logo
12 OCAK 2026

Dağların mor menekşesi

28.08.2001 00:00:00
-Meltem rüzgarının dilinden-

Kimsenin ulaşamayacağı kadar yüksek bir dağda olduğu için çok üzülüyordu. Öyle ki bu derdinden bedeni cılız kalmış, rüzgarlarla kökünden ayrılabilecek bir hale varmıştı. Öyle yalnızdı ki dumanlı dağlar başında. Üstelik eli kolu da bağlıydı, mahkumdu buralara, ayrılamıyordu.

Son zamanlarda canı daha beter sıkılmaya başlamıştı. Ağaçlar etrafında büyüyedursun, dağların yabani menekşesi güneşten de marum kalıyordu artık. Öyle kederliydi ki, boynunu bükmüş, damla damla gözyaşı seline bürümüştü etrafını. Kimse anlamıyordu derdini ya da anlatamıyordu. Vazolara konup evlerin en güzel yerlerinde etrafına güzel kokular saçan menekşelerin yerinde olmayı ne kadar çok isterdi. Özel bir eğitimcinin elinde büyütülüp büyütülüp olgunlaşmayı, verimli bir hale gelmeyi... Ama şimdi ne acınacak bir durumu vardı. Şu cılız bedeni kaç rüzgara daha dayanabilirdi sanki.

"Arıların üstüme konup vızıldamısını, kelebeklerin oynaşmasını çok istiyorum" derken, kendi kendinin yalancısı olduğunu farketti. O kadar çok istese yanındaki sarı menekşe gibi kelebeklerle ve arılarla tatlı bir dostluk kuramaz mıydı. Onda olup da bende olmayan nedir diye düşündü bir müddet. Cevap bulamayınca sorusuna, çaresiz sarı menekşeye doğru eğildi usulca ve sebebini sordu yalnızlığının. "Sabah bir rüzgar eser ya" dedi sarı menekşe, "o zaman dur ve beni dinle".

Ertesi gün büyük bir heyecanla sabahın seher vaktinde doğrulan mor menekşe meltem rüzgarının esişini bekledi. O da ne? Sarı menekşe sağdan sola sallanıyor, etrafında bülbüller ötüşüyor ve rüzgarın uğultusuyla beraber "Hu, Hu" diye sesler geliyordu. "Hu Allahu, hu Subhan Hu". Alemlerin Sahibinin ismini zikrediyordu menekşe. O ne güzel sesti, o ne güzel esintiydi. Meltem rüzgarı bir buse bırakarak esiyordu tatlı tatlı. Mest olmuş bir şekilde seyretti tüm olanları. Şimdiye kadar bu güzelliğin farkına varamadığı için de kızdı kendine. Yapraklarına damlalar bırakarak ağlamaya başladı. O güzel ev menekşelerinden olabilmek için, bülbüllerin, güllerin arkadaşı, dostu olabilmek için dua ediyordu yana yakıla.

Güzel bir bahar sabahıydı. Birden bire büyük bir gürültü duyuldu, korktular. Bir araba oldukça bozuk olan dağ yollarında sarsıla sarsıla ilerliyordu. Onların olduğu yerde durdu. İçinden biri inerek:

-Bu sarı menekşe çok güzel, ev menekşesi yapabiliriz, dedi.

Diğeri bir saksı uzatarak, arkadaşını tasdik etmişti:

-Tamam o zaman, al da gel.

Araba hareket etmeye başlayacakken, mor menekşe feryadu figan etmeye başladı. "Beni de alın, ne olur beni de götürün". Lakin bağırışlarına cevap bulamamıştı. Araba tozu dumana katarak gözlerden kayboldu.

Bu son olay ile mor menekşe herşeyi kavramıştı. Yıllardır her seher vakti doğrulup "Hu Hu"lara karışan dualarının mükafatını görmüştü sarı menekşe. Artık o dağların yabani menekşesi değildi, yalnız da değildi. Binlercesi gibi özel eğitimcinin elinde büyütülmek için alınmıştı, çağrılmıştı. O günden sonra mor menekşe her seher vakti doğrulup dua etmeye başladı seher vakti, meltemin estiği o an, tarif olunmaz bir zevkle doluyordu. Öyle ağlıyordu ki, koskoca bir yaz gözyaşlarıyla sulamıştı toprağını. Daim yapraklarının ıslak olmasına kimse mana veremiyordu. O ise kimseyi önemsemiyordu. Ağaçlar büyüyüversin, güneşini örtsünler, ne mühim! Sonbahar gelmiş kurumuş yapraklar dallarını eğmişler, ne farkeder!

Birgün gelecek, onu alacaklardı ya buralardan. Bu düşünceyle bekliyordu gününe gününe katarak. İnleyişlerini duyanlar ise, böylesine çağrılışın kime olduğunu bilmiyorlardı.

"Bahar bitmeden gel ey beklediğim

Mevsim dönmeden gel!

Gel gel demekten kurtar beni!

Gel çağırışlarımın ardında bul

Çağırışlarımdan da kurtar beni!"

