logo
28 EYLÜL 2026

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Sayın Özel, başkomutan olarak sana sesleniyorum ayağını denk al

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Sayın Özel, başkomutan olarak sana sesleniyorum; ayaklarını denk al, denk almazsan denk getirmesini de biz biliriz. Ordumun komuta kademesine laf atma yetkisi ve hakkı sende değildir. Haddini bileceksin" dedi.

26.02.2025 18:12:00
İhlas Haber Ajansı
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Sayın Özel, başkomutan olarak sana sesleniyorum ayağını denk al
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Sayın Özel, başkomutan olarak sana sesleniyorum ayağını denk al
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan 169. AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısına katıldı. AK Parti Teşkilatı, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın doğum günü vesilesi nedeniyle bir video gösterimi hazırladı. Pazar günkü 8. Olağan Büyük Kongreyi müteakip ilk Genişletilmiş İl Başkanları toplantısını gerçekleştirmenin bahtiyarlığını yaşadıklarını belirtti. AK Parti siyasetinde her kongre yasal bir zorunluluğun ifasının ötesinde anlam ve öneme sahip olduğunu ifade eden Erdoğan, "Bizim her kongremiz aynı zamanda yeni bir başlangıcı temsil eder. Bütün kongrelerimiz 14 Ağustos 2001'den beri yürüdüğümüz uzun ince yolda yeni bir kilometre taşı oldu. Büyük Kongremiz başta olmak üzere, 8. Olağan Kongre sürecimizin de hem siyasette hem de Türkiye'nin önünde yeni kapıları açtığını zamanla daha net bir şekilde göreceğiz. Önümüzdeki dönem, Allah'ın izniyle partimiz, ittifakımız, iktidarımız ve en nihayetinde ülkemiz açısından bir şahlanış dönemi olacaktır" diye konuştu.

"Muhalefetin hazımsızlığını gayet doğal karşılıyoruz"
"Son 3 gündür muhalefet dahil çeşitli kesimlerden gelen tepkilerde bunun işaretlerini şimdiden görmeye başladık. Muhalefetin hazımsızlığını gayet doğal karşılıyoruz" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kavgasız, şaibesiz, sandalyelerin ve ithamların havada uçuşmadığı bir kurultay dahi yapamayanların bize bakıp hırçınlaşması elbette normaldir. Bunların bizim nazarımızda hiçbir kıymeti harbiyesi yoktur. Bizim için aslolan milletimizin ve teşkilatımızın hissiyatıdır. Seçmenlerimizde teşkilat mensuplarımız da bizden yaklaşık 24 senedir desteğini ve duasını hiç eksik etmeyen aziz milletimizde kongremizin farklı bir heyecan dalgası oluşturduğunu memnuniyetle müşahede ediyoruz. AK Parti ve Cumhur İttifakı'nın Türkiye'nin aydınlık yarınlarının teminatı olduğu kongre maratonumuzda bir kez daha tebellür etmiştir. Bugüne kadarki diğer bütün kongrelerimiz gibi 8. Büyük Kongremiz de Allaha hamd olsun partimizin gücüne güç katmıştır" şeklinde konuştu.

AK Parti'nin kuruluşundan itibaren istişareyi ve ortak aklı siyasetinin merkezine yerleştirmiş bir kadro olduklarının altını çizen Erdoğan, "Hüküm kesin. 'Bütün işlerinizde dosdoğru olun, istişareyi elden bırakmayın.' AK Parti çatısı altında çeyrek asra varan siyaset yolculuğumuzda gerek ülkemize gerekse partimize dair konuları önce halkımıza danıştık, milletimizin beklenti, talep ve tekliflerine göre yol haritamızı şekillendirdik. Burada da kongre çalışmalarımız boyunca gözümüzü, kulağımızı bir an olsun milletimizden ayırmadık. Eleştirilerini baş tacı ettik, taltiflerine teşekkür ettik, tekliflerini dikkatle dinledik, uyarılarını hassasiyetle not ettik. Bunun yanında Türkiye buluşmalarıyla teşkilatımızın kanaatlerini aldık. Özel görüşmeler ve toplantılarda dostlarımızın fikirlerini öğrendik. Partimizin yetkili organlarında meseleleri enine boyuna konuştuk, tartıştık. Hiç çekinmeden, hiçbir komplekse kapılmadan iç muhasebemizi cesur ve samimi bir şekilde yaptık. Kendimizi check ettik. Çuvaldızı başkasına değil yine kendimize batırdık. Tüm bu süreçler neticesinde belirlediğimiz yol haritası çerçevesinde belde, ilçe, il ve son olarak büyük kongremizi gerçekleştirdik" ifadelerini kullandı.

"AK Parti'nin geleneğine, teamüllerine ve dava ahlakına yakışır bir atmosferde kelimenin tam manasıyla bayrak yarışı havasında alnımızın akıyla tamamladık"
İlçe başkanlıklarında yüzde 60, il başkanlıklarında yüzde 75 civarında bir değişime gittiklerini hatırlatan Erdoğan, "Merkez Karar ve Yönetim Kurulumuzda da 34 kardeşimiz nöbeti yeni arkadaşlarımıza devretti. Merkez yürütme kurulumuzu hem yeni isimlerle hem de kurduğumuz yeni başkanlıklarla daha da güçlendirdik. Yeni arkadaşlarımızın heyecanı, şevki ve birikimini eski arkadaşlarımızın tecrübesiyle birleştiren kuşatıcı bir kadro oluşturduk. Böylece kongre maratonumuzu AK Parti'nin geleneğine, teamüllerine ve dava ahlakına yakışır bir atmosferde kelimenin tam manasıyla bayrak yarışı havasında alnımızın akıyla tamamladık" dedi.
AK Parti'nin siyasete dair her konuda olduğu gibi kongrelerinde de farkını çok net biçimde ortaya koyduğunu bildiren Erdoğan, şunları kaydetti:
"8'inci Olağan Kongre sürecimiz Türk siyasetine örnek teşkil edecek bir olgunlukla hitama ermiştir. Burada öncelikle kongre sürecimizin başarıyla icrasında görev alan tüm kardeşlerime tek tek teşekkür ediyorum. Bakan arkadaşlarımıza, genel başkan yardımcısı arkadaşlarımıza, gençlik ve kadın kolları başkanlarımıza, milletvekillerimize, belediye başkanlarımıza, il genel ve belediye meclis üyelerimize katkılarından, desteklerinden dolayı şükranlarımı sunuyorum. 14 Ağustos 2001'den bugüne kadar AK Parti çatısı altında hizmet vermiş tüm kardeşlerimi tebrik ediyor, her birine emeklerinden ötürü samimi teşekkürlerimi iletiyor, Allah onlardan razı olsun diyorum. Ebediyete uğurladığımız yol arkadaşlarımızı bir kez daha rahmetle, minnetle yad ediyorum. Hiç şüphesiz en büyük teşekkürü bizleri muhabbetle bağrına basan aziz milletimiz hak ediyor. Kongrelerimiz vesilesiyle ziyaret ettiğimiz illerimizdeki vatandaşlarıma da aynı şekilde sevdaları ve ahde vefaları için yürekten teşekkür ediyorum."

