logo
13 HAZİRAN 2026

"Dizide oynadım, jüri üyeliği yaptım ama..."

Beşiktaş Teknik Direktörü Sergen Yalçın, 'Beşiktaş şu anda olması gereken yerde' dedi

01.01.2021 18:30:00
"Dizide oynadım, jüri üyeliği yaptım ama..."
"Dizide oynadım, jüri üyeliği yaptım ama..."
Beşiktaş Teknik Direktörü Sergen Yalçın, siyah-beyazlı ekibin şu anda olması gerektiği yerde olduğunu ifade ederek, devre arasında ekonomik duruma göre 1-2 transfer yapılabileceğini söyledi. Sivasspor maçındaki taç pozisyonuyla ilgili de konuşan Yalçın, 'Bütün maçı 1 taç atışına bağladılar. Ne taçmış arkadaş. Taç düşsün kafanıza' dedi.

Beşiktaş Teknik Direktörü Sergen Yalçın, yılbaşı özel programında kulüp kanalında taraftarlardan gelen soruları yanıtladı. İlk olarak Sivasspor maçıyla ilgili konuşan Sergen Yalçın, 'Sivasspor maçında bir taç pozisyonudur gidiyor. Ayrıca topun çıkıp çıkmadığı da belli değil. Bana sorarsan top çıkmış ama izdüşüm var deniliyor, bu nedenle top çıkmadı deniliyor. O pozisyon gol olmasa bunlar konuşulmayacaktı. Geçen hafta bizim verilmeyen golümüz bu kadar konuşulmadı. Larin'in golünün aynısı Liverpool - West Bromwich maçında atıldı. Faulün babası vardı o pozisyonda. Larin'in pozisyonundan 10 kat daha faul. Taç pozisyonunun ardından maçın bitmesine daha 75 dakika vardı. Rakip devre arasında 10 kişi kaldı ama konunun bizimle alakası yoktu. Penaltı kazanmadık, kırmızı kart kazanmadık. Aynı dikliği, bizim aleyhimize yapılanlarda da bekliyoruz. Bütün maçı 1 taç atışına bağladılar. Ne taçmış arkadaş. Taç düşsün kafanıza' diye konuştu.

'Ben aslında daha farklı futbol oynatmak istiyorum'

Tribünlerde taraftarların olmamasının oynanan futbolu etkilediğini söyleyen Yalçın, 'Benim oynatmak istediğim futbol aslında bu değil. Tribünde taraftar olsa, ben çok daha farklı bir oyun oynatacağım. Bunu sadece Beşiktaş için söylemiyorum, yüksek taraftarı olanlar için söylüyorum. Futbol bir tiyatro ve sahada olanlar da birer sanatçı. Tribüne gelen insanlar bunu izler ve memnun olurlarsa, sürekli gelirler. Mesela sinemaya gidiyorsunuz, çıkınca bir arkadaşınız soruyor 'Gitme değmez' diyorsun. Beşiktaş maçından sonra taraftar birbirine sorduğunda '1-0 kazandık ama kötü oynadık. Gidilmez bu maçlara' dememeli. Biz şu anda seyircisiz maçlardan dolayı daha kontrollü oynuyoruz. Zaman zaman farklı durumlar olabiliyor. Oyuncunun motivasyonu nasıl, sakatlık var mı, Covid var mı' Herkes her zaman oynayabilir, herkes her zaman oturabilir. Belli bir istatistiği korumak zorundayız. 'Bu takımdan bir şey olmaz' lafları vardı. Her takımdan bir şey olur, doğru kurguyu bulmak gerekiyor. Camiamız kenetlenmiş durumda ve arkamızdalar, biz de onlara en iyisini vermek istiyoruz. Belki ben 70'le 90 dakikalar arası savunma yapacağım. Kazanmamız gerekiyorsa kazanmak için savaşacağız. Ligin tamamı böyle. İyi gittiğin, çıkış yakaladığın bölümler var. Şu anda iyi bir pozisyona geldik. Aslında Beşiktaş'ın olması gereken pozisyon bu. Bundan aşağıda olduğunda problem vardır. Zaten olması gereken yerde takım. Büyük camialar için şampiyonluk normal bir hedef. Ben gelip de 'Şampiyonluk hedefimiz var' diyemem. Büyük takımların hepsi için gerekli bu. Hedefimiz tepeyi görmek ama daha mesafe çok uzun. Sakatlıkların durumu önemli. Allah'tan yerine oynayabilecek oyuncularımız var da yerlerini doldurabiliyoruz' dedi.

Geride kalan 1 yılda unutamadığı maçın hangisi olduğu sorusunu yanıtlayan Yalçın, 'Geride kalan 1 yıla baktığımızda unutamadığım maç diyebileceğim Fenerbahçe maçı var. Bazen benim de sınırları aştığım bir maçtı. Yaşananlardan, başımıza gelenlerden sınırları aştığımız olabiliyor ama insanız biz de. Ama asla saygısızca bir şey söylemedim. Ne bir camiaya, ne bir rakip hocaya, rakip oyuncuya asla saygısızlık yapmam. Bazen sınırları aşabiliyoruz. Zaman zaman atılıyoruz ama kimseye saygısızca kelimeler kullanmam. Bize yapılmadığı sürece kimseye bir saygısızlık yapma durumumuz olmaz' şeklinde konuştu.

'Ben sizin gibi 'canım, cicim'li konuşmam'

Teknik direktörlük kariyerinde hedefinin Avrupa olduğunu söyleyen Yalçın, 'Ben futbolu bıraktıktan sonra yorumculuk yaptım, dizide oynadım, jüri üyeliği yaptım ama bu bölümü düşünmüyordum. Teknik direktörlüğü çok düşünmemiştim. Futbolculuktan bir kopayım istedim. Ama en iyi bildiğimiz iş bu. Ben futbolla doğmuşum. Televizyon ve yorumculuk güzel ama bir yere kadar. Futbol oynamış insan için zor. Çünkü her hafta aynı şeyi konuşuyorsun. Ben de yorumcuyken biraz serttim. Eleştiri yapabilirsin, belli bir bilgi birikimin var. Beni eleştir, oyunumu eleştir, takım hazır değil de. Ama bel altı vurma. Gerek yok. Çünkü hepimiz aynı ortamın içindeyiz. Ben burada sakin kalmaya çalışıp işimi yapmaya çalışıyorum. İşi gücü bir kenara koyarsam o zaman konuşuruz. Benim konuşacaklarım da, sizin konuştuğunuzun 100 katı olur. Direkt isim vererek ağır şekilde cevap veririm ama girmiyorum şu anda bunlara. Bel altı yapmayın. Kulvarın dışına çıkarsanız ben de kulvarın dışına çıkarım. Ben konuştuğum zaman da sizin gibi 'canım, cicim' konuşmam' ifadelerini kullandı.

