logo
23 HAZİRAN 2026

Diyarbakır'da tarihi kongre

BTP Diyarbakır İl Başkanlığı Sur ve Bağlar ilçesini birbirine bağlayan Yenişehir ilçesinde görkemli bir kongreye imza attı. Kongrede BTP lideri Prof. Dr. Haydar Baş da sinevizyon aracılığıyla önemli mesajlar verdi

06.04.2016 00:00:00
 YENİ MESAJ / DİYARBAKIR
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Diyarbakır İl Başkanlığı Sur ve Bağlar ilçesini birbirine bağlayan Yenişehir ilçesinde görkemli bir kongreye imza attı. Kongreye çok sayıda vatandaş ilgi gösterirken, BTP lideri Prof. Dr. Haydar Baş da sinevizyon aracılığıyla önemli mesajlar verdi. Kongreye ayrıca, BTP MYK üyesi ve bölge müfettişi Alaaddin Özkar, MYK üyesi Muzaffer Yağmur, İl müfettişi Bayram Kavak da katıldılar. 
Kongrenin açılış ve selamlama konuşmasını yapan İl Başkanı Eyyüp Aslan, ülkemizin ve dünyanın içinde bulunduğu kaos ortamında tek çözümün Prof. Dr. Haydar Baş ve kadrosu olduğu vurgusunu yaparak, konuşmaların ve sunumların can kulağıyla izlenmesini istedi.
BTP, Türkiye'nin her tarafında
teşkilatı olan bir partidir
Kürsüye ilk çıkan BTP MYK üyesi Muzaffer Yağmur, "Şuan Bağımsız Türkiye Partisi önümüzdeki seçimlere hazır ve Türkiye'nin her tarafında teşkilatı olan büyük bir partidir" diye başladığı konuşmasını şöyle sürdürdü: "Ne yazık ki medya bildiğiniz gibi Bağımsız Türkiye Partisi'nin bu gidişini bir şekilde gölgelemeye çalışıyor. Şuan burada Diyarbakır'da Haydar Baş Bey'in evi olan Diyarbakır teşkilatının yapacakları çalışmalar; hocamızın fikirlerini Milli Ekonomi Modeli'ni, Ehl-i Beyt külliyatını her yere aktarmak, insanlara taşımak birinci elden ulaştıracak ekip olduğu için de onlara çok büyük görev düşüyor. Bu konuda Diyarbakır İl Teşkilatı başta Şeyhmus ve Eyyüp başkanlarım olmak üzere çok büyük hizmetlere imza atmışlardır. Diyarbakır'ın her tarafında gezdiğimiz zaman bunu görüyoruz, onları tebrik ediyorum."
Gelecek günler daha kötü olacak
Daha sonra söz alan İl Müfettişi Bayram Kavak selamlama konuşmasının ardından, "Ülkemizin geldiği bu noktada bütün bu yaşananlar, yirmi otuz sene öncesinden Prof. Dr. Haydar Baş hocamızın bahsettiği olaylardır. Şimdi bir bir hepsi ortaya çıktı. Zaman onu hep haklı çıkardı" dedi. "Fakat bu haklı çıkarma Türk milletinin lehine olmadı, buradaki insanların lehine olmadı" diyen kavak konuşmasını şöyle sürdürdü: "O, yaşanacak kötü bir kaderden bahsetti ama insanlar onu anlamadı. İnsanlar, 'siz komplo teorisi kuruyorsunuz böyle bir şey olamayacak, buralar güllük gülistanlık, bize bir şey olmaz' dediler fakat zaman başta hocamızı ve Bağımsız Türkiye kadrolarını haklı çıkardı.
Artık bu anlayışı terk edip önümüze çıkacak müjdeli günleri yaşamak için Genel Başkanımızı anlamamız lazım. Öncelikle şunu ifade edeyim, Genel Başkanımız Prof. Dr. Haydar Baş, konuştuğu her cümleyi boşuna söylemez. Onun her konuşmasında bir hikmet vardır. Ben onu 25 senedir tanırım, her söylediği bir zaman sonra önümüze mutlaka çıkar. Yakın zamanda iki seçim geçirdik. Bu bölgede yaşanacak olan sıkıntılardan bahsettiğimizde bize kulak asmadılar ve bu kader artık kaçınılmaz hale geldi ve korkarım ki hala bir uyanma söz konusu olmadığı için bu kötü netice daha da katlanarak ilerleyecektir. Yani şunu unutmayalım; yarınımız bugünden daha iyi olmayacak daha da kötü olacak, daha kötü olacak, daha kötü olacak. Ne zamana kadar? Ta ki Prof. Dr. Haydar Baş hocamızı anlayana kadar."
Sinevizyon gösterimine büyük ilgi
Diyarbakırlıların yoğun ilgiyle izlediği 20 dakikalık sinevizyon gösteriminde BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli anlatıldı. Birçok devletin bilim adamlarının Milli Ekonomi Modeli hakkındaki görüşlerine de yer verilen sinevizyonda vatandaşlık maaşı, doğum ikramiyesi ve asgari ücret gibi projelerin nasıl hayata geçirileceği anlatıldı. Sinevizyonda ayrıca Prof. Dr. Haydar Baş'ın Rus Meclisi Duma'da yaptığı tarihi konuşmadan bazı bölümler ve Rusların "Ne Mutlu Türküm Diyene" sözleri de gösterildi. 
Sinevizyon gösteriminin ardından delegeler oy kullanmak üzere sandık başına gitti.
Diyarbakır'ın özel bir yeri var
Delegelerin oylarını kullanmalarının ardından BTP MYK üyesi Alaaddin Özkar konuşmasını yapmak üzere kürsüye davet edildi. Diyarbakır'ın 6. Olağan Kongresinin milletimiz adına, nefsimiz adına ve Diyarbakır halkı adına hayırlara vesile olmasını dileyen Özkar, konuşmasına "Diyarbakır'ın benim gönlümde özel yeri vardır" cümlesiyle başladı.
Özkar "Buraya geldiğim zaman ne hikmetse ayrı bir haz duyuyorum çünkü insanlık burası, medeniyetin beşiği burası, tarihte peygamberlerin gezdiği yer burası, Selahattin Eyyubi'nin at koşturduğu yer burası" dedi. 
