logo
15 EYLÜL 2026

Osimhen, Trabzonspor karşısında yok

Galatasaray'ın Nijeryalı yıldızı Osimhen'in Başakşehir karşısında acıyı hisseder hissetmez kendini kenara alması daha büyük bir felaketi önlemiş olsa da tanıda yer alan "kanama ve ileri-orta düzey zorlanma" ifadesi Trabzonspor maçında oynama şansını mucizelere bırakıyor. Teknik heyetin, sezonun kalanını riske atmamak adına Nijeryalı golcüyü Avni Aker deplasmanında dinlendirmesi en rasyonel karar gibi duruyor

15.09.2026 12:10:00
Haber Merkezi
 
Osimhen, Trabzonspor karşısında yok
Osimhen, Trabzonspor karşısında yok
Galatasaray, cumartesi akşamı Trabzonspor için sezonun kırılma maçına çıkacak... Amed deplasmanından sonra Konya deplasmanından da yenilgi ile dönen bordo-mavililer için Galatasaray maçı sezonun ya başlayacağı ya da biteceği maç olacak. Bir de geçen sezondan kalan "elektrikli" ortamı da hesaba katarsak sarı-kırmızılılar için de Avni Aker'de çıkılacak maç sezonu "psikolojik" olarak koparma maçı olabilir.






İlk 5 maçta zaten yenilmeyen, sadece 1 beraberlik alan Galatasaray, Trabzonspor deplasmanından da galibiyetle dönerse "Yenilmezler artık" psikolojisini rakiplerinin üzerine yıkabilir. Böyle bir durumda Okan Buruk için en kritik isim Victor Osimhen olacak. Peki Nijeryalının oynama ihtimali var mı?






OSIMHEN'İN SON DURUMU

Sağ adduktor adale grubunda kanama ve zorlanma var. Bu tanı, sakatlığın basit bir kas spazmı olmadığının, adale liflerinde belirgin yırtık ve kanama içerdiğinin kanıtı.






İleri-orta düzeydeki adduktor zorlanmalarında iyileşme, doku tamiri ve kanamanın emilme süreci en az 3 ila 6 hafta sürer. Yani Trabzonspor maçında Osimhen için "Oynayacak" demek biraz hayalcilik; çünkü sakatlığının üzerinden sadece 10 gün geçti.






Sakatlığın 10. gününde kas lifleri henüz tam anlamıyla kaynamamış ve kanama kontrolü yeni sağlanmış olur. İğne veya yoğun fizyoterapi ile sahaya sürülmesi durumunda, kısmi yırtığın 3. derece seviyesine geçme ve oyuncuyu 2-3 ay sahalardan uzak tutma riski çok yüksektir.

Serdal Adalı'nın yeni yönetimi şekillendi


 
Beşiktaş’ta 4 Ekim’de yapılması planlanan olağanüstü seçimli genel kurul öncesinde Serdal Adalı’nın yönetim kurulunda ciddi bir revizyona gitmesi bekleniyor. Yönetime girecek isimler konusunda pek çok iddia var... Kimlerin kesik yiyeceği ise henüz netleşmiş değil. Ancak belki de en büyük sürpriz Hakan Daltaban'la olacak.

15.09.2026 12:22:00
Haber Merkezi
 
Serdal Adalı'nın yeni yönetimi şekillendi
Serdal Adalı'nın yeni yönetimi şekillendi

Beşiktaş'ta Serdal Adalı "beklenen" ama açıklandığı gün itibarıyla 'baskın' olarak anılan seçimle ilgili süreç yerine oturmaya başladı. Şu anki İkinci Başkan Hakan Daltaban'ın derneklerden sorumlu yönetici pozisyonuna kaydırılabileceği; İkinci Başkanlık koltuğu içinse Murat Kılıç veya Emre Tezmen isimlerinin tartışıldığı camiada yüksek sesle konuşuluyor.







