, 2025 yılına ilişkin "uluslararası göç istatistikleri"ni yayımladı.

Buna göre, Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak 393 bin 829 kişi oldu. Bunların yüzde 56,6'sını erkekler, yüzde 43,4'ünü ise kadınlar oluşturdu. Türkiye'ye yurt dışından gelen nüfusun 91 bin 952'sini Türk vatandaşları, 301 bin 877'sini ise yabancı uyruklu nüfus olarak belirlendi.

Türkiye'den yurt dışına göç eden kişi sayısı ise geçen yıl 2024'e göre yüzde 5 azalarak, 403 bin 216 olarak kayıtlara geçti. Bu nüfusun yüzde 55,3'ünü erkekler, yüzde 44,7'sini ise kadınlardan oluştu. Türkiye'den yurt dışına giden nüfusun 155 bin 119'unu Türk vatandaşları, 248 bin 97'sini ise yabancı uyruklu olduğu görüldü.

Türkiye'ye 2025'te göç edenler yaş grubuna göre incelendiğinde, ilk sırada yüzde 16,3 ile 20-24 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 13,7 ile 25-29 ve yüzde 11,5 ile 30-34 yaş grubu izledi.

Türkiye'den göç eden nüfusun yaş gruplarına bakıldığında, en fazla göç edenlerin yüzde 14,3 ile 25-29 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 12,5 ile 20-24 ve yüzde 12 ile 30-34 yaş grubu takip etti.

En fazla göçü İstanbul aldı
Türkiye'ye 2025 yılında göç edenlerin illere göre dağılımı incelendiğinde, yüzde 42,2 ile en fazla göç alan ilin İstanbul olduğu görüldü. İstanbul'u yüzde 9,1 ile Antalya, yüzde 6,7 ile Ankara, yüzde 3,1 ile İzmir ve yüzde 2,9 ile Bursa takip etti.

Türkiye'den göç eden nüfusun illere göre dağılımına bakıldığında ise yüzde 35,4 ile İstanbul en fazla göç veren il olarak kayıtlara geçti. İstanbul'u yüzde 8,7 ile Ankara, yüzde 6,5 ile Antalya, yüzde 4,3 ile Mersin ve yüzde 3,7 ile İzmir izledi.

En çok Türkmenistan'dan göç alındı
Ülkeye 2025'te gelen yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı, yüzde 23,4 ile Türkmenistan vatandaşları aldı. Bu ülkeyi yüzde 8,3 ile Azerbaycan, yüzde 6,9 ile Özbekistan, yüzde 6,1 ile Mısır ve yüzde 5,8 ile Afganistan vatandaşları takip etti.

Türkiye'den göç eden yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 15,7 ile Irak vatandaşları aldı. Bunu yüzde 11,2 ile Afganistan, yüzde 7,6 ile Rusya Federasyonu, yüzde 6,3 ile İran ve yüzde 5,7 ile Türkmenistan vatandaşları izledi.

Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de 21 Ocak 2025'te çıkan yangında yakınlarını kaybedenler, Bolu Adliyesi önünde açıklama yaptı

23.06.2026 17:00:00
AA
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Adliye önünde pankart açan aileler adına konuşan, olayda 8 yakınını kaybeden avukat Yüksel Gültekin, yangının üzerinden 17 ay 2 gün geçtiğini belirtti.

"Davada birinci derece kusurlu gösterilen Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeliyle ilgili maalesef bugüne kadar herhangi bir hukuki gelişme olmadı." diyen Gültekin, 40 yıllık avukat olarak ilgili personel hakkında iddianame düzenlenmemesini izah edemediğini söyledi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'e kurulan komisyonla aydınlatılan cinayetler dolayısıyla bir vatandaş olarak teşekkür ettiğini belirten Gültekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ayrıca 'Suç işleyen herkes yakasından tutulacak ve yargı önüne çıkarılacak.' sözünü de önemsiyorum ve güven duyuyorum. Sayın Adalet Bakanım, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Kültür ve Turizm Bakanlığının 1. derece kusurlu olduğunu tespit etti. Netice itibarıyla Turizm Bakanı yargılama müsaadesi vermedi, buna rağmen Danıştay bu kararı kaldırarak, 'Yargılanmalılar, hesap vermeliler.' dedi. Sayın Bakanım, sizden 78 canımız adına rica ediyorum. Gecikmeden, mümkünse bugün, değilse yarın bu dosyanın iddianamesinin düzenlenmesi için talimat verin. Aksi halde bu sürecin ilerlemeyeceğini düşünüyoruz."

Devletine ve milletine bağlı insanlar olduklarını vurgulayan Gültekin, "17 aydır sabırla bekliyoruz ancak bu duyarsızlık karşısında sabrımız tükenmiştir. Savcılığa gidiyoruz, 'Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeli bekleniyor.' deniyor. Diğerlerinde beklenmezken burada neden bekleniyor'" ifadelerini kullandı.

Gültekin, ailelerin 17 ay 2 gündür uyumadıklarını dile getirerek, "Nefesimiz yettiği sürece bu davanın takipçisi olacağız. Evlatlarıma her gün söz veriyorum ve sözümü tutacağım. Bu olayda zerre kadar ihmali olan herkes yargı önüne çıkacak ve hesap verecek. Biz davamızdan vazgeçmeyiz." dedi.

"Gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır"

Yangında kardeşi ve iki yeğenini kaybeden Çiğdem Sarıtaş da "Kültür ve Turizm Bakanlığı görevlileri hakkında soruşturma izni verilmiş olmasına rağmen neden hala iddianame hazırlanmadığını" sordu.

