Bilindiği üzere Kaşif Kozinoğlu, Afganistan'dan Türkiye'ye döndükten sonra 2011 yılında Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanmıştı.
Hakkındaki soruşturma ve tutukluluk süreci devam ederken, Silivri'deki cezaevine gönderilmişti.
Kozinoğlu'nun cezaevinde bulunduğu dönemde, Ergenekon soruşturması kapsamında yargılanması sürüyordu.
Kozinoğlu'nun ölümünden yalnızca 13 gün sonra mahkemeye çıkması bekleniyordu.
Kaşif Kozinoğlu, 12 Kasım 2011'de Silivri'deki cezaevinde spor yaptıktan sonra birden rahatsızlık geçirmişti.
Dönemin açıklamalarına göre kalp krizi geçiren Kozinoğlu, cezaevinde hayatını kaybetti.
Elbette ki bu ölüm, herkesin ortak kanaatiyle ve kesinlikle normal bir ölüm değildi ve olamazdı da. Çünkü Kozinoğlu FETÖ'nün birinci derecede yok etmek istediği isimlerin başında geliyordu.
Neden mi?
Kaşif Kozinoğlu, özellikle 1990'lı ve 2000'li yıllarda Orta Asya ve Özbekistan bölgesindeki FETÖ yapılanmasına karşı yürüttüğü operasyonlarla, örgütün o bölgedeki varlığına büyük darbe vuran en kritik isimlerden biriydi.
Eski Millî İstihbarat Teşkilatı (MİT) Dış Operasyonlar Dairesi Başkanı olan Kozinoğlu, bu faaliyetleri ve MİT Müsteşarlığına yükselme potansiyeli nedeniyle doğrudan örgütün hedefi haline gelmişti.
Bahsettiğiniz "ölüm emri" ve FETÖ kumpaslarına dair öne çıkan tarihi gerçekler şu şekilde:
Eski MİT mensubu ve FETÖ yöneticiliğinden hüküm giyen Enver Altaylı, örgüt elebaşı Gülen'e yazdığı mektup ve raporlarda Kozinoğlu'nu açıkça hedef göstermişti.
Altaylı, ele geçirilen dokümanlarda Kozinoğlu'nun MİT'in başına geçmeye çalıştığını belirterek, "Eğer böyle bir şey olursa Allah devleti, Fetullah Hocaefendi'yi ve cemaati korusun. Bu bir felaket olur" ifadelerini kullanmış ve onun "etkisiz hale getirilmesi" gerektiğini yazmıştı.
Daha sonra ne mi oluyor?
Kaşif Kozinoğlu, tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi'nde, mahkemede ilk kez hakim karşısına çıkıp Orta Asya'daki FETÖ gizli belgelerini ve bildiklerini ifşa etmesine tam 10 gün kala, 12 Kasım 2011'de şüpheli bir şekilde hayatını kaybediyor.
Peki, siz buna inandınız mı?
Ölümü o dönem "kalp krizi" denilerek kapatılmıştı.
Kahraman Türk subayı olan Kozinoğlu FETÖ operasyonları sonucu zindana atılmış ve planlı olarak şehit edilmiştir.
İster kanıtlansın ister kanıtlanmasın. Vicdanlarda verilen ortak ve genel karar bu yöndedir.
Kozinoğlu ölümünden önce Ortadoğu coğrafyasında kurgulanan ve nihayetinde, İran ve Türkiye'yi de hedef alan proje hakkında bakın neler söylemişti:
"Bakın lütfen! Ateş çemberi içerisinde olduğumuz bir coğrafyada iki önemli komşumuz ile tarihsel bir problem yaratılmıştır.
Diyelim ki Suriye'nin muhalifleri kazandı. Onlar da bizi bir müddet sonra tanımazlar.
Diğerleri zaten hiç unutmayacaklardır. ABD, Ortadoğu'yu şimdilik kendi düşünceleri ve çıkarları doğrultusunda şekillendirirken, askeri gücü kısıtlı olduğu ve ekonomik gücünü de harcamak istemediği için, uzun yıllardır sürdürdüğü bir planlama sonucu Ortadoğu ülkelerinde hedef seçtiklerini "demokrasi" sloganı ile kardeşi kardeşe kırdırarak, kendi halklarını kullanarak iktidarları düşürüyor ve düşürecekler.
Araplar demokrasiyi benimser mi? Bence hayır. Bu ülkeler eskisinden beter olabilirler!
Devamında Suriye, İran ve Türkiye var.
