logo
24 HAZİRAN 2026

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Sayın Özel, başkomutan olarak sana sesleniyorum ayağını denk al

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Sayın Özel, başkomutan olarak sana sesleniyorum; ayaklarını denk al, denk almazsan denk getirmesini de biz biliriz. Ordumun komuta kademesine laf atma yetkisi ve hakkı sende değildir. Haddini bileceksin" dedi.

26.02.2025 18:12:00
İhlas Haber Ajansı
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Sayın Özel, başkomutan olarak sana sesleniyorum ayağını denk al
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Sayın Özel, başkomutan olarak sana sesleniyorum ayağını denk al
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan 169. AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısına katıldı. AK Parti Teşkilatı, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın doğum günü vesilesi nedeniyle bir video gösterimi hazırladı. Pazar günkü 8. Olağan Büyük Kongreyi müteakip ilk Genişletilmiş İl Başkanları toplantısını gerçekleştirmenin bahtiyarlığını yaşadıklarını belirtti. AK Parti siyasetinde her kongre yasal bir zorunluluğun ifasının ötesinde anlam ve öneme sahip olduğunu ifade eden Erdoğan, "Bizim her kongremiz aynı zamanda yeni bir başlangıcı temsil eder. Bütün kongrelerimiz 14 Ağustos 2001'den beri yürüdüğümüz uzun ince yolda yeni bir kilometre taşı oldu. Büyük Kongremiz başta olmak üzere, 8. Olağan Kongre sürecimizin de hem siyasette hem de Türkiye'nin önünde yeni kapıları açtığını zamanla daha net bir şekilde göreceğiz. Önümüzdeki dönem, Allah'ın izniyle partimiz, ittifakımız, iktidarımız ve en nihayetinde ülkemiz açısından bir şahlanış dönemi olacaktır" diye konuştu.

"Muhalefetin hazımsızlığını gayet doğal karşılıyoruz"
"Son 3 gündür muhalefet dahil çeşitli kesimlerden gelen tepkilerde bunun işaretlerini şimdiden görmeye başladık. Muhalefetin hazımsızlığını gayet doğal karşılıyoruz" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kavgasız, şaibesiz, sandalyelerin ve ithamların havada uçuşmadığı bir kurultay dahi yapamayanların bize bakıp hırçınlaşması elbette normaldir. Bunların bizim nazarımızda hiçbir kıymeti harbiyesi yoktur. Bizim için aslolan milletimizin ve teşkilatımızın hissiyatıdır. Seçmenlerimizde teşkilat mensuplarımız da bizden yaklaşık 24 senedir desteğini ve duasını hiç eksik etmeyen aziz milletimizde kongremizin farklı bir heyecan dalgası oluşturduğunu memnuniyetle müşahede ediyoruz. AK Parti ve Cumhur İttifakı'nın Türkiye'nin aydınlık yarınlarının teminatı olduğu kongre maratonumuzda bir kez daha tebellür etmiştir. Bugüne kadarki diğer bütün kongrelerimiz gibi 8. Büyük Kongremiz de Allaha hamd olsun partimizin gücüne güç katmıştır" şeklinde konuştu.

AK Parti'nin kuruluşundan itibaren istişareyi ve ortak aklı siyasetinin merkezine yerleştirmiş bir kadro olduklarının altını çizen Erdoğan, "Hüküm kesin. 'Bütün işlerinizde dosdoğru olun, istişareyi elden bırakmayın.' AK Parti çatısı altında çeyrek asra varan siyaset yolculuğumuzda gerek ülkemize gerekse partimize dair konuları önce halkımıza danıştık, milletimizin beklenti, talep ve tekliflerine göre yol haritamızı şekillendirdik. Burada da kongre çalışmalarımız boyunca gözümüzü, kulağımızı bir an olsun milletimizden ayırmadık. Eleştirilerini baş tacı ettik, taltiflerine teşekkür ettik, tekliflerini dikkatle dinledik, uyarılarını hassasiyetle not ettik. Bunun yanında Türkiye buluşmalarıyla teşkilatımızın kanaatlerini aldık. Özel görüşmeler ve toplantılarda dostlarımızın fikirlerini öğrendik. Partimizin yetkili organlarında meseleleri enine boyuna konuştuk, tartıştık. Hiç çekinmeden, hiçbir komplekse kapılmadan iç muhasebemizi cesur ve samimi bir şekilde yaptık. Kendimizi check ettik. Çuvaldızı başkasına değil yine kendimize batırdık. Tüm bu süreçler neticesinde belirlediğimiz yol haritası çerçevesinde belde, ilçe, il ve son olarak büyük kongremizi gerçekleştirdik" ifadelerini kullandı.

