logo
29 MART 2026

Dışişleri Bakanı Fidan, gündemi değerlendirdi

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suriye hükümeti ile terör örgütü YPG arasında 20 Ocak'ta yürürlüğe giren 4 günlük ateşkesin DEAŞ mahkumlarının Suriye'den Irak'a transferi süresince uzatılma ihtimali olduğuna işaret ederek, "Bu noktada bir talep var. Bu talebin de tabii artıları eksileri var. Aslında ideal olan tabii ki DEAŞ mahkumlarının Suriye'den transferi. Bu vuku bulurken mevcut çatışmamazlık ortamının da devam etmesi gerekiyor. Bizim istediğimiz zaten hiç olmasın çatışma." dedi

24.01.2026 01:02:00
AA
Dışişleri Bakanı Fidan, gündemi değerlendirdi
Dışişleri Bakanı Fidan, gündemi değerlendirdi

Fidan, canlı yayında dış politikaya ve gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Suriye hükümeti ile terör örgütü YPG arasında 20 Ocak'ta yürürlüğe giren 4 günlük ateşkes ve sahadaki durum hakkında Fidan, şu anda terör örgütü DEAŞ mahkumlarının Suriye'den Irak'a tahliyesinin söz konusu olduğunu belirterek, "Böyle bir sürecin olduğu bir dönemde belki ateşkesin bir müddet daha uzatılması gündeme gelebilir." değerlendirmesinde bulundu.

Fidan, ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın dün Erbil'de ve bugün Suriye'de olduğunu, gün boyu haberleştiklerini aktararak, bugünkü görüşmeleri neticesinde ortaya bir tablo çıktığını, bir görüşme trafiği ve karşılıklı değerlendirmeler olduğunu söyledi.

Arazideki durumun hassasiyeti olduğuna işaret eden Fidan, "Çünkü orada bir Amerikan mevcudiyeti var ve DEAŞ'lı mahkumlar var. Bunların denklemde olduğu bir yerde SDG ile hükümet güçleri arasındaki ihtilafın daha karmaşık bir hale geldiğini görüyoruz. Şimdi bunları biraz daha sadeleştirmeye, biraz daha kolay hareket edebilir bir hale getirmeye yönelik yürüyen bir diplomasi trafiği var. Biz de olayın içindeyiz." diye konuştu.

Fidan, DEAŞ'li mahkumların transfer süreci tamamlanana kadar Şam ile YPG arasındaki 4 günlük ateşkesin uzatılma ihtimaline ilişkin, "Bu noktada bir talep var. Bu talebin de tabii artıları eksileri var. Aslında ideal olan tabii ki DEAŞ mahkumlarının Suriye'den transferi. Bu vuku bulurken mevcut çatışmamazlık ortamının da devam etmesi gerekiyor. Bizim istediğimiz zaten hiç olmasın çatışma. İki taraf da gelsin sulh içerisinde, medeni bir şekilde problemlerini masaya yatırsın. Baştan beri de ben biliyorsunuz hep onu söylüyorum. Görüşsünler ve çözsünler." ifadelerini kullandı.

Ateşkes süresince anlaşma sağlanamaması durumunda Şam'ın Ayn el-Arab, Haseke veya Kamışlı'ya operasyon yapma ihtimali olup olmadığına ilişkin Fidan, 18 Ocak Mutabakatı'nın uygulanmasına yönelik ABD'nin arabuluculuğunda bir sürecin olduğunu belirtti.

Fidan, ortaya çıkan birtakım perspektifler olduğuna işaret ederek, "Umarım diyalog yoluyla çözülmesi yönünde ciddi bir irade olur. Çünkü aksi takdirde zaten baştan beri söylüyoruz, konunun nereye gideceği belli. Müzakere olması lazım, kendilerinden gayri insani, gayri ahlaki bir şey istendiği zaman insanların mücadele etmesi lazım. Oldukça mantıklı, bütün toplumun maslahatına ve menfaatine olan bir konuda uzlaşmamak, başka bir aksiyonu da kendisine davet etmeyi gerektirir. Onun için ben burada gayet olumlu bir şekilde şu ana kadar olumlu olanlardan da ders çıkararak bir barış sürecinin başlatılması gerektiğini düşünüyorum açıkçası." değerlendirmesinde bulundu.

"YPG'ye karşı hızlı ilerleyiş sürpriz olmadı"

Fidan, Şam hükümetinin iki haftada YPG'ye yönelik sahada sağladığı hızlı ilerlemenin sürecine ilişkin, "Bu benim için hiç sürpriz olmadı açıkçası. Şundan dolayı sürpriz olmadı: Bu bir an meselesiydi, bir başlangıç gerekiyordu. Çünkü biz şunu çok iyi biliyorduk. Özellikle YPG'nin işgal ettiği, Arap nüfusunun yerleşik olduğu bölgedeki dinamiği biz yıllardır okumuştuk. Aşiret yapısı, aşiretlerin ne zaman ve hangi şartlarda nasıl başkaldıracağı meselesi, bu konular hep bilgimiz dahilindeydi. Bunu da biz Suriye'yle de konuşuyorduk." ifadelerini kullandı.