'Atiba 10 sene daha oynar'

Atiba'yla ilgili gelen soruyu yanıtlayan Sergen Yalçın, 'Ben Atiba'nın menajeri değilim, hayat planlamasını da yapmıyorum. Atiba, Beşiktaş'ın demirbaşı. Necip, Beşiktaş'ın demirbaşı. Necip de Atiba da, bence Beşiktaş'ta istedikleri her görevi yapabilirler. Bu Beşiktaş Yönetimi'nin vereceği bir cevap. Zaten problem burada. Kendi oyuncularımızı bırakıyoruz. Futbolun içinden gelmiş, kulübün yapısını bilen Necip, 10 yaşından beri burada, Atiba yıllardır burada. Bu oyuncuları tabii ki kulüpte kullanacaksın. Bu oyuncuları kullanmak kadar güzel bir şey var mı' Teknik ekipte mi olur, idari kısımda mı olur bilemem ama Atiba böyle devam ederse 10 sene daha oynar' dedi. Futbolcuyla örnek aldığı tek ismin Maradona olduğunu söyleyen Yalçın, 'Kendi futbol hayatımla ilgili konuşmayı sevmiyorum. Ben artık futbolu bıraktım. Geriye dönüp bakmayı seven birisi değilim. Sivas maçı oynandı bitti, yarına bakalım. Frikik atmak çok öğrenilecek bir şey değil. Şöyle söyleyeyim, gözlerimi kapatsam yine atarım. Bakmakla alakalı bir şey değil. Yetenek ve hayal dünyasıyla alakalı. Ben attığım golleri maçtan önce kafamda çizerdim ve ertesi gün atardım. Atacağım golleri arkadaşlarıma söylerdim' ifadelerini kullandı.

'Çok büyük hatalar yaptım'

Sürekli değişkenlik yaşanan dünyada futbolun da değiştiğini söyleyen Sergen Yalçın, 'Sürekli değişkenlik yaşayan bir dünya futbolu var. Antrenman programları değişiyor, ekibim bunları takip ediyor. Bu bilgiler önüme geliyor. Birçok değişkenlik biz de yaşıyoruz. Bu biraz da eldeki oyuncu grubuyla ilgili. En uygununu oynatmaya çalışıyoruz. Zaman zaman başarılı oluyoruz, zaman zaman olamıyoruz. Yaptığımız iş başarı odaklı. Bana diyorlar ki genç oyuncu yetiştirelim. Benim burada ne kadar kalacağım belli mi' dedi.

Şu anda 18 yaşındaki Sergen'i görse, ona söyleyeceği çok şey olduğunu da sözlerine ekleyen Yalçın, 'Ona söyleyeceklerim için 1 saat yetmez, 1 hafta gerekir. Futbolun hayatında ne kadar önemli olduğunu söylerdim. Bu yetenekle kendisini geliştirdiği zaman Avrupa'da hangi pozisyona gelebileceğini söylerdim. Her yere de gelirdi bu yetenekle. Çok büyük hatalar yaptık gençken. Ama hatalarla yaşamasını da bildim. O zamanlar kendime biraz daha anlatabilseydim çok daha farklı bir Sergen olurdu' diye konuştu.

'Ben Mike Tyson'ı döverim dersem inanır mısınız''

Türk takımlarının Avrupa'daki durumuyla ilgili konuşan Yalçın, 'Avrupa başlı başına farklı bir konu. Aramızdaki makas o kadar açıldı ki bu makası kapatmak şu anda mümkün değil. Oyuncu kalitesi ve oynanan oyunlar çok yukarıya çıktı. Mesela Şampiyonlar Ligi'nde Türkiye'den bir takım son 8'e kalabilir mi' Bence mümkün değil. Bu sezon başı Avrupa'da başarısız olduk ama ben dedim ki 'Merak etmeyin, bir gün burada oynayacağız.' Ama o gün bugün değil. Şu anda ilk düzeltilmesi gereken konu ekonomi. Normalleşmekten bahsediyorum. Bunlar çok uzun projeler. Biz göremeyiz bunu. Türkiye'de mümkün mü bunları görmen' Türkiye'de hiç kimse için 3 maç sonrası belli değil. Sadece kendimden bahsetmiyorum. Hep başarılı olmak zorundasın. Bütün teknik adamlar için geçerli bu. Hiç kimse rahat değil ki. Büyük takımdaysan zirvenin altında kalınca yandın, Anadolu'daysanız, düşme hattına gelince yandın. Bana bir yerde 'Bu takım şampiyonluğa oynar' dediler. Yahu nerden şampiyonluğa oynayacak bu takım, şaka mı yapıyorsunuz' Anadolu'da böyle söylediler bana. Söyleyen buna inanıyor ama bir de realite var işin ucunda. Ben Mike Tyson'la boks maçı yapsam ve 'Ben onu indiririm' desem inanacak mısın' Ben inanıyorum ama realite var. 10 kişi girsek belki döveriz adamı. Hayalcilik başka gerçekler başka' açıklamasını yaptı.

'Protesto bile etseler gelsinler tribünlere'
Oyunculuk döneminde birçok şampiyonluk yaşadığını ve kupalar kazandığını hatırlatan Sergen Yalçın, 'Beşiktaş'ta birçok efsane var. Metin-Ali-Feyyaz var, Rıza Çalımbay var, Şifo var, birçok efsane var zaten. Benim buraya gelmemin en önemli sebeplerinden birisi taraftar. Ben taraftarın beni bu kadar sevdiğini bilmiyordum. Bu kadar insanı statta görünce inanamadım. Üzerimizdeki sorumluluğu da hissettirdiler bize. Ben kaç tane şampiyonluk maçı oynadım, 100. yılda şampiyonluk golünü ben attım ama imza törenindeki heyecanımı hiçbir zaman yaşamadım. Ben inanamadım o imza törenine. Yeni yılda taraftarı istiyoruz. Artık sıkıldı millet pandemiden. Herkes bitmesini istiyor artık. İnsanlık bunaldı. Tesise gel, eve git, başka bir şey yapmıyoruz. Rutin bir hayat oluştu. Taraftar gelsin, atmosfer olsun, hayatımız renklensin biraz. Taraftarsız olmaz. Taraftar sevse de sevmese de onlar olsun. Beni protesto etmelerine bile razıyım. Yeter ki gelsinler' dedi.

