logo
24 HAZİRAN 2026

Dışişleri Bakanı Fidan, gündemi değerlendirdi

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suriye hükümeti ile terör örgütü YPG arasında 20 Ocak'ta yürürlüğe giren 4 günlük ateşkesin DEAŞ mahkumlarının Suriye'den Irak'a transferi süresince uzatılma ihtimali olduğuna işaret ederek, "Bu noktada bir talep var. Bu talebin de tabii artıları eksileri var. Aslında ideal olan tabii ki DEAŞ mahkumlarının Suriye'den transferi. Bu vuku bulurken mevcut çatışmamazlık ortamının da devam etmesi gerekiyor. Bizim istediğimiz zaten hiç olmasın çatışma." dedi

24.01.2026 01:02:00
AA
Dışişleri Bakanı Fidan, gündemi değerlendirdi
Dışişleri Bakanı Fidan, gündemi değerlendirdi

Fidan, canlı yayında dış politikaya ve gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Suriye hükümeti ile terör örgütü YPG arasında 20 Ocak'ta yürürlüğe giren 4 günlük ateşkes ve sahadaki durum hakkında Fidan, şu anda terör örgütü DEAŞ mahkumlarının Suriye'den Irak'a tahliyesinin söz konusu olduğunu belirterek, "Böyle bir sürecin olduğu bir dönemde belki ateşkesin bir müddet daha uzatılması gündeme gelebilir." değerlendirmesinde bulundu.

Fidan, ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın dün Erbil'de ve bugün Suriye'de olduğunu, gün boyu haberleştiklerini aktararak, bugünkü görüşmeleri neticesinde ortaya bir tablo çıktığını, bir görüşme trafiği ve karşılıklı değerlendirmeler olduğunu söyledi.

Arazideki durumun hassasiyeti olduğuna işaret eden Fidan, "Çünkü orada bir Amerikan mevcudiyeti var ve DEAŞ'lı mahkumlar var. Bunların denklemde olduğu bir yerde SDG ile hükümet güçleri arasındaki ihtilafın daha karmaşık bir hale geldiğini görüyoruz. Şimdi bunları biraz daha sadeleştirmeye, biraz daha kolay hareket edebilir bir hale getirmeye yönelik yürüyen bir diplomasi trafiği var. Biz de olayın içindeyiz." diye konuştu.

Fidan, DEAŞ'li mahkumların transfer süreci tamamlanana kadar Şam ile YPG arasındaki 4 günlük ateşkesin uzatılma ihtimaline ilişkin, "Bu noktada bir talep var. Bu talebin de tabii artıları eksileri var. Aslında ideal olan tabii ki DEAŞ mahkumlarının Suriye'den transferi. Bu vuku bulurken mevcut çatışmamazlık ortamının da devam etmesi gerekiyor. Bizim istediğimiz zaten hiç olmasın çatışma. İki taraf da gelsin sulh içerisinde, medeni bir şekilde problemlerini masaya yatırsın. Baştan beri de ben biliyorsunuz hep onu söylüyorum. Görüşsünler ve çözsünler." ifadelerini kullandı.

Ateşkes süresince anlaşma sağlanamaması durumunda Şam'ın Ayn el-Arab, Haseke veya Kamışlı'ya operasyon yapma ihtimali olup olmadığına ilişkin Fidan, 18 Ocak Mutabakatı'nın uygulanmasına yönelik ABD'nin arabuluculuğunda bir sürecin olduğunu belirtti.

Fidan, ortaya çıkan birtakım perspektifler olduğuna işaret ederek, "Umarım diyalog yoluyla çözülmesi yönünde ciddi bir irade olur. Çünkü aksi takdirde zaten baştan beri söylüyoruz, konunun nereye gideceği belli. Müzakere olması lazım, kendilerinden gayri insani, gayri ahlaki bir şey istendiği zaman insanların mücadele etmesi lazım. Oldukça mantıklı, bütün toplumun maslahatına ve menfaatine olan bir konuda uzlaşmamak, başka bir aksiyonu da kendisine davet etmeyi gerektirir. Onun için ben burada gayet olumlu bir şekilde şu ana kadar olumlu olanlardan da ders çıkararak bir barış sürecinin başlatılması gerektiğini düşünüyorum açıkçası." değerlendirmesinde bulundu.

"YPG'ye karşı hızlı ilerleyiş sürpriz olmadı"

Fidan, Şam hükümetinin iki haftada YPG'ye yönelik sahada sağladığı hızlı ilerlemenin sürecine ilişkin, "Bu benim için hiç sürpriz olmadı açıkçası. Şundan dolayı sürpriz olmadı: Bu bir an meselesiydi, bir başlangıç gerekiyordu. Çünkü biz şunu çok iyi biliyorduk. Özellikle YPG'nin işgal ettiği, Arap nüfusunun yerleşik olduğu bölgedeki dinamiği biz yıllardır okumuştuk. Aşiret yapısı, aşiretlerin ne zaman ve hangi şartlarda nasıl başkaldıracağı meselesi, bu konular hep bilgimiz dahilindeydi. Bunu da biz Suriye'yle de konuşuyorduk." ifadelerini kullandı.

