logo
13 ŞUBAT 2026


Deri ürünleri: Doğal yapı, dayanıklılık ve zamana meydan okuyan şıklık

Deri, insanlık tarihinin en eski ve en dayanıklı malzemelerinden biridir. İlk çağlardan bu yana hem koruyucu hem de estetik amaçlarla kullanılan deri, günümüzde de modadan mobilyaya, aksesuardan otomotiv sektörüne kadar pek çok alanda kendine yer bulmaktadır

12.01.2026 00:20:00
Hasan Gündoğdu
Deri ürünleri: Doğal yapı, dayanıklılık ve zamana meydan okuyan şıklık
Deri ürünleri: Doğal yapı, dayanıklılık ve zamana meydan okuyan şıklık
Doğal yapısı, dayanıklılığı ve zamana meydan okuyan şıklığıyla deri ürünler, sadece birer eşya değil; aynı zamanda bir yaşam tarzının yansımasıdır.


 

Doğallığın ve dayanıklılığın simgesi

 
Deri, hayvansal kaynaklı bir malzeme olması nedeniyle doğallığı temsil eder. Nefes alabilen yapısı sayesinde hem konforlu hem de sağlıklıdır. Özellikle ayakkabı ve giyim sektöründe tercih edilmesinin başlıca nedeni budur. 
 
Ayrıca doğru işlendiğinde yıllarca formunu koruyabilir, hatta zamanla daha da karakter kazanır. Bu yönüyle deri, sürdürülebilir tüketim anlayışına da katkı sağlar.


 

Estetik ve fonksiyonun buluşma noktası

 
Deri ürünler, estetik açıdan da oldukça zengindir. Her bir deri parçası kendine özgü doku ve desenlere sahiptir; bu da her ürünün benzersiz olmasını sağlar.
 
Deri cüzdanlar, çantalar, kemerler ve mobilyalar, hem klasik hem de modern tasarımlarla her zevke hitap eder. Aynı zamanda suya, darbeye ve aşınmaya karşı dirençli olması, fonksiyonelliğini artırır.

 

El işçiliğinin değeri

 
Deri işçiliği, sabır ve ustalık gerektiren bir sanattır. El yapımı deri ürünler, seri üretim ürünlere kıyasla çok daha özel ve değerlidir. Her bir dikiş, her bir kesim ustanın emeğini ve tecrübesini yansıtır. Bu nedenle el yapımı deri ürünler, sadece bir eşya değil; aynı zamanda birer sanat eseridir.


 

Geleceğe taşınan gelenek

 
Günümüzde teknolojinin gelişmesiyle birlikte suni deri alternatifleri de yaygınlaşmıştır. Ancak doğal derinin sunduğu kalite, konfor ve estetik hâlâ yerini korumaktadır. Aynı zamanda etik üretim süreçleri ve çevre dostu tabaklama yöntemleriyle deri sektörü, sürdürülebilirliğe daha fazla önem vermeye başlamıştır.

BİK’ten basının desteklenmesine yönelik düzenlemeler

Basın İlan Kurumu Genel Kurulu, basın çalışanlarına yönelik sosyal desteklerin yüzde 50 oranında artırılmasını ve azınlık gazetelerine maddi yardım yapılmasını kararlaştırdı. Toplantıda, süreli yayınlara verilen kredilere uygulanacak faiz oranı da belirlendi

13.02.2026 15:51:00 / Güncelleme: 13.02.2026 15:56:33
Haber Merkezi
BİK’ten basının desteklenmesine yönelik düzenlemeler
BİK’ten basının desteklenmesine yönelik düzenlemeler
Basın İlan Kurumu 33. Dönem 6. Genel Kurul Toplantısı, 11-13 Şubat 2026 tarihleri arasında İstanbul'da gerçekleştirildi.

Toplantının son oturumunda, Yönetim Kurulunun Genel Kurula teklif olarak sunduğu ve gündeme alınan maddeler görüşüldü. İlan İşleri, Hukuk İşleri ve Mali İşler Komisyonlarında ele alınan gündem maddelerine ilişkin hazırlanan raporların okunmasının ardından oylamaya geçildi.

Kurumun 2025 yılı bilançosu, gelir tablosu ve Yönetim Kurulu Faaliyet Raporu ile Denetçiler Kurulu Raporunu onaylayan Genel Kurul, basın sektörüne yönelik desteklere ilişkin önemli düzenlemeler yaptı.

Süreli yayın kredilerinde faiz oranı belirlendi

Genel Kurulda, basın kuruluşlarının faaliyetlerini sürdürebilmeleri ve yatırım kapasitelerini artırabilmeleri açısından önem taşıyan Kurum kredilerine uygulanacak faiz oranı ele alındı.

Ekonomik gelişmeler dikkate alınarak, yatırım ve işletme kredilerine uygulanacak yıllık faiz oranı, 2026 yılı için yüzde 29 olarak belirlendi.