"AK Parti'nin geleneğine, teamüllerine ve dava ahlakına yakışır bir atmosferde kelimenin tam manasıyla bayrak yarışı havasında alnımızın akıyla tamamladık"
İlçe başkanlıklarında yüzde 60, il başkanlıklarında yüzde 75 civarında bir değişime gittiklerini hatırlatan Erdoğan, "Merkez Karar ve Yönetim Kurulumuzda da 34 kardeşimiz nöbeti yeni arkadaşlarımıza devretti. Merkez yürütme kurulumuzu hem yeni isimlerle hem de kurduğumuz yeni başkanlıklarla daha da güçlendirdik. Yeni arkadaşlarımızın heyecanı, şevki ve birikimini eski arkadaşlarımızın tecrübesiyle birleştiren kuşatıcı bir kadro oluşturduk. Böylece kongre maratonumuzu AK Parti'nin geleneğine, teamüllerine ve dava ahlakına yakışır bir atmosferde kelimenin tam manasıyla bayrak yarışı havasında alnımızın akıyla tamamladık" dedi.
AK Parti'nin siyasete dair her konuda olduğu gibi kongrelerinde de farkını çok net biçimde ortaya koyduğunu bildiren Erdoğan, şunları kaydetti:
"8'inci Olağan Kongre sürecimiz Türk siyasetine örnek teşkil edecek bir olgunlukla hitama ermiştir. Burada öncelikle kongre sürecimizin başarıyla icrasında görev alan tüm kardeşlerime tek tek teşekkür ediyorum. Bakan arkadaşlarımıza, genel başkan yardımcısı arkadaşlarımıza, gençlik ve kadın kolları başkanlarımıza, milletvekillerimize, belediye başkanlarımıza, il genel ve belediye meclis üyelerimize katkılarından, desteklerinden dolayı şükranlarımı sunuyorum. 14 Ağustos 2001'den bugüne kadar AK Parti çatısı altında hizmet vermiş tüm kardeşlerimi tebrik ediyor, her birine emeklerinden ötürü samimi teşekkürlerimi iletiyor, Allah onlardan razı olsun diyorum. Ebediyete uğurladığımız yol arkadaşlarımızı bir kez daha rahmetle, minnetle yad ediyorum. Hiç şüphesiz en büyük teşekkürü bizleri muhabbetle bağrına basan aziz milletimiz hak ediyor. Kongrelerimiz vesilesiyle ziyaret ettiğimiz illerimizdeki vatandaşlarıma da aynı şekilde sevdaları ve ahde vefaları için yürekten teşekkür ediyorum."

"Tabii burada büyük kongremize özel bir parantez açmamız gerekiyor"
AK Parti'nin Kongre gününe özel bir parantez açan Erdoğan, "Ankara'nın eksi 10'ları bulan dondurucu soğuğuna ve ayazına rağmen bizleri salon dışında heyecanla bekleyen ve karşılayan teşkilatımızın vefa abidesi her bir mensubuna bugün bir kez daha teşekkürlerimi takdim ediyorum. Emniyetten aldığım rakamla konuşuyorum. O gün salonun dışında 60 bin kişi vardı. Kendilerinden Allah razı olsun, o soğuğa rağmen. Bir siyasetçi için en büyük şeref halka hizmet mücadelesini dirayetli kadrolarla beraber yürütmektir. Ben otobüsün üstünde adeta dondum. Ama 60 bin kişi ben konuşurken onlar orada donmadılar, dinlediler. Böyle bir teşkilata sahip olmaktan dolayı Rabb'ime her zaman şükrediyorum. Böyle bir teşkilata sahip olmaktan dolayı Rabbime her zaman hamd ettim. Pazar günü de yol arkadaşlarımızın kadirşinaslığı, inancı, azmi karşısında onur duydum. Salonun dışı kadar salonun içi de tek kelimeyle muhteşemdi. Sabahın ilk saatlerinde başlayan coşku ve heyecan hiç dinmedi. Maşallah bir an olsun eksilmedi. Gençlerimizin dinamizmi hanım kardeşlerimizin samimiyeti kongremize bir kez daha mührünü vurdu. Ankara ile birlikte diğer vilayetlerimizden gelen on binlerce kardeşimiz AK Parti'nin nasıl bir hareket olduğunu tüm dünyaya bir kez daha gösterdi. Ankara Spor Salonunu demokrasimiz açısından bir bayram yerine çeviren teşkilatımızın tüm güzide mensuplarına da buradan teşekkür ediyorum" ifadelerine yer verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yurt dışından kongreye teşrif eden misafirlere, Cumhur İttifakı'nda beraber yol yürüdükleri Milliyetçi Hareket Partililere başta olmak üzere siyasi partilerin temsilcilerine de aynı şekilde müteşekkir olduğunu vurguladı. Erdoğan, "Sayın Devlet Bahçeli'nin kongremize gönderdiği önemli semboller içeren birlik ve beraberliğimizi temsil eden anlamlı çiçek aranjmanı da bizleri ziyadesiyle mutlu etmiştir. Kendisine hasreten teşekkür ediyorum" dedi.

"Sizlerden de hizipciliği, ekipçiliği, eski yeni diye ayrımları asla kapınıza yaklaştırmamanızı özellikle bekliyorum"
Kongrelerde nöbeti devreden yol arkadaşlarına partim adına şükran duygularını ifade ederken, görevi devralanlara da Allah'tan muvaffakiyetler dileyen Erdoğan, "Türkiye yüzyılının inşasına partimizin çatısı altında omuz vermek isteyen yeni yol arkadaşlarımıza tekrar hoş geldiniz diyorum. İnşallah bundan sonra bir taraftan saflarımızı sıkılaştırırken, diğer taraftan AK Parti ailesini daha da büyütmeye, genişletmeye devam edeceğiz. Sizlerden de hizipciliği, ekipçiliği, eski yeni diye ayrımları asla kapınıza yaklaştırmamanızı özellikle bekliyorum. Unutmayınız AK Parti'de tasfiye olmaz, sadece takviye olur. Bizde yenilenme olur tazelenme ve kan değişimi olur. Görev alsın veya almasın, her bir arkadaşımız bizim yoldaşımızdır, gönüldaşımızdır, millete hizmet için beraber yürüyeceğimiz refikimizdir" diye konuştu.

"AK Parti milletin partisidir. 85 milyonun tamamının partisidir."
AK Parti'nin milletin partisi olduğunu ve 85 milyonun tamamının partisi olduğunu belirten Erdoğan, "Burası ülkenin ve milletin sorunlarına çözüm üretme merkezidir. Burası milletimizin maziden atiye kurduğu köprünün kilit taşıdır. Burası sadece seçim zaferleriyle değil, siyasete yaptığı eşsiz katkılarla tarihe yön vermiş bir harekettir. Kadro, vizyon ve millete hizmet iradesi noktasında Türkiye'nin en dinamik siyasi partisi biziz" dedi.

