logo
25 MAYIS 2024

Doç. Dr. Mehtap Aras: Tokat'ta 6 ila 7,2 arasında bir deprem kaçınılmaz

Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Afet ve Acil Durum Araştırma ve Uygulama Merkez Müdürü ve Acil Yardım ve Afet Yönetimi Bölüm Başkanı Doç. Dr. Mehtap Aras, Tokat'ta beklenen depreme yönelik önemli açıklamalarda bulundu. Aras, '6 ila 7,2 arasında bir deprem muhakkak başımıza gelecek, bundan kaçış yok' dedi.
18.04.2024 17:11:00
İhlas Haber Ajansı
Doç. Dr. Mehtap Aras: Tokat'ta 6 ila 7,2 arasında bir deprem kaçınılmaz
Doç. Dr. Mehtap Aras: Tokat'ta 6 ila 7,2 arasında bir deprem kaçınılmaz
Sulusaray ilçesinde yaşanan 4,7 büyüklüğündeki depremin bir öncü sinyal olmadığını belirten Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Afet ve Acil Durum Araştırma ve Uygulama Merkez Müdürü ve Acil Yardım ve Afet Yönetimi Bölüm Başkanı Doç. Dr. Mehtap Aras, ancak bu tür sarsıntıların ciddiye alınması gerektiğini ifade etti.

Aras, geçmişte yaşanan depremlerde olduğu gibi, beklenmedik şekilde art arda sarsıntılar yaşanabileceğini ve depremin şiddetinin önceden tahmin edilemediğini dile getirdi. Bu nedenle, her zaman hazırlıklı olunması ve gerekli tedbirlerin alınması gerektiğini vurguladı.

'Depremin şiddetini bilmek ve buna göre tavır almak doğru değil'

Depremin şiddetine göre hareket etmenin yanlış olduğunu belirten Aras, 'Şimdi depremin şiddetine göre tavır sergilemememiz gerekiyor. Yani '4,7 çok düşük bir şiddette aslında dışarı çıkmamız gerekmiyor, 6'nın üzerinde olursa anca dışarı çıkarız' gibi bir tavır, bir tutum çok yanlış. Sonuçta bu bir deprem ve binalarımıza elbette güveniyoruz ve araştırmasını yaptık ama tedbir amaçlı bizim bulunduğumuz yeri terk etmemiz gerekiyor. Ta ki yetkili kurum ve kuruluşların, valilik bağlı olarak il AFAD veya AFAD Başkanlığının bir problem yok. Evlerinize geçebilirsiniz. Güvendesiniz uyarısı ya da bilgilendirmesiyle tekrar evlerimize dönebiliriz ama depremin şiddetini küçümsemek ve buna göre tavır almak doğru değil. Depremin şiddetini biliyoruz ama derinliğini bilmiyoruz. Yüzeye yakın şiddette olan depremler, örneğin beş şiddetindeki bir deprem ve çok yüzeye yakın. Onun etkisiyle çok derinde olan 5 şiddetindeki bir depremin etkisi aynı olmayacaktır. Dolayısıyla biz bunu o anda o bilgiye sahip değiliz. Yani hemen hepimiz telefonlarımıza sarılıp AFAD verisine bakamıyoruz. Dolayısıyla sarsıntı geçince tedbir amaçlı mutlaka bulunduğumuz binaları terk etmemiz gerekiyor' dedi.

'6 ila 7,2 arasında bir deprem muhakkak başımıza gelecek'