Bu üçlüde bir müddet Türkiye'yi kullanacaklar. Ancak İran'dan önce mi sonra mı Türkiye'ye bakacaklar orası bilinmez!
Şu anda Türkiye'nin damarlarını sülük gibi emiyorlar. Kafkaslar'a ve Asya'ya geçmeden önce mi ya da eşzamanlı mı Türkiye'ye gerçek yüzünü göstereceği bilinmez.
Ancak göstereceği kesindir ABD'nin. Ermenistan'a nazaran Türkiye'yi seçecek hali yok ya!
Türkiye'yi dünya terörizminin barınma alanı yapan bir dış politika ile Türkiye çok büyük bir kaosa sürüklenmektedir.
Kendi içerisindeki terör, Kürt, Kıbrıs, sanal ekonomi, yargı, başkalaşım, devleti tamamen ele geçiren cemaatler sorunları ile Türkiye, tam çıktım derken bir anda düşer ve batar.
Sonucunda da, biraz daha gecikilirse kurtaracak ne halk, ne de ülke kalmayacaktır.
Bütün dünya hayretle bizi izliyor! Bir ülke nasıl bu şekilde intihar eder diye! Her şey yalan, göz boyama, şov, günü kurtarma doğrultusunda planlanmıştır.
Fark edenlere ortaçağlarda bile görülmeyen boyutlarda bir komplo mevcuttur.
Hakkındaki soruşturma ve tutukluluk süreci devam ederken, Silivri'deki cezaevine gönderilmişti.
Kozinoğlu'nun cezaevinde bulunduğu dönemde, Ergenekon soruşturması kapsamında yargılanması sürüyordu.
Kozinoğlu'nun ölümünden yalnızca 13 gün sonra mahkemeye çıkması bekleniyordu.
Kaşif Kozinoğlu, 12 Kasım 2011'de Silivri'deki cezaevinde spor yaptıktan sonra birden rahatsızlık geçirmişti.
Dönemin açıklamalarına göre kalp krizi geçiren Kozinoğlu, cezaevinde hayatını kaybetti.
Elbette ki bu ölüm, herkesin ortak kanaatiyle ve kesinlikle normal bir ölüm değildi ve olamazdı da. Çünkü Kozinoğlu FETÖ'nün birinci derecede yok etmek istediği isimlerin başında geliyordu.
Neden mi?
Kaşif Kozinoğlu, özellikle 1990'lı ve 2000'li yıllarda Orta Asya ve Özbekistan bölgesindeki FETÖ yapılanmasına karşı yürüttüğü operasyonlarla, örgütün o bölgedeki varlığına büyük darbe vuran en kritik isimlerden biriydi.
Eski Millî İstihbarat Teşkilatı (MİT) Dış Operasyonlar Dairesi Başkanı olan Kozinoğlu, bu faaliyetleri ve MİT Müsteşarlığına yükselme potansiyeli nedeniyle doğrudan örgütün hedefi haline gelmişti.
Bahsettiğiniz "ölüm emri" ve FETÖ kumpaslarına dair öne çıkan tarihi gerçekler şu şekilde:
Eski MİT mensubu ve FETÖ yöneticiliğinden hüküm giyen Enver Altaylı, örgüt elebaşı Gülen'e yazdığı mektup ve raporlarda Kozinoğlu'nu açıkça hedef göstermişti.
Altaylı, ele geçirilen dokümanlarda Kozinoğlu'nun MİT'in başına geçmeye çalıştığını belirterek, "Eğer böyle bir şey olursa Allah devleti, Fetullah Hocaefendi'yi ve cemaati korusun. Bu bir felaket olur" ifadelerini kullanmış ve onun "etkisiz hale getirilmesi" gerektiğini yazmıştı.
Daha sonra ne mi oluyor?
Kaşif Kozinoğlu, tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi'nde, mahkemede ilk kez hakim karşısına çıkıp Orta Asya'daki FETÖ gizli belgelerini ve bildiklerini ifşa etmesine tam 10 gün kala, 12 Kasım 2011'de şüpheli bir şekilde hayatını kaybediyor.
Peki, siz buna inandınız mı?
Ölümü o dönem "kalp krizi" denilerek kapatılmıştı.
Kahraman Türk subayı olan Kozinoğlu FETÖ operasyonları sonucu zindana atılmış ve planlı olarak şehit edilmiştir.
İster kanıtlansın ister kanıtlanmasın. Vicdanlarda verilen ortak ve genel karar bu yöndedir.