Mete Düren dönüyor

Geçmiş dönemlerde de kulüpte görev almış tecrübeli yönetici Prof. Dr. Mete Düren'in yeni listede yer almasına kesin gözüyle bakılıyor.
Adalı'nın daha önceki dönemlerde birlikte çalıştığı bir diğer isim olan Doğan Küçükemre'nin de yeni yönetimin önemli isimleri arasında olabileceği konuşuluyor.
Fırat Fidan, Kemal Erdoğan, Vedat Kumuşoğlu, Mahir Kaplan, Süleyman Eren ve Coşkun Kaya listeye dahil edilmesi düşünülen isimler arasında geçiyor.







Gidecekler belirsiz

Henüz ismi doğrudan "kara listeye" alınan veya basına çizik yediği kesinleşen yöneticilerin listesi netleşmiş değil. Ancak yeni katılacak 4-5 ağır top isim nedeniyle, mevcut yönetimdeki pasif veya operasyonel yükü az olan bazı asil ve yedek üyelerin liste dışı kalacağı konuşuluyor.

Beşiktaş'a Marsilya uyarısı: Fokur fokur kaynayan suda yanmayın

Marsilya fokur fokur kaynıyor… Ancak topa sahip olan, iyi dripling yapan ve kontratak üreten bir ekip. Bu yüzden aman Beşiktaş diyelim, kaynar suyun içine düşme

15.09.2026 12:00:00
Haber Merkezi
 
Beşiktaş'a Marsilya uyarısı: Fokur fokur kaynayan suda yanmayın
Beşiktaş'a Marsilya uyarısı: Fokur fokur kaynayan suda yanmayın
Marsilya fokur fokur kaynıyor… Belki Beşiktaş yenerse Teknik Direktör Bruno Genesio gider bile... Ancak Fransız ekibi öyle "Amaan!" denecek bir takım değil. Topa sahip olan, iyi dripling yapan ve kontratak üreten bir ekip. Bu yüzden fokur fokur kaynayan sularında yanmalarını beklerken aman Beşiktaş diyelim, kaynar suyun içine düşme.






Beşiktaş, UEFA Avrupa Ligi'nde perşembe gecesi İstanbul'da Marsilya'yı konuk edecek... Maç öncesinde siyah-beyazlı ekipte işler yolunda. Fransız ekibi ise fokur fokur kaynıyor.






BEŞİKTAŞ MAĞLUBİYETİ MARSİLYA'YI KARIŞTIRIR

Alınacak bir yenilgi sonrasında belki de Teknik Direktör Bruno Genesio'nun sonu bile gelebilir. Bu durum ise çok ironik olur; çünkü Van Bronckhorst kovulduğunda siyah-beyazlı yönetim takımın başına Fransız teknik direktörü getirmek istemişti. Ancak Genesio o dönemde sezon devam ederken takım almak istemediğini ileterek teklifi reddetmişti. Peki, Genesio'nun Marsilya'sının Beşiktaş'ı korkutacak silahları neler olacak?






KRİTİK UYARILAR

Marsilya, yüzde 60.8 topa sahip olma oranı ve maç başına yüzde 90 isabetle yaptığı 564 pas ile oyunu domine etmeye çalışan bir takım. Özellikle rakip yarı sahadaki yüzde 86.2'lik pas isabet oranı, Beşiktaş'ın kendi birinci bölgesinde uzun süreler savunma yapmak zorunda kalabileceğine işaret ediyor.






SAVUNMA GÜVENLİĞİ

Maç başına 9 dripling sayısı oldukça yüksek. Marsilya'nın birebirde adam eksilten, Beşiktaş savunma hattının dengesini çabuk bozabilen yetenekli hücum silahları var.






Maç başına 48.5 top geri kazanma ve ürettikleri 8 kontratak; kaybettiği topu şok presle hemen geri alıp rakibi hazırlıksız yakalama üzerine kurulu bir geçiş tercihini ortaya koyuyor.