Doç. Dr. Aras, Tokat'ta yaşayanların deprem gerçeğiyle yüzleşmeleri gerektiğini ve bu felakete karşı her zaman tetikte olmaları gerektiğinin altını çizen Aras, 'Tokat'ta beklenen bir deprem var. 6 yada 7,2 arasında Tokat'ın üzerinde bulunan fayın bir deprem bekleniyor. Böyle bir elbette senaryo var. Fakat bunun tarihini ve zamanını ön görmemiz, söylememizin ihtimali yok. Şu an hemen burada da olabilir. Beş sene sonra da olabilir, üç gün sonra da olabilir. Ayrıca bunun saatini de bilmiyoruz. Yani genelde gece olduğu için geceye alışkınız fakat gündüz de olabilir, okulda olabiliriz, yolda olabiliriz, herhangi bir kamu kurum kuruluşunda bir işlem yaptırıyorken olabiliriz. Dolayısıyla her türlü senaryoya hazır olmamız gerekiyor. AFAD-RED diye bir simülasyon programı var. Burada Tokat'ın üreteceği örneğin 7 şiddetinde bir deprem veya 6 şiddetinde bir depremde alacağı hasar öngörülebiliyor. Elbette Tokat için de böyle bir senaryo var. 6 şiddetindeki depremdeki senaryoyla 7,2 şiddetindeki senaryo farklı. Dolayısıyla bizim burada vatandaşlar olarak Tokat'ta yaşayan insanlar olarak yapacağımız en önemli şey tedbir almak. Yani olası riskleri azaltmak ve buna hazırlıklı her an olacakmış gibi tetikte olmamız gerekiyor. Yani bugün de olabilir. Beş dakika sonra da olabilir. Bir sene sonra da olabilir. Ama bu bizim başımıza gelecek. Bunu bekliyoruz. Yani bundan kaçış yok. Bu deprem üretilecek. Dolayısıyla bizim buna hazırlıklı olmamız gerekiyor ve önlemleri almamız gerekiyor' diye konuştu.
'Erdoğan bütün ülkeyi harama teşvik ediyor'
Uygulanan ekonomik modeli ifşa etti
CHP Lideri, Altan Feyman'ın cenazesine katıldı
Özel'den Gülgûn Feyman'a taziye
İsrail, uluslararası hukuku 'yok' sayıyor
Refah'a ikinci kez saldırdı
'MHP ve Ülkü Ocakları onun bunun kum torbası olamaz'
Bahçeli'den eleştirilere sert yanıt
"Hep birlikte elimizi taşın altına koymak zorundayız"
Emekli ikramiyesi bayram öncesi yatacak
Lenf kanseri riskini tetikliyor
Dövme tutkunları dikkat!
Karadeniz zekası yine iş başında
'Kampanya amacına ulaştı'
THY uçağında dehşet
Hostesin beli kırıldı
Hava sıcaklığı normalin altında seyredecek
Ülke geneli sağanak etkisinde
Erdoğan'ın suçladığı Kılıçdaroğlu'nu savundu
'Normalleşmeye direnen bedelini öder'
İsrail askerleri sivillerin sığındığı okulu bastı
Cibaliya'da 180 Filistinli alıkondu
Otomobil köprüden dereye uçtu
1'i çocuk 2 kişi kayıp
Pasaport kontrolünü geçince AB'ye adım atıyorsunuz
'Kazıklamanın' küresel merkezi!
Bir yabancı şirket 42 bin 49 Türk şirketine karşı
Reste rest!
Gençlerimizi kaybediyoruz
İki tekerlekliler ölüme davetiye çıkarıyor
'Erdoğan bütün ülkeyi harama teşvik ediyor'
Uygulanan ekonomik modeli ifşa etti
CHP Lideri, Altan Feyman'ın cenazesine katıldı
Özel'den Gülgûn Feyman'a taziye
İsrail, uluslararası hukuku 'yok' sayıyor
Refah'a ikinci kez saldırdı
'MHP ve Ülkü Ocakları onun bunun kum torbası olamaz'
Bahçeli'den eleştirilere sert yanıt
"Hep birlikte elimizi taşın altına koymak zorundayız"
Emekli ikramiyesi bayram öncesi yatacak
Lenf kanseri riskini tetikliyor
Dövme tutkunları dikkat!
Karadeniz zekası yine iş başında
'Kampanya amacına ulaştı'
THY uçağında dehşet
Hostesin beli kırıldı
Hava sıcaklığı normalin altında seyredecek
Ülke geneli sağanak etkisinde
Erdoğan'ın suçladığı Kılıçdaroğlu'nu savundu
'Normalleşmeye direnen bedelini öder'
İsrail askerleri sivillerin sığındığı okulu bastı
Cibaliya'da 180 Filistinli alıkondu
Otomobil köprüden dereye uçtu
1'i çocuk 2 kişi kayıp
Pasaport kontrolünü geçince AB'ye adım atıyorsunuz
'Kazıklamanın' küresel merkezi!
Bir yabancı şirket 42 bin 49 Türk şirketine karşı
Reste rest!
Gençlerimizi kaybediyoruz
İki tekerlekliler ölüme davetiye çıkarıyor