"Türkiye'nin ana muhalefet partisi adına daha utanç verici bir skandal patlak veriyor"
Rakiplerinin koltuk kavgasından başlarını bile kaldıramazken, yeni reform paketleriyle milletin huzuruna çıktıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ana muhalefet yolsuzluk, hırsızlık ve belediyeleri yağmalama batağına giderek daha fazla saplanırken, biz ülkemizi nasıl dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına yükseltiriz bunun mücadelesini veriyoruz. Yani AK Parti ve Cumhur İttifakı'nın gündemindeki konularla muhalefetin gündemini meşgul eden meseleler arasında dağlar kadar fark var. Son haftalardaki heybeden ortaya saçılan turplar özellikle ana muhalefetin nasıl bir çirkefin içinde debelendiğini milletimize tekrar göstermiştir. Kurultaylarından tahsillerine konserlerinden ihalelere kadar elinize attığınız her yerden ya usulsüzlük ya yolsuzluk ya da eski Çankaya Belediye Başkanları'nın ifadesiyle 'yamyamlık fışkırıyor'. Bundan daha kötü ne olabilir dedikçe bakıyorsunuz ertesi gün daha mide bulandırıcı Türkiye'nin ana muhalefet partisi adına daha utanç verici bir skandal patlak veriyor. Ana muhalefet cephesindeki süfli tartışmaları bilhassa seçmenlerinin büyük bir mahcubiyetle takip ettiğine inanıyorum. Ortaya dökülen turpları gördükçe eminim bizim gibi milletimiz de şu soruları soruyor. Ya sizin hiç mi düzgün işiniz olmaz' Sizin hiç mi hukuka, nizama, ahlaka uygun icraatınız olmaz' Sizin hiç mi şaibesiz, hiç mi katakulliye getirmediğiniz adımınız olmaz' Gazi Mustafa Kemal'in kurduğu partiyi düşürdüğünüz hallerden hiç mi utanmıyorsunuz' Sayın Özel milletin kürsüsünü önüne gelene sataştığı polemik kürsüsüne çevireceğine şayet yüzü ve yüreği varsa çıksın bunlara bir cevap versin. Sayın Özel AK Parti'nin millete hizmet davasında ben de varım diyenlere çamur atacağına çıksın şaibe ve usulsüzlük iddialarını cevaplandırsın. Sayın Özel para kulelerini şişirilmiş konser faturalarını hısım akraba çiftliğine dönüştürdükleri belediyelerdeki sahtekarlıkları açıklasın. Sayın Özel çok konuşmakta ancak boş konuşmaktadır. Diyet borcu Sayın Özel'i siyaseten müşkül durumda bırakmaktadır. Sayın Özel'in ne tuttuğu yol yoldur ne üslubu siyasi nezakete uygundur" açıklamalarında bulundu.

"Ordumun komuta kademesine laf atma yetkisi ve hakkı sende değildir"
CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in partisinin dünkü grup toplantısında TSK'nın komuta kademesiyle ilgili kullandığı ifadelerin bunun en son örneğini olduğunu ifade eden Erdoğan, "Sayın Özel başkomutan olarak sana sesleniyorum. Ayaklarını denk al, denk almazsan denk getirmesini de biz biliriz. Ordumun komuta kademesine laf atma yetkisi ve hakkı sende değildir. Haddini bileceksin. Haddini bileceksin. Bu ordumun komuta kademesine bilmem neredeki komutanlar, şunlar, bunlar laf atabilirler ama sana laf atmak kesinlikle bu milletin eğer bir evladıysan hiç yakışmaz. Gereğini ise ben de komuta kadememizi toplayacağım ve manevi tazminat davasından tut diğer her noktada bunlara davayı açacağız ve tüm koruma ve komuta kademesinin hemen davayı açmalarını Milli Savunma Bakanım dahil kendilerinden isteyeceğim. CHP Genel Başkanı ne kadar erken kendine gelirse hem partisi hem de ülkemiz siyaseti itibariyle o derece faydalı olacaktır. Diğer türlü Bay Kemal'i götüren çanlar çok yakında bu sefer kendisi için çalmaya başlayacaktır" dedi.

"AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak biz bu milletin umuduyuz"
Kendi sorununu çözemeyenin başkasının derdine derman olamayacağını aktaran Erdoğan, "Kendisi sürekli kriz üreten bir yapıdan milletin ve memleketin sıkıntılarına çare bulması beklenemez. Ne diyor atalarımız' 'Kendisi muhtacı himmet dede nerede kaldı gayrıya himmet ede.' Bunların da kendileri dışında başka hiç kimseye bir faydaları yok. Muhalefet kongre hitabımızda detaylıca anlattığımız toksik zihniyetinden kurtulmadan vatandaşın gözünde muteber bir alternatife dönüşemez. Karşımızdaki bu manzara aslında nasıl ağır bir vebal altında olduğumuzu bizlere bir kez daha hatırlatıyor. Çünkü biz koltuk kapma yarışı değil hizmette bayrak yarışı yapıyoruz. Toplam 11 buçuk milyona yaklaşan üye sayımızla biz büyük ve güçlü Türkiye idealini gerçeğe dönüştürmenin mücadelesini veriyoruz. Bundan 24 evvel hangi duygularla yola çıktıysak bugün de tüm teşkilat olarak aynı duygularla ülkemize aşkla hizmet ediyoruz. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak biz bu milletin umuduyuz. İstikbaliyiz, istiklalinin güvencesiyiz, birlik ve dirliğinin teminatıyız" ifadelerini kullandı.

