logo
05 KASIM 2026

Deniz Undav provokatör olduğunu kabul etti

Barış Alper'le kavga edip provokasyon yapan, Stuttgart'ın Türk Milli Takımı'nı reddeden kaptanı Deniz Undav'dan "Ortalığı karıştırmak her zaman iyidir" itirafı geldi

05.11.2026 12:27:00
Haber Merkezi
 
Deniz Undav provokatör olduğunu kabul etti
Deniz Undav provokatör olduğunu kabul etti
Stuttgart kaptanı Deniz Undav, dün gece Barış Alper'in üzerine yürüyüp provokasyon çıkardı... Türk Milli Takımı'nı reddeden golcü, maçtan sonra "sahte ıslık" yaygarasının içine kendisini çekmeye çalışan Alman basınına beklemediği bir cevap vererek, "Umurumda değil" dedi.






Ancak Barış Alper ile kavgasını "Orada olmak, ortalığı karıştırmak her zaman iyidir" diyerek özetleyen Undav, gazetemizin "provokatör" manşetinin ne kadar doğru olduğunu kanıtladı.

Galatasaray'a karşı alınan 2-0'lık Şampiyonlar Ligi mağlubiyetinin ardından Undav, "Neden bu kadar az gol attığıma dair yorum yapamam. Gerçekten bilmiyorum," diye konuştu.






Çabalarına rağmen hâlâ formunu bulamadığını itiraf eden Undav, "Üzerinde çalışmaya çalışıyorum ama olmuyor. Bir türlü kendimi toparlayamıyorum" dedi.

Undav'ın Stuttgart'ın hücum oyunundaki rolü son zamanlarda değişti. Düzenli olarak şut çekmek yerine, giderek daha çok asist yapmaya odaklandı. Angelo Stiller'in sakatlığı nedeniyle forvet oyuncusu artık oyun kurmada daha fazla sorumluluk üstleniyor.






"Bunu yapabilirim. Başkalarının göremediği birçok şeyi görüyorum" diyen Undav, pas yeteneğin kendi kendine övdü. Takım arkadaşlarının hareketlerinin de çok önemli olduğunu vurgulayan Alman futbolcu, "Ben pasları verebilirim, onların sadece koşuları yapmaları gerekiyor" ifadelerini kullandı.






Almanya Milli Takımı'na çağrılma umudu olup olmadığı sorulduğunda ise Undav, kısaca "Hiç yok!" diye yanıtladı. Gerekçesini ise şu sözlerle değerlendirdi: "Gol atmadan kadroya alınmak zor."






İngilizler bile çıldırdı! Fenerbahçe'nin penaltısı çalınmadı

İngiliz basını Liverpool'un Yunan sol beki Tsimakis'in Greenwood'u düşürdüğü pozisyonun penaltı olduğu konusunda ortak bir duruş sergiledi.
 

05.11.2026 12:16:00
Haber Merkezi
 
İngilizler bile çıldırdı! Fenerbahçe'nin penaltısı çalınmadı
İngilizler bile çıldırdı! Fenerbahçe'nin penaltısı çalınmadı
Fenerbahçe'nin Liverpool ile oynadığı Şampiyonlar Ligi maçının ilk yarısının ortalarında Greenwood, kaleciyle karşı karşıya kaldı ancak Tsimikas'ın sert iki elle itmesiyle dengesini kaybetti ve şut çekmeden önce pozisyonu kaybetti.






TNT Sports'a konuşan İskoç efsane Ally McCoist, Fenerbahçe'nin hakkının yendiğini iddia etti:






"Penaltı... İki elle yapılmış, tek elle bile değil. Gol şansını engelledi. İki elle. Bence penaltı, gerçekten öyle düşünüyorum. Yazık çünkü harika bir pas ve mükemmel bir dokunuştu."






"Gol atmaya çalışırken Greenwood'u iki eliyle de itiyor, çünkü düşmese bile bu penaltı olmadığı anlamına gelmiyor."