Greenwood 'yemeğini' Hakan Safi pişirdi, Aziz Yıldırım yedi

Fenerbahçe Başkan Adayı Hakan Safi, seçim döneminde Mason Greenwood ile sağladığı mutabakatla transferin temellerini attı. Greenwood'un Fenerbahçe'ye gelmesinde Safi'nin payı unutulmaz

15.09.2026 11:40:00
Haber Merkezi
 
Greenwood 'yemeğini' Hakan Safi pişirdi, Aziz Yıldırım yedi
Greenwood 'yemeğini' Hakan Safi pişirdi, Aziz Yıldırım yedi
Fenerbahçe Başkan Adayı Hakan Safi, seçim döneminde Mason Greenwood ile sağladığı mutabakatla transferin temellerini attı. İngiliz oyuncuya İstanbul'daki yaşam standartları, birinci yıldız rolü ve vizyon eksiksiz anlatıldı. Greenwood kararını "şıp" diye verdi. Marsilya'nın eski futbol direktörü Medhi Benatia'nın "Fenerbahçe'ye gitme kararını çok hızlı verdi" sözlerinin arkasında da Safi'nin payı unutulmaz.






Fenerbahçe'de büyük bir patlama yapan Greenwood, kariyerinde geçirdiği çalkantılı süreçlerden sonra düzenli oynayabileceği, birinci yıldız statüsünde olacağı ve Şampiyonlar Ligi sahnesinde kendini gösterebileceği bir ortam arıyordu. Fenerbahçe'nin sunduğu yüksek finansal şartlar ve ilk 11 garantisi, Premier Lig veya La Liga'da yaşayabileceği olası medya baskısını ve belirsizliği üstlenmekten daha mantıklı geldi. Marsilya'nın eski futbol direktörü Medhi Benatia'nın "Daha fazla risk almadan garanti ve güçlü bir seçeneği kabul etti" tespiti bu transferin özünü oluşturuyor.






HAKAN SAFİ, GREENWOOD İÇİN ÇOK ÇALIŞTI

Aziz Yıldırım'ın karşısına başkan adayı olarak çıkan Hakan Safi'nin seçim sürecinde Greenwood tarafıyla ve Marsilya'yla bir ön mutabakat sağladığı; bu süreçte oyuncuya Türkiye'deki yaşam standartlarının, Fenerbahçe'deki rolünün ve proje vizyonunun detaylıca anlatıldığı biliniyor.






FENERBAHÇE'YE ÇOK ÇABUK İKNA OLDU

Oyuncunun İstanbul seçeneğine zihnen hazırlanmış olması, Benatia'nın belirttiği "Fenerbahçe'ye gitme kararını çok hızlı bir şekilde verdi" ifadesini de doğruluyor aslında.






AZİZ YILDIRIM GOLÜ ATTI

Fenerbahçe'nin sunduğu cazip maaş ve pazarlık sonucu Yıldırım yönetiminin bitirdiği bonservis rakamları, Greenwood'un kararında anahtar rol oynadı.






RAKİPLERİN GÜCÜ YETMEDİ

Atletico Madrid, oyuncunun geçmişteki saha dışı bagajı ve maaş yükü nedeniyle masadan çekildi. Al Ahli ise hem oyuncuya beklediği net projeyi sunamadı hem de rakamlar oyuncunun Türkiye teklifini reddetmesini sağlayacak kadar ezici olmadı.

Trabzonspor'da erken seçim ufukta belirdi

Hafta sonunda Trabzonspor, sezonun kırılma maçında Galatasaray'ı konuk edecek

15.09.2026 11:15:00
Haber Merkezi
 
Trabzonspor'da erken seçim ufukta belirdi
Trabzonspor'da erken seçim ufukta belirdi
Galatasaray maçından çıkacak olumsuz bir sonuç, Ertuğrul Doğan yönetiminin "yıldız transferlerle rüzgarı arkasına alan" imajını silip yerine "bütçeyi doğru yönetemeyen ve teknik belirsizlik yaratan" bir yönetim tablosunu hâkim kılar. Bu da Trabzonspor'da "erken seçim" gündeminin masaya gelmesine neden olur.






Hafta sonunda Trabzonspor, sezonun kırılma maçında Galatasaray'ı konuk edecek... Geride kalan 5 haftada toplanabilecek 15 puanın sadece 7'sini toplayan bordo-mavililerde, Avni Aker'de oynanacak maçtan alınacak negatif bir skor pek çok şeyin değişmesi anlamına gelecek.