"1-2 transfer istiyorum"
100. yılda şampiyonluğu getiren gol hatırlatılan Yalçın, '100. yıldaki attığım şampiyonluk golünü anlatmak çok zor. Bir golün mutluluğunu kimse anlatamaz. O anlık bir histir. O an ne yapacağın doğal olarak aklına gelir ve bunu anlatamazsın. Şampiyonluk golünün hayalini 1 sene kurmuşum. Atacağım yani bu golü. Bunu çizmişim. O pozisyonda topun bana geri geleceğini düşünmüştüm zaten. Zaman zaman idmanlarda sahaya çıkıyorum. Ama yaşlandık artık. Futbol oynayacak durumumuz yok. Koşamıyoruz. Atiba gibi olsaydık belki oynardım. Atiba 10 sene daha oynar. İnanın ona çok şaşırıyorum. 20 yaşındaki çocuk gibi antrenman yapıyor. Takımdan şu anda memnunum. Oyuncular çok mücadele ediyorlar, bireysel performanslar yukarıya çıkıyor. Eksiklerimiz dönerse daha da iyi olacak. 1-2 transfer istiyorum aslında ama ekonomik durumlar biraz sıkıntılı. Elimizde oyuncu profilleri de hazır. Alabileceğimiz oyuncular da var. Bu soruyu başkana sorsak daha iyi olur bence' diye konuştu.

'Soyunma odasında çok sert konuşmalar geçiyor'
Bazı maçların ilk yarılarında kötü, ikinci yarılarında iyi oynadıkları hatırlatılan Yalçın, '90 dakika kötü oynanmaz. İlk yarı kötü oynuyorsak, ikinci yarıyı iyi oynayalım. Bazen soyunma odasında çok sert konuşmalar geçebiliyor. Oynanan ilk yarıya göre bazen mutlu girebiliyoruz soyunma odasına ama bazen de çok sinirli girebiliyoruz. Çok ağır konuşmalar olabiliyor bazen. Ama orada olan orada kalır. Orada her türlü konuşma geçebilir. Yaptığımız işin gereği bu zaten' değerlendirmesini yaptı.

Konuşulan taktiklerin, sayıların çok anlamlı olmadığını söyleyen Yalçın, 'Televizyonlarda taktiklerle ilgili o kadar çok konuşuyorlar ki. Ama bu doğal bir oyun. Bir şeyi deneyemezsin, birçok şeyi denersin. Anlık olarak da değişiyor taktik. Herkes sanıyor ki, biz oyuncuları kuruyoruz, 90 dakika öyle devam ediyorlar. Bu oyun kendi içinde gelişen bir oyun. Rutin şeyler de var tabii ki. Mesela savunma pozisyonunu biz aldırırız. Biz nasıl istersek savunma o pozisyonu alır ama hücum organizasyonunu belirleyemezsin. Mensah topla giderken, nereye atacağına karar veremeyiz. Onun kararını oyuncu tercih eder. İşin ofansif kısmı oyuncudadır, defansif kısmı bizdedir. Savunmayı bizim dediğimiz gibi yapmak zorunda oyuncular ama hücum böyle değil. Mesela top bendeyken hücum ederken bana topu nereye atacağımı söyleyemezsin. Benim yeteneğim neye müsaitse, ona göre hareket ederim. Mesela Larin'in attığı golleri çalışıyoruz. O golleri atacak. Duran topları çalışıyoruz. Ama bunlar ofansif organizasyon değil. Larin'in arka direkte attığı goller tesadüf değil' dedi.

Futbol oynadığı dönemdeki isimlerden Pascal Nouma'nın şu andaki takımda olmasını istediğini söyleyen Yalçın, 'Bu takımda Pascal Nouma olsa isterdim. Öyle bir oyuncuya ihtiyacımız var. Oynarken de aram çok iyiydi. Şu anda santrfor o olabilirdi mesela bizde' derken, 2021 yılında sağlık beklediklerini ve Beşiktaş'ın şampiyon olmasını istediklerini ifade etti.İHA

Dünya Kupası heyecanı yarın 2 maçla devam edecek

2026 FIFA Dünya Kupası heyecanı D ve B Grubu'nda yarın oynanacak 2 maçla sürecek.

12.06.2026 11:44:00
AA
Dünya Kupası heyecanı yarın 2 maçla devam edecek
Dünya Kupası heyecanı yarın 2 maçla devam edecek
2026 FIFA Dünya Kupası heyecanı D ve B Grubu'nda yarın oynanacak 2 maçla sürecek.

ABD, Meksika ve Kanada'nın ev sahipliği yaptığı turnuvada, A Milli Futbol Takımı'nın da bulunduğu D Grubu'nda ABD ile Paraguay, turnuvadaki ilk maçlarında Los Angeles Stadı'nda TSİ 04.00'te karşı karşıya gelecek.

B Grubu'nda ise Katar ile İsviçre, San Francisco Bay Area Stadı'nda TSİ 22.00'de karşılaşacak.

Ev sahibi Dünya Kupası’na zaferle başladı!

Meksika, 2026 FIFA Dünya Kupası'nın tarihi açılış maçında Güney Afrika'yı 2-0 mağlup ederek turnuvaya muhteşem bir başlangıç yaptı

12.06.2026 00:21:00
Haber Merkezi
Ev sahibi Dünya Kupası’na zaferle başladı!
Ev sahibi Dünya Kupası’na zaferle başladı!
Meksika, 2026 FIFA Dünya Kupası'nın tarihi açılış maçında Güney Afrika'yı 2-0 mağlup ederek turnuvaya muhteşem bir başlangıç yaptı.

Mexico City'deki kapalı gişe Estadio Azteca'da oynanan bu dev randevu, Dünya Kupası tarihinin en hararetli açılışlarından birine sahne oldu.

