Hz. Hatice, Hz. Peygamber ile evlendikten sonra Allah'a yakınlaştıracak basamakları birbiri ardı sıra çıkıyordu ve bu yolda hiç yorgunluk duymuyordu, aksine insanlık şerefinin zirvesine çıkabilmek için her vesileden yararlanıyordu.
Hz. Hatice iyi bir yöneticilik yaparak ticaretten, fazla mal elde etmişti. Arap kıtasının zenginlerinden biri olmasına rağmen kendisini altına esir etmemişti, hedefi maneviyattı. Hz. Peygamber ile evlendiği zaman şöyle demişti:
"Benim, malım ve sahibi olduğum bütün her şey senindir ve senin emrindedir, sana onları kullanmanda asla engel olmayacağım."
Allah'ın Elçisi (s.a.a), Hz. Hatice'nin (s.a) malını İslam'ı yaymada kullandı. Müslümanların üç yıllık Şi'b-i Ebu Talip'teki zorunlu ikamet ve sürgün döneminde Hz. Hatice (s.a) bütün varlığını Şi'b-i Ebu Talip'tekilerin emrine verdi ve Müslümanların kurtulmasına vesile oldu.
Hz. Hatice (s.a) Şi'b'e yiyecek ulaştırması için kardeşinin oğlu Hekim İbn-i Hazzam'ı tutmuştu. Hekim İbn-i Hazzam bir gün kölesi ile birlikte Şi'b'e yiyecek götürürlerken yolda Ebu Cehil ile karşılaştı, Ebu Cehil şöyle dedi: "Haşimoğullarına yiyecek mi götürüyorsun? Seni Mekke'ye götürüp rezil etmedikçe bırakmam."
Bu arada Ebu Cehil'in kardeşi Ebu'l Bahteri çıkageldi ve şöyle dedi: "Bu mal halası Hatice'nindir, Hatice'nin malını kendisine götürmesine mi engel oluyorsun?"
Hz. Hatice'nin (s.a) hayatı günümüz kadınları için bir derstir ve aşırıcılığın üzerini çizmiştir. Çünkü aile mutluluğu maddiyat ve aşırı istekte değil; sadakat, keramet, fedakârlık ve ihtiyaç sahiplerine yardım etmektedir.
Allah peygamberlerinin gönderilmelerindeki hedeflerden birisi zulüm görmüşlere ve ihtiyaç sahiplerine yardım etmektir. Bu yüzden peygamberler davetlerine başladıkları zaman fakir ve mazlum insanlar, rahat ve sorunsuz insanlardan daha fazla peygamberlerin davetini kabul ediyorlardı.
Hz. Hatice (s.a), Hz. Muhammed (s.a.a) ile müşterek hayatına: "Ey insanlar! Şahit olun ben ve bana ait ne varsa Muhammed'indir." cümlesi ile başladı ve bütün malını emin kocasının emrine verdi. Hz. Peygamber de her zaman bu malı fakirler için ve İslam'ın ilerlemesi yolunda kullanıyordu. İslam'ın başlangıcında da Hz. Hatice'nin (s.a) malı o kadar iş görüyordu ki Allah'ın Elçisi (s.a.a) şöyle buyurdu:
"Hiçbir mal bana Hatice'nin malı gibi faydalı olmamıştır."
Hz. Hatice (s.a), Hz. Peygamber ile olan yirmi beş yıllık müşterek hayatında, Allah'ın Elçisi'nin kalbinde öyle yer etmişti ki hayatta olduğu müddetçe Hz. Peygamber başka bir eş almadı. Vefatından sonra da Hz. Peygamber her zaman onu yüceltiyor ve hatırladıkça gözyaşları döküyordu. Allah'ın Elçisi'nin (s.a.a) Hz. Hatice hakkındaki sözleri onun, Hz. Peygamber yanındaki makamının yüceliğini göstermektedir. Ümmü Seleme annemiz şöyle diyor:
"İmam Ali, Hz. Fatıma'yı istediği zaman Hz. Hatice'nin adı geçince Hz. Peygamber ağladı. Ona ağlamasının sebebini sorduğumda, şöyle dedi:
'Hatice… Nerededir Hatice gibisi? İnsanlar beni yalanladıkları zaman o bana inandı, Allah'ın dininde bana yardım etti ve malını bana verdi. Allah, onu cennet sarayı ile müjdelememi emretti.'"
Hz. Hatice iyi bir yöneticilik yaparak ticaretten, fazla mal elde etmişti. Arap kıtasının zenginlerinden biri olmasına rağmen kendisini altına esir etmemişti, hedefi maneviyattı. Hz. Peygamber ile evlendiği zaman şöyle demişti:
"Benim, malım ve sahibi olduğum bütün her şey senindir ve senin emrindedir, sana onları kullanmanda asla engel olmayacağım."
