logo
02 MART 2026


Doğal gaz kullananlar dikkat!

Makine Mühendisi Çağlar Bal, doğal gaz kaçaklarının yüzde 90'ının ocak değişiminden kaynaklandığını söyledi

29.09.2023 14:05:00 / Güncelleme: 29.09.2023 14:14:39
İhlas Haber Ajansı
Doğal gaz kullananlar dikkat!
Doğal gaz kullananlar dikkat!
Ankara'da 8 yıldır doğal gaz tesisatı işi yapan Makine Mühendisi Çağlar Bal, İstanbul ve Ankara'daki doğal gaz patlamalarının ardından vatandaşların böyle bir durumla karşılaşmaması için patlamaların sebebini, meydana gelişini ve alınması gereken önlemleri İhlas Haber Ajansı'na (İHA) anlattı. Çağlar Bal, vatandaşların 'Doğal Gaz Acil 187' hattını arayarak ücretsiz tesisat kontrolü yaptırabileceklerini ifade etti.


Ev taşırken doğalgaz tesisatına zarar verilebilir


Doğalgaz tesisatında dışarıdan bir müdahale olmazsa 50-100 yıla yakın süre kesinlikle gaz kaçağı olmayacağını ifade eden Bal, 'Gaz kaçaklarının yüzde 90'ı ocak değişimlerinden kaynaklanır. Gaz kaçaklarının yüzde 90'ı ocak bağlantılarında olur. Yani bir evden diğer bir eve taşınan kişiler, ocaklarını alıp diğer eve taşıdıkları zaman arka bağlantılarını kendileri bağlamak isterler ya da taşıyan firmalar bir şekilde müdahale etmek isterler.

Onlar bağlamak istediklerinde buralarda gaz kaçakları olur. Verdiğimiz gaz kaçak hizmetlerinin yüzde 90'ı bu sebepten gerçekleşir. Dışarıdan doğal gaz tesisatına müdahale farklı şekillerde de oluyor. Özellikle ev taşınmalarında, kanepeye taşırken doğal gaz sayaçlarına kanepeyi vurup doğal gaz tesisatlarını oynatabiliyor. Bir diğer ihtimal projesiz yani kaçak doğal gaz tesisatına müdahaleler. Kombi değişimi olabilir. Mutfak dolabı değişimi olabilir. Mutfak dolabı değişimlerinde ocağın yeri değişiyor. Haliyle doğal gaz tesisatına müdahale edilmiş oluyor, gaz kaçakları buradan gelmiş olabiliyor' dedi.


Kiracıların uzun yıllar ev değiştirmemeleri doğal gaz denetimi yapılmasının önüne geçiyor


Türkiye genelinde gaz şirketlerinin denetimlerinin azaldığını, bunun sebebinin ise vatandaşların, kiracıların ev değiştirme sıklığının azalması olduğunu söyleyen Bal, şunları kaydetti:

'Bugün kiracı ev sahibi sıkıntıları sebebiyle kiracıların evden çıkmaması, başka bir eve taşınmaması gaz dağıtım şirketinin denetim yapmasını engelliyor. Gaz dağıtım şirketleri abone değişikliği sonrasında evlere gaz kaçak kontrollerine, gaz denetim kontrollerine giderler.

Bu sebepten de denetimler azaldı diye düşünüyorum. Bir diğer görüşüm de korona virüs sonrası Ukrayna savaşı, ekonomik kriz, seçimler derken gaz dağıtım şirketlerinin insanları daha az sıkıntıya sokmak düşüncesiyle denetimlerin bir miktar azaltıldığını, gevşetildiğini söyleyebiliriz.

Gaz dağıtım şirketleri sayaç sökümünü durdurdu, denetimleri azaltmaya başladı. Yani siz üç kere evinize denetime gelinmiş, uyarılar yapılmış, bu uyarıları dikkate almamışsanız özellikle restoranlarda gaz dağıtım şirketi dördüncü olarak gelir sayacınızı söker ve gaz arzınızı bir daha kullanamayacak şekilde durdurur.

Doğal gaz sayacının mühürlenmesi buna engel olmuyor, o mührün sökülüp kullanılması aylık 300 liralık bir ceza ödeme karşılığında gazı kullanmasına, o şirketlerin, o dairelerin gazı kullanmasına göz yumuluyor. En büyük problemlerden biri de bu.'


'Doğal gazın patlaması çok meziyet isteyen bir durumdur'


Doğal gazın havadan hafif bir gaz olduğunu ve bu sebepten ötürü evlerin tavanında birikebildiğini ifade eden Makine Mühendisi Bal, 'Yerde olan, ocakta olan bir gaz kaçağı tavanda biriktiği için burun seviyemize gelene kadar yani kafa seviyemize gelene kadar gaz kaçağını kokusu olsa bile fark etmemiz çok zordur.

