logo
15 EYLÜL 2026

Davinson Sanchez profesyonellik dersi veriyor

 
 
Galatasaray'da yaz boyunca "ha gitti, ha gidecek" denilen Davinson Sanchez, Başkan Dursun Özbek'in "Satmıyorum" demesiyle Serie A ve Premier Lig şansını belki de sonsuza kadar kaçırdı. Ancak klasik bir Latino oyuncu gibi "Küstüm, oynamıyorum" demek yerine İskandinav profesyonelliğinde "Kaldım, o zaman işimi en iyi şekilde yaparım" diyerek ders veriyor.
 

15.09.2026 12:11:00
Haber Merkezi
 
Davinson Sanchez profesyonellik dersi veriyor
Davinson Sanchez profesyonellik dersi veriyor

Galatasaray'ın yıldız ismi Davinson Sánchez yaz boyunca ortalarda yoktu... Hatta Kante'nin Dünya Kupası yarı finali oynamasına; Ederson'un bile "Dönmeyeceğim" demesine rağmen, Brezilya, Kolombiya'dan sonra elenmiş olsa da Ederson daha erken döndü. Ancak Davinson Sánchez herkesten sonra geldi. Öyle geç geldi ki ilk resmi maçına hiç hazırlık maçında oynamadan çıktı. Çünkü Kolombiyalı stoper, Dünya Kupası'na gitmeden önce yönetimden "İyi teklif gelirse gideyim" sözü almıştı.







Satış Özbek'ten döndü

Galatasaray, aslında Davinson ve menajerine göre iyi teklifler de aldı. Ancak Başkan Dursun Özbek satışı engelledi. Çünkü önerilen, masaya getirilen Fikayo Tomori'nin Davinson'un ikamesi olmadığı, çok güvendiği danışmanları tarafından kendisine iletildi.







Küsmedi, oynadı

Böyle bir durumda pek çok oyuncu, özellikle de Latin oyuncular küser; Como'ya gidip Serie A'da ya da Bournemouth'a gidip Premier Lig'de oynamadığı için "mızıkçılık" yapardı. Ancak Davinson, üst düzey bir İskandinav profesyoneli gibi davrandı. Hiç sorun çıkarmadı. İlk 5 haftanın en iyileri arasına girmeyi başardı.







Kilit oyuncu

İkili mücadelelerde yüzde 58, zeminde yüzde 65 ve hava topunda yüzde 55 başarı oranının yanı sıra maç başına 3.4 hava topu kazanması da Davinson'un ceza sahası savunmasındaki caydırıcılığının kanıtı.

Maç başına 7.8 tehlike engelleme ve 3.8 top geri kazanım; pozisyon bilgisinin ve sezgilerinin yüksek olduğunu, tehlikeyi büyümeden sezip bertaraf ettiğinin en net ifadesi.
Başarılı top sürmede yüzde 100 oran (0.4) ve 32.0 km/h maksimum (bu hızla koşsa, 100 metreyi 11.25 saniyede tamamlar) hız, topu geriden ileriye taşıma ve arkaya kaçan topları yakalama konusundaki atletik kapasitesini öne çıkarıyor.

Osimhen, Trabzonspor karşısında yok

Galatasaray'ın Nijeryalı yıldızı Osimhen'in Başakşehir karşısında acıyı hisseder hissetmez kendini kenara alması daha büyük bir felaketi önlemiş olsa da tanıda yer alan "kanama ve ileri-orta düzey zorlanma" ifadesi Trabzonspor maçında oynama şansını mucizelere bırakıyor. Teknik heyetin, sezonun kalanını riske atmamak adına Nijeryalı golcüyü Avni Aker deplasmanında dinlendirmesi en rasyonel karar gibi duruyor

15.09.2026 12:10:00
Haber Merkezi
 
Osimhen, Trabzonspor karşısında yok
Osimhen, Trabzonspor karşısında yok
Galatasaray, cumartesi akşamı Trabzonspor için sezonun kırılma maçına çıkacak... Amed deplasmanından sonra Konya deplasmanından da yenilgi ile dönen bordo-mavililer için Galatasaray maçı sezonun ya başlayacağı ya da biteceği maç olacak. Bir de geçen sezondan kalan "elektrikli" ortamı da hesaba katarsak sarı-kırmızılılar için de Avni Aker'de çıkılacak maç sezonu "psikolojik" olarak koparma maçı olabilir.