En son 22 Aralık 2025'te Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın ile koordinasyon toplantısı için Şam'a gittiklerini ve sürekli temasın devam ettiğini hatırlatan Fidan, şunları kaydetti:

"Arapların yaşadığı yerde, Araplar kendilerini işgal eden güce karşı ayaklandığı, orada arkalarında da hükümet güçlerinin olduğunu bildiği ve Amerikalıların da zaten bu yanlış uygulamada desteğini çektiği zaman orada durmanın bir anlamı yok. Onu mümkün kılan denklem vardı. O denklemin maddeleri, öğeleri vardı. Onların her biriyle teker teker oynayıp denklemden çıkardığınız zaman zaten denklemi kendisi çöküyor. Biz hep analitik baktık. Yıllardır zaten bölgedeki aşiretlerle çok yoğun temasımız da vardı."

Fidan, ABD'nin buradaki perspektifinin belirleyici olduğuna dikkati çekerek, "Amerika'nın olaya müdahale etmeyle ilgili gerekçesi hep DEAŞ üzerindendi. Bu konuda atılması gereken profesyonel adımlar vardı." dedi.

İlk önce Suriye'nin DEAŞ'la mücadele konusunda ciddi olduğunu kanıtlamak için DEAŞ'la Mücadele Uluslararası Koalisyonu'na ortak olması gerektiğini, Washington'da bir imza töreniyle bunun gerçekleştiğini ve kendisinin de davet sonucu orada bulunduğunu anımsatan Fidan, daha sonra bunu pratikte hayata geçirmeleri gerektiğini belirtti.

"ABD'nin bölgedeki yeni politikası Türkiye'ninkiyle örtüşüyor"

Fidan, ABD'nin yeni politikasına ilişkin, "(ABD Başkanı Donald) Trump'ın izlediği dış politika, mümkün olduğunca bölgesel sorunların artık altına Amerika'nın elini sokmaması, bölgedeki ülkelerin bu sorunları üstlenmesi ve belli bir istikamette koordine içerisinde olunması. Şimdi bu bizim aslında bölgede ortaya koymak istediğimiz politikayla da örtüşen bir durum. Dolayısıyla Türkiye'nin hem DEAŞ'la mücadelede zaten hassasiyeti belli. Hem Suriye'nin birliğine, bütünlüğüne verdiği, hem azınlıkların, etnik grupların, dini grupların kültürel kimliklerine verdiğimiz önem. Hepsini bir araya getirdiğimiz zaman Amerika'nın orada kalması için kendilerince başka bir sebep yok açıkçası." değerlendirmesinde bulundu.

YPG içerisinde olası farklı etki gruplarına ve terör örgütü YPG elebaşı Mazlum Abdi kod adlı Ferhat Abdi Şahin'in rolüne ilişkin Fidan, şunları kaydetti:

"YPG, KCK'nın bir uzantısı olduğu için, o grup bu grup konusu çok fazla geçerli olmaz orada. Mazlum Abdi'nin üstünde iki tane insan vardır: Biri siyasi komiser, biri askeri komiser. Bu örgüt tarafından atanmıştır ve bu mekanizma hep böyledir. Mazlum onlara, onlar Kandil'e bu hikaye bu şekilde devam eder. Dolayısıyla Mazlum'un orada o kadar fazla söz sahibi olacak bir şeyi yok. Vitrine konan bir insandır."

Fidan, Mazlum Abdi'nin son sözü söyleyecek etkisi olmadığını vurgulayarak, "O mesaj taşıyıcıdır. Kendisine söyleneni örgüte iletmek zorundadır. Örgüt ona bir perspektif verir, talimat verir. Onunla hareket eder." dedi.

Bakan Fidan, YPG ile yapılan son anlaşmanın örgütü siyasete çekme açısından yeterli olup olmayacağına dair, "KCK'nın ne diyeceğine bağlı. Onlara 'Siyasete gir' (der) girer, 'Girme' der, girmez." diye konuştu.

Entegrasyon konusunda mutabakata varıldığına dair sözlerinin artık sürecin siyasetle ilerleyeceği anlamına gelip gelmediğine ilişkin Fidan, "Onu daha önce de söylediler. İnşallah ona geliyordur. Onun için onay aldıysa... Çünkü bazen imza atıyor, daha sonra örgütten fırça yiyor, o imzayı uygulamıyor. Bazen talimatla geliyor, imza atıyor. Bu kendi aralarındaki mekanizmayı ifade etmek için söylüyorum. Bunlar kendi başına bağımsız bir aktör değiller. Suriye Kürtlerini temsil eden aktör değiller. Burada hem vatandaşlarımızı hem ilgili kamuoyunu bilgilendirmek için söylüyorum. Bu bir realite. Bu insanlar dört parçada siyasi hedef olan illegal bir yapının Suriye'deki uzantısı. Bunun için var adam burada. Ona da yukarıdan talimat veren bir yapı var. Arada birkaç tane mekanizma var." ifadelerini kullandı.

Fidan, örgüt içerisinde Suriye vatandaşı olmayan teröristlerin ülkeden çıkarılması sürecinin nasıl işleyeceğine dair teknik ve istihbari detaylar olduğunu belirterek, örgütün bu noktada irade koyduktan sonra ne yapmaları gerektiğini bildiğini ifade etti.