Bölgeyle ilgili bir hatırasını anlatan Özkar, "Bir gün Şırnak'ta, Gabar'da misafir olduğum bir evde insanların sıcaklığına şahit oldum. Misafir olduğum hane halkı, dışarı çıkmak, abdest almak için müsaade istediğimizde gencinden yaşlısına hepsi birden ayağa kalkıyor, 65 yaşındaki hane sahibi amcamız bir elinde havlu bir elinde ibrikle seni bekliyor, odaya giriyorsun hepsi birden ayağa kalkıyor seni ayakta karşılıyor. İşte böyle farklı bir bölge yahu bu medeniyet nerede var. Bizim medeniyetimiz hiçbir yerde yok fakat bizi ne hale getirdiler.
Şuan ülkemiz ne halde Müslüman'ın Müslüman'ı vurduğu etnik milliyetçiliğin ön plana çıkarıldığı Alevilik Sünnilik davasının körüklendiği bir hal aldık" ifadelerini kullandı. 
Bu millet kendisinden olanı seçmek zorundadır
Özkar konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bunu kimler yaptı! 13 yılda ne hale geldik. Dış politikada bütün ülkelere düşman olduk. Ben Suriye'ye 10 km'lik uzaklıkta oturuyorum. Çıplak gözle Suriye'nin köylerini görüyorum ve Suriye'ye sık sık gidip gelen bir insanım. Bir devlet, insanının inancıyla uğraşmıyorsa o devletle senin bir işin yoktur. Orda bazı camilerde gece gündüz Kur'an okunur. İslam inancına göre ticaret yapılır, isteyen de gider Halep'in başka bir semtinde içki içer. Devlet bir şeye karışmazdı. Bizim ülkeden bir farkı yoktu yani. Suriye'yi bu hale biz getirdik, bu hükümet getirdi. Esad'ı devirmek adına Suriye'yi bu hale bu hükümet getirdi. Bugün oradaki terör döndü bizi vuruyor.
Genel Başkanımız o zaman ne dedi 'Şam'ın düşmesi Ankara'nın düşmesi demektir, Suriye'nin bölünmesi Türkiye'nin bölünmesidir.'" 
Suriye'ye girmek için fetvalar verdiler
BTP sevdalılarına bir hatırlatma yapan Özkar, "Fakat Türkiye'de cüppelisi, sarıklısı, o'su, bu'su Suriye'ye girmeyi meşru göstermek için fetvalar verdi. Ben Suriyelilerle iç içe yaşıyorum. Suriye'den kaçan bir genç, tavukçu dükkanı açmış. Altı yedi tane de eleman yanında çalışıyor inanır mısınız cüppelinin öldürülmesine fetva verdiği bu Suriyeli, Cuma namazı vakti işlerin en yoğun olduğu saatte dükkanını kapatarak küçük çocuğuna varıncaya kadar Cuma namazına gidiyor. Benim Sünni kardeşim tavukçu da tavuğunu satıyor, fırıncı küreğini sallıyor, galerici galerisinde oturuyor cumaya gitmiyor. Cumaya gitmeyenlerin cumaya gidenleri öldürmeleri hak gibi gösteriliyor. Allahın haram dediği her şeyi yapıyor bu hükümet. Faiz doğal hale geldi, zina serbet oldu, besmeleyle kilise evi açıldı. Bu millettin bereketi mi kalır, bu millettin doğruyu yanlışı ayırma kabiliyeti mi kalır! Tüm sorunlardan kurtulmak için bu millet kendisiyle beraber olanı seçmek zorundadır. Bu ülkede Kürdü, Lazı, Çerkezi, Arabı, Acemi bir bilek bir yürek yapacak  tek irade Prof. Dr. Haydar Baş ve Bağımsız Türkiye Partisi'dir" şeklinde konuştu.
Sorunların sebebi Haydar Baş'ı gizlemeleridir
Sayın Özkar'ın konuşmasının ardından yapılan oy sayımında Eyyüp Aslan'dan bayrağı devralan Şeyhmus Elçi Diyarbakır İl Başkanı oldu. Kürsüye gelen Şeyhmus Elçi selamlama ve teşekkürün ardından ülkemizde ve dünyada yaşanan sorunların temel kaynağının Prof. Dr. Haydar Baş'ı setretmekten ibaret olduğunu dile getirdi.
"Kıymetli misafirler, bağımsızlık sevdalıları? Burada anlatılan meseleleri, sinevizyon sunumundaki gösterilen konuları başka hiçbir TV kanalında, basın yayın organında duydunuz mu?" sorusuyla konuşmasına başlayan Elçi, "hayır" karşılığını aldı. Elçi konuşmasını şöyle sürdürdü: "Rusya'da dağıtılan vatandaşlık maaşının, 15 bin dolar doğum ikramiyesinin Prof. Dr. Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli'nden verildiğini duydunuz mu? Hayır. Müthiş bir karartma operasyonu var ülkemizde. Bu karartmayı da yine milletimizi kullanarak hayata geçiriyorlar. Millet bilerek ya da bilmeyerek bu karartmaya ortak olarak kendisine sağlanacak imkanlardan oluyor. Millet kaybediyor ve millet kendisini kullananları, kaynaklarını sömürenleri yok pahasına peşkeş çeken Meclis'teki partileri baş göz ediyor.
Silvan ve Sur'da tarihi arka planı görmek lazım
Bakın dünya üzerinde her tarafta kan var gözyaşı var. Analar ağlamasın denildi, analar ağlıyor hem de Ortadoğu ve İslam ülkelerinde analar ağlıyor. Ama İslam coğrafyasına baktığımızda müthiş kaynaklar var. Bu bağlamda Diyarbakır'a baktığımızda ne buyurdular meclise giren partiler 'Avrupa Birliği'nin yolu Diyarbakır'dan geçer', bir diğeri de 'Diyarbakır bölgenin bir merkez olabilir, yıldız şehir olabilir' dedi. Gördük yıldız şehrin nasıl olduğunu.