İlk 5 maçta zaten yenilmeyen, sadece 1 beraberlik alan Galatasaray, Trabzonspor deplasmanından da galibiyetle dönerse "Yenilmezler artık" psikolojisini rakiplerinin üzerine yıkabilir. Böyle bir durumda Okan Buruk için en kritik isim Victor Osimhen olacak. Peki Nijeryalının oynama ihtimali var mı?






OSIMHEN'İN SON DURUMU

Sağ adduktor adale grubunda kanama ve zorlanma var. Bu tanı, sakatlığın basit bir kas spazmı olmadığının, adale liflerinde belirgin yırtık ve kanama içerdiğinin kanıtı.






İleri-orta düzeydeki adduktor zorlanmalarında iyileşme, doku tamiri ve kanamanın emilme süreci en az 3 ila 6 hafta sürer. Yani Trabzonspor maçında Osimhen için "Oynayacak" demek biraz hayalcilik; çünkü sakatlığının üzerinden sadece 10 gün geçti.






Sakatlığın 10. gününde kas lifleri henüz tam anlamıyla kaynamamış ve kanama kontrolü yeni sağlanmış olur. İğne veya yoğun fizyoterapi ile sahaya sürülmesi durumunda, kısmi yırtığın 3. derece seviyesine geçme ve oyuncuyu 2-3 ay sahalardan uzak tutma riski çok yüksektir.

Beşiktaş'ın Marsilya'yı imha planı

Beşiktaş'ın sahadaki pas kalitesini ve oyun aklını skora dönüştürdüğü takdirde Marsilya karşısında UEFA Avrupa Ligi'nde sahasında 3 puanla tanışması hiçten bile değil. Italiano'nun UEFA Avrupa Ligi'ndeki Marsilya eşleşmesine yönelik kurabileceği oyun planı ve stratejik şifreleri ise gazetemiz editörleri derledi

15.09.2026 11:31:00 / Güncelleme: 15.09.2026 11:44:56
Haber Merkezi
 
Beşiktaş'ın Marsilya'yı imha planı
Beşiktaş'ın Marsilya'yı imha planı
Marsilya'yı yenip UEFA Avrupa Ligi'ne iddialı bir başlangıç yapmak isteyen Beşiktaş'ın planları hakkında gazetemiz editörlerinin bazı fikirleri var. Vincenzo Italiano'nun fikirlerini, oyun planını bilemeyiz tabii ki ama en azından Marsilya ve Beşiktaş'ın (liglerindeki) istatistikleri üzerinden bazı fikirler yürütebiliriz.






Italiano'nun takımı, pas kalitesi ve topa sahip olma konusunda Marsilya'dan geride değil. Beşiktaş rakipten çekinip tamamen geriye çekilmek yerine, oyunu kendi yarı sahasında ve orta blokta kontrollü yönlendirip topu tutarak Marsilya'nın ön alan baskısının direncini kırabilir.






Marsilya, kat edilen toplam mesafeden ziyade patlayıcı deparlarla ve dikine hızlı hücumlarla ivme kazanan bir takım. Beşiktaş'ın savunma arkasına sarkmalara önlem alması ve kendi hızlı kanat organizasyonları ile geçiş hücumları üzerinden Marsilya'yı gafil avlaması gerekiyor.






Beşiktaş'ın ceza sahası dışından attığı verimsiz şutlar yerine set hücumlarını ceza sahasının içine kadar taşıması şart. Italiano, hücum hattına "daha sabırlı olma" ve net pozisyon yaratma talimatı verecektir.

Galatasaray'da Ugochukw belirsizliği

Lesley Ugochukwu, sadece Galatasaray'ın değil, belki de sezonun üzerinde en fazla tartışılan transferi konumunda

15.09.2026 11:28:00
Haber Merkezi
 
Galatasaray'da Ugochukw belirsizliği
Galatasaray'da Ugochukw belirsizliği
Ugochukwu'nun sahada kaldığı 38 dakikada tamamen "hata yapmama" psikolojisiyle oynaması, top kaybetmemek adına sadece yan ve geri paslara yönelmesi, ancak pozisyonu gereği yapması gereken top kazanma, baskı kırma ve fiziksel üstünlük kurma işlevlerini yerine getirememesi Galatasaray'da soru işaretlerinin tavan yapmasına neden oldu. Chelsea ve Rennes'in gördüğü potansiyeli parçalı forma ile henüz gösterememesi oldukça dikkat çekici.






