logo
28 EYLÜL 2026

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Mağaralar boşaldı, silahlar yakıldı, yakılıyor"

İstanbul'da gençlerle bir araya gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Mağaralar boşaldı, silahlar yakıldı, yakılıyor. Şu an itibarıyla da hamdolsun Güneydoğu'ya ve Doğu Anadolu'ya artık bir sulh ve sükun gelmiş vaziyette. Güvenimiz var, eminiz. Artık yaylalara, dağlara herkes rahatlıkla çıkıyor" dedi.

14.12.2025 22:12:00
İhlas Haber Ajansı
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Mağaralar boşaldı, silahlar yakıldı, yakılıyor"
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Mağaralar boşaldı, silahlar yakıldı, yakılıyor"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'da Sağlık Bilimleri Üniversitesi Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane Külliyesi'nde düzenlenen AK Parti Gençlik Buluşmaları Kampüs Programı'na katıldı.



Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda 81 ildeki 207 üniversiteden gelen öğrencilerin sorularını cevaplayarak, onlarla sohbet etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan yaptığı konuşmada, "Sevgili gençler, sevgili genç kardeşlerim her birinizi en kalbi duygularımla, sevgiyle selamlıyorum. Türkiye'nin pırıl pırıl yüzlü üniversiteli gençleriyle bir arada olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Gençlik buluşmaları, Türk siyasetine bizim kazandırdığımız, bizimle sembolleşen özgün bir programdır. Şimdiye kadar Konya'dan Bursa'ya, Samsun'dan Şanlıurfa'ya, Mardin'den Muğla'ya kadar birçok ilimizde gençlerimizle bir araya geldik. Hasbihal ettik, farklı konularda ufuk turu yaptık. Bu buluşmaların şahsen benim de ufkumu açtığını ifade etmek isterim. Gençlerin kalbinde yer edinmeye, gençlerle yoldaşlık etmeye, işte bugün burada olduğu gibi gençlerle ruh ve gönül sohbeti etmeye siyaset yolculuğumda hep özel önem verdim. Hayalini kurduğumuz Türkiye'nin umudu olan siz genç kardeşlerimden sadece cesaret değil, aynı zamanda ilham da aldık. Mesuliyetimizin büyüklüğünü gördükçe, başta gençlerimiz olmak üzere 86 milyonun esenliği için daha çok çalıştık, daha çok koşturduk. Bugün gençlik buluşmalarına yeniden 'Bismillah' diyoruz. Gençlik kollarımızın davetine icabet ettiğiniz için her birinize teşekkür ediyorum. Kısa bir takdimimin ardından sizlerden gelecek soruların şekillendireceği samimi bir sohbet yapmak istiyorum. Gençlik buluşmalarımızın Türkiye'deki tüm üniversitelerden böylesine geniş bir katılımla başlamasını da son derece kıymetli buluyorum" dedi.



"23 yıllık iktidarımız boyunca da hep gençlerle omuz omuza yürüdük"
"23 yıllık iktidarımız boyunca da hep gençlerle omuz omuza yürüdük" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sevgili genç kardeşlerim bugün çatısı altında bir araya geldiğimiz bu tarihi bina, hem şahsımın siyasi hayatında hem de Türk siyasal tarihinde özel bir yere sahiptir. Mekteb-i Tıbbiyye-i Şahane olarak uzun yıllar hizmet veren, İstanbul'un simge yapılarından olan bu bina, aynı zamanda gazeteci merhum Mehmet Ali Birand'ın hazırlayıp sunduğu 32. Gün programının çekildiği mekândır. Burada kendisiyle güzel bir sohbet gerçekleştirdik. O moderatördü ve sevgili gençler de orada bizi adeta soru yağmuruna tutmuştu. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğum dönemde, 1998 yılında bu salonda rahmetli Birand'ın misafiri olmuş, üniversite öğrencilerinin sorularını cevaplamıştım. 27 yıl sonra bu kez Türkiye Cumhurbaşkanı olarak yine aynı mekânda üniversite gençliğiyle bir araya gelmenin bahtiyarlığını yaşıyorum. Böylesine tarihi bir mekânda bu anlamlı buluşmaya vesile olan Gençlik Kollarımızı huzurlarınızda tebrik ediyorum. Sağ olsunlar, var olsunlar. Gençler, bakınız biz genç dimağların enerjisini ve heyecanını siyasete katarak yola çıkmış bir hareketiz. 23 yıllık iktidarımız boyunca da hep gençlerle omuz omuza yürüdük. Siyasetten bürokrasiye, iş dünyasından her alana kadar gençlerin önünü açarak ilerledik. Bugün de gençlerin en çok teveccüh gösterdiği, gençlere en çok teveccüh gösteren siyasi hareket biziz. Çünkü biz, bu ülkenin en büyük gücünün misyon sahibi, özgüveni yüksek ve idealist bir gençlik olduğuna inanıyoruz. Bugüne kadar da yanılmadık, aynı inançla bu yolda yürümeye devam ediyoruz" ifadelerini kullandı.

