logo
31 TEMMUZ 2026

Dış ticaret tam fiyasko

14.02.2009 00:00:00
 
Dış Ticaret Endeksi kapsamında, 2008 Aralık ayında bir önceki yılın aynı ayına göre, ihracat birim değer endeksi yüzde 9,6, ithalat birim değer endeksi ise yüzde 5,9 oranında azaldı.

 

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), geçici dış ticaret verilerinden hesaplanan, 2003=100 temel yıllı dış ticaret endekslerine göre, 2008 Aralık ayına ilişkin Dış Ticaret Endekslerini açıkladı. Buna göre, Aralık ayında ihracat birim değer endeksleri, bir önceki yılın aynı ayına göre, tarım ve ormancılık sektöründe yüzde 18,2, balıkçılık sektöründe yüzde 1,2, madencilik ve taşocakçılığı sektöründe yüzde 18,1 ve imalat sanayi sektöründe yüzde 9,1 oranında geriledi. İthalat birim değer endeksleri ise geçen yılın aynı ayına göre, tarım ve ormancılık sektöründe yüzde 0,7, madencilik ve taşocakçılığı sektöründe yüzde 3,9 oranında artış, imalat sanayi sektöründe yüzde 7,1 oranında azalış gösterdi. 2008 Ekim-Aralık döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre ihracat birim değer endeksinde yüzde 4,5 oranında gerileme, ithalat birim değer endeksinde yüzde 2,4 oranında artış oldu. 2008 yılında bir önceki yıla göre ihracat birim değer endeksi yüzde 16, ithalat birim değer endeksi ise yüzde 20,7 oranında arttı.

Emekli aylığı farkları ne zaman ödenecek?

En düşük emekli aylığının 20 bin TL'den 23 bin 552 TL'ye çıkarılmasını öngören kanun Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Temmuz ayında ödemelerini eski taban fiyat üzerinden alan milyonlarca SSK ve Bağ-Kur emeklisinin gözü şimdi 3 bin 552 TL'lik farkın yatırılacağı tarihe çevrildi

31.07.2026 22:00:00
Haber Merkezi
 
Emekli aylığı farkları ne zaman ödenecek?
Emekli aylığı farkları ne zaman ödenecek?
Milyonlarca emeklinin haftalardır beklediği yasal süreç nihayete erdi. TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilen ve vergi, enerji, turizm gibi birçok alanda düzenlemeler içeren 7590 sayılı "Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun", bugün Resmi Gazete'de yayımlanarak resmen yürürlüğe girdi. Kanunun en çok merak edilen maddesi uyarınca, dosya bazında ödenen en düşük emekli aylığı 20 bin liradan 23 bin 552 liraya yükseltildi.

Tarih belli oldu

Düzenleme temmuz ayı maaş ödemelerine yetişmediği için, en alt sınırdan maaş alan SSK ve Bağ-Kur emeklilerine temmuz ayında eski taban tutar olan 20 bin TL ödenmişti. Yasanın bugün yürürlüğe girmesiyle birlikte, kök aylığı yeni taban tutarın altında kalan yaklaşık 5 milyon emekli için 3 bin 552 TL tutarında bir maaş farkı oluştu.

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından kesin ödeme takviminin önümüzdeki günlerde ilan edilmesi bekleniyor. Kulislere sızan bilgilere göre, hak sahiplerinin mağduriyetinin giderilmesi adına bu fark ödemelerinin Ağustos ayının ilk haftası içinde emeklilerin banka ve PTT hesaplarına aktarılması planlanıyor. Dul ve yetim aylığı alan hak sahipleri de hisseleri oranında bu fark ödemesinden yararlanacak.

Yeni maaş geçim standartlarının çok altında

Her ne kadar taban aylığa yaklaşık yüzde 17,76 oranında bir artış yapılmış olsa da, güncellenen 23 bin 552 TL'lik rakam Türkiye'deki güncel ekonomik realite ve geçim standartları karşısında çarpıcı bir yetersizliği gözler önüne seriyor.

Sendikaların güncel verilerine göre dört kişilik bir ailenin sağlıklı beslenebilmesi için gereken aylık gıda harcaması (açlık sınırı) ve bir kişinin asgari yaşam maliyeti bu rakamın çok üzerine çıkmış durumda. Yeni emekli maaşı, tek bir emeklinin sadece mutfak masrafını bile karşılamıyor.

Özellikle İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyükşehirlerde ortalama konut kiralarının 25-30 bin TL bandını aşması, tek başına yaşayan bir emeklinin yeni maaşıyla sadece barınma ihtiyacını dahi karşılayamayacağını gösteriyor. Emekliler ya faturalarından ya da beslenmelerinden kısmak zorunda kalıyor.

Akaryakıt zamları, faturadaki vergi yükleri ve iğneden ipliğe her şeye yansıyan fiyat artışları düşünüldüğünde; cebe girecek olan 3 bin 552 liralık ek farkın, market arabalarındaki sadece birkaç parçalık temel gıda ihtiyacına denk geldiği belirtiliyor.

Emekli dernekleri, yapılan bu seyyanen iyileştirmenin kalıcı bir refah sağlamayacağını, en düşük emekli aylığının en azından asgari ücret seviyesine endekslenmesi gerektiğini savunmaya devam ediyor.