Geliyoruz Diyarbakır'ın Sur ilçesinde, Silvan ilçesinde seçimlerde 6 ay önce bir dizi çalışmalar yaptık, halkımızı uyardık dedik ki; Genel Başkanımız setrediliyor, Genel Başkanımız iktidar olmazsa bir gecede Diyarbakır'ı karıştıracaklar. Silvan ve Sur'daki olayların tarihi arka planı var. Mustafa Kemal 1916'da Silvan ilçesine geliyor bir yıl burada ikamet ediyor Silvan'da Atatürk'ün evi var. 16. Kolordu komutanlığı döneminde burada müthiş icraatlara imza atıyor, birliği tesis ediyor. Silvanlı Kürt âlim şeyh Selim Efendi'nin 14 yaşından büyük talebeleriyle, Sadık Üstün, Mehmet Budak dönemin müftüsü Abdurahman el Hüseyni ve birçok Silvanlı, Kulp'lu ve Hazrolu gençlerle Rus kılığına girmiş Ermeni çetelerini kulp ovasında etkisiz hale getiriyor. Doğu Kafkas cephesini savaşmadan kapatıyor. 1917 yılında Sur ilçesinde bugün hazreti Süleyman diye anılan caminin üst kısmında Mustafa Kemal'in evi vardır, şuan müze.
1917 yılında da bir yıl burada kalıyor 2. Ordu komutanlığını kuruyor. 1. Dünya Savaşı'na çıkarmalar yapıyor, halkın birliğini tesis ediyor. İzmir'de hükümet konağına İngiliz ve Yunan bayrakları asılmış o dönemde. O bayrakları indirip Türk bayrağını göndere çeken Mustafa Kemal'le beraber savaşan Kürt Reşo'dur. Bir Kürt yapıyor bunu. Şimdi o günlerden bugüne bakarsak yeni bir Atatürk'ün Diyarbakır'a gelmesi gerekiyor. İşte o Atatürk, hoca Atatürk Prof. Dr. Haydar Baş Bey'dir.
O yüzden bu bölgede insanların Haydar Baş Bey'in arkasında olmaması için fitneler zuhur ediliyor. Şuana kadar 100 yıl içerisinde 2 insan hakkında müthiş iftira ve karalama kampanyası başlatılmıştır. Biri Mustafa Kemal Atatürk diğeri Prof. Dr. Haydar Baş'tır. Özelikle bu fitneleri de İslami cihetten olan insanlar hayata geçiriyor. Genel başkanımız hakkında ekilen fitneler, milletimizi, Diyarbakırlıları haklarından, kaynaklarından etme, liderinden uzak tutma mantıklıdır."
Diyarbakır'ın her ilçesinde bir maden var
Konuşmasına Prof. Dr. Haydar Baş'ın sözlerini hatırlatarak devam eden Elçi, "Genel başkanımız 'Türkiye'de 3 katrilyon dolarlık yer altında servetimiz var' dedi. Bakın ülkemizin her ilinde bir maden rezervi var ancak Diyarbakır'da her ilçede farklı maden rezervleri mevcut. Şura Karacadağ, buradan Diyarbakır'a varıncaya kadar titanyum var, petrol var, asfaltit var, taşı toprağı altın Diyarbakır'ın. Ergani ilçesi Güney Kırtepe'de 1405 metrede 28 graviteli dünyanın en kaliteli petrolü çıkarılıyor. Lice ilçemizin mermer köyünde, geçen bombanın patladığı yer. 35 yıldır orada petrol çıkarılıyor.
Bakın Genel Başkanımız ne buyurdu! 1500 sene yetecek kadar kaynağımız var demişti. Bu kaynağa üşüşenler hocamızı ekranlarda gösterir mi, tabi ki setredecekler. '5000 TL asgari ücret vereceğim' dedi. Biz millet olarak ağzımızı kıvırdık kendimizi 5000 TL'ye layık görmedik. Sen kendini layık görmezsen elinden bütün imkânları alırlar, seni 500 TL'ye mahkûm ve muhtaç ederler.
Sen devlet olarak vatandaşlarına 5000 TL verirsen Sur ilçesinde, Silvan'da bu olaylar tezahür eder miydi? Mümkün değil. Bakın, ülkemizde sadece bir maden rezervinden bahsedeyim, toryum 360 trilyon değerinde. Toryumumuz var 77 milyonun tamamına 935 ay boyunca 5000 TL dağıtırız. Bu kaynaklar yabancılara peşkeş çekildi. İşte Haydar Hoca bu sülüklere dur dediği içindir tüm bu setretme ve iftiralar. 
Bugünle 1400 sene öncesi aynı
1400 sene önce Muhammed Mustafa (s.a.v.) Allah'ın emriyle meydana çıktığında insanlar 300 küsur tanrıya tapıyor? Yol tanrısı, kervan tanrısı, para tanrısı, şu tanrı bu tanrı? Helvadan, tunçtan, demirden, keresteden yapılan tanrılara tapıyorlar. Bu tanrıları birkaç aile üretiyor, satıyor para kazanıyor. Acıktıkların da ise bu tanrıları yiyorlar, satıyorlar. Şimdi Muhammed Mustafa'nın bir tek Allah'ını kabul eder mi, insanları sömüren birkaç aileden ibaret topluluk? Tabi ki onunla mücadele edecekler, karalayacaklar hatta suikast bile düzenlediler. 
Şimdi bugüne gelelim. 1 ton odun kaç para bilen var mı? Adam Amerika'da 1.5 ton çam ağacını kesiyor 875 TL maliyeti. Kağıda dönüştürüyor, mürekkeple boyayıp 50 milyar doları çantasına koyup gelip, madenlerimizi topraklarımızı kağıtla mürekkeple ele geçiriyor. İşte Haydar Hocamız bu sömürüye dur diyor. Ülkemizi sömürenler hocamızı ekranlarında gösterirler mi? 1400 sene önce hak ile batılın savaşı neyse bugün de aynısı yaşanıyor.
Bu manada hepimize çok görevler düşüyor bu haksızlığa dur demek zorundayız. Hepimizin hocamızın safında safımızı alarak bu mücadeleye kayıtsız kalmamamız lazım. Bakın Prof. Dr. Haydar Baş'ın setredilişi, bu millettin yok oluşuna da vesiledir. Sizleri vatancüda edecekler" dedi.

Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez


 
Modern yaşamın yol açtığı düzensiz uyku alışkanlıkları, sigara, yoğun stres, sağlıksız beslenme, hareketsizlik, kronik hastalıklar ve aşırı kafein tüketimi gibi etkenler kalp sağlığını olumsuz etkiliyor.
 

23.06.2026 14:36:00
MURAT ÇORBACI
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez

Özellikle son yıllarda giderek yaygınlaşan uykusuzluk sorunu, kalp ritminde bozulmalara ve çarpıntı şikayetlerine zemin hazırlayabiliyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, çoğu zaman önemsenmeyen uyku apnesi ve horlama problemlerinin de uzun vadede ciddi ritim bozukluklarına yol açabildiğini belirterek, "Kalp çarpıntısı, günümüzde yalnızca yetişkinlerde değil, gençlerde hatta çocuk yaş grubunda da daha sık görülüyor. Bilimsel çalışmalar; uyku düzenindeki bozuklukların, uyku apnesi ve horlama gibi sorunların kalp ritmini olumsuz etkileyebildiğini gösteriyor. Kalp çarpıntısı bazı durumlarda müdahale gerektiren önemli ritim bozukluklarının habercisi olabiliyor" dedi. Prof. Dr. Hayıroğlu, kalp çarpıntısında ihmale gelmez 8 sinyali anlattı.

Göğüs ağrısı

Kalp çarpıntısıyla birlikte göğüste baskı, sıkışma ya da ağrı hissedilmesi kalp-damar hastalıklarının habercisi olabiliyor. Özellikle ağrının kola, sırta veya çeneye yayılması riskli durumlara işaret edebiliyor.

Nefes darlığı

Çarpıntıyla birlikte nefes almakta zorlanılması, kalbin yeterince verimli çalışamadığını gösterebiliyor. Merdiven çıkarken ya da kısa yürüyüşlerde bile nefes nefese kalınması dikkat gerektiriyor.

Baş dönmesi ve bayılma hissi

Kalp ritmindeki bozukluklar beyne giden kan akışını etkileyebiliyor. Bu nedenle çarpıntıyla birlikte baş dönmesi, göz kararması ya da bayılma hissi yaşanması durumunda kardiyoloji uzmanına başvurmakta fayda var.