En son 22 Aralık 2025'te Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın ile koordinasyon toplantısı için Şam'a gittiklerini ve sürekli temasın devam ettiğini hatırlatan Fidan, şunları kaydetti:

"Arapların yaşadığı yerde, Araplar kendilerini işgal eden güce karşı ayaklandığı, orada arkalarında da hükümet güçlerinin olduğunu bildiği ve Amerikalıların da zaten bu yanlış uygulamada desteğini çektiği zaman orada durmanın bir anlamı yok. Onu mümkün kılan denklem vardı. O denklemin maddeleri, öğeleri vardı. Onların her biriyle teker teker oynayıp denklemden çıkardığınız zaman zaten denklemi kendisi çöküyor. Biz hep analitik baktık. Yıllardır zaten bölgedeki aşiretlerle çok yoğun temasımız da vardı."

Fidan, ABD'nin buradaki perspektifinin belirleyici olduğuna dikkati çekerek, "Amerika'nın olaya müdahale etmeyle ilgili gerekçesi hep DEAŞ üzerindendi. Bu konuda atılması gereken profesyonel adımlar vardı." dedi.

İlk önce Suriye'nin DEAŞ'la mücadele konusunda ciddi olduğunu kanıtlamak için DEAŞ'la Mücadele Uluslararası Koalisyonu'na ortak olması gerektiğini, Washington'da bir imza töreniyle bunun gerçekleştiğini ve kendisinin de davet sonucu orada bulunduğunu anımsatan Fidan, daha sonra bunu pratikte hayata geçirmeleri gerektiğini belirtti.

"ABD'nin bölgedeki yeni politikası Türkiye'ninkiyle örtüşüyor"

Fidan, ABD'nin yeni politikasına ilişkin, "(ABD Başkanı Donald) Trump'ın izlediği dış politika, mümkün olduğunca bölgesel sorunların artık altına Amerika'nın elini sokmaması, bölgedeki ülkelerin bu sorunları üstlenmesi ve belli bir istikamette koordine içerisinde olunması. Şimdi bu bizim aslında bölgede ortaya koymak istediğimiz politikayla da örtüşen bir durum. Dolayısıyla Türkiye'nin hem DEAŞ'la mücadelede zaten hassasiyeti belli. Hem Suriye'nin birliğine, bütünlüğüne verdiği, hem azınlıkların, etnik grupların, dini grupların kültürel kimliklerine verdiğimiz önem. Hepsini bir araya getirdiğimiz zaman Amerika'nın orada kalması için kendilerince başka bir sebep yok açıkçası." değerlendirmesinde bulundu.

YPG içerisinde olası farklı etki gruplarına ve terör örgütü YPG elebaşı Mazlum Abdi kod adlı Ferhat Abdi Şahin'in rolüne ilişkin Fidan, şunları kaydetti:

"YPG, KCK'nın bir uzantısı olduğu için, o grup bu grup konusu çok fazla geçerli olmaz orada. Mazlum Abdi'nin üstünde iki tane insan vardır: Biri siyasi komiser, biri askeri komiser. Bu örgüt tarafından atanmıştır ve bu mekanizma hep böyledir. Mazlum onlara, onlar Kandil'e bu hikaye bu şekilde devam eder. Dolayısıyla Mazlum'un orada o kadar fazla söz sahibi olacak bir şeyi yok. Vitrine konan bir insandır."

Fidan, Mazlum Abdi'nin son sözü söyleyecek etkisi olmadığını vurgulayarak, "O mesaj taşıyıcıdır. Kendisine söyleneni örgüte iletmek zorundadır. Örgüt ona bir perspektif verir, talimat verir. Onunla hareket eder." dedi.

Bakan Fidan, YPG ile yapılan son anlaşmanın örgütü siyasete çekme açısından yeterli olup olmayacağına dair, "KCK'nın ne diyeceğine bağlı. Onlara 'Siyasete gir' (der) girer, 'Girme' der, girmez." diye konuştu.

Entegrasyon konusunda mutabakata varıldığına dair sözlerinin artık sürecin siyasetle ilerleyeceği anlamına gelip gelmediğine ilişkin Fidan, "Onu daha önce de söylediler. İnşallah ona geliyordur. Onun için onay aldıysa... Çünkü bazen imza atıyor, daha sonra örgütten fırça yiyor, o imzayı uygulamıyor. Bazen talimatla geliyor, imza atıyor. Bu kendi aralarındaki mekanizmayı ifade etmek için söylüyorum. Bunlar kendi başına bağımsız bir aktör değiller. Suriye Kürtlerini temsil eden aktör değiller. Burada hem vatandaşlarımızı hem ilgili kamuoyunu bilgilendirmek için söylüyorum. Bu bir realite. Bu insanlar dört parçada siyasi hedef olan illegal bir yapının Suriye'deki uzantısı. Bunun için var adam burada. Ona da yukarıdan talimat veren bir yapı var. Arada birkaç tane mekanizma var." ifadelerini kullandı.

Fidan, örgüt içerisinde Suriye vatandaşı olmayan teröristlerin ülkeden çıkarılması sürecinin nasıl işleyeceğine dair teknik ve istihbari detaylar olduğunu belirterek, örgütün bu noktada irade koyduktan sonra ne yapmaları gerektiğini bildiğini ifade etti.