Bingöl'de 31 yıl önce şehit edilen öğretmenin annesi: Acısı hala bağrımda

Bingöl'de 24 Mayıs 1993 yılında sivil ve silahsız bir şekilde bölücü terör örgütü PKK mensupları tarafından şehit edilen Selahattin Aysan'ın annesi Zehra Aysan, şehadetinin 31'nci yılında oğlunu kabri başında andı. Gözyaşı dökerek mezar taşını seven anne 'Acısı hala bağrımda, gitmiyor. Çok sıkılırsam mezarının başına geliyorum, onunla konuşuyorum, ağlıyorum, dua okuyorum' dedi.
25.05.2024 12:49:00 / Güncelleme: 25.05.2024 12:54:28
İhlas Haber Ajansı
Bingöl'de 31 yıl önce şehit edilen öğretmenin annesi: Acısı hala bağrımda
Bingöl'de 31 yıl önce şehit edilen öğretmenin annesi: Acısı hala bağrımda
Bingöl'de 24 Mayıs 1993 yılında sivil ve silahsız bir şekilde bölücü terör örgütü PKK mensupları tarafından 33 erin şehit edilmesinin üzerinden tam 31 yıl geçti.

Malatya'dan otobüslere binen 33 silahsız er ve aralarında öğretmenler, sivil vatandaşların bulunduğu otobüs Elazığ-Bingöl kara yolu üzerinde teröristler durdurularak rehin alındı. Aradan 31 yıl geçmesine rağmen yüreğindeki acıyı hala ilk gün ki gibi tazeliğinde hisseden şehit öğretmen Selahattin Aysan'ın 77 yaşındaki annesi Zehra Aysan oğlunun ölüm yıldönümünde kabrini ziyaret ederek gözyaşı döktü.

Bingöl'ün Genç ilçesi Çevirme Köyüne eş durumundan tayin olarak öğretmen oğlunun askerliğini yapması için o gün otobüse binerek Isparta'ya geleceğini söyleyen Zehra Aysan o kara günü anlattı. Gece haberlerde otobüsün teröristler tarafından durdurulduğunu öğrenen Aysan 'Haberlerde izledim. Biz oğlumuz o arabadaydı dedik. Oğlumu defalarca aradık ulaşamadık. 3 gün boyunca evde ağladık sızladık, 3 gün sonra haberini aldık. 4 öğretmenin de raporu geldi bize ten renginden, boyundan anladık rapordan tespit ettik daha sonra verdiler çocuğumuzun cenazesini. Akrabalarımız cenazeyi almaya gittiler 1 gün bekledik daha sonra defnettik. Hiç bakmadım. Tabutuyla gömdüler yüzünü göremedim. Türk bayrağına sarmışlardı oğlumu. Hala gözümün önünde o anlar' dedi.



Oğlumla o gün ikindi vakitlerinde konuştuk

Oğluyla şehit olmadan kısa süre önce konuştuğunu söyleyen anne Aysan 'Olayın olduğu gün ikindi vakitlerinde konuştuk. Anne biz arabaya bindik Isparta'ya geliyoruz, saat 6'da Ankara'ya varınca ben seni ararım dedi. Daha sonra hiç aramadı beni Isparta Gönen'e gelecekti. Oğlum öğretmendi, askerliği çıktı askerlik için geliyordu. Gelinimde vardı yanında burada biraz kalıp gelinim dönecekti oğlumda askere gidecekti. Askerde olduğunu bilemedi, öğretmen olduğunu da bilemedim. Oğlum şehit olduğunda 9 aylık evliydi. Gelinim de 20 günlük hamileydi. Torunum şimdi 30 yaşında annesinin yanında çalışıyor' şeklinde konuştu.