"Türkiye birileri rahatsız olsa da Türkiye'den çok daha büyüktür"
Son güney Asya seyahatinde, Türkiye 783 bin kilometre kareden daha büyük bir ülke olduklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, birileri rahatsız olsa da Türkiye'den çok daha büyüktür. Tarihin, coğrafyanın ve medeniyetimizin bizlere yüklediği sorumluluktan kaçamayız. Mukadderatımızda ne varsa eninde sonunda kabullenecek hep beraber ona rağm olacağız. Bizler gelip geçeceğiz. Bizler bugün varız ama yarın yokuz. Milletin takdiriyle geldiğimiz bu koltuklarda ebediyen oturacak değiliz. Bizden öncekiler gibi emri hak, hukuk bulduğunda biz de geldiğimiz yere yani kara toprağa döneceğiz. Cahit Sıtkı Tarancı'nın dediği gibi 'hepimizin bir namazlık saltanatı olacak taht misali o musalla taşında' unutmayın. Fazla vaktimiz yok. Mesele gittikten sonra amel defterini hep açık tutacak işlere hizmetlere milletin hayır duasını alacak icraatlara imza atmaktır. Mesele insanın terk-i diyar eylediğinde arkasında milyonların yolunu aydınlatacak bir meşale bırakmasıdır. Gerisi dünyanın albenisidir, cazibesidir. Hangi görevde olursa olsun buradaki her bir kardeşimin yaptığı işe bu zaviyeden bakmasını özellikle rica ediyorum. Unutmayın. Bizim yol arkadaşımız iç ve dış güç odakları değil milletimizin bizatihi ta kendisidir. Bizim hizmetkarlığını yapmaktan onur duyacağımız tek merci de yine aziz milletimizdir. Bizi bugünlere getiren ay yüzlü, aksaçlı, aksakallı büyüklerimizin duasıdır. Bizi bugünlere getiren garibin, yetimin, öksüzün, ihtiyaç sahibinin duasıdır. Kapısını çaldığımız elinden tuttuğumuz derdine derman olduğumuz her bir kardeşimizin şöyle kalbinden kopup gelen Allah razı olsun niyazının yerini hiçbir şey tutamaz. Bugüne kadar nasıl elitlerle, seçkinlerle, sesi çok çıkanlarla değil sessiz yığınlarla yürüdüysek inşallah bundan sonra da yolumuza aynı rotada sapmadan devam edeceğiz. Kimlerin arasından geldiğimizi bu koltuklara bizi kimin ve nasıl getirdiğini asla unutmayacağız. Yükümüzün ne kadar ağır, mesuliyetlerimizin ne kadar büyük olduğunu aynı şekilde hiçbir zaman unutmayacağız. En zor zamanlarımızda başarımız için semaya açılan o nasırlı elleri evet dün olduğu gibi bugün de yarın da unutmayacağız" diye konuştu.

"İnşallah cuma akşamı vasıl olacağımız Ramazan-ı Şerif'i çok çok iyi değerlendirmemizi sizlerden istiyorum" sözlerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Tüm Ramazan bizim için unutmayın. Bir rahmet ayıdır. Başı rahmet ortası mağfiret, sonu ebedi azaptan kurtuluş olan Ramazan-ı Şerif'i ana kademe kadın kolları, gençlik kolları olarak hep birlikte çok iyi değerlendireceğiz. Bizim için Ramazan birlik ve beraberliğin dostluk ve huzur ve muhabbet ikliminin zirveye ulaştığı bir rahmet ayıdır. Uzletle ülfeti bir araya getirdiğimiz tefekkür ve tezekkür ettiğimiz sofralarımızı gönüllerimizi hanelerimizi rahmet ve berekete sonuna kadar açtığımız dayanışma ve yardımlaşma mevsimidir. Bir yandan kendi iç murakibemizi yapıp nefsimizi sigaya çekmek, diğer yandan çevremiz başta olmak üzere halkımızla olan münasebetlerimizi güçlendirmek için kaçırılmaması gereken mühim bir fırsattır" dedi.
Teşkilatlara belediye başkanlarına Ramazan ayıyla ilgili uyarılarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Belediye başkanlarımızla birlikte tüm teşkilatımdan bu anlayışla Ramazan boyunca sahada olmalarını ihtiyaç sahiplerine el uzatmalarını kimseyi darda, sıkıntıda, aç açıkta bırakmamalarını bekliyorum. Bu ay sadakanın bol dağıtıldığı zekatın biliyorsunuz son zerresine kadar dağıtıldığı ve bu bereketi veren el alan elden hayırlıdır anlayışıyla olmayana oluşturduğumuz ulaştırdığımız bir ay olduğunu değerli arkadaşlar unutmayacağız. inşallah biz de bu sene Külliyede ramazan başlığı altında birçok etkinliğe ev sahipliği yapacağız. Halkımızın da iştirakiyle bu mübarek günleri en verimli, en bereketli şekilde idrak ve ihya etmenin gayretinde olacağız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Ramazan-ı Şerif'in bölgemiz başta olmak üzere dünyanın tamamı için barışa, huzura, adalete güvenlik ve istikrara giden yolun açılmasına vesile olmasını canı gönülden tebrik ediyorum, temenni ediyorum" ifadelerini kullandı.


Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşan NATO Liderler Zirvesi kapsamında Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump ile ikili bir görüşme gerçekleştireceğini açıkladı. Kritik zirvede küresel güvenlik ve ikili ilişkiler masaya yatırılacak

24.06.2026 18:20:00
Haber Merkezi
Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek
Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün yaptığı açıklamada NATO Liderler Zirvesi'ndeki diplomasi trafiğinin en önemli ayağını duyurdu. Erdoğan, zirve programı kapsamında ABD Başkanı Donald Trump ile baş başa bir araya geleceğini açıkladı. Bu görüşme, iki liderin küresel ve bölgesel gelişmeleri en üst düzeyde değerlendirmesi açısından stratejik bir önem taşıyor.

Masadaki kritik başlıklar

İki lider arasında gerçekleşecek baş başa görüşmenin ajandası oldukça yoğun. Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgilere göre masada yer alacak öncelikli konular şunlar:

• NATO'nun Geleceği: İttifakın genişleme stratejileri ve savunma harcamaları.

• Bölgesel Güvenlik: Orta Doğu'daki son durum ve terörle mücadelede iş birliği.