"Hangi alanda eğitim alıyorsanız, en iyisini almaya çalışın"
Erdoğan, "Köklerinden güç alan ama gözünü ufka diken, dünyanın dönüşümünü okuyabilen; iddialı, şuurlu, ahlaklı ve nitelikli bir gençlik aradık ve bunu bulduk. AK Gençlik işte böyle bir sorumluluğu omuzlarında taşıyor. Biz, onca imkânsızlığa rağmen surda bir gedik açmayı başardık. Şimdi o gediği büyüterek zaferi kucaklayacak olan sizlersiniz. Sizlere inanıyorum, sizlere güveniyorum. Bu yolda birlikte emin adımlarla yürümekte kararlıyız. 21'inci yüzyılı Türkiye'nin asrına çevirecek; gemiyi menziline ulaştıracak ve küresel liderliğini kabul ettirmiş bir Türkiye'ye ben sizlerle birlikte kavuşacağımıza inanıyorum. Bu hedefe giden yolda her şeyden evvel siz gençlerin enerjisine, yeteneklerine ve dinamizmine ihtiyacımız var. Ve bu dinamizmin sizlerde olduğuna inanmakta herhâlde yanılmıyorum değil mi' Türkiye'nin gençleri olarak bu milletin geleceğini avuçlarınızda taşıdığınızı lütfen bir an olsun aklınızdan çıkarmayın. Ülkemizin yarınlarına damga vuracak siyasetçiler, ekonomistler, kültür ve sanat insanları, bilim insanları, iş insanları ve her türlü alanda uzman isimler, unutmayın ki sizlerin arasından çıkacaktır. Onun için kendinize inanın, kendinize güvenin. Hangi alanda eğitim alıyorsanız, en iyisini almaya çalışın. Hükümet olarak biz de elimizden gelen her türlü imkanla sizin yanınızda olmaya devam edeceğiz. Değerli arkadaşlar burada şu gerçeği de ifade etmekte fayda görüyorum: Türkiye'de gençlere hep 'elde var bir' mantığıyla bakanlar olmuştur. Bunları 27 Mayıs'tan 12 Mart'a ve 12 Eylül'e kadar Türkiye'nin demokrasi yolculuğunu kesintiye uğratan tüm darbecilerde ve darbelerde görürsünüz. Ama biz böyle bakmadık. Biz gençlere inandık ve gençlerle yol yürümenin faziletine inandık. Gençleri sağcı, solcu, Alevi, Sünni diye ayırıp kışkırtarak sokaklarımızı alev topuna çevirenleri de görürsünüz. Bunları, Gezi olaylarında ağaç bahanesiyle hükümeti devirmeye çalışırken görürsünüz. Bunları, halkın parasını yağmalayan suç örgütlerini yargıdan kaçırma teşebbüslerinde görürsünüz. Bunları şimdi de sosyal medyada farklı maskeler altında provokatörlük yaparken görürsünüz. Genç kardeşlerim; bu istismarcılara, bu millet düşmanlarına karşı dikkatli olmanızı özellikle rica ediyorum. Sakın bunlara aldanmayın. Kendiniz için, mürüvvetinizi görmek isteyen anne babalarınız için, bu milletin ve bu ülkenin aydınlık geleceği için lütfen gençler, bunlara fırsat vermeyin. Kendi geleceğinize de, ülkemizin geleceğine de sahip çıkın. Allah'ın izniyle önümüzde, birlikte yürüyeceğimiz daha uzun bir yol var. Rabb'im ömür verirse sizlerle birlikte daha nice başarılara, nice zaferlere imza atacağız. Bunun hayalini kuruyor, bu güzel ideal için her birinize güveniyorum. Sizlere hayat adına belirlediğiniz hedeflerde başarılar diliyorum. Gençlik Buluşmaları Programı'nın hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Yusuf İbiş kardeşimi bu güzel buluşma için tebrik ediyorum. 81 ilimizdeki 207 üniversitemizden gelen siz değerli genç kardeşlerime katılımlarınızdan ötürü çok teşekkür ediyorum" dedi.

"Benim bayrağım yerde duramaz"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, siyasi hayatı boyunca yabancı liderlerle Türkçe konuştuğu anların yer aldığı videoya ilişkin, "Her şeyden önce kendimize inanacağız ve yolculuğumuzu kendimiz olarak yürüyeceğiz. Hiçbir zaman şaklabanlığa prim vermeyeceğiz. Biz olacağız ve biz olarak yolumuza devam edeceğiz. Çocukluğumdan, gençliğimden bu yana hep bu anlayışla büyüdüm. Hocalarımın bana verdikleri terbiye de hep bu istikamette oldu. Kimseye prim vermeden, her şeyden önce kendi yağımızla, kendimiz gibi büyüyerek geleceğe yürüdük. Tabii kimlerden hangi terbiyeyi aldık, bu çok ama çok önemli. Beni tanıyanlar, bilenler bilir; şiirlerimde yazdığım değil, okuduğum şiirlerimde hep Akif vardır. Evet, hep Akif'i okurum. Hep Necip Fazıl'ı okurum. Çünkü onlarla yetiştim, onlarla büyüdüm. Bunun aksini inkâr edemem ki. İşte diyor ya: 'Yumuşak başlı isem kim dedi uysal koyunum' Kesilir belki fakat çekmeye gelmez boynum. Kanayan bir yara gördüm mü yanar tâ ciğerim. Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim. Adam aldırma da geç git diyemem, aldırırım. Çiğnerim, çiğnenirim, Hakk'ı tutar kaldırırım. Zalimin hasmıyım amma severim mazlumu.' İşte böyle yetiştim. Bu anlayışla yetişmiş bir genç olarak aksini söylemek mümkün mü' Değil. Bununla birlikte gençlik kollarında başkanlık yaptığım dönemler dahil olmak üzere bütün genç arkadaşlarıma da hep bu anlayışı aşılamanın gayreti içinde olduk. Sağ olsun genç arkadaşlarım, kardeşlerim de bu anlayışla yetiştiler, yetişmeye de devam ediyorlar. Ve çok çok önemli bir husus var. Tabii ki Türkçe konuşacağım derken de işte bu anlayıştan gelen bir duruşla bunu söyledim. Şimdi uluslararası toplantılarda bütün liderleri görüyoruz; hepsini tanıdık, bildik. Bir gün baktım, orada bayrağımız yerde duruyor. Hemen yerden kaldırdım, aldım ve cebime koydum. Bu milli ruhtur, bu milliliktir, bu yerliliktir. Yerlere her milletin bayrağını koymuşlar ama kimsenin umurunda değil. Ama benim umurumda. Benim bayrağım yerde duramaz. Onu kaldırmak zorundayız. Bayrakların yanına geldiğimizde baktım, benim bayrağım yerde duruyor. 'Niye bayrak yerde duruyor'' dedim. Koy oraya bir numara ama bayrak yerde duramaz. Aldım ve hiç unutmuyorum, Angela Merkel ben bayrağı oradan alıp cebime koyunca gülmeye başladı, şaşkın şaşkın bana baktı. Ben de hamdettim. Çünkü bu bayrak yerde duramaz. Unutmayın, sizler de hiçbir zaman bu bayrağımızı yerde süründürmeyeceksiniz" diye konuştu.