Eski PGMOL (Premier Lig MHK'si) başkanı Keith Hackett verilmeyen penaltı için "Bu bir şaka." yorumunu yapmakla yetindi.






İngiliz Sport Bible da, Tsimikas'ın ilk yarının ortalarında ceza sahası içinde Greenwood'u bariz bir şekilde iterek yere düşürmesine rağmen penaltı verilmediği için Liverpool'un şanslı olduğunu savundu.

Fenerbahçe, Emre Belözoğlu'na nasıl kaldı? Kimse istemedi!

Tek neden Göztepe karşısında alınan yenilgi sonrasında puan farkının 9 olması değil; pek çok nedenden dolayı kapısı çalınan teknik adamlar Fenerbahçe'yi reddetti. Sonunda Emre Belözoğlu'nda karar kılındı

04.11.2026 12:33:00
Haber Merkezi
 
Fenerbahçe, Emre Belözoğlu'na nasıl kaldı? Kimse istemedi!
Fenerbahçe, Emre Belözoğlu'na nasıl kaldı? Kimse istemedi!
Fenerbahçe'nin artık bir hocası var... Emre Belözoğlu. Başkan Aziz Yıldırım, Göztepe yenilgisi sonrasında bir kaç toplantı yaptı. Bu toplantıların ana gündem maddesi teknik adamdı. İstifa ya da benzer konular hiç konuşulmadı. Aziz Yıldırım tek bir emir verdi: "Tribünlerin sesini kesecek" bir isim bulun.






Ancak şimdiye kadar yapılan görüşmelerde Sergio Conceicao dahil hiçbir teknik adam "evet" demedi. "Yönetim istifa" seslerini susturacak herhangi bir teknik direktör kapı aralamadı.






Bu yüzden de son çare Emre Belözoğlu'nun kapısı çalındı. Çünkü Conceicao dahil Yıldırım yönetimini reddetmek için üst düzey teknik direktörlerin pek çok nedeni vardı:






* Yönetimin Mayıs'ta görevi bırakacak olması,
* Yabancı kısıtlaması, kontenjanın dolu olması,
* Kulübün maddi olarak zorda olması,
* Tribünlerin yönetim ve takıma küsmesi.






Üstteki maddeler sadece öne çıkanlar... Ayrıca hiçbir üst düzey teknik adam; sezon devam ederken kendisinin kurmadığı, liderin 9 puan gerisinde kalan ve devre arasında da istediği bütçeyi vermeyen bir takıma gelmek istemedi.






Sadece bu kadar da değil; pek çok teknik adam sadece sezon sonuna kadar teknik direktörlük koltuğuna oturup kariyerini riske atmak istemedi.






Bu yüzden Fenerbahçe şimdiye kadar sadece "camianın evladı" Emre Belözoğlu'na kaldı.

Trabzonspor kendi Zidane'ını yetiştiriyor: Çifte Şampiyonlar Ligi şampiyonu

Trabzonspor'da savunma koçluğuna getirilen Jerome Boateng, Zidane ve Arteta gibi basamakları teker teker tırmanmayı hedefliyor

04.11.2026 10:50:00
Haber Merkezi
 
Trabzonspor kendi Zidane'ını yetiştiriyor: Çifte Şampiyonlar Ligi şampiyonu
Trabzonspor kendi Zidane'ını yetiştiriyor: Çifte Şampiyonlar Ligi şampiyonu
Çifte Şampiyonlar Ligi ve dünya şampiyonu Jerome Boateng, Trabzonspor'da Thomas Reis'in ekibine katılarak Zidane ve Arteta'nın yolundan gitmeyi tercih etti.






Thomas Reis'in ekibine dahil ettiği dünya ve çifte Şampiyonlar Ligi şampiyonu Jerome Boateng, geleceğin Zinedine Zidane'ı olmak için kolları sıvadı.