Basın çalışanlarına yönelik desteklerde yüzde 50 artış

Toplantıda, basın çalışanlarına yönelik borç para, muhtaçlık ve ölüm yardımları Kurumun sosyal sorumluluk anlayışı doğrultusunda yeniden değerlendirildi. Mevcut ekonomik koşullar ve uygulamaya ilişkin geri bildirimler dikkate alınarak, söz konusu sosyal desteklerin yüzde 50 oranında artırılmasına karar verildi.

Borç Para ve Yardımlara Dair 219 sayılı Genel Kurul Kararında yapılan düzenleme, Resmi Gazetede yayımlandığı tarihi takip eden ayın ilk günü itibarıyla yürürlüğe girecek.

Azınlık gazetelerine destek sürecek

Basın İlan Kurumu, Lozan Barış Antlaşması kapsamında azınlık statüsünde bulunan topluluklarca yayımlanan gazetelere yönelik 2011 yılından bu yana sürdürdüğü maddi destekleri 2026 yılında da devam ettirecek.

Bu doğrultuda Genel Kurul, basın sektöründe çeşitliliğin ve çoğulcu yapının korunması amacıyla 2026 yılı içerisinde azınlık gazetelerine 471 bin Türk Lirası yardım yapılmasını kararlaştırdı.



Basın Derneklerine Yardım Fonuna 7 milyon 200 bin TL tahsis edildi

Genel Kurul toplantısında, Kurumun faaliyet ve çalışmalarının finansmanını sağlamak üzere oluşturulan fonlara tahsis edilecek tutarlar da belirlendi.

Bu kapsamda, Kurumun 2025 Yılı Tahsis Bilânçosunda, Basın Derneklerine Yardım Fonu için 7 milyon 200 bin Türk lirası kaynak ayrılması uygun görüldü.

Bir sonraki Genel Kurul Toplantısının 20-22 Mayıs 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilmesine karar verildi.

Yazın kurumak üzereydi: Uludağ'ın karlarıyla yeniden coştu

Bursa'nın kayalıklar arasına gizlenmiş doğa harikası Saitabat Şelalesi, bu yıl Uludağ ve eteklerine düşen yağışların iyi olmasıyla yeniden coştu

13.02.2026 13:02:00 / Güncelleme: 13.02.2026 13:05:12
İHA
Yazın kurumak üzereydi: Uludağ'ın karlarıyla yeniden coştu
Yazın kurumak üzereydi: Uludağ'ın karlarıyla yeniden coştu
Kestel ilçesine bağlı Saitabat Şelalesi, doğal güzelliği ve orman içinde temiz havasıyla hem Bursa'nın hem Marmara Bölgesi'nin önemli turizm merkezleri arasında yer alıyor.

Ormanın içinde, yeşillikler arasındaki şelaleyi görmek için gelenler, civarda bulunan kafelerde oturup bölgeye özgü köy kahvaltısıyla yöresel lezzetlerin tadına bakabiliyor, Uludağ'dan gelen soğuk suda yetiştirilen balıklardan yiyebiliyor, atlı gezinti yapabiliyor.



Geçen yıl yağışların az olması, Uludağ'a karın az düşmesi, kuraklık ve aşırı sıcak gibi nedenlerle suyu ciddi oranda azalan ve hatta kuruma tehkilesi geçiren Saitabat Şelalesi, özlenen sesine ve güzelliğine yeniden kavuştu.

Kanyon içinde biriken suların oluşturduğu, kayalıklar arasına gizlenmiş doğa harikası Saitabat Şelalesi, bu yıl Uludağ ve eteklerine düşen yağışların iyi olmasıyla yeniden coşkuyla akmaya başladı.



İstanbul, Kocaeli, Yalova, Balıkesir ve Bilecik gibi yakın yerler başta olmak üzere ülkenin birçok yerinden ziyaretçi çeken Saitabat Şelalesi'nde ilkbaharda suyun daha çok olması bekleniyor.



Bölge halkından ve işletmecilerinden olan Kemal Akçay, geçen yaz Uludağ'a kar yağışının az olmasıyla Saitabat Şelalesi'nin en kötü dönemlerinden birini yaşadığını söyledi.

Kuruma noktasına gelen şelalenin şu anda coşkuyla akmasının kendilerini mutlu ettiğini dile getiren Akçay, "İlkbaharda daha çok su olacağını düşünüyoruz. Önceki yıllarda daha gür akıyordu ama bunu da suyun sesini de özledik. Şimdi bile İstanbul'dan birçok yerden turist geliyor şelaleyi görmeye. Uludağ'ın eriyen kar suları ile kaynak suları toplanıp kayalar arasından kanyondan buraya ulaşıyor. İnşallah hep böyle coşkulu akar" diye konuştu.