Karşılaşmaya ev sahibi avantajıyla baskılı başlayan Meksika, aradığı golü henüz maçın başında buldu. 8. dakikada Güney Afrika savunmasının hatasını çok iyi değerlendiren Julián Quiñones, araya girerek topu kaptı ve düzgün bir vuruşla turnuvanın ilk golünü kaydetti.



İkinci yarıda da ataklarını sürdüren Meksika, 66. dakikada sağ kanattan yapılan şık ortaya iyi yükselen tecrübeli santrforu Raúl Jiménez'in kafa golüyle farkı ikiye çıkararak rahat bir nefes aldı.

Mücadele, Dünya Kupası tarihinin 3 kırmızı kart çıkan ilk açılış maçı olarak kayıtlara geçti. Güney Afrika'da 49. dakikada Sphephelo Sithole ve 83. dakikada VAR incelemesi sonrasında Themba Zwane kırmızı kart görerek takımlarını 9 kişi bıraktı.



Meksika'da ise uzatma dakikalarında César Montes doğrudan kırmızı kartla oyun dışı kaldı.

A Grubu'na 3 puanla lider başlayan Meksika bir sonraki maçında Güney Kore ile karşılaşırken, Güney Afrika ise Çekya karşısında şansını arayacak.

Dünya Kupası yeni kurallarla başlıyor

ABD, Kanada ve Meksika'nın ev sahipliğinde düzenlenen 2026 FIFA Dünya Kupası, sadece 48 takımlı devasa formatıyla değil, futbol kurallarında yapılan tarihi reformlarla da sahne alıyor. Zamandan çalmayı imkansız hale getiren süre sınırlarından, tartışma anında ağız kapatmaya kırmızı karta kadar işte yeşil sahaların yeni anayasası

11.06.2026 21:30:00
Haber Merkezi
Dünya Kupası yeni kurallarla başlıyor
Dünya Kupası yeni kurallarla başlıyor
Futbol dünyasının kalbi ABD, Kanada ve Meksika'da atmaya başlarken, 2026 FIFA Dünya Kupası sadece genişleyen takım kadrolarıyla değil, futbolun çehresini kökten değiştirecek yeni kurallarıyla da tarihe geçiyor.

FIFA Hakem Komitesi ve IFAB, son yıllarda oyunun akışını bozan taktikleri ve centilmenlik dışı hareketleri bitirmek için çok sert kararları uygulamaya koydu. Turnuvadaki 104 maçın tamamında geçerli olacak ve futbol dünyasında yeni bir dönem inşa edecek o radikal değişiklikler şunlar:

Zaman geçirene af yok: 5 ve 10 saniye kuralları

Yeni düzenlemelerin en çok dikkat çeken kısmı, maçlardaki ölü zamanı azaltmayı hedefleyen süre sınırları oldu:

Taç ve Aut Atışlarında 5 Saniye Sınırı: Hakem, oyuncunun oyunu bilerek yavaşlattığını hissettiği an elini kaldırarak 5 saniyelik geri sayımı başlatacak. Süre dolduğunda taç atışı rakip takıma geçecek; kale vuruşunun (aut) gecikmesi durumunda ise rakip takım doğrudan korner kazanacak.

Hızlı Oyuncu Değişikliği (10 Saniye): Oyundan çıkan futbolcu, tabela kalktıktan sonra en fazla 10 saniye içinde sahayı (en yakın çizgiden) terk etmek zorunda. Eğer bu süreyi aşarsa, yerine girecek oyuncu en az 1 dakika boyunca oyuna giremeyecek ve takımı o esnada sahada 10 kişi mücadele etmek zorunda kalacak.

Ağız kapatarak tartışmaya doğrudan kırmızı kart!

Saha içi disiplinde en çok konuşulacak kural ise gizli diyalogların engellenmesi oldu. Bir futbolcu, rakibiyle yaşadığı bir tartışma ya da gerginlik esnasında eliyle, koluyla veya formasıyla ağzını kapatarak konuşursa hakem tarafından doğrudan kırmızı kartla cezalandırılabilecek. Bu kural, oyuncuların kameralardan ve hakemlerden hakaret içerikli ya da ayrımcı ifadeleri gizlemesini tamamen önlemeyi amaçlıyor.

Sakatlık numaralarına 1 dakika cezası ve "taktik mola" yasağı

Hafif sakatlıkları bahane ederek tempoyu düşüren takımlara karşı da yeni önlemler alındı.

Sahada sağlık ekibi tarafından tedavi edilen herhangi bir oyuncu, oyun yeniden başladıktan sonra en az 1 dakika boyunca saha dışında beklemek zorunda kalacak.

Özellikle kaleci sakatlıklarında tüm takımın kulübeye gidip teknik direktörden taktik alması (taktik mola) tamamen yasaklandı. Kaleci tedavi edilirken diğer tüm oyuncular saha içinde bekleyecek ve teknik alana yaklaşamayacak.

VAR'ın yetki alanı genişletildi

Video Yardımcı Hakem (VAR) artık oyuna daha fazla müdahil olabilecek. Yeni kurallara göre VAR odası; hatalı korner kararlarına, açıkça yanlış verilen ikinci sarı kartlara (kırmızı kartla sonuçlanan) ve kart gösterilirken yapılan oyuncu karıştırılması (yanlış kimlik) durumlarına doğrudan müdahale edip hakemi uyarabilecek.

Hakeme protesto ve sahayı terk etmenin bedeli ağır

Hakem kararlarına tepki göstererek sahayı terk eden ya da oyuncularını buna teşvik eden teknik ekip üyeleri doğrudan kırmızı kart görecek. Eğer bir takım protesto amacıyla sahayı tamamen terk eder ve maçın iptal olmasına neden olursa, doğrudan hükmen mağlup (hükmen yenik) sayılacak. Ayrıca maç esnasında hakemin etrafını sadece takım kaptanı sarabilecek, diğer oyuncuların itiraza gelmesi sarı kartla cezalandırılacak.

Kuzey Amerika kıtasındaki bu görkemli futbol şöleni, sadece golleri ve yıldızlarıyla değil, futbolu bambaşka bir hıza kavuşturacak bu "yeni dünya" düzeniyle de hafızalara kazınacak.