"Mağaralar boşaldı, silahlar yakıldı, yakılıyor"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir üniversite öğrencisinin ""Terörsüz Türkiye, bizim gençlere bırakacağımız en büyük mirastır' sözünüz ile tam olarak neyi ifade etmek istiyorsunuz'" sorusunu üzerine, "Yıllarca Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu, özellikle bu bölgeler hep terörle yoğruldu. Bu terör öyle bir sirayet etti ki, başta sizin üniversiteniz olmak üzere üniversitelerimizin içinde dahi gençlerimiz sağlıklı bir şekilde okuma imkanı bulamadı. Halka baktığımız zaman da Güneydoğu ve Doğu Anadolu'da terör acayip şekilde kan götürdü. Birçok insanımızı bu bölgelerde kaybettik. Dedik ki, bizim bu işi aşmamız lazım. Oturduk askerimizle, polisimizle, hepsiyle bu işi değerlendirdik. 'Terörsüz bir Türkiye'yi nasıl inşa ederiz'' dedik. 'Yapar mıyız bunu'' diye sorduk. Tüm arkadaşlarımız, 'Yaparız' dediler. Bütün istihbarat teşkilatımız, hükümetimiz, kabinemiz hiç ağırdan almadan, hafife almadan bu adımı atacağız dedi. Süratle terörsüz Türkiye adımını atalım dedik ve attık. Şu an itibarıyla gerek Güneydoğu'da, gerek Doğu Anadolu'da, belki birkaç mağara kaldı ama bunun dışında her yeri temizledik. Bu temizlik harekatı da devam ediyor. Parlamentodaki arkadaşlarımız da terörsüz Türkiye ile ilgili görevlerini üstlendiler ve bu çalışmaları süratlendirdik. Bu şekilde devam ediyor. Mağaralar boşaldı, silahlar yakıldı, yakılıyor. Şu an itibarıyla da hamdolsun Güneydoğu'ya ve Doğu Anadolu'ya artık bir sulh ve sükun gelmiş vaziyette. Güvenimiz var, eminiz. Artık yaylalara, dağlara herkes rahatlıkla çıkıyor. Çobanlar koyunlarını, kuzularını rahatlıkla otlatabiliyor" dedi.

"Bu millet istediği zaman yapar"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, başka bir öğrencinin Bayraktar'ın Türkiye'nin savunma ve teknoloji vizyonundaki rolüne ilişkin sorusuna ise, "Gerek Akıncı gerek Kızılelma, bunlar şu anda kendi füzemizi havada ateşleyerek, hamdolsun hedefi vurma noktasına geldiler. Bu, Türkiye için çok çok önemli bir adım. Bugünleri de gördük Allah'a hamdolsun. Kendi Kızılelma'mızla, kendi füzemizle havada atışlar yaparak netice alma konumuna geldik. Bunun için özellikle Baykar Grubu'na şahsım ve milletim adına çok çok teşekkür ediyorum. Hakikaten nasıl bir heyecan içinde olduklarını kendilerinden dinledikçe, gördükçe ben de daha çok heyecanlanıyorum. Ve bununla birlikte şunu görüyoruz: Demek ki bu millet istediği zaman yapar. Ama bizim çok daha önemli işlerimiz de var, onu da söyleyeyim. Yapacak çok işimiz var, hafife alınacak işler değil. Bununla ilgili olarak gerek silahlı kuvvetlerimiz gerek özel sektör, başta Baykar olmak üzere birçok alanda adımlar atıyoruz. Yatırımlarımıza devam ediyoruz, devam edeceğiz. Tabii burada özellikle İsrail'in yaptığı ihanetleri bir kenara koymak mümkün değil. Ama bu ihanetlerin karşısında en büyük güç kimdir, neresidir derseniz; burasıdır. Bunu birlikte yapacağız. Zaten sizin gözlerinizde ben o inancı, o güveni görüyorum" cevabını verdi.

"15 ay sonra siyasette kapılar bize farklı bir şekilde açıldı"
4 ay hapiste kalmasına neden olan Ziya Gökalp'e ait "Minareler süngü, kubbeler miğfer" dizelerini içeren 'İlahi Ordu' şiirini yeniden okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu, aynı zamanda Ziya Gökalp'le eş anlamlı olarak da söylenen bir şiirdi. Ama buna rağmen ne olursa olsun kimin okuduğu önemliydi. Oradan yaklaşılarak hemen dava açıldı. Hayırlısıyla biz de cezaevine gittik. Ama bakın oradan çıktık. Fazla sürmedi, 15 ay sonra siyasette kapılar bize farklı bir şekilde açıldı. Yeni bir dünya kuruldu ve Türkiye'de yeni bir dönemin kapıları açıldı" diye konuştu.

Programda söz alan bir başka öğrenci, daha önce okuduğu şiirin CHP Genel Başkanı Özgür Özel tarafından okunmaya çalışıldığını ifade ederek, buna ilişkin bir videoyu izletti. Görüntüler üzerine gülümseyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Karıştırdı ya, 'minareler' mızrak oldu" ifadelerini kullandı.

Bir başka öğrenci de Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, eski NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg'in anı kitabında yer verdiği ve kulislerde birlikte mısır yenilen anıyı hatırlatarak, bu hatırayı salondaki gençlerle paylaşmasını istedi. Bunun üzerine Erdoğan, "İstanbul Dolmabahçe'de bir ziyareti olmuştu Stoltenberg'in. Mısırla kestanenin de mevsimiydi. 'Mısırla tanışır mısın'' dedim. Baktım, biraz zor tanışıyor. Ben de, 'Ben çok severim, sana da ikram edeyim' dedim. 'Mısır kestanesi olmaz' deyince arkadaşlara, 'Hemen mısır aldırın' dedim. Kestaneyle beraber o gün orada bir mısır yedik. Fakat böyle bir hatıratında bunları zikredeceğini, oraya koyacağını nereden bileyim' Sağ olsun var olsun. İyi bir insandı, hoş bir insandı. Onunla uzun yıllar beraber çalıştık. Temenni ederim ki inşallah Rutte de, aynen Stoltenberg gibi bu süreci devam ettirir" dedi.

"Özellikle CHP'nin 'Bunlar bunu yapamaz, yetiştiremez' dedikleri yerlerde biz hem deprem konutlarını yaptık hem köy evlerini yaptık"
Bir üniversite öğrencisinin deprem bölgesinde yürütülen yoğun çalışmalar ile eş zamanlı hayata geçirilen sosyal konut projelerinin Türkiye'nin sosyal devlet anlayışı açısından nasıl bir önem taşıdığını sorması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu cevabı verdi:
"Malatya, gerçekten çok büyük darbe yiyen illerimizden bir tanesiydi. Şu an itibarıyla Malatya'da 350 bine yakın konutu ayağa kaldırdık. Sağ olsun ilgili bakanım ve ekibi çalışmalarını burada kararlılıkla yürütüyorlar. Ve sadece konutlar değil, bunun yanında deprem konutlarıyla beraber köy evlerini de yapıyoruz. Köy evleriyle de buralarda çok farklı bir hava estiriyoruz. Yani özellikle CHP'nin 'Bunlar bunu yapamaz, yetiştiremez' dedikleri yerlerde biz hem deprem konutlarını yaptık, hem köy evlerini yaptık ve artık vatandaşlarımız yerleşir hale geldi. Bir taraftan inşa ediyoruz, bir taraftan da açılışlar ve deprem konut teslim törenlerini yapıyoruz. Şimdi önümüzde inşallah aynı şekilde Adıyaman ile ilgili adımlarımız olacak ve oradaki konutları da yavaş yavaş teslim etmeye başlayacağız" şeklinde konuştu.