"Tabii burada büyük kongremize özel bir parantez açmamız gerekiyor"
AK Parti'nin Kongre gününe özel bir parantez açan Erdoğan, "Ankara'nın eksi 10'ları bulan dondurucu soğuğuna ve ayazına rağmen bizleri salon dışında heyecanla bekleyen ve karşılayan teşkilatımızın vefa abidesi her bir mensubuna bugün bir kez daha teşekkürlerimi takdim ediyorum. Emniyetten aldığım rakamla konuşuyorum. O gün salonun dışında 60 bin kişi vardı. Kendilerinden Allah razı olsun, o soğuğa rağmen. Bir siyasetçi için en büyük şeref halka hizmet mücadelesini dirayetli kadrolarla beraber yürütmektir. Ben otobüsün üstünde adeta dondum. Ama 60 bin kişi ben konuşurken onlar orada donmadılar, dinlediler. Böyle bir teşkilata sahip olmaktan dolayı Rabb'ime her zaman şükrediyorum. Böyle bir teşkilata sahip olmaktan dolayı Rabbime her zaman hamd ettim. Pazar günü de yol arkadaşlarımızın kadirşinaslığı, inancı, azmi karşısında onur duydum. Salonun dışı kadar salonun içi de tek kelimeyle muhteşemdi. Sabahın ilk saatlerinde başlayan coşku ve heyecan hiç dinmedi. Maşallah bir an olsun eksilmedi. Gençlerimizin dinamizmi hanım kardeşlerimizin samimiyeti kongremize bir kez daha mührünü vurdu. Ankara ile birlikte diğer vilayetlerimizden gelen on binlerce kardeşimiz AK Parti'nin nasıl bir hareket olduğunu tüm dünyaya bir kez daha gösterdi. Ankara Spor Salonunu demokrasimiz açısından bir bayram yerine çeviren teşkilatımızın tüm güzide mensuplarına da buradan teşekkür ediyorum" ifadelerine yer verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yurt dışından kongreye teşrif eden misafirlere, Cumhur İttifakı'nda beraber yol yürüdükleri Milliyetçi Hareket Partililere başta olmak üzere siyasi partilerin temsilcilerine de aynı şekilde müteşekkir olduğunu vurguladı. Erdoğan, "Sayın Devlet Bahçeli'nin kongremize gönderdiği önemli semboller içeren birlik ve beraberliğimizi temsil eden anlamlı çiçek aranjmanı da bizleri ziyadesiyle mutlu etmiştir. Kendisine hasreten teşekkür ediyorum" dedi.

"Sizlerden de hizipciliği, ekipçiliği, eski yeni diye ayrımları asla kapınıza yaklaştırmamanızı özellikle bekliyorum"
Kongrelerde nöbeti devreden yol arkadaşlarına partim adına şükran duygularını ifade ederken, görevi devralanlara da Allah'tan muvaffakiyetler dileyen Erdoğan, "Türkiye yüzyılının inşasına partimizin çatısı altında omuz vermek isteyen yeni yol arkadaşlarımıza tekrar hoş geldiniz diyorum. İnşallah bundan sonra bir taraftan saflarımızı sıkılaştırırken, diğer taraftan AK Parti ailesini daha da büyütmeye, genişletmeye devam edeceğiz. Sizlerden de hizipciliği, ekipçiliği, eski yeni diye ayrımları asla kapınıza yaklaştırmamanızı özellikle bekliyorum. Unutmayınız AK Parti'de tasfiye olmaz, sadece takviye olur. Bizde yenilenme olur tazelenme ve kan değişimi olur. Görev alsın veya almasın, her bir arkadaşımız bizim yoldaşımızdır, gönüldaşımızdır, millete hizmet için beraber yürüyeceğimiz refikimizdir" diye konuştu.

"AK Parti milletin partisidir. 85 milyonun tamamının partisidir."
AK Parti'nin milletin partisi olduğunu ve 85 milyonun tamamının partisi olduğunu belirten Erdoğan, "Burası ülkenin ve milletin sorunlarına çözüm üretme merkezidir. Burası milletimizin maziden atiye kurduğu köprünün kilit taşıdır. Burası sadece seçim zaferleriyle değil, siyasete yaptığı eşsiz katkılarla tarihe yön vermiş bir harekettir. Kadro, vizyon ve millete hizmet iradesi noktasında Türkiye'nin en dinamik siyasi partisi biziz" dedi.

"Türkiye'nin ana muhalefet partisi adına daha utanç verici bir skandal patlak veriyor"
Rakiplerinin koltuk kavgasından başlarını bile kaldıramazken, yeni reform paketleriyle milletin huzuruna çıktıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ana muhalefet yolsuzluk, hırsızlık ve belediyeleri yağmalama batağına giderek daha fazla saplanırken, biz ülkemizi nasıl dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına yükseltiriz bunun mücadelesini veriyoruz. Yani AK Parti ve Cumhur İttifakı'nın gündemindeki konularla muhalefetin gündemini meşgul eden meseleler arasında dağlar kadar fark var. Son haftalardaki heybeden ortaya saçılan turplar özellikle ana muhalefetin nasıl bir çirkefin içinde debelendiğini milletimize tekrar göstermiştir. Kurultaylarından tahsillerine konserlerinden ihalelere kadar elinize attığınız her yerden ya usulsüzlük ya yolsuzluk ya da eski Çankaya Belediye Başkanları'nın ifadesiyle 'yamyamlık fışkırıyor'. Bundan daha kötü ne olabilir dedikçe bakıyorsunuz ertesi gün daha mide bulandırıcı Türkiye'nin ana muhalefet partisi adına daha utanç verici bir skandal patlak veriyor. Ana muhalefet cephesindeki süfli tartışmaları bilhassa seçmenlerinin büyük bir mahcubiyetle takip ettiğine inanıyorum. Ortaya dökülen turpları gördükçe eminim bizim gibi milletimiz de şu soruları soruyor. Ya sizin hiç mi düzgün işiniz olmaz' Sizin hiç mi hukuka, nizama, ahlaka uygun icraatınız olmaz' Sizin hiç mi şaibesiz, hiç mi katakulliye getirmediğiniz adımınız olmaz' Gazi Mustafa Kemal'in kurduğu partiyi düşürdüğünüz hallerden hiç mi utanmıyorsunuz' Sayın Özel milletin kürsüsünü önüne gelene sataştığı polemik kürsüsüne çevireceğine şayet yüzü ve yüreği varsa çıksın bunlara bir cevap versin. Sayın Özel AK Parti'nin millete hizmet davasında ben de varım diyenlere çamur atacağına çıksın şaibe ve usulsüzlük iddialarını cevaplandırsın. Sayın Özel para kulelerini şişirilmiş konser faturalarını hısım akraba çiftliğine dönüştürdükleri belediyelerdeki sahtekarlıkları açıklasın. Sayın Özel çok konuşmakta ancak boş konuşmaktadır. Diyet borcu Sayın Özel'i siyaseten müşkül durumda bırakmaktadır. Sayın Özel'in ne tuttuğu yol yoldur ne üslubu siyasi nezakete uygundur" açıklamalarında bulundu.