• Ukrayna Krizi: Savaşın sonlandırılmasına yönelik barış girişimleri ve stratejik adımlar.

• Ekonomik İlişkiler: Türkiye ve ABD arasındaki ticaret hacmini artırma hedefleri.

Küresel siyasette gözler bu randevuda

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu açıklaması, uluslararası kamuoyunda da geniş yankı uyandırdı. Uzmanlar, iki liderin yapacağı bu baş başa görüşmenin sadece Türkiye-ABD ilişkilerinin seyrini değil, NATO zirvesinden çıkacak ortak kararları da doğrudan etkileyebileceğini belirtiyor. Zirve sürecinde iki liderin heyetler arası görüşmelerin yanı sıra bu özel formatta bir araya gelmesi, stratejik ortaklığın kritik başlıklarında doğrudan uzlaşı arayışı olarak yorumlanıyor.

Görüşmenin kesin saati ve yerine ilişkin detayların önümüzdeki günlerde netleşmesi bekleniyor.

Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, sosyal medya üzerinden yaptığı Şeyh Said paylaşımları nedeniyle yargılandığı davada "kişinin hatırasına alenen hakaret" suçundan adli para cezasına çarptırıldı. Erzurum Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada Özdağ'a 87 gün karşılığı toplam 8 bin 700 TL adli para cezası verilirken, hükmün açıklanması 5 yıl süreyle ertelendi. Özdağ, kararın ardından sert açıklamalarda bulundu

24.06.2026 16:20:00
Haber Merkezi
Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası
Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası
Dava, Şeyh Said'in 3 yakınının şikayeti üzerine açılmıştı. Savunmasında "Vatan hainine vatan haini demenin hatıraya hakaret oluşturmayacağını" savunan Özdağ'ın bu talebi mahkeme heyeti tarafından kabul görmedi.

Erzurum Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi, paylaşımdaki ifadelerin kanunda yer alan "kişinin hatırasına alenen hakaret" suçunun unsurlarını oluşturduğuna hükmetti. Mahkeme, Özdağ'ı adli para cezasına çarptırırken sabıkasızlık durumunu gözeterek Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı uyguladı. Kararın ardından  konuşan Özdağ, davayı tamamen "siyasi bir süreç" olarak nitelendirdi ve avukatları aracılığıyla üst mahkemeye (istinafa) taşıyacaklarını duyurdu.

"Bu ceza Türkiye Cumhuriyeti'ne verilmiştir"

Adliye çıkışında karara oldukça sert tepki gösteren Zafer Partisi lideri, cezanın hukuki değil ideolojik bir alt metni olduğunu iddia etti. Özdağ, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

"Bu karar kabul edilebilir bir ceza değil. Çünkü mahkeme bu kararla Şeyh Said'in hakaret edilebilecek muteber bir hatırası olduğunu kabul ediyor. Biz bunu reddediyoruz. Bu ceza bana değil; esasen Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne ve o dönem bu kanlı ayaklanmayı bastıran Türk Silahlı Kuvvetleri'ne verilmiştir. Bu karar, yarın bebek katili terörist elebaşı Öcalan'a da aynı hakkı vermek demektir. Biz teröriste terörist, haine hain, salağa salak demekten asla vazgeçmeyeceğiz!"

Şeyh Said'i tarihte ait olduğu vatan hainliği yerinde değerlendirmeye devam edeceklerini vurgulayan Özdağ, Cumhuriyet değerlerini savunmaktan geri adım atmayacaklarını yineledi.

Hukuk tarihsel gerçeklerin neresinde?

Ümit Özdağ'a verilen bu ceza, hukuk sistemi ile tarihi/siyasi gerçekliklerin çarpışmasını bir kez daha gündeme taşıdı.

Şeyh Said, 1925 yılında genç Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı silahlı isyan başlatmış ve Şark İstiklal Mahkemesi tarafından "vatan hainliği" suçundan idam edilmiştir. Devletin resmi mahkemelerince tescillenmiş bir isyancı liderin "korunmaya değer bir hatırası" olup olmadığı tartışması, yargının kendi geçmişiyle çelişmesi olarak yorumlanıyor.

Siyasi parti liderlerinin tarihi figürler ve terör eylemleri hakkında yaptıkları sert tanımlamaların "hakaret" potasında eritilmesi, siyaset yapma ve ifade özgürlüğünün alanını daraltıyor.

Kararın ardından sosyal medyada, iktidara yakın bazı gazetecilerin Şeyh Said hakkında benzer veya daha sert ifadeler kullanmasına rağmen takipsizlik kararı aldığı, buna karşın muhalif bir parti liderine ceza kesilmesinin "düşman ceza hukuku" izlenimi yarattığı eleştirileri yükseliyor.

Sonuç olarak Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi'nin kararı, teknik olarak hukuki bir sınır çizmiş gibi görünse de siyaset sahnesinde ve toplumsal hafızada Cumhuriyet'in kurucu değerleri üzerinden yeni bir kutuplaşma ve tartışma dalgası başlattı.

Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!

Alman Seyahat Birliği (DRV) tarafından Türkiye'nin Berlin Büyükelçiliği ev sahipliğinde düzenlenen yaz resepsiyonu; siyaset, turizm, medya ve diplomasi dünyasından 300'e yakın önemli ismi bir araya getirdi.
 

24.06.2026 13:40:00
AA
 Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!
 Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!
Alman Seyahat Birliği (DRV) tarafından Türkiye'nin Berlin Büyükelçiliği ev sahipliğinde düzenlenen yaz resepsiyonu; siyaset, turizm, medya ve diplomasi dünyasından 300'e yakın önemli ismi bir araya getirdi.