HÜSEYİN CİMŞİR BELİRSİZLİĞİ

Ancak zorlu maç öncesinde Trabzonspor'da ağır bir belirsizlik ortamı var. Hüseyin Çimşir yeni teknik direktör mü yoksa hâlâ nöbetçi teknik direktör mü?

Çimşir'in yerine hoca aranmaması bambaşka bir kriz. Yönetim aslında Rudi Garcia tarzında yüksek maliyetli teknik adam istemiyor ancak Çimşir ile devam etmek de risk.







ERTUĞRUL DOĞAN İÇİN KRİTİK SÜREÇ

Aslında bu dakikadan sonra Salah ve Fabinho gibi dünya yıldızlarını getiren Trabzonspor yönetimi kendi geleceğiyle de oynuyor. Çünkü bu dakikadan sonra her türlü başarısızlık yönetime yazacak. Galatasaray maçında alınacak negatif bir skor, okları Ertuğrul Doğan yönetimine çevirecek.







TRABZONZPOR YÖNETİMİNDE KRİZ İHTİMALİ

Yönetim kurulu içinde kutuplaşmalar su yüzüne çıkar. Kötü sonuçla birlikte fikir ayrılıkları basına sızmaya başlar; tepki çeken bazı yöneticilerin istifası gündeme gelebilir.

Başarısızlık durumunda transfer ve teknik heyet süreçlerini yürüten profesyoneller veya yöneticiler üzerindeki baskı artar, yönetim kendi içinde günah keçisi aramaya başlar.







MUHALEFET ATAĞA KALKAR

Bordo-mavili camiada muhalefet, yüksek maliyetli kadroya rağmen alınan başarısız sonuçları koz olarak kullanır. Tribünlerin protestosu ile birleşen muhalefet baskısı, yönetimi olağanüstü kongre kararı almaya zorlayabilir.

Bu kadro Sergen Yalçın'da olsaydı

Italiano mevkiler arası mesafeyi daraltan "makine" gibi çalışan bir yapı kurdu... Sergen Yalçın kalsaydı bu kadronun koşu mesafeleri düşerdi; ancak Vlahović ve Trossard'ın bireysel şovlarıyla maç kazanan, daha yetenek odaklı bir Beşiktaş izlerdik.
 

14.09.2026 12:47:00
Haber Merkezi
 
Bu kadro Sergen Yalçın'da olsaydı
Bu kadro Sergen Yalçın'da olsaydı
Beşiktaş Teknik Direktörü Vincenzo Italiano da Sergen Yalçın gibi tempolu ve hücuma dönük futbolu benimsiyor... Ancak mantalite ve saha içi organizasyonu açısından ikili arasında dağlar kadar fark var.

İtalyan teknik adam 4-2-3-1 veya 4-3-3 dizilişini tercih eder. Takım savunmasını en önde başlatır ve top rakipteyken alanı daraltarak boğucu bir pres uygulatır.






Katı şablonlar yerine yetenekli oyunculara saha içinde özgürlük tanımayı seven Sergen Yalçın'ın ise oyuncunun bireysel kalitesini ve yaratıcılığını öne çıkaran bir anlayışı vardır.

Sergen Yalçın, orta sahada Josef örneğinde olduğu gibi alanı tek başına kapatabilen, fiziksel olarak ezici veya Atiba gibi oyunu aklıyla yönlendiren isimleri sever. Salih gibi daha düz, pres odaklı ama yaratıcılığı sınırlı pasör profil yerine topu öne taşıyabilen "8/10 numara kırılımlı" oyuncuları tercih ederdi.






Sergen Yalçın bek ve stoperlerinde macera aramaz; pozisyon bilgisi yüksek, tecrübeli ve hamleli oyuncuları ister (Rosier veya Welinton tipi). Kassoum, Yalçın'ın savunma disiplini anlayışında çabuk kulübeye çekilirdi.






Yalçın kalsaydı Ernest Poku ve İlhan Fakılı'yı geçiş hamlesi olarak görürdü. Genç ve ham oyuncular yerine bitiriciliği ve skorerliği kanıtlanmış (Ghezzal, Larin tarzı) isimleri tercih ederdi.