Türkiye'nin bunu çok uzun yıllardır söylediğini ve iyi niyetleri varsa Suriyeli olmayan terör örgütü PKK mensuplarını ülkeden çıkarmakla başlamaları gerektiğini kaydeden Fidan, "Şu anda bunun kabulüne yönelik bir haber var ama bunu hayata geçirecekler mi geçiremeyecekler mi, göreceğiz. Bizim buradaki tabii ki kendi kontrolümüz önemli." ifadesini kullandı.

"Terörsüz Türkiye süreci bütün ülkelerde esas alınmalı"

Fidan, terör örgütünün bundan sonraki süreçte istikametini ne yöne çevireceğine ilişkin, "Burada örgütün yapması gereken aslında Terörsüz Türkiye sürecindeki ortaya konan bütün perspektifi sadece Türkiye öznesinde değil coğrafya olarak, bütün ülkelerde var olduğunu esas alıp ona yönelik illegaliteyi sona erdiren, legalite üzerinden yola giden bir duruma evrilmesi." değerlendirmesinde bulundu.

Suriye'deki terör örgütü mensuplarının Irak'a gittiğini ve bunlar arasında Türk vatandaşlarının da bulunduğunu belirten Fidan, şunları kaydetti:

"Buradaki gelişmelere göre buradaki gelişmelerden etkilenip kendine yeni bir hayat kurma imkanı olanlar olabilir. Irak'taki illegalitenin bitmesi gerekiyor. Orada Irak'ta başka sorun alanları var. Burada artık her ülke kendi illegalitesini kendisinin çözmesi lazım. Çünkü Irak'ta da silahlı, Irak hükümetinin hilafına varlığını sürdüren büyük bir KCK entitesi var orada. Şimdi bunun varlığıyla, Irak hani belli bir sebepten dolayı, onun da kendi içinde bir jeostratejik denklemi var. Ona burada girmek istemiyorum, hassas bir konu. Ama yakında onun da çok fazla bu şekilde sürdürmesi mümkün değil. Oradaki, Sincar'daki yoğun PKK varlığının o kadar devam etmesi, belli yerlerde yuvalanmaları, bu sürdürülebilir bir konu değil. Hiçbir egemen ülke bunu kabul etmez. Dolayısıyla örgütün kendisini daha çetin sınamalara tabi tutulmadan, yok olmayla karşı karşıya kalmadan dönüştürmesi gerekiyor. Türkiye'nin makul sesi burada her zaman için barışçıl yolla legaliteyi benimseyerek bir yola evrilmesi yönünde oldu."

Fidan, YPG'den Arap aşiretlerinin ayrılmasıyla örgütün durumuna ilişkin, "Bu silahlı gruplar tabii Arap elementleri var. Onların içerisinde çeşitli aşiretlere mensup insanlar var. Kürtlerin içerisinde yerel Kürtlerden olup bu konuyla hiç politize olmamış Kürtler var. Daha sonra PKK kadrolarından olup eklemlenmiş olanlar var. Böyle katman katman bir silahlı yapıdan söz ediyoruz. Bunları bir arada tutan tek bir şey vardı ağırlıklı olarak: Verilen maaş. İç savaş süresince, o ekonomik yokluğun olduğu dönemde Amerika'nın yaptığı bütçe desteğiyle bu gruplara verilen paralar." ifadelerini kullandı.

"YPG Ankara'dan gelen sese kulak vermiyor"

Yeni dönemde yeni hükümetin kurulmasının ve çoğulcu ve kapsayıcı olmasının yeni bir düzeni getirdiğine ve artık bu türden şeylere gerek olmadığına dikkati çeken Fidan, "Amerika'nın da zaten oradan çekilme isteği ortada. Şimdi burada artık YPG'nin yeni süreçte bu türden bir varlıkta devam etmeyeceğini herkes biliyor, edemeyeceğini herkes biliyor. Biz hep en baştan beri söyledik. Çok enteresandır. Şimdi Fransa'yla konuşuyorlar, orayla konuşuyorlar, burayla konuşuyorlar, falan senatörle konuşuyorlar. Hiçbir zaman için Ankara'dan gelen sese kulak vermiyorlar. Vermiyorlar yani, adamların böyle kalıtsal bir problemi var." diye konuştu.

Fidan, DEAŞ mahkumlarının Irak'a transferi ve orada yürütülecek sürece ilişkin, bundan sonra ne olacağı konusunu Irak hükümetinin uluslararası aktörlerle beraber değerlendireceğini kaydederek, "Çünkü orada ait oldukları milliyetler var. Bu milliyetlerle yürütülen haberleşmeler var, çalışmalar var. Kimi alacak, kimi almayacak' Alırsa hangi şartta, almazsa hangi şartta' Bu devam eden bir süreç olacak. Ama en azından Suriye ortamındaki ortaya çıkan yeni düzlemden etkilenmeyecek bir süreç olacak. Çünkü oradaki çok uluslu mahkum yapısı dünyanın halihazırda da takip ettiği bir konu DEAŞ'la mücadelede. Yani bunun çok fazla çözülmesini de isteyen insan ülkede yok." değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye'nin yıllardır bunun için alternatif ve yaratıcı çözümler getirdiğini, muhataplarıyla konuştuğunu hatırlatan Fidan, DEAŞ'lı mahkumların ülkelerine geri gitmesine Türkiye'nin çok aracı olduğunu ve kolaylaştırıcı bir rol üstlendiğini ifade etti.