Eşim oğlunun acısına dayanamadı 3 ay sonra vefat etti

Oğlunun şehit edilmesinin ardından 3 ay sonra eşini kaybettiğini söyleyen Aysan eşinin oğlunun acısına dayanamadığını belirtti. Anne Aysan 'Oğlum şehit olduktan sonra sürekli düşünüyordu. Ben ağlıyordum ama eşim hiç ağlayamıyordu. Kara kara düşünüyordu. Bir gün uyumak için yatağa yattı. Göğsümde bir ağrı var bu ağrı beni öldürecek dedi. Bir anda kalp krizi geçirdi. Antalya'ya götürdük orada 17 gün tedavi gördü daha sonra vefat etti. Çocuğuna dayanamadı. Oğlumla eşim arasında 3 ay zaman var' açıklamalarında bulundu.

Acısı hala bağrımda, gitmiyor. Her zaman gece gündüz kalbimde

Yaşadığı acıyı hala ilk gün ki gibi hissettiğini söyleyen Aysan 'Acısı hala bağrımda, gitmiyor. Her zaman gece gündüz kalbimde. Bir tane oğlum vardı. Çok sıkılırsam mezarının başına geliyorum, onunla konuşuyorum, ağlıyorum, dua okuyorum daha sonra gidiyorum. Başka dayanağım yok. 1 kızım daha var onun yanında duruyorum. Elimden bir şey gelmiyor, teröre sürekli lanet ediyorum. Dalımı, budağımı kırdılar bıraktılar. Bu çok acı, çok üzüntülüyüm. Kimseye derdimi söyleyemiyorum. Oğlumun yaşıtlarını gördüğüm zaman ciğerlerim eziliyor. Onun yaşıtları belediyede çalışıyor. Benim çocuğumda keşke öyle çalışsaydı. Biz besicilik yapıyorduk, hayvanlarımız vardı besicilik mesleğini sevmediğim için oğluma oku kurtul git dedim. Bu işler zor dedim. Hep ben söyledim diye öğretmen oldu' şeklinde konuştu.

Anne Aysan konuşmasının devamında gözyaşları içerisinde oğlunun öğretmenliğinin ikinci yılında şehit olduğunu söyledi.

Bozcaada'da Tiny House yapılar mühürlenmeye başlandı

 Belediye, bu hareketli yapılara su ve elektrik hizmetleri verilmeyeceğini, daha önceden su ve elektrik bağlananların da kesileceğini belirtti.
25.05.2024 09:53:00 / Güncelleme: 25.05.2024 10:08:30
İhlas Haber Ajansı
Bozcaada'da Tiny House yapılar mühürlenmeye başlandı
Bozcaada'da Tiny House yapılar mühürlenmeye başlandı
Çanakkale'nin Kuzey Ege Denizi'ndeki turizm merkezi Bozcaada ilçesinde belediye tarafından, kaçak konaklamanın önüne geçmek için adada son dönemde çoğalan 'Tiny House' olarak adlandırılan tekerlekli ahşap evler için mühürleme işlemi yapıldığı açıklandı. Belediye, bu hareketli yapılara su ve elektrik hizmetleri verilmeyeceğini, daha önceden su ve elektrik bağlananların da kesileceğini belirtti.

Havasıyla küçük bir kasabayı yansıtan, dar sokaklarında farklı mimarideki eski Rum evleri, deniz ürünleri restoranları, Türkiye'nin en iyi korunmuş tarihi kalesi, bakir koyları, temiz ve buz gibi denizi yanında, bir de İstanbul'a olan yakınlığı nedeniyle pek çok kişinin tercih ettiği turizm merkezi Bozcaada ilçesi son dönemde 'Tiny House' olarak adlandırılan tekerlekli ahşap evlerin akınına uğramaya başladı. Bozcaada Belediyesi, son aylarda adaya konuşlandırılan 'Tiny House'lar için harekete geçti.

