Yıllar evvel yine burada yayınlanan bir şiirime şöyle başlamıştım:
'Dişlerde çürüme dizlerde sızı
Altmışla yetmişin arasındayız
Yürürken iyice düşürdük hızı
Altmışla yetmişin arasındayız'
Mademki altmışla yetmişin arasındayız, dolayısıyla ihtiyarlar sınıfındayız ve dolayısıyla zaman zaman hatıralardan da söz etmek durumundayız, bilindiği üzere gençler hayalleriyle ihtiyarlar da hatıralarıyla yaşarlar.
Erzurum'un Oltu ilçesine bağlı Özdere köyünde ilkokulu bitirir bitirmez, özellikle rahmetli annemin ısrarları üzerine Kur'an'ı ezberlemeye, yani hafızlığa başladım.
Malum olduğu üzere Kur'an 30 cüz ve her cüz 20 sayfa, hafızlığa başlayan çocuk her cüzden birer sayfa ezberleyerek son cüze gelir, sonra başa döner, biri bir ay önce ezberlediği pişmiş sayfa diğeri de yeni aldığı çiğ sayfa olmak üzere her gün iki sayfa hocasına dinleterek son cüze gelir ve böyle devam eder, her ay ezberlediği sayfa sayısını artırarak her cüzden 20 sayfayı ezberlemiş olarak hafız olur.
Hafızlığa başlamamın üzerinden yaklaşık beş ay geçmişti ki her gün beş sayfa dinletiyordum rahmetli Hakkı Çelik hocama, derken değirmen nöbeti bize geldi.
Her yörede aynı mıdır bilmem?
Özellikle sonbahar mevsiminde 24 saat esasına göre çalışan su değirmeninde, komşulardan kimin buğdayları öğütülecekse o aileden bir kişi değirmenciye yardımcı olmak için hem de gece arkadaş olmak için değirmencinin misafiri olurdu, sıra bize gelmişti ve demek ki rahmetli babam köyde değildi ve ben rahmetli değirmenci Mustafa amca ile değirmende bir gece geçirmiştim ve o güne denk gelen sayfaları değirmende ezberlemiştim.
Değirmenin bulunduğu o civardan her geçişimde o geceyi ve o gece ezberlemeye çalıştığım o sayfaları hatırlarım.
O gün değirmende ezberlediğim Kur'an ayetlerinden bazılarının meallerini sizlerle paylaşıyorum:
"Rabbiniz, gökleri ve yeri altı günde yaratan ve sonra arşa hükmeden, gündüzü durmadan kovalayan gece ile bürüyen; güneşi, ayı, yıldızları, hepsini buyruğuna baş eğdirerek var eden Allah'tır. Bilin ki yaratma da emir de O'nun hakkıdır. Alemlerin Rabbi olan Allah Yüce'dir.
Rabbinize gönülden ve gizlice yalvarın. Doğrusu O aşırı gidenleri sevmez.
Düzeltilmişken, yeryüzünde bozgunculuk yapmayın. Allah'a korkarak ve umutla yalvarın. Doğrusu Allah'ın rahmeti iyi davrananlara yakındır. Rahmetinin önünde, müjdeci olarak rüzgârları gönderen Allah'tır. Rüzgarlar, yağmur yüklü bulutları taşıdığında, onu ölü bir memlekete gönderir, su indirir ve onunla her türlü ürünü yetiştiririz; ölüleri de bunun gibi diriltip, çıkarırız; belki bundan ibret alırsınız.
İyi toprak Rabbinin izniyle bitki verir, çorak toprak kavruk bitki çıkarır. Şükredecek millet için böylece ayetleri yerli yerince açıklarız." (A'raf:54-58)"
- Sersem mi sermesem mi? / 18.01.2026
- Dağlar gram gelir yanında senin / 12.01.2026
- Değirmende ezberlediğim Kur’an ayetleri / 10.01.2026
- Son yaprak kopacak elbet birazdan / 02.01.2026
- ‘İnen hak aşkına…’ / 30.12.2025
- Yoksulun halini onlar ne bilsin? / 26.12.2025
- Özetin özeti… Hayatın özeti… / 24.12.2025
- Üç aylar iklimi derman olsa derdimize / 22.12.2025
- Var mı bir gören? / 16.12.2025





























































