Fidan, devlet kurumlarına da hep bu yönde talimat verildiğine işaret ederek, "Ki oradaki sayı azalsın, giderek problem daha akut hale gelmekten çıksın. Ben önümüzdeki birkaç yıl içerisinde onun da çözüleceğini düşünüyorum. Yani orada da bir sonuca gidilir." dedi.

"Kürtler aziz ve asil bir millettir"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Türkiye Cumhuriyeti buradayken, bu devlet hamdolsun dimdik ayaktayken kimsenin başka hami aramasına, başka dostlar, ortaklar peşinde koşmasına gerek yok" ifadelerine ilişkin Fidan, şunları kaydetti:

"Bundan daha doğru bir önerme ve gerçeklik yok bölgedeki Kürt kardeşlerimizle alakalı. Bu Irak için de böyle, Suriye için de böyle. Türkiye için zaten söylemeye gerek yok. Başkalarının gündemine alet olmaktansa ve bölgedeki diğer etnisitelerle düşman haline getirmenin hiçbir gereği yok. Kürtler her zaman için söylüyoruz, aziz ve asil bir millettir. Onların aziz ve asillikleri, kendilerini akıllı sanan birtakım ideoloji sahibi radikal insanların oyunlarına gelmelerine sebep oluyor. Ama bu uzun vadede onların iyi niyetleri muhakkak onları doğruluğa ve aydınlığa çıkartır. Hep bunu görüyoruz. Ben bunun bu şekilde de olacağını düşünüyorum. Cumhurbaşkanımız bu konuda son derece samimi, son derece dirayetliler. Bundan daha doğru bir ifade yok."

Siyasetçi olarak kamuoyundan gelen tepkilere bakmakla yükümlü olduğunu ama bir yandan da devlete bakan yönü bulunduğunu belirten Fidan, terör örgütü YPG ile yıllardan beri mücadele edildiğini söyledi.

Fidan, "Kesintisiz, sistem içerisinde bütün güvenlik teşkilatlarına bakıldığında, bu kadar uzun süre kesintisiz konuya odaklanan bir iki kişiden biriyim." dedi.

Terörsüz Türkiye ile ilgili temel varsayımların yerli yerine oturması gerektiğini söyleyen Fidan, "Türkiye'de terör eyleminde bulunmayacağım diyerek, terörsüz Türkiye'ye erişmiyorsunuz. Sınırın öbür tarafından on binlerce silahlandırdığı insan dururken ve buradaki niyetinden vazgeçmemişken size karşı, sizin burada terörsüz kalacağınıza inanmanız, bu kendi kendinizi kandırmak olur. Biz örgütten, onun için sadece PKK'nın değil, KCK'nın bütün altındaki bileşenlerin illegaliteden çıkması gerekiyor. Terörsüz Türkiye, terörsüz bölge olarak genişletildi, ifade edildi." diye konuştu.

Fidan bunun aslında hem Kürtlerin hem bölgenin, herkesin lehine bir konu olduğunun altını çizdi.

Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesindeki imha sahasında, Assan Grup isimli firmanın patlatma faaliyeti sırasında meydana gelen patlamada özel şirket çalışanı 2 personelin hayatını kaybettiği açıklandı

23.06.2026 16:59:00
Anadolu Ajansı
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesinde imha sahasında mühimmatın kazara patlaması sonucu 2 kişi yaşamını yitirdi.

Valilikten yapılan yazılı açıklamada, saat 14.00 sıralarında Yahşihan ilçesi Bedesten mevkisindeki imha sahasında, gerçekleştirilen AR-GE faaliyetleri esnasında mühimmatın kazara patlaması sonucu özel şirket çalışanı 2 personelin vefat ettiği belirtildi.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Olayın ardından AFAD başta olmak üzere ilgili kurumlar süratle bölgeye sevk edilmiş, bölgede gerekli güvenlik tedbirleri alınmıştır. Meydana gelen olayla ilgili adli ve idari inceleme başlatılmış olup süreç ilgili makamlarca titizlikle takip edilmektedir. Vefat eden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, kederli ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz."

Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor

Özel sektörde çalışan eğitim emekçileri ile mülakat mağduru öğretmenlerin taban maaş, iş güvencesi ve atama hakkı talebiyle Ankara'da başlattığı süresiz açlık grevi eylemi kararlılıkla devam ediyor. Polis müdahalelerine ve fenalaşan arkadaşlarına rağmen geri adım atmayan öğretmenler, Çalışma Bakanlığı ile randevu masası kurulana kadar Başkent'i terk etmeyeceklerini duyurdu

23.06.2026 14:50:00
Haber Merkezi
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası çatısı altında bir araya gelen eğitimciler ile mülakat mağdurlarının 14 Haziran'da Ankara'da başlattığı eylemler kapsamında yürütülen süresiz açlık grevi devam ediyor.

