"Ey Muhammed, onlara de ki; «Size bir tek öğüdüm var: İkişer ikişer ve teker teker Allah ile vicdanınızla başbaşa kalınız ve düşününüz ki, bu dostunuz deli değildir, o sadece ağır bir azabın eşiğinde sizleri uyaran bir peygamberdir.» (Sebe:46) Bu yüce Kur'an ayetinin elbette anlattığı çok şeyler var. Sosyoloji ilmi ile meşgul olan ilim adamları mutlaka bu ayet üzerinde derinlemesine çalışmalı ve kamuoyu ile paylaşmalıdırlar. Psikoloji ilmi ile meşgul olan doktorlar, profesörler bu ayet üzerinde derinlemesine inceleme yapmalı, hatta sosyologların bulguları ve vardıkları neticeler ile de bilgilerini birleştirerek insanımızla mutlaka paylaşmalıdırlar. Elbette her dönemde yaşanan toplumsal travmalara ışık tuttuğu gibi özellikle günümüzde insanlık alemi olarak yaşadığımız sosyal problemlerin çözümü için önemli çıkış yolları gösteriyor. Bilindiği gibi, alemlerin efendisi Hz. Muhammed aleyhisselam kırk yaşına gelip, risaletini ilan edinceye kadar,çevresindekileri tek Allah inancına davet etmeye başlayıncaya kadar, onu tanıyan herkes ittifakla "Emin Muhammed, güvenilir Muhammed" diye tanıyordu ve de tanıtıyordu. Ne zaman ki tek Allah inancından, haktan-hukuktan, adaletten, iffetten, hayadan bahsetmeye başladı ise, bu konularda yarası olanlar gocundu ve ayetin ifadesi ile kendi oğulları gibi tanıdıkları o peygambere bir takım kulplar takmaya başladılar. Başlangıçta bu itirazı koyanlar belki her çevrede birer-ikişer kişi idi ama, zamanla çevrelerini etkilediler ve insanları "Emin Muhammed" hakkında şüpheye düşürdüler. Bir mahallede, bir köyde, bir kasabada az-çok sözü dinlenen biri peygambere "delidir, cin çarpmıştır,şairdir" gibi kulp takanlar safında yer aldı ise onun sözüne itibar edenler de aynı yalanları tekrarlayıp durdu. Zamanla toplumsal baskı oluştu, sosyolojik bir realite olarak insanlar biri birini etkiledi ve gözlerinin önünde parlayan güneşten mahrum kaldılar. Burada dikkatlere sunduğumuz Kur'an ayeti işte bu toplumsal baskıdan, sosyal çevrenin zorlamalarından uzaklaşarak ,mümkünse ikişer ikişer, hatta tek başına, kişi vicdanıyla baş başa kalarak kırk yaşına kadar tanıdığı Muhammedül Emin hakkında Allah için bir daha tefekküre davet ediyor. Ku'an'ın evrenselliğini dikkate alarak günümüz insanına da önemli mesajlar verdiğini, kapılar araladığını söyleyebiliriz. Vatanı,bayrağı,bağımsızlığı, istikbali ilgilendiren öyle önemli kararlar alınıyor,öylesine yanlışlar yapılıyor ki partili-partisiz herkesin,her kesimin itiraz etmesini bekliyorsunuz ve bakıyorsunuz ki ses-seda çıkmıyor. Demek ki toplumsal baskı, sosyal çevre baskısı, gurup-parti taassubu yaklaşan tehlikelerin görülmesini engelliyor. O zaman bu tür durumlarda, insanların sık sık vicdan muhasebesi yapmalarını, kalabalıktan ayrılıp tek başına ve ya güvendiği bir arkadaşı ile bir durum değerlendirmesi yapmalarını tavsiye ediyoruz. Her durumda, Allah için ayağa kalkıp ciddi bir tefekkür etmek tavsiye ediliyor. İlk okumada anladıklarımız bunlar. Sosyoloji ve psikoloji uzmanlarının dikkatine?
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Aziz Karaca / diğer yazıları
- Dağlar gram gelir yanında senin / 12.01.2026
- Değirmende ezberlediğim Kur’an ayetleri / 10.01.2026
- Son yaprak kopacak elbet birazdan / 02.01.2026
- ‘İnen hak aşkına…’ / 30.12.2025
- Yoksulun halini onlar ne bilsin? / 26.12.2025
- Özetin özeti… Hayatın özeti… / 24.12.2025
- Üç aylar iklimi derman olsa derdimize / 22.12.2025
- Var mı bir gören? / 16.12.2025
- Ey insan! / 14.12.2025
- Negatif büyüme! / 12.12.2025
- Değirmende ezberlediğim Kur’an ayetleri / 10.01.2026
- Son yaprak kopacak elbet birazdan / 02.01.2026
- ‘İnen hak aşkına…’ / 30.12.2025
- Yoksulun halini onlar ne bilsin? / 26.12.2025
- Özetin özeti… Hayatın özeti… / 24.12.2025
- Üç aylar iklimi derman olsa derdimize / 22.12.2025
- Var mı bir gören? / 16.12.2025
- Ey insan! / 14.12.2025
- Negatif büyüme! / 12.12.2025

























































