Eğer yazın ev havalanıyorsa fark edilmiyor. Aslında doğal gazın patlaması çok meziyet isteyen bir durumdur. Yani çok büyük emek harcanarak yapılması gereken bir durumdur. Çünkü doğal gaz havayla yüzde 60'a yüzde 40 oranında birleşmezse o tam oran birleştiği zaman bir yerden ateş, çıngı ya da bir müdahale ısı oluşmazsa bu gaz patlamaz. Yani bu üçünü ya da bütün sebepleri bir araya getirebilmek aslında çok zor bir ihtimaldir. Yani çok kolay bir durum değildir.

Patlamaların niceleri gerisinde bekliyor. Mevcutta gaz kaçakları denetimsiz adreslerde bekleyen gaz kaçakları şu anda patlamayı bekliyor. Tüm sebepler, tüm koşullar bir araya gelirse patlama gerçekleşiyor. Eğer denetimler bu şekilde devam ederse bunların yüzlercesi de, binlercesi de kapıda diye düşünüyorum' ifadelerini kullandı.


'Eğer ucuz fiyatlı gaz alarm cihazı kullanırsanız, gazın patlama sebebi gaz alarmının kendisi olur'


Vatandaşların çıngı çıkarmayan Exproof'lu gaz alarm cihazları kullanmasına dikkati çeken Makine Mühendisi Çağlar Bal, 'İnternet satışında ya da piyasada ucuz olarak insanların tercih ettiği mutfaklarına taktığı gaz alarm cihazlarında şöyle bir durum var; ortamda bir gaz var.

Bu gazı gaz alarm cihazı tespit ediyor ve geç tespit ediyor. Haliyle dedektör sensör kalitesi düşük olduğu için ortam büyük bir oranda gaz dolduktan sonra gaz alarm ötmeye başlıyor. Bu gaz alarm cihazı ilk çalıştığı anda aynı ışık prizlerine bastığımız zaman arkasında çıkan küçük çıngılar gibi çıngılar çıkar, yani gaz alarmı tesisatı patlatır. İlginç bir durumdur, böyle de bir gerçek var. Eğer ucuz fiyatlı gaz alarm cihazı kullanırsanız, gazın patlama sebebi gaz alarmının kendisi olur' şeklinde konuştu.


'Prizlerin arkasında oluşan çıngılar, evinizdeki doğal gaz patlamasını büyük bir oranda tetikliyor'


Vatandaşların gaz kaçaklarına karşı dikkat etmesi gerekenleri anlatan Bal, şunları söyledi:

'Evinizin kapısını açtınız, doğal gaz kokusu geldi burnunuza ya da şüphelendiniz. Başka bir koku gelse de şüphelendiniz. Kesinlikle ışık prizlerini açmıyorsunuz, ışıkları açmıyorsunuz. Çünkü o prizlerin arkasında oluşan minicik çıngılar, o evinizdeki doğal gaz patlamasını büyük bir oranda tetikliyor. Işığa bastığınız anda aynı ocakların yandığı gibi bir anda alev almaya başlıyor, patlama gerçekleşiyor.

Öncelikle evinizde bir gaz kokusu aldıysanız, bir şeylerden şüphelendiyseniz kafanızda soru işaretleri varsa 187 gaz dağıtım şirketini arayıp acil ekipleri talep edebiliyorsunuz. Evinizin ücretsiz olarak gaz kaçağının kontrollerini yaptırabiliyorsunuz. Kombi bakımları her kışa girişte yapılmalı. Bence yılda bir kere yapılmalı. Ben şahsen o şekilde yapıyorum. Yaz boyu çok durağan olarak çalıştığı için içi tozlanıyor, kirleniyor ya da tesisatında pislikler birikebiliyor.

Peteklerin içinde paslanmalar olabiliyor. Siz kaloriferleri çalıştırdığınız anda o paslar kombinin içine dolabiliyor. Bu sebepten dolayı her kışa girmeden önce yani bu zamanlarda kombi bakımları yapılabilir.' İHA

Fındıkta zirai don tehlikesi devam ediyor

İlerleyen günlerde etkili olacak kar yağışının, fındık için zirai don tehlikesi taşıyabileceği ifade ediliyor

02.03.2026 10:11:00 / Güncelleme: 02.03.2026 10:14:44
İhlas Haber Ajansı
Fındıkta zirai don tehlikesi devam ediyor
Fındıkta zirai don tehlikesi devam ediyor
Ordu'nun orta ve yüksek kesimlerinde şubat ayı sonlarında etkili olan kar yağışının fındıkta zirai don riski taşımadığı, bunun aksine fındık dalları ve toprak için yararlı olabileceği belirtildi. Ancak ilerleyen günlerde etkili olacak kar yağışının, fındık için zirai don tehlikesi taşıyabileceği ifade ediliyor.

