logo
03 MART 2026


"Doğal gaz ve elektrikte ciddi manada sübvansiyon yapıldı"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ukrayna ziyareti dönüşünde, uçakta gazetecilere gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu, soruları yanıtladı

04.02.2022 20:07:00
"Doğal gaz ve elektrikte ciddi manada sübvansiyon yapıldı"
"Doğal gaz ve elektrikte ciddi manada sübvansiyon yapıldı"

Ukrayna'ya gerçekleştirdiği resmi ziyaretteki temasları hakkında bilgi veren ve 2011'de ihdas edilen Yüksek Düzeyli Stratejik Konsey Toplantısının 10'uncusunu icra ettiklerini anımsatan Erdoğan, Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy ile ikili ve heyetler arası görüşmeler gerçekleştirdiklerini, konsey toplantısında ise Ukrayna'yla mevcut iş birliği, askeri, siyasi, ekonomik, ticari, kültürel alanlardaki gelişmeleri ele alma fırsatını bulduklarını vurguladı.

Erdoğan, Türkiye ile Ukrayna arasında ticaret hacminin 2021 itibarıyla 7,5 milyar dolar düzeyine ulaştığına dikkati çekerek, "Şimdi hedef 10 milyar dolar. 10 milyar dolar hedefine de inşallah ulaşacağız. Ukrayna ile diplomatik ilişkilerimizin tesisinin de 30. yıl dönümüne tekabül eden ziyaretimizi, imzaladığımız 8 anlaşmayla taçlandırdık. Müzakereleri 11 yıldır süren özellikle Serbest Ticaret Anlaşması çok çok önemli ve anlamlıydı. Toplantı vesilesiyle ayrıca farklı birçok konuyu da ele alma imkanımız oldu. Konseyimizin bir sonraki toplantısının Cumhuriyetimizin 100. yılında Türkiye'de tertiplenmesini kararlaştırdık." bilgisini paylaştı.

"Liderler seviyesinde bir zirveye ev sahipliği yapmaya hazır olduğumuzu ifade ettik"
Ziyarette Ukrayna'nın egemenliğine, siyasi birliğine ve toprak bütünlüğüne olan desteğin bir kez daha vurgulandığının altını çizen Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Maalesef Ukrayna ile Rusya ilişkilerinde gerilim gittikçe artıyor. Tansiyonun düşürülmesi için gereken katkıyı vermeye hazır olduğumuzu Sayın Zelenskiy'e özellikle belirttik. Kendileri de 'Bu tür bir adımda, üzerime ne düşüyorsa, bunu yapmaya hazırım. Bana telefon açtığınız anda hemen ertesi gün, iki gün sonra, ne derseniz, nereye diyorsanız ben oraya çıkar gelirim' dedi.

Bu konuda liderler seviyesinde bir zirveye veya teknik düzeyde görüşmelere ev sahipliği yapmaya hazır olduğumuzu kendilerine ifade ettik. Uluslararası basının da Ukrayna-Rusya arasındaki meseleyi büyütmesinin faydadan daha çok zarar getireceğine inandığımı dile getirdim. Bu süreçte suhuletle, özellikle kılı kırk yaran bir hassasiyetle davranılması büyük önem arz ediyor. İkili sorunların Avrupa Atlantik Güvenlik Müzakerelerinin bir unsuru haline dönüştürülmesi, her iki kulvarın da tıkanmasına yol açıyor. Halbuki iki boyut, birbirinden ayrı olarak değerlendirilirse ve kendi dinamikleri içerisinde ele alınırsa çözüm şansı daha da artacaktır."

Kırım Tatarları için konut yapımı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ziyaret vesilesiyle Kırım Tatarlarının durumunu da görüştüklerini ifade etti.

Türkiye olarak Kırım Tatarları için konut yapımıyla ilgili daha önce verilmiş bir sözlerinin bulunduğunu vurgulayan Erdoğan, "Kiev'de yapacağımız konutlarla beraber kendilerine bir de cami sözümüz var. Bunlarla ilgili proje çalışmaları bitmek üzere. İnşallah TOKİ ile bu adımı atacağız ve süratle bunu da gerçekleştireceğiz." diye konuştu.

Erdoğan, Türkiye'nin stratejik ortağı Ukrayna'yla her düzeyde karşılıklı yoğun temas ve istişareleri sürdüreceklerinin altını çizerek, "Türkiye-Ukrayna iş birliğinin tüm bölgenin barışına ve refahına katkı sağlayacağı aşikardır. Ukrayna'da yaptığımız görüşmelerin ve imzaladığımız anlaşmaların hayırlara vesile olmasını diliyorum. Ziyaret sırasında bana refakat eden tüm bakan arkadaşlarıma, bürokrat ve teknokrat arkadaşlarıma da özellikle teşekkür ediyorum." ifadesini kullandı.