"Allah'a hesap veremeyiz"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze'de Türkiye'nin girişimleriyle sağlanan ateşkesin kalıcı olup olmayacağına dair soruya ise şu yanıtı verdi:
"Tabii bize düşen görev esbaba tevessüldür. Gerisi Allah Kerim. Biz her türlü adımı atıyoruz. Az önce de yine gördünüz Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda bu konuşmayı yaparken, karşımda masalarda İsrailli delegeler vardı. Onların yüzlerine baka baka o konuşmayı yaptım. Korkaklarla savaşa gidilmez. Biz korkak değiliz. Bizim hükmümüz var ya; 'Allah'a dayan, sa'ye sarıl, hikmetine râm ol. Yol varsa budur, bilmiyorum başka çıkar yol.' Biz bu yola böyle çıktık ve hamdolsun bunun neticesini de aldık. İşte Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda yaptığımız konuşmalar, özellikle Gazze'nin daha çok dayanma gücüne erişmesine vesile oldu. Aynı şekilde yine Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda dar kapsamlı olarak Sayın Trump'la yaptığımız toplantıda da özellikle Müslüman ülkelere mesajımızı verdik. Ama burada Türkiye olarak bizim söylediklerimiz, Trump'ın yanında iz bıraktı. Bundan sonraki süreçte de aynı şekilde kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz. Bundan geri adım atmak yok. Geri adım atarsak Allah'a da, Gazze'ye de bunun hesabını veremeyiz" şeklinde konuştu.

"Türkiye, hamdolsun dünyada farklı bir yere, farklı bir konuma sahiptir"
Programda söz alan bir öğrenci, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a Türkiye'nin son yıllarda kriz yaşayan ülkeler arasında diyalog kuran "lider diplomasisi" yaklaşımını ve önümüzdeki yıl Türkiye'de yapılacak zirvelerin bu süreç açısından nasıl okunması gerektiğini sordu. Erdoğan, "Ülkemiz Türkiye, hamdolsun dünyada farklı bir yere, farklı bir konuma sahiptir. Hem liderlik noktasında hem de şu an itibarıyla inşallah NATO Zirvesi'ne Türkiye ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Ankara'da NATO Liderler Zirvesi toplantısını gerçekleştireceğiz. Daha önce İstanbul'da yapmıştık, şimdi de Ankara'da bu zirveyi yapacağız. Tabii Ankara'da bir ay yıldız konsepti hazırlıyoruz. Bu ay yıldız konsepti içinde Türk Silahlı Kuvvetlerimizin ayrı ayrı kuvvet komutanlıklarını aynı yerde inşallah bir araya topluyoruz, toplayacağız. NATO Liderler Zirvesi'ni de yapmakta olduğumuz bu komplekste inşallah gelecek misafirlerimizi ağırlayacağız. Güzel bir kompleks hazırlıyoruz. İnşallah bunu NATO Liderler Zirvesi'ne yetiştirmenin hesabı içerisindeyiz. Çünkü liderlere bu yakışır. İşte bizim Külliyemizin biliyorsunuz özellikleri var. Gerek Millet Kütüphanemiz gerek oradaki diğer alanlarla birlikte gelen bütün misafirleri ağırladığımız yerler, onların farklı hatıralarla ayrılmasına da vesile oluyor. Şimdi Ay Yıldız Kompleksi ile de yeni bir güç katıyoruz. Yeni bir kompleksle inşallah dünyaya mesajımızı vereceğiz."
Programda söz alan başka bir öğrenci ise Cumhurbaşkanı Erdoğan'a Marmaris ziyareti sırasında kamuoyunun dikkatini çeken kıyafet tercihlerinin nasıl belirlendiğini , giyim seçimlerinde kendi zevkinin mi yoksa eşi Emine Erdoğan'ın yönlendirmesinin mi etkili olduğunu sordu. Bu soru üzerine gülümseyen Erdoğan, "Kıyafetim nasıl' Siz beğendiyseniz mesele yok. Ama tabii ki eşimin de bunda katkısı oluyor. Kravatımdan gömleğime kadar kendisiyle istişare ederek adım atıyorum. Bugüne kadar da pek yanılmadık. İyi gidiyoruz" dedi.

Futbol hayatına ilişkin değerlendirme
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ben, imam hatip okulu sıralarındayken İstanbul'da cami altında amatör futbola başladım. Bir tarafta imam hatip okulunda eğitim görürken, diğer tarafta amatör futbol oynadım ve üniversiteye başlayana kadar bu süreç devam etti. Üniversiteye başladığımda ise bu defa İETT'ye bir transfer yaptım. Oradan da nasibimizi aldık. Hem evliliğimiz hem de İETT'den aldığımız transferle birlikte benim için amatör kümede yeni bir süreç başladı. Fena değildik, başarılı bir futbol sürecimiz oldu. Yaklaşık 14-15 yıl futbola devam ettim. Bu 14-15 yıllık futbol hayatım boyunca siyasete hiçbir zaman ara vermedim. Siyaseti de futbolla birlikte sürdürdüm. Şimdi tabii futbol bizim için artık bir mazi oldu. Ama bu kez de haftanın iki-üç günü basketbol oynayarak yolumuza devam ediyoruz. Gençlik ve Spor Bakanımız da benim takımımda, İbrahim Kalın Bey karşı takımda. Başarımız iyi. Bazıları, 'Size torpil var mı'' diyorlar. Ben de diyorum ki, benim torpille filan alakam yok. Ama basketbolda iyiyiz ve şu anda onu da başarıyla sürdürüyoruz. Basketbolda milli takımımız da biliyorsunuz iyi gidiyor. İnşallah Dünya Kupası'na da gidecek gibi bir havamız var. Önümüzde Sırbistan maçı var, üçüncü maçımız. Bu maçta da Sırbistan'ı yenersek önümüz daha da açılacak. İlginize, alakanıza teşekkür ediyorum. Sporla ilgilenmeniz hakikaten çok çok faydalı olacaktır diye düşünüyorum. Bütün arkadaşlara da şu anda, lisesinin ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi'nin spordaki konumu nedir, ne değildir bilemiyorum ama hayırlı olsun diyorum."