Bozcaada Belediyesi'nden konuyla ilgili yapılan açıklamada, Bozcaada'da en önemli konulardan biri olan imar planıyla ilgili çalışmaların hızla devam ettiği belirtildi. Bozcaada için çok önemli olan 1/1000 ve 1/5000 Koruma Amaçlı İmar Planı çalışmaları belediye personeli, meclis üyeleri, avukat ve konunun uzmanları ile beraber şu an durum tespiti yapılması amacıyla incelendiği belirtilen açıklamada, "Bozcaada'nın geleceğini birlikte belirlemek hedefiyle haziran ayında yapacağımız ilk halk toplantımızda sizinle bu gelişmeleri paylaşacağız. Bozcaada gündemini en çok meşgul eden, kamuoyunda Tiny House olarak bilinen 'Hareketli Yapılar' ve konteyner evler ile ilgili hukuki durum ve belediyemizin yaklaşımı şu şekildedir: '3194 sayılı İmar Kanunu, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu gibi arazilerde yapılaşmayı düzenleyici yasal mevzuat çerçevesinde herhangi bir izin alınmadan ikamet veya ticari amaçlarla kullanılan bu yapıların tarım arazilerinde uzun süre konuşlandırılması ve kullanılması kesinlikle yasaktır.' Ayrıca 2863 Sayılı Kanun'un 65. maddesinde, 'Tescil edilen sit alanları ve korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarının bu Kanuna göre tebliğ veya ilan edilmiş olmasına rağmen yıkılmasına, bozulmasına, tahribine, yok olmasına veya her ne suretle olursa olsun zarar görmesine kasten sebebiyet verenler ile izin alınmaksızın inşaî ve fiziki müdahale yapanlar veya yaptıranlar, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır' hükmü yer almakta olup, suç teşkil eden bu eylemleri gerçekleştirenler hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikâyette bulunulacaktır" denildi.



Çanakkale Valiliği'nin 20.12.2023 tarih ve E95699147010.9965554 sayılı yazısı ile hem belediyeye hem kaymakamlığa konu ile ilgili bildirimler yapıldığını ifade edilen açıklamanın devamında ise, "Tüm bu kanun ve yönetmeliklere istinaden alınan kararlar şöyledir. Karar 1: Bozcaada'ya giren ve tarım arazisine konuşlandırılan tüm hareketli yapılar ve konteyner evler mühürlenmeye başlamıştır. Mühürleme işleminden sonra kanuni süreçler hızla işletilecektir. Karar 2: Bozcaada'da mevcutta bulunan bu tip yapıların elektrik-su hizmetlerinden yararlanmasına izin verilmeyecektir. Resmi makamlar nezdinde; tüm hizmetlerin kesilmesi için işlemler ivedi olarak başlatılacaktır. Karar 3: İlgili kanunlar gereğince Bozcaada'ya giriş yapan tüm 'Hareketli Yapılar'ın ve konteynerlerin sahiplerine; bunların tarım arazisine konulmasının, elektrik ve su bağlanmasının yasak olduğuna dair bildirim yapılacaktır. Karar 4: Bu gibi yapıların tarım arazisine konuşlandırılmasına, elektrik su ve foseptik bağlantılarının yapılmasına yardımcı olanlar hakkında ilgili yasanın izin verdiği şekilde hukuki işlemler başlatılacaktır. Bu kararların uygulanması için gerekli tüm işlemler Bozcaada Belediyesi Haziran ayı meclisinde ele alınacaktır" ifadelerine yer verildi.

Bozcaada Belediyesi'nin 9 Nisan 2021'de yapılan meclis toplantısında alınan kararda, 'Tiny House' olarak bilinen tekerlekli ahşap evle adaya geçiş yasaklanmıştı.