Sendika genel merkez binası önünde devam eden grev boyunca bazı öğretmenler kan şekerinin düşmesi ve halsizlik nedeniyle ambulansla hastaneye kaldırıldı. Tedavileri tamamlanan eğitimciler, "Hakkımızı almadan eve dönüş yok" diyerek grev alanına yeniden geri döndü.

Masada iki net talep var

Direnişteki öğretmenler, eylemlerinin temel çıkış noktasını oluşturan iki hayati konunun çözüme kavuşturulmasını istiyor.

2014 yılında kaldırılan taban maaş hakkının geri getirilmesini isteyen özel okul ve kurs öğretmenleri, kamudaki meslektaşlarıyla eşit ücret hakkı ve asgari ücrete mahkûm edilmeyecekleri yasal bir düzenleme talep ediyor.

2025 KPSS'de yüksek puan almalarına rağmen mülakat komisyonlarının kararları nedeniyle atama hakları ellerinden alınan 1611 öğretmenin haklarının iade edilmesi de isteniyor.

Görüşmeler tıkandı, Bakanlık önünde müdahale

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından kendilerine geçen yıl sözü verilen "Özel Okul Öğretmenlerinin Çalışma Hayatı" başlıklı toplantının, işveren derneklerinin ikna edilememesi gerekçesiyle bir yıldır ertelendiğini açıkladı.

Öğretmenlerin taleplerini iletmek ve muhatap bulabilmek amacıyla Çalışma Bakanlığı önüne yaptığı yürüyüş ve oturma eylemine ise emniyet güçleri sert müdahalede bulundu. Çıkan arbedede çok sayıda sendika üyesi ve destekçi eğitimci ters kelepçe yöntemiyle gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldı.

Ülke genelinden destek yağıyor

Ankara'daki açlık grevi sürerken eyleme destek sesleri dalga dalga büyüyor. Eğitim-Sen ve Eğitim-İş sendikalarının yanı sıra İzmir, İstanbul, Bursa ve Mersin gibi pek çok şehirde öğretmenler sokağa çıkarak Ankara'daki meslektaşlarına yönelik polis müdahalelerini protesto etti. Siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları da yayımladıkları mesajlarla öğretmenlerin insanca yaşam ücreti ve iş güvencesi taleplerinin derhal yasalaştırılması çağrısında bulunuyor.

Öte yandan bugün, muhalefet milletvekillerinin mülakat mağdurları ve özel sektör öğretmenlerinin sorunlarını görüşmek üzere TBMM Milli Eğitim Komisyonu'nu olağanüstü toplama talebi resmen reddedildi. Komisyon Başkanı Ayşen Gürcan, içtüzük gereği komisyonların önlerinde havale edilmiş bir kanun teklifi olmadan toplanamayacağını gerekçe göstererek talebi geri çevirdi.

Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformu tarafından yapılan ortak deklarasyonda; mülakatların tamamen kaldırılacağı sözünün bizzat hükümet yetkilileri tarafından verildiği hatırlatıldı. Öğretmenler, "Söz tutmak bizim kültürümüzde namustur. Bizi 'Gidin, durulun' diyerek uyutamayacaksınız. Hakkımızı alana kadar Ankara'da sokaklarda kalmaya ve açlık grevine destek vermeye devam edeceğiz" mesajını yineledi.

Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez


 
Modern yaşamın yol açtığı düzensiz uyku alışkanlıkları, sigara, yoğun stres, sağlıksız beslenme, hareketsizlik, kronik hastalıklar ve aşırı kafein tüketimi gibi etkenler kalp sağlığını olumsuz etkiliyor.
 

23.06.2026 14:36:00
MURAT ÇORBACI
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez

Özellikle son yıllarda giderek yaygınlaşan uykusuzluk sorunu, kalp ritminde bozulmalara ve çarpıntı şikayetlerine zemin hazırlayabiliyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, çoğu zaman önemsenmeyen uyku apnesi ve horlama problemlerinin de uzun vadede ciddi ritim bozukluklarına yol açabildiğini belirterek, "Kalp çarpıntısı, günümüzde yalnızca yetişkinlerde değil, gençlerde hatta çocuk yaş grubunda da daha sık görülüyor. Bilimsel çalışmalar; uyku düzenindeki bozuklukların, uyku apnesi ve horlama gibi sorunların kalp ritmini olumsuz etkileyebildiğini gösteriyor. Kalp çarpıntısı bazı durumlarda müdahale gerektiren önemli ritim bozukluklarının habercisi olabiliyor" dedi. Prof. Dr. Hayıroğlu, kalp çarpıntısında ihmale gelmez 8 sinyali anlattı.

Göğüs ağrısı

Kalp çarpıntısıyla birlikte göğüste baskı, sıkışma ya da ağrı hissedilmesi kalp-damar hastalıklarının habercisi olabiliyor. Özellikle ağrının kola, sırta veya çeneye yayılması riskli durumlara işaret edebiliyor.