Lesley Ugochukwu, sadece Galatasaray'ın değil, belki de sezonun üzerinde en fazla tartışılan transferi konumunda... Okan Buruk'un "Bunu nereden buldun?" diye eleştirildiği Nijeryalı oyuncu, 3 maçta sadece 38 dakika sahada kalabildi; maç başına aldığı süre 38 dakikayı bile bulmadı. Bu durum akıllara "Chelsea neden bu kadar yatırım yaptı?" ve "Rennes nasıl Camavinga'nın ikamesi olarak gördü?" sorularını getirdi.






UGOCHUKWU GALATASARAY'DA ETKİSİZ BAŞLADI

İlk 5 haftada sadece 38 dakika forma giyen Ugochukwu, Galatasaray taraftarının aklında neler bıraktı bilinmez ama istatistikler pek çok şeyi anlatıyor.







Belki de sahada çok kısa sürelerde kaldığı için %93 pas isabeti ve kendi yarı sahasında %100 isabetle oynaması, topu aldığında riske girmekten korktuğunun göstergesi. Çünkü sanki tek işi topu en yakınındaki arkadaşına aktarmakmış gibi hareket etti. 0 kilit pas ve 0 uzun top ile hücuma katkı sağlamak kafasında yok gibi.






Bunun yanına bir de ön libero pozisyonundaki bir oyuncu için 38 dakikada 0 top çalma, 0 pas arası ve 0 hava topu mücadelesi eklenince "Acaba soruların arkası boş değil mi?" düşüncesi akıllara oturuyor.






0.05 xG ve 0.02 xA beklentileri ile ceza sahası çevresinde ya da duran toplarda da skora etki edecek bir tehdit yaratamamış. Maç başına sadece 11 topla buluşma ve 29.8 km/s maksimum hız, oyuncunun maç ritminden uzak olduğunu ve henüz takımın temposuna adapte olamadığını da aslında net bir şekilde gösteriyor.

Trabzonspor'da erken seçim ufukta belirdi

Hafta sonunda Trabzonspor, sezonun kırılma maçında Galatasaray'ı konuk edecek

15.09.2026 11:15:00
Haber Merkezi
 
Trabzonspor'da erken seçim ufukta belirdi
Trabzonspor'da erken seçim ufukta belirdi
Galatasaray maçından çıkacak olumsuz bir sonuç, Ertuğrul Doğan yönetiminin "yıldız transferlerle rüzgarı arkasına alan" imajını silip yerine "bütçeyi doğru yönetemeyen ve teknik belirsizlik yaratan" bir yönetim tablosunu hâkim kılar. Bu da Trabzonspor'da "erken seçim" gündeminin masaya gelmesine neden olur.






Hafta sonunda Trabzonspor, sezonun kırılma maçında Galatasaray'ı konuk edecek... Geride kalan 5 haftada toplanabilecek 15 puanın sadece 7'sini toplayan bordo-mavililerde, Avni Aker'de oynanacak maçtan alınacak negatif bir skor pek çok şeyin değişmesi anlamına gelecek.






HÜSEYİN CİMŞİR BELİRSİZLİĞİ

Ancak zorlu maç öncesinde Trabzonspor'da ağır bir belirsizlik ortamı var. Hüseyin Çimşir yeni teknik direktör mü yoksa hâlâ nöbetçi teknik direktör mü?

Çimşir'in yerine hoca aranmaması bambaşka bir kriz. Yönetim aslında Rudi Garcia tarzında yüksek maliyetli teknik adam istemiyor ancak Çimşir ile devam etmek de risk.







ERTUĞRUL DOĞAN İÇİN KRİTİK SÜREÇ

Aslında bu dakikadan sonra Salah ve Fabinho gibi dünya yıldızlarını getiren Trabzonspor yönetimi kendi geleceğiyle de oynuyor. Çünkü bu dakikadan sonra her türlü başarısızlık yönetime yazacak. Galatasaray maçında alınacak negatif bir skor, okları Ertuğrul Doğan yönetimine çevirecek.