Türkiye'nin bunu çok uzun yıllardır söylediğini ve iyi niyetleri varsa Suriyeli olmayan terör örgütü PKK mensuplarını ülkeden çıkarmakla başlamaları gerektiğini kaydeden Fidan, "Şu anda bunun kabulüne yönelik bir haber var ama bunu hayata geçirecekler mi geçiremeyecekler mi, göreceğiz. Bizim buradaki tabii ki kendi kontrolümüz önemli." ifadesini kullandı.

"Terörsüz Türkiye süreci bütün ülkelerde esas alınmalı"

Fidan, terör örgütünün bundan sonraki süreçte istikametini ne yöne çevireceğine ilişkin, "Burada örgütün yapması gereken aslında Terörsüz Türkiye sürecindeki ortaya konan bütün perspektifi sadece Türkiye öznesinde değil coğrafya olarak, bütün ülkelerde var olduğunu esas alıp ona yönelik illegaliteyi sona erdiren, legalite üzerinden yola giden bir duruma evrilmesi." değerlendirmesinde bulundu.

Suriye'deki terör örgütü mensuplarının Irak'a gittiğini ve bunlar arasında Türk vatandaşlarının da bulunduğunu belirten Fidan, şunları kaydetti:

"Buradaki gelişmelere göre buradaki gelişmelerden etkilenip kendine yeni bir hayat kurma imkanı olanlar olabilir. Irak'taki illegalitenin bitmesi gerekiyor. Orada Irak'ta başka sorun alanları var. Burada artık her ülke kendi illegalitesini kendisinin çözmesi lazım. Çünkü Irak'ta da silahlı, Irak hükümetinin hilafına varlığını sürdüren büyük bir KCK entitesi var orada. Şimdi bunun varlığıyla, Irak hani belli bir sebepten dolayı, onun da kendi içinde bir jeostratejik denklemi var. Ona burada girmek istemiyorum, hassas bir konu. Ama yakında onun da çok fazla bu şekilde sürdürmesi mümkün değil. Oradaki, Sincar'daki yoğun PKK varlığının o kadar devam etmesi, belli yerlerde yuvalanmaları, bu sürdürülebilir bir konu değil. Hiçbir egemen ülke bunu kabul etmez. Dolayısıyla örgütün kendisini daha çetin sınamalara tabi tutulmadan, yok olmayla karşı karşıya kalmadan dönüştürmesi gerekiyor. Türkiye'nin makul sesi burada her zaman için barışçıl yolla legaliteyi benimseyerek bir yola evrilmesi yönünde oldu."

Fidan, YPG'den Arap aşiretlerinin ayrılmasıyla örgütün durumuna ilişkin, "Bu silahlı gruplar tabii Arap elementleri var. Onların içerisinde çeşitli aşiretlere mensup insanlar var. Kürtlerin içerisinde yerel Kürtlerden olup bu konuyla hiç politize olmamış Kürtler var. Daha sonra PKK kadrolarından olup eklemlenmiş olanlar var. Böyle katman katman bir silahlı yapıdan söz ediyoruz. Bunları bir arada tutan tek bir şey vardı ağırlıklı olarak: Verilen maaş. İç savaş süresince, o ekonomik yokluğun olduğu dönemde Amerika'nın yaptığı bütçe desteğiyle bu gruplara verilen paralar." ifadelerini kullandı.

"YPG Ankara'dan gelen sese kulak vermiyor"

Yeni dönemde yeni hükümetin kurulmasının ve çoğulcu ve kapsayıcı olmasının yeni bir düzeni getirdiğine ve artık bu türden şeylere gerek olmadığına dikkati çeken Fidan, "Amerika'nın da zaten oradan çekilme isteği ortada. Şimdi burada artık YPG'nin yeni süreçte bu türden bir varlıkta devam etmeyeceğini herkes biliyor, edemeyeceğini herkes biliyor. Biz hep en baştan beri söyledik. Çok enteresandır. Şimdi Fransa'yla konuşuyorlar, orayla konuşuyorlar, burayla konuşuyorlar, falan senatörle konuşuyorlar. Hiçbir zaman için Ankara'dan gelen sese kulak vermiyorlar. Vermiyorlar yani, adamların böyle kalıtsal bir problemi var." diye konuştu.

Fidan, DEAŞ mahkumlarının Irak'a transferi ve orada yürütülecek sürece ilişkin, bundan sonra ne olacağı konusunu Irak hükümetinin uluslararası aktörlerle beraber değerlendireceğini kaydederek, "Çünkü orada ait oldukları milliyetler var. Bu milliyetlerle yürütülen haberleşmeler var, çalışmalar var. Kimi alacak, kimi almayacak' Alırsa hangi şartta, almazsa hangi şartta' Bu devam eden bir süreç olacak. Ama en azından Suriye ortamındaki ortaya çıkan yeni düzlemden etkilenmeyecek bir süreç olacak. Çünkü oradaki çok uluslu mahkum yapısı dünyanın halihazırda da takip ettiği bir konu DEAŞ'la mücadelede. Yani bunun çok fazla çözülmesini de isteyen insan ülkede yok." değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye'nin yıllardır bunun için alternatif ve yaratıcı çözümler getirdiğini, muhataplarıyla konuştuğunu hatırlatan Fidan, DEAŞ'lı mahkumların ülkelerine geri gitmesine Türkiye'nin çok aracı olduğunu ve kolaylaştırıcı bir rol üstlendiğini ifade etti.