Taht oyunlarına karşı şah çekti

Yönetim içinde ultraAslan’ın çıkışıyla başlayan, Abdullah Kavukçu’nun liste dışı kalıp muhasip üye bile yapılamamasıyla tırmanan ve Ankara’daki protokol masası kavgasına kadar varan güç savaşları Galatasaray’ı derinden sarsıyor. Başkan Dursun Özbek’in önümüzdeki hafta radikal kararlar alması beklenirken, Liseli yöneticiler yönetimdeki bu kaotik "taht oyunlarına" karşı Ali Dürüst ile şah çekti.
 

11.06.2026 16:44:00
Haber Merkezi
Taht oyunlarına karşı şah çekti
Taht oyunlarına karşı şah çekti
Galatasaray'da seçim bitti ama yönetim kavgası bitmedi... muhalefeti olmayan Dursun Özbek yönetimi kendi içinde birbirine muhalefet olmaya başladı. Camia için yaşananlar "taht oyunları" krizi şeklinde değerlendirilmeye başlandı.






METİN ÖZTÜRK KRALLIĞINI İLAN ETTİ

Süreç ortaya seçimden hemen sonra ultraAslan'ın liderinin bazı yöneticilere sert bir şekilde "ayar vermesiyle" çıktı. Bu olayın hemen ardından yönetim içindeki dengeler değişti. Seçim döneminde Dursun Özbek'in başkan vekili olmasına kesin gözüyle bakılan Abdullah Kavukçu, yaşanan liste içi operasyonlar ve çekişmeler sonucunda muhasip üye bile olamadı.






ANKARA'DA SKANDAL MEYDANA GELDİ

Bu durum kulislerde ciddi bir kırılmaya yol açarken, İkinci Başkan Metin Öztürk'ün, Dursun Özbek sonrası dönem için şimdiden "doğal başkan adaylığını" ilan ettiği gibi bir hava oluştu.

Yönetim içindeki ego ve makam savaşları, Ankara Galatasaraylılar Derneği'nde düzenlenen resmi bir yemekte zirve yaptı. Başkan ve eşlerinin de bulunduğu masada yaşanan skandal çok ses getirdi.






GALATASARAY ADA'SINDA DA OLDU

Benzer bir huzursuzluk daha önce de Galatasaray Adası'nda düzenlenen kahvaltıda da baş göstermişti. Yönetim içerisindeki bu kaotik ortamı ve idari boşluğu dağıtmak isteyen Galatasaray Lisesi mezunu (Liseli) bazı yöneticiler ise formülü eski bir isimde buldu.






ALİ DÜRÜST FORMÜLÜ MASADA

Liseli kanadın, futbol şubesinin başına camianın ağırlığı olan isimlerinden Ali Dürüst'ü getirmek istediği yüksek sesle konuşulmaya başlandı.

Planlanan senaryoya göre Dürüst; hem futbolun başında Kemerburgaz'da tam yetkili olacak hem de kulübün basın sözcülüğü görevini üstlenerek yönetimdeki çok sesliliğe son verecek.






BAŞKAN ÖZBEK SESSİZLİĞİ SEÇTİ

Tüm bu kavgaların, dedikoduların ve taht oyunlarının merkezinde yer alan Başkan Dursun Özbek ise şu anda tamamen sessiz kalma stratejisini uyguluyor. Son olarak Sabah gazetesine verdiği röporatajda da böyle bir olay hiç yokmuş gibi davrandı. Her şeyi yakından izleyen, gözlemleyen ve not eden Özbek'in, yönetimdeki bu disiplinsizliğe ve klikleşmeye karşı önümüzdeki hafta radikal bir karar alması ve duruma el koyması bekleniyor.

Guirassy için kritik zirve

Fenerbahçe’de Aziz Yıldırım döneminin transfer listesinde olduğu iddia edilen Borussia Dortmund’un yıldızı Serhou Guirassy için Almanya’da kritik bir gelecek zirvesi gerçekleştirildi. Dortmund yönetiminin tam kadro katıldığı toplantıda, Gineli golcüye takımdaki yeni rolü ve taktiksel değişim detaylı bir sunumla aktarıldı.
 

11.06.2026 13:02:00
Haber Merkezi
Guirassy için kritik zirve
Guirassy için kritik zirve
Fenerbahçe'de Aziz Yıldırım yönetiminin ilk transfer hamlesi olacağı iddialarıyla gündeme gelen Dortmund'un golcü oyuncusu Serhou Guirassy için Almanya'da kritik bir zirve gerçekleştirildi.

Alman gazeteci Patrick Berger'in Sky transfer güncellemesinde paylaştığı detaylara göre; tatile çıkmadan hemen önce Dortmund'da bir araya gelen taraflar, oyuncunun kulüpteki geleceğini masaya yatırdı. Toplantıda Dortmund CEO'su Lars Ricken, sportif direktör Ole Book ve teknik direktör Niko Kovac da hazır bulundu.






DORTMUND YÖNETİMİ TUTMAK İSTİYOR

Yönetim ve teknik heyet, 30 yaşındaki golcü oyuncuyu takımda tutma konusundaki güçlü isteklerini yineledi. Dortmund'un yeni sezon transfer planlamasında Guirassy'yi merkeze koyduğu ve oyun planını tamamen Gineli yıldıza daha uyumlu hale getirmeyi hedeflediği anlatıldı. Toplantıda, oyuncuya takımın gelecekteki taktiksel değişimi ve kendisine nasıl alanlar yaratılacağı detaylı bir sunumla aktarıldı.






NET BİR KARAR ALINMIŞ DEĞİL

Dortmund cephesinin bu hamlesine rağmen yapılan kritik görüşme henüz kesin bir nihayete bağlanmış değil. İddialara göre, Guirassy transferinde net kararların verilmesi için önümüzdeki haftaların ve Dünya Kupası sürecinin beklenmesi gerekecek. Tüm taraflar, piyasa koşullarına ve önümüzdeki dönemin getireceği şartlara göre durumun netleşeceği fikrinde birleşti.






FENERBAHÇE HABERLERİ SÖYLENTİ İDDİASI

Oyuncunun adı sarı-lacivertlilerin başkanlık seçim süreciyle yoğun bir şekilde anılmıştı. Ancak Dortmund kaynakları, bu iddiaların kampanya döneminin getirdiği bir hareketlilikten ibaret olabileceğini belirterek söylentilere temkinli yaklaştı.