Allah'ın Elçisi (s.a.a), Hz. Hatice'nin (s.a) malını İslam'ı yaymada kullandı. Müslümanların üç yıllık Şi'b-i Ebu Talip'teki zorunlu ikamet ve sürgün döneminde Hz. Hatice (s.a) bütün varlığını Şi'b-i Ebu Talip'tekilerin emrine verdi ve Müslümanların kurtulmasına vesile oldu.
Hz. Hatice (s.a) Şi'b'e yiyecek ulaştırması için kardeşinin oğlu Hekim İbn-i Hazzam'ı tutmuştu. Hekim İbn-i Hazzam bir gün kölesi ile birlikte Şi'b'e yiyecek götürürlerken yolda Ebu Cehil ile karşılaştı, Ebu Cehil şöyle dedi: "Haşimoğullarına yiyecek mi götürüyorsun? Seni Mekke'ye götürüp rezil etmedikçe bırakmam."
Bu arada Ebu Cehil'in kardeşi Ebu'l Bahteri çıkageldi ve şöyle dedi: "Bu mal halası Hatice'nindir, Hatice'nin malını kendisine götürmesine mi engel oluyorsun?"
Hz. Hatice'nin (s.a) hayatı günümüz kadınları için bir derstir ve aşırıcılığın üzerini çizmiştir. Çünkü aile mutluluğu maddiyat ve aşırı istekte değil; sadakat, keramet, fedakârlık ve ihtiyaç sahiplerine yardım etmektedir.
Allah peygamberlerinin gönderilmelerindeki hedeflerden birisi zulüm görmüşlere ve ihtiyaç sahiplerine yardım etmektir. Bu yüzden peygamberler davetlerine başladıkları zaman fakir ve mazlum insanlar, rahat ve sorunsuz insanlardan daha fazla peygamberlerin davetini kabul ediyorlardı.
Hz. Hatice (s.a), Hz. Muhammed (s.a.a) ile müşterek hayatına: "Ey insanlar! Şahit olun ben ve bana ait ne varsa Muhammed'indir." cümlesi ile başladı ve bütün malını emin kocasının emrine verdi. Hz. Peygamber de her zaman bu malı fakirler için ve İslam'ın ilerlemesi yolunda kullanıyordu. İslam'ın başlangıcında da Hz. Hatice'nin (s.a) malı o kadar iş görüyordu ki Allah'ın Elçisi (s.a.a) şöyle buyurdu:
"Hiçbir mal bana Hatice'nin malı gibi faydalı olmamıştır."
Hz. Hatice (s.a), Hz. Peygamber ile olan yirmi beş yıllık müşterek hayatında, Allah'ın Elçisi'nin kalbinde öyle yer etmişti ki hayatta olduğu müddetçe Hz. Peygamber başka bir eş almadı. Vefatından sonra da Hz. Peygamber her zaman onu yüceltiyor ve hatırladıkça gözyaşları döküyordu. Allah'ın Elçisi'nin (s.a.a) Hz. Hatice hakkındaki sözleri onun, Hz. Peygamber yanındaki makamının yüceliğini göstermektedir. Ümmü Seleme annemiz şöyle diyor:
"İmam Ali, Hz. Fatıma'yı istediği zaman Hz. Hatice'nin adı geçince Hz. Peygamber ağladı. Ona ağlamasının sebebini sorduğumda, şöyle dedi:
'Hatice… Nerededir Hatice gibisi? İnsanlar beni yalanladıkları zaman o bana inandı, Allah'ın dininde bana yardım etti ve malını bana verdi. Allah, onu cennet sarayı ile müjdelememi emretti.'"
Adem Birinci / diğer yazıları
- Hz. Hatice -5- / 21.10.2026
- Hz. Hatice -4- / 19.10.2026
- Hz. Hatice -3- / 18.10.2026
- Hz. Hatice'tül Kübra -2- / 14.10.2026
- Hz. Hatice’tül Kübra (Hz. Hatice) -1- / 12.10.2026
- Başkomutan Atatürk’ün sözleriyle 30 Ağustos zaferi / 28.08.2026
- Salavatın önemi / 15.08.2026
- Zekâtını vermeyenin namazı kabul olmaz / 10.08.2026
- Dünyanın en büyük iman yürüyüşü: Erbain / 07.08.2026
- Ehl-İ Beyt hakikati / 02.08.2026
- Hz. Hatice -4- / 19.10.2026
- Hz. Hatice -3- / 18.10.2026
- Hz. Hatice'tül Kübra -2- / 14.10.2026
- Hz. Hatice’tül Kübra (Hz. Hatice) -1- / 12.10.2026
- Başkomutan Atatürk’ün sözleriyle 30 Ağustos zaferi / 28.08.2026
- Salavatın önemi / 15.08.2026
- Zekâtını vermeyenin namazı kabul olmaz / 10.08.2026
- Dünyanın en büyük iman yürüyüşü: Erbain / 07.08.2026
- Ehl-İ Beyt hakikati / 02.08.2026

























































