HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 17 AĞUSTOS 2022, ÇARŞAMBA

Derviş nereye?

25.07.2002 00:00:00
Dünkü yazımızda Kemal Derviş'in tetiklediği üstüste siyasi depremlerin Derviş'in dahi kontrolünden çıktığını belirtmiştik.

Kemal Derviş hırsını kontrol edebilecek kadar akıllı bir siyasi figür. Ürettiği depremin enkazı altında kalacağı tehlikesini görünce kendini Atlantik ötesine attı.

Kendisini Türkiye'ye gönderen güç odakları ile kendisini öne çıkaracak yeni hamleleri koruma telaşında.

İsmail Cem - Hüsamettin Özkan ikilisi, Derviş bize gelecek, diye avunadursun Kemal Derviş, kendisinin gaz verdiği bu oluşumla arasına mesafe koymak için Amerika'ya uçtu zaten.

Şimdi dostlarını aramadığı ile bu acı gerçeği anlamamakta direnen Cem'e üzücü haberler salıyor. Derviş Amerika'dan fısıldıyor: "Şu aşamada ve tek başıma Yeni Türkiye Partisi'ne katılmayı düşünmüyorum".

Zaten giderayak CHP lideri Baykal ile yaptığı uzun görüşme ile Yeni Türkiye'li olmadığı mesajını vermişti.

Bu demek değildir ki Kemal Derviş, Baykal'ın gölgesine sığınıp CHP'de ikinci adam olacak.

Kemal Derviş'in hırsı, karizması ve en önemlisi onu görevlendiren güç odaklarının ve rantiyenin, iş adamlarının planı, Derviş'in baş aktörlüğünde AB'ci, ABD'ci, IMF'ci ve TÜSİAD'cı bir ittifak kurmak.

TÜSİAD'ın önde gelen işadamları şimdiden kollarını sıvamış Derviş'in etrafını tahkime koyulmuşlardır.

Derviş siyasete girerse yanındaki bu komprodor iş dünyasının önemli kontenjan listesini göreceğiz.

Milletvekili olmadığı için Meclisteki AB'ci partileri manipüle etmekte zorlanan Derviş'in öncülüğündeki AB koalisyonu seçim sonrasına beklentilerini erteledi.

Seçim öncesi AB koalisyonu fikrini Ecevit büyük ölçüde akamete uğrattı. Ancak ilginç bir biçimde Derviş'e sahiplendi. MHP'nin Derviş'e yönelik homurtularına aldırmadı. Başkanlığı bir tek Derviş için riske etti. Bundan hareketle gerek Ecevit'in kaybolan imajını onarması, gerekse DSP'yi ölümün eşiğinden döndürmesi mümkün tek siyasi aktör olarak Derviş görülüyor. Ecevit'in bu hesaplarla Derviş'i DSP'nin başına geçireceği konuşuluyor. Derviş'e de CHP veya Yeni Türkiye'de ikinci adam olmaktansa DSP liderliğinin daha cazip geleceği konuşuluyor.

Daha ilginç bir senaryoyu ise Milliyet'in iş dünyası kulislerini yazan Serpil Yılmaz'dan dinleyelim:

Duyduğum en çarpıcı senaryoyu, dış ülkelerle diplomatik bağlantıları güçlü olan bir işadamından dinledim. Senaryo şu:

AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan seçimlere giremeyecek, onun yerine partinin ikinci ismi Abdullah Gül bu koltuğa oturacak. Gül'ün Amerika'ya yaptığı ziyaretler ve ABD Savunma Bakan Yardımcısı Wolfowitz'in Türkiye'de bulunduğu sırada ABD Büyükelçiliği'ndeki yemeğe davet edilmesi anlamlıydı.

Derviş, Yeni Türkiye'de olacak mı?

"Olmayacağı belli oldu".

CHP'ye gider mi?

"CHP'ye gitmek isteseydi, yeni oluşumlara girmezdi, Derviş'in istediği geniş cephe".

Bu kez işadamı bana soruyor:

"Merkezde en geniş cepheyi temsil edecek parti hangisi?"