Soğuk terleme

Aniden başlayan yoğun terleme bazı kalp problemlerinde görülebiliyor. Özellikle çarpıntıyla birlikte gelişen soğuk terleme acil değerlendirme gerektirebiliyor.

Halsizlik ve aşırı yorgunluk

Kişinin kendini normalden çok daha yorgun hissetmesi, günlük aktivitelerde bile zorlanması kalbin düzensiz çalıştığını düşündürebiliyor. Bu nedenle herhangi bir aktivite olmadan ortaya çıkan halsizlik ve aşırı yorgunluk şikayetlerini ihmal etmemek gerekiyor.

Nabzın düzensiz hissedilmesi

Kalbin bazen çok hızlı, bazen de düzensiz atıyormuş gibi hissedilmesi ritim bozukluklarının işareti olabiliyor. Prof. Dr. Hayıroğlu, özellikle sık tekrar eden düzensizliklerde kontrolün şart olduğunu belirtiyor.

Çarpıntının uzun sürmesi

Birkaç saniyelik kısa çarpıntılar çoğu zaman geçici nedenlerden kaynaklanabiliyor. Ancak dakikalarca süren ya da sık sık tekrarlayan çarpıntılar ileri inceleme gerektirebiliyor.

Dinlenirken ortaya çıkması

Egzersiz ya da heyecan olmadan, özellikle istirahat halinde gelişen çarpıntıların, bazı kalp ritim bozukluklarına işaret edebildiğini belirten Prof. Dr. Hayıroğlu, bu durumda mutlaka doktora başvurulması gerektiğini söylüyor.

Tedavisi kolaylaştı

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, günümüzde teknoloji ve tıp alanındaki hızlı gelişmeler sayesinde kalp ritim bozukluklarına çok daha erken ve doğru şekilde tanı konulabildiğini belirtti.

Van'da kahreden kaza: 1 şehit

Van-Erciş kara yolunda meydana gelen trafik kazasında 1 jandarma personeli şehit oldu, 5 kişi yaralandı

23.06.2026 14:00:00 / Güncelleme: 23.06.2026 14:02:45
Haber Merkezi
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'ın Erciş ilçesinde Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğu trafik kazasında 3'ü jandarma personeli 5 kişi yaralandı.

Van-Erciş kara yolunda sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 06 DJA 494 plakalı hafif ticari araç, jandarma personelinin bulunduğu araca arkadan çarptı.

Çevredekilerin haber vermesi üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık, polis, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Kazada yaralanan 3 jandarma personeli ile hafif ticari araçta bulunan 2 kişi, ambulanslarla Erciş Şehit Rıdvan Çevik Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Bir süre trafiğe kapanan yol, araçların kaldırılması ve incelemelerin tamamlanmasının ardından geçişlere açıldı.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, kazada Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğunu açıkladı.

Şehit olan jandarma personelinin Adana nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenildi.

6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden sahte fatura ve hayali ihracat işlemlerinin yapıldığının tespit edilmesi üzerine düzenlenen operasyonda, 6 şirkete el konulduğunu, 10 şirkete kayyum atandığını, 27 zanlı hakkında adli işlem başlatıldığını bildirdi

23.06.2026 12:00:00
AA
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada,  suç, kaçakçılık, vergi usulsüzlükleri ve kamu kurumlarını hedef alan nitelikli dolandırıcılıkla mücadeleyi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, İçişleri, Hazine ve Maliye, Ticaret, Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlıklarıyla eş güdüm içinde kararlılıkla sürdürdüklerini vurguladı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul Jandarma Komutanlığı, Vergi Denetim Kurulu, MASAK, Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü, EPDK ve TMSF ile koordineli şekilde önemli bir operasyon gerçekleştirdiklerini belirten Gürlek, şunları kaydetti:

"Soruşturma kapsamında, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden yıllık yaklaşık 350-400 bin ton LPG ithalatı gerçekleştirildiği, doğan ÖTV ve KDV yükümlülüklerinin sahte fatura organizasyonu ve hayali ihracat işlemleriyle bertaraf edilmeye çalışıldığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda bu sabah İstanbul, Ankara, Bursa, Kırıkkale, Kırşehir, Mardin, Konya, Hatay ve Niğde illerinde eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, toplam 6 şirkete el konulmuş, 10 şirkete kayyum atanmış, 27 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmıştır. Devletimizin vergi güvenliğini, ekonomik düzenini ve kamu kaynaklarını hedef alan hiçbir organize yapıya müsamaha göstermeyeceğiz. Suçtan elde edilen gelirlerin izini sürecek, sahte fatura ve hayali ihracat düzenekleriyle kamu zararına sebep olan yapılara karşı hukuki süreçleri kararlılıkla işleteceğiz."

Gürlek, soruşturma ve operasyon sürecinde görev alan kurum ve kamu görevlilerine teşekkür etti.

AVM'de racon kesenler enselendi


 
Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

23.06.2026 10:54:00
HABER MERKEZİ/AA
AVM'de racon kesenler enselendi
AVM'de racon kesenler enselendi

Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında hakkında soruşturma başlatılan Ferhat A. ve 5 şüpheliyle ilgili gözaltı kararı, arama ve el koyma talimatı vermişti.