Sarıtaş, İl Özel İdaresi ve Bolu Belediyesi görevlilerinin Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandığını hatırlatarak, şöyle devam etti:

"Aynı bilirkişi raporlarında aynı derecede sorumlu gösterilen bakanlık görevlileri için hukuk neden aynı şekilde işletilmemektedir' Bizim talebimiz ayrıcalık değil, eşitliktir. İl Özel İdaresi ve Belediye görevlileri için işletilen hukuk, Bakanlık görevlileri için de işletilmelidir. Birinci dosyada esas alınan sorumluluk tespitleri doğrultusunda Bakanlık görevlileri hakkında gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı görevlileri hakkındaki soruşturma izinleri derhal tamamlanmalıdır."

Sarıtaş, Bakanlık yetkililerinin önceki dosyayla paralel şekilde Ağır Ceza Mahkemesi önünde yargılanmalarının sağlanması gerektiğini söyledi. 

6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden sahte fatura ve hayali ihracat işlemlerinin yapıldığının tespit edilmesi üzerine düzenlenen operasyonda, 6 şirkete el konulduğunu, 10 şirkete kayyum atandığını, 27 zanlı hakkında adli işlem başlatıldığını bildirdi

23.06.2026 12:00:00
AA
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada,  suç, kaçakçılık, vergi usulsüzlükleri ve kamu kurumlarını hedef alan nitelikli dolandırıcılıkla mücadeleyi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, İçişleri, Hazine ve Maliye, Ticaret, Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlıklarıyla eş güdüm içinde kararlılıkla sürdürdüklerini vurguladı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul Jandarma Komutanlığı, Vergi Denetim Kurulu, MASAK, Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü, EPDK ve TMSF ile koordineli şekilde önemli bir operasyon gerçekleştirdiklerini belirten Gürlek, şunları kaydetti:

"Soruşturma kapsamında, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden yıllık yaklaşık 350-400 bin ton LPG ithalatı gerçekleştirildiği, doğan ÖTV ve KDV yükümlülüklerinin sahte fatura organizasyonu ve hayali ihracat işlemleriyle bertaraf edilmeye çalışıldığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda bu sabah İstanbul, Ankara, Bursa, Kırıkkale, Kırşehir, Mardin, Konya, Hatay ve Niğde illerinde eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, toplam 6 şirkete el konulmuş, 10 şirkete kayyum atanmış, 27 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmıştır. Devletimizin vergi güvenliğini, ekonomik düzenini ve kamu kaynaklarını hedef alan hiçbir organize yapıya müsamaha göstermeyeceğiz. Suçtan elde edilen gelirlerin izini sürecek, sahte fatura ve hayali ihracat düzenekleriyle kamu zararına sebep olan yapılara karşı hukuki süreçleri kararlılıkla işleteceğiz."

Gürlek, soruşturma ve operasyon sürecinde görev alan kurum ve kamu görevlilerine teşekkür etti.

AVM'de racon kesenler enselendi


 
Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

23.06.2026 10:54:00
HABER MERKEZİ/AA
AVM'de racon kesenler enselendi
AVM'de racon kesenler enselendi

Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında hakkında soruşturma başlatılan Ferhat A. ve 5 şüpheliyle ilgili gözaltı kararı, arama ve el koyma talimatı vermişti.

Bugün düzenlenen operasyonla Ferhat A, Ergin V, Seyit Ahmet A, Mustafa G, Eyüp V. ve Yusuf Y. gözaltına alındı.

Zanlılar, sağlık kontrolünün ardından emniyete götürüldü.

Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı

Ankara'da seyir halindeki Berşan Yücel idaresindeki 06 FFA 414 plakalı otomobil, akaryakıt istasyonunun önünde park halindeki 04 AAV 432 plakalı kamyona çarptı. Feci kazada 4 kişi hayatını kaybetti

23.06.2026 10:30:00
Haber Merkezi
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Ankara'nın Polatlı ilçesinde otomobilin kamyona çarpması sonucu 4 kişi hayatını kaybetti.  

Kaza, Polatlı ilçesi İstiklal Mahallesi Borsa Yolu üzerinde meydana geldi.

Seyir halindeki bir otomobil henüz bilinmeyen bir nedenle önünde bulunan kamyona çarptı. Çarpmanın etkisiyle otomobil hurdaya dönerken, araçta bulunan 4 kişiden Hasan Devran Kart (20), Berşan Yücel (24) ve Şükran Yanok (21) olay yerinde hayatını kaybetti. Kazada ağır yaralanan 1 kişi ise olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı.

Araçtan ağır yaralı halde çıkarılan Raziye Yanok (21) ise kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı ve hayatını kaybetti.

İhbar üzerine bölgeye sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edilirken ekipler olay yerinde güvenlik önlemleri aldı. Hayatını kaybedenlerin cenazeleri yapılan incelemelerin ardından morga kaldırıldı.

Kaza anı güvenlik kamerasına da yansıdı.

Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İBB Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı

 

23.06.2026 10:13:00
Anadolu Ajansı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, Maltepe'de kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Karaal'ın kaçırıldığı iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye götürülen şüphelilerin buradaki işlemleri tamamlandı.

Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen zanlılardan 6'sının tutuklanmasına, 6'sının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmedildi.

Ne olmuştu?

Başsavcılık, Karaal'ın Maltepe'de kaçırıldığı iddiasına ilişkin soruşturma başlatmış, mağdurun bulunması ve şüphelilerin yakalanması için polise talimat vermişti.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin çalışmalarının ardından Tuzla'da bir inşaat alanında bulunan Karaal'ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilmişti.

Soruşturma kapsamında olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 12 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, Anadolu Adalet Sarayı'na sevk edilmişti. Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden 6'sı tutuklama, 6'sı ise adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.