TOTTENHAM VE ASTON VILLA DA VAR

9 numara arayışında olan Tottenham ve Aston Villa gibi Premier League ekiplerinin de Guirassy'nin durumu hakkında kulübüyle ön görüşmelerde bulunduğu biliniyor. Yıldız golcü için Suudi Arabistan kulüplerinden ciddi bir ilgi ve teklifler olsa da Guirassy kariyerine bu bölgede devam etmeyi kesin bir dille reddetti.






ÖNÜMÜZDEKİ HAFTALARDA DA KONUŞULACAK

Şu an için Borussia Dortmund cephesi oyuncusunu bırakmak istemediğini net bir şekilde göstererek temkinli bir nefes alsa da, dev kulüplerin radarında olan Guirassy'nin geleceği önümüzdeki haftalarda da futbol gündemini meşgul etmeye devam edecek.

Okan Buruk'tan Felipe Melo kararı

Ülkesinde lisansını alıp Galatasaray'da Okan Buruk’un yardımcısı olmak isteyen Felipe Melo’ya tecrübeli hocadan şok bir "veto" geldi. Mauro Icardi gibi star isimleri saha içinde yönetmekte sorun yaşamayan ancak saha kenarında huzuru bozacak agresif bir profile sıcak bakmayan Buruk'un, hiyerarşiyi korumak adına Brezilyalı efsane yerine Dries Mertens ismine onay verdiği öğrenildi.

11.06.2026 12:59:00
Haber Merkezi
Okan Buruk'tan Felipe Melo kararı
Okan Buruk'tan Felipe Melo kararı
Ülkesinde antrenörlük lisansını aldıktan sonra kariyerine Türkiye'de başlamak isteyen Felipe Melo, iddialara göre gözünü eski aşkı Galatasaray'a dikti. İş başı yapmak için kulüp arayışında olan Brezilyalı ismin, Okan Buruk'la görüşerek teknik ekibe katılmaya hazır olduğunu ilettiği belirtildi. Kemerburgaz'da yardımcı antrenörlük görevine sıcak bakan Melo'nun bu hamlesi Okan Buruk engeline takıldı.






AGRESİF YAPIDA YARDIMCI İSTEMİYOR

Buruk'un, Felipe Melo'nun bu talebini net bir dille veto ettiği öğrenildi. Başarılı çalıştırıcının, takım içi dengeleri ve tesislerdeki huzur ortamını korumak adına bu kararı aldığı iddia ediliyor.

Sızan bilgilere göre Buruk'un kararına gerekçe olarak şu ifadeler öne çıkıyor. Okan Buruk'un, Mauro Icardi gibi saha içinde ve dışında "çılgın" olarak nitelendirilebilecek star oyuncuları yönetmekte ve onlara müsamaha göstermekte bir problemi yok.

Ancak deneyimli hocanın, saha kenarında ve teknik kadro içerisinde huzursuzluk veya aşırı agresiflik yaratabilecek, odak noktasını dağıtacak profilde bir ismi kesinlikle istemediği bildirildi.






MELO'YU DEĞİL DE MERTENS'İ İSTİYOR

Okan Buruk'un teknik ekibini şekillendirme konusundaki kriterleri, Dries Mertens örneğiyle daha da netleşti. Yönetimin, futbolu bırakmasının ardından Mertens'i teknik kadroya dahil etme önerisine Buruk'un son derece sıcak baktığı biliniyor.

Buruk, takım dinamiklerine uyum sağlayan ve sakin yapısıyla bilinen Dries Mertens'i ekibine katma konusunda hiçbir sorun yaşamazken; Felipe Melo gibi güçlü ve sert bir karakterin Florya'daki mevcut hiyerarşiyi zorlayabileceğini düşünüyor.

100 milyon euroluk yıldız: Galatasaray "risk" almadı

Galatasaray'ın Corinthians forması giyen 19 yaşındaki Brezilyalı golcü Gui Negão için yürüttüğü transfer operasyonunda şok bir detay ortaya çıktı. Geleceğin büyük yıldız adayları arasında gösterilen ve yurt dışı çıkış maddesi 100 milyon Euro olan genç forvetin sakatlık raporları sarı-kırmızılı teknik heyeti ve yönetimi endişelendirdi. Mart ayında milli takımda yaşadığı adale sakatlığının tekrarlama riskini göz önünde bulunduran Aslan, geleceğe yatırım gözüyle baktığı bu büyük transferde geri adım atarak görüşmeleri tamamen durdurdu

11.06.2026 12:42:00
Haber Merkezi
100 milyon euroluk yıldız: Galatasaray "risk" almadı
100 milyon euroluk yıldız: Galatasaray "risk" almadı
Transfer çalışmalarını 10+4 kuralına uygun olarak sürdürmeye çalışan Galatasaray, rotasını Brezilya pazarına çevirmişti. Sarı-kırmızılıların, Corinthians altyapısından yetişen ve geleceğin büyük yıldız adayları arasında gösterilen 19 yaşındaki forvet Gui Negão'nun durumunu yakından takip ettiği ortaya çıktı. Ancak Aslan'ın bu transfer hamlesinde sakatlık korkusu ortaya çıktı.






SAKATLIK RİSKİ ALINMAK İSTEMEDİ

Yetenekli oyuncunun Mart ayında Brezilya U-20 Milli Takımı kampında yaşadığı şanssızlık, Galatasaray'ın geri adım atmasına neden oldu. Antrenmanda sağ uyluk arka adalesinden 2. derece sakatlık geçiren ve uzun süren bir rehabilitasyon süreci atlatan genç oyuncunun mevcut durumu sarı-kırmızılı kurmayları endişelendirdi. Sakatlık riskini almak istemeyen yönetim, Gui Negão için yürüttüğü ilk temasları ve görüşmeleri devam ettirmeme kararı aldı.






SERBEST KALMA BEDELİ 100 MİLYON EURO

Corinthians'ın üzerine titrediği Gui Negão için Brezilya kulübünün tavrı oldukça net. Daha önce Arap dünyasından gelen 18 milyon Euro ve Zenit'ten gelen 15 milyon Euro'luk teklifleri reddeden Brezilya ekibi, oyuncusunu kiralık göndermeye kesinlikle yanaşmıyor. 2030 yılına kadar sözleşmesi bulunan genç forvetin yurt dışı kulüpleri için serbest kalma bedeli ise tam 100 milyon Euro olarak belirlenmiş durumda.