Taksilerde yeni dönem resmen başladı

Taksilerde basit usul bitti artık KDV, gelir vergisi, stopaj, geçici vergi ödenecek. Taksi Mali Cihazı her yolculuğu anlık kaydedip fiş basacak. Kayıt dışı dönem sona erdi

13.02.2026 10:45:00
Haber Merkezi
Taksilerde yeni dönem resmen başladı
Taksilerde yeni dönem resmen başladı
Türkiye'de ticari taksi esnafını kökten etkileyen vergi düzenlemesi, Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) tarafından hazırlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 591) ile bugün Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Yıllardır basit usulde asgari düzeyde vergi ödeyen taksiciler için gerçek usulde vergilendirme süreci resmen başladı. Bu değişiklik, kayıtlı ekonomiyi güçlendirmeyi, belge düzenini sağlamayı ve kartla ödeme imkanlarını artırmayı amaçlıyor.

Düzenlemenin kapsamı

Tebliğ, taksi ile yolcu taşımacılığı yapan mükelleflerin yıllardır uygulanan basit usul vergilendirme sistemini terk etmesini sağlıyor. Artık taksiciler, KDV, gelir vergisi, gelir geçici vergisi ve stopaj gibi tüm yasal yükümlülükleri yerine getirecek.

Bu geçiş, özellikle büyükşehirlerdeki şehir içi yolcu taşımacılığını doğrudan etkiliyor ve kayıt dışı kazancın önüne geçmeyi hedefliyor. Düzenleme, 1 Ocak 2026 itibarıyla basit usulden çıkarılan sektörler arasında taksiciliği de kapsıyor; ancak cihaz zorunluluğuyla entegre bir sistem getiriliyor.

Taksi mali cihazı zorunluluğu

En dikkat çeken yenilik, taksimetrelerle entegre çalışacak "Taksi Mali Cihazı" kullanımı zorunluluğu. Bu cihaz:

- Taksimetreden gelen tutarı otomatik kaydediyor,

- Manuel giriş yapılmıyor,

- Her yolculuk için fiş veya e-belge üretiyor,

- Kartla ödeme (POS) kabulünü zorunlu kılıyor,

- Tüm işlemleri anlık olarak Gelir İdaresi Başkanlığı'nın elektronik sistemine bildiriyor.

Mevcut taksimetreler ya bu cihaza entegre edilecek ya da cihazın kendisi taksimetre özelliğini taşıyacak. Bağımsız POS cihazları kullanımı yasaklanıyor; tüm kartlı ödemeler tek cihaz üzerinden gerçekleşecek. Cihazların üretimi, satışı, aktivasyonu ve devri GİB sistemine anlık bildirilecek.

Geçiş süreçleri ve son tarihler

Yeni başlayan taksiciler için 30 günlük geçiş süreci uygulanıyor.

Mevcut ticari plaka sahipleri için Taksi Mali Cihazı satın alma ve kullanma zorunluluğu 1 Eylül 2026 tarihine kadar geçerli. Bu tarihe kadar sisteme entegre olmayan araçlar cezai yaptırımla karşılaşacak.

Cihaz kullanımı başladıktan sonra her yolculuk dijital olarak izlenebilir hale gelecek; yolcular nakit taşımak zorunda kalmadan banka/kredi kartıyla ödeme yapabilecek.

Diğer yükümlülükler

Gerçek usulde vergilendirme ile taksiciler KDV beyannamesi verecek, Gelir vergisi ve geçici vergi ödeyecek ve Stopaj (muhtasar) yükümlülüğü üstlenecek.

Akaryakıt, bakım, tamir gibi giderler vergiden düşülebilecek olsa da, yıllık beyanname, mali müşavir ücreti ve ek maliyetler esnafı etkileyecek. Bazı taksici temsilcileri, vergi yükünün aylık binlerce liraya ulaşabileceğini belirterek çözüm olarak götürü vergi sistemine geçiş talep ediyor. Ancak düzenleme, şeffaflık ve kayıtlı ekonomi adına caydırıcı nitelik taşıyor.

Bu reform, taksi sektöründe dijital dönüşümü hızlandırırken, yolcular için daha güvenli ve modern ödeme seçenekleri sunuyor. Esnaf kesiminden ise maliyet artışı nedeniyle eleştiriler geliyor; bazıları geçiş sürecinin uzatılmasını veya vergi oranlarında indirim bekliyor. Uygulamanın başlamasıyla denetimlerin artması ve cezaların devreye girmesi öngörülüyor. Taksiciler, Resmi Gazete tebliğini ve GİB duyurularını takip ederek hazırlıklarını tamamlamalı.

İzmir'de dereler taştı: Yeni Foça'yı su bastı

İzmir'in Foça ilçesine bağlı Yeni Foça bölgesinde gece başlayan şiddetli sağanak yağış su baskınlarına neden oldu

13.02.2026 07:06:00 / Güncelleme: 13.02.2026 07:10:40
İHA
İzmir'de dereler taştı: Yeni Foça'yı su bastı
İzmir'de dereler taştı: Yeni Foça'yı su bastı
Fevzi Çakmak Mahallesi'nde bulunan Şavklı Dere ve Sıcak Dere'nin taşması sonucu sahil şeridi, pazaryeri ve iç mahalle sokakları sular altında kaldı.