Alman efsane, savunma koçluğundan başlayan bu stratejik adımıyla Fransız yıldızın kariyer basamaklarını tırmanışını izleyecek gibi görünüyor.






Reis, Boateng'in rolünü şu sözlerle özetledi: "Temel sorumluluk alanı savunma. İster 5'e 5 çalışma olsun ister sayısal üstünlük içeren taktik antrenmanlar, doğrudan müdahale ediyor, hataları düzeltiyor ve tavsiyelerde bulunuyor. O buraya sahaya duba dizmeye gelmedi, bizi daha iyi hale getirmek için geldi."






Doğrudan A takım sorumluluğunu alarak kısa sürede yıpranan eski yıldızların aksine Boateng, uzmanlık alanından (savunma) antrenörlüğe adım atarak Zidane ekolünü izlemeyi seçti.






Zinedine Zidane'ın Real Madrid'de alt kademelerden ve idari görevlerden başlayarak üst üste üç Şampiyonlar Ligi zaferine uzanması veya Mikel Arteta'nın Pep Guardiola'nın yanında pişerek Premier Lig'in zirvesine yürümesi, bu geçişe örnek teşkil ediyor.






Orkun Kökçü için çok kritik süreç

Beşiktaş'ta Orkun Kökçü için "Yürüyor işte, oynasın" diyenlerin bilmediği normal ayakkabı ile krampon giymek arasındaki fark... Eğer kaptan tam iyileşmeden dönerse, belki de aylarca sahalardan uzak kalacak

04.11.2026 10:30:00
Haber Merkezi
 
Orkun Kökçü için çok kritik süreç
Orkun Kökçü için çok kritik süreç
Beşiktaş kaptanı Orkun Kökçü'nün sakatlığı camianın ana gündem maddesi olmaya devam ediyor. Herkes birbirine "Ne zaman dönecek?" diye sorarken, asıl korku; "Bir an önce sahalara döndürelim" baskısının yaratacağı erken dönüş riskinin faturasının çok ağır olabileceği yönünde.






Celtic maçında forma giyemeyecek olan, Gençlerbirliği maçında ise kadroda olma ihtimali bulunan Orkun'un topuğundaki rahatsızlık tamamen ortadan kalkmadan sert antrenman programına ve saha çalışmalarına dahil edilmeyeceği belirtildi.






Kamuoyunda dolaşan "Orkun'u gördük, yürüyordu" yönündeki izlenimlerin yanıltıcı olduğu; normal ayakkabı giymek ile krampon giymek arasında tabana binen yük bakımından ciddi farklar bulunduğu kaydedildi.






Orkun Kökçü'nün yaşadığı tipteki ayak tabanı sakatlıklarında en büyük tehlike, erken dönüş riski olarak dikkat çekiyor.






Verilen 2-3 haftalık sürenin sonunda doku tam olarak iyileşmeden oyuncunun sahaya sürülmesi durumunda, tabandaki yoğun yük binişi nedeniyle sakatlığın nüksetme ihtimali bulunuyor. Böyle bir senaryoda ise tedavi ve sahalardan uzak kalma süresinin ayları bulabileceği uyarısı yapılıyor.






Yıldız futbolcunun sahalara döndükten sonraki ilk 1-2 haftalık periyotta fiziksel olarak daha ekonomik oynamak zorunda kalabileceği de gelen bilgiler arasında yer alıyor.






Aziz Yıldırım’a yönetim içinden rakip geliyor!

Fenerbahçe'de başkanlık yarışı erken başladı

04.11.2026 10:13:00
Haber Merkezi
 
Aziz Yıldırım’a yönetim içinden rakip geliyor!
Aziz Yıldırım’a yönetim içinden rakip geliyor!
Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım her ne kadar "Devam etmeyeceğim" dese de herkes biliyor ki Fenerbahçe şampiyon olursa kalır… Ancak buna rağmen yönetiminin içinde yer alan Barış Göktürk şimdiden başkanlık çalışmalarına başladı.