Oulai'nin yerine Fabinho'yu alan akıl

Oulai'nin 25 maçlık oturmuş sezon performansı ile Fabinho'nun Trabzonspor'daki 238 dakikalık adaptasyon sürecini kıyaslamak istatistiki olarak tam bir eşdeğerlik sunmasa da ilk 3 maçlık tablo, Trabzonspor'un dinamik bir "Box-to-Box" oyuncudan statik ve temposuz bir pasöre geçiş yaptığını kanıtlar nitelikte.
 

14.09.2026 12:41:00
Haber Merkezi
 
Oulai'nin yerine Fabinho'yu alan akıl
Oulai'nin yerine Fabinho'yu alan akıl
Trabzonspor kuruluş felsefesine ihanet etti... Önce menajerlerin önerdiği Mohamed Salah'ı veto etti, sonra da Salah'ın Liverpool'dan eski takım arkadaşı Fabinho'yu aldı.

Fabinho'nun unutturması gereken isim sadece Oulai'ydi. Geçen sezon Trabzonspor'a gelen, devre arasında Galatasaray'ın almak için Ertuğrul Doğan'ın telefonlarını kilitlediği Fildişili orta saha oyuncusu.






Trabzonspor daha değerini bulmadan 26 milyon Euro gibi bir rakama gönderdi Oulai'yi. Belki 5 kat kâr etti ama limitinin çok daha yüksek olduğunu herkes biliyordu.

Yerine gelen Fabinho ise Suudi Arabistan'da bile istenmeyen, bu yüzden sözleşmesi feshedilip serbest kalan, "önce para" diyen bir Brezilyalıydı.

Zaten bu durum daha ilk 3 maçtan rakamlara yansıdı bile.






Yaşının da getirdiğiyle Fabinho, Oulai'den 3.6 km/h daha yavaş kaldı. Maç başına top taşıma ve çalım atma becerisi sergileyemedi, hava topu mücadelesi kazanamadı.

Oulai orta sahada dikine oynayan, ceza sahasına yaklaşan ve yaratıcı (1.6 kilit pas, 2.38 xA) bir profildeyken; Fabinho 3 maçlık periyotta 0.3 kilit pas ve 0.10 xA'da kalarak hücuma neredeyse hiç katkı veremedi.






Yalnızca top çalma (3.0) ve pas isabetinde (%91) Oulai seviyesini korudu; ancak sahipsiz top kazanma (5.0'a karşı 2.7) ve genel ikili mücadele sayısında Oulai'nin enerjisini tutturamadı.

İsmail Kartal'ın gidişi ve dönüşünde yaşananlar

Roma maçı sonrası yaşanan istifa krizi ve Samandıra'ya geri dönüş sürecinde İsmail Kartal’ın futbolcularıyla yaptığı kritik toplantının şifrelerine gazetemiz ulaştı. Fenerbahçe Teknik Direktörü; özellikle krizin atlatıldığını, dedikodulara kulak asılmamasını istedi. Herkesin Gaziantep maçına tam konsantre olması gerektiğini anlattı

14.09.2026 12:31:00
Haber Merkezi
 
İsmail Kartal'ın gidişi ve dönüşünde yaşananlar
İsmail Kartal'ın gidişi ve dönüşünde yaşananlar
Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal, Roma maçından sonra gitti, geldi. Gitti, yine geldi. Hafta içinde 2-3 gün boyunca İsmail Kartal'ın ne olacağı konuşuldu. Sadece kamuoyu, camia ya da taraftar konuşmadı; futbolcular da bu konuyu konuştu.






Kartal ise yaşanan süreçle ilgili Samandıra'ya döndükten sonra futbolcularına açıklama yaptı, yaşananları değerlendirdi. Herkesin beklentilerinin aksine bu kez çok daha dingin, daha az iddialı ama futbolcularına kendilerine güvendiğini anlatan bir konuşma yaptı.

Amaç; oyunculara olan güvenin devam ettiği, bunun yönetimle kendisi ve taraftar arasında bir gidip geliş olduğunu anlatmaktı. Çünkü Roma maçından sonra Kartal, soyunma odasında oyunculara veda edip gitmişti. Yaklaşık 36 saat boyunca hiçbir futbolcuyla konuşmamıştı.