Kozinoğlu ölümünden önce Ortadoğu coğrafyasında kurgulanan ve nihayetinde, İran ve Türkiye'yi de hedef alan proje hakkında bakın neler söylemişti:
"Bakın lütfen! Ateş çemberi içerisinde olduğumuz bir coğrafyada iki önemli komşumuz ile tarihsel bir problem yaratılmıştır.
Diyelim ki Suriye'nin muhalifleri kazandı. Onlar da bizi bir müddet sonra tanımazlar.
Diğerleri zaten hiç unutmayacaklardır. ABD, Ortadoğu'yu şimdilik kendi düşünceleri ve çıkarları doğrultusunda şekillendirirken, askeri gücü kısıtlı olduğu ve ekonomik gücünü de harcamak istemediği için, uzun yıllardır sürdürdüğü bir planlama sonucu Ortadoğu ülkelerinde hedef seçtiklerini "demokrasi" sloganı ile kardeşi kardeşe kırdırarak, kendi halklarını kullanarak iktidarları düşürüyor ve düşürecekler.
Araplar demokrasiyi benimser mi? Bence hayır. Bu ülkeler eskisinden beter olabilirler!
Devamında Suriye, İran ve Türkiye var.
Bu üçlüde bir müddet Türkiye'yi kullanacaklar. Ancak İran'dan önce mi sonra mı Türkiye'ye bakacaklar orası bilinmez!
Şu anda Türkiye'nin damarlarını sülük gibi emiyorlar. Kafkaslar'a ve Asya'ya geçmeden önce mi ya da eşzamanlı mı Türkiye'ye gerçek yüzünü göstereceği bilinmez.
Ancak göstereceği kesindir ABD'nin. Ermenistan'a nazaran Türkiye'yi seçecek hali yok ya!
Türkiye'yi dünya terörizminin barınma alanı yapan bir dış politika ile Türkiye çok büyük bir kaosa sürüklenmektedir.
Kendi içerisindeki terör, Kürt, Kıbrıs, sanal ekonomi, yargı, başkalaşım, devleti tamamen ele geçiren cemaatler sorunları ile Türkiye, tam çıktım derken bir anda düşer ve batar.
Sonucunda da, biraz daha gecikilirse kurtaracak ne halk, ne de ülke kalmayacaktır.
Bütün dünya hayretle bizi izliyor! Bir ülke nasıl bu şekilde intihar eder diye! Her şey yalan, göz boyama, şov, günü kurtarma doğrultusunda planlanmıştır.
Fark edenlere ortaçağlarda bile görülmeyen boyutlarda bir komplo mevcuttur.
Hacı Gaydan / diğer yazıları
- Kozinoğlu ‘ŞEHİT’ edilmeden uyarmıştı: “Ülke intihar ediyor” / 15.09.2026
- “Kürtlerin annesi” / 14.09.2026
- Türkiye-Pakistan-S.Arabistan Paktı’na farklı bir bakış açısı / 17.08.2026
- ABD dolar saltanatını kaybettiği için savaşıyor / 15.08.2026
- Federasyon ufukta değil, kapıda! / 14.08.2026
- Türkler Osmanlı'da hamaldı / 13.08.2026
- 10 Ağustos 1920 Sevr / 10 Ağustos 2026 çerçeve yasa / 12.08.2026
- Federasyonun fidesi dikiliyor! / 11.08.2026
- “Kürt sorunu” var diyenler iyi okusun! / 10.08.2026
- “Atatürk Kürtlere özerklik vermişti” iftirasını çürütüyoruz / 06.08.2026
- “Kürtlerin annesi” / 14.09.2026
- Türkiye-Pakistan-S.Arabistan Paktı’na farklı bir bakış açısı / 17.08.2026
- ABD dolar saltanatını kaybettiği için savaşıyor / 15.08.2026
- Federasyon ufukta değil, kapıda! / 14.08.2026
- Türkler Osmanlı'da hamaldı / 13.08.2026
- 10 Ağustos 1920 Sevr / 10 Ağustos 2026 çerçeve yasa / 12.08.2026
- Federasyonun fidesi dikiliyor! / 11.08.2026
- “Kürt sorunu” var diyenler iyi okusun! / 10.08.2026
- “Atatürk Kürtlere özerklik vermişti” iftirasını çürütüyoruz / 06.08.2026























