"Batı bu işin çözümüne katkı diye bir şey sağlamadı"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, gazetecilerin, Ukrayna ile Rusya arasında yaşanan gerilimde uluslararası basının bir kısmı ile ABD ve İngiltere'nin başını çektiği devletlerin tansiyonun yükseltilmesi yönündeki açıklamalarına ilişkin değerlendirmesini sorması üzerine, şunları kaydetti:

"Bir defa şunu çok açık ve net söylemem lazım; bu süreç içerisinde dikkat edilirse Batı maalesef şu ana kadar bu işin çözümünde katkı diye bir şey sağlamadı. Sadece adeta çomak sokuyorlar diyebilirim. Böyle bir durum var ortada. Bu konuyla ilgili olarak Sayın Putin'le olan görüşmeyi çok önemsiyorum. Zira Zelenski'yle olan görüşmede, zaten bu konularla ilgili bir mutabakatımız olduğunu gördüm. Çünkü şu anda Avrupa'da bu işi çözmeye yönelik olarak lider noktasında ciddi sıkıntı var. Bundan önce bakıyorsunuz bir Merkel icabında çıkıyordu, hakikaten çözüm için elinde anahtar bulundurabiliyordu. Ama bunun dışında şu anda böyle bir lider de kalmadı. Diğerlerinin ismini zaten vermeye gerek yok.

ABD ile ilgili duruma da baktığımızda, Biden da şu an itibariyle bu sürece henüz olumlu yaklaşım sergileyemedi. Dışişleri Bakanlarının yaptıkları görüşmelerde de neticeye yönelik bir gelişme henüz kaydedilemedi. Bunu zaten kendilerinde de açık, net görüyoruz. Temennimiz odur ki Sayın Putin'le yapacağımız görüşmeden sonra eğer arabulucu bir sıfat bize yüklenirse, bu sıfatla bu işin içine girmeyi kabulleniriz ve üzerimize düşen görevi de inşallah yapmaya çalışırız."

Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in ve İngiltere Başbakanı Boris Johnson'ın da Ukrayna'yı ziyaret ettiğini anımsatarak, "Bu ziyaretleri biz daha sonra derleyip toparlamak, buna göre de bir adım atmak istiyoruz. Sayın İlham Aliyev kardeşimizle bu ziyaretinden sonra bazı görüşmelerimiz oldu. Bütün mesele, bir şey beklemeden bu işin çözümüne yönelik ne yapılabileceğinin gayreti içinde olmak." açıklamasında bulundu.

"Putin ile Zelenksy'i bir araya getirmek üzere bu toplantıyı yapalım istiyoruz"
Türkiye'nin henüz bir araya gelmeyen Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy'i bir araya getirip getiremeyeceğine yönelik soru üzerine Erdoğan, Putin'in Türkiye'nin daveti üzerine, Çin'den döndükten sonra Türkiye ziyaretini gerçekleştireceği yönünde olumlu bir dönüşünün olduğunu anımsattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şimdi tarihi kararlaştıracağız. Sonra da Sayın Putin ile Sayın Zelenski'yi üst düzeyde bir araya getirmek üzere inşallah bu toplantıyı yapalım istiyoruz. Sayın Zelenskiy ile olan mutabakatımız bu istikamette. Bunu alt düzeylere indirmeden inşallah üst düzeyde gerçekleştirebilirsek, buradan alacağımız neticenin bölgede yeni bir oluşuma fırsat vereceğine inanıyorum. Zelenskiy ile görüşmede bende bu umut doğdu. İnşallah sonu da hayır olur." dedi.

"Rusya'yla şu anda ciddi manada ikili münasebetlerimiz var"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ziyaretinin Ukrayna medyasında İngiltere Başbakanı Johnson'ın ziyaretinden daha geniş yankı bulduğu anımsatılarak, "Putin belli bir yığınak yaptı. Masaya da güçlü oturmak ve bu yığınağın da boşa çıkmaması adına Putin'in Türkiye ziyareti öncesi bir girişimi olabilir mi? Olursa Türkiye'ye geldiğinde, masaya oturduğunda o görüşmenin niteliği nasıl olur?" sorusunun yöneltilmesi üzerine şu değerlendirmelerde bulundu:

"Ben bardağın boş tarafından bakmak istemiyorum, dolu tarafından bakalım istiyorum. Bizim, Sayın Putin'le olan görüşmemizin ikili mi yoksa Yüksek Düzeyli Stratejik Konsey Toplantısı çerçevesinde mi olacağını o takvimi belirlemede konuşacağız. Eğer Yüksek Düzeyli Stratejik Konsey Toplantısı çerçevesinde bunu yapalım derlerse o zaman o çerçeve içerisinde yapacağız.