TRABZONZPOR YÖNETİMİNDE KRİZ İHTİMALİ

Yönetim kurulu içinde kutuplaşmalar su yüzüne çıkar. Kötü sonuçla birlikte fikir ayrılıkları basına sızmaya başlar; tepki çeken bazı yöneticilerin istifası gündeme gelebilir.

Başarısızlık durumunda transfer ve teknik heyet süreçlerini yürüten profesyoneller veya yöneticiler üzerindeki baskı artar, yönetim kendi içinde günah keçisi aramaya başlar.







MUHALEFET ATAĞA KALKAR

Bordo-mavili camiada muhalefet, yüksek maliyetli kadroya rağmen alınan başarısız sonuçları koz olarak kullanır. Tribünlerin protestosu ile birleşen muhalefet baskısı, yönetimi olağanüstü kongre kararı almaya zorlayabilir.

Bu kadro Sergen Yalçın'da olsaydı

Italiano mevkiler arası mesafeyi daraltan "makine" gibi çalışan bir yapı kurdu... Sergen Yalçın kalsaydı bu kadronun koşu mesafeleri düşerdi; ancak Vlahović ve Trossard'ın bireysel şovlarıyla maç kazanan, daha yetenek odaklı bir Beşiktaş izlerdik.
 

14.09.2026 12:47:00
Haber Merkezi
 
Bu kadro Sergen Yalçın'da olsaydı
Bu kadro Sergen Yalçın'da olsaydı
Beşiktaş Teknik Direktörü Vincenzo Italiano da Sergen Yalçın gibi tempolu ve hücuma dönük futbolu benimsiyor... Ancak mantalite ve saha içi organizasyonu açısından ikili arasında dağlar kadar fark var.

İtalyan teknik adam 4-2-3-1 veya 4-3-3 dizilişini tercih eder. Takım savunmasını en önde başlatır ve top rakipteyken alanı daraltarak boğucu bir pres uygulatır.






Katı şablonlar yerine yetenekli oyunculara saha içinde özgürlük tanımayı seven Sergen Yalçın'ın ise oyuncunun bireysel kalitesini ve yaratıcılığını öne çıkaran bir anlayışı vardır.

Sergen Yalçın, orta sahada Josef örneğinde olduğu gibi alanı tek başına kapatabilen, fiziksel olarak ezici veya Atiba gibi oyunu aklıyla yönlendiren isimleri sever. Salih gibi daha düz, pres odaklı ama yaratıcılığı sınırlı pasör profil yerine topu öne taşıyabilen "8/10 numara kırılımlı" oyuncuları tercih ederdi.






Sergen Yalçın bek ve stoperlerinde macera aramaz; pozisyon bilgisi yüksek, tecrübeli ve hamleli oyuncuları ister (Rosier veya Welinton tipi). Kassoum, Yalçın'ın savunma disiplini anlayışında çabuk kulübeye çekilirdi.






Yalçın kalsaydı Ernest Poku ve İlhan Fakılı'yı geçiş hamlesi olarak görürdü. Genç ve ham oyuncular yerine bitiriciliği ve skorerliği kanıtlanmış (Ghezzal, Larin tarzı) isimleri tercih ederdi.

Oulai'nin yerine Fabinho'yu alan akıl

Oulai'nin 25 maçlık oturmuş sezon performansı ile Fabinho'nun Trabzonspor'daki 238 dakikalık adaptasyon sürecini kıyaslamak istatistiki olarak tam bir eşdeğerlik sunmasa da ilk 3 maçlık tablo, Trabzonspor'un dinamik bir "Box-to-Box" oyuncudan statik ve temposuz bir pasöre geçiş yaptığını kanıtlar nitelikte.
 

14.09.2026 12:41:00
Haber Merkezi
 
Oulai'nin yerine Fabinho'yu alan akıl
Oulai'nin yerine Fabinho'yu alan akıl
Trabzonspor kuruluş felsefesine ihanet etti... Önce menajerlerin önerdiği Mohamed Salah'ı veto etti, sonra da Salah'ın Liverpool'dan eski takım arkadaşı Fabinho'yu aldı.

Fabinho'nun unutturması gereken isim sadece Oulai'ydi. Geçen sezon Trabzonspor'a gelen, devre arasında Galatasaray'ın almak için Ertuğrul Doğan'ın telefonlarını kilitlediği Fildişili orta saha oyuncusu.