Fenerbahçe'de başkanlık yarışı erken başladı. Aziz Yıldırım daha kendi ekibi içinde birlik kurabilmiş değil… Yaz aylarında yapılan seçimde önce aday olan, ancak seçilemeyeceğini anladığı için [Yıldırım'ın] yanına giren Barış Göktürk, içeride başkanlığa hazırlanıyor.






Her ne kadar Başkan Yıldırım'ın başarılı olması durumunda devam etmek istediğini bilse de Göktürk, sosyal medyada adaylığı için yapılan dedikodulara da sessiz kalıyor.

İlk etapta Göktürk, Yıldırım yönetiminde güçlü görünmeye çalıştı. Hatta öyle ki Mahmut Uslu ile Kulüpler Birliği toplantılarına bile gitti. Ancak şu anda tüm gücünü yitirdi.







Yıldırım, Uslu ve Cihan Kamer gibi isimlerle kulübü yönetirken Göktürk ve diğer birkaç isim, ancak her şey gerçekleştikten sonra haberdar oluyor.

Bu durum İsmail Kartal'ın seçiminde de ortaya çıktı… Yeni teknik direktör görüşmelerinde de. Göktürk şu anda bir yol ayrımında… Yıldırım'la devam eder ve başarısızlık gelirse kötü yönetilen bir yönetimin kötü bir yöneticisi olarak seçime girmek zorunda kalabilir.







Ancak şimdi istifa ederse de bu kez "Yıldırım'a destek olmak üzere görev aldı, ancak ilk sarsıntıda kaçtı" denebilir. Bu yüzden Göktürk en doğru hamleyi hesaplıyor.






Barış Göktürk'ün Haziran ayında bir sürpriz olmazsa şimdiden adaylık çalışmalarına başladığını söyleyebilirim.

Italiano Olaitan'ın ipini her an çekebilir

Beşiktaş taraftarları çok seviyor ancak Junior Olaitan, teknik direktör Vincenzo Italiano'nun üzerinde durduğu dinamik 8 numara profilinin çok dışına çıkmaya başladı

03.11.2026 13:40:00
Haber Merkezi
 
Italiano Olaitan'ın ipini her an çekebilir
Italiano Olaitan'ın ipini her an çekebilir
Gazetemiz birkaç gündür bu konunun üzerinde duruyor... Beşiktaş'ın Ocak ayında orta sahaya yapılması düşünülen Joe Willock ile Nicolas Raskin transferlerinin Junior Olaitan'ı nasıl yedek kulübesine sürüklediğini işliyor.






Ancak önceki akşam 2-2 biten Kasımpaşa maçı gösterdi ki, teknik direktör Vincenzo Italiano'nun aklındaki 8 numara Olaitan değil.

Öyle ki, Italiano Olaitan'dan 6'ya yakın bir 8 oynamasını istiyor; ancak Beninli oyuncu bunun tam aksine 10'a yakın bir 8 gibi oynuyor. Raskin ve Willock'un tam aksine.






Italiano'nun, Olaitan'ı çıkarıp Oh'u oyuna almasını "Olaitan'ı çıkardım. Zaten bütün maç boyunca ikinci forvet gibi oynadı" diyerek açıklaması, adeta Beninli oyuncuya tepkisini de bir şekilde ortaya koydu.






Olaitan 63 dakikada sadece 36 dokunuş yaptı ve oyunun merkezinde kayboldu. Daha da çarpıcı olanı; savunma katkısı yani müdahale, blok, uzaklaştırma, pas arası ve kazanılan top istatistiklerinin tamamının sıfır (0) olmasıydı. Modern futbolda Italiano gibi dinamik, alan presine ve 8 numaradan iki yönlü katkıya dayalı bir sistem oynatan hocalar için bu kabul edilemez bir lüks.






Maçı 0 şut, 0 kilit pas ve 0.04 xA ile kapatması da bir başka sıkıntı oldu. 22/27 (%81) pas yüzdesi fena durmasa da, 7 pası ön alanda atabilmiş olması oldukça az.