Fidan, devlet kurumlarına da hep bu yönde talimat verildiğine işaret ederek, "Ki oradaki sayı azalsın, giderek problem daha akut hale gelmekten çıksın. Ben önümüzdeki birkaç yıl içerisinde onun da çözüleceğini düşünüyorum. Yani orada da bir sonuca gidilir." dedi.

"Kürtler aziz ve asil bir millettir"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Türkiye Cumhuriyeti buradayken, bu devlet hamdolsun dimdik ayaktayken kimsenin başka hami aramasına, başka dostlar, ortaklar peşinde koşmasına gerek yok" ifadelerine ilişkin Fidan, şunları kaydetti:

"Bundan daha doğru bir önerme ve gerçeklik yok bölgedeki Kürt kardeşlerimizle alakalı. Bu Irak için de böyle, Suriye için de böyle. Türkiye için zaten söylemeye gerek yok. Başkalarının gündemine alet olmaktansa ve bölgedeki diğer etnisitelerle düşman haline getirmenin hiçbir gereği yok. Kürtler her zaman için söylüyoruz, aziz ve asil bir millettir. Onların aziz ve asillikleri, kendilerini akıllı sanan birtakım ideoloji sahibi radikal insanların oyunlarına gelmelerine sebep oluyor. Ama bu uzun vadede onların iyi niyetleri muhakkak onları doğruluğa ve aydınlığa çıkartır. Hep bunu görüyoruz. Ben bunun bu şekilde de olacağını düşünüyorum. Cumhurbaşkanımız bu konuda son derece samimi, son derece dirayetliler. Bundan daha doğru bir ifade yok."

Siyasetçi olarak kamuoyundan gelen tepkilere bakmakla yükümlü olduğunu ama bir yandan da devlete bakan yönü bulunduğunu belirten Fidan, terör örgütü YPG ile yıllardan beri mücadele edildiğini söyledi.

Fidan, "Kesintisiz, sistem içerisinde bütün güvenlik teşkilatlarına bakıldığında, bu kadar uzun süre kesintisiz konuya odaklanan bir iki kişiden biriyim." dedi.

Terörsüz Türkiye ile ilgili temel varsayımların yerli yerine oturması gerektiğini söyleyen Fidan, "Türkiye'de terör eyleminde bulunmayacağım diyerek, terörsüz Türkiye'ye erişmiyorsunuz. Sınırın öbür tarafından on binlerce silahlandırdığı insan dururken ve buradaki niyetinden vazgeçmemişken size karşı, sizin burada terörsüz kalacağınıza inanmanız, bu kendi kendinizi kandırmak olur. Biz örgütten, onun için sadece PKK'nın değil, KCK'nın bütün altındaki bileşenlerin illegaliteden çıkması gerekiyor. Terörsüz Türkiye, terörsüz bölge olarak genişletildi, ifade edildi." diye konuştu.

Fidan bunun aslında hem Kürtlerin hem bölgenin, herkesin lehine bir konu olduğunun altını çizdi.

Dicle Nehrine petrol karıştı

Cizre'de boru hattındaki sızıntı nedeniyle petrol Dicle Nehrine karıştı, ekipler arızayı giderdi

28.03.2026 22:07:00 / Güncelleme: 28.03.2026 23:30:55
İhlas Haber Ajansı
Dicle Nehrine petrol karıştı
Dicle Nehrine petrol karıştı
Şırnak'ın Cizre ilçesinde boru hattındaki sızıntı nedeniyle petrol Dicle Nehri'ne karıştı. Meydana gelen arıza, TPAO ekipleri tarafından giderildi.

Edinilen bilgilere göre, Cizre ilçesi ile Kasrik beldesi arasında kalan bölgeden geçen Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığına (TPAO) ait ham petrol boru hattında henüz belirlenemeyen nedenle yaşanan patlak sonrası çevreye saçılan petrol Dicle Nehri'ne karıştı.



Nehir yüzeyi ham petrolle kaplanırken, çevreye kötü bir koku yayıldı. Durumun bildirilmesi üzerine bölgeye TPAO ve ilgili birimler yönlendirildi. Boru hattındaki petrol akışını kesen ekipler, sızıntının yaşandığı noktada onarım çalışmasını kısa sürede tamamlayarak sızıntıyı giderdi. Belediye ekipleri, söz konusu kirlilik nedeniyle arıtma tesisini geçici olarak durdurup, ilçeye su akışını kesti.



Çocukları ile beraber parkta dolaşırken petrol kokusu aldıklarını belirten Serdar Kerimoğlu, petrol kokusunun nereden geldiğini anlamaya çalışırken nehir üzerinde petrol tabakasını gördüklerini söyledi. Kerimoğlu, "Şu an nehirde neredeyse petrol akıyor. Bu sızıntı canlı varlıklar için de tehlike arz ediyor. Bunun için yetkililerden ricamız bu sızıntının hemen giderilip, nehirde gerekli temizliğin yapılmasıdır" dedi.

Olayla ilgili inceleme başlatıldı.

Sessiz tehlike ağızda başlıyor!


 
Ağız ve diş sağlığının yalnızca diş çürüğü ya da diş kaybı ile sınırlı olmadığını, tüm vücut sağlığınızı doğrudan etkileyen kritik bir öneme sahip olduğunu biliyor muydunuz? “Basit bir diş eti kanaması” denilerek yeterince önemsenmeyen sorunun hayati riske dahi yol açabildiğini?