Konuşmaların ardından AK Parti Gençlik Kolları Başkanı Yusuf İbiş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın gençlik yıllarında çalışarak aldığı ilk kitap olan ve 1951'de altı cilt halinde basılan "Hukuk-ı İslamiye ve Kamusü'l-Ahkâm"ın ilk baskısını Ankara'daki bir sahaftan temin ederek günün anısına Cumhurbaşkanı Erdoğan'a hediye etti. Sıcak ve samimi bir atmosferde gerçekleşen etkinlikte sanatçı Ekin Uzunlar sevilen şarkılarını seslendirirken, Ahmet Kaya'nın 'Şiire Gazele' eseri sunuldu. Tanıtım filmleriyle devam eden programa gençler yoğun ilgi gösterdi.

Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı

Adıyaman'da DEAŞ terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda yabancı uyruklu 5 şüpheli gözaltına alındı

28.09.2026 14:27:00
İhlas Haber Ajansı
 
Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı
Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı
Adıyaman'da DEAŞ terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda yabancı uyruklu 5 şüpheli gözaltına alındı.

Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma çerçevesinde, İl Jandarma Komutanlığı Terörle Mücadele ekiplerince DEAŞ'a yönelik operasyon gerçekleştirildi.



Jandarma ekipleri tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında yabancı uyruklu R.K.Q.B., W.K.Q.B., R.H.K.B., N.T.H.M. ve N.T.G. isimli şahısların adresleri tespit edildi.

Belirlenen adreslere Özel Harekat Timlerinin de katılımıyla eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 5 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

Şüpheliler, sağlık kontrollerinin ardından işlemleri yapılmak üzere İl Jandarma Komutanlığına götürüldü.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü

Osmaniye'de yeğeni tarafından görev yaptığı okulda silahla vurulan öğretmen hayatını kaybetti

28.09.2026 14:11:00 / Güncelleme: 28.09.2026 14:14:16
İHA
 
Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü
Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü
Olay, merkez Çardak köyündeki Farabi Anadolu Lisesi'nde yaşandı.

Okulda görev yapan Edebiyat Öğretmeni Mehmet Bilgili, ilk bilgilere göre yeğeni olan A.B. tarafından silahla vuruldu.



İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekibi sevk edildi.

Sağlık ekiplerinin kontrollerinde Bilgili'nin hayatını kaybettiği belirlendi.

Osmaniye’nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü’nde, Farabi Anadolu Lisesi’nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı

Osmaniye'nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü'nde, Farabi Anadolu Lisesi'nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Vali Mehmet Fatih Serdengeçti, saldırıyı gerçekleştirdiği belirtilen A.B.'nin yakalanarak gözaltına alındığını açıkladı

28.09.2026 13:44:00 / Güncelleme: 28.09.2026 13:50:04
Haber Merkezi
 
 Osmaniye’nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü’nde, Farabi Anadolu Lisesi’nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı
 Osmaniye’nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü’nde, Farabi Anadolu Lisesi’nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı
Osmaniye'nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü'nde, Farabi Anadolu Lisesi'nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili ilahlı saldırı sonucu ağır yaralandı. Hastaneye kaldırılan öğretmen tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Osmaniye Valisi Mehmet Fatih Serdengeçti, şüpheli A.B.'nin kısa sürede yakalanarak belirtirken saldırganın öğretmenin yeğeni olduğunu açıkladı.

Yeğeni olduğu ortaya çıktı
Valiliğin açıklamasına göre olay, 28 Eylül 2026 tarihinde meydana geldi. Merkeze bağlı Çardak köyündeki Farabi Anadolu Lisesi'nin bahçesinde Türk dili ve edebiyatı öğretmeni Mehmet Bilgili, aralarında husumet bulunan yeğeni A.E. Bilgili'nin silahlı saldırısına uğradı. İhbar üzerine okula 112 Acil Sağlık ve jandarma ekipleri yönlendirildi.
Tabancayla açılan ateş sonucu ağır yaralanan öğretmen, ambulansla kaldırıldığı hastanede müdahaleye rağmen kurtarılamadı. Okula giden Vali Mehmet Fatih Serdengeçti, yetkililerden bilgi aldı.

Zanlının psikolojik sorunları olduğu açıklandı
Serdengeçti, gazetecilere, saldırının eğitim öğretimle alakası olmadığını söyledi.
Öğretmen ile yeğeni arasında husumet bulunduğunu dile getiren Serdengeçti, şöyle konuştu:
"Zanlı şizofren, psikiyatri bağlamında uzun yıllardır tedavisi devam ediyor. Daha önce öğretmenimizin kendisini yetiştirdiği, evlat olarak baktığına yönelik bilgiler var elimizde. Fakat son dönemlerde husumet oluşuyor, şizofreni kaynaklı çeşitli iddialardan kaynaklı bu menfur saldırıyı gerçekleştiriyor. Gerek kolluk kuvvetlerimizce gerek Cumhuriyet Başsavcılığınca aydınlatacaktır. Burada öğrenci ve eğitime dönük bir saldırı değil."
Vali Serdengeçti, saldırganın amcası olan öğretmeni hedef aldığını belirterek, "Okulumuzun bahçesinde hedef alıyor. Geçmiş olsun, başımız sağ olsun." dedi. Serdengeçti, şüphelinin yakalandığını ve olayda kullanılan ruhsatsız tabancanın ele geçirildiğini ifade ederek, "Kendisinin, öğretmene husumete dönük çeşitli iddiaları var fakat saldıran kişinin şizofreni belirtileri olduğunu biliyoruz." diye konuştu.

TBMM Genel Kurulu, 51 günlük aranın ardından yasama çalışmalarına 1 Ekim'de başlayacak

TBMM Genel Kurulu, 51 günlük aranın ardından yasama çalışmalarına 1 Ekim'de başlayacak

28.09.2026 13:35:00
AA
 
TBMM Genel Kurulu, 51 günlük aranın ardından yasama çalışmalarına 1 Ekim'de başlayacak
TBMM Genel Kurulu, 51 günlük aranın ardından yasama çalışmalarına 1 Ekim'de başlayacak
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un katılımıyla, 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışı dolayısıyla ilk olarak Meclis'teki Atatürk Anıtı'na saat 13.00'te çelenk konulacak, saygı duruşunda bulunulacak ve İstiklal Marşı okunacak.

Anıttaki törenin ardından TBMM Genel Kurulu, TBMM Başkanı Kurtulmuş başkanlığında saat 14.00'te açılacak.