YENİ TEKNİK ADAM FORMA VERMEDİ

Sakatlığını atlattıktan sonra Corinthians'ın başına geçen Fernando Diniz'den henüz forma şansı alamayan oyuncu için ülkesinden Internacional de devreye girmişti. Ancak Internacional'in kiralama formülüne karşılık Corinthians'ın sadece kalıcı transfere onay vermesi, o cephedeki görüşmeleri de tıkamıştı. Galatasaray ise oyuncunun yeteneğine olumlu baksa da adale sakatlığının tekrarlama riski nedeniyle masadan şimdilik kalkmış durumda.

Dünya kupası sonunda başlıyor: 16 yıllık rövanş

ABD, Kanada ve Meksika’nın ortaklığında düzenlenecek futbol şöleninin perdesi, bu akşam TSİ 22.00'de Meksika’da Azteca Stadı’nda ikonik bir rövanşla açılıyor. 2010 Güney Afrika’daki unutulmaz 1-1'lik açılış maçının aktörleri Meksika ve Güney Afrika, 16 yıl sonra yeniden sahnede!

11.06.2026 12:24:00
Haber Merkezi
Dünya kupası sonunda başlıyor: 16 yıllık rövanş
Dünya kupası sonunda başlıyor: 16 yıllık rövanş
ABD, Kanada ve Meksika'nın ortaklaşa düzenleyeceği futbol şöleninin merakla beklenen ilk santrası, Meksika'nın futbol mabedi Estadio Azteca'da yapılacak. Futbolseverleri ekran başına kilitleyecek dev mücadele bu akşam (11 Haziran Perşembe) TSİ saat 22.00'de başlayacak.






MARQUEZ BU KEZ KULÜBEDE

Bu eşleşmeyi "tarihin en nostaljik randevusu" yapan unsur, 2010 yılında Güney Afrika'da oynanan ve 1-1 biten o meşhur açılış maçı. 2010'daki o maçta Meksika formasıyla sahada olan ve takımına beraberliği getiren efsane kaptan Rafael Márquez bu akşam kulübede olacak. 2010'daki maçta da Meksika'nın başında olan Javier Aguirre yine teknik direktörlük koltuğunda oturacak.






5. MAÇIN LANETİ KORKUSU

Sezonu Fenerbahçe'de tamamlayan Edson Álvarez'in kaptan olarak Meksika'nın başında sahaya çıkması bekleniyor. Ev sahibinin üzerinde ciddi bir psikolojik baskı var. Meksika futbol kamuoyu, popüler bir batıl inanç olan "El Quinto Partido" (Beşinci Maç) Laneti'ni konuşuyor. 1994'ten 2018'e kadar üst üste 7 turnuvada gruplardan çıkmayı başaran Meksika, her seferinde son 16 turunda (4. maçta) elenerek çeyrek finali (5. maçı) bir türlü göremedi.






AGUIRRE GAZA GELMEYECEK

Tribünlerde kapalı gişe karnaval havası olsa da, teknik direktör Aguirre estetik futboldan ziyade kazanmak üzerine bir anlayışı benimsedi. Tamamen kompakt, savunma güvenliğini ön planda tutan ve "gerekirse çirkin oynayarak kazanan" bir yapı kuran Aguirre, hücumun merkezine Raul Jimenez'i yerleştirerek ilk maçı hatasız geçmeyi planlıyor.






TRABZONSPORLU HUGO BROOS

Güney Afrika cephesinde ise teknik direktörlük koltuğunda yine tanıdık bir isim var: 2009 yılında Trabzonspor'u 15 maçlığına çalıştıran Belçikalı 74 yaşındaki kurt hoca Hugo Broos.

Elemelerde cezalı oyuncu Teboho Mokoena'yı yanlışlıkla Lesotho maçında oynatan Broos, FIFA'nın 3-0'lık hükmen mağlubiyet kararıyla sarsılmış ve basınının diline düşmüştü.






TSHABALALA'YI UNUTAMADILAR

Takımın en büyük motivasyonu ise yine 2010'da Meksika'ya o jeneriklik golü atıp ikonik dansıyla hafızalara kazınan Siphiwe Tshabalala'nın mirası. Yıldız forvet Lyle Foster, "Hala Tshabalala'nın (Süper Lig'de Erzurumspor forması da giymişti) o golünün enerjisini içimizde taşıyoruz" diyerek mental hazır bulunuşluklarını özetliyor.






GÜNEY AFRİKA'NIN 3 YILDIZI

Güney Afrika, baskıyı tamamen ev sahibi Meksika'nın üzerine yıkmak istiyor. Kalede ve savunmada tecrübeli eldiven Ronwen Williams liderliğinde katı bir hat kurulacak. Burnley forması giyen Lyle Foster'ın fiziksel gücü ve Orlando Pirates'ın formda kanadı Oswin Appollis ile kontra ataklarla gol aranacak.






BU KEZ VUVUZELA OLMAYACAK

2010 yılındaki o ilk açılış maçı denince akla gelen en büyük magazin figürü Shakira ve "Waka Waka" ritmiydi. Ancak maça damgasını vuran asıl unsur, ekran başındaki milyonları çıldırtan, tribünlerden yükselen arı kovanı uğultusuyla yerel çalgı vuvuzela olmuştu. Azteca'da vuvuzela gürültüsü olmayacak belki ama Meksikalıların yaratacağı desibel rekoru, şimdiden turnuvanın en büyük popüler kültür olayı olmaya aday.

Trabzonspor'un inadı tuttu

Trabzonspor, Arjantin devi River Plate'in 19 yaşındaki süper solağı Ian Subiabre için inadından vazgeçmiyor

11.06.2026 12:11:00 / Güncelleme: 11.06.2026 12:15:29
Haber Merkezi
Trabzonspor'un inadı tuttu
Trabzonspor'un inadı tuttu
Trabzonspor, Arjantin devi River Plate'in 19 yaşındaki süper solağı Ian Subiabre için inadından vazgeçmiyor.