"Ordumun komuta kademesine laf atma yetkisi ve hakkı sende değildir"
CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in partisinin dünkü grup toplantısında TSK'nın komuta kademesiyle ilgili kullandığı ifadelerin bunun en son örneğini olduğunu ifade eden Erdoğan, "Sayın Özel başkomutan olarak sana sesleniyorum. Ayaklarını denk al, denk almazsan denk getirmesini de biz biliriz. Ordumun komuta kademesine laf atma yetkisi ve hakkı sende değildir. Haddini bileceksin. Haddini bileceksin. Bu ordumun komuta kademesine bilmem neredeki komutanlar, şunlar, bunlar laf atabilirler ama sana laf atmak kesinlikle bu milletin eğer bir evladıysan hiç yakışmaz. Gereğini ise ben de komuta kadememizi toplayacağım ve manevi tazminat davasından tut diğer her noktada bunlara davayı açacağız ve tüm koruma ve komuta kademesinin hemen davayı açmalarını Milli Savunma Bakanım dahil kendilerinden isteyeceğim. CHP Genel Başkanı ne kadar erken kendine gelirse hem partisi hem de ülkemiz siyaseti itibariyle o derece faydalı olacaktır. Diğer türlü Bay Kemal'i götüren çanlar çok yakında bu sefer kendisi için çalmaya başlayacaktır" dedi.

"AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak biz bu milletin umuduyuz"
Kendi sorununu çözemeyenin başkasının derdine derman olamayacağını aktaran Erdoğan, "Kendisi sürekli kriz üreten bir yapıdan milletin ve memleketin sıkıntılarına çare bulması beklenemez. Ne diyor atalarımız' 'Kendisi muhtacı himmet dede nerede kaldı gayrıya himmet ede.' Bunların da kendileri dışında başka hiç kimseye bir faydaları yok. Muhalefet kongre hitabımızda detaylıca anlattığımız toksik zihniyetinden kurtulmadan vatandaşın gözünde muteber bir alternatife dönüşemez. Karşımızdaki bu manzara aslında nasıl ağır bir vebal altında olduğumuzu bizlere bir kez daha hatırlatıyor. Çünkü biz koltuk kapma yarışı değil hizmette bayrak yarışı yapıyoruz. Toplam 11 buçuk milyona yaklaşan üye sayımızla biz büyük ve güçlü Türkiye idealini gerçeğe dönüştürmenin mücadelesini veriyoruz. Bundan 24 evvel hangi duygularla yola çıktıysak bugün de tüm teşkilat olarak aynı duygularla ülkemize aşkla hizmet ediyoruz. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak biz bu milletin umuduyuz. İstikbaliyiz, istiklalinin güvencesiyiz, birlik ve dirliğinin teminatıyız" ifadelerini kullandı.

"Türkiye birileri rahatsız olsa da Türkiye'den çok daha büyüktür"
Son güney Asya seyahatinde, Türkiye 783 bin kilometre kareden daha büyük bir ülke olduklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, birileri rahatsız olsa da Türkiye'den çok daha büyüktür. Tarihin, coğrafyanın ve medeniyetimizin bizlere yüklediği sorumluluktan kaçamayız. Mukadderatımızda ne varsa eninde sonunda kabullenecek hep beraber ona rağm olacağız. Bizler gelip geçeceğiz. Bizler bugün varız ama yarın yokuz. Milletin takdiriyle geldiğimiz bu koltuklarda ebediyen oturacak değiliz. Bizden öncekiler gibi emri hak, hukuk bulduğunda biz de geldiğimiz yere yani kara toprağa döneceğiz. Cahit Sıtkı Tarancı'nın dediği gibi 'hepimizin bir namazlık saltanatı olacak taht misali o musalla taşında' unutmayın. Fazla vaktimiz yok. Mesele gittikten sonra amel defterini hep açık tutacak işlere hizmetlere milletin hayır duasını alacak icraatlara imza atmaktır. Mesele insanın terk-i diyar eylediğinde arkasında milyonların yolunu aydınlatacak bir meşale bırakmasıdır. Gerisi dünyanın albenisidir, cazibesidir. Hangi görevde olursa olsun buradaki her bir kardeşimin yaptığı işe bu zaviyeden bakmasını özellikle rica ediyorum. Unutmayın. Bizim yol arkadaşımız iç ve dış güç odakları değil milletimizin bizatihi ta kendisidir. Bizim hizmetkarlığını yapmaktan onur duyacağımız tek merci de yine aziz milletimizdir. Bizi bugünlere getiren ay yüzlü, aksaçlı, aksakallı büyüklerimizin duasıdır. Bizi bugünlere getiren garibin, yetimin, öksüzün, ihtiyaç sahibinin duasıdır. Kapısını çaldığımız elinden tuttuğumuz derdine derman olduğumuz her bir kardeşimizin şöyle kalbinden kopup gelen Allah razı olsun niyazının yerini hiçbir şey tutamaz. Bugüne kadar nasıl elitlerle, seçkinlerle, sesi çok çıkanlarla değil sessiz yığınlarla yürüdüysek inşallah bundan sonra da yolumuza aynı rotada sapmadan devam edeceğiz. Kimlerin arasından geldiğimizi bu koltuklara bizi kimin ve nasıl getirdiğini asla unutmayacağız. Yükümüzün ne kadar ağır, mesuliyetlerimizin ne kadar büyük olduğunu aynı şekilde hiçbir zaman unutmayacağız. En zor zamanlarımızda başarımız için semaya açılan o nasırlı elleri evet dün olduğu gibi bugün de yarın da unutmayacağız" diye konuştu.