Yani Yüksek Düzeyli Stratejik Konsey Toplantısı için bir araya geleceğiz ama bu arada nasıl Ukrayna'da heyetler arası görüşmemizi yaptıysak aynı şekilde yine Yüksek Düzeyli Stratejik Konsey Toplantımızı gerçekleştirme, diğer taraftan da Sayın Putin'le özellikle Rusya-Ukrayna arasındaki bu sıkıntıyı aşmaya yönelik ikili görüşmemizi yapma fırsatı da doğmuş olacak. Çünkü bizim Rusya'yla şu anda ciddi manada ikili münasebetlerimiz var. Bu münasebetler sıradan değil. Bunun için atılacak adımlar da önem arz ediyor. O bakımdan Sayın Putin'le olan görüşmeyi çok çok önemsiyorum."

"Temennim odur ki bu bölge barıştan, sulhtan ayrılmasın"
Bu görüşmenin Ukrayna'yla olan boyutunun da çok daha büyük önem arz ettiğini belirten Erdoğan, "Zira dünyanın gözü şu anda burada; acaba Rusya-Ukrayna arasındaki bu sıkıntı nereye varacak diye. Tabii olayın en önemli yanı malum Donbas. Donbas konusundaki gelişmeler, sınır boylarındaki gelişmeler; bunların hepsi şu an itibariyle dünyanın bakışını da buraya yöneltmiş durumda. Temennim odur ki bu bölge barıştan, sulhtan ayrılmasın. Bunun için de bu mücadelemizi sürdürüyoruz." ifadelerini kullandı.

Doğu Akdeniz'deki gelişmeler
Doğu Akdeniz'de ABD'nin EastMed projesinden desteğini çektiği ve Türkiye'nin İsrail gazı için tek yol olarak gözüktüğü anımsatılarak Doğu Akdeniz'deki gelişmeler, Türkiye'nin Mısır, İsrail, Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan gibi ülkelerle arasındaki normalleşme emarelerine yönelik değerlendirmesi sorulan Erdoğan, "Tabii bu çalışmalar böyle basit rakamlar değil, çok ciddi rakamlar. Şimdi burada da bana göre ABD beklediğini bulamadığı için ve bu işi mali noktada ekonomik bulmadığı için, buradan çekilmek durumunda kaldı. Yoksa ekonomik neticeyi bulmuş olsa ABD buradan çekilmezdi." ifadesini kullandı.

Erdoğan, Türkiye olarak bölgede Kuzey Kıbrıs'taki Türklerin hakları için de adımlar attıklarının altını çizerek, şu anda 3 sondaj gemisinin bulunduğunu ve 4'üncünün alındığını, ayrıca 2 sismik araştırma gemisinin olduğunu belirtti.

"Doğal gazın sıfırı tüketmesi gibi bir şey kesinlikle söz konusu değil"
Şu anda bunların bir kısmının Karadeniz'de çalıştığını, bir kısmının da bundan böyle Akdeniz'de çalışmalarını sürdüreceğini aktaran Erdoğan, Türkiye'nin kendi gemilerinin olmasının maliyetleri de ciddi anlamda düşürdüğünü söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bunlarla beraber, hele hele şimdi bu Sakarya Gaz Sahası ve o bölgelerde attığımız adımlarda ve yaptığımız sondaj çalışmalarında neticeleri almaya başladığımız andan itibaren bir defa doğalgazı halkımıza mal etmemiz çok daha farklı olacak." değerlendirmesinde bulundu.

Bu çalışmaların geleceğin planlanması anlamında da Türkiye'nin gücüne güç katacağını vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Son dönemlerde bazıları diyor ki 'doğal gaz artık sıfırı tüketiyor, doğal gazda durum şöyle kötü, böyle kötü.' Doğal gazın sıfırlanması, sıfırı tüketmesi gibi bir şey kesinlikle söz konusu değil. İran'da bir arıza sebebiyle ufak bir sıkıntı oldu. O ayrı bir konu ama bu bizim doğal gazımızın tükenmesi anlamına gelmiyor. Bizim bir defa Tuz Gölü'nün altında doğal gaz depolama alanlarımız var. Silivri'de yine aynı şekilde doğal gaz depolama alanlarımız var. Bir de bunun yanında Azerbaycan'dan geliş devam ediyor. Yine aynı şekilde Rusya'dan doğal gazımız geliyor. Durum böyleyken kalkıp da vatandaşı, milleti bu konuda heyecanlandırmanın bir anlamı yok."

"Irak'tan doğal gaz noktasında Türkiye'ye bir arz olabilir"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin bu noktada doğal gazı tasarruflu kullanma yaklaşımında olduğunu belirterek sadece sanayiye doğal gaz verilmesinin azaltıldığını anımsattı.

Konutlara ise kesinti yaşatılmadığını ve programın bu şekilde uygulandığını vurgulayan Erdoğan, sürece ilişkin, "Bu arada ben İran Cumhurbaşkanı ile görüşmemi yaptım. Aynı şekilde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımızın yardımcısını, BOTAŞ'ın yetkililerini İran'a gönderdik. Onlar da orada görüşmelerini yaptılar. Sayın Cumhurbaşkanı 'Bize 