Bozcaada Belediye Başkan Yardımcısı Gülay Elbir Uslu, "Biz yönetime gelmeden önce de çok sık karşılaşılan bir durumdu. Şu anda da hızla her hafta her gemiden 'Tiny House' gelmesiyle karşı karşıyayız. Bu duruma müdahale etme gereği duyduk. Adanın doğal yapısına uygun olmadığını düşünüyoruz. İmar konusunda aykırı olduğunu düşünüyoruz. Bu konuyla ilgili bir ön hazırlık çalışmaları yaptık. Edirne, Bodrum, Muğla gibi illerde ve ilçelerde de bu uygulamalara gidiliyor ve karar alınıyor. Bununla ilgili kesinlikle yaptırım uygulamaya çalışacağız. Attığımız adımlar aslında adayı ve doğal yapısını korumak adına, hem de getirecek kişilerin maliyetler çok yüksek olduğu için bunları engellemek yoluna mutlaka gideceğiz. Onunla ilgili kararları alacağız. Yaptırım uygulayacağız. Güvenlik açısından da yanlış, müdahale, kontrol edilemiyor. Bu noktada da çok sorunlar var. Bence bunları engelleme yoluna her şekilde gitmeyi düşünüyoruz. Şu anda zaten dönen reklamlar var. Tiny House'ların kiraya verilmesiyle ilgili herkes paylaşımlar yapıyor" dedi.



Bozcaada'nın tamamının sit alanı olduğuna dikkat çeken BOZTİD Başkanı Kemal Furuncı, "İsteyen isteği yere, isteği şekilde hareket edemez. Benim mesleğim mimarlık. Dolayısıyla istenildiği gibi her bir yapıyı getirip de tarlasına, bahçesine koymak doğru bir yapılanma değil. Sit alanı olarak ele aldığımız zaman istediğiniz yere beton dökemezsiniz. Belediyenin almış olduğu kararları da destekliyoruz. Buraya su verilmesi, altyapı hizmeti verilmesi, diğer yapılan yapılara haksızlık olur. Ve bu uygun da değil. Bozcaada'ya sürekli Tiny House gelmeye başladı. Tiny House'ların esas yapılanması, amaçlanması nedir. Bir yerden bir yere transfer olurken kalabileceğiniz bir araç. Konut değil. Ada Tiny House'tan geçilemez oldu. Gemiden her gün 3-4 tane Tiny House geliyor. Burası sanki Tiny House'ların yeri gibi oldu. Böyle bir şeyi desteklemiyoruz. Bu Tiny House'ları konaklama olarak satıyorlar. İnsanlar buralarda gelip konaklıyor. Güvenlik var mı yok. Kim geliyor bilmiyoruz. Herhangi bir kayıt var mı yok. Adayı bir yandan korumaya çalışırken, bir yandan hem Tiny House gelecek. Hem de bu Tiny House'lar kaçak işletme olacak. Bunu kabullenmek mümkün değil" diye konuştu.

Adalet Bakanı Tunç: Tonya Belediye Başkanına saldırıda 2 şüpheli gözaltına alındı

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Tonya Belediye Başkanı Osman Beşel'e saldırı soruşturması kapsamında 2 şüphelinin gözaltına alındığını açıkladı.
25.05.2024 07:32:00
İhlas Haber Ajansı
Adalet Bakanı Tunç: Tonya Belediye Başkanına saldırıda 2 şüpheli gözaltına alındı
Adalet Bakanı Tunç: Tonya Belediye Başkanına saldırıda 2 şüpheli gözaltına alındı
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda saldırıyı kınayarak, 'Tonya Belediye Başkanı Osman Beşel'e odasında fiili saldırıda bulunulmasıyla ilgili Tonya Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma kapsamında 2 şüpheli gözaltına alınmıştır. Tonya Belediye Başkanı Osman Beşel'e acil şifalar diliyor, saldırıyı şiddetle kınıyorum' ifadelerine yer verdi.