Gülistan Doku soruşturmasında 5 polis daha tutuklandı

Tunceli'de 6 yıl önce esrarengiz şekilde kaybolan üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında dördüncü dalga operasyonlar devam ediyor. Erzurum Adliyesi'ne sevk edilen 6 şüpheliden 5 polis memuru daha tutuklanarak cezaevine gönderildi. Son rütbeli tutuklamalarıyla birlikte dosyada parmaklıklar ardındaki kamu görevlisi ve şüpheli sayısı 25’e ulaştı

31.07.2026 18:30:00
Haber Merkezi
 
Gülistan Doku soruşturmasında 5 polis daha tutuklandı
Gülistan Doku soruşturmasında 5 polis daha tutuklandı
Tunceli'de 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana kendisinden hiçbir haber alınamayan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku'nun kaybolmasına ilişkin yürütülen soruşturmada çok kritik gelişmeler yaşanıyor.
Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen geniş kapsamlı "delil karartma ve suçu gizleme" operasyonlarında yargı süreci hızlandı. Dün adliyeye çıkarılan 4 polisin tutuklanmasının ardından, bugün hakim karşısına çıkan 6 şüpheliden 5'i daha tutuklandı. 1 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Dosyadaki tutuklu polis sayısı 9 oldu

Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı talimatıyla 16 ilde eş zamanlı düzenlenen şafak operasyonunda aralarında emniyet müdürü, emniyet amiri, komiser ve polislerin bulunduğu 18 şüpheli gözaltına alınmıştı. Bugün tutuklanan 5 yeni isimle birlikte soruşturma kapsamında tutuklanan polis sayısı 9'a, dosyadaki toplam tutuklu sayısı ise 25'e yükseldi.
Öte yandan, dönemin Tunceli Asayiş Şube Müdürü'nün de aralarında bulunduğu 5 rütbeli polisin savcılıktaki ifade ve sorgu işlemleri ise halen devam ediyor.

Eski vali Tuncay Sonel ve ailesi de tutuklular arasında

Soruşturmanın genişleyen dalgalarında daha önce dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, valinin oğlu Mustafa Türkay Sonel ve valinin eşi Handan Sonel de tutuklanmıştı. Eski vali Sonel'in dijital materyallerinde yapılan incelemelerde; suç delillerini yok etme, gizleme, kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme ve nitelikli yağma gibi toplam 8 farklı suçtan tutuklama kararı verilmişti.
Soruşturma kapsamında Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov, annesi Cemile Yücer ve eski polis olan üvey babası Engin Yücer de tutuklu bulunan diğer kritik isimler arasında yer alıyor.

ABD'deki firari şüpheliden kan donduran itiraflar

Soruşturmanın seyrini değiştiren en büyük etkenlerden biri, kırmızı bültenle aranırken ABD'de gözaltına alınan firari şüpheli Umut Altaş'ın itiraf mektubu oldu. Tunceli Başsavcılığına ulaşan mektupta Altaş, olay günü Mustafa Türkay Sonel'in kendisine "Bir kızı öldürdüm. Çok bağırıyordu, dayanamadım kafasına sıktım" dediğini ve cesedi babasının yardımıyla gizlediklerini iddia etti.

Kaybolduğu gün emniyet sisteminde sorgulanmış

Soruşturma dosyasına giren son bilirkişi raporları ve Emniyet Genel Müdürlüğü log kayıtları, Gülistan Doku'nun kaybolduğu gün ve öncesinde emniyet sistemleri (Polis sorgu ekranları) üzerinden yetkisiz şekilde defalarca sorgulandığını ortaya çıkardı.
Bu veriler ışığında savcılık, kamu görevlilerinin organize bir şekilde delil kararttığı ve adli sistemi yanılttığı tezi üzerinde durarak operasyonları derinleştiriyor.

Otomobil ile kamyonet kafa kafaya çarpıştı; 1 ölü 1 yaralı

Manisa'nın Kula ilçesinde otomobil ile kamyonet kafa kafaya çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle otomobil sürücüsü olay yerinde hayatını kaybederken kamyonette bulunan bir yolcu yaralandı

31.07.2026 17:10:00
İhlas Haber Ajansı
 
Otomobil ile kamyonet kafa kafaya çarpıştı; 1 ölü 1 yaralı
Otomobil ile kamyonet kafa kafaya çarpıştı; 1 ölü 1 yaralı
Kaza, saat 11.45 sıralarında Kula-Eşme kara yolu Söğütçayı mevkisinde meydana geldi.

T.N. (22) yönetimindeki 43 HA 988 plakalı kamyonet ile Sedat Gezici (70) idaresindeki 45 R 7957 plakalı otomobil henüz belirlenemeyen nedenle kafa kafaya çarpıştı. Kazayı gören vatandaşların 112 Acil Çağrı Merkezi'ne yaptığı ihbar üzerine olay yerine sağlık, Manisa Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı Kula Amirliği ekipleri ve jandarma sevk edildi. Çarpışmanın şiddetiyle otomobil sürücüsü Sedat Gezici aracın içerisinde sıkıştı. İtfaiye ekiplerinin çalışmasının ardından yapılan kontrolde Gezici'nin olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Kamyonet sürücüsü T.N. kazayı yara almadan atlatırken, araçta yolcu olarak bulunan İ.N. (57) hafif yaralandı. Yaralı, sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından Kula Devlet Hastanesi'ne kaldırılarak tedavi altına alındı.

Kaza nedeniyle Kula-Eşme kara yolunda trafik bir süre tek şeritten kontrollü olarak sağlanırken, araçların kaldırılması ve yolun temizlenmesinin ardından ulaşım normale döndü.

Jandarma ekipleri tarafından gözaltına alınan kamyonet sürücüsü T.N. hakkında işlem başlatılırken, kazayla ilgili geniş çaplı soruşturma sürüyor.