Yaz sonbahara, sonbahar kışa dönmüştü. Yazın sıcağında kurumamak için gözyaşları çok iyi gelmişti. Ama sonbaharın o sert rüzgarlarına dayanmak hiç de kolay olmamıştı. Kökünden sükülüp bilinmedik diyarlara uçmak korkusuyla geçti sonbahar. Ve kış... Kardelen dışında kim dayanır o soğuklara... Dallarını büktü içe doğru, hasret yongasıyla ısınmaya çalışıyordu.

İlkin rüya olduğunu düşündüğü bir sesle irkildi. İki kişi yanıbaşında durmuş hayret dolu bakışlarla bakıyorlardı.

-Hayret, bu kara kışta mor menekşe hala yaşıyor!

-Hadi alıver onu, bunun kökü sağlamdır, iyi biter.

Bir dokunuşla aldılar onu ve özel saksılarına yerleştirdiler.

O ne güzel bir andı, tarif olunur mu!

Bahar gelip yeni menekşeler bitince dağın eteklerine, mor menekşenin hikayesi anlatılır oldu dilden dile. Bundandır ki her gün daha bir gür sesle "Hu Hu" nidaları yayıldı dağın yamaçlarından. Belli ki hepsi kutlu müjdeyi, çağırılışı bekliyorlardı.

Fatıma LEYLA
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
Trump'tan Küba'ya: 'Bence Küba çökecek'
'Küba'ya artık petrol ya da para gitmeyecek. sıfır'
İran'da emperyalist destekli protestolarda 109 güvenlik personeli öldü
İran: ‘Saldırı durumunda, İsrail ile ABD üsleri meşru hedefimiz olacaktır’
BTP camiasının acı günü
BTP lideri Hüseyin Baş Ankarada'ydı
Rıza Pehlevi'den protestoculara çağrı
"Sokakları terk etmeyin"
ABD'de binlerce kişi sokaklarda
Protestolar devam ediyor
İngiliz medyasından Grönland iddiası
‘Trump, orduya Grönland işgali için plan hazırlama talimatı verdi’
35 yıllık aracı kurumdan dikkat çeken tahmin
2026 sonunda dolar kaç TL olacak?
"Yine şampiyon biz olacağız"
Okan Buruk, Olimpiyat Stadı'na verdi veriştirdi
Almanlar da böyle düşünürse...
Yılın en şok araştırması
Turkcell Süper Kupa, Fenerbahçe'nin
Galatasaray, üst üste ikinci kez Süper Kupa'da kaybetti
Venezuela hükümeti: ABD ile diyalog başlatıldı
Trump Venezuela petrollerini pazarlıyor
İsrail, ateşkesi saldırı için fırsata çeviriyor
Ateşkese rağmen yüzlerce Gazzeliyi öldürdü
ABD, İran'daki ateşe körükle gidiyor
ABD'li sosyal medya platformu, İran bayrağını değiştirdi
CHP'li Gürer: 'Çalışan emekli sayısında rekor artış!'
"Emekli yaşamak için çalışmak zorunda"
'Entegrasyon'sa çatışma niye?
Suriye’de entegrasyon değil de çatışma mı isteniyor?
Trump'tan Küba'ya: 'Bence Küba çökecek'
'Küba'ya artık petrol ya da para gitmeyecek. sıfır'
İran'da emperyalist destekli protestolarda 109 güvenlik personeli öldü
İran: ‘Saldırı durumunda, İsrail ile ABD üsleri meşru hedefimiz olacaktır’
BTP camiasının acı günü
BTP lideri Hüseyin Baş Ankarada'ydı
Rıza Pehlevi'den protestoculara çağrı
"Sokakları terk etmeyin"
ABD'de binlerce kişi sokaklarda
Protestolar devam ediyor
İngiliz medyasından Grönland iddiası
‘Trump, orduya Grönland işgali için plan hazırlama talimatı verdi’
35 yıllık aracı kurumdan dikkat çeken tahmin
2026 sonunda dolar kaç TL olacak?
"Yine şampiyon biz olacağız"
Okan Buruk, Olimpiyat Stadı'na verdi veriştirdi
Almanlar da böyle düşünürse...
Yılın en şok araştırması
Turkcell Süper Kupa, Fenerbahçe'nin
Galatasaray, üst üste ikinci kez Süper Kupa'da kaybetti
Venezuela hükümeti: ABD ile diyalog başlatıldı
Trump Venezuela petrollerini pazarlıyor
İsrail, ateşkesi saldırı için fırsata çeviriyor
Ateşkese rağmen yüzlerce Gazzeliyi öldürdü
ABD, İran'daki ateşe körükle gidiyor
ABD'li sosyal medya platformu, İran bayrağını değiştirdi
CHP'li Gürer: 'Çalışan emekli sayısında rekor artış!'
"Emekli yaşamak için çalışmak zorunda"
'Entegrasyon'sa çatışma niye?
Suriye’de entegrasyon değil de çatışma mı isteniyor?
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.