3 kez top kaptırması ve 6 ikili mücadelenin sadece 2'sini kazanabilmesi, fiziksel ve taktiksel olarak 8 numara disiplininden ne kadar uzaklaştığını açıkça kanıtlıyor.






Hakan Safi Fenerbahçe için başkanlık ateşini yaktı

Fenerbahçe cayır cayır yanarken ateşin üzerine benzin döken değil, toprak atan başkan adayı olarak açıklamalar yapan Hakan Safi'nin sözlerinin alt metnini gazetemiz editörleri okudu

03.11.2026 13:30:00
Haber Merkezi
 
Hakan Safi Fenerbahçe için başkanlık ateşini yaktı
Hakan Safi Fenerbahçe için başkanlık ateşini yaktı
Fenerbahçe yanıyor... Hem de cayır cayır. Şampiyonluk parolasıyla girilen sezonda daha Kasım ayı gelmeden lider Galatasaray'la puan farkı 9 oldu. Tam da bu ortamda, sezon başında seçimi Aziz Yıldırım'a kaybeden Hakan Safi'nin Kasımpaşa-Beşiktaş maçından sonra açıklamalar yapması dikkatlerden kaçmadı.






Her ne kadar konuşması Aziz Yıldırım'a ve yönetime destek gibi görünse de alt metinlerde çok şey anlattı:

-Yıldırım'ı hedef almak yerine meşruiyetini övdü. Rakibinin tabanının ve muhafazakâr kongre üyelerinin oyuna talip olduğunu net şekilde ortaya koydu.






-Yıldırım'a saldırmayarak rakibinin seçmenini küstürmek istemedi. Aksine "Aziz Başkan'ın mirasına sahip çıkan saygılı aday" imajı çizmeye çalıştı.






-Kamuoyuna ve kongre üyelerine "koltuk zaten sene sonu boşalıyor. O koltuğun bir sonraki sahibi de burada hazır bekliyor." mesajını vermeye çalıştı.






-"Sene sonuna saklayın" derken, muhalefetin erken harekete geçip kendisinin önünü kesmesini engellemeyi ve adaylık yarışını kendi planına çekmeyi amaçladı.






-Kaos anlarında fırsatçılık yapıp yıpratan ihtiraslı bir muhalif değil; kriz anında serinkanlı kalan, kulübün âli menfaatlerini kendi siyasi çıkarlarının önünde tutan "kurtarıcı lider" profilini inşa etmeye çalıştı. Bu hamlenin kararsız kongre üyelerinin gözünde puan toplayacağına inanıyor olmalı.






-Safi, sezon sonunda "Ben üzerime düşeni yaptım, camiayı kenetlemeye çalıştım ama yönetim bu ortamı sağlayamadı" deme hakkını kendince cebine koydu. Aynı zamanda mevcut yönetime "Sizi şu an koruyorum, sene sonunda görevi devrederken de bana köstek olmayın" mesajı da verdi.

Greenwood'un gerçek sorunu eskiye dayanıyor

Mason Greenwood iddia edilenlerin aksine mutsuz, isteksiz ya da küskün değil; "buz adam" olmak İngiliz oyuncunun temel mizacı. Antrenmana ilk gelen, çalışmasını yapıp doğrudan evine dönen bir karakter...
 

03.11.2026 12:46:00
Haber Merkezi
 
Greenwood'un gerçek sorunu eskiye dayanıyor
Greenwood'un gerçek sorunu eskiye dayanıyor
Fenerbahçe'nin 39 milyon Euro bağladığı Mason Greenwood'un Göztepe maçına "başı ağrıdığı" için çıkmaması herkese dert oldu. "Acaba hasta mıydı" diyenlerden, "serumla oynayamaz mıydı" diyenlere kadar geniş bir yelpazede sorular var.






