Derileri tek tek işleyip peynir tulumuna dönüştürüyorlar
Adana'da çocukluklarından bu yana aynı 16 metrekarelik dükkanda dericilik yapan 2 kardeş, Türkiye'de deriden elle peynir tulumu üreten son dericiler olarak mesleklerini sürdürüyor
21.10.2026 12:36:00
İHA
İHA





Adana'nın merkez Yüreğir ilçesi Sinanpaşa Mahallesi'nde çocukluklarından bu yana 16 metrekarelik dükkanda dericilik yapan Cabbar (64) ile Ali İçen (60) kardeşler, Türkiye'de deriden elle peynir tulumu üreten son dericiler olarak mesleklerini yıllardır sürdürüyor.

Ağabey Cabbar İçen, gelen derilerin üzerindeki tüyleri temizleyerek kardeşi Ali İçen'e teslim ederken, Ali İçen ise derileri büyük bir titizlikle dikerek içerisine peynir koyulacak kalıplar haline getiriyor. El emeğiyle hazırlanan peynir tulumları, talep doğrultusunda yurt içi ve yurt dışı olmak üzere dünyanın farklı noktalarına gönderiliyor.

"Türkiye ve dünyanın her yerine gönderiyoruz"
Konuyla ilgili İHA muhabirine açıklamalarda bulunan Cabbar İçen, bu işin rahmetli babasının mesleği olduğunu söyleyerek, "60 senedir biz devam ettiriyoruz. Önceden biz hazır deri alıp satıyorduk. Sonradan maddi sıkıntılar olunca bu işe döndük. Şükürler olsun ki tutturduk. Ürünlerimizi Avrupa'ya da gönderiyoruz. Talep olduktan sonra Türkiye ve dünyanın her yerine gönderiyoruz. Deriden ceket, çanta gibi ürünler elde edilebiliyor ancak biz burada peynir tulumu dikiyoruz" dedi.

"Türkiye'de şu an bizim gibi elle diken hiç kimse yok"
İçen, tüm ürünleri elle diktiklerini dile getirerek, "Peynir tulumu dikmek için makine aldık ancak aynı etkiyi vermedi. 200-300 kadar diktik. Fakat sonrasında bazı şikayetler geldi. Sonrasında elle dikmeye devam ettik. Öyle olunca daha sağlam oluyor. Türkiye'de şu an bizim gibi elle diken hiç kimse yok. Adana'da bu işi yapan başka kimse de yok" şeklinde konuştu.

"Almanya, Fransa ve İtalya'ya da gönderdik"
Ali İçen ise Türkiye'de bu işi elle yapan başka kimsenin olmadığını vurgulayarak, "Makinesi var ama biz elle yapıyoruz. Meslek ölmesin diye mecburen biz yapıyoruz. Evde oturacağımıza çalışıyoruz. Burada yıllardan beri peynir derisi üretiyoruz. Türkiye'nin her tarafına gönderiyoruz. Almanya Fransa ve İtalya'ya da gönderdik. Talep oluğu sürece dünyanın her yerine gönderiyoruz. Kardeşim sabahtan gelip deriyi kesip tüyünü alır, ben de dikerim. Şimdiye kadar kardeşimle ayrılmadık, bundan sonra da ayrılmayız" ifadelerini kullandı.



Ağabey Cabbar İçen, gelen derilerin üzerindeki tüyleri temizleyerek kardeşi Ali İçen'e teslim ederken, Ali İçen ise derileri büyük bir titizlikle dikerek içerisine peynir koyulacak kalıplar haline getiriyor. El emeğiyle hazırlanan peynir tulumları, talep doğrultusunda yurt içi ve yurt dışı olmak üzere dünyanın farklı noktalarına gönderiliyor.

"Türkiye ve dünyanın her yerine gönderiyoruz"
Konuyla ilgili İHA muhabirine açıklamalarda bulunan Cabbar İçen, bu işin rahmetli babasının mesleği olduğunu söyleyerek, "60 senedir biz devam ettiriyoruz. Önceden biz hazır deri alıp satıyorduk. Sonradan maddi sıkıntılar olunca bu işe döndük. Şükürler olsun ki tutturduk. Ürünlerimizi Avrupa'ya da gönderiyoruz. Talep olduktan sonra Türkiye ve dünyanın her yerine gönderiyoruz. Deriden ceket, çanta gibi ürünler elde edilebiliyor ancak biz burada peynir tulumu dikiyoruz" dedi.

"Türkiye'de şu an bizim gibi elle diken hiç kimse yok"
İçen, tüm ürünleri elle diktiklerini dile getirerek, "Peynir tulumu dikmek için makine aldık ancak aynı etkiyi vermedi. 200-300 kadar diktik. Fakat sonrasında bazı şikayetler geldi. Sonrasında elle dikmeye devam ettik. Öyle olunca daha sağlam oluyor. Türkiye'de şu an bizim gibi elle diken hiç kimse yok. Adana'da bu işi yapan başka kimse de yok" şeklinde konuştu.

"Almanya, Fransa ve İtalya'ya da gönderdik"
Ali İçen ise Türkiye'de bu işi elle yapan başka kimsenin olmadığını vurgulayarak, "Makinesi var ama biz elle yapıyoruz. Meslek ölmesin diye mecburen biz yapıyoruz. Evde oturacağımıza çalışıyoruz. Burada yıllardan beri peynir derisi üretiyoruz. Türkiye'nin her tarafına gönderiyoruz. Almanya Fransa ve İtalya'ya da gönderdik. Talep oluğu sürece dünyanın her yerine gönderiyoruz. Kardeşim sabahtan gelip deriyi kesip tüyünü alır, ben de dikerim. Şimdiye kadar kardeşimle ayrılmadık, bundan sonra da ayrılmayız" ifadelerini kullandı.


































































