Bugün düzenlenen operasyonla Ferhat A, Ergin V, Seyit Ahmet A, Mustafa G, Eyüp V. ve Yusuf Y. gözaltına alındı.

Zanlılar, sağlık kontrolünün ardından emniyete götürüldü.

Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı

Samsun merkezli 7 ilde yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 67 şüpheli gözaltına alındı.

23.06.2026 10:01:00
İhlas Haber Ajansı
Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı
Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı
Samsun merkezli 7 ilde yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 67 şüpheli gözaltına alındı.

Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, Samsun İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından sabah saatlerinde geniş çaplı operasyon gerçekleştirildi. Samsun merkezli olmak üzere toplam 7 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlara Özel Harekat Şube Müdürlüğü ekipleri de destek verdi.



Haklarında gözaltı kararı bulunan şüphelilerin adreslerine yapılan baskınlarda çok sayıda kişi yakalanarak gözaltına alındı. Operasyonda toplam 67 şüphelinin gözaltına alındığı öğrenildi.



Şüphelilerin yasa dışı bahis organizasyonu içerisinde faaliyet gösterdikleri iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında emniyetteki işlemlerinin sürdüğü belirtildi. Operasyon kapsamında adreslerde yapılan aramalarda ele geçirilen dijital materyal ve diğer delillerin incelenmek üzere el konuldu.

Olayla ilgili soruşturma Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde sürdürülüyor.

Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru eğitimcilerin Ankara’da başlattığı açlık grevi eylemi 8. gününe girdi

22.06.2026 21:30:00
Haber Merkezi
Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!
Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru eğitimcilerin Ankara'da başlattığı açlık grevi eylemi 8. gününe girdi.

15 Haziran'dan bu yana taban maaş, güvenceli çalışma hakları ve mülakatların kaldırılması talebiyle direnen öğretmenler, sağlık sorunlarına ve polis müdahalelerine rağmen eylemlerini kararlılıkla sürdürüyor.

Öğretmenlerin Hayati Mücadelesinde 8. Gün: Sağlık Durumları Kritik, Direniş Sürüyor

Ankara'da Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası genel merkezi önünde nöbet tutan öğretmenlerin açlık grevi eylemi birinci haftasını geride bırakarak 8. gününe ulaştı.

Günlerdir yalnızca su, şeker ve B12 vitaminiyle beslenen eğitimcilerin sağlık durumları giderek kritik bir aşamaya evriliyor. Süreç içerisinde ciddi sağlık sorunları yaşayan bazı öğretmenlerin hastaneye kaldırıldığı öğrenildi.

Talepler Net: "Taban Maaş ve Güvenceli Çalışma"



Özel kurumlarda çalışan ve ataması yapılmayan öğretmenler, yaşam standartlarının iyileştirilmesi ve mesleki onurlarının korunması için şu temel talepleri öne sürüyor:

Özel sektördeki eğitim emekçileri için taban maaş uygulamasının yeniden yasal koruma altına alınması.

Atamalarda adaletsizliğe yol açtığı belirtilen mülakat sisteminin son bulması ve verilen sözlerin tutulması.
Kısa süreli sözleşme dayatmalarına son verilmesi ve eksiksiz sigorta primi yatırılması.

Baskı ve Engellemelere Rağmen Geri Adım Yok

Eylemin başından bu yana öğretmenler pek çok kez emniyet güçlerinin sert müdahaleleriyle karşı karşıya kaldı. Geçtiğimiz günlerde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde açıklama yapmak isteyen 9 öğretmen gözaltına alınmış ve saatler sonra serbest bırakılmıştı.

Son olarak Ankara Kızılay'daki Madenci Anıtı'na yürümek isteyen eğitimcilerin önü polis barikatlarıyla kesildi ve öğretmenler biber gazlı müdahaleye maruz kaldı. İstanbul Taksim'de TÖZOK önünde destek eylemi yapan öğretmenlere de müdahale edilerek gözaltılar gerçekleştirildi.

Siyasi partilerin, demokratik kitle örgütlerinin ve sendikaların ziyaret ederek destek verdiği öğretmenler, "Milli Eğitim Komisyonu Toplansın" çağrısını yineleyerek talepleri karşılanana kadar Ankara'daki nöbet alanını terk etmeyeceklerini vurguluyor.

Tablo vahim!

76 ilde düzenlenen operasyonlarda 1 ton 707 kilo uyuşturucu madde ile 2 milyonun üzerinde hap ele geçirildi

22.06.2026 21:10:00 / Güncelleme: 22.06.2026 21:17:41
İhlas Haber Ajansı
Tablo vahim!
Tablo vahim!
İçişleri Bakanlığı, 76 ilde uyuşturucu madde satıcılarına yönelik polis ekiplerince düzenlenen operasyonlar sonucu 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildiğini bildirdi.

İçişleri Bakanlığı, İl Emniyet Müdürlükleri tarafından 76 ilde uyuşturucu madde satıcılarına yönelik düzenlenen operasyonlarda 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildiğini, operasyonlar kapsamında bin 926 şüphelinin yakalandığını açıkladı.



Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "76 ilde 'uyuşturucu madde satıcılarına' yönelik polisimiz tarafından son 2 haftada düzenlenen operasyonlarda; 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildi, bin 926 şüpheli yakalandı.