Gece saatlerinden itibaren etkisini artıran yağışla birlikte dere yataklarından taşan çamurlu sular yerleşim yerlerine yayıldı.



İç kesimlerdeki cadde ve sokaklar derelerden gelen çamurlu sularla kaplanırken, sahil şeridinde ve mahalle aralarında park halindeki bazı araçlar su içinde kaldı. Sahil bandındaki dükkanları ve evlerin zemin katlarını su bastı.



Yağışın halen devam ettiği bölgede sahil yolu ve mahalle aralarındaki sokaklarda su seviyesi yükseliyor. Park halindeki çok sayıda araç su içinde kalırken, Yağışın halen devam ettiği Bölgedeki taşkın ve su baskınları etkisini sürdürüyor.

Tatlıses için saray konforunda lüks araç


 
 
Türk müziğinin efsane ismi, sahnelerin “İmparator”u İbrahim Tatlıses için özel olarak tasarlanan ultra lüks VIP araç tamamlandı. Normal şartlarda 4 ay sürebilecek üretim süreci, 40 kişilik uzman ekibin çift vardiya halinde yürüttüğü yoğun ve titiz çalışma sayesinde yalnızca 1 ay gibi rekor bir sürede bitti.
 

12.02.2026 15:37:00
ÖNDER YILMAZ
Tatlıses için saray konforunda lüks araç
Tatlıses için saray konforunda lüks araç

Türk müziğinin yaşayan efsanelerinden, sahnelerin "İmparator"u İbrahim Tatlıses için özel olarak tasarlanan yeni nesil VIP araç, hem tasarım süreci hem de sunduğu üst düzey konfor detaylarıyla dikkatleri üzerine çekti. Kişiye özel mühendislik, ileri teknoloji ve lüks donanım unsurlarının bir araya getirildiği araç, yalnızca bir ulaşım aracı olmanın ötesinde; sanatçının yoğun sahne temposuna uyum sağlayan mobil bir yaşam alanı olarak tasarlandı. VIP araç tasarımı alanında dünyaca bilinen Ertex Otomotiv ve Türkiye'nin köklü oto iç dizayn firmalarından Arteksan'ın katkılarıyla hazırlanan araç, tamamen İbrahim Tatlıses'in ihtiyaçları doğrultusunda şekillendirildi.



Hareket kısıtlılığı yaşıyor

14 Mart 2011'de uğradığı silahlı saldırı sonucu hareket kısıtlılığı yaşayan 74 yaşındaki İbrahim Tatlıses'in konforunu üst seviyeye taşımak ve günlük yaşamını kolaylaştırmak amacıyla tasarlanan araçta, kullanım kolaylığı ve maksimum konfor ön planda tutuldu. İbrahim Tatlıses'in özellikle küçük araçlara binmekte zorlanması nedeniyle aracın genişliği, yüksekliği ve erişim kolaylığı özel olarak planlandı. Bu doğrultuda araca entegre edilen özel asansörlü koltuk sistemi sayesinde koltuk zemine kadar inerek sanatçının araca rahatça binmesini sağlıyor. Aynı koltuk aynı zamanda yatak formuna dönüşerek uzun yolculuklarda ve konser sonrası dinlenme süreçlerinde maksimum konfor sunuyor. Araç içerisinde bordo tonlarında özel deri kaplamalar tercih edilirken, yıldız tavan LED aydınlatma sistemi, döner VIP koltuk mekanizması, şoför kabini ile yaşam alanını ayıran makam bölmesi, televizyon, internet, bilgisayar sistemi ve özel soğutma donanımlarıyla üst segment bir konfor alanı oluşturuldu. İç mekân tasarımında kullanılan renklerin ve malzemelerin tamamı İbrahim Tatlıses'in kişisel talepleri doğrultusunda belirlendi.

Şarkıları çalındı

Aracın üretim sürecinde duygusal bir detay da dikkat çekti. Tasarım ve üretim aşamasında tesis içinde sürekli İbrahim Tatlıses'in şarkıları çalındı.
Aracın test ve teslim sürecine bizzat katılan İbrahim Tatlıses, özellikle yatak olabilen koltuk sistemi, yıldız tavan tasarımı ve ambiyans aydınlatma detaylarından büyük memnuniyet duyduğunu ifade etti. Aracı ilk kez gördüğünde beğenisini açıkça dile getiren Tatlıses'in, tasarım ve donanım detaylarının beklentilerinin de üzerinde olduğunu belirttiği öğrenildi.