Kurtulmuş, yapacağı sunuş konuşması sonrasında Genel Kurul'a Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı takdim edecek, ardından İstiklal Marşı okunacak. Daha sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan, Genel Kurul'a hitap edecek.

Meclis başkanlarının yasama yılı açılışı dolayısıyla geleneksel olarak verdiği resepsiyon, Kurtulmuş'un ev sahipliğinde TBMM Tören Salonu'nda saat 18.30'da gerçekleştirilecek.

Yasama yılının açılışında devlet protokolü ile davetiye gönderilen izleyiciler dışında TBMM'ye ziyaretçi kabul edilmeyecek.

Genel Kurul, yeni yasama yılının ilk mesaisini 6 Ekim'de yapacak.

Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu

Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu

28.09.2026 13:00:00
Haber Merkezi
 
 Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu
 Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu
Yeni Parti'nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara'da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu.

Yeni Parti'nin ilçe ön seçimleri 26-27 Eylül tarihlerinde, Türkiye genelinde kurulan sandıklarla gerçekleştirildi. 26 Ağustos tarihine kadar partiye üye olan tüm üyelerin oy kullanabildiği seçimlerde, Ankara'da da 13 ilçede sandık kuruldu. Ön seçim sonuçlarına göre Ankara'nın 13 ilçe başkanı şöyle:

Akyurt - Yalçın İpek

Altındağ - Gökhan Urun

Ayaş - Fatih Öztürk

Çankaya - Ercan Başal

Elmadağ - Mehmet Kurusakız

Etimesgut - Özgür Şahbaz

Gölbaşı - Nazım Sağlam

Keçiören - Görkem Cevahir Yıldırım

Mamak - Şeref Demirbaş

Nallıhan - Mustafa Sarıkaya

Pursaklar - Hüseyin Benek

Sincan - Önder Ağdede

Yenimahalle - Halil Alankuş

Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında

Trabzon'da balıkçılar, tezgahlarında yerini alan palamudu tanesi 100 ile 125 lira arasında değişen fiyatlardan satışa sunuyor

 

28.09.2026 12:20:00
Anadolu Ajansı
 
Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında
Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında

Ortahisar ilçesindeki Moloz mevkisinde yer alan balıkçı tezgahlarında palamudun tanesi 100 ile 125 liradan satılırken, istavritin kilogramı 100, somon 200, çipura 500, levrek ise 600 liradan alıcı buluyor.

Balıkçı Ahmet Çoğalmış, AA muhabirine, vatandaşların bu sezon daha çok palamuda ilgi gösterdiğini söyledi.

Tezgahlardaki palamutların taze olduğunu belirten Çoğalmış, sıcak havanın balıkların görünümünü etkileyebildiğini ifade etti.

Çoğalmış, piyasadaki herkesin şu an taze balık sattığına dikkati çekerek, "Havalar sıcak gittiği için balıklar ezik gibi görünÜyor ama ezik değil. Havaların sıcaklığından dolayı biraz gevşek oluyor. Vatandaş bayat balık aldığını sanıyor ama öyle değil. Şu an piyasa herkes taze balık satıyor." diye konuştu.

Balıkçı Emin Avcı da bu sezon palamudun daha fazla, hamsinin ise daha az olmasını beklediklerini dile getirdi.

Hamsinin şu anda Marmara tarafından geldiğini aktaran Avcı, "Hamsi palamut gibi olmaz, az olur. Şu anda hamsi geliyor ama Marmara tarafından geliyor. Bizim yerli hamsi daha çıkmadı. Palamut olduğu zaman hamsi biraz daha az oluyor" dedi.

Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu

Gaziantep-Nurdağı kara yolunda yolcu otobüsü ile otomobilin kafa kafaya çarpıştığı feci kazada hayatını kaybeden 2'si çocuk 7 kişinin kimlikleri belirlendi. Otomobilde bulunan ve aynı aileden olan kurbanların cenazeleri otopsi işlemlerinin ardından Hatay'a gönderilirken, hastaneye kaldırılan 16 yaralıdan birinin durumunun ciddiyetini koruduğu açıklandı

28.09.2026 11:40:00 / Güncelleme: 28.09.2026 11:43:58
Haber Merkezi
 
Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu
Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu
Gaziantep'in Şehitkamil ilçesi kırsal Acaroba Mahallesi yakınlarında dün akşam saat 18.06'da meydana gelen, 34 HBS 100 plakalı yolcu otobüsü ile 31 AHB 98 plakalı otomobilin çarpıştığı feci kazanın bilançosu netleşti.

Hatalı sollama sonucu kontrolden çıkan otomobilin şerit ihlali yaparak otobüsün önüne kırılmasıyla gerçekleşen kazada, adli tıp kurumundaki kimlik tespit çalışmaları tamamlandı.

Aynı aileden 7 can yok oldu

Yapılan incelemelerin ardından otomobilde can veren sürücü ve yolcuların tamamının Hatay nüfusuna kayıtlı akrabalar olduğu belirlendi. Feci kazada hayatını kaybeden vatandaşların isimleri şu şekilde açıklandı:

• Gülistan Özdemir (46)

• Nisanur Özdemir (23)

• Zeynep Alin Özdemir (6 - Çocuk)

• Senem Gökşen (44)

• Atakan Gökşen (1 - Bebek)

• Fatma Balık (73)

• Gülhan Yaman (47) 

Gaziantep Adli Tıp Kurumu morgunda geceden bu yana süren otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından, 7 kişinin cenazesi ailelerine teslim edilerek defnedilmek üzere memleketleri Hatay'a uğurlandı.

1 kişinin hayati tehlikesi sürüyor

Kazanın ardından yan yatan midibüsten çıkarılarak kentteki çeşitli hastanelere sevk edilen 16 yaralının tedavisi hassasiyetle sürdürülüyor. Gaziantep Vali Yardımcısı İlker Eker, ilk saatlerde otobüsteki yolcuların büyük bölümünün hafif ve orta dereceli yaralanmalara sahip olduğunu bildirmişti.

Ancak gelişmeleri yakından takip eden İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi sosyal medya hesabından yaptığı son güncellemede, yaralılardan 1 vatandaşın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğunu ve hayati tehlikesinin devam ettiğini duyurdu. Diğer 15 yaralının ise genel durumlarının iyi olduğu ve hayati risklerinin bulunmadığı öğrenildi.

Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından görevlendirilen 1 Başsavcı Vekili ve 2 cumhuriyet savcısı eşliğinde, otobüs içi kameralar ve çevre güvenlik kameraları incelenerek kazayla ilgili geniş çaplı adli tahkikat sürdürülüyor.

Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi

Emniyet Teşkilatı Sendikası’nın 28 Eylül’de Türkiye genelinde iş bırakma kararı almasının ardından “polisler greve gidiyor” iddiaları gündeme geldi

28.09.2026 10:37:00
Haber Merkezi
 
Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi
Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi
Emniyet Teşkilatı Sendikası'nın 28 Eylül'de Türkiye genelinde iş bırakma kararı almasının ardından "polisler greve gidiyor" iddiaları gündeme geldi. Emniyet Genel Müdürlüğü ise eylemin polisleri kapsamadığını açıkladı.

Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM), sosyal medya ve bazı haber sitelerinde yayılan "polisler 28 Eylül'de iş bırakacak" iddialarına ilişkin açıklama yaptı. EGM, iş bırakma kararı alan sendikanın üyelerinin sivil personelden oluştuğunu belirterek polislerin iş bırakacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını bildirdi.

Sendika neden iş bırakma kararı aldı?

Tartışmanın başlangıcında ise Emniyet Teşkilatı Sendikası'nın açıklaması bulunuyor. Sendika, 28 Eylül Pazartesi günü öğleden sonra Türkiye genelinde iş bırakma eylemi yapacağını duyurdu.

Sendika kararının gerekçeleri arasında emniyet teşkilatındaki intihar vakaları, ekonomik ve sosyal sorunlar, ağır çalışma koşulları, mobbing, emeklilikte yaşanan gelir kayıpları ve özlük haklarındaki eşitsizlikler gösterildi.

Sendika ayrıca son beş günde yedi emniyet teşkilatı mensubunun yaşamına son verdiğini, Bursa ve İstanbul'da iki teşkilat mensubunun ise intihar girişiminde bulunduğunu açıkladı. Anayasa Mahkemesi önündeki eylem sırasında emekli bir emniyet mensubunun yaşamına son vermesi de açıklamada hatırlatıldı.

"Bu tablo artık görmezden gelinemez"

Sendika, yaşananların ardından yalnızca sorunların dile getirilmesinin yeterli olmadığını belirterek eylem kararı aldığını duyurdu. Açıklamada 3600 ek gösterge, yardımcı hizmetler sınıfının sorunları, eşit işe eşit ücret ve Emniyet Meslek Kanunu gibi başlıklarda çözüm bekleyen sorunlara da dikkat çekildi.

EGM: Polisler eyleme katılmayacak

Tartışmaların "polisler bugün görev bırakacak" şeklinde yayılması üzerine EGM devreye girdi. Kurum, 28 Eylül'deki iş bırakma kararının sendika üyesi sivil personeli ilgilendirdiğini, polislerin iş bırakacağı yönündeki iddiaların ise gerçeği yansıtmadığını açıkladı.

Böylece 28 Eylül'deki iş bırakma tartışmasının, emniyet teşkilatındaki çalışma koşulları ve özlük haklarına ilişkin sorunlardan kaynaklandığı; ancak EGM'ye göre eylemin görevdeki polisleri kapsamadığı ortaya konuldu.

Fatih Altaylı herkesin merak ettiği soruyu sordu

Gazeteci Fatih Altaylı, AK Parti eski Genel Başkan Yardımcısı ve eski Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki borsa ve fon iddialarını köşesinde değerlendirdi

28.09.2026 10:08:00
Haber Merkezi
 
Fatih Altaylı herkesin merak ettiği soruyu sordu
Fatih Altaylı herkesin merak ettiği soruyu sordu
Fatih Altaylı, Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki borsa iddialarını köşesine taşıdı. Altaylı, Kaya ve eşinin Tera üzerinden yaptığı öne sürülen işlemlerdeki yüksek getiriyi gündeme getirirken, soruşturmanın toplam büyüklüğü olarak dile getirilen 25 milyar dolara dikkat çekti: "Fatma Betül Kaya'dan 45 milyon doları çıktı. Gerisi nereden çıkacak?"

Gazeteci Fatih Altaylı, AK Parti eski Genel Başkan Yardımcısı ve eski Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki borsa ve fon iddialarını köşesinde değerlendirdi.

Altaylı, Yeni Parti Sözcüsü Zeynel Emre'nin Kaya hakkında ortaya attığı iddiaları ilk duyduğunda bunların gerçeği yansıtmayacağını düşündüğünü belirtti. Ancak daha sonra gündeme gelen rakamların dikkat çekici olduğunu ifade etti.

63 MİLYON TL'DEN 1,3 MİLYAR TL'YE

Altaylı'nın aktardığı iddiaya göre Kaya, nisan ayında Tera üzerinden yaklaşık 63 milyon TL tutarında yatırım yaptı. İddiaya göre bu para eylül ayında yaklaşık 1 milyar 344 milyon TL olarak geri çekildi.

Altaylı, söz konusu rakamları dolar üzerinden de hesaplayarak, yaklaşık 1 milyon 432 bin dolarlık yatırımın 5 ay içerisinde 28 milyon dolara ulaştığı iddiasını gündeme getirdi. Yazar, bunun dolar bazında yaklaşık yüzde 2 binlik artış anlamına geldiğini yazdı.

EŞİNE AİT İŞLEMLER DE GÜNDEMDE

Altaylı, Kaya'nın eşi İlyas Kaya hakkındaki iddiaları da yazısına taşıdı.

Buna göre İlyas Kaya'nın nisan ayında yaklaşık 99 milyon TL yatırdığı, eylül ayında ise yaklaşık 826 milyon TL ile çıktığı öne sürüldü.

Altaylı, bu rakamların dolar karşılığının yaklaşık 2 milyon 250 bin dolardan 17 milyon 210 bin dolara yükselmek anlamına geldiğini belirterek, işlemlerin fonun batmasından hemen önce gerçekleştiği iddiasına dikkat çekti.

"SADECE FATMA BETÜL SAYAN KAYA MI?"



Altaylı'nın yazısının odağındaki soru ise fon soruşturmasının tamamına ilişkin oldu.

Yazar, "Sadece Fatma Betül Sayan Kaya mı yapmıştır bu işi? Başka kimler böyle servet edindi?" sorusunu gündeme getirdi.

Altaylı, ardından soruşturmayla bağlantılı olarak dile getirilen 25 milyar dolarlık toplam büyüklüğe dikkat çekerek şu soruyu sordu:

"Fatma Betül Kaya'dan 45 milyon doları çıktı. Gerisi nereden çıkacak! Çıkacak mı?"