Şüphelilerden; 976'sı tutuklandı, 376'sı hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğerlerinin işlemleri devam ediyor. Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüklerince toplam 76 ilde 2 bin 889 ekip, 5 bin 455 personel, 25 hava aracı ve 53 narkotik dedektör köpeğinin katılımıyla operasyonlar düzenlendi.

Gençlerimizin geleceğini, ailelerimizin huzurunu ve toplumumuzun güvenliğini hedef alan zehir tacirlerine asla fırsat vermiyor, uyuşturucuya yönelik operasyonlarımızı kesintisiz şekilde sürdürüyoruz. Kahraman polislerimizi, Başkanlığımızı, Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz" ifadelerine yer verdi.

12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu

Adalet sisteminde süreçleri hızlandıracak ve yargılamaları makul sürede tamamlayacak 30 maddelik 12. Yargı Paketi kanun teklifi, AK Parti tarafından Meclis Başkanlığına resmen teslim edildi

22.06.2026 16:10:00
Haber Merkezi
12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu
12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu
Kamuoyunun uzun süredir merakla beklediği, yargı süreçlerini hızlandırmayı ve usul ekonomisini güçlendirmeyi amaçlayan 12. Yargı Paketi, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunuldu. AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu ile milletvekilleri Murat Alparslan ve Nurettin Alan'ın düzenlediği ortak basın toplantısıyla duyurulan 30 maddelik yeni kanun teklifi, yargı sisteminde köklü ve radikal değişiklikler içeriyor.

Milyonlarca mahkum ve mahkum yakınının gözü kulağı olan genel af ya da infaz indirimi gibi beklentiler ise bu paketin kapsamında yer almadı. Teklif, ağırlıklı olarak yargının etkin ve verimli işlemesine odaklanıyor.


12. Yargı Paketi'nde neler var? İşte öne çıkan maddeler


Meclis Başkanlığına sunulan yeni yargı paketinde öne çıkan ve vatandaşların günlük hayatı ile adalet sistemini doğrudan etkileyecek kritik düzenlemeler şunlar:

Duruşmalar Arası Süre Kısalıyor: Hukuk yargılamalarında süreçlerin uzamasını önlemek amacıyla iki duruşma arasındaki süre 3 aydan fazla olamayacak. Bilirkişi incelemesi veya istinabe gibi zorunlu hallerde hakim gerekçesini belirterek bu süreyi uzatabilecek.

İdari Alacaklarda "Önce İdareye Başvuru" Zorunluluğu: Adli yargı kararıyla idareden alınacak para, vekalet ücreti ve yargılama giderleri için doğrudan icra takibi başlatılamayacak. Alacaklılar önce idareye yazılı başvuruda bulunup IBAN bildirmek zorunda olacak. İdare 1 ay içinde ödeme yapmazsa icra takibi açılabilecek.

Miras Davalarında Yeni Dönem (İzale-i Şuyu): Ortaklığın giderilmesi davalarında suistimalleri engellemek için miras kalan taşınmazların satışında birinci açık artırma sadece mirasçılar arasında yapılacak. Bu ihalede açılış muhammen bedelin yüzde yüzü üzerinden olacak, alıcı çıkmazsa ihale herkese açık ikinci aşamaya geçecek.

e-Duruşma Kapsamı Genişletiliyor: Bilişim teknolojilerinin etkin kullanımı amacıyla hukuk davalarındaki ön inceleme duruşmaları da e-Duruşma (ses ve görüntü nakli) sistemiyle yapılabilecek.

Gereksiz Bilirkişi Raporlarına Ceza: Hakimlik ve savcılık mesleğinin gerektirdiği temel hukuki bilgiyle çözülebilecek konularda uzman olmadığı halde bilirkişiye başvurulması açıkça disiplin yaptırımına bağlanacak.

Yargıtay'ın Bozma Yetkisine Sınır: İlk derece mahkemelerinin sadece görevsizlik veya yetkisizlik kararı vermesi durumunda Yargıtay doğrudan bozma kararı veremeyecek.

İdari Yargıda Tek Hakim Yetkisi Artıyor: İdare mahkemelerinde heyet yerine tek hakimle çözülecek davaların sınırı genişletiliyor. Öğrenci disiplin, yurt, burs işlemleri ile memurların geçici görevlendirme, lojman ve yolluk davaları gibi uyuşmazlıklar tek hakim tarafından hızla karara bağlanacak.

Noterlik İşlemleri Dijitalleşiyor: Mahkeme veya savcılıklar noterlik evrakı talep ettiğinde noterler evrakı elektronik ortamda tarayıp güvenli elektronik imza ile gönderecek. Bu işlemlerden hiçbir ücret alınmayacak.


İnfaz düzenlemesi ve IBAN kiralama durumu


Kamuoyunda sıkça tartışılan infaz düzenlemesi, af veya denetimli serbestlik gibi maddelerin 12. Yargı Paketi içerisinde yer almadığı netleşti. Son ana kadar pakete eklenmesi beklenen, hesaplarını başkalarına kullandıran kişilere yönelik "IBAN mağdurları düzenlemesi" ise açıklanan nihai 30 maddelik teklif metninde yer bulmadı.