En büyük talihsizliği Epstein'e benzemek

Kayseri'de yaşayan Rıfat Özdemir, Jeffrey Epstein'e benzetilmesi nedeniyle karşılaştığı olumsuz tepkiler sonrası yaşadığı şehirden ayrılıp, Ankara'ya taşındı

12.02.2026 12:51:00 / Güncelleme: 12.02.2026 12:54:43
İHA
En büyük talihsizliği Epstein'e benzemek
En büyük talihsizliği Epstein'e benzemek
Kayseri'de yaşayan Rıfat Özdemir, Jeffrey Epstein'e olan fiziksel benzerliği nedeniyle sosyal medyada ve sokakta hedef gösterildiğini belirterek, yaşadığı psikolojik baskı sonrası Kayseri'yi terk ederek Ankara'ya taşınma kararı aldığını ifade etti. Dış görünüşü nedeniyle çevresindekilerin olumsuz bakışlarına maruz kaldığını dile getiren Özdemir, bu süreçte çalışamadığını ve bir süre evinden çıkmayacağını söyledi.

"Epstein'e benzemek hoş bir şey değil"

Çevresindeki insanların olumsuz bakışlarından dolayı rahatsız olduğunu ifade eden Rıfat Özdemir, "Olay, yeğenim dayı sen Epstein'e benziyorsun diyerek fotoğrafımı çekip, sosyal medyada paylaşmasıyla başladı. Bu kadar çabuk yayılacağını tahmin etmedim. Paylaşıma baktığımda bir anda milyonların izlediğini gördüm. Londra basını ve Arap kanalları gibi birçok ülkeden yayınlar gördüğümde şaşırdım. Epstein'e benzemek hoş bir şey değil. Epstein'i tanımıyordum. Yeğenim Epstein'e benziyorsun dediğinde sıradan ünlü bir artist zannettim. Araştırdığımda Epstein'in çok kötü bir insan olduğunu öğrendim. Ben şu anda dekorasyon işiyle uğraşıyorum. Bu benzetmeden dolayı insanların yanlarına gidemediğim için mağdurum. İnsanların bana, sanki karşılarında Epstein varmış gibi bakmaları beni rahatsız ediyor. Bu kelimelerle anlatılacak bir şey değil. Halkımdan ricam lütfen önyargılı olmayın, insan insana benzeyebilir" dedi.

"Ankara'ya yerleştim, bir hafta evden çıkmayacağım"

Özdemir, Epstein'e olan fiziksel benzerliği nedeniyle çalışamadığını ve mağdur olduğunu belirterek, "Kayseri'yi terk etmek zorunda kaldım. Kayseri'de mağdur oldum, Ankara'ya yerleştim, bir hafta evden çıkmayacağım. Normalde yurt dışında da çalışıyorum. Şantiyelerde devamlı işlerimiz olduğu için şu anda yurt dışına bile gidemez oldum. Çekiniyorum, çünkü burada derdimi anlatabiliyorum ama yurt dışına gittiğim zaman kendimi nasıl ifade edeceğim' Yabancı dilim zaten yok. O yüzden yurt dışına gitmeyi erteledim. Normalde benim şu anda yurt dışında olmam lazımdı" şeklinde konuştu.

"Epstein'e benzemek insanı toplumdan uzaklaştırıyor"

İnsanların bakışlarından uzaklaşmak için yaşadığı şehirden ayrılıp Ankara'ya taşınmak zorunda kaldığını aktaran Özdemir, sözlerine şu şekilde devam etti:
"Hiç kimse benim yerimde olmak istemez. Kılık değiştirip, sakal bırakacağım dedim ama Epstein'in sakallı halini yapmışlar. Bu sefer benzerlik tamamen birebir aynı olacak diye sakal da bırakamıyorum. Zengin bir insan da değilim ki botoks yaptırıp, yüz ifademi değiştireyim. Eşimle beraber ne yapacağımıza karar verdik. Ben dedim ki Ankara'ya taşınalım çünkü Ankara'da daha önce de yaşamıştık. Kayseri'deki insanların bakışlarından uzaklaşmak istedim. İnsanın Kadir İnanır'a benzemesi insana haz verebilir ama Epstein'e benzemek insanı toplumdan uzaklaştırıyor. Kayseri'de rahatsız oldum, Ankara'ya taşınmak zorunda kaldım. Ankara'da da bu gibi durumlar yaşamak istemiyorum."

İstanbul'daki uyuşturucu soruşturmasında Enes Batur Sungurtekin gözaltına alındı

İstanbul'daki uyuşturucu soruşturması kapsamında yurt dışında olduğu için hakkında yakalama kararı çıkarılan Enes Batur Sungurtekin havalimanında gözaltına alındı

12.02.2026 12:31:00
AA
İstanbul'daki uyuşturucu soruşturmasında Enes Batur Sungurtekin gözaltına alındı
İstanbul'daki uyuşturucu soruşturmasında Enes Batur Sungurtekin gözaltına alındı

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca, "uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti", "uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma" ile "kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak" suçlarından yürütülen soruşturma devam ediyor.

Soruşturma kapsamında yurt dışında bulunduğu için hakkında yakalama kararı çıkarılan Enes Batur Sungurtekin, havalimanında gözaltına alındı.

Ne olmuştu?

Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında Hasan Can Kaya, Yusuf Aktaş (Reynmen), Emirhan Çakal, Mazlum Aktürk, Mert Eren Bülbül, Sıla Dündar, Döndü Şahin, Burak Güngör, Ahmet Can Dündar, Berkcan Güven ile Fırat Yayla gözaltına alınmıştı.

Sağlık kontrolünden geçirilen şüpheliler, Adli Tıp Kurumu'nda kan ve saç örnekleri alındıktan sonra İstanbul İl Jandarma Komutanlığı'na götürülmüş, buradan da serbest bırakılmıştı.

Hakimlik kararıyla şüpheliler hakkında "yurt dışına çıkış yasağı" şeklinde adli kontrol şartı uygulanmasına hükmedilmişti.

Soruşturma kapsamında ayrıca, Enes Batur Sungurtekin, Barış Murat Yağcı, Ecenaz Üçer, Kemal Can Parlak, Çağrı Taner, Turgut Ekim, Barbaros Dikmen, Yaren Alaca ile Nisa Bölükbaşı hakkında yurt dışında bulundukları için yakalama kararı verilmişti.

Hakkında yakalama kararı çıkarılan diğer şüpheli İbrahim Tilaver'in ise hastanedeki tedavisinin ardından gözaltına alınacağı, Eray Durmuş'un ise arandığı öğrenilmişti.

Barış Murat Yağcı, 2 Şubat'ta havalimanında gözaltına alınmış ve Adli Tıp Kurumu'na sevk edilerek örnek vermişti. Yağcı, İl Jandarma Komutanlığı'ndaki ifadesinin ardından serbest bırakılmıştı.

TMO silolarındaki patlama davasında mütalaa açıklandı

Kocaeli'de Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) silolarında meydana gelen, 2 kişinin hayatını kaybettiği ve 8 kişinin yaralandığı patlamaya ilişkin davada mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı, 6 sanığın "taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 2 yıldan 15'er yıla kadar hapisle cezalandırılmasını istedi

11.02.2026 17:53:00 / Güncelleme: 11.02.2026 17:58:18
İHA
TMO silolarındaki patlama davasında mütalaa açıklandı
TMO silolarındaki patlama davasında mütalaa açıklandı
Kocaeli'nin Derince ilçesinde 7 Ağustos 2023'de Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) silolarında meydana gelen patlamada Ekrem Kalkan ve Elif Dayıoğlu hayatını kaybetmiş, 8 kişi de yaralanmıştı. Olayda TMO'nun 60 silosundan 13'ü zarar görmüştü.



Soruşturmada ismi geçen 6 sanık hakkında "Taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan ayrı ayrı 2 yıldan 15 yıla kadar hapis talebiyle dava açılmıştı.



Olaya ilişkin açılan dava, Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmeye devam etti. Duruşmaya ölen Elif Dayıoğlu'nun eşi Arif Dayıoğlu ile taraf avukatları katıldı. Tutuksuz sanıklar ise duruşmaya katılmadı. Müşteki Dayıoğlu, sanıkların en ağır şekilde cezalandırılmasını istedi.

Mütalaa açıklandı

Cumhuriyet savcısı, esas hakkında hazırladığı mütalaada, olayla ilgili uzman bilirkişi raporuna geniş yer verdi. Raporda, TMO Derince Liman Silosu'nda gerekli önlemlerin alınmadığı, eksikliklerin giderilmediği ve 2023 yılı olağan bakımının yapılmadığı vurgulandı. Çalışma esnasında ortamda toz oluşumunun engellenmediği, zeminde toz birikimine müsaade edildiği ve düzenli temizlik yapılmadığına dikkat çekilen raporda, patlamanın hububat tozlarından kaynaklı "toz patlaması" olduğu belirtildi.



Sanıkların kusur durumları tek tek açıklandı

Mütalaada, sanıkların görev ve sorumlulukları çerçevesinde kusur durumları şu şekilde sıralandı: 

Başmüdür Kenan D. (asli kusurlu): İş sağlığı ve güvenliği yönetmeliklerinde belirtilen gereklilikleri yerine getirmediği, gerekli organizasyonları yapmadığı, Patlamadan Korunma Dokümanı'ndaki şartları sağlamadığı, ekipman iyileştirme (exproof cihaz kullanımı) çalışmalarını yaptırmadığı, düzenli toz temizliği ve periyodik bakımları zamanında yaptırmadığı gerekçesiyle asli kusurlu bulundu.

Müdür Yardımcısı Kemal Ö. (asli kusurlu): Düzenli toz temizleme çalışmalarını etkin yönetmediği, toz emme sisteminin kontrolünü ve periyodik bakımları yaptırmadığı, taşeron çalışmasında risk analizi ve personel eğitimi konularında yetersiz kaldığı, çalışmaya nezaretçi sağlamadığı, elektrik ve topraklama tesisatı kontrollerindeki eksiklikleri gidermediği ve geçmişte yaşanan yangınlara rağmen alanda sigara içilmesine göz yumduğu gerekçesiyle asli kusurlu sayıldı.