28.03.2026 14:40:00
MURAT ÇORBACI
Sessiz tehlike ağızda başlıyor!
Sessiz tehlike ağızda başlıyor!

Ağız ve diş sağlığının yalnızca diş çürüğü ya da diş kaybı ile sınırlı olmadığını, tüm vücut sağlığınızı doğrudan etkileyen kritik bir öneme sahip olduğunu biliyor muydunuz? "Basit bir diş eti kanaması" denilerek yeterince önemsenmeyen sorunun hayati riske dahi yol açabildiğini? Hatta kalp krizi riskinin diş etinden başlayabildiğini? Diş Eti Hastalıkları Uzmanı (Periodontolog) Prof. Dr. Ülkü Noyan, özellikle diş eti hastalıklarının kalp ve damar hastalıklarıyla güçlü bir bağlantısı olduğunu belirterek, Alzheimer ve kanser sürecini de olumsuz etkilediğini, buna karşın toplumdaki farkındalığın hala son derece yetersiz olduğunu vurguluyor.

Prof. Dr. Noyan, ağız ve diş sağlığının önemine yönelik çarpıcı bilgiler verdi; alınacak basit ama etkili 7 yöntemi anlattı.
1. Günde en az iki kez, özellikle gece yatmadan önce dişlerinizi fırçalayın.
2. Doğru teknik ve size uygun diş fırçası için mutlaka diş hekiminin önerisini alın.

3. Günde en az bir kez diş ipi ya da arayüz fırçası kullanın. Bakteriler en çok, diş fırçasının ulaşamadığı alanlarda birikir.
4. Ağız kokusunun ve bakterilerin önemli kaynaklarından biri dil yüzeyidir. Bu nedenle mutlaka dilinizi de temizleyin.

5. Ağız gargarasını hekim önerisi olmadan kullamayın. Çünkü gargaralar yararlı bakterileri de yok ederek damar sağlığı için gerekli olan nitrit oksit üretimini azaltabilir. Ayrıca alkollü gargaralar, özellikle sigara kullanan bireylerde kanser riskini artırabilir.

6. Her gün yeterli su için. Tükürük ağız içini koruyan doğal bir savunmadır. Ağız kuruluğu yaşayan bireylerin gün boyunca suyu yudum yudum tüketmesi büyük önem taşır.
7. En az 6 ayda bir mutlaka diş hekimine gidin. Yapılan kontroller, yalnızca diş taşı temizliği değil, zararlı bakterilerin hastalık oluşturacak seviyeye ulaşmasını önlemek için gereklidir. Çünkü temizlik yapılmasından 9-11 hafta sonra zararlı bakteriler çoğalmaya başlar.

Kas gücü azaldıkça beyin gücü de zayıflıyor


 
 
Beyin Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Tolga Turan Dündar, kas gücündeki azalmanın fiziksel performansın yanı sıra bilişsel fonksiyonları da olumsuz etkileyebileceğini belirtti. 

28.03.2026 14:32:00
Haber Merkezi
 Kas gücü azaldıkça beyin gücü de zayıflıyor
 Kas gücü azaldıkça beyin gücü de zayıflıyor

Beyin Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Tolga Turan Dündar, kas gücündeki azalmanın fiziksel performansın yanı sıra bilişsel fonksiyonları da olumsuz etkileyebileceğini belirtti. Dündar, şunları kaydetti: "Kaslarımızı çalıştırdığımızda, kana miyokin adı verilen özel haberci proteinler salgılanıyor. Bunların en ünlüsü BDNF'dir. Bu proteinler, yeni nöronların filizlenmesini ve aralarındaki bağların kök salmasını sağlar. Ancak mesele, kimyasal bir kokteylden ibaret değil. Hareket halindeyken sadece kaslar değil, onları kemiğe bağlayan tendonlar da devreye girer. Tendonlar gerildikçe, beyne yüksek hızda veri paketleri gönderilir.

Araştırmalar, bacak kası kuvvetli bireylerde hipokampus hacminin, yaşıtlarına göre daha geniş olduğunu gösteriyor. Kas kütlesi düştüğünde, beyne giden oksijen ve glikoz dengesi bozulur. Bu da sadece yorgunluğa değil, karar verme mekanizmalarında milisaniyelik gecikmelere neden olur. Kas kütlemizi korumak, kan şekeri dengenizi sağlar.

Kaslarımızın bir diğer faydası olan stabil kan şekeri düzeyleri, gün boyu kesintisiz zihinsel odak demektir. Beynimizi korumak ve potansiyelini zirveye taşımak için sadece kitap okumak veya bulmaca çözmek yetmez. Zihnimizin en keskin olduğu anlar, aslında bedeninizin en dirençli olduğu anların birer yansıması. Hareket, sadece bedenin yer değiştirmesi değil, biyolojimizin kendi kendini iyileştirme ve geliştirme dili. Geleceğimize yatırım yapmamız için harekette kalmamız şart."