Nefes darlığı

Çarpıntıyla birlikte nefes almakta zorlanılması, kalbin yeterince verimli çalışamadığını gösterebiliyor. Merdiven çıkarken ya da kısa yürüyüşlerde bile nefes nefese kalınması dikkat gerektiriyor.

Baş dönmesi ve bayılma hissi

Kalp ritmindeki bozukluklar beyne giden kan akışını etkileyebiliyor. Bu nedenle çarpıntıyla birlikte baş dönmesi, göz kararması ya da bayılma hissi yaşanması durumunda kardiyoloji uzmanına başvurmakta fayda var.

Soğuk terleme

Aniden başlayan yoğun terleme bazı kalp problemlerinde görülebiliyor. Özellikle çarpıntıyla birlikte gelişen soğuk terleme acil değerlendirme gerektirebiliyor.

Halsizlik ve aşırı yorgunluk

Kişinin kendini normalden çok daha yorgun hissetmesi, günlük aktivitelerde bile zorlanması kalbin düzensiz çalıştığını düşündürebiliyor. Bu nedenle herhangi bir aktivite olmadan ortaya çıkan halsizlik ve aşırı yorgunluk şikayetlerini ihmal etmemek gerekiyor.

Nabzın düzensiz hissedilmesi

Kalbin bazen çok hızlı, bazen de düzensiz atıyormuş gibi hissedilmesi ritim bozukluklarının işareti olabiliyor. Prof. Dr. Hayıroğlu, özellikle sık tekrar eden düzensizliklerde kontrolün şart olduğunu belirtiyor.

Çarpıntının uzun sürmesi

Birkaç saniyelik kısa çarpıntılar çoğu zaman geçici nedenlerden kaynaklanabiliyor. Ancak dakikalarca süren ya da sık sık tekrarlayan çarpıntılar ileri inceleme gerektirebiliyor.

Dinlenirken ortaya çıkması

Egzersiz ya da heyecan olmadan, özellikle istirahat halinde gelişen çarpıntıların, bazı kalp ritim bozukluklarına işaret edebildiğini belirten Prof. Dr. Hayıroğlu, bu durumda mutlaka doktora başvurulması gerektiğini söylüyor.

Tedavisi kolaylaştı

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, günümüzde teknoloji ve tıp alanındaki hızlı gelişmeler sayesinde kalp ritim bozukluklarına çok daha erken ve doğru şekilde tanı konulabildiğini belirtti.

Van'da kahreden kaza: 1 şehit

Van-Erciş kara yolunda meydana gelen trafik kazasında 1 jandarma personeli şehit oldu, 5 kişi yaralandı

23.06.2026 14:00:00 / Güncelleme: 23.06.2026 14:02:45
Haber Merkezi
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'ın Erciş ilçesinde Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğu trafik kazasında 3'ü jandarma personeli 5 kişi yaralandı.

Van-Erciş kara yolunda sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 06 DJA 494 plakalı hafif ticari araç, jandarma personelinin bulunduğu araca arkadan çarptı.

Çevredekilerin haber vermesi üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık, polis, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Kazada yaralanan 3 jandarma personeli ile hafif ticari araçta bulunan 2 kişi, ambulanslarla Erciş Şehit Rıdvan Çevik Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Bir süre trafiğe kapanan yol, araçların kaldırılması ve incelemelerin tamamlanmasının ardından geçişlere açıldı.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, kazada Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğunu açıkladı.

Şehit olan jandarma personelinin Adana nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenildi.

6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden sahte fatura ve hayali ihracat işlemlerinin yapıldığının tespit edilmesi üzerine düzenlenen operasyonda, 6 şirkete el konulduğunu, 10 şirkete kayyum atandığını, 27 zanlı hakkında adli işlem başlatıldığını bildirdi

23.06.2026 12:00:00
AA
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada,  suç, kaçakçılık, vergi usulsüzlükleri ve kamu kurumlarını hedef alan nitelikli dolandırıcılıkla mücadeleyi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, İçişleri, Hazine ve Maliye, Ticaret, Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlıklarıyla eş güdüm içinde kararlılıkla sürdürdüklerini vurguladı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul Jandarma Komutanlığı, Vergi Denetim Kurulu, MASAK, Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü, EPDK ve TMSF ile koordineli şekilde önemli bir operasyon gerçekleştirdiklerini belirten Gürlek, şunları kaydetti:

"Soruşturma kapsamında, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden yıllık yaklaşık 350-400 bin ton LPG ithalatı gerçekleştirildiği, doğan ÖTV ve KDV yükümlülüklerinin sahte fatura organizasyonu ve hayali ihracat işlemleriyle bertaraf edilmeye çalışıldığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda bu sabah İstanbul, Ankara, Bursa, Kırıkkale, Kırşehir, Mardin, Konya, Hatay ve Niğde illerinde eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, toplam 6 şirkete el konulmuş, 10 şirkete kayyum atanmış, 27 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmıştır. Devletimizin vergi güvenliğini, ekonomik düzenini ve kamu kaynaklarını hedef alan hiçbir organize yapıya müsamaha göstermeyeceğiz. Suçtan elde edilen gelirlerin izini sürecek, sahte fatura ve hayali ihracat düzenekleriyle kamu zararına sebep olan yapılara karşı hukuki süreçleri kararlılıkla işleteceğiz."