TBMM Genel Kurulunda, öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edilerek yasalaştı

TBMM Genel Kurulunda, öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edilerek yasalaştı. Yükseköğretim kurumlarında hazırlık dahil bütün sınıflarda intibak, ön lisans, lisans tamamlama, lisans ve lisansüstü öğrenimi görürken belli sebepler dışında ilişiği kesilenlerden daha önce "öğrenci affından" faydalanmayanlar, başvuruda bulunması halinde 2026-2027 eğitim öğretim yılında öğrenimlerine başlayabilecek

31.07.2026 13:00:00
Haber Merkezi
 
 TBMM Genel Kurulunda, öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edilerek yasalaştı
 TBMM Genel Kurulunda, öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edilerek yasalaştı
TBMM Genel Kurulunda, öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edilerek yasalaştı. Yükseköğretim kurumlarında hazırlık dahil bütün sınıflarda intibak, ön lisans, lisans tamamlama, lisans ve lisansüstü öğrenimi görürken belli sebepler dışında ilişiği kesilenlerden daha önce "öğrenci affından" faydalanmayanlar, başvuruda bulunması halinde 2026-2027 eğitim öğretim yılında öğrenimlerine başlayabilecek.

Öğretim üyelerinden, yaş haddini dolduracakları tarihten önce başvurmuş olup sözleşme tarihi itibarıyla öğretim üyesi kadrolarında bulunanlardan yükseköğretim kurumlarınca belirlenen bölüm ve programlarda görevlerinde kalmalarında fayda görülenler, yükseköğretim kurumunun görüşü ve Yükseköğretim Kurulunun kararı ile emeklilik yaş hadlerini doldurdukları tarihten itibaren, yetmiş beş yaşını geçmemek üzere emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanıncaya kadar ikişer yıllık sürelerle sözleşmeli olarak çalıştırılabilecek. Bu fıkra kapsamında çalıştırılacak sözleşmeli öğretim üyesi sayısını bölüm, program veya yükseköğretim kurumları itibarıyla sınırlandırmaya ve uygulamanın hizmet gerekleri ve akademik kriterlere uygun yürütülmesi amacıyla gerekli belirlemeleri yapmaya Yükseköğretim Kurulu yetkili olacak.

Kanunla, sözleşmeli öğretim üyesi istihdamının sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla yaş haddinden sözleşmeli öğretim üyesi olarak çalışan öğretim üyelerinin kadrolu öğretim üyesi olarak çalışmaktayken var olan özlük haklarının, sözleşmeli öğretim üyesiyken de devamı ve her iki statüdeki öğretim üyeleri arasında fiili çalışmaya bağlı ödemeler yönünden uygulama birliğinin sağlanması hüküm altına alınıyor.

Türk Cumhuriyetleri ve Akraba Topluluklarındaki yükseköğretim kurumlarından resmi davet alan öğretim elemanlarına 3 yılı aşmamak ve bütün özlük hakları saklı kalmak üzere üniversite yönetim kurulunun kararı ve Milli Eğitim Bakanlığının onayıyla aylıklı izin verilebilecek. Uluslararası andlaşmalarla kurulan üniversitelerde ve Yükseköğretim Kurulunun taraf olduğu protokoller gereği ikili andlaşmalarla yurt dışındaki yükseköğretim kurumları bünyesinde açılan programlarda bu süre 5 yıla kadar uzatılabilecek.

Düzenlemeyle, azami öğrenim süresi sonunda kayıtlı olduğu öğretim kurumundan mezun olabilmek için intörnlük eğitimi dönemi hariç son sınıf öğrencilerine, başarısız oldukları veya alamadıkları teorik veya uygulamalı bütün dersler için iki ek sınav veya tekrar hakkı verilecek.

Bu öğrencilerden teorik veya uygulamalı derslerden başarılı olmuş ancak uygulamalı eğitime veya intörnlük eğitimine başlamamış veya eğitimini tamamlamamış ya da başarısız olanlara, uygulamalı veya intörnlük eğitimlerini tamamlama imkanı tanınacak. Azami öğrenim süresini dolduran ara sınıf öğrencilerine ek sınav hakkı verilmeyecek.

Uygulamalı eğitim ve intörnlük eğitimine ilişkin esasları belirlemeye Yükseköğretim Kurulu yetkili olacak.

Kişisel emek ve birikimine dayanmayan, başkaları tarafından ücret karşılığında veya ücretsiz olarak üretilmiş yayın ve çalışmalarını atama, yükselme, unvan ve derece kazanılmasında kullananların yanı sıra bu fiilleri başkaları adına yapanlara veya bu fiillere aracılık edenlere yönelik de meslekten çıkarma cezası uygulanacak.

Disiplin soruşturmasına yönelik düzenlemeler
Kanun'da yapılan değişiklikle, disiplin soruşturmasına, soruşturmanın yürütülmesi ile ifade ve savunma haklarının kullanılmasına ilişkin usul ve esaslar, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı dikkate alınarak yeniden düzenlenecek. Böylece hukuki güvenlik ve belirlilik ilkeleri ile hukuki dinlenilme hakkının sağlanması amaçlanıyor.

"Disiplin soruşturması, ifade alma ve savunma hakkı" başlıklı hükme göre, disiplin soruşturmasında ifade ve savunmada soruşturmacı tarafından soruşturulana gönderilecek ifadeye davet yazısında hakkındaki iddiaların neler olduğu açıkça belirtilerek 7 günden az olmamak üzere verilecek süre içerisinde ifadesinin alınacağı ve bu süre içerisinde sözlü veya yazılı ifade verilmediği takdirde dosyadaki mevcut deliller kapsamında işlem tesis edileceği bildirilecek. Soruşturmacı toplanan deliller kapsamında teklifte bulunacak.