Oyun tarzıyla "Yeni Alexis Sanchez" olarak adlandırılan ve Avrupa ekiplerinin de radarında olan genç yetenek için daha önce yaptığı teklif reddedilmesine rağmen inadından vazgeçmedi.







Bordo-mavili yönetim, kiralama formülünün tamamen rafa kalktığı ve Danimarka seçeneğine sıcak bakmayan oyuncu için tüm finansal şartları zorlayarak transferi bitirmek için tam saha prese başladı.

Trabzonspor yönetimi Arjantin devi River Plate forması giyen ve gelecekteki adından söz ettirmesi beklenen Ian Subiabre transferinde geri adım atmıyor. Daha önce yapılan hamlelerden sonuç alamayan Karadeniz fırtınası, inatçı tavrını sürdürerek Arjantinli genç yetenek için tam saha prese başladı.







ALEXIS SANCHEZ'İ ANDIRIYOR

Oyun tarzı, sürati ve bilek hareketleriyle Şilili efsane yıldız Alexis Sánchez'e benzetilen 19 yaşındaki kanat oyuncusu için teknik heyetin raporu doğrultusunda tüm imkanlar seferber edildi. River Plate'in yılın ikinci yarısı için kadro planlamasında düşünmediği genç yıldız, Avrupa'ya adım atmaya oldukça sıcak bakıyor.







DÜNYA KUPASI'NDA ADETA COŞTU

Genç oyuncunun Copa Libertadores'te son 16 turuna kalan Universidad Católica'nın da radarında olduğu bilinirken, transferin önündeki en büyük netlik River Plate'in katı tutumu.

Bueno Aires kulübü, geçen yıl Şili'de düzenlenen 20 Yaş Altı Dünya Kupası'nda Arjantin Milli Takımı formasıyla yıldızlaşan Subiabre'yi kiralık göndermeye kesinlikle yanaşmıyor. Kulübün masadaki tek talebi 3.5 milyon dolarlık net bonservis bedeli.







DANİMARKA'DA OYNAMAYI REDDETTİ

Arjantin'in Olé gazetesinin paylaştığı son bilgilere göre; Danimarka ekibi Midtjylland da oyuncunun menajerleriyle temasa geçerek durumunu sordu. Ancak Subiabre'nin Danimarka'da oynamaya sıcak bakmadığı öğrenildi.







HEM DE ÇOK UCUZA BU İŞ BİTECEK

Trabzonspor'un daha önce genç oyuncu için yaptığı ısrarlı girişimlerin ardından oyuncu cephesindeki bu gelişmeler, bordo-mavililerin iştahını kabarttı.

Transferde inatçı yapısıyla bilinen Trabzonspor yönetiminin, bu kez 3.5 milyon dolarlık bonservis şartını yerine getirerek "Yeni Alexis Sanchez"i Türkiye'ye getirmeye kararlı olduğu belirtiliyor.

Beşiktaş'ta kaleci devrimi

Beşiktaş'ta yeni sezonda kalenin emanet edileceği isim değil belki ama stil netleşti 

11.06.2026 12:10:00
Haber Merkezi
Beşiktaş'ta kaleci devrimi
Beşiktaş'ta kaleci devrimi
Teknik direktör Vincenzo Italiano'nun modern oyun sistemine uymayan Rossi ve Jörgensen gibi isimlerin üzeri çizildi... Türk futbolunu ve kulübün genetiğini iyi bilen Önder Özen'in de onay verdiği yeni kaleci profili netleşti. Geriden oyun kurabilen, refleksleri tavan yapmış ve adeta bir oyun kurucu gibi ayaklarını kullanan modern bir eldiven arayan Beşiktaş kurmayları listenin ilk iki sırasına Chevalier ve Caprile'yi yazdı.






Beşiktaş'ta yeni sezonda kalenin emanet edileceği isim değil belki ama stil netleşti. Teknik direktör Italiano'nun sistemine uygun, Türk futbolunu ve Beşiktaş'ın genetiğini iyi bilen Önder Özen'in de onayından geçen kaleci profili netlik kazandı. Siyah-beyazlılarda rota; refleksleri tavan yapmış ve ayağını bir oyun kurucu gibi kullanabilen modern eldivenlere çevrildi. İlk iki sıraya PSG'den Lucas Chevalier ve Cagliari'den Elia Caprile isimleri kuruldu.






ROSSI VE JORGENSEN DIŞARIDA KALDI

Daha önce scout listelerinde yer alan veya menajerler vasıtasıyla önerilen Agustin Rossi ve Filip Jörgensen tarzındaki kaleciler tamamen saf dışı bırakıldı.

Boca Juniors döneminden beri dünyanın en iyi penaltı kurtarıcılarından biri olarak bilinen, çizgideki devasa fiziğiyle (1.93m) dikkat çeken Rossi ile Villarreal döneminde La Liga'nın en çok kurtarış yapan ismi olan ve Chelsea'nin pas kalitesi nedeniyle tercih ettiği Jörgensen profilleri şablonunun dışına itildi.






KRİTİK KURTARIŞ YÜZDELERİ DEĞERLİ

Beşiktaş'ın önceliği haline gelen Chevalier ve Caprile'yi listenin tepesine çıkaran iki ana unsur var. Refleks ve çizgi başarısı ile ayak kalitesi. Her iki kaleci de özellikle bire bir pozisyonlarda ve çizgi üzerinde refleks hızı çok yüksek isimler olarak dikkat çekiyor.

Chevalier'nin Şampiyonlar Ligi'ndeki dev maç performansları ile Caprile'nin Serie A'da takımı kaderini belirleyen kritik kurtarış yüzdeleri, Beşiktaş kurmaylarının bu iki isme yönelmesindeki en büyük etken oldu.






AYAK KALİTESİ İKİSİNİN DE YÜKSEK

Italiano'nun oyun sisteminin en kritik parçası olan "geriden oyun kurma" becerisi, bu iki kalecinin de en büyük artısı. Hem Chevalier hem de Caprile, yoğun baskı altındayken bile soğukkanlı kalabilen, kısa ve uzun metrajlı pas kalitesi oldukça yüksek eldivenler.






Chevalier bu yönüyle PSG gibi pas oyununu domine eden bir dünya devine geçiş yaparken; Caprile de Serie A'da yüksek pas isabet oranlarıyla kalitesini kanıtladı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.