Gürlek, soruşturma ve operasyon sürecinde görev alan kurum ve kamu görevlilerine teşekkür etti.

AVM'de racon kesenler enselendi


 
Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

23.06.2026 10:54:00
HABER MERKEZİ/AA
AVM'de racon kesenler enselendi
AVM'de racon kesenler enselendi

Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında hakkında soruşturma başlatılan Ferhat A. ve 5 şüpheliyle ilgili gözaltı kararı, arama ve el koyma talimatı vermişti.

Bugün düzenlenen operasyonla Ferhat A, Ergin V, Seyit Ahmet A, Mustafa G, Eyüp V. ve Yusuf Y. gözaltına alındı.

Zanlılar, sağlık kontrolünün ardından emniyete götürüldü.

Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı

Samsun merkezli 7 ilde yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 67 şüpheli gözaltına alındı.

23.06.2026 10:01:00
İhlas Haber Ajansı
Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı
Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı
Samsun merkezli 7 ilde yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 67 şüpheli gözaltına alındı.

Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, Samsun İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından sabah saatlerinde geniş çaplı operasyon gerçekleştirildi. Samsun merkezli olmak üzere toplam 7 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlara Özel Harekat Şube Müdürlüğü ekipleri de destek verdi.



Haklarında gözaltı kararı bulunan şüphelilerin adreslerine yapılan baskınlarda çok sayıda kişi yakalanarak gözaltına alındı. Operasyonda toplam 67 şüphelinin gözaltına alındığı öğrenildi.



Şüphelilerin yasa dışı bahis organizasyonu içerisinde faaliyet gösterdikleri iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında emniyetteki işlemlerinin sürdüğü belirtildi. Operasyon kapsamında adreslerde yapılan aramalarda ele geçirilen dijital materyal ve diğer delillerin incelenmek üzere el konuldu.

Olayla ilgili soruşturma Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde sürdürülüyor.

Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru eğitimcilerin Ankara’da başlattığı açlık grevi eylemi 8. gününe girdi

22.06.2026 21:30:00
Haber Merkezi
Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!
Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru eğitimcilerin Ankara'da başlattığı açlık grevi eylemi 8. gününe girdi.

15 Haziran'dan bu yana taban maaş, güvenceli çalışma hakları ve mülakatların kaldırılması talebiyle direnen öğretmenler, sağlık sorunlarına ve polis müdahalelerine rağmen eylemlerini kararlılıkla sürdürüyor.

Öğretmenlerin Hayati Mücadelesinde 8. Gün: Sağlık Durumları Kritik, Direniş Sürüyor

Ankara'da Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası genel merkezi önünde nöbet tutan öğretmenlerin açlık grevi eylemi birinci haftasını geride bırakarak 8. gününe ulaştı.

Günlerdir yalnızca su, şeker ve B12 vitaminiyle beslenen eğitimcilerin sağlık durumları giderek kritik bir aşamaya evriliyor. Süreç içerisinde ciddi sağlık sorunları yaşayan bazı öğretmenlerin hastaneye kaldırıldığı öğrenildi.

Talepler Net: "Taban Maaş ve Güvenceli Çalışma"



Özel kurumlarda çalışan ve ataması yapılmayan öğretmenler, yaşam standartlarının iyileştirilmesi ve mesleki onurlarının korunması için şu temel talepleri öne sürüyor:

Özel sektördeki eğitim emekçileri için taban maaş uygulamasının yeniden yasal koruma altına alınması.

Atamalarda adaletsizliğe yol açtığı belirtilen mülakat sisteminin son bulması ve verilen sözlerin tutulması.
Kısa süreli sözleşme dayatmalarına son verilmesi ve eksiksiz sigorta primi yatırılması.

Baskı ve Engellemelere Rağmen Geri Adım Yok

Eylemin başından bu yana öğretmenler pek çok kez emniyet güçlerinin sert müdahaleleriyle karşı karşıya kaldı. Geçtiğimiz günlerde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde açıklama yapmak isteyen 9 öğretmen gözaltına alınmış ve saatler sonra serbest bırakılmıştı.

Son olarak Ankara Kızılay'daki Madenci Anıtı'na yürümek isteyen eğitimcilerin önü polis barikatlarıyla kesildi ve öğretmenler biber gazlı müdahaleye maruz kaldı. İstanbul Taksim'de TÖZOK önünde destek eylemi yapan öğretmenlere de müdahale edilerek gözaltılar gerçekleştirildi.

Siyasi partilerin, demokratik kitle örgütlerinin ve sendikaların ziyaret ederek destek verdiği öğretmenler, "Milli Eğitim Komisyonu Toplansın" çağrısını yineleyerek talepleri karşılanana kadar Ankara'daki nöbet alanını terk etmeyeceklerini vurguluyor.

