Duanın edepleri
Allah’ım, Peygamber’ine salât eyle, âline de eyle. İmamı, ümmeti, çobanı ve sürüyü koru. Hayır işlerde kalplerini birleştir. Birinin şerrinin diğerine geçmesini önle. Allah’ım, içimizde gizli tuttuğumuzu bilirsin
Haber Merkezi





Yaramaz halimizi, yarar hale getir, ihtiyaçlarımızı bilen Sensin, yerine getir. Hatalarımız Sana malum, bağışla. Ayıplarımız Senden saklı olamaz, başkaları görmesin, ört. Yasak ettiğin işleri bize gösterme. Emrettiğin şeyleri bize kaybettirme, zikrini bize unutturma. Mekrinden bizi emin kıl. Senden başkasına avuç açtırma. Bizi gafil kimselerden eyleme...
Allah'ım, doğru yolumuzu bize ilham et. Nefsin şerrinden Sana sığınmayı öğret. Seninle olalım sivâyı bırakalım, bunu nasip eyle.
Bizi, Senden ayırmaya kalkan her şeyle aramıza perdeler ger. Seni analım, şükredelim, iyi kulluk edelim; gönlümüze bunları ilham eyle.
Rabb'inizin lütfundan isteyin! Duanızı kabul etse de etmese de istemeye devam edin! Çünkü O'na dua etmek başlı başına bir ibadettir.
Dua etmemek güçtür; dua ile olmak, bir ruhsat yoludur. Dua, batan kişi için bir nefestir; zindan ehli için bir pencere hükmünü taşır.

Batmak üzere olanlar, bir nevi zindan hayatı geçirenler, kurtulup Şah'ın huzuruna çıkıncaya kadar dua ile olurlar.
Ey cahil! Hakk'a itirazla meşgul olma, nefsini itiraza alıştırma. Hakk'a duacı olmaya bak. Nefsi dua ile meşgul et ki, bela acıları gide, afet ateşleri söne; aksi halde sana yazık olur.
Tecrübe yollu bir belaya uğrarsan ve sabırdan yana acı içinde olursan şöyle yalvar: "Allah'ım bana yardım et, sabrımı artır. Bu sıkıntılı hali benden al."
Abdülkadir Geylani Hazretlerine, Peygamberimizin (s.a.v.) "Allah yapmacık duayı sevmez" hadisi soruldu. O da şöyle cevap verdi: "Allah yapmacık ve şiir gibi edilen duayı sevmez" dedi.
Resulullah'ın (s.a.v.), "Ben ve ümmetimin takva sahipleri yapmacık ve zorlama işlerden uzağız" hadisini okudu.
Azgın şeytanın şerrinden, Arş'ın ve Kürsi'nin Rabb'ine sığınırım. Kötü duygulardan, nefsin yersiz isteklerinden, cinlerin ve insanların fitnesinden Arş'ın ve Kürsi'nin Rabb'ine sığınırım.
Riyadan, nifaktan, kendini beğenmişlikten, büyüklenmekten, kalpte meydana gelen kötü karışıklıktan Arş'ın ve Kürsi'nin Rabb'ine sığınırım.
Nefsi helâke götüren her türlü şehvetten ve lezzetten, bid'attan, sapıklıktan, bedeni ateşe salan kötü arzulardan Arş'ın ve Kürsi'nin Rabb'ine sığınırım.

Arş'a bağlı gayb âleminin güzelliklerini perdeleyen her türlü söz ve işten Arş'ın ve Kürsi'nin Rabb'ine sığınırım.
Saptırıcı arzulardan, nefsani âdetlerden, düşük huylardan Arş'ın ve Kürsi'nin Rabb'ine sığınırım.
Azgın, habis şeytandan Melik, Hamid, Mecid Allah'a sığınırım.
Bilhassa masiyet ehline gazap ettiği zaman; vurucu gücünden Allah'a sığınırım.
Kıyamet günü, halkının azgınlıklarını şiddetle yakaladığı zamanki heybetinden Allah'a sığınırım.
Karada ve denizde yapılan masiyetinden ötürü günah örtüsünün ve perdesinin açılmasından Allah'a sığınırım.
Esas olan işi ve parça işleri unutmaktan Allah'a sığınırım. Kötülüğe kaymaktan, tembelliğe gitmekten, büyüklenmekten, kibre düşmekten Allah'a sığınırım.