Etkinlikte konuşan Almanya'nın Denizcilik Ekonomisi ve Turizmden Sorumlu Hükümet Koordinatörü Christoph Ploss, ağır işleyen vize işlemlerinin turistler ve iş dünyası önünde büyük bir bariyer oluşturduğuna dikkat çekerek, bu sorunu aşmak adına Ulusal Turizm Stratejisi kapsamında dijital vize dönemine geçileceğini duyurdu.

"Mesafe kat ettik"
Yoğun bürokrasinin pek çok kişiyi Almanya'ya seyahat etmekten alıkoyduğunu belirten Ploss, "Konuyu Dışişleri Bakanımızla şahsen görüştüm ve kendisinin de yakından ilgilenmesiyle ciddi mesafeler katettik. Bu yıl ve önümüzdeki yıl atacağımız adımlarla hayata geçecek dijital vize kolaylığının, Türk-Alman dostluğunu çok daha ileriye taşıyacağına inanıyorum" ifadelerini kullandı.

Yığılmalar engellenebilir
Söz konusu dijital dönüşüm; vize başvurularının tamamen çevrimiçi platformlara aktarılmasını, basılı etiketlerin kaldırılarak dijital vizelere geçilmesini ve sınır kontrollerinde biyometrik doğrulama teknolojilerinin kullanılmasını kapsıyor.

Bu yeni sistemle birlikte başvuru yığılmalarının engellenmesi, evrakta sahteciliğin önüne geçilmesi, sınır güvenliğinin artırılması ve seyahatlerin çok daha hızlı hale getirilmesi hedefleniyor.

Almanya'ya vize işlemleri
Almanya'ya vize işlemleri, kısa süreli ziyaretler için Schengen vizesi ve 90 günden uzun süreli kalışlar için ulusal vize olarak ikiye ayrılıyor.

Türk vatandaşları için Schengen vizesi, 90 gün içindeki seyahatler için gerekli. Uzun süreli ikamet (iş, aile birleşimi gibi) için ulusal vize başvurusu yapılıyor.

Başvurular, Almanya'nın Türkiye'deki dış temsilcilikleri aracılığıyla veya resmi randevu sistemiyle gerçekleştiriliyor. Gerekli belgeler arasında Schengen başvuru formu, seyahat amacına uygun evraklar ve finansal durum kanıtı bulunuyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi

24.06.2026 13:27:00
AA
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, 81 ilin yanı sıra, Avrupa'da ve dünyanın farklı yerlerinde milleti başarıyla temsil eden bütün vatandaşlara selamlarını gönderdi.

"Çeşitli zorlukları göğüsleme pahasına izzetli bir hayatın, haysiyetli bir duruşun mücadelesini veren tüm soydaşlarımıza, gönül coğrafyamızdaki her bir kardeşime aynı şekilde saygılarımı, sevgilerimi yolluyorum." diyen Erdoğan, grup toplantısını her zaman olduğu gibi yine büyük bir coşkuyla, tam bir kardeşlik atmosferi içinde gerçekleştirdiklerini söyledi.

"Partimizi yeni katılımlarla büyütmeye devam edeceğiz"
Kelimelerin tarif etmekte yetersiz kaldığı içten sevdaları dolayısıyla katılımcılara teşekkür eden Erdoğan, şunları söyledi:

"Bugün bir kez daha AK Parti'nin millete hizmet davasını omuzlayan tüm yol ve dava arkadaşlarıma, partimize, hareketimize yaptıkları katkılardan dolayı şükranlarımı sunuyor, Cenabıallah'a şahsıma böyle bir teşkilatla Türkiye'ye hizmet etme bahtiyarlığı bahşettiği için hamdediyorum. Kavganın, bel altı vuruşların, karşılıklı itibar suikastlarının Türk siyasetini zehirlediği bu günlerde, kardeşliği yücelten, tevazuyu büyüten, nezaketi ve vefayı elden bırakmayan AK Parti ailesiyle iftihar ediyorum. Partimizi ve ailemizi inşallah yeni katılımlarla büyütmeye devam ediyoruz, devam edeceğiz."

Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi

Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi

24.06.2026 11:34:00
Haber Merkezi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi.
AFAD verilerine göre, Düzce'de 3.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Deprem saat 08.46'da meydana gelirken sarsıntı 11,32 kilometre derinlikte gerçekleşti.
Deprem Sakarya ve İstanbul'da da hissedildi.

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı, 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak, 393 bin 829 kişi oldu

24.06.2026 11:15:00
AA
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı
Türkiye İstatistik Kurumu, 2025 yılına ilişkin "uluslararası göç istatistikleri"ni yayımladı.

Buna göre, Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak 393 bin 829 kişi oldu. Bunların yüzde 56,6'sını erkekler, yüzde 43,4'ünü ise kadınlar oluşturdu. Türkiye'ye yurt dışından gelen nüfusun 91 bin 952'sini Türk vatandaşları, 301 bin 877'sini ise yabancı uyruklu nüfus olarak belirlendi.

Türkiye'den yurt dışına göç eden kişi sayısı ise geçen yıl 2024'e göre yüzde 5 azalarak, 403 bin 216 olarak kayıtlara geçti. Bu nüfusun yüzde 55,3'ünü erkekler, yüzde 44,7'sini ise kadınlardan oluştu. Türkiye'den yurt dışına giden nüfusun 155 bin 119'unu Türk vatandaşları, 248 bin 97'sini ise yabancı uyruklu olduğu görüldü.

Türkiye'ye 2025'te göç edenler yaş grubuna göre incelendiğinde, ilk sırada yüzde 16,3 ile 20-24 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 13,7 ile 25-29 ve yüzde 11,5 ile 30-34 yaş grubu izledi.

Türkiye'den göç eden nüfusun yaş gruplarına bakıldığında, en fazla göç edenlerin yüzde 14,3 ile 25-29 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 12,5 ile 20-24 ve yüzde 12 ile 30-34 yaş grubu takip etti.