Şef Vekili Bahri B. (asli ve tali kusurlu): Toz oluşumunu engelleyecek önlemleri aldırmadığı, risk analizi ve taşeron personel eğitimi konularında eksik kaldığı, hububat boşaltımı sürerken taşeron firmaya hazırlık talimatı verdiği, elektrik ve topraklama eksikliklerini gidermediği için asli kusurlu; alanda sigara içilmesine müsaade edilmesi nedeniyle de tali kusurlu bulundu.
Mühendis Ahmet S. (tali kusurlu): Toz temizlik çalışması ve toz emme sisteminin etkin kontrolünü yaptırmadığı, iş güvenliği önlemlerinin yetersizliği ve sigara içilmesine göz yumulması nedeniyle tali kusurlu olduğu belirtildi.

Taşeron firma sahibi Osman T. (asli kusurlu): Mersin Hidrolik firması sahibi olarak personeline iş güvenliği eğitimi aldırmadığı, risklere karşı bilgilendirmediği ve gerekli risk analizini yaptırmadığı gerekçesiyle asli kusurlu bulundu.

Taşeron firma alan yetkilisi İsmail Ç. (asli kusurlu): Hububat boşaltım çalışması devam ederken personeline katlarda tamirat ve kaynak işlemi yaptırdığı gerekçesiyle asli kusurlu sayıldı.



15'er yıla kadar hapis ve meslekten men talebi

Cumhuriyet savcısı mütalaasında, bilirkişi raporuna atıfta bulunarak sanıkların ihmali kusurları nedeniyle ölüm ve yaralanmalara sebebiyet verdiklerinin tespit edildiğini vurguladı.
Savcı, 6 sanığın da "taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan ayrı ayrı 2 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti.

Mütalaada ayrıca, mahkumiyet kararı verilmesi halinde sanıklar hakkında Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 53/6. maddesi uyarınca, hapis cezasına ek olarak belirli süreyle görev yapma ve mesleklerini icra etme yasağı uygulanması istendi.

Mahkeme heyeti duruşmayı erteledi.

Adalet Bakanlığı'nda devir teslim töreni yapıldı

Cumhurbaşkanı Kararı ile Adalet Bakanlığına getirilen Akın Gürlek, görevi Yılmaz Tunç'tan devraldı. Gürlek, "Türkiye Yüzyılı'nda güçlü devlet, güçlü adalet anlayışı doğrultusunda reformları kararlılıkla sürdüreceğiz" dedi

11.02.2026 15:41:00
AA
Adalet Bakanlığı'nda devir teslim töreni yapıldı
Adalet Bakanlığı'nda devir teslim töreni yapıldı
Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile Adalet Bakanlığına getirilen Akın Gürlek, görevi Yılmaz Tunç'tan devraldı.

Adalet Bakanlığı'nda düzenlenen devir teslim törenine, Gürlek ile Tunç'un yanı sıra Bakanlık bürokratları katıldı.

Törende konuşan Tunç, 4 Haziran 2023'te Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın takdiriyle Adalet Bakanlığı görevine getirildiğini, bugün de onur ve gururla görevini Gürlek'e devrettiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile siyaset yolculuğunun uzun bir zamana yayıldığını, AK Parti'nin kuruluşundan bu yana farklı görevlerde bulunduğunu anlatan Tunç, "Aradan geçen 2,5 yıldan fazla bir zamandır sizlerle beraberiz. Adalet teşkilatının kapasitesini güçlendirmenin onur ve gururunu yaşadık." dedi.

Türkiye'nin son 23 yılda gelişmeye devam ettiğini, demokratik kalkınmasını sürdürdüğünü dile getiren Tunç, bu kapsamda Anayasa ve yasalardaki reform çalışmalarıyla demokratik hukuk devletinin tahkimi için çalışmalar yürütüldüğünü kaydetti.

Makamların "milletin emaneti" olduğunu ifade eden Tunç, Bakan Yardımcılığı döneminde mesai arkadaşlığı yaptığı Gürlek'e yeni görevinde başarılar diledi.

"Suçla mücadelede tavizsiz duruşumuzu devam ettireceğiz"

Akın Gürlek de Adalet Bakanlığı görevini kendisine tevdi eden Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bugüne kadarki emekleri için Yılmaz Tunç'a teşekkür etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye'de hukuk ve adalet alanında önemli reformların hayata geçirildiğini anımsatan Gürlek, yargı reformları, insan hakları eylem planları ve dijital adalet altyapısındaki gelişmelerin adalet sisteminin güçlendirilmesine katkılar sunduğunu söyledi.

Adalet sisteminin vatandaşların ortak güvencesi olduğuna işaret eden Gürlek, "Türkiye Yüzyılı'nda güçlü devlet, güçlü adalet anlayışı doğrultusunda reformları kararlılıkla sürdüreceğiz. Suçla mücadelede tavizsiz duruşumuzu devam ettireceğiz. Yargı süreçlerini hızlandırmaya, dijital altyapıyı güçlendirmeye, hukuk güvenliğini tahkim etmeye devam edeceğiz." diye konuştu.