Taati bırakmaktan, iyiliği yapmamaktan, O'na karşı masiyete dalmaktan Allah'a sığınırım.
Yalan yere yemin etmekten, bir iyilik için olmadan edilen yeminden dönmekten Allah'a sığınırım.
Son nefesin kötülükle bitmesinden, her hayırdan yana eli boş olmaktan, arzuların hazır olduğu bir anda, şer temennisi ile ölmekten Allah'a sığınırım.
Gece gündüz ihtiyaçlarınızı her daim O'ndan isteyin. O'ndan istemek ibadettir; ama verse de vermese de O'nu suçlamayın ve istediğinizin yerine gelmesi konusunda aceleci davranmayın ve istemekten bıkıp usanmayın.
Mahviyetkar bir gönülle O'ndan istemeye devam edin. Duanızın kabul edilmesi biraz gecikince hemen itiraza kalkışmayın. Çünkü O sizin yararınıza olanı sizden daha iyi bilir."
Duan, her zaman bu âlemde makbul olmaz. Çünkü burada istenenlerin çoğu; zamansız ve yersiz isteniyor. Ama yine dua et, her an Allah'a yalvar; ancak duan kabul olmayınca Allah'a sitem etme!

"Niçin kabul olunmadı?" diyerek şaşma.
Zamanı gelince olan olur, burada bir şey olmazsa, öbür âlemde sana sevap olur. Ama bağırıp çağırırsan, mahcup olursun. Derim ki: Daima dua edeceksin. Çünkü her şeyden evvel sen bir kulsun. Allah'ın emirlerine uymaktasın.
Allah-u Teâlâ Hazretleri: "Bana dua edin, kabul ederim" buyuruyor. Diğer bir yerde de, "Allah'tan fazilet isteyin" deniyor. Bu mevzuda daha birçok ayetler vardır.
Duan her zaman duyulur ama ihtiyacın kadar verilir. Sonrası öteki âleme kalır. İhtimal ki her arzunun bu âlemde yerine gelmeyişi bir hikmet icabı ve senin hayrına olmaktadır. Sonra, her olan şey, Allah'ın kaza ve kaderine uygundur.
Arzun yerine gelince Hakk'ı itham etme! Kabul olmadı diye ümitsizliğe de düşme!

Daima dua et. Kârın olmasa bile zarar da etmezsin. Hemen olmasa bile, bir zaman sonra olur. Bir hadis-i şerifte şöyle buyuruluyor:
"Kıyamet günü hesap defterinde insan, yaptığı ibadet haricinde birçok iyilik bulur. Bunları bilemez, sorar; ona şöyle denir: "Bunlar dünyada kabul olunmayan duaların karşılığıdır. Kader-i ilahi icabı orada yerine getirilmedi; fakat sana mükâfat olarak burada veriliyor."
Sen, Rabb'ine yalvardıkça O'na yaklaşmış olursun. O'na yalvardıkça yaklaşırsın. Allah'ın emirlerini tut. Senin yalvarmak hakkındır; ayrıca bir vazifedir. Hakk'a tazarru ve niyaz ettikçe, bu vazifeyi yerine getirmiş olursun.
Sakın dualarına yanlış şey girmesin. Bu mühim vazifeyi Hakk'a imanla yap! Duanı aziz bir yolcuyu uğurlar gibi yap. Çünkü dua, Hak katında sana yer hazırlar; elçilik yapar.
Şunu tekrarlamakta fayda görüyorum: Duana derhal icabet olunmazsa hemen bağırıp çağırmaya kalkma. Dua hem kabul olunur, hem de olunmaz.
Her ikisi de senin için müsavi olmalı. Sonra bu olanlardan ibret almalısın. Sakın, haddi aşanlardan olmayın. Çünkü baş vuracak kapı yoktur..." (Abdülkadir Geylani Hazretlerinden)

























































