İlin orta ve yüksek kesimlerinde şubat ayı sonunda etkili olan kar yağışı üreticileri tedirgin etti. Üreticiler, geçen yıl nisan ayında ülke genelinde etkili olan ve büyük zarara neden zirai don olayını hatırlarken, mevsiminde yağan karın şuan için zirai don tehlikesi oluşturmadığı, aksine fındık dalları ve toprak için yararlı olduğu ancak az da olsa zirai don riskinin bulunduğu belirtildi.

"Şu anda yağan kar olumlu"

Türkiye Ziraat Odaları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Arslan Soydan, "Şu anda ilimizin yüksek ve orta kesimlerinde kar yağışı var. Meteorolojiden aldığımız bilgiye göre kısmen de olsa zirai don uyarısı var. Şu anda yağan karın çok sert soğuklarla etkili olmadığını görüyoruz. Aslında bu kar yağışı olumlu da diyebiliriz. Üreticilerimizin aklına önceki yıllarda yaşadığımız zirai don hadiseleri gelebiliyor ama şu anda etkili olan kar yağışının zararı yok, toprak ve fındık dallarımız için olumlu diyebiliriz" dedi.



"Süreç ve risk devam ediyor"

Soydan, geçen yıl yaşanan zir don hadisesinin nisan ayında görüldüğünü, bu nedenle sürecin ve risklerin devam ettiğini belirterek, "Geçen yıl nisan ayında ülkemiz ve ilimiz büyük bir zirai don olayıyla karşı karşıya kaldı. Bundan sonraki her geçen gün fındıkta yaprakların daha da açtığı bir gündür, bu süreçten sonra yağacak olan karın ve hava sıcaklığının sıfırın altında derecelerde seyretmesi de risk teşkil edebilir" ifadelerine yer verdi.

Trump, Hamaney'in 'öldüğünde' ısrarcı


 
ABD Başkanı Donald Trump, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in durumuna ilişkin, "Tarihin en kötü insanlarından biri olan Hamaney öldü" açıklamasını yaptı. Aslında tarihin en kötü insanı bizzat kendisi ve soykırımcı Netanyahu...

01.03.2026 01:34:00
AA
 Trump, Hamaney'in 'öldüğünde' ısrarcı
 Trump, Hamaney'in 'öldüğünde' ısrarcı

ABD Başkanı Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, hayatta olup olmadığına ilişkin hakkında farklı açıklamalar olan İran lideri Hamaney'e ilişkin açıklamasında, "Tarihin en kötü insanlarından biri olan Hamaney öldü." ifadesini kullandı.
Hamaney'in "ABD istihbaratından" ve "gelişmiş takip sistemlerinden" kaçamadığını kaydeden Trump, "İsrail ile yakın işbirliği içinde çalışarak, kendisi veya onunla birlikte öldürülen diğer liderlerin yapabileceği hiçbir şey yoktu" değerlendirmesini yaptı.

İran halkına da seslenen ABD Başkanı, "Bu, İran halkının ülkesini geri alması için tek ve en büyük şanstır" yorumunda bulundu.
İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun ve diğer güvenlik güçlerinin çoğunun "artık savaşmak istemediğini" savunan Trump, "Şimdi dokunulmazlık elde edebilirler, ama sonra onları sadece ölüm bekliyor" mesajını paylaştı.

Trump ayrıca, ABD ile İsrail'in saldırılarının bir süre daha sürebileceğini kaydederek, saldırıların "gerekli olduğu sürece" devam edeceğini belirtti.

Aslında ne oldu?


 
 
Son 24 saatteki gelişmelere bakıldığında İran'a saldırıyı İran-ABD müzakerelerini baltalamak için İsrail başlattı. Yahudi kölesi ve kuklası ABD, saldırılara kısmen katılıyor. ABD'de kölelik bitmedi maalesef. 342 milyon nüfuslu ABD'de 6 milyon Yahudi yaşıyor. Bunlar 336 milyon Amerikalıyı, Başkan Trump dahil köleleştirmiş durumda. 336 milyonun hiç bir hakkı da yok. Ne bahşedilirse yetinmek zorundalar. İsrail için ölmek de kölelilğin bir parçası. Eski tarz kölelikten çok daha beter bir kölelik bu. 

01.03.2026 00:47:00 / Güncelleme: 01.03.2026 00:58:04
ÖNDER YILMAZ
 Aslında ne oldu?
 Aslında ne oldu?