Diyarbakır'da 51 kişinin tahliye edildiği binanın, 'orta hasardan az hasara' çevrildiği ileri sürüldü

Diyarbakır'ın merkez Bağlar ilçesinde 51 kişinin, kolonlarında çatlama sesi duyulması üzerine tahliye edilen binanın 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremlerde orta hasardan az hasara çevrildiği öne sürüldü

28.03.2026 13:08:00 / Güncelleme: 28.03.2026 13:12:33
İHA
Diyarbakır'da 51 kişinin tahliye edildiği binanın, 'orta hasardan az hasara' çevrildiği ileri sürüldü
Diyarbakır'da 51 kişinin tahliye edildiği binanın, 'orta hasardan az hasara' çevrildiği ileri sürüldü
Edinilen bilgilere göre, ilçenin Bağcılar Mahallesi 1063. Sokaktaki 6 katlı Habib Apartmanı'nın kolonlarında çatlama sesi duyulması üzerine dün gece 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ihbarda bulunuldu.



İhbar üzerine olay yerine AFAD, polis, Bağlar Belediyesi Afet İşleri Müdürlüğü ve zabıta ekibi yönlendirildi. Ekiplerin yaptıkları inceleme sonucu binada risk durumu olması nedeniyle biri boş, 9 dairedeki 51 vatandaş geçici olarak tahliye edildi.

Binaya şeridi çekilerek, polis ekipleri tarafından güvenlik önlemi aldı. Nihai kararın yapılacak detaylı inceleme sonucu belirleneceği öğrenildi.



Bina sakinlerinden Serhat Kartal, 3 gün önce birinci kattaki komşularının, kolonlardan ses geldiğini, gece yattıklarında duyduklarını söylediğini ifade etti. Kartal, "Bizde bunun üzerine binanın etrafını gezdik, sabah erken binayı dinledik. Dün hepimiz toplanıp Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliğine haber verelim. Hepimizin için rahat olsun, ne olur ne olmaz. Ekip geldi, şu kolonlara baktılar, hasar olduğunu tespit ettiler. Geçici olarak tahliye edildi. Bina sakini 51 kişi tahliye edildi" dedi.



Bina sakini Salih Topsa ise, alt komşularını ses duyduğunu ve herkesi uyardığını dile getirdi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğü ile AFAD'ı aradıklarını aktaran Topsa, "Gelip baktılar, tedbir amaçlı dışarı aldılar. Bugün de gelip bize bilgi verecekler. Depremde bize orta hasar vermiştiler. Orta hasardan az hasara çevirdiler. Gücümüz olmadığı için çıkmadık. İmkanı olan çıktı, ayrıldı. İmkanı olmayanda oturmaya devam etti" diye konuştu.

Tuzla'da kuru yük gemisinde yangın: Çok sayıda ekip sevk edildi

İstanbul'un Tuzla ilçesinde bulunan Kuzey Star Tersanesi'nde demirli kuru yük gemisinde yangın çıktı. Henüz çıkış nedeni belirlenemeyen yangın, kısa sürede büyüyerek geminin bir bölümünü sardı

28.03.2026 04:30:00 / Güncelleme: 28.03.2026 06:11:47
İHA
Tuzla'da kuru yük gemisinde yangın: Çok sayıda ekip sevk edildi
Tuzla'da kuru yük gemisinde yangın: Çok sayıda ekip sevk edildi
İhbar üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye, sağlık ve polis ekibi sevk edildi.



Ekipler, yangını kontrol altına almak için yoğun çaba sarf ederken, tersane çevresinde güvenlik önlemleri artırıldı.



Ekiplerin söndürme ve soğutma çalışmaları sürerken olayla ilgili inceleme başlatıldı.

Diyarbakır'da kolonlarda çatlama sesi duyulan bina boşaltıldı

Diyarbakır'ın merkez Bağlar ilçesinde kolonlarında çatlama sesi duyulan bina tedbir amaçlı olarak boşaltıldı. 51 vatandaş tahliye edildi

28.03.2026 00:30:00 / Güncelleme: 28.03.2026 06:15:06
İHA
Diyarbakır'da kolonlarda çatlama sesi duyulan bina boşaltıldı
Diyarbakır'da kolonlarda çatlama sesi duyulan bina boşaltıldı
Edinilen bilgilere göre, ilçenin Bağcılar Mahallesi 1063. Sokaktaki zemin ile birlikte 6 katlı Habib Apartmanı'nın kolonlarında çatlama sesi duyulması üzerine 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ihbarda bulunuldu.



İhbar üzerine olay yerine AFAD, polis, Bağlar Belediyesi Afet İşleri Müdürlüğü ve zabıta ekibi yönlendirildi. Ekiplerin yaptıkları inceleme sonucu binada risk durumu olması nedeniyle biri boş, 9 dairedeki 51 vatandaş geçici olarak tahliye edildi.



Binaya şeridi çekilerek, polis ekipleri tarafından güvenlik önlemi aldı. Nihai kararın yapılacak detaylı inceleme sonucu belirleneceği öğrenildi.

Darısı bütün sivil örgütlerinin başına...

Memur Sendikaları Konfederasyonu (Memur-Sen), ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarını ABD'nin Ankara Büyükelçiliği önüne siyah çelenk bırakarak protesto etti

27.03.2026 21:49:00 / Güncelleme: 27.03.2026 21:56:31
İhlas Haber Ajansı
Darısı bütün sivil örgütlerinin başına...
Darısı bütün sivil örgütlerinin başına...
Memur Sendikaları Konfederasyonu (Memur-Sen), ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarını ABD'nin Ankara Büyükelçiliği önüne siyah çelenk bırakarak protesto etti.