Görev değişiminin "bayrak yarışı" olduğunu dile getiren Gürlek, emaneti daha ileri taşımanın gayreti içerisinde olacağını kaydetti. Gürlek, "Yargı mensuplarımız, akademi, barolar, sivil toplum ve milletimizle istişare içinde çalışarak, daha güçlü bir hukuk devleti için gayret göstereceğiz." ifadelerini kullandı.

"Sorunların çözülmesi için gayret göstereceğim"

Kendisinin yargı teşkilatının içinden geldiğini, hakimlik ve savcılık yaptığını anımsatan Gürlek, "Hakim, savcı arkadaşlarımızın sorunlarını çok yakından takip ediyorum. İnşallah bu sorunların da çözülmesi için elimden gelen gayreti göstereceğim." şeklinde konuştu.

Konuşmaların ardından Gürlek ve Tunç, birbirlerine çiçek takdim etti.

Devir teslim törenine, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Faruk Acar ve Halit Yerebakan ile AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan da katıldı.

Özgecan Aslan ölümünün 11'inci yılında dualarla anıldı

Kadın cinayetlerinin simge isimlerinden biri haline gelen Özgecan Aslan, vahşice katledilişinin 11'inci yılında da unutulmadı. Genç yaşta hayattan koparılan Özgecan, Mersin'deki kabri başında dualarla ve gözyaşlarıyla anıldı

11.02.2026 14:28:00 / Güncelleme: 11.02.2026 14:32:59
İHA
Özgecan Aslan ölümünün 11'inci yılında dualarla anıldı
Özgecan Aslan ölümünün 11'inci yılında dualarla anıldı
Mersin'in Tarsus ilçesinde 11 Şubat 2015'te okulundan evine dönmek üzere bindiği minibüste vahşice öldürülen üniversite öğrencisi 19 yaşındaki Özgecan Aslan, mezarı başında dualarla anıldı. Anne Songül Aslan, baba Mehmet Aslan ve yakınları, Özgecan'ın Toroslar ilçesi Akbelen Şehir Mezarlığı'ndaki kabrine gelerek, çiçek bırakıp dua etti. Anne Songül Aslan, kızının kabrine çiçek koyduktan sonra mezar taşını öptü, bir süre Kur'an-ı Kerim okudu.



Acıları 11 yıldır dinmedi

Aslan ailesi, 11'inci ölüm yıl dönümünde kızları Özgecan'ı kabri başında dualarla andı. Anne Songül Aslan ve baba Mehmet Aslan'ın da yer aldığı anma programında Kur'an-ı Kerim okunmasının ardından dualar edildi. Duygusal anların yaşandığı anmada Aslan çifti zaman zaman gözyaşlarına hakim olamazken, yakınları ve katılan vatandaşlar da Özgecan'ın mezarı başında dua ederek aileye destek verdi. Mezara çiçekler bırakılırken, Özgecan rahmet ve özlemle anıldı.



"Sen nasıl kadına dokunursun, katledersin?"

Baba Mehmet Aslan gazetecilere yaptığı açıklamada, artan kadın cinayetlerine tepkisini dile getirirken, "Sen nasıl kadına dokunursun, katledersin' Nasıl şiddet uygularsın' Her gün bir kadın cinayeti. Biraz kendimize gelelim. Sevgiden, barıştan başka, adaletten başka bu işin bir çıkış yolu yok. Allah gönderdiği son dinin adını İslam koymuş, İslam barış demek. Bir parça seveceksin, bir parça anlayışlı olacaksın. Başka bir şey yok. Nedir yani' Üç günlük dünyanın çukurundayız. Hepimiz birbirimize yardımcı olacağız, birbirimizi seveceğiz. Birazcık anlayış göstereceğiz. Ne diye gidip küçük çocukların, kızların, erkeklerin ırzına geçiyorsunuz' Şeref dediğin şey aklın kendisidir. Akıl da hikmet olmadan çalışmıyor" dedi.



"Özgem 11 yıl oldu göç edeli"

Anne Songül Aslan ise evladının yokluğunun acısının ilk günkü gibi taze olduğunu ifade ederek, "Özgem 11 yıl oldu göç edeli. Allah hiçbir anneye, babaya bu acıyı göstermesin diyorum. Hiçbir suçu yoktu evladımın. Hayalleri vardı, hedefleri vardı. 'Okuyacağım, dünyanın en iyi psikoloğu olacağım' diyordu. Çok dürüsttü, çok namusluydu, çok böyle pozitif bir insandı. Hep güler yüzlüydü. Derslerine çalışırdı, işinde gücünde bir kızdı. Allah ona o acıyı yaşatanların aynısını onlara yaşatsın diyorum. Böyle suçsuz, günahsız evlatlarımız birer birer gidiyor" diye konuştu.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.