"İnşallah cuma akşamı vasıl olacağımız Ramazan-ı Şerif'i çok çok iyi değerlendirmemizi sizlerden istiyorum" sözlerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Tüm Ramazan bizim için unutmayın. Bir rahmet ayıdır. Başı rahmet ortası mağfiret, sonu ebedi azaptan kurtuluş olan Ramazan-ı Şerif'i ana kademe kadın kolları, gençlik kolları olarak hep birlikte çok iyi değerlendireceğiz. Bizim için Ramazan birlik ve beraberliğin dostluk ve huzur ve muhabbet ikliminin zirveye ulaştığı bir rahmet ayıdır. Uzletle ülfeti bir araya getirdiğimiz tefekkür ve tezekkür ettiğimiz sofralarımızı gönüllerimizi hanelerimizi rahmet ve berekete sonuna kadar açtığımız dayanışma ve yardımlaşma mevsimidir. Bir yandan kendi iç murakibemizi yapıp nefsimizi sigaya çekmek, diğer yandan çevremiz başta olmak üzere halkımızla olan münasebetlerimizi güçlendirmek için kaçırılmaması gereken mühim bir fırsattır" dedi.
Teşkilatlara belediye başkanlarına Ramazan ayıyla ilgili uyarılarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Belediye başkanlarımızla birlikte tüm teşkilatımdan bu anlayışla Ramazan boyunca sahada olmalarını ihtiyaç sahiplerine el uzatmalarını kimseyi darda, sıkıntıda, aç açıkta bırakmamalarını bekliyorum. Bu ay sadakanın bol dağıtıldığı zekatın biliyorsunuz son zerresine kadar dağıtıldığı ve bu bereketi veren el alan elden hayırlıdır anlayışıyla olmayana oluşturduğumuz ulaştırdığımız bir ay olduğunu değerli arkadaşlar unutmayacağız. inşallah biz de bu sene Külliyede ramazan başlığı altında birçok etkinliğe ev sahipliği yapacağız. Halkımızın da iştirakiyle bu mübarek günleri en verimli, en bereketli şekilde idrak ve ihya etmenin gayretinde olacağız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Ramazan-ı Şerif'in bölgemiz başta olmak üzere dünyanın tamamı için barışa, huzura, adalete güvenlik ve istikrara giden yolun açılmasına vesile olmasını canı gönülden tebrik ediyorum, temenni ediyorum" ifadelerini kullandı.


RTÜK'ten Osmaniye'deki saldırıya yayın yasağı

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), Osmaniye'de bir öğretmenin okul bahçesinde öldürülmesine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında yayın yasağı kararı alındığını açıkladı

28.09.2026 16:34:00
İhlas Haber Ajansı
 
RTÜK'ten Osmaniye'deki saldırıya yayın yasağı
RTÜK'ten Osmaniye'deki saldırıya yayın yasağı
Olaya ilişkin RTÜK'ten yapılan açıklamada, "Osmaniye 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 28/09/2026 tarihli ve 2026/5294 D. İş sayılı kararı ile Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2026/15733 sayılı soruşturma kapsamındaki olay hakkında yayın yasağı getirilmiştir.

Karar; toplum sağlığının ve ahlakın, milli güvenliğin, kamu düzeninin ve kamu güvenliğinin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi ve yargı gücünün otorite ve tarafsızlığının sağlanması amacıyla verilmiştir. Kararda, soruşturma konusu olayla ilgili olarak her türlü haber, röportaj, eleştiri vb. yayınların, görsel ve sosyal medya ile internet ortamında yapılmasının 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 3. maddesi uyarınca yasaklandığı belirtilmektedir.

Bu kapsamda, tüm medya hizmet sağlayıcılarının söz konusu kararın gereklerine titizlikle uyması önem arz etmektedir. Yayın yasağına aykırı yayın yapılması hâlinde, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un ilgili hükümleri uyarınca gerekli işlemler yapılacaktır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur" ifadelerine yer verildi.

Komedyen Deniz Göktaş ilk duruşmada tahliye edildi

"Ölü Deniz" isimli stand-up gösterisindeki şakaları gerekçe gösterilerek 88 gündür "kuyu tipi" cezaevinde tutulan komedyen Deniz Göktaş, çıkarıldığı ilk duruşmada tahliye edildi. Mahkeme Göktaş'a toplam 1 yıl 7 ay hapis cezası verirken, hükümle birlikte serbest bırakılmasına hükmetti

28.09.2026 16:10:00
Haber Merkezi
 
Komedyen Deniz Göktaş ilk duruşmada tahliye edildi
Komedyen Deniz Göktaş ilk duruşmada tahliye edildi
YouTube üzerinden yayımladığı "Ölü Deniz" adlı stand-up gösterisi nedeniyle hakkında soruşturma başlatılan ve 3 Temmuz'dan bu yana cezaevinde bulunan ünlü komedyen Deniz Göktaş, İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nde ilk kez hâkim karşısına çıktı. Hakkında 12 yıl 2 aya kadar hapis cezası talep edilen davanın ilk duruşmasında mahkeme, Göktaş hakkında tahliye kararı verdi.

Yoğun güvenlik önlemlerinin alındığı ve salon yetersizliği nedeniyle İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi salonunda görülen duruşmayı siyasi parti temsilcileri, çok sayıda gazeteci, avukat ve yurttaş takip etti.

İki suçtan ceza, bir suçtan beraat

Kararını açıklayan mahkeme heyeti, Deniz Göktaş'ı "Cumhurbaşkanına alenen hakaret" suçundan 11 ay 20 gün, "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik veya aşağılama" suçundan ise 7 ay 15 gün olmak üzere toplam 1 yıl 7 ay 5 gün hapis cezasına çarptırdı. "Daltonlar Çetesi" ile ilgili yaptığı espriler nedeniyle yöneltilen "suçu ve suçluyu övme" suçlamasından ise beraatine hükmedilen Göktaş, aldığı cezaların hükmüyle birlikte tahliye edildi.