İletişim Başkanlığından sokak köpekleri kamuoyu araştırması

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, "Halkın Nabzı" kamuoyu araştırması doğrultusunda son yıllarda sık sık gündeme gelen sokak köpekleri meselesini inceledi. 18 Ekim-8 Kasım 2023 tarihleri arasında yapılan araştırmaya Türkiye'nin dört bir yanından gönüllüler katıldı. Araştırmaya göre, katılımcıların yüzde 83,6'sı sokak köpeklerini bir sorun olarak gördü.
24.05.2024 21:25:00
İhlas Haber Ajansı
İletişim Başkanlığından sokak köpekleri kamuoyu araştırması
İletişim Başkanlığından sokak köpekleri kamuoyu araştırması
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, ülke gündeminde sık sık yer bulan sokak köpekleri konusunda 5 sorudan oluşan bir kamuoyu araştırması yaptı.

Araştırma neticesinde mahallelerde yüzde 88,4 oranında sokak köpeği olduğu ve katılımcıların yüzde 83,6'sının sokak köpeklerini bir sorun olarak gördüğü tespit edildi.

18 Ekim-8 Kasım 2023 tarihlerinde yapılan araştırmaya en fazla katılım İstanbul, Ankara ve Antalya'dan oldu.

Araştırmaya katılan gönüllülere kapalı uçlu sorular yöneltildi. Katılımcılara ilk olarak "Yaşadığınız mahallede sahipsiz sokak köpekleri mevcut mu'" sorusu yöneltildi. Bu soruya katılımcıların yüzde 88,4'ü "evet", yüzde 11,4'ü "hayır" yanıtını verdi.

"Sahipsiz sokak köpekleri konusunu Türkiye için sorun olarak görüyor musunuz'" sorusuna ise katılımcıların yüzde 83,6'sı "evet", yüzde 16,4'ü "hayır" cevabını verdi.

"Bu sorunun çözümü için nasıl bir yol izlenmeli'" sorusuna katılımcıların yüzde 80,4'ü "barınaklara yerleştirilmeli, sahiplenilmeyen ve hasta olanlar uyutulmalı", yüzde 18,4'ü "kısırlaştırılarak mevcut yaşam alanına bırakılmalı", yüzde 1,2'si "bu haliyle mevcut yaşam alanlarında bırakılmalı" yanıtını verdi.

"Sahipsiz bir sokak köpeği sahiplenmeyi düşünür müydünüz'" sorusuna ise katılımcıların yüzde 74,4'ü "hayır", yüzde 25,6'sı ise "evet" dedi.

"Siz veya aile-arkadaş çevrenizden sokak köpekleri tarafından saldırı vakası yaşayan oldu mu'" şeklinde yöneltilen soruya ise katılımcıların yüzde 50,1'i "evet", yüzde 49,9'u ise "hayır" şeklinde yanıt verdi.

Araştırma sonucu

Yapılan kamuoyu araştırması neticesinde, katılımcıların büyük bir bölümünün mahallesinde sokak köpeklerinin olduğu ve kendileri için tehlike oluşturduğu, sokak köpekleri konusunun ülke gündemi için yadsınamayacak bir konu olduğu ve devlet tarafından çözüme kavuşturulması yönünde girişimlerin olması gerektiği, sokak köpeklerinin daha fazla vatandaşa zarar vermesinin engellenmesi adına barınaklara yerleştirilmesi; sahiplenilmeyen ile hasta olanların uyutulması gerektiği, katılımcıların yarısının yakın çevresinden en az bir kişiye sokak köpeği saldırısı gerçekleştiği, sahipsiz sokak köpekleri konusunu ülke için sorun olarak görenlerin büyük kısmının büyükşehirlerde yaşayanların oluşturdukları, sokak köpeklerinin yaşam alanlarından toplatılıp barınaklara yerleştirilmesini talep eden erkek katılımcıların kadın katılımcılara oranla daha fazla olduğu hususları tespit edildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2024

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.