Disiplin cezası vermeye yetkili makam tarafından soruşturulana gönderilen savunmaya davet yazısında teklife esas alınan eylemin neden ibaret olduğu ve bu eyleme karşılık gelen disiplin cezasının ne olduğu ile 7 günden az olmamak üzere verilecek sürede savunmasını yapması gerektiği bildirilecek. Davet yazısında ayrıca soruşturulana, savunmasını verilen sürede yapmadığı takdirde savunma hakkından vazgeçmiş sayılacağı ve mevcut delillere göre hakkında karar verileceği aktarılacak. Savunmaya davet yazısında, soruşturulana savunma hakkını kullanmadan önce soruşturma evrakını inceleyebileceği bildirilecek.

Tıpta uzmanlık mevzuatına göre yan dal uzmanlığı bulunan öğretim üyeleri ve araştırma görevlileri için ek ödeme tavan oranı, Sağlık Bakanlığında görev yapan emsallerinin aldığı ödeme oranına uygun hale getirilecek.

Kanun'un ilgili hükümleri uyarınca ortak araştırma merkezlerinde görevlendirilen öğretim elemanları, kendi üniversitelerinde yürütülen döner sermaye faaliyetlerine olan katkıları da dikkate alınarak ilgili mevzuat kapsamında ek ödemeden yararlanmaya devam edecek. Yürütülen proje gelirlerinden alınan dayanıklı taşınırlar koordinatör üniversitenin envanterine kaydedilerek proje kapsamında ortak uygulama ve araştırma merkezi üniversitelerine tahsis edilebilecek. Proje tamamlandığında dayanıklı taşınırların kurumlar arası bedelsiz devirle hangi yükseköğretim kurumuna verileceğine ortak uygulama ve araştırma merkezi yönetim kurulunca karar verilecek. Koordinatör üniversite değişikliğinde ortak uygulama ve araştırma merkezinin borç, alacak ve nakit bakiyeleri, yeni koordinatör üniversiteye devredilecek.

Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu kapsamında birlikte kullanımdaki sağlık tesislerinin bir önceki yıl gayrisafi hasılatının yüzde 2,5'i dikkate alınarak ilgili üniversitelerin bünyesinde yürütülen bilimsel araştırma projelerinin desteklenmesi amacıyla o yıla ait merkezi yönetim bütçesinde gerekli ödenek ilgili üniversite bütçesine tahsis edilecek. Birlikte kullanımdaki bir sağlık tesisinin birden fazla üniversite ile protokol akdetmiş olması halinde ise yüzde 2,5 oranı, üniversitelerin birlikte kullanımdaki sağlık tesisinde görevlendirdiği öğretim elemanı sayısıyla orantılı şekilde bölünerek hesaplanacak. Bu kapsamda yürütülecek işlemlere ilişkin usul ve esaslar Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığının uygun görüşü alınarak Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenecek.

Atama ve görevden alma kararları Resmi Gazete'de

Bazı bakanlık ve kamu kurumlarına ilişkin atama ve görevden alma kararları, Resmi Gazete'de yayımlandı

 

31.07.2026 10:44:00
Anadolu Ajansı
 
Atama ve görevden alma kararları Resmi Gazete'de
Atama ve görevden alma kararları Resmi Gazete'de

Bazı bakanlık ve kamu kurumlarına ilişkin atama ve görevden alma kararları, Resmi Gazete'de yayımlandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın imzasıyla yayımlanan kararlara göre, Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü'nde açık bulunan Genel Müdür Yardımcılığına Melikşah Taşkın atandı.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'nda açık bulunan 11. Bölge Müdürlüğüne Bilal Timur getirildi.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Marmaris Bölge Liman Başkanı Eray Aykanat görevden alındı, yerine Çetin Çiftci'nin ataması yapıldı.
 

Ahbap Derneğine ilişkin soruşturmada gözaltına alınan 7 şüpheli tutuklandı

"Ahbap Derneği adına toplanan bağışların şüphelilerin hesaplarına aktarıldığı" iddiasına ilişkin soruşturma kapsamındaki dördüncü dalga operasyonda gözaltına alınan 13 şüpheliden 7'si tutuklandı

31.07.2026 03:00:00
AA
 
Ahbap Derneğine ilişkin soruşturmada gözaltına alınan 7 şüpheli tutuklandı
Ahbap Derneğine ilişkin soruşturmada gözaltına alınan 7 şüpheli tutuklandı

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda gerçekleştirilen operasyonda gözaltına alınan şüphelilerin emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Sağlık kontrolünden geçirilen zanlılar, Çağlayan'daki İstanbul Adliyesine götürüldü.

Savcılıkta ifadeleri tamamlanan şüphelilerden 7'si tutuklama, 6'sı adli kontrol istemiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

Tutuklanmaları istenen şüphelilerin Hüseyin Başaran, Deniz Şimşek, Ayhan Çevik, Murat Yaren, Nejdet Kuy, Emin Arat ve Muhammed Ali Yılmaz, adli kontrol talep edilenlerin ise Ali Demirhan, Orhan İnan, Faruk Koç, Emre Saral, Recep Demir ve Ayhan Demir olduğu öğrenildi.

Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği, 7 şüphelinin tutuklanmasına, 6 şüpheli hakkında ise adli kontrol hükümlerinin uygulanmasına karar verdi.

Savcılığın sevk yazısı

Savcılığın, tutuklanması talep edilen 7 şüpheliyle ilgili sulh ceza hakimliğine gönderdiği sevk yazısında, soruşturma kapsamında 6 Şubat 2023'teki Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından Ahbap Derneği tarafından toplanan bağışların harcamalarının araştırıldığı, mal veya hizmet alımı için sözleşme yapılan özel hukuk tüzel kişiliklerinin yetkilerinin ve yapılan harcamaların irdelendiği belirtildi.