Memur-Sen tarafından İran ABD ve İsrail savaşı başta olmak üzere bölgede yaşanan çatışmaları protesto etmek üzere ABD Büyükelçiliği önünde basın açıklaması düzenleyerek Siyah Çelenk Bırakma Eylemi gerçekleştirdi.

Büyükelçilik önünde bir araya gelen Memur-Sen üyeleri, 'Savaşa hayır' yazılı yelekler giydi, dövizler taşıdı.

"ABD Büyükelçiliği önüne bırakacağımız siyah çelenk, bir sembolik jest değildir"



Burada bir konuşma gerçekleştiren Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, bir ülkeyi protesto etmek için değil, bir zihniyeti teşhir etmek için toplandıklarını ifade ederek, "ABD Büyükelçiliği önüne bırakacağımız siyah çelenk, bir sembolik jest değildir. O çelenk, bu çağın üzerine çöken karanlığın, çocukların kanıyla büyüyen bir düzenin, demokrasi ve özgürlük söylemiyle süslenmiş bir yıkım siyasetinin ifşa edilmesidir. Çünkü artık açıkça görüyoruz. Bu dünyada savaşlar gerekçelerle başlamıyor, gerekçeler üretilerek başlatılıyor. Ve bugün İran'a yönelen saldırı da böyle bir düzenin devamıdır" açıklamasında bulundu.

Türkiye'nin de içinde bulunduğu coğrafyada hayatını kaybeden kim olursa olsun kendilerinden olduğunu söyleyen Yalçın, karşılarında ABD'nin emperyal aklıyla İsrail'in siyonist hattı olduğunu ve ikisinin yıkım, şiddet ve insan hayatının yok edilmesi noktasında kesiştiğini bildirdi.

Yalçın, buna karşı bütün dünyanın birlik olması gerektiğinin altını çizerek, "Bu zihniyet, 'Ben yaparım. Çünkü güç bende' diyor. Bu noktada mesele artık sadece politika değildir, insanlık meselesidir. Bu manzara karşısında dünyanın bütün iyi insanları bir an önce birleşmeli, güçlü bir hat oluşturmalıdır" diye konuştu.

'Emperyalizm sahaya ateşe atar, siyonist bu ateşi genişletme fırsatına çevirir'



Çocuğa işkence edebilen bir sistemin yalnızca savaş üretmeyeceğini insanlıktan çıkmış bir zihin üreteceğini kaydeden Yalçın, "Burada çok ağır bir gerçekle karşı karşıyayız. Bu zihinde çocukların ölümünü yalnızca kaçınılmaz görmüyorum. Onu sistemin doğal bir parçası olarak görüyorum. Bugün burada yaptığımız budur. Bu aymazlığa, ahlaksızlığa, çirkefliğe isyan ediyoruz. Çünkü susarsak bu düzen büyür. Sessiz kalırsak bu yöntem kalıcı halde gelir. Onun için İran'a yapılan saldırıyı bu çerçevede okumak lazım. Devamında genişleyen ateşi buradan görmek lazım. Bu saldırı bu düzenin sürekliliğidir. Emperyalizm sahaya ateşe atar, siyonist bu ateşi genişletme fırsatına çevirir. Onun için bu süreçte her şey araç haline gelir. Toprak araçtır enerji, araçtır, insan bile araçtır. En acısı çocuklar bile bu kirli savaşın aracı haline gelmiştir" ifadelerine yer verdi.

"Bu sadece bir savaş değil, bir zihniyetin ifşasıdır"

Ortadoğu'da yaşanan savaşın sadece İran'a yönelik bir saldırı olmadığını belirten Yalçın, saldırıların insanı merkeze almayan bir sistemin devamına temsil ettiğini söyleyerek, "Bu sadece bir savaş değil, bu bir zihniyetin ifşasıdır. Bu zihniyeti reddediyoruz. Bugün buraya bırakacağımız siyah çelenk bir yas değil bir kayıptır. Demokrasi adıyla yıkım üreten hiçbir güç masum değildir. Çocukların ölümünü sistematik hale getiren hiçbir makam meşru değildir. İnsanı dışlayan hiçbir düzen kalıcı değildir" değerlendirmesinde bulundu.
Yalçın, konuşmasının ardından konfederasyon üyeleriyle üzerinde 'Savaşa hayır' yazılı siyah çelengi, ABD'nin Ankara Büyükelçiliğinin önüne bıraktı.

Yeni Şafak ve Yusuf Kaplan’a TOKAT Gibi Tepki! BTP'li Mustafa Hayri Ergan "Yeni Şafak neyin peşinde?" diye sordu

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Sekreteri Mustafa Hayri Ergan, Meltem TV ekranlarında Orta Doğu'daki savaş, mezhep tartışmaları ve Türkiye'nin duruşu hakkında çarpıcı değerlendirmelerde bulundu