Meclis Başkanlığına sunulan tasarı, önümüzdeki günlerde TBMM Adalet Komisyonu'nda görüşülmeye başlanacak. Komisyondaki kabulün ardından TBMM Genel Kurulu'na sevk edilecek olan paketin, adli tatil öncesinde yasalaşarak Resmi Gazete'de yayımlanması bekleniyor.

Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti

Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti. Haymana Belediyesi'nden yapılan açıklamada, gerekli izinler alınmadan asıldığı gerekçesiyle pankartların indirildiği belirtilmişti

22.06.2026 14:02:00 / Güncelleme: 22.06.2026 14:10:39
Haber Merkezi
 Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti
 Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti
Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti. Haymana Belediyesi'nden yapılan açıklamada, gerekli izinler alınmadan asıldığı gerekçesiyle pankartların indirildiği belirtilmişti.

Koç, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'u 17 Haziran'da bakanlık binasında ziyaret etmişti.

Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından uzaklaştırılan Özgür Özel, Ankara'daki Ulus Hali'nde vatandaşlarla bir araya geldiği etkinlikte, Levent Koç'un AKP'ye katılacağı iddiasının sorulması üzerine "dedikodu" demişti.

Ankara'da Kalecik, Gölbaşı ve Nallıhan belediye başkanlarının da AKP'ye geçeceği öne sürüldü. Bu başkanlar arasında yalnızca Kalecik Belediye Başkanı Satılmış Karakoç, söz konusu iddiayı yalanlamıştı.

Türkiye'nin deprem haritası 13 yıl sonra güncellendi. 215 yeni fay keşfedildi

Maden Tetkik ve Arama (MTA) ayrıntılı çalışmalarının ardından Türkiye Diri Fay Haritası'nın 13 yıl sonra güncellendi

22.06.2026 13:00:00
Haber Merkezi
Türkiye'nin deprem haritası 13 yıl sonra güncellendi. 215 yeni fay keşfedildi
Türkiye'nin deprem haritası 13 yıl sonra güncellendi. 215 yeni fay keşfedildi
Maden Tetkik ve Arama (MTA) ayrıntılı çalışmalarının ardından Türkiye Diri Fay Haritası'nın 13 yıl sonra güncellendi.

Maden Tetkik ve Arama (MTA) Genel Müdürü Vedat Yanık, MTA'nın ayrıntılı saha çalışmaları ve akademik araştırmalarla sağladığı veri birikimi desteğiyle Türkiye Diri Fay Haritası'nın 13 yıl sonra güncellendiğini bildirdi.

Yanık, Bilimsel Etkinlikler Haftası ve MTA Genel Müdürlüğü 91. Kuruluş Yıl Dönümü kapsamında "Türkiye Diri Fay Haritası-2026"nın tanıtım programındaki konuşmasında, yeni harita sürümünün kamuoyuyla paylaşılmasından dolayı memnun olduklarını söyledi.

Yanık, MTA'nın yaklaşık bir asırlık süreçte, Batman'daki ilk petrol keşfinden Eskişehir-Beylikova'daki dünyanın en stratejik Nadir Toprak Elementleri sahalarına, Elazığ-Maden, Sinop-Boyabat ve Kahramanmaraş'taki zengin bakır yataklarından sanayinin can damarı olan yüzlerce endüstriyel ham madde kaynağına kadar sayısız keşfe imza attığını ifade etti.

Küresel dengelerin değiştiğini ve madenlere ihtiyacın arttığını belirten Yanık, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Artan enerji ihtiyacı, sürdürülebilir kaynak yönetimi, iklim değişikliği ve kritik hammaddelere yönelik amansız rekabet, yerbilimlerinin stratejik önemini her geçen gün daha da artırıyor. MTA, bu yeni dünya düzeninde de en ön safta yer alarak modern teknolojilerle desteklenen yerli, yenilikçi ve çevreye duyarlı arama faaliyetlerini kararlılıkla sürdürüyor. Bugün, kuruluş yıl dönümümüzü taçlandıran son derece hayati bir ulusal veri altyapısını, 'Türkiye Diri Fay Haritası-2026' sürümünü yayımlamanın gururunu paylaşıyoruz. Alp-Himalaya orojenez kuşağında yer alan ülkemiz için aktif tektonik yapının güncel ve doğru verilerle ortaya konulması, yalnızca bilimsel bir çalışma değil, ulusal güvenlik, sürdürülebilir kalkınma ve afet risklerinin azaltılması adına stratejik bir zorunluluktur."

Yanık, haritanın 2013'te yayımlanmasından bu yana geçen 13 yılda, ayrıntılı saha çalışmaları ve akademik çalışmalarla önemli büyüklükte veri birikiminin sağlandığına dikkati çekti.

2022'de yatırım programına alınan güncelleme projesinin, yoğun bir emeğin ardından tamamlandığına işaret eden Yanık, "2013 basımında 485 olan diri fay sayısı, yeni veriler ışığında bu haritada 700'e yükseldi. Bu harita ve hazırladığımız sayısal veri tabanı, deprem tehlike analizleri, kritik altyapı yatırımları ve ulusal zarar azaltma politikalarımız için temel bir başvuru kaynağı olacak." değerlendirmesinde bulundu
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.