Depreme hazır değiliz
Tam 19 yıl önce bugün Türkiye, merkez üssü Kocaeli'nin Gölcük ilçesi olan 7.4 büyüklüğünde bir depremle sarsıldı. 17 Ağustos depreminde, 285 bin konut ile 43 bin iş yeri büyük hasar gördü. Son yüzyılın en büyük depremlerinden biri olarak kayıtlara geçen depremin üzerinden geçen bunca yıla rağmen hala 'depreme hazırlıklıyız' diyemiyoruz
16.08.2018 00:00:00
17 Ağustos 1999'da gece yarısı saat 03.00 sıralarında meydana gelen ve yaklaşık 45 saniye süren 7.4 büyüklüğündeki, Türkiye'ye büyük dehşet yaşatan depremin üzerinden 19 koca yıl geçti.
Kocaeli, Gölcük, Düzce, Sakarya, İstanbul ve Yalova'da büyük can ve mal kaybı ile yıkıma neden olan depremde resmi verilere göre 17 bin 480 kişi hayatını kaybederken on binlerce kişi de yaralandı.
Büyüklük, etkilediği alan ve sebep olduğu maddi kayıplar açısından son yüzyılın en büyük depremlerinden biri olarak kayıtlara geçen 17 Ağustos depreminde, 285 bin konut ile 43 bin iş yeri büyük hasar gördü.
Büyük dehşetin yaralarını sarmaya başladıktan sonra Türkiye, deprem gerçeğiyle yüzleşti. Depreme karşı alınması gerkeen tedbirler kapsamında başta kentsel dönüşüm olmak üzere birçok adım atıldı.
Ancak 17 Ağustos depreminden 19 koca yıl geçmiş olmasına rağmen 'depreme hazır mıyız' sorusuna kimse 'evet' cevabı veremiyor.
'Deprem değil binalar öldürüyor'
17 Ağustos Marmara depreminin üstünden geçen 19 yılda depremlere karşı önlemler alındı, ancak bu önlemlerin tam olarak yeterli olduğunu söylemek mümkün değil. 17 Ağustos'un ardından kentsel dönüşümün ve sağlıklı yapıların ne kadar önemli olduğu bir kez daha ortaya çıktı.
Hatta, "deprem değil binalar öldürür" sözü akıllara kazındı. Kentsel dönüşümün düğmesine basıldı. Ancak 17 Ağustos depreminin yıkıcı etkisini en fazla hissetmiş olan Kocaeli, Gölcük, Düzce, Sakarya, İstanbul ve Yalova'da ömrünü doldurmuş milyonlarca yapı hala dönüştürülebilmiş değil.
Deprem uzmanları olası İstanbul depreminin büyüklüğünü 7.6 olarak tahmin ediyorlar.
Böyle bir deprem İstanbul'daki konutların yarısının tamamen yıkılmasına neden olacağı konusunda uzmanlar görüş birliği halinde.
İstanbul gibi büyük bir motropolü 7.6'lık bir deprem vurduğu zaman başa çıkılmasının mümkün olmadığını belirten uzmanlara göre; yüksek katlı yapıların çoğaldığı başta İstanbul olmak üzere fay hatları üzerindeki kentlerde riskler çok artmış durumda. Üstelik yapı denetimleri de problemli.
Kocaeli, Gölcük, Düzce, Sakarya, İstanbul ve Yalova'da büyük can ve mal kaybı ile yıkıma neden olan depremde resmi verilere göre 17 bin 480 kişi hayatını kaybederken on binlerce kişi de yaralandı.
Büyüklük, etkilediği alan ve sebep olduğu maddi kayıplar açısından son yüzyılın en büyük depremlerinden biri olarak kayıtlara geçen 17 Ağustos depreminde, 285 bin konut ile 43 bin iş yeri büyük hasar gördü.
Büyük dehşetin yaralarını sarmaya başladıktan sonra Türkiye, deprem gerçeğiyle yüzleşti. Depreme karşı alınması gerkeen tedbirler kapsamında başta kentsel dönüşüm olmak üzere birçok adım atıldı.
Ancak 17 Ağustos depreminden 19 koca yıl geçmiş olmasına rağmen 'depreme hazır mıyız' sorusuna kimse 'evet' cevabı veremiyor.
'Deprem değil binalar öldürüyor'
17 Ağustos Marmara depreminin üstünden geçen 19 yılda depremlere karşı önlemler alındı, ancak bu önlemlerin tam olarak yeterli olduğunu söylemek mümkün değil. 17 Ağustos'un ardından kentsel dönüşümün ve sağlıklı yapıların ne kadar önemli olduğu bir kez daha ortaya çıktı.
Hatta, "deprem değil binalar öldürür" sözü akıllara kazındı. Kentsel dönüşümün düğmesine basıldı. Ancak 17 Ağustos depreminin yıkıcı etkisini en fazla hissetmiş olan Kocaeli, Gölcük, Düzce, Sakarya, İstanbul ve Yalova'da ömrünü doldurmuş milyonlarca yapı hala dönüştürülebilmiş değil.
Deprem uzmanları olası İstanbul depreminin büyüklüğünü 7.6 olarak tahmin ediyorlar.
Böyle bir deprem İstanbul'daki konutların yarısının tamamen yıkılmasına neden olacağı konusunda uzmanlar görüş birliği halinde.
İstanbul gibi büyük bir motropolü 7.6'lık bir deprem vurduğu zaman başa çıkılmasının mümkün olmadığını belirten uzmanlara göre; yüksek katlı yapıların çoğaldığı başta İstanbul olmak üzere fay hatları üzerindeki kentlerde riskler çok artmış durumda. Üstelik yapı denetimleri de problemli.
























































