12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu

Adalet sisteminde süreçleri hızlandıracak ve yargılamaları makul sürede tamamlayacak 30 maddelik 12. Yargı Paketi kanun teklifi, AK Parti tarafından Meclis Başkanlığına resmen teslim edildi

22.06.2026 16:10:00
Haber Merkezi
12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu
12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu
Kamuoyunun uzun süredir merakla beklediği, yargı süreçlerini hızlandırmayı ve usul ekonomisini güçlendirmeyi amaçlayan 12. Yargı Paketi, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunuldu. AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu ile milletvekilleri Murat Alparslan ve Nurettin Alan'ın düzenlediği ortak basın toplantısıyla duyurulan 30 maddelik yeni kanun teklifi, yargı sisteminde köklü ve radikal değişiklikler içeriyor.

Milyonlarca mahkum ve mahkum yakınının gözü kulağı olan genel af ya da infaz indirimi gibi beklentiler ise bu paketin kapsamında yer almadı. Teklif, ağırlıklı olarak yargının etkin ve verimli işlemesine odaklanıyor.


12. Yargı Paketi'nde neler var? İşte öne çıkan maddeler


Meclis Başkanlığına sunulan yeni yargı paketinde öne çıkan ve vatandaşların günlük hayatı ile adalet sistemini doğrudan etkileyecek kritik düzenlemeler şunlar:

Duruşmalar Arası Süre Kısalıyor: Hukuk yargılamalarında süreçlerin uzamasını önlemek amacıyla iki duruşma arasındaki süre 3 aydan fazla olamayacak. Bilirkişi incelemesi veya istinabe gibi zorunlu hallerde hakim gerekçesini belirterek bu süreyi uzatabilecek.

İdari Alacaklarda "Önce İdareye Başvuru" Zorunluluğu: Adli yargı kararıyla idareden alınacak para, vekalet ücreti ve yargılama giderleri için doğrudan icra takibi başlatılamayacak. Alacaklılar önce idareye yazılı başvuruda bulunup IBAN bildirmek zorunda olacak. İdare 1 ay içinde ödeme yapmazsa icra takibi açılabilecek.

Miras Davalarında Yeni Dönem (İzale-i Şuyu): Ortaklığın giderilmesi davalarında suistimalleri engellemek için miras kalan taşınmazların satışında birinci açık artırma sadece mirasçılar arasında yapılacak. Bu ihalede açılış muhammen bedelin yüzde yüzü üzerinden olacak, alıcı çıkmazsa ihale herkese açık ikinci aşamaya geçecek.

e-Duruşma Kapsamı Genişletiliyor: Bilişim teknolojilerinin etkin kullanımı amacıyla hukuk davalarındaki ön inceleme duruşmaları da e-Duruşma (ses ve görüntü nakli) sistemiyle yapılabilecek.

Gereksiz Bilirkişi Raporlarına Ceza: Hakimlik ve savcılık mesleğinin gerektirdiği temel hukuki bilgiyle çözülebilecek konularda uzman olmadığı halde bilirkişiye başvurulması açıkça disiplin yaptırımına bağlanacak.

Yargıtay'ın Bozma Yetkisine Sınır: İlk derece mahkemelerinin sadece görevsizlik veya yetkisizlik kararı vermesi durumunda Yargıtay doğrudan bozma kararı veremeyecek.

İdari Yargıda Tek Hakim Yetkisi Artıyor: İdare mahkemelerinde heyet yerine tek hakimle çözülecek davaların sınırı genişletiliyor. Öğrenci disiplin, yurt, burs işlemleri ile memurların geçici görevlendirme, lojman ve yolluk davaları gibi uyuşmazlıklar tek hakim tarafından hızla karara bağlanacak.

Noterlik İşlemleri Dijitalleşiyor: Mahkeme veya savcılıklar noterlik evrakı talep ettiğinde noterler evrakı elektronik ortamda tarayıp güvenli elektronik imza ile gönderecek. Bu işlemlerden hiçbir ücret alınmayacak.


İnfaz düzenlemesi ve IBAN kiralama durumu


Kamuoyunda sıkça tartışılan infaz düzenlemesi, af veya denetimli serbestlik gibi maddelerin 12. Yargı Paketi içerisinde yer almadığı netleşti. Son ana kadar pakete eklenmesi beklenen, hesaplarını başkalarına kullandıran kişilere yönelik "IBAN mağdurları düzenlemesi" ise açıklanan nihai 30 maddelik teklif metninde yer bulmadı.

Meclis Başkanlığına sunulan tasarı, önümüzdeki günlerde TBMM Adalet Komisyonu'nda görüşülmeye başlanacak. Komisyondaki kabulün ardından TBMM Genel Kurulu'na sevk edilecek olan paketin, adli tatil öncesinde yasalaşarak Resmi Gazete'de yayımlanması bekleniyor.

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi

22.06.2026 13:13:00
Haber Merkezi
 Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi
 Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi
Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi.
Tutuklu İBB Başkanı İmamoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı videolu paylaşımda, şunları söyledi:
"Sevgili gençler, bu filmi tam 10 yıl önce Cumhuriyet ve demokrasiye darbe girişiminde bulunanlara karşı, milletimize bir uyarı olarak paylaşmıştım. Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz. Bugün en büyük değerlerimiz olan Cumhuriyet ve demokrasiyi koruyup geliştirmek için hep birlikte büyük azim ve kararlılıkla mücadele etmek şarttır."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.