Şüpheli Haluk Levent tarafından edinilen görece fazla sayıda taşınmaz devirlerinin de araştırma konusu olduğu aktarılan yazıda, bu taşınmazların Haluk Levent ve diğer şüphelilerce devredildiği üçüncü kişilerin soruşturmaya dahil edildiği kaydedildi.

Yazıda, Haluk Levent veya işaret ettiği şüphelilere yapılan taşınmaz devirlerinin gerçeği yansıtıp yansıtmadığının, bu taşınmazların alım ve satımında değerlerinin çok üzerinde yahut altında rakamlar belirlenip belirlenmediğinin halen soruşturulduğu ifade edildi.

Sevk yazısında, şüphelilerin üzerine atılı suçu işlediğine dair kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların ve tutuklama nedeninin bulunduğu belirtilerek, şüphelilerin üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu, suça dair yasada yazılı cezanın üst haddi dikkate alınarak tutuklanmalarına karar verilmesi talep edildi.

Öte yandan şüpheli Hüseyin Başaran savcılıkta verdiği ifadesinde, Haluk Levent'in kendisine Amerika'da bir iş insanından bahsettiğini belirterek, "Bu kişiye tekne satabileceğimizi söyledi. 'Ben de bundan komisyonumu alırım' dedi. Sonra bizden birtakım belgeler istediler, verdik ses seda çıkmadı. Ayrıca bana kendisi için bir jet satın almak istediğini söyledi. Benim jetimin satılık olduğunu bir şekilde öğrenmiş. Sonra bana bir protokol getirdi. Sonra satış gerçekleşmedi. Ben protokole imza attım ama satış tabii ki gerçekleşmedi. Birisine göstereceğini söylemişti ama kim olduğunu söylememişti." beyanında bulundu.

Operasyon

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamaya göre, soruşturma dosyasında elde edilen deliller doğrultusunda gerçekleştirilen dördüncü dalga operasyonda şüpheliler hakkında 4 ana başlık altında soruşturma işlemi yürütüldü.

Şüphelilerle ilgili "konut ve konteyner alımlarına ilişkin işlemler" başlığındaki soruşturma, Ahbap Derneğinin 2023'te konut yapımı amacıyla anlaşma sağladığı ve bağışlardan önemli miktarda para aktardığı halde taahhüt edilen konutları tamamlamadığı değerlendirilen şirketlerin yetkilileri hakkında yürütülmüştü.

Soruşturmanın "Yeliz Kaya'ya devredilen taşınmazlara ilişkin işlemler"e yönelik kısmında ise bazı şirketler ve kişiler tarafından şüpheli Kaya'ya sıralı şekilde çok sayıda taşınmazın devredildiği belirlenmişti.

Başaran Holding AŞ tarafından 22, Power İnşaat AŞ tarafından 10, Koçsu Yapı AŞ tarafından 17 ve Orhan İnan tarafından da 10 taşınmazın Yeliz Kaya'ya devredildiği tespit edilmiş, bununla ilgili Başaran Holding AŞ'nin sahibi Hüseyin Başaran'ın da bulunduğu 5 kişi hakkında işlem yapılmıştı.

"Dernek çeklerine ilişkin işlemler" kısmında da Ahbap Derneği tarafından düzenlenen bazı çeklerin dolaşımı ve tahsil süreçleri soruşturma kapsamında incelenmiş, bu kapsamda çeklerin son cirantası olduğu belirlenen Sibel Kaya ile Muhammed Ali Yılmaz hakkında işlem başlatılmıştı.

Soruşturmanın "Haluk Levent ile bağlantılı şüpheli ilişkilere ilişkin işlemler" başlığında ise Haluk Levent ile arasındaki mali ve ticari ilişkinin şüpheli nitelikte olduğu değerlendirilen Ali Demirhan hakkında işlem yapılmış ve Ayhan Demir, Nejdet Kuy, Murat Yaren, Ayhan Çevik, Hüseyin Başaran, Recep Demir, Emre Saral, Faruk Koç, Orhan İnan, Sibel Kaya, Muhammed Ali Yılmaz, Ali Demirhan ile Deniz Şimşek hakkında gözaltı kararı verilmişti.

Çalışmaların tamamlanmasının ardından 27 Temmuz'da düzenlenen operasyonda 13 şüpheli gözaltına alınmıştı. 

Gençleri barınma krizi bekliyor

YKS tercih maratonu başlarken, üniversite adayları ve aileleri eğitim kalitesinden önce "hayatta kalma" maliyetlerini hesaplıyor. Fahiş ev kiraları ve yetersiz yurt kapasiteleri barınma krizini tırmandırırken; aylık 4 bin TL'de kalan KYK bursları ile eriyen aile gelirleri, gençleri daha yolun başında eğitim hayallerinden vazgeçme noktasına getiriyor

30.07.2026 22:30:00
Haber Merkezi
 
Gençleri barınma krizi bekliyor
Gençleri barınma krizi bekliyor
Haber Analiz

Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) sonuçlarının açıklanmasının ardından milyonlarca genç için geleceğini şekillendirecek tercih dönemi resmen başladı. Ancak geçmiş yılların aksine, bu yıl tercih stantlarında akademik başarılar, kampüs imkanları veya kariyer fırsatları konuşulmuyor. Masadaki tek ve en acı gündem ekonomik kriz, barınma çıkmazı ve fahiş yaşam maliyetleri.