Trabzonspor daha değerini bulmadan 26 milyon Euro gibi bir rakama gönderdi Oulai'yi. Belki 5 kat kâr etti ama limitinin çok daha yüksek olduğunu herkes biliyordu.

Yerine gelen Fabinho ise Suudi Arabistan'da bile istenmeyen, bu yüzden sözleşmesi feshedilip serbest kalan, "önce para" diyen bir Brezilyalıydı.

Zaten bu durum daha ilk 3 maçtan rakamlara yansıdı bile.






Yaşının da getirdiğiyle Fabinho, Oulai'den 3.6 km/h daha yavaş kaldı. Maç başına top taşıma ve çalım atma becerisi sergileyemedi, hava topu mücadelesi kazanamadı.

Oulai orta sahada dikine oynayan, ceza sahasına yaklaşan ve yaratıcı (1.6 kilit pas, 2.38 xA) bir profildeyken; Fabinho 3 maçlık periyotta 0.3 kilit pas ve 0.10 xA'da kalarak hücuma neredeyse hiç katkı veremedi.






Yalnızca top çalma (3.0) ve pas isabetinde (%91) Oulai seviyesini korudu; ancak sahipsiz top kazanma (5.0'a karşı 2.7) ve genel ikili mücadele sayısında Oulai'nin enerjisini tutturamadı.

Trabzonspor bundan sonra ne yapacak?

Trabzonspor'da geçen sezon beklentilerin üzerine çıkan Felipe Augusto; düşük topla buluşma sayısına rağmen ceza sahasında yüksek verimlilik sağlayarak sistemin işlemesini sağlayan bir yetenekti. Mohamed Salah ise sisteme uymaktan ziyade, sistemin tamamen onun etrafında kurulmasını talep eden yüksek maliyetli bir süperstar profili. Trabzonspor'a hangisinin daha fazla fayda sağladığı ise soru işareti

14.09.2026 12:24:00
Haber Merkezi
 
Trabzonspor bundan sonra ne yapacak?
Trabzonspor bundan sonra ne yapacak?
Trabzonspor'a Hüseyin Cimşir de çare olamadı. Fatih Tekke'nin istifasından sonra teknik direktör arayışlarına yeniden gaz verildi. Ancak yeni transferlerin takıma faydası da mercek altına alındı. Bir yanda Felipe Augusto, diğer yanda Mohamed Salah... Kefeye koyduğunuzda ikisi arasında kıyas bile kabul edilmez; direkt Mısırlı oyuncu tercih edilir. Ancak bu tercih; Inter, Liverpool, Real Madrid, Fenerbahçe ya da Galatasaray gibi parayla kadro kuran takımlar için geçerli olabilir.






Trabzonspor gibi altyapıdan yetiştirdiği oyuncularla ve geçen sezondan itibaren 5 yıllık bir program çerçevesinde planlama yapan bir kulüpte Salah ve Augusto'yu karşılaştırırsanız, ortaya Trabzonspor'un yaşadığı gibi bir çöküş çıkar.






Augusto geçen sezon 13 golünün tamamını ceza sahası içinden buldu. 5 kafa ve 8 sol ayak golüyle ceza sahasında gerçek bir bitirici performansı sergiledi. xG beklentisi 8.50 iken 13 gol atarak beklentinin belirgin şekilde üzerinde bir bitiricilik yakaladı. Ayrıca az pas alarak (maç başı 22.3 topla buluşma) bu skor üretkenliğine ulaştı.






Salah ise 4 golle maç başına 0.8 gol istatistiği yakalamış olsa da maç başına 55.6 kez topla buluşuyor. Yani takım hücumunun merkezine oturuyor ve oyunu domine etmesi bekleniyor. Salah maç başına 3.8 kilit pas ve 28.4 isabetli pas atıyor; ancak bunun bedeli 17.4 top kaybı yapmak oluyor. Augusto ise maç başına sadece 7.6 isabetli pas atıp 6.2 top kaybı yapıyor. Böylece takımın oyununu bozmadan, az kaynak tüketerek maksimum skoru alıyordu.