27.03.2026 14:46:00 / Güncelleme: 27.03.2026 20:54:15
Ahmet Turan Yiğit
Yeni Şafak ve Yusuf Kaplan’a TOKAT Gibi Tepki! BTP'li Mustafa Hayri Ergan "Yeni Şafak neyin peşinde?" diye sordu
Yeni Şafak ve Yusuf Kaplan’a TOKAT Gibi Tepki! BTP'li Mustafa Hayri Ergan "Yeni Şafak neyin peşinde?" diye sordu
Mustafa Hayri Ergan, Meltem TV ekranlarında Orta Doğu'daki savaş, mezhep tartışmaları ve Türkiye'nin duruşu hakkında çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Ergan, Bugün bakıyorum Yeni Şafak yazarı çıkmış işte demiş ki ehli sünnet İslam'ın özüdür, özsuyudur. Şiilik dahil bunun dışındaki bütün oluşumlar bidattır. Sonradan zuhur etmiştir. İslam düşmanları Şia ile ittifak yaparak İslam'ın önünü tıkamaya çalışmaktadır" diyor. Yani şu zamanda böyle bir açıklama nereye hizmet etmektedir? Şimdi bu açıklamanın neye hizmet ettiği çok açık. Yeni Şafak yazarı Yusuf Kaplan yaptı bu açıklamayı. Yani bu da iktidarın amiral gemisi dediğimiz gazetelerden bir tanesi. En büyük destekçisi bunun yazarı. Bu açıklamayı bugün yapıyor. Bu mezhep çatışmasını canlı tutma isteğinin birilerinde var olduğunu gösteriyor. Ya şu an İran, İsrail'le Amerika'yla savaşta. İsrail Amerika'yla savaştayken onun mezhebini sorguluyorsun" dedi.

BTP Genel Sekreteri Mustafa Hayri Ergan'ın açıklamasını izleyin:

Karabük'te valilik konutu tehlike altında: Çatlaklar ilerliyor

Karabük'te inşaat çalışmaları sonrası oluşan çatlak ve yarıkların valilik konutuna doğru ilerlemesi endişe oluştururken, bölgede başlatılan güçlendirme çalışmaları aralıksız sürüyor

27.03.2026 14:40:00 / Güncelleme: 27.03.2026 14:43:12
İHA
Karabük'te valilik konutu tehlike altında: Çatlaklar ilerliyor
Karabük'te valilik konutu tehlike altında: Çatlaklar ilerliyor
Olay, Yeşil Mahalle Taşkent Caddesi'nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, bölgede yürütülen inşaat faaliyetlerinin ardından yolda oluşan çatlaklar zamanla genişleyerek derin yarıklara dönüştü.



Yarıkların valilik konutuna doğru ilerlemesi üzerine yetkililer harekete geçerken, bölgede güvenlik önlemleri artırıldı.



Muhtemel bir riskin önüne geçmek amacıyla güçlendirme ve dolgu çalışmalarına hız verildi.



Öte yandan, çalışmalar kapsamında yol çift yönlü olarak trafiğe kapatıldı.



Ekipler, çatlak ve yarıkların ilerlemesini durdurmak için kontrollü şekilde müdahalelerini sürdürüyor.

Marmaris'te belediyeye rüşvet soruşturması

Muğla'nın Marmaris ilçesinde belediyeye yönelik rüşvet ve usulsüzlük iddiaları kapsamında yürütülen soruşturmada 3 kişi gözaltına alındı

27.03.2026 10:56:00
AA
Marmaris'te belediyeye rüşvet soruşturması
Marmaris'te belediyeye rüşvet soruşturması
Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığınca, belediyede imar ve ruhsat işlemlerinde usulsüzlük yapıldığı ve bazı kamu görevlilerinin bu işlemler karşılığında maddi menfaat sağladığı iddiaları üzerine soruşturma başlatıldı.

Soruşturma kapsamında, belediye içinde belirli yöneticilerin, kendi belirledikleri personel aracılığıyla usulsüz işlemleri yönlendirdiği ve bu süreçten kazanç elde ettiği öne sürüldü.

Güvenlik güçlerince yapılan teknik ve fiziki takip sonucu belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon başlatıldı.

Soruşturma kapsamında, belediye başkan yardımcısı, imar müdürü ve zabıta müdürünün de aralarında bulunduğu bazı şüpheliler hakkında gözaltı kararı verildi. Şüphelilerin ikametleri, iş yerleri ve belediyedeki ofislerinde arama yapıldı.

Polis ekipleri Ö.H, T.D. ve M.K'yi gözaltına aldı.

CHP Muğla Milletvekili Cumhur Uzun belediye önünde gazetecilere yaptığı açıklamada, soruşturmanın münferit bir olay olduğunu söyledi.

Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığının yürütmekte olduğu bir soruşturma çerçevesinde belediye çalışanlarının gözaltına alınıp belediye binasına getirildiğini aktaran Uzun, "Belediye çalışanlarının görevi ile ilgili soruşturmanın derinleştirilmesi ve delillerinin elde edilmesi adına iş yerinde yapılan bir aramadan müteşekkil olduğu bunun dışında ilgili kişinin konutu ve başkaca yerlerde de aramanın bu soruşturma kapsamında yürütülmekte olduğunu belediye ve belediye işleyişi ile ilgili bir konunun olmadığı bilgisi bize şu an itibari ile verildi." dedi.

Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü de soruşturmanın münferit olduğunu belediye başkanı ve yönetimin çalışmalarına devam edeceğini kaydetti.

Öte yandan, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele ekiplerince belediye binasında arama çalışmaları sürdürülürken, çevik kuvvet ekiplerince de bina çevresinde güvenlik önlemi alındı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.