O ilk karşılaşmada Kartal; Roma karşılaşmasının ardından soyunma odasında duygusal bir refleksle hareket ettiğini, o anki yüksek tansiyon ve sıcağı sıcağına yaşanan hayal kırıklığıyla veda kararı aldığını dürüstçe kabullendi.

Başkan ve yönetimle gerçekleştirdiği değerlendirme toplantılarına değinerek, karşılıklı fikir alışverişi sonrası kulübün geleceği ve takımın menfaatleri doğrultusunda görevinin başında kalması gerektiğine ikna olduğunu oyuncularına aktardı.






Yaşanan çalkantıdan bağımsız olarak kadro kalitesine, oyuncuların yeteneğine ve karakterine olan inancını tazeledi. Alınan mağlubiyetlerin ya da yönetimsel krizlerin bu güveni sarsmadığını belirtti.

Yüksek perdeden iddialı ve duygusal nutuklar atmadı. Kendi payına düşen hataları kabul eden; daha gerçekçi, ayakları yere basan bir duruş sergilediğini ifade etti.

Yaşanan bu sürecin geride kaldığını, dedikodulara ve dış etkenlere kulak asmadan herkesin sahaya ve yaklaşan maçlara konsantre olması gerektiğini net bir dille söyledi.

Italiano itiraf ettirdi

Beşiktaş'ın ilk 5 haftada sahaya koyduğu futbol ve istatistikler şampiyonluk garantisi vermese de takımın bu sezon daha az üreten ve daha çok bireysel hataya açık yapısını geride bırakıp çok daha olgun, ceza sahası çevresinde bitirici bir takıma dönüştüğünü itiraf ediyor

14.09.2026 12:20:00
Haber Merkezi
 
Italiano itiraf ettirdi
Italiano itiraf ettirdi
Tabii ki daha çok erken... Tabii ki henüz ligin ilk 5 haftalık süreci tamamlandı. Konuşmak için her ne kadar çok erken olsa da siyah-beyazlıların aldığı galibiyetler, camia içindeki birleşme ve yayılan enerji Beşiktaş camiasının umutlarını artırıyor. Şampiyonluk konuşmak ya da büyük laflar söylemek için çok erken olsa da istatistikler siyah-beyazlıların bu sezon çok can yakacağını açık açık itiraf ediyor.






Bu sezon Beşiktaş İtalyanı ile topu değil, oyunu koşturan bir takım haline geldi. Takım maç başına 3.9 km daha fazla kat etmesine rağmen depar sayısı 155.5'ten 110.4'e düştü. Bu tezat, Beşiktaş'ın sahada kontrolsüzce koşturmak yerine pozisyon sadakatini artırdığını, topa sahip olarak rakibi yorduğunu net biçimde ortaya koyuyor.






Uzun top isabet oranının yüzde 48'den yüzde 64.6'ya yükselmesi ve isabetli uzun top sayısının 24.8'e çıkması, savunmadan çıkışların rastgele şişirme değil, bilinçli ve adrese teslim uzun paslarla yapıldığının en net göstergesi.






Topla oynamanın yüzde 61.2'ye çıkması ve rakip yarı sahada maç başına 238 isabetli pas yapılması (geçen sezona göre +48 pas), takımın artık ceza sahası çevresinde daha uzun süre baskı kurduğunu kanıtlıyor.






Geçen sezon 34 maçta gole neden olan 9 hata yapan takım, bu sezon ilk 5 haftada gole neden olan hata yapmadı. Maç başına yenilen golün 0.8'e gerilemesi savunma disiplininin arttığına da işaret ediyor.

Samsunspor ne oldu?

Geçtiğimiz sezonun flaş takımlarından Samsunspor hem taktiksel esnekliğini hem de fiziksel gücünü kaybetti. Acil bir fiziksel yükleme ve reaksiyon gösterilmezse Karadeniz ekibinin düşüşü durdurulamaz hâle gelecek

14.09.2026 11:40:00
Haber Merkezi
 
Samsunspor ne oldu?
Samsunspor ne oldu?
Son dönemin en popüler takımlarından birisi Samsunspor'du… Sadece başkanı Yüksel Yıldırım'ın yaptığı "aykırı" çıkışlarla değil; sahaya koyduğu oyun, aldığı skorlar ve özellikle geçen sezon ritim bozulana kadar Konferans Ligi'nde aldıkları skorlarla parmak ısırtıyordu.