En fazla göçü İstanbul aldı
Türkiye'ye 2025 yılında göç edenlerin illere göre dağılımı incelendiğinde, yüzde 42,2 ile en fazla göç alan ilin İstanbul olduğu görüldü. İstanbul'u yüzde 9,1 ile Antalya, yüzde 6,7 ile Ankara, yüzde 3,1 ile İzmir ve yüzde 2,9 ile Bursa takip etti.

Türkiye'den göç eden nüfusun illere göre dağılımına bakıldığında ise yüzde 35,4 ile İstanbul en fazla göç veren il olarak kayıtlara geçti. İstanbul'u yüzde 8,7 ile Ankara, yüzde 6,5 ile Antalya, yüzde 4,3 ile Mersin ve yüzde 3,7 ile İzmir izledi.

En çok Türkmenistan'dan göç alındı
Ülkeye 2025'te gelen yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı, yüzde 23,4 ile Türkmenistan vatandaşları aldı. Bu ülkeyi yüzde 8,3 ile Azerbaycan, yüzde 6,9 ile Özbekistan, yüzde 6,1 ile Mısır ve yüzde 5,8 ile Afganistan vatandaşları takip etti.

Türkiye'den göç eden yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 15,7 ile Irak vatandaşları aldı. Bunu yüzde 11,2 ile Afganistan, yüzde 7,6 ile Rusya Federasyonu, yüzde 6,3 ile İran ve yüzde 5,7 ile Türkmenistan vatandaşları izledi.

Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor

Özel sektörde çalışan eğitim emekçileri ile mülakat mağduru öğretmenlerin taban maaş, iş güvencesi ve atama hakkı talebiyle Ankara'da başlattığı süresiz açlık grevi eylemi kararlılıkla devam ediyor. Polis müdahalelerine ve fenalaşan arkadaşlarına rağmen geri adım atmayan öğretmenler, Çalışma Bakanlığı ile randevu masası kurulana kadar Başkent'i terk etmeyeceklerini duyurdu

23.06.2026 14:50:00
Haber Merkezi
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası çatısı altında bir araya gelen eğitimciler ile mülakat mağdurlarının 14 Haziran'da Ankara'da başlattığı eylemler kapsamında yürütülen süresiz açlık grevi devam ediyor.

Sendika genel merkez binası önünde devam eden grev boyunca bazı öğretmenler kan şekerinin düşmesi ve halsizlik nedeniyle ambulansla hastaneye kaldırıldı. Tedavileri tamamlanan eğitimciler, "Hakkımızı almadan eve dönüş yok" diyerek grev alanına yeniden geri döndü.

Masada iki net talep var

Direnişteki öğretmenler, eylemlerinin temel çıkış noktasını oluşturan iki hayati konunun çözüme kavuşturulmasını istiyor.

2014 yılında kaldırılan taban maaş hakkının geri getirilmesini isteyen özel okul ve kurs öğretmenleri, kamudaki meslektaşlarıyla eşit ücret hakkı ve asgari ücrete mahkûm edilmeyecekleri yasal bir düzenleme talep ediyor.

2025 KPSS'de yüksek puan almalarına rağmen mülakat komisyonlarının kararları nedeniyle atama hakları ellerinden alınan 1611 öğretmenin haklarının iade edilmesi de isteniyor.

Görüşmeler tıkandı, Bakanlık önünde müdahale

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından kendilerine geçen yıl sözü verilen "Özel Okul Öğretmenlerinin Çalışma Hayatı" başlıklı toplantının, işveren derneklerinin ikna edilememesi gerekçesiyle bir yıldır ertelendiğini açıkladı.

Öğretmenlerin taleplerini iletmek ve muhatap bulabilmek amacıyla Çalışma Bakanlığı önüne yaptığı yürüyüş ve oturma eylemine ise emniyet güçleri sert müdahalede bulundu. Çıkan arbedede çok sayıda sendika üyesi ve destekçi eğitimci ters kelepçe yöntemiyle gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldı.

Ülke genelinden destek yağıyor

Ankara'daki açlık grevi sürerken eyleme destek sesleri dalga dalga büyüyor. Eğitim-Sen ve Eğitim-İş sendikalarının yanı sıra İzmir, İstanbul, Bursa ve Mersin gibi pek çok şehirde öğretmenler sokağa çıkarak Ankara'daki meslektaşlarına yönelik polis müdahalelerini protesto etti. Siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları da yayımladıkları mesajlarla öğretmenlerin insanca yaşam ücreti ve iş güvencesi taleplerinin derhal yasalaştırılması çağrısında bulunuyor.

Öte yandan bugün, muhalefet milletvekillerinin mülakat mağdurları ve özel sektör öğretmenlerinin sorunlarını görüşmek üzere TBMM Milli Eğitim Komisyonu'nu olağanüstü toplama talebi resmen reddedildi. Komisyon Başkanı Ayşen Gürcan, içtüzük gereği komisyonların önlerinde havale edilmiş bir kanun teklifi olmadan toplanamayacağını gerekçe göstererek talebi geri çevirdi.

Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformu tarafından yapılan ortak deklarasyonda; mülakatların tamamen kaldırılacağı sözünün bizzat hükümet yetkilileri tarafından verildiği hatırlatıldı. Öğretmenler, "Söz tutmak bizim kültürümüzde namustur. Bizi 'Gidin, durulun' diyerek uyutamayacaksınız. Hakkımızı alana kadar Ankara'da sokaklarda kalmaya ve açlık grevine destek vermeye devam edeceğiz" mesajını yineledi.

Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez


 
Modern yaşamın yol açtığı düzensiz uyku alışkanlıkları, sigara, yoğun stres, sağlıksız beslenme, hareketsizlik, kronik hastalıklar ve aşırı kafein tüketimi gibi etkenler kalp sağlığını olumsuz etkiliyor.
 