Sadece bu kadar da değil; hemen hemen hiç gülmeyen yüzü, içine kapanık halleri ve depresif görüntüsü yüzünden "Bu çocuğun bir derdi mi var?" soruları da gündemde.






Manchester United altyapısından A takıma kadar yükseldiği dönemde altyapı koçları onu her zaman "konuşmaktan ziyade topla konuşan", soyunma odasında en az sesi çıkan oyunculardan biri olarak tanımladı.






İngiliz medyasında da soğukkanlı yapısı, gol sevinçlerinde bile nadiren aşırı coşkulu olması ve mizaç olarak soğuk görünmesi nedeniyle kendisine "buz adam" deniyordu.






İspanya'ya gittiğinde hem dil bariyeri hem de yaşadığı zorlu süreç nedeniyle daha da içine kapandı.






Getafe'deki kulüp çalışanları ve takım arkadaşları, antrenmana ilk gelenlerden biri olduğunu, çalışmasını yapıp doğrudan evine döndüğünü aktarıyordu.






Marsilya dönemi ve genel kariyerine bakıldığında da mizaç hiç değişmedi. Dışarıdan "mutsuz, isteksiz veya küskün" gibi algılanabilecek bu ifade, aslında onun bireysel karakter modeli ve doğal ruh hali.

Galatasaray'da krizin nedeni ortaya çıktı

Galatasaray iç siyaseti daha önce 2000'lerin başında Faruk Süren'i, daha sonraki yıllarda ise tam toparlanmışken Özhan Canaydın'ı yedi

03.11.2026 10:02:00
Haber Merkezi
 
Galatasaray'da krizin nedeni ortaya çıktı
Galatasaray'da krizin nedeni ortaya çıktı
Galatasaray iç siyaseti daha önce 2000'lerin başında Faruk Süren'i, daha sonraki yıllarda ise tam toparlanmışken Özhan Canaydın'ı yedi. Sıra Dursun Özbek ve yönetimine gelmiş gibi duruyor.


Önce Asbaşkan Metin Öztürk'ün, ardından da Abdullah Kavukçu'nun istifasına kadar varan süreç, Galatasaray'ın en çok övündüğü "fikri hür, vicdanı hür" ilkesi ile gündelik kulüp siyasetini karşı karşıya getirdi.







Muhalif bir üyeye (Ayhan Özmızrak olduğu iddiası var) edilen küfrün Kavukçu tarafından "bizden değil" anlayışıyla cezasız bırakılmak istenmesi iddiaları, kulüp tüzüğü ve gelenekleri açısından ciddi bir aşınma olarak yorumlandı.






Öztürk'ün bu noktadaki duruşu tüzük odaklıyken, Kavukçu'nun yaklaşımı taraf odaklı bir siyaset algısı olarak kabul edildi. Suçlamaların hedefi haline gelen Kavukçu'nun kendisini savunmak için ilk anda yaptığı "operasyon" vurgusu, yönetimin kendi içinde zaten kırılgan bir dengede olduğunu bir kez daha kanıtladı. Zaten sonrasında da istifa geldi.






FUTBOL TAKIMININ BAŞARISI

Sahada gelen sportif başarılara (Lille galibiyeti, ligdeki puan farkı) rağmen masada yaşanan bu kriz; güç alanlarını koruma, gelecekteki olası başkanlık hesapları ve grup içi çekişmelerin sahada kazanılan huzuru hızla yok edebilecek kadar ciddi boyutlara geldiği konuşuluyor.







GALATASARAY CAMİASI BU DURUMA ALIŞIK

Galatasaray tarihine bakıldığında, en başarılı olunan dönemlerde bile idari krizlerin patlak vermesi sıkça yaşanan bir durum. Sportif avantajın bu kadar güçlü olduğu bir dönemde seçimin ve sandığın konuşulmaya başlanması, kulüp içi dengelerin ne kadar hassas olduğunu ve bir istifanın kelebek etkisi yaratarak tüm yönetimi riske atabildiğine kanıt gibi.