ESKİ DOSYA: İBB'DEN 85 BİN 791 DOLARLIK EĞİTİM ÖDEMESİ

Kaya'nın adı daha önce de ABD'deki eğitimi nedeniyle İBB iştiraki İSBAK'tan aldığı öne sürülen ödemelerle gündeme gelmişti.

İBB'nin eski yönetimi döneminde, Kaya'nın 14 Kasım 2008'de İSBAK AŞ'de elektrik-elektronik mühendisi olarak işe başladığı, yaklaşık iki ay sonra da ABD'de eğitim için İBB bursuyla gönderildiği kamuoyuna yansıyan kayıtlarda yer aldı.

İSBAK tarafından Kaya'ya yurtdışı eğitim sözleşmesi kapsamında 85 bin 791 dolar ve 20 bin 289 TL ödeme yapıldığı belirtildi.

İBB PARAYI GERİ İSTEMİŞTİ

Konu 2021 yılında İBB Teftiş Kurulu'nun incelemesiyle yeniden gündeme geldi.

Dönemin İBB yönetimi, Kaya'dan ve kefil olan aile üyelerinden 85 bin 791 dolar ile 20 bin 289 TL'nin, masraflar ve yasal faiziyle birlikte geri ödenmesini talep etti. Ayrıca dönemin bazı İSBAK yöneticileri hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunuldu.

İBB müfettişlerinin raporuna ilişkin haberlerde, yurtdışı eğitim sözleşmesindeki bazı hükümlerin ihlal edildiği iddiaları da yer aldı. Bunlar arasında eğitim sonrasında İSBAK'ta çalışma yükümlülüğü ve eğitim süresinin uzatılmasına ilişkin sözleşme hükümleri tartışma konusu oldu.

Ancak bu eski dosyada da önemli bir ayrım bulunuyor: Kaya hakkında 2021 sonunda işlem başlatıldığı, sonrasında takipsizlik kararlarının verildiği basına yansıdı. Ayrıca Kaya'nın başvurusu üzerine İBB bursuyla ilgili çok sayıda internet içeriğine 2024'te erişim engeli getirildi.

ALTAYLI'NIN VURGUSU NE?



Altaylı'nın yazısındaki temel vurgu, yalnızca Kaya hakkındaki iddialar değil. Yazar, Kaya üzerinden ortaya çıkan rakamların, eğer soruşturmadaki toplam para büyüklüğü iddiasıyla birlikte değerlendirilecekse, "başka kimlerin bu sistemden ne kadar kazanç sağladığı" sorusunu gündeme getirdiğini belirtiyor.

Dolayısıyla "25 milyar doların 45 milyonu eski Bakan'dan çıktı" ifadesi, 25 milyar dolarlık toplam büyüklüğün tamamının Kaya'ya ait olduğu anlamına gelmiyor. Altaylı, Kaya hakkında öne sürülen yaklaşık 45 milyon dolarlık tutarı, soruşturmada konuşulan 25 milyar dolarlık toplam rakamla karşılaştırarak geriye kalan miktarın akıbetini sorguluyor.

Kaya ise iddiaların ardından AK Parti Genel Başkan Yardımcılığı ve diğer görevlerinden istifa etti. Hakkındaki borsa işlemlerine ilişkin iddiaların hukuki olarak kesinleşmiş bir suç veya mahkûmiyet anlamına gelmediği de ayrıca belirtilmeli.

Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı

İstanbul'da sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar kapsamında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı

28.09.2026 06:00:00
AA
 
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca, sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar sürüyor.

Soruşturma kapsamında Başsavcılığın ilgili kurumlara yazdığı müzekkerede kişi ve kurumların hesaplarında bulunan sermaye piyasası araçlarının dondurulmasının talep edildiği bildirildi.

Yazıda, ilgili kurumlar nezdinde mal varlığı ve para hareketlerine yönelik tedbir uygulanan firmalar ve fonlarla alakalı olarak, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve ilgili kurullar tarafından yeni değerlendirme ve bildirimlerin yapıldığı belirtildi.

Bu doğrultuda, söz konusu tedbirlerin ve mal varlığının dondurulması kararının kaldırılmasına karar verildiği kaydedildi.

Soruşturmada tedbir kararı kaldırılan 45 firma ile 19 fonun bulunduğu, gerçek kişiler üzerindeki tedbirin ise devam ettiği öğrenildi.

Soruşturma

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının MASAK'a 17 Eylül'de gönderdiği müzekkerede, Pusula Finans Holding AŞ, Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ, Hedef Holding AŞ ve Bulls Yatırım Menkul Değerler AŞ ile bunların alt şirketlerinin yöneticilerine ilişkin mali verilerin temini talep edilmişti.

Şirketlerin tüm yöneticilerinin açık kimlik bilgilerinin tespit edilmesi, bunların 2024'ten bugüne kadar yurt dışına gerçekleştirdikleri para ve kripto varlık transferleri ile tüm para giriş-çıkışlarının ham veri halinde Başsavcılığa gönderilmesi istenmişti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturmada, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi Emre Alkin, Tera Yatırım Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Alkin, Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk, Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan, Pusula Portföy Yönetimi AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız, Namık Kemal Gökalp, Altunç Kumova ve İbrahim Bekçi tutuklanmıştı.

Gözaltına alınan Enver Çevik ve Kemal Akkaya, savcılıktaki ifadelerinin ardından serbest bırakılmıştı.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı, Tera Yatırım Yönetim Kurulu üyeleri Bülent Uygun ve Abdulkadir Özkan da adliyeye sevk edilmiş ve tutuklanmıştı.

Adliyeye sevk edilen şüphelilerden Furkan Baki, Murat Keçeci, Ramazan Erbey, İlhan Aygül, Salih Can Bülbül, Selçuk Kahya, Uğur Akkafa, Samet Çetinel, Celal Yarız, İsmail Ege, Mehmet Yıldırım, Lütfi Çetinel, Berkan Gülen ve Mehmet Erbey'in tutuklanmasına, 3 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbirinin uygulanmasına karar verilmişti.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edilen 19 şüpheli tutuklanmış, 2 zanlı ise adli kontrol şartıyla salıverilmişti.

Devam eden soruşturmada 8 zanlı daha gözaltına alınmış, 6'sının tutuklanmasına hükmedilmişti.

Böylece soruşturmada tutuklananların sayısı 51'e ulaşmıştı.

Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener'le birlikte hakkında yakalama kararı çıkarılan Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel de gözaltına alınmıştı. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.