27 Şubat'ın son saatlerine ve 28 Şubat'ın ilk saatlerine bakıldığında ABD ile İran arasındaki görüşmeler iyi gidiyordu. Açıklamalar da bunu gösteriyor. Örneğin 28 Şubat'ın ilk saatlerinde görüşmelere arabuluculuk eden Umman Dışişleri Bakanı Bedr bin Hamed el-Busaidi, "barış anlaşmasına" doğru önemli bir ilerleme kaydedildiğini belirterek, zenginleştirilmiş uranyumda "sıfır stoklama" olacağı ve bunun Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı tarafından doğrulanacağını söylemişti. Busaidi, CBS News'ün "Face the Nation" programına verdiği röportajda, "Diplomasiye herhangi bir alternatifin bu sorunu çözeceğini düşünmüyorum" ifadelerini kullanmıştı.
Busaidi, anlaşmaya doğru oldukça önemli bir ilerleme kaydettiklerini belirterek, "Eğer nihai hedef İran'ın sonsuza dek nükleer bombaya sahip olamamasını sağlamaksa, bence bu müzakereler sayesinde bu sorunu çözdük" diye konuşmuştu. Busaidi, ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance ile görüşmesinde de aynı vurguları yapmıştı. 28 Şubat'ta öğle saatlerinde konuşan Umman Dışişleri Bakanı "Hayal kırıklığına uğradım. Aktif ve ciddi müzakereler bir kez daha baltalandı" demek zorunda kaldı. 

İlk saldırı İsrail'den

Müzakereler devam ederken 28 Şubat'ta sabah saatlerinde İsrail, İran'a tam 200 savaş uçağıyla saldırı düzenledi. Akabinde ABD de bu saldırılara katıldığını açıkladı. Ancak ABD Savunma Bakanlığı'ndan ABD'nin saldırılarına ilişkin doğru dürüst açıklama yapılmıyor. Mesela "şurayı vurduk, şu kadar uçak kullandık, şu füzeleri fırlattık" gibi... İsrail Savunma Bakanlığı ise sürekli açıklama yapıyor.

İran ne yaptı?

İran şimdiye kadar çok sayıda ülkeyi hedef aldı. Katar, Kuveyt, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Suriye ve elbette İsrail... Bahreyn'de ABD Donanmasını vurdu. Tel Aviv'deki saldırıda ölenler var. Bahreyn'de yüksek binalar hedef alındı. Dubai'nin merkezi, Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad vuruldu.

Rusya ve Çin ne yapıyor?

Şu ana kadar Rusya ve Çin'den ABD-İsrail saldırısını eleştiren açıklamalar geldi. Putin, Devlet Güvenlik Konseyi'ni topladı. Rusya Dışişleri Bakanlığı, ABD ile İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının uluslararası temel ilkeleri ihlal ettiğini ve saldırıların kabul edilemez olduğunu bildirdi. Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitriy Medvedev, ABD ile İsrail'in İran'a başlattığı saldırıya tepki göstererek, "Barış gücü (ABD), bir kez daha gerçek yüzünü gösterdi" ifadesini kullandı. Çin'den gelen açıklamalar ise cılız...

En çarpıcı açıklama İspanya'dan

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı yazılı açıklamada, "ABD ve İsrail'in tek taraflı askeri harekatını reddediyoruz. Bu harekat, gerilimi tırmandırıyor ve daha belirsiz ve düşmanca bir uluslararası düzene katkıda bulunuyor. İran rejiminin ve Devrim Muhafızlarının eylemlerini de reddediyoruz. Orta Doğu'da uzun süreli ve yıkıcı bir savaşa daha tahammül edemeyiz" ifadelerini kullandı.

İsrail'den sarsıcı iddia


 
İran lideri Hamaney'in cenazesine ait fotoğrafların Netanyahu'ya gösterildiği iddia edildi. Batı medyasında da bu yönde manşetler atılıyor. İsrail basını, Hamaney'in konutuna 30 bomba atıldığını savundu.
 

28.02.2026 23:30:00 / Güncelleme: 28.02.2026 23:38:08
Haber Merkezi/AA
İsrail'den sarsıcı iddia
İsrail'den sarsıcı iddia

ABD-İsrail saldırılarının hedefinde olan İran lideri Ali Hamaney'in cenazesine ait fotoğrafların İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya gösterildiği iddia edildi. İsrail'in Kanal 12 televizyonu, bir İsrailli yetkiliye dayandırdığı haberinde, İran lideri Hamaney'in hayatını kaybettiğini ileri sürdü.

İsrailli yetkilinin İran liderinin İsrail suikastında hayatını kaybettiğini onayladığı öne sürülen haberde, Hamaney'in cenazesinin enkazdan çıkarıldığı ve vücuduna şarapnel isabet ettiği iddia edildi. Haberde, Hamaney'in cenazesine ait fotoğrafların Netanyahu'ya ve güvenlik yetkililerine sunulduğu öne sürüldü.