Enflasyonun hane halkı gelirlerini yuttuğu, büyükşehirlerde kiraların asgari ücreti katladığı bu dönemde üniversite eğitimi almak, artık orta ve düşük gelirli aileler için lüks bir mücadeleye dönüşmüş durumda.

Barınma çıkmazı: "Yurt çıkmazsa ne yapacağız?"

Üniversiteyi şehir dışında okuyacak gençlerin önündeki en büyük barikat barınma sorunu. Türkiye'de 6 milyona yaklaşan üniversite öğrencisine karşılık, Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğü'ne (KYK) bağlı devlet yurtlarının kapasitesi son derece sınırlı kalıyor.

Yüz binlerce öğrenci her yıl KYK yurtlarına başvuruyor ancak kontenjan yetersizliği nedeniyle çok az bir kısmı yerleşebiliyor. Üstelik bu yurtların aylık ücretleri ekonomik görünse de kalabalık oda koşulları ve niteliksel yetersizlikler öğrencileri zorluyor.

KYK yurdu çıkmayan bir öğrenci için özel yurtlar veya kiralık evler neredeyse imkansız birer seçeneğe dönüştü. Büyükşehirlerde ortalama bir öğrenci evinin kirası ya da özel yurtların yıllık sözleşme bedelleri, ailelerin aylık toplam gelirini aşacak boyutlara ulaştı. Gençler artık "istediği bölümü" değil, yalnızca "ailesinin yanında kalabileceği" şehirlerdeki üniversiteleri tercih etmek zorunda kalıyor.

4 bin TL'lik KYK bursu sadece birkaç gün yetiyor

Ekonomik zorluk yaşayan öğrencilere devlet tarafından sağlanan aylık 4 bin TL'lik KYK lisans burs ve kredisi, günümüz ekonomik şartlarında komik bir seviyede kalmış durumda.

İstanbul, Ankara ve İzmir gibi metropollerde sadece aylık toplu taşıma, temel kişisel hijyen malzemeleri ve günlük tek öğün dışarıda yemek yemek bile bu bursun tamamını eritmeye yetiyor.

Kitap, fotokopi, eğitim materyali masrafları ve sosyal yaşam bir kenara bırakıldığında dahi, 4 bin TL'lik destek bir öğrencinin aylık asgari gıda ihtiyacını bile karşılamaktan uzak. Bu yetersizlik, öğrencileri ders aralarında ya da geceleri güvencesiz ve ağır işlerde çalışmaya zorluyor; bu da eğitim kalitesini doğrudan düşürüyor.

Ailelerin geliri eriyor, eğitim hayalleri erteleniyor

TÜRK-İŞ'in açıkladığı açlık ve yoksulluk sınırı verileri, ailelerin neden bu denli büyük bir çıkmazda olduğunu açıkça kanıtlıyor. Yoksulluk sınırının 120 bin TL'yi geçtiği, asgari ücretin açlık sınırının altında ezildiği bir ekonomik ekosistemde, bir ailenin şehir dışına çocuk göndermesi matematiksel olarak imkânsız hale geliyor.

Gıda ve barınma gibi temel ihtiyaçlarını ucu ucuna karşılayan aileler, çocuklarının harçlığı, yurt ücreti, faturaları ve ulaşım masrafları altında eziliyor. Birçok aile, çocukları üniversiteyi kazansa dahi kayıt dondurma seçeneğini masada tutuyor ya da çocuklarını doğrudan iş hayatına yönlendiriyor.

Tercih dönemi bir "hayatta kalma" sınavıdır

Mevcut tablo, yükseköğretimde fırsat eşitliğinin tamamen ortadan kalktığını gösteren bir kriz raporudur. Geçmiş yıllarda başarı sırasına göre heyecanla yapılan tercihler, bugün yerini "Aylık masrafı ne olur?", "Ulaşımı ucuz mu?" ve "Yurt çıkma ihtimali var mı?" kaygılarına bıraktı.

Gençlerin eğitim almak yerine sadece barınma ve beslenme sorununu çözmeye odaklanması, ülkenin gelecekteki nitelikli iş gücünü ve akademik başarısını da baltalıyor. Eğer devlet yurtlarının kapasitelerinde radikal bir artışa gidilmez, KYK bursları insanca yaşanabilecek seviyelere çekilmez ve dar gelirli ailelere doğrudan eğitim desteği sunulmazsa, bu tercih dönemi binlerce gencin eğitim hayatının sonu olabilir. Üniversite kapıları artık başarıya değil, yalnızca bu maliyetleri göğüsleyebilen ceplere açılıyor.

Madenciler kendini zincirledi

Bakanlık gözetiminde imzalanan protokole rağmen haklarını alamayan Doruk Madencilik işçileri, Ankara'daki Yıldızlar SSS Holding önünde kendilerini zincirleyerek eylem yaptı. Polisin sert müdahalesiyle karşılaşan çok sayıda işçi ve sendika yöneticisi gözaltına alındı

30.07.2026 19:30:00
Haber Merkezi
 
Madenciler kendini zincirledi
Madenciler kendini zincirledi
Eskişehir'de faaliyet gösteren Yıldızlar SSS Holding bünyesindeki Doruk Madencilik işletmesinde çalışan ve aylardır maaş, fazla mesai ile kıdem tazminatı alacaklarını tahsil edemeyen maden işçilerinin direnişi başkent Ankara'da kritik bir evreye taşındı.

27 Temmuz'dan bu yana holding binası önünde nöbet tutan ve bakanlıklar önünde seslerini duyurmaya çalışan işçiler, 30 Temmuz 2026 sabah saatlerinde taleplerine karşılık bulamayınca kendilerini holding binası önündeki ağaçlara ve demirlere zincirledi.