FARUN SÜREN'İ UEFA KUPASI DA KURTARAMADI

Hatırlanacağı üzere 2000'lerin başında Türk futbolunun zirvesi olan UEFA ve Süper Kupa zaferleri sonrasında kulüp içinde ağır ekonomik yük ve muhalefet baskısı tırmandı. Tarihi kupaların coşkusu henüz tazeyken yönetim içi fikir ayrılıkları derinleşti; sonuçta Faruk Süren dönemi sona erdi ve kulüp uzun sürecek bir idari çalkantı dönemine girdi.







ÖZHAN CANAYDIN DA AYNI KADERİ YAŞADI

2006'da son hafta gelen unutulmaz şampiyonluğun coşkusu yaşanırken, Özhan Canaydın yönetimi derin bir mali kriz ve borç batağıyla boğuşuyordu. Şampiyonluk kutlamalarının hemen ardından yapılan genel kurullarda Canaydın yönetimi sert eleştirilerle karşılaştı. Camia içi mahkemeler ve muhalefet dalgaları yönetimi sandığa sürükledi, kulüp uzun süre sallandı.

Fenerbahçe'nin Göztepe 11'ine Aziz Yıldırım müdahalesi

Dirk Kuyt, Göztepe maçının 11'ine Vedat Muriqi ve İsmail Yüksek'le başlamak istiyordu... Ancak maçtan 2-2.5 saat önce tesislere gelen Aziz Yıldırım, Guendouzi ve Lukaku'yu 11'e yazdı. İşte iddialar...

02.11.2026 12:30:00
Haber Merkezi
 
Fenerbahçe'nin Göztepe 11'ine Aziz Yıldırım müdahalesi
Fenerbahçe'nin Göztepe 11'ine Aziz Yıldırım müdahalesi
Fenerbahçe Göztepe'ye 2-1 yenildi... Lider Galatasaray ile fark 9'a yükseldi. Ligin bitmesine daha çok var, ancak daha 10 hafta tamamlandı. Slavia beraberliği, Galatasaray hezimeti ve sonunda gelen Göztepe yenilgileri sonrasında Fenerbahçe'de yukarıdan hiç ses yok.






Takım hocasız; nöbetçi Dirk Kuyt geçici (kalıcı da olabilirdi) olarak takımın başında. Çünkü takımın başına getirilmesi düşünülen hiçbir teknik adam, milli aradan önce takımı teslim almak istemiyor.






Önceki gün ise çok ilginç bir süreç yaşandığı iddiası kulislerde konuşuluyor. Bu iddiaya göre Başkan Aziz Yıldırım, Göztepe maçtan yaklaşık 2-2.5 saat önce Samandıra'ya geldi. Takım stada gitmeden önce motivasyon konuşması yaptı. Ancak motivasyon konuşmasının dozu kaçtı; "Bu maçı kazanamazsanız..." mevalinde gözdağı şeklinde bir konuşmaya döndü.






İddialara göre Kuyt'ın 11'ini de değiştirdi:

* Orta sahada Kuyt, İsmail'i düşünüyordu; Yıldırım, Guendouzi'yi 11'e koydu.
* Lukaku'nun yerinde de Vedat Muriqi yazılıydı; Yıldırım, Lukaku'da karar kıldı.
* Hatta iddiaya göre Yıldırım, "Lukaku'yu 90 dakika oynat" diye Kuyt'a emir bile verdi.






Maç içinde Kuyt'ın tamamen paralize olmasının ve 83. dakikaya kadar sadece Semedo-Mert değişikliği yapmasının arkasında da Başkan Yıldırım'ın 11'i değiştirmesi yattığı iddia ediliyor.






Ayrıca Yıldırım'ın bu çıkışı sonrasında Greenwood'un ortamı protesto ederek 11'de ve maç kadrosunda yer almak istemediği de dedikodular arasında.






logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.