Netanyahu, akşam saatlerinde yaptığı açıklamada, İran lideri Hamaney'in hayatta olmadığına dair birçok işaret olduğunu iddia ederek saldırılarda yönetimin önemli bazı isimlerinin öldüğünü savunmuştu. İsrail basını, Hamaney'in konutuna 30 bomba atıldığını, saldırıyı düzenleyenin ABD değil, İsrail olduğunu ileri sürmüştü.

Arakçı: Hayattalar

İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi de İran lideri Ayetullah Ali Hamaney ve Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın hayatta olup olmadığı sorusuna, "Evet, benim bildiğim kadarıyla hayattalar. Yargı Başkanı Meclis Başkanı da tüm üst düzey yetkililer de hayatta herkes görevinin başında" cevabını verdi. Amerikan NBC televizyonuna konuşan Erakçi, İran'ın bölgedeki Amerikan üslerine yönelik saldırılarının savunma amaçlı bir önlem olduğunu bölgedeki mevkidaşlarına ilettiğini aktararak, "Onlar bize saldırırken oturup onların saldırılarını izleyemezdik" dedi.

İki Müslüman katili telefonda konuştu


 
Gazze soykırımcısı İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İran’a saldırılar sürerken Yahudilerin kuklası ve kölesi ABD Başkanı Donald Trump ile görüştü. 

28.02.2026 18:55:00
Haber Merkezi/aa
İki Müslüman katili telefonda konuştu
İki Müslüman katili telefonda konuştu

Gazze soykırımcısı İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İran'a saldırılar sürerken Yahudilerin kuklası ve kölesi ABD Başkanı Donald Trump ile görüştü. Başbakanlık Ofisinden yapılan açıklamada, Netanyahu ile Trump'ın telefonda görüştüğü bildirildi. Netanyahu'nun Trump'la yaptığı telefon görüşmesinin fotoğrafı da paylaşılırken, Netanyahu'nun önünde "Savaştaki Müttefikler" isimli bir kitabın olduğu görüldü.

ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarında saat 19.00 itibariyle son durum

İran ile ABD arasındaki müzakere süreci devam ederken, İsrail ve ABD sabah saatlerinde İran'a alçakça ve hayasızca ortak saldırılar başlattı.
İsrail Savunma Bakanlığı, İran'a "önleyici saldırı" başlattığını duyurdu. ABD Başkanı Donald Trump da İran'a yönelik "büyük bir operasyon" başlattıklarını açıkladı.


Çok sayıda kent hedef alındı

Saldırılar kapsamında başkent Tahran, İsfahan, Kerec, Kum, Tebriz, Şiraz, Buşehr, Kirmanşah ve İlam kentleri hedef alındı. İsrail ve İran, hava sahasını kapatırken İsrail genelinde olağanüstü hal ilan edildi, sirenler çaldı. İran'ın karşı saldırıları öncesinde İsrail halkını sığınaklara yönlendiren uyarılar yapıldı. İran ordusu, ABD ile İsrail'in saldırılarına karşılık İsrail'e onlarca balistik füze ve insansız hava araçlarıyla karşı saldırılar başlattığını duyurdu.
İran, füze saldırılarıyla Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Katar ve Ürdün gibi ülkelerde eş zamanlı ABD üslerini hedef alırken Bahreyn'deki ABD donanma üssü vuruldu.​​​​​​​

Sahura kalkmayan kaslarından yer!


 
Sahurun metabolizma üzerindeki etkisini değerlendiren Beslenme Uzmanı Hatice Nurseda Hatunoğlu, “Sahur yapılmadığında açlık süresi uzar ve vücut, enerji ihtiyacını karşılamak için protein yıkımını artırabilir. Bu durum, özellikle yeterli protein alınmadığında kas kaybı riskini yükseltir” dedi.
 

28.02.2026 18:45:00
MURAT ÇORBACI
Sahura kalkmayan kaslarından yer!
Sahura kalkmayan kaslarından yer!

Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğr. Gör. Hatice Nurseda Hatunoğlu, sahura kalkmanın önemi konusunu değerlendirdi. Sahurun, gün boyu sürecek uzun açlık dönemine vücudu hazırlayan temel öğün olduğunu vurgulayan Hatunoğlu, "Sahurda alınan protein, posa, sağlıklı yağlar ve yeterli sıvı; kan şekerinin daha dengeli seyretmesine yardımcı olur. Bu sayede gün içinde ani açlık krizleri, halsizlik, baş dönmesi ve dikkat dağınıklığı daha az görülür" dedi.