Protokol imzalandı ama hesaplar boş kaldı

Yaklaşık 580 işçinin mağdur olduğu süreçte, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı gözetiminde 16 Haziran 2026 tarihinde bir protokol imzalanmıştı. Protokole göre şirketin tüm birikmiş alacakları ve kıdem tazminatlarını 23 Temmuz 2026 tarihine kadar ödemesi taahhüt edilmişti. Ancak belirlenen sürenin geçmesine rağmen holding tarafından herhangi bir ödeme gerçekleştirilmedi.

Sözlerin tutulmaması üzerine yeniden harekete geçen madenciler, son üç gündür Ankara'da sırasıyla Çalışma Bakanlığı ve Enerji Bakanlığı önünde baret vurma eylemleri gerçekleştirdi. Enerji Bakanlığı önündeki dünkü eylemler sırasında bir madencinin açlık ve stres sebebiyle fenalaşarak bayılması, alandaki tansiyonu yükseltmişti.

"Eşine ilaç alacak adam var, paramızı bırakmayacağız"

Bugün sabah saat 14.00 sularında holding binası önünde tekrar bir araya gelen Türkiye Maden-İş Sendikası üyesi işçiler, "Ölmek var, dönmek yok" sloganlarıyla kendilerini zincirledi. Kendisini ağaca zincirleyen işçilerden biri yaptığı açıklamada, "Polisle karşı karşıya gelmemek için kendimizi zincirledik. Paramızı almadan buradan ayrılmayacağız. Evde çocuklarımızdan utanıyoruz, hakkımızı bu şirkete bırakmayacağız" diyerek tepkisini dile getirdi.

Türkiye Maden-İş Sendikası Orta Anadolu Şube Başkanı Talih Kocabıyık ise alandaki emniyet güçlerine seslenerek duruma şu sözlerle isyan etti:

"Size bu emri verenler 5 ay kıdem tazminatı almasın, bak bakalım buraya gelmiyorlar mı? Bir tane emek hırsızı holdingi koruyorsunuz. Aramızda kendini zincirleyen, eşi kanser tedavisi gören bir çalışanımız var. 700 bin lira tazminat alacağı duruyor, eşine ilaç alacak. İyi niyetli bir firma olsa önce bu adama ödeme yapardı."

Polis zincirleri kırarak müdahale etti

Eylemin ilerleyen saatlerinde holding binası önü tamamen polis ablukasına alındı. İşçilerin alanı terk etmemesi üzerine emniyet güçleri demir kesme makaslarıyla madencilerin kendilerini bağladığı zincirleri kesti. Çıkan arbedenin ardından başta Şube Başkanı Talih Kocabıyık ve sendika yöneticileri olmak üzere çok sayıda maden işçisi darp edilerek gözaltına alındı.

Maden işçilerinin sendika temsilcileri, gözaltılara rağmen tüm yasal alacaklar hesaplara yatırılana kadar Ankara'daki hak arama mücadelesinden vazgeçmeyeceklerini vurguladı.

İsviçre bor alarmı vererek raflardan toplattı; Kızılay'dan "sınır aşımı" iddialarına açıklama

İsviçreli yetkililer, denetimlerde mevzuatta izin verilen sınırın üzerinde bor tespit edildiğini belirterek Kızılay markasına ait iki maden suyu ürününü geri çağırdı. Tüketicilere "Kullanmayın" uyarısı yapılan içeceğin Türkiye'deki akıbeti merak konusu olurken Kızılay'dan açıklama geldi

30.07.2026 18:00:00
Haber Merkezi
 
İsviçre bor alarmı vererek raflardan toplattı; Kızılay'dan "sınır aşımı" iddialarına açıklama
İsviçre bor alarmı vererek raflardan toplattı; Kızılay'dan "sınır aşımı" iddialarına açıklama
İsviçre'de yüksek oranda bor tespit edildiği açıklanan Kızılay markalı iki maden suyu için geri çağırma kararı alındı. İsviçre resmi makamlarının açıklamasına göre karar, ülkenin yürürlükteki gıda güvenliği mevzuatı kapsamında gerçekleştirilen analizler sonrasında alındı.

Toplatma kararı alınırken İsviçre'nin gıda güvenliği mevzuatındaki sınır değerlerin esas alındığı Kızılay'dan açıklama geldi.

"İçerik kaynağın doğal yapısına bağlı olarak farklılık göstermektedir"
"Doğal mineralli suların mineral içeriği, beslendiği kaynağın doğal yapısına bağlı olarak farklılık göstermektedir. Doğal mineral seviyelerine ilişkin yasal düzenlemeler ise ülkelerin ulusal mevzuatına göre değişmektedir" sözlerinin altının çizildiği açıklama şöyle oldu:

"Türkiye'deki yasal düzenlemelere uygun olarak üretilen doğal mineralli sular, Avrupa Birliği üyesi olmayan ve farklı bor limitleri uygulayan İsviçre'de farklı kriterlere göre değerlendirilebilmektedir. Ürünlerimizin, ilgili ülkelerin mevzuatlarına uygun şekilde Avrupa'nın ve dünyanın birçok ülkesine ihracatı kesintisiz olarak devam etmektedir. Bu kapsamda, İsviçre'de doğal mineralli sular için uygulanan bor üst limiti 1 mg/L'dir. İçme suyundaki bor için sağlık temelli düzenleyici sınır ise Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından 2,4 mg/L, Avustralya Ulusal Sağlık ve Tıp Araştırmaları Konseyi tarafından 4 mg/L olarak belirlenmiştir. Amerika Birleşik Devletleri Çevre Koruma Ajansı (U.S. EPA), içme suyundaki bor minerali için düzenleyici bir üst sınır belirlememiş; ancak ömür boyu sağlık danışma değerini 5 mg/L olarak açıklamıştır. Erzincan kaynağındaki doğal bor seviyesi, üretim dönemlerine bağlı olarak 0,8–2,0 mg/L aralığında seyretmektedir. Firmamız, ürünlerimizin Türkiye'deki Doğal Mineralli Sular Hakkında Yönetmelik'e ve ilgili uluslararası standartlara uygun olduğunu açıkça beyan etmektedir. Ayrıca Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Amerika Birleşik Devletleri Çevre Koruma Ajansı tarafından belirtilen sağlık temelli değerler bakımından uygun aralıkta bulunduğumuzu vurgulamak isteriz. İsviçre'de gündeme gelen konu, ülkeler arasında uygulanan farklı mevzuat hükümleri ve bor limitlerinden kaynaklanmaktadır. Süreç, ilgili resmî kurumların değerlendirmeleri doğrultusunda yakından takip edilmektedir."

Eren Kaşıkçı'nın ölümündeki kahreden detay ortaya çıktı

MasterChef Türkiye'nin 2021 şampiyonu ve gastronomi dünyasının sevilen ismi Eren Kaşıkçı, Kilyos'taki evinde hareketsiz halde bulundu. 37 yaşındaki şefin ani vefatı sevenlerini yasa boğarken, olay yeri incelemelerindeki ilaç detayı ve kalp krizi şüphesi soruşturmanın seyrini değiştirdi

30.07.2026 18:00:00
Haber Merkezi
 
Eren Kaşıkçı'nın ölümündeki kahreden detay ortaya çıktı
Eren Kaşıkçı'nın ölümündeki kahreden detay ortaya çıktı
Televizyon ekranlarında sakin tavırları, teknik bilgisi ve "Kızıl Sakal" lakabıyla geniş bir hayran kitlesi edinen profesyonel şef Eren Kaşıkçı'dan yaklaşık iki gündür haber alınamıyordu. Olay, dün saat 17.00 sıralarında Sarıyer Kumköy Mahallesi'nde meydana geldi. Kaşıkçı'ya ulaşamayan iş ortağı Mikail Malkoçoğlu, ünlü şefin yalnız yaşadığı eve gitti ve kendisini yerde hareketsiz halde buldu. İhbar üzerine adrese hızla sevk edilen jandarma ve acil sağlık ekiplerinin yaptığı ilk kontrollerde, Eren Kaşıkçı'nın hayatını kaybettiği kesinleşti.

İlk şüphe kalp krizi: "İlaçlarına uzanmaya çalışıyordu"

Olay yerinde yapılan ilk incelemelerde yürek burkan bir detay gün yüzüne çıktı. İddialara göre ünlü şef, yatağının hemen başucundaki komodinin üzerinde bulunan ilaçlarına uzanmaya çalıştığı sırada yaşamını yitirdi.

Konuyla ilgili basın mensuplarına açıklamalarda bulunan iş ortağı Mikail Malkoçoğlu, "Biz de kesin sonucu Adli Tıp raporu çıkınca öğreneceğiz. Ancak adrese gelen sağlık ekiplerinin ilk izlenimi, arkadaşımızın kalp krizi geçirmiş olabileceği yönünde" ifadelerini kullandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, şefin ölümüyle ilgili herhangi bir ihmal ya da şüphe kalmaması adına kapsamlı bir tahkikat yürütüyor.

Yeni şubeler için yoğun bir mesai harcıyordu

MasterChef şampiyonluğunun ardından gastronomi kariyerine hız kesmeden devam eden Eren Kaşıkçı, Kadıköy'de kurduğu ve büyük emek verdiği "Kızıl Sakal Sandviç & Burger" isimli restoranıyla adından söz ettiriyordu.

Son günlerinde işlerine oldukça yoğunlaştığı belirtilen Kaşıkçı'nın, mevcut restoranını büyütmekle kalmayıp Pendik Kurtköy'de açmayı planladığı yeni şubesinin hazırlıkları için gece gündüz çalıştığı öğrenildi. Acı haberin ardından Kadıköy'deki restoranı bugün kapılarını açmayarak sessizliğe büründü.

Kızının doğum gününden iki gün sonra gelen acı veda

Ünlü şefin vefatının arkasındaki bir diğer dramatik detay ise aile yaşantısında saklıydı. Olay esnasında eşi ve çocuğunun Gökçeada'da olduğu öğrenilirken, Kaşıkçı'nın çok sevdiği kızı Maya'nın doğum gününün 27 Temmuz olduğu ortaya çıktı.

Kızının doğum gününü kutladıktan yalnızca iki gün sonra hayata gözlerini yuman başarılı şefin ani ölümü, TV8 ve Acun Medya başta olmak üzere tüm televizyon ile gastronomi dünyasında derin bir şok etkisi yarattı. Acun Ilıcalı ve programın jüri üyeleri sosyal medya hesaplarından duygusal taziye mesajları yayınladı.

Memleketi Tokat'a uğurlandı

Adli Tıp Kurumu'ndaki otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından Eren Kaşıkçı'nın cenazesi ailesi tarafından teslim alındı. Ünlü şefin cenazesi, ikindi namazına müteakip Yenidoğan Cemevi'nden kaldırıldı. Kaşıkçı, törenin ardından toprağa verilmek üzere memleketi Tokat'a doğru uğurlandı.

Bu arada Eren Kaşıkçı'nın son röportajını Meltem TV'ye verdiği öğrenildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.