Aynı Karadeniz ekibi bu sezona facia bir başlangıç yaptı. Dün de Çorum FK'ya sahasında 5-1 yenilmesi "Arıza nerede?" dedirtti. Bu durum, sadece teknik direktör değişikliğinin değil; pek çok konuda Samsunspor'un değişim geçirmesi gerektiğinin işareti gibi.






Samsunspor'un bu sezona yaptığı kâbus başlangıcın ve Çorum FK karşısındaki 5-1'lik ağır yenilginin ana nedeni; takımın fiziksel kapasitesindeki dramatik çöküş ile geçiş oyunu kimliğini tamamen kaybetmesi. Topla oynama oranı kâğıt üzerinde artmış görünse de takımın koşu mesafeleri, depar sayıları ve savunma direnci serbest düşüşe geçmiş durumda.






Geçen sezon yakalanan başarının temeli yüksek tempo ve ön alan presiydi. Bu sezon ise maç başına katedilen mesafe 97,3 km'den 79,8 km'ye, depar sayısı ise 151,5'ten 84,8'e geriledi. Takım neredeyse yarı yarıya daha az depar atıyor. Temposuzluk, rakip takımlara sahayı çok rahat katetme imkânı tanıyor.






Maç başına top çalma 15,9'dan 12,4'e düşerken kalecinin yapmak zorunda kaldığı kurtarış sayısı 2,3'ten 4,6'ya fırladı. Rakibe verilen rahat pozisyonlar yüzünden maç başına yenilen gol ortalaması 1,3'ten 2,2'ye yükseldi.

Italiano Beşiktaş'taki en büyük eksikliği gördü

Beşiktaş'ın teknik direktörü Italiano; seleflerinin eksik bıraktığı duygusal bağı kurmayı başardığı, Akdenizli mizaç ile taktiksel ciddiyeti harmanladığı için camia tarafından daha çok benimsenmiş durumda

13.09.2026 17:46:00
Haber Merkezi
 
Italiano Beşiktaş'taki en büyük eksikliği gördü
Italiano Beşiktaş'taki en büyük eksikliği gördü
Vincenzo Italiano, 2022'den bu yana Beşiktaş'ın başına geçen 5. yabancı teknik direktör oldu. Siyah-beyazlı yönetimler aynı dönem içinde sırasıyla Valérien Ismaël, Fernando Santos, Giovanni van Bronckhorst ve Ole Gunnar Solskjaer ile çalıştı... Ancak işin aslına bakınca, her ne kadar yeni gelmiş olsa da İtalyan teknik adam Italiano, seleflerine göre çok daha sevilmiş, kabul görmüş ve daha dik duran bir hava vermiştir.






Beşiktaş taraftarı; Ismaël'in taktiksel inadından, Santos'un sıkıcı futbolundan, van Bronckhorst'un kırılganlığından ve Solskjær'in yarım kalmış hissettiren sürecinden yorulmuştu. Zihinsel olarak tükenmiş olan camia; tam aksine enerjik ve özgüvenli bir figür olan Italiano'yu hızlıca içselleştirdi.






Italiano'nun kenardaki hırslı tavrı, beden dili ve tavizsiz duruşu, taraftardaki "bizi sahada savunan biri var" algısını pekiştirdi. Siyah-beyazlı tribünler, taktikten önce aidiyet ve adanmışlık görmek istiyordu; İtalyan teknik adam onlara bunu verdi.






Solskjaer veya Santos gibi profiller daha "kurumsal" veya "sakin" figürlerdi; oysa Türk futbolu kaosla beslenir. Italiano'nun kriz anlarında sığınacak bir bahane aramak yerine "dik duran" bir profille medyaya ve camiaya seslenmesi, Beşiktaş'ın geleneksel "Halk Takımı" ve "Haksızlığa Karşı Duruş" felsefesiyle de tam bir uyum sağladı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.