Sahura kalkılmadığında açlık süresi ciddi şekilde uzar

Sahura kalkmadan oruç tutmanın vücut üzerindeki etkilerine değinen Hatunoğlu, "Sahura kalkılmadığında açlık süresi ciddi şekilde uzar. Bu durum kan şekerinde ani düşmelere, gün içinde çabuk yorulmaya ve konsantrasyon kaybına yol açabilir. Uzun süreli açlık özellikle çalışan bireylerde performans düşüklüğüne neden olabilir" diye konuştu.

Yeterli protein alınmazsa kas kaybı riski artar

Sahurun metabolizma üzerindeki etkisini de değerlendiren Hatunoğlu, "Sahur yapılmadığında açlık süresi uzar ve vücut, enerji ihtiyacını karşılamak için protein yıkımını artırabilir. Bu durum, özellikle yeterli protein alınmadığında kas kaybı riskini yükseltir. Sahurda protein içeren besinlerin yer alması, kas dokusunun korunmasına ve metabolizmanın gün boyunca daha dengeli çalışmasına katkı sağlar" ifadesinde bulundu.

Sadece iftarda su içmek yeterli değil

Sıvı tüketiminin önemine de değinen Hatunoğlu, "Sadece iftarda su içmek, vücudun gün boyu kaybettiği sıvıyı telafi etmek için çoğu zaman yeterli olmaz. Sahurda su tüketmek, gün içinde susuzluğa bağlı baş ağrısı ve halsizlik gibi sorunların önüne geçilmesine yardımcı olur" şeklinde konuştu.

Doğru planlanan sahur mideyi korur

Sahurun mideyi yorduğu yönündeki inanışa da açıklık getiren Hatunoğlu, "Doğru planlanmış bir sahur mideyi yormaz, aksine korur. Yağlı, baharatlı ve aşırı tuzlu besinlerden kaçınıldığında sahur mide asidinin dengelenmesine yardımcı olur. Hafif ama besleyici bir sahur, mideyi uzun açlığa karşı daha dayanıklı hale getirir" dedi.

Sahura kalkamayanlar ne yapmalı?

Sahura kalkamayan kişilerin iftarda daha bilinçli bir beslenme planı uygulaması gerektiğini vurgulayan Hatunoğlu, "Sahura kalkamayan kişilerin iftarda daha dikkatli olması gerekir. İftar çok hızlı yapılmamalı, önce su ve/veya az miktarda bir çorba ile başlanmalıdır. Ana yemekte protein, sebze ve kompleks karbonhidratlara yer verilmelidir. İftardan birkaç saat sonra ise küçük bir ara öğün planlaması yapılabilir. Bu ara öğün, yeterli ve dengeli olursa sahurun eksikliğini telafi etmede yardımcı olabilir" şeklinde sözlerini tamamladı.

İncirlik Hava Üssü'nü görüntüleyen kişiler hakkında re'sen soruşturma

Adana Cumhuriyet Başsavcılığı, Adana'daki İncirlik Hava Üssü'ne ilişkin görüntülerin canlı yayınlandığı tespit ettiklerini ve konuya ilişkin re'sen soruşturma başlatıldığını duyurdu

28.02.2026 18:29:00
İHA
İncirlik Hava Üssü'nü görüntüleyen kişiler hakkında re'sen soruşturma
İncirlik Hava Üssü'nü görüntüleyen kişiler hakkında re'sen soruşturma
Adana'daki İncirlik Hava Üssü'ne ilişkin görüntülerin canlı yayınlandığı tespit edilmesi üzerine, Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2565 sayılı Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri kanunun 7. ve 25/A maddeleri kapsamında re'sen soruşturma başlatıldığı belirtildi. Ayrıca konuya dair iki şüphelinin tespit edildiği ve bu kişilerin gözaltına alındığı duyuruldu.

Adana Cumhuriyet Başsavcılığı, konuya ilişkin şu ifadelere yer verdi:

"Bazı basın yayın organları ve sosyal medya platformlarında, Adana'daki İncirlik Hava Üssü'ne ilişkin görüntülerin canlı yayınlandığı tespit edilmiştir. Askeri tesis ve üslerin konum, güvenlik tertibatı ve fiziki yapısına ilişkin görüntülerin kamuya açık şekilde paylaşılması millî güvenlik açısından risk teşkil etmektedir. Bu kapsamda Adana Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından 2565 sayılı Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri kanunun 7. ve 25/A maddeleri kapsamında re'sen soruşturma başlatılmıştır.

İlgili yayına dair; biri görüntü çekimini gerçekleştiren diğeri ise çekim hususunda talimat veren olmak üzere iki şüpheli tespit edilmiş ve şüpheliler hakkında gözaltı talimatı verilmiştir.

Milli güvenliği ilgilendiren askeri tesis ve güvenlik alanlarına ilişkin görüntü ve bilgilerin yetkisiz şekilde paylaşılması, basın ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyecek nitelikte olup, kamu düzeni ve devlet güvenliği bakımından ciddi sonuçlar doğurabilecek mahiyettedir. Soruşturma titizlikle yürütülmektedir."