Italiano itiraf ettirdi

Beşiktaş'ın ilk 5 haftada sahaya koyduğu futbol ve istatistikler şampiyonluk garantisi vermese de takımın bu sezon daha az üreten ve daha çok bireysel hataya açık yapısını geride bırakıp çok daha olgun, ceza sahası çevresinde bitirici bir takıma dönüştüğünü itiraf ediyor

14.09.2026 12:20:00
Haber Merkezi
 
Italiano itiraf ettirdi
Italiano itiraf ettirdi
Tabii ki daha çok erken... Tabii ki henüz ligin ilk 5 haftalık süreci tamamlandı. Konuşmak için her ne kadar çok erken olsa da siyah-beyazlıların aldığı galibiyetler, camia içindeki birleşme ve yayılan enerji Beşiktaş camiasının umutlarını artırıyor. Şampiyonluk konuşmak ya da büyük laflar söylemek için çok erken olsa da istatistikler siyah-beyazlıların bu sezon çok can yakacağını açık açık itiraf ediyor.






Bu sezon Beşiktaş İtalyanı ile topu değil, oyunu koşturan bir takım haline geldi. Takım maç başına 3.9 km daha fazla kat etmesine rağmen depar sayısı 155.5'ten 110.4'e düştü. Bu tezat, Beşiktaş'ın sahada kontrolsüzce koşturmak yerine pozisyon sadakatini artırdığını, topa sahip olarak rakibi yorduğunu net biçimde ortaya koyuyor.






Uzun top isabet oranının yüzde 48'den yüzde 64.6'ya yükselmesi ve isabetli uzun top sayısının 24.8'e çıkması, savunmadan çıkışların rastgele şişirme değil, bilinçli ve adrese teslim uzun paslarla yapıldığının en net göstergesi.






Topla oynamanın yüzde 61.2'ye çıkması ve rakip yarı sahada maç başına 238 isabetli pas yapılması (geçen sezona göre +48 pas), takımın artık ceza sahası çevresinde daha uzun süre baskı kurduğunu kanıtlıyor.






Geçen sezon 34 maçta gole neden olan 9 hata yapan takım, bu sezon ilk 5 haftada gole neden olan hata yapmadı. Maç başına yenilen golün 0.8'e gerilemesi savunma disiplininin arttığına da işaret ediyor.

Samsunspor ne oldu?

Geçtiğimiz sezonun flaş takımlarından Samsunspor hem taktiksel esnekliğini hem de fiziksel gücünü kaybetti. Acil bir fiziksel yükleme ve reaksiyon gösterilmezse Karadeniz ekibinin düşüşü durdurulamaz hâle gelecek

14.09.2026 11:40:00
Haber Merkezi
 
Samsunspor ne oldu?
Samsunspor ne oldu?
Son dönemin en popüler takımlarından birisi Samsunspor'du… Sadece başkanı Yüksel Yıldırım'ın yaptığı "aykırı" çıkışlarla değil; sahaya koyduğu oyun, aldığı skorlar ve özellikle geçen sezon ritim bozulana kadar Konferans Ligi'nde aldıkları skorlarla parmak ısırtıyordu.






Aynı Karadeniz ekibi bu sezona facia bir başlangıç yaptı. Dün de Çorum FK'ya sahasında 5-1 yenilmesi "Arıza nerede?" dedirtti. Bu durum, sadece teknik direktör değişikliğinin değil; pek çok konuda Samsunspor'un değişim geçirmesi gerektiğinin işareti gibi.






Samsunspor'un bu sezona yaptığı kâbus başlangıcın ve Çorum FK karşısındaki 5-1'lik ağır yenilginin ana nedeni; takımın fiziksel kapasitesindeki dramatik çöküş ile geçiş oyunu kimliğini tamamen kaybetmesi. Topla oynama oranı kâğıt üzerinde artmış görünse de takımın koşu mesafeleri, depar sayıları ve savunma direnci serbest düşüşe geçmiş durumda.






Geçen sezon yakalanan başarının temeli yüksek tempo ve ön alan presiydi. Bu sezon ise maç başına katedilen mesafe 97,3 km'den 79,8 km'ye, depar sayısı ise 151,5'ten 84,8'e geriledi. Takım neredeyse yarı yarıya daha az depar atıyor. Temposuzluk, rakip takımlara sahayı çok rahat katetme imkânı tanıyor.






Maç başına top çalma 15,9'dan 12,4'e düşerken kalecinin yapmak zorunda kaldığı kurtarış sayısı 2,3'ten 4,6'ya fırladı. Rakibe verilen rahat pozisyonlar yüzünden maç başına yenilen gol ortalaması 1,3'ten 2,2'ye yükseldi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.