"Cümle başına 22 gün hücrede kaldım"

Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda (kuyu tipi cezaevi) tek kişilik hücrede geçirdiği 88 günü anlatarak savunmasına başlayan Deniz Göktaş, mizahın suç sayılamayacağını vurguladı. Göktaş savunmasında şu ifadelere yer verdi:

"3 Temmuz'dan beri kuyu tipi bir cezaevinde güneş görmeden, başka hiçbir insan temasım olmadan hücredeyim. Harbiye'de kurduğum 4 cümle ile suçlanıyorum ve kurduğum cümle başına tam 22 gündür hücredeyim. Yasalar değişmedi. Değişen ne? Şaka kaldıramayan, eleştiri kaldıramayan kırılgan yöneticiler."

Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik kullandığı "diktatör" ifadesinin hakaret değil, siyasi bir betimleme olduğunu savunan komedyen, "Bu coğrafyanın yüzlerce yıllık geleneği olan hicve açık olunmalıdır" dedi. İddianamedeki "oruç tutan canlı bombalar" ve "dalgıçlar (haşema)" şakalarının ise toplumsal gerginliklerin mizahi bir dille dışa vurumu olduğunu ekledi.

Adliyede yaşananları anlattı: "Zorla Kılıçdaroğlu ile görüştürüldüm"

Göktaş savunmasında, gözaltına alınma ve tutuklanma sürecindeki usulsüzlüklere de dikkat çekti. Yurt dışı tatilini kendi isteğiyle yarıda keserek Türkiye'ye döndüğünü belirten Göktaş, havalimanında ters kelepçeyle gözaltına alındığını söyledi. Göktaş, Çağlayan Adliyesi'nde yaşadığı ilginç bir anıyı da mahkeme salonunda paylaştı:

"Hâkimliğe çıkarılmayı beklerken bana üç kez 'Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşmek istiyor musun?' diye soruldu. Görüşmek istemediğimi net bir şekilde söylememe rağmen emrivakiyle adliye koridorunda kendisiyle görüştürüldüm. Ters kelepçe yetmezmiş gibi bir de Kılıçdaroğlu ile görüştürüldüm. Kılıçdaroğlu bana 'Niye döndün, imkanım olsa bir dakika durmam burada' demeyen tek kişiydi."

88 günlük belirsiz bekleyişin ardından özgürlüğüne kavuşan Deniz Göktaş'ın tahliye kararı, adliye koridorlarında ve sosyal medyada büyük bir sevinçle karşılandı.

Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi

Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi. Bu kayıtlarla, tasfiye sürecine yaklaşılırken fonlardan gerçekleşen çıkışların büyüklüğü, zamanlaması ve yatırımcı bazındaki dağılımı soruşturma dosyasında incelenecek

28.09.2026 14:00:00
Haber Merkezi
 
Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi
Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi
20 milyar dolarlık büyüklüğe ve 450 binin üzerinde hesap sahibine ulaşan fon soruşturmasında tasfiye koşulları netleşiyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ekonomi kurmaylarıyla yaptığı toplantıda, öncelikle 1 milyon lira ve altındaki fon paylarının ödenmesinin gündeme geldiği belirtildi.

Toplam büyüklüğü 20 milyar dolara ulaşan ve 450 binin üstündeki hesap sahibini doğrudan ilgilendiren fon kriziyle ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma giderek derinleştirilirken, kapatılan fonların tasfiyesine ilişkin koşullar da netleşmeye başladı. Bu kapsamda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ekonomi kurmaylarıyla yaptığı toplantıda, öncelikli olarak 1 milyon lira ve altındaki fon paylarının ödenmesi yönünde karar çıktığı ifade ediliyor. Son üç aylık dönem başta olmak üzere soruşturmaya konu fonlardaki tüm hesap hareketleri detaylıca incelenecek. Devam eden soruşturmada tutuklu sayısı 51'e yükselirken, 46 düzel kişi, 18 fon ve 42 gerçek kişinin malvarlığı ise kaçırma, değer azaltma, üçüncü kişilere devrin önlenmesi amacıyla donduruldu.

Kapsamda hangi fonlar var?
Son dönemlerde çok sayıda operasyona imza atan Adalet Bakanlığı'nın en kapsamlı soruşturmasını fonlarla ilgili sürdürülen soruşturma oluşturuyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ve Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet suçları kapsamında yürüttüğü fon soruşturmasında, 7 yatırım şirketine ait fonların para ve yatırımcı trafiğinin ortaya çıkarılması için Merkezi Kayıt Kuruluşuna müzekkere yazdı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen 2026/149004 sayılı fon soruşturması kapsamında 22 Eylül'de Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan fonlara ilişkin ayrıntılı yatırımcı ve işlem kayıtlarını istedi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı MKK'ya yaptığı başvuruda, Pusula Finans Anonim Şirketi, Tera Yatırım Menkul Değerler A.Ş., Hedef Portföy Yönetimi A.Ş., Bulls Yatırım Menkul Değerler A.Ş., A1 Capital Menkul Değerler A.Ş., Atlas Menkul Kıymetler Yatırım Ortaklığı ile Pardus Menkul Kıymetler A.Ş. ile bağlantılı fonlara ilişkin kayıtların incelenmesini istedi. TCK'nın suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ile 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet suçları kapsamında yürütülen soruşturmada tasfiye tarihine kadar yapılan yatırımcı bazlı tüm hareketlerin tespiti istendi.

Para hareketleri ortaya çıkarılacak
Yatırımcıların fonlardaki alım-satım işlemlerinin TL karşılıkları, mevcut hesaplardaki katılma payı değerleri, pay oranları ve benzeri nitelikteki kayıtları isteyen İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, fonlardaki yatırımcı hareketlerinin dönemsel olarak ortaya çıkarılarak, para trafiğinin ayrıntılı biçimde incelenmesini hedefliyor. Savcılığın MKK'dan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi. Bu kayıtlarla, tasfiye sürecine yaklaşılırken fonlardan gerçekleşen çıkışların büyüklüğü, zamanlaması ve yatırımcı bazındaki dağılımı soruşturma dosyasında incelenecek. Soruşturmaya ilişkin sosyal medya hesabından değerlendirmede bulunan Adalet Bakanı Akın Gürlek, amacın birikimlerin istismarına izin vermemek ve mağduriyetin kanunun öngördüğü koşullar çerçevesinde giderilmesinin amaçlandığını bildirdi. Bakan Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından "suç işlemek amacıyla örgüt kurma-üye olma", "nitelikli dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" ve "sermaye piyasası kanununa muhalefet" suçları kapsamında yürütülen soruşturmada, para hareketlerinin tüm yönleriyle ortaya çıkarılmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü aktardı.

Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek

Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek. Yenilik Partisi'nin isim benzerliği itirazıyla başlayan süreçte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı daha önce Yeni Parti'ye isim değişikliği yönünde tebligat göndermişti

28.09.2026 13:30:00
Haber Merkezi
 
 Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek
 Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek
Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek. Yenilik Partisi'nin isim benzerliği itirazıyla başlayan süreçte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı daha önce Yeni Parti'ye isim değişikliği yönünde tebligat göndermişti.

AYM'nin 24 Eylül'de yayımladığı 29 Eylül Genel Kurul gündeminin ilk sırasında, E.2026/9 (Değişik İşler) numaralı dosya yer aldı. Gündemde dosyanın konusu, "Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 96. maddesine aykırılığı ileri sürülerek anılan Kanun'un 104. maddesi gereğince hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine karar verilmesi talebi" olarak belirtildi.

Süreç, Yenilik Partisi'nin itirazıyla başladı
Öztürk Yılmaz'ın genel başkanlığını yaptığı Yenilik Partisi, "Yeni Parti" adının kendi parti adıyla karıştırılabileceğini savunarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurdu. Yılmaz, "Yeni" ve "Yenilik" ifadelerinin seçmen açısından karışıklığa yol açabileceğini ve Yeni Parti isminde ayırt edici bir ek bulunmadığını ileri sürdü.

Başvurunun ardından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 14 Eylül'de Yeni Parti'ye isim değişikliği talebi içeren bir tebligat gönderdi. Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir ise parti adının belirlenmesinde mevcut içtihatların dikkate alındığını belirterek isim benzerliği iddiasına karşı çıktı.

İki seçenek konuşuluyor
Yeni Parti yetkilileri isim benzerliği olmadığını belirtmiş, "Buna rağmen aksi yönde bir karar çıkarsa küçük bir değişiklikle yola devam ederiz" mesajını vermişti.

Kulislerde "Halkın Yeni Partisi" ve "Değişim Partisi" gündeme gelen seçenekler arasında yer alıyor.

İBB davasının 88. duruşması başladı

İBB davasına ilişkin 57'si tutuklu 436 sanığın yargılandığı davanın 88. duruşması başladı

28.09.2026 12:09:00
Anadolu Ajansı
 
İBB davasının 88. duruşması başladı
İBB davasının 88. duruşması başladı

İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda görülen duruşmaya, görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ile Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık ve Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun'un da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.

Bazı tutuksuz sanıklar ile avukatlarının da bulunduğu duruşmada, sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.

Duruşma, tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasıyla devam ediyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İBB Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.

İddianamede, 16 kişi "müşteki", 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" olarak bulunuyor.

Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaat ile sebep olunan kamu zararının, suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar lira ve 24 milyon dolar, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğuna" ilişkin değerlendirme yapılıyor.

İddianamede yer alan örgüt şemasında, sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş, Adem Soytekin, Ertan Yıldız, Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor.

Şemada, 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu aktarılarak örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.

İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu, kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma" ve "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ongun'un "rüşvet" ve 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.

İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Birleşen dosya

Beyoğlu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan İnan Güney'in de aralarında bulunduğu 7 sanık hakkında hazırlanan iddianame de bu davayla birleştirilmişti.

İddianamede, sanıklar İnan Güney, İsmail Akkaya, Seyhan Özcan, Veysel Eren Güven, Sabriye Akkaya, Mehmet Akif Bulut ve Deniz Göleli'nin "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme" ile "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 9 yıl 8 aydan 31 yıl 8'er aya kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor.

Birleşen ikinci dosya

Ağaç ve Peyzaj AŞ üzerinden usulsüzce kurgusal ihale sistematiği işletilerek ihalelere fesat karıştırıldığı iddiasıyla yürütülen soruşturma tamamlanmış ve 29 sanık hakkında hazırlanan iddianame de bu davayla birleştirilmişti.

Sanıklar Ekrem İmamoğlu, Fatih Keleş ve Ali Sukas'ın "ihaleye fesat karıştırma", "resmi belgede sahtecilik", "rüşvet alma ve verme" ile "rüşvete aracılık etme" suçlarından 62'şer yıldan 168'er yıla kadar hapisle cezalandırılmaları, diğer 26 sanık hakkında ise aynı suçlardan 3 yıldan 168 yıla kadar değişen sürelerde hapis cezası isteniyor.

Yargılama sürecinde, birleşen dosyalarla birlikte 59 sanığın tahliye edilmesiyle davada 57 tutuklu sanık bulunuyor.

Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi

Emniyet Teşkilatı Sendikası’nın 28 Eylül’de Türkiye genelinde iş bırakma kararı almasının ardından “polisler greve gidiyor” iddiaları gündeme geldi

28.09.2026 10:37:00
Haber Merkezi
 
Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi
Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi
Emniyet Teşkilatı Sendikası'nın 28 Eylül'de Türkiye genelinde iş bırakma kararı almasının ardından "polisler greve gidiyor" iddiaları gündeme geldi. Emniyet Genel Müdürlüğü ise eylemin polisleri kapsamadığını açıkladı.

Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM), sosyal medya ve bazı haber sitelerinde yayılan "polisler 28 Eylül'de iş bırakacak" iddialarına ilişkin açıklama yaptı. EGM, iş bırakma kararı alan sendikanın üyelerinin sivil personelden oluştuğunu belirterek polislerin iş bırakacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını bildirdi.

Sendika neden iş bırakma kararı aldı?

Tartışmanın başlangıcında ise Emniyet Teşkilatı Sendikası'nın açıklaması bulunuyor. Sendika, 28 Eylül Pazartesi günü öğleden sonra Türkiye genelinde iş bırakma eylemi yapacağını duyurdu.

Sendika kararının gerekçeleri arasında emniyet teşkilatındaki intihar vakaları, ekonomik ve sosyal sorunlar, ağır çalışma koşulları, mobbing, emeklilikte yaşanan gelir kayıpları ve özlük haklarındaki eşitsizlikler gösterildi.

Sendika ayrıca son beş günde yedi emniyet teşkilatı mensubunun yaşamına son verdiğini, Bursa ve İstanbul'da iki teşkilat mensubunun ise intihar girişiminde bulunduğunu açıkladı. Anayasa Mahkemesi önündeki eylem sırasında emekli bir emniyet mensubunun yaşamına son vermesi de açıklamada hatırlatıldı.