İran, Irak, Suriye, Lübnan ve Ürdün'e uçuşlar 2 Mart'a kadar iptal edildi

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, İsrail'in İran'a yönelik saldırısının ardından bölgedeki gelişmeler nedeniyle Türkiye'nin sivil havacılık trafiğini yakından izlediğini belirterek, bir dizi uçuş iptali ve güvenlik tedbirinin hayata geçirildiğini açıkladı

28.02.2026 18:08:00
İHA
İran, Irak, Suriye, Lübnan ve Ürdün'e uçuşlar 2 Mart'a kadar iptal edildi
İran, Irak, Suriye, Lübnan ve Ürdün'e uçuşlar 2 Mart'a kadar iptal edildi
İran, Irak, Suriye, Lübnan ve Ürdün'e olan bütün uçuşları 2 Mart'a kadar iptal ettiklerini belirten Bakan Uraloğlu, Katar, Kuveyt, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri ve Umman'a gidecek olan seferleri de günlük olarak iptal ettiklerini söyledi.

Bakan Uraloğlu, "Bugün yine Orta Doğu'da maalesef istemediğimiz gelişmeler söz konusu. İsrail'in İran'a saldırması sonucunda öncelikle İran, İsrail ve Irak hava sahalarını kapattıklarını takip ediyoruz. Yine aynı şekilde Katar, Bahreyn ve Kuveyt'in de hava sahalarını kapatmaya yönelik notamlar yayınladıklarını biliyoruz. Bizde sivil uçuşlar noktasında sektörü yakın takibe aldık ve yönetiyoruz.

Şu anda Türk Hava Yolları'nın ve Pegasus'un İran'da yerde birer uçağı var. Onların bu saldırı sürecinin sonucuna göre onları ülkeye getirme ile ilgili bir çalışmamız olacak. Yine 12 gün çatışmasında da benzer süreçleri yürütmüştük. Tabii bizim esas amacımız bölgemizdeki bu tür saldırıların olmaması, olanın da bir an önce bitmesi noktasında elbette sayın Cumhurbaşkanımızın çok yakın takiplerinin olduğunu özellikle söylemek isterim.

Biz bölgede devam eden riskler nedeniyle İran, Irak, Suriye, Lübnan ve Ürdün'e olan bütün uçuşları 2 Mart'a kadar iptal ettik. Yine aynı şekilde Katar, Kuveyt, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri ve Umman'a gidecek olan seferleri de günlük olarak iptal ettik. Gelişmelere göre de bunları takip edeceğiz. Dediğim gibi bir an önce bu savaş ya da saldırı durumunun bir an önce bitmesi hepimizin gayretidir" ifadelerini kullandı.

Ekran gözlerinizi bozduysa, çaresiz değilsiniz


 
Göz kuruluğu, yanma, bulanık görme ve odaklanma sorunlarına neden olan dijital göz sendromu her yaş grubunda daha sık görülmeye başlarken, basit ergonomik düzenlemeler dijital göz yorgunluğunun azaltılmasına katkı sağlıyor.

28.02.2026 02:09:00
AA
Ekran gözlerinizi bozduysa, çaresiz değilsiniz
Ekran gözlerinizi bozduysa, çaresiz değilsiniz

Göz kuruluğu, yanma, bulanık görme ve odaklanma sorunlarına neden olan dijital göz sendromu her yaş grubunda daha sık görülmeye başlarken, basit ergonomik düzenlemeler dijital göz yorgunluğunun azaltılmasına katkı sağlıyor.

Telefon, tablet ve bilgisayar gibi dijital cihazların günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası haline gelmesi, ekran karşısında geçirilen sürenin artmasına yol açarken, bu durum göz sağlığını tehdit eden önemli bir risk faktörü olarak öne çıkıyor. Uzaktan çalışma, çevrim içi eğitim ve sosyal medya kullanımının yaygınlaşmasıyla gün içinde uzun süre yakın mesafeye odaklanmak, göz kaslarının sürekli çalışmasına ve göz yüzeyinin kurumasına neden olabiliyor. Dijital göz sendromu da bilgisayar, tablet ve telefon gibi ekranlara uzun süre bakılması sonucu ortaya çıkan göz yorgunluğu ve görme problemlerini ifade ediyor. Özellikle masa başı çalışanlar, öğrenciler ve gün içinde yoğun ekran kullanan kişiler risk grubunda yer alıyor. Dijital cihaz kullanım yaşının düşmesiyle çocuklarda da göz yorgunluğu ve kuruluk şikayetleri daha sık görülmeye başladı.

Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Mehmet Tayfur, "Normalde bir kişi dakikada ortalama 15-20 kez göz kırpar. Ancak ekran karşısında bu sayı yarıdan fazla azalır. Göz kırpmanın azalması, gözyaşı tabakasının hızla buharlaşmasına ve göz yüzeyinde kuruluk oluşmasına neden olur. Bu durum zamanla batma, yanma, kızarıklık ve bulanık görme gibi şikayetlere yol açabilir" bilgisini verdi. Tayfur, şu önerilerde bulundu: "20-20-20 kuralını uygulamak. Her 20 dakikada bir, en az 20 saniye boyunca yaklaşık 6 metre uzaklıktaki bir noktaya bakmak göz kaslarının dinlenmesine yardımcı olur. Bilinçli göz kırpmak. Ekrana odaklanırken göz kırpmanın azalması kuruluğu artırır. Bilinçli ve tam göz kırpmaya dikkat edilmelidir. Ekran mesafesini ayarlamak. Bilgisayar ekranı gözden yaklaşık 50-70 santimetre uzaklıkta ve hafif aşağı seviyede konumlandırılmalıdır. Ortam nemini korumak. Kuru hava gözyaşının daha hızlı buharlaşmasına neden olur. Ortamın nem dengesine dikkat edilmelidir. Ekran parlaklığını düzenlemek. Çok parlak veya çok loş ekranlar göz yorgunluğunu artırabilir."

Yalova'daki olayla ilgili İddianame hazırlandı

Yalova'nın Çınarcık ilçesinde komşularının saldırısında yaralanan baba ve kucağındaki 14 aylık kızıyla ilgili şüpheli hakkında 36 yıla kadar hapis cezası talebinde bulunuldu

 

27.02.2026 17:03:00
Anadolu Ajansı
Yalova'daki olayla ilgili İddianame hazırlandı
Yalova'daki olayla ilgili İddianame hazırlandı

Yalova Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan iddianame, Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi.

İddianamede, baba Muhammet Baca'nın ailesiyle Esenköy beldesi Liman Mahallesi'ndeki binaya 9 ay önce taşındıkları, bahse konu apartmanda şüpheli Ş.E'nin ağabeyi S.E'nin de oturduğu ve bu sebeple tarafların birbirlerini tanıdıkları belirtildi.

Ayrıca S.E. ile Muhammet Baca arasında çocukların ses çıkarması, apartmanda yapılan işlemler konusunda tartışmalar yaşanmaya başladığı, bu tartışmalar sonucu tarafların birbirlerini birçok kez şikayet ettikleri aktarıldı.

İddianamede, aileler arası husumetin bulunduğunun ortada olduğu, olayın meydana geldiği tarihte müşteki Muhammet Baca'nın, kızı olan mağdur M.İ.B. ile iftar alışverişi yapmak için aracıyla çarşıya gittiği, alışveriş bitiminde ikametlerinin bulunduğu sokağa gireceği sırada şüphelinin ağabeyi S.E. ile karşılaştığı ve tartışma yaşadıkları ifade edildi.

Ardından baba Baca'nın ikametine gittiği ve jandarmayı arayarak şikayetçi olduğu, olay yerine bir süre sonra jandarma ekiplerinin geldiğine vurgu yapılan iddianamede, şüpheli Ş.E'nin apartman girişinde bulunan çocuk skuter aletini eline alarak kucağında mağdur M.İ.B. olmasına rağmen Muhammet Baca'nın önce omzuna daha sonra da yüzüne vurduğu ilk darbenin mağdur M.İ.B'ye isabet ettiği belirtildi.

Adli Tıp Kurumu raporunda, Muhammet Baca'nın yaralanmasının basit tıbbi müdahaleyle giderilemeyecek nitelikte olduğu, M.İ.B'nin ise yaşamını tehlikeye sokacak ve kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı kaydedildi.

İddianamede skuterin "silahtan sayılabilecek eşya" kapsamında değerlendirildiği, şüphelinin eylemini doğrudan kastla gerçekleştirdiği kanaatine yer verildi.

Şüpheli Ş.E. hakkında, Muhammet Baca'ya yönelik eylemi nedeniyle 3 yıldan 9 yıla, M.İ.B'ye yönelik eylemi nedeniyle ise 9 yıldan 27 yıla kadar hapis cezası talep edildi.

Öte yandan olay sonrası ortaya çıkan güvenlik kamerası görüntülerinde, Muhammet Baca'nın darp öncesinde kızını binaya bıraktığı anların yer aldığı görüldü.

Yalova'nın Çınarcık ilçesinde 20 Şubat'ta baba ve kızının komşusu tarafından darbedildiği öne sürülen olayla ilgili gözaltına alınan Ş.E. tutuklanmıştı. Darbedildiği iddia edilen 14 aylık M.İ.B, Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ndeki tedavisinin ardından taburcu edilmişti. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.