"Merkez" sözcüğü bende bir anı canlandırıyor, bundan yaklaşık bir yıl öncesine ait.

Tayyip Erdoğan ile kahvaltıdayız. Kendisine "Üzerinizde halen Refah Partisi'nin (O günkü adıyla) elbisesini taşıyorsunuz" diyorum, bana verdiği yanıt, "Yenisini diktirdim" oluyor. Konuşma ilerliyor ve Erdoğan sonraki günlerde de sık sık vurguladığı, "Merkez sağda değil, merkezde olacağız" saptamasını yapıyor.

Artık Erdoğan'ın "merkez" iddiasını hatırlayan bile yok. İrtica korkusu salan kasetler, yolsuzluk soruşturmaları, içki yasağı nüfus planlaması incileri Erdoğan'ın eteğine yapıştı. Ancak AKP; Gül'ün genel başkanlığı, ardından da üç - beş "sakallı" kıyımı ile kendini yeniden merkeze aday gösterirse, siyasette kim boşluk görebilir?

Garip bir senaryo.

İşadamı ağzındaki baklayı çıkarıyor: "Şimdi benim ağzımdan bu senaryoyu yazma, ancak çıkınca açıklarsın; Derviş AKP'ye girecek!"(..)

Aynı haberi Tayyip Erdoğan'a destek veren Vakit gazetesi "AKP'ye lekeli tuzak" başlığı ile vermiş. Demek ki durum ciddi. Vakitçi'ler panikte.

Son günlerde Doğan Medya'nın T.Erdoğan'ı sık sık öpmesi, E.Özkök'ün AKP'ye övgüler dizmesi, hatta F. Altaylı'nın çanak sorularla Erdoğan'ı parlatmaya çalışması Vakitçileri şaşırtmış.

Hele hele Hürriyet'in Erdoğan'ı pohpohlarken Erdoğan'ın gazetesi Yeni Şafak'ın ABD bağlantılı yazarının Derviş'i pompalaması bu ilginç çapraz ilişkilerin alt yapısının hazırlandığı intibaını veriyor.

Vakitçiler fena halde panikte.

"Kafasındaki lekeleri temizletmek için ABD'ye giden Kemal Derviş'e yakın dostları ve parababaları yeni bir adres buldu: AKP"

Vakitçiler "akla ziyan girişimlerden AKP'nin haberi var mı yok mu belli değil. Senaryo, Recep T. Erdoğan'ın yasaklılıktan kurtulamamasını, Abdullah Gül'ün başa geçmesini ve partide "üç beş sakallı kıyımını gerektiriyormuş" diye AKP'ye sitem ediyor.

Buradan vakitçileri teskin edelim. Evet, senaryo'dan AKP'nin de Erdoğan'ın da bal gibi haberi var.

Görmüyor musunuz, düne kadar ortalıkta gözükmeyen Abdullah Gül, ABD dönüşünden sonra Cem-Özkan-Derviş troykasına nazire yaparcasına Erdoğan - Gül, Arınç troykası oluşturarak birlikte poz vermeye çalışıyor?

Sonra, Derviş'e AKP adresini gösteren Derviş'in dostları ve para bankalarından önce Tayyip Erdoğan'ın bizzat kendisi "Derviş, partimize yakışır. Biz IMF programına sadıkız. AB kriterlerine de AB'ye de evet diyoruz" diyen Erdoğan değil miydi?

Sakallı kıyımının müjdesini daha partisini kurmadan yeni oluşum halindeyken Erdoğan müjdelemedi mi?

Ne demişti Erdoğan: "Bizim düzgün sakallı güzel Kurân okuyanlara değil iyi idarecilere ihtiyacımız var". Vakit daha neler gösterecek.
 
Emre Akman / diğer yazıları

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

25.07.2001, 25.07.2000, 25.07.1999, 25.07.1998, 25.07.1997, 25.07.1996, 25.07.1995, 25.07.1994, 25.07.1993, 25.07.1992, 25.07.1991, 25.07.1990, 25.07.1989, 25.07.1988, 25.07.1987, 25.07.1986, 25.07.1985, 25.07.1984, 25.07.1983


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.