23.06.2026 14:36:00
MURAT ÇORBACI
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez

Özellikle son yıllarda giderek yaygınlaşan uykusuzluk sorunu, kalp ritminde bozulmalara ve çarpıntı şikayetlerine zemin hazırlayabiliyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, çoğu zaman önemsenmeyen uyku apnesi ve horlama problemlerinin de uzun vadede ciddi ritim bozukluklarına yol açabildiğini belirterek, "Kalp çarpıntısı, günümüzde yalnızca yetişkinlerde değil, gençlerde hatta çocuk yaş grubunda da daha sık görülüyor. Bilimsel çalışmalar; uyku düzenindeki bozuklukların, uyku apnesi ve horlama gibi sorunların kalp ritmini olumsuz etkileyebildiğini gösteriyor. Kalp çarpıntısı bazı durumlarda müdahale gerektiren önemli ritim bozukluklarının habercisi olabiliyor" dedi. Prof. Dr. Hayıroğlu, kalp çarpıntısında ihmale gelmez 8 sinyali anlattı.

Göğüs ağrısı

Kalp çarpıntısıyla birlikte göğüste baskı, sıkışma ya da ağrı hissedilmesi kalp-damar hastalıklarının habercisi olabiliyor. Özellikle ağrının kola, sırta veya çeneye yayılması riskli durumlara işaret edebiliyor.

Nefes darlığı

Çarpıntıyla birlikte nefes almakta zorlanılması, kalbin yeterince verimli çalışamadığını gösterebiliyor. Merdiven çıkarken ya da kısa yürüyüşlerde bile nefes nefese kalınması dikkat gerektiriyor.

Baş dönmesi ve bayılma hissi

Kalp ritmindeki bozukluklar beyne giden kan akışını etkileyebiliyor. Bu nedenle çarpıntıyla birlikte baş dönmesi, göz kararması ya da bayılma hissi yaşanması durumunda kardiyoloji uzmanına başvurmakta fayda var.

Soğuk terleme

Aniden başlayan yoğun terleme bazı kalp problemlerinde görülebiliyor. Özellikle çarpıntıyla birlikte gelişen soğuk terleme acil değerlendirme gerektirebiliyor.

Halsizlik ve aşırı yorgunluk

Kişinin kendini normalden çok daha yorgun hissetmesi, günlük aktivitelerde bile zorlanması kalbin düzensiz çalıştığını düşündürebiliyor. Bu nedenle herhangi bir aktivite olmadan ortaya çıkan halsizlik ve aşırı yorgunluk şikayetlerini ihmal etmemek gerekiyor.

Nabzın düzensiz hissedilmesi

Kalbin bazen çok hızlı, bazen de düzensiz atıyormuş gibi hissedilmesi ritim bozukluklarının işareti olabiliyor. Prof. Dr. Hayıroğlu, özellikle sık tekrar eden düzensizliklerde kontrolün şart olduğunu belirtiyor.

Çarpıntının uzun sürmesi

Birkaç saniyelik kısa çarpıntılar çoğu zaman geçici nedenlerden kaynaklanabiliyor. Ancak dakikalarca süren ya da sık sık tekrarlayan çarpıntılar ileri inceleme gerektirebiliyor.

Dinlenirken ortaya çıkması

Egzersiz ya da heyecan olmadan, özellikle istirahat halinde gelişen çarpıntıların, bazı kalp ritim bozukluklarına işaret edebildiğini belirten Prof. Dr. Hayıroğlu, bu durumda mutlaka doktora başvurulması gerektiğini söylüyor.

Tedavisi kolaylaştı

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, günümüzde teknoloji ve tıp alanındaki hızlı gelişmeler sayesinde kalp ritim bozukluklarına çok daha erken ve doğru şekilde tanı konulabildiğini belirtti.

Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı

Ankara'da seyir halindeki Berşan Yücel idaresindeki 06 FFA 414 plakalı otomobil, akaryakıt istasyonunun önünde park halindeki 04 AAV 432 plakalı kamyona çarptı. Feci kazada 4 kişi hayatını kaybetti

23.06.2026 10:30:00
Haber Merkezi
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Ankara'nın Polatlı ilçesinde otomobilin kamyona çarpması sonucu 4 kişi hayatını kaybetti.  

Kaza, Polatlı ilçesi İstiklal Mahallesi Borsa Yolu üzerinde meydana geldi.

Seyir halindeki bir otomobil henüz bilinmeyen bir nedenle önünde bulunan kamyona çarptı. Çarpmanın etkisiyle otomobil hurdaya dönerken, araçta bulunan 4 kişiden Hasan Devran Kart (20), Berşan Yücel (24) ve Şükran Yanok (21) olay yerinde hayatını kaybetti. Kazada ağır yaralanan 1 kişi ise olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı.

Araçtan ağır yaralı halde çıkarılan Raziye Yanok (21) ise kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı ve hayatını kaybetti.

İhbar üzerine bölgeye sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edilirken ekipler olay yerinde güvenlik önlemleri aldı. Hayatını kaybedenlerin cenazeleri yapılan incelemelerin ardından morga kaldırıldı.

Kaza anı güvenlik kamerasına da yansıdı.

Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İBB Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı

 

23.06.2026 10:13:00
Anadolu Ajansı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, Maltepe'de kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Karaal'ın kaçırıldığı iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye götürülen şüphelilerin buradaki işlemleri tamamlandı.

Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen zanlılardan 6'sının tutuklanmasına, 6'sının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmedildi.

Ne olmuştu?

Başsavcılık, Karaal'ın Maltepe'de kaçırıldığı iddiasına ilişkin soruşturma başlatmış, mağdurun bulunması ve şüphelilerin yakalanması için polise talimat vermişti.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin çalışmalarının ardından Tuzla'da bir inşaat alanında bulunan Karaal'ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilmişti.

Soruşturma kapsamında olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 12 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, Anadolu Adalet Sarayı'na sevk edilmişti. Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden 6'sı tutuklama, 6'sı ise adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.