"Bu tablo artık görmezden gelinemez"

Sendika, yaşananların ardından yalnızca sorunların dile getirilmesinin yeterli olmadığını belirterek eylem kararı aldığını duyurdu. Açıklamada 3600 ek gösterge, yardımcı hizmetler sınıfının sorunları, eşit işe eşit ücret ve Emniyet Meslek Kanunu gibi başlıklarda çözüm bekleyen sorunlara da dikkat çekildi.

EGM: Polisler eyleme katılmayacak

Tartışmaların "polisler bugün görev bırakacak" şeklinde yayılması üzerine EGM devreye girdi. Kurum, 28 Eylül'deki iş bırakma kararının sendika üyesi sivil personeli ilgilendirdiğini, polislerin iş bırakacağı yönündeki iddiaların ise gerçeği yansıtmadığını açıkladı.

Böylece 28 Eylül'deki iş bırakma tartışmasının, emniyet teşkilatındaki çalışma koşulları ve özlük haklarına ilişkin sorunlardan kaynaklandığı; ancak EGM'ye göre eylemin görevdeki polisleri kapsamadığı ortaya konuldu.

Fatih Altaylı herkesin merak ettiği soruyu sordu

Gazeteci Fatih Altaylı, AK Parti eski Genel Başkan Yardımcısı ve eski Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki borsa ve fon iddialarını köşesinde değerlendirdi

28.09.2026 10:08:00
Haber Merkezi
 
Fatih Altaylı herkesin merak ettiği soruyu sordu
Fatih Altaylı herkesin merak ettiği soruyu sordu
Fatih Altaylı, Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki borsa iddialarını köşesine taşıdı. Altaylı, Kaya ve eşinin Tera üzerinden yaptığı öne sürülen işlemlerdeki yüksek getiriyi gündeme getirirken, soruşturmanın toplam büyüklüğü olarak dile getirilen 25 milyar dolara dikkat çekti: "Fatma Betül Kaya'dan 45 milyon doları çıktı. Gerisi nereden çıkacak?"

Gazeteci Fatih Altaylı, AK Parti eski Genel Başkan Yardımcısı ve eski Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki borsa ve fon iddialarını köşesinde değerlendirdi.

Altaylı, Yeni Parti Sözcüsü Zeynel Emre'nin Kaya hakkında ortaya attığı iddiaları ilk duyduğunda bunların gerçeği yansıtmayacağını düşündüğünü belirtti. Ancak daha sonra gündeme gelen rakamların dikkat çekici olduğunu ifade etti.

63 MİLYON TL'DEN 1,3 MİLYAR TL'YE

Altaylı'nın aktardığı iddiaya göre Kaya, nisan ayında Tera üzerinden yaklaşık 63 milyon TL tutarında yatırım yaptı. İddiaya göre bu para eylül ayında yaklaşık 1 milyar 344 milyon TL olarak geri çekildi.

Altaylı, söz konusu rakamları dolar üzerinden de hesaplayarak, yaklaşık 1 milyon 432 bin dolarlık yatırımın 5 ay içerisinde 28 milyon dolara ulaştığı iddiasını gündeme getirdi. Yazar, bunun dolar bazında yaklaşık yüzde 2 binlik artış anlamına geldiğini yazdı.

EŞİNE AİT İŞLEMLER DE GÜNDEMDE

Altaylı, Kaya'nın eşi İlyas Kaya hakkındaki iddiaları da yazısına taşıdı.

Buna göre İlyas Kaya'nın nisan ayında yaklaşık 99 milyon TL yatırdığı, eylül ayında ise yaklaşık 826 milyon TL ile çıktığı öne sürüldü.

Altaylı, bu rakamların dolar karşılığının yaklaşık 2 milyon 250 bin dolardan 17 milyon 210 bin dolara yükselmek anlamına geldiğini belirterek, işlemlerin fonun batmasından hemen önce gerçekleştiği iddiasına dikkat çekti.

"SADECE FATMA BETÜL SAYAN KAYA MI?"



Altaylı'nın yazısının odağındaki soru ise fon soruşturmasının tamamına ilişkin oldu.

Yazar, "Sadece Fatma Betül Sayan Kaya mı yapmıştır bu işi? Başka kimler böyle servet edindi?" sorusunu gündeme getirdi.

Altaylı, ardından soruşturmayla bağlantılı olarak dile getirilen 25 milyar dolarlık toplam büyüklüğe dikkat çekerek şu soruyu sordu:

"Fatma Betül Kaya'dan 45 milyon doları çıktı. Gerisi nereden çıkacak! Çıkacak mı?"

ESKİ DOSYA: İBB'DEN 85 BİN 791 DOLARLIK EĞİTİM ÖDEMESİ

Kaya'nın adı daha önce de ABD'deki eğitimi nedeniyle İBB iştiraki İSBAK'tan aldığı öne sürülen ödemelerle gündeme gelmişti.

İBB'nin eski yönetimi döneminde, Kaya'nın 14 Kasım 2008'de İSBAK AŞ'de elektrik-elektronik mühendisi olarak işe başladığı, yaklaşık iki ay sonra da ABD'de eğitim için İBB bursuyla gönderildiği kamuoyuna yansıyan kayıtlarda yer aldı.

İSBAK tarafından Kaya'ya yurtdışı eğitim sözleşmesi kapsamında 85 bin 791 dolar ve 20 bin 289 TL ödeme yapıldığı belirtildi.

İBB PARAYI GERİ İSTEMİŞTİ

Konu 2021 yılında İBB Teftiş Kurulu'nun incelemesiyle yeniden gündeme geldi.

Dönemin İBB yönetimi, Kaya'dan ve kefil olan aile üyelerinden 85 bin 791 dolar ile 20 bin 289 TL'nin, masraflar ve yasal faiziyle birlikte geri ödenmesini talep etti. Ayrıca dönemin bazı İSBAK yöneticileri hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunuldu.

İBB müfettişlerinin raporuna ilişkin haberlerde, yurtdışı eğitim sözleşmesindeki bazı hükümlerin ihlal edildiği iddiaları da yer aldı. Bunlar arasında eğitim sonrasında İSBAK'ta çalışma yükümlülüğü ve eğitim süresinin uzatılmasına ilişkin sözleşme hükümleri tartışma konusu oldu.

Ancak bu eski dosyada da önemli bir ayrım bulunuyor: Kaya hakkında 2021 sonunda işlem başlatıldığı, sonrasında takipsizlik kararlarının verildiği basına yansıdı. Ayrıca Kaya'nın başvurusu üzerine İBB bursuyla ilgili çok sayıda internet içeriğine 2024'te erişim engeli getirildi.

ALTAYLI'NIN VURGUSU NE?



Altaylı'nın yazısındaki temel vurgu, yalnızca Kaya hakkındaki iddialar değil. Yazar, Kaya üzerinden ortaya çıkan rakamların, eğer soruşturmadaki toplam para büyüklüğü iddiasıyla birlikte değerlendirilecekse, "başka kimlerin bu sistemden ne kadar kazanç sağladığı" sorusunu gündeme getirdiğini belirtiyor.

Dolayısıyla "25 milyar doların 45 milyonu eski Bakan'dan çıktı" ifadesi, 25 milyar dolarlık toplam büyüklüğün tamamının Kaya'ya ait olduğu anlamına gelmiyor. Altaylı, Kaya hakkında öne sürülen yaklaşık 45 milyon dolarlık tutarı, soruşturmada konuşulan 25 milyar dolarlık toplam rakamla karşılaştırarak geriye kalan miktarın akıbetini sorguluyor.

Kaya ise iddiaların ardından AK Parti Genel Başkan Yardımcılığı ve diğer görevlerinden istifa etti. Hakkındaki borsa işlemlerine ilişkin iddiaların hukuki olarak kesinleşmiş bir suç veya mahkûmiyet anlamına gelmediği de ayrıca belirtilmeli.

İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu

İstanbul'da, haftanın ilk iş günü sabah saatlerinde yağışın da etkisiyle bazı bölgelerde trafik yoğunluğu oluştu

28.09.2026 09:10:00 / Güncelleme: 28.09.2026 09:35:10
AA
 
İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu
İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu

Anadolu Yakası'nda, D-100 kara yolunda Tuzla'da başlayan yoğunluk Avrasya Tüneli girişine kadar ulaşıyor.

TEM Otoyolu'nda Sultanbeyli'de yoğunlaşan trafik, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'ne kadar devam ediyor.

Otoyolda Fatih Sultan Mehmet Köprüsü istikametinde, Şile Otoyolu'nda ise Altunizade'den Ümraniye'ye kadar araçlar ağır seyrediyor.

Avrupa Yakası'nda D-100 kara yolunda Haliç Köprüsü, Halıcıoğlu, Edirnekapı ve Cevizlibağ çevresinde trafik yoğunluğu yaşanıyor.

Mecidiyeköy'de yağışın da etkisiyle trafik yoğunluğu çift yönlü etkili oluyor.

TEM Otoyolu Bahçeşehir, Saadetdere ve Beylikdüzü'nde trafik ağır seyrediyor.

Öte yandan tramvay, metro, otobüs ve metrobüs duraklarında yolcu yoğunluğu yaşanıyor.

Zincirlikuyu, Cevizlibağ, Uzunçayır ve Altunizade gibi aktarma merkezlerine gelen vatandaşlar araçlara binmek için sıra bekliyor.

Metro İstanbul'un sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, "Hava muhalefeti nedeniyle TF1 Maçka-Taşkışla Teleferik Hattı'nda seferler yapılamamaktadır." ifadesi kullanıldı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Cep Trafik Haritası verilerine göre, kent genelindeki trafik yoğunluğu sabah saatlerinde yüzde 72'ye kadar çıktı.

Yoğunluk, Anadolu Yakası'nda yüzde 89, Avrupa Yakası'nda ise yüzde 58 olarak ölçüldü.
 

İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu

İstanbul'da gök gürültülü sağanak hayatı olumsuz etkiledi, birçok ilçede su baskınları yaşandı

28.09.2026 06:30:00
AA
 
İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu
İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu

Meteoroloji Genel Müdürlüğünün uyarılarının ardından kentteki bazı bölgelerde kısa süreli etkili olan kuvvetli yağış nedeniyle cadde ve sokaklarda su birikintileri oluşurken bazı alt geçitleri, evleri ve iş yerlerini su bastı.

Avrupa Yakası'nda Beşiktaş, Fatih, Şişli, Bakırköy, Sultangazi, Eyüpsultan, Esenler, Küçükçekmece ve Kağıthane ilçelerinde gök gürültülü sağanak etkisini gösterdi.

Yoğun yağış nedeniyle Zincirlikuyu'daki su basan alt geçitte ekiplerin çalışmaları devam ediyor. Araç trafiğine kapatılan alt geçidin su tahliyesinin sabah saatlerine kadar süreceği öğrenildi.

Fatih'teki Zeyrek Mahallesi Eski Mutaflar Caddesi'nde bir otomobil ile kamyonet çökme sonucu meydana gelen çukura girdi. Çevredeki vatandaşlar araçları iterek, bulundukları yerden çıkardı. Yola şerit çekilerek trafiğe kapatıldı.

Eyüpsultan Merkez Mahallesi Sayfiye Sokak'ta ise binaların arasında kalan arsada yağışın etkisiyle toprak kayması yaşandı. İhbar üzerine bölgeye gelen itfaiye ve AFAD ekiplerince çevredeki binalarda yaşayan 25 kişi tahliye edildi. Bölge, şerit çekilerek emniyete alındı.

Esenler'de Mehmet Akif İnan Caddesi'nde seyir halindeki motosiklet, yağış nedeniyle sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu devrildi. Kazada sürücü ve motosiklet savrulurken, olay anı güvenlik kamerasınca kaydedildi.

Küçükçekmece Kanarya Mahallesi Çalıkuşu Sokak'ta ise bir binanın bodrum katındaki otoparkı su bastı. Vatandaşlar otoparktaki araçlarını kendi imkanlarıyla dışarı çıkardı.

Yağış aralıklarla etkisini sürdürüyor. 

İstanbul'daki sağanak nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı

İstanbul'da etkili olan sağanak nedeniyle su basan Zincirlikuyu'daki alt geçit, araç trafiğine kapatıldı

28.09.2026 00:10:00
AA
 
İstanbul'daki sağanak nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı
İstanbul'daki sağanak nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezinin (AKOM) uyarılarının ardından kentteki bazı bölgelerde sağanak etkisini gösterdi.

Yağış nedeniyle caddelerde su birikintileri oluştu, sürücüler ve yayalar zor anlar yaşadı.

Yoğun yağış nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı. Alt geçidin araç trafiğine kapatılması nedeniyle bazı otobüsler seferlerini yapamadı.

Kağıthane'de de Güzeldere Caddesi'nde su birikintisi oluştu. Caddede ilerleyen araçlar güçlük çekti.

Beylikdüzü, Esenyurt ve Sultangazi'de de yağış aralıklarla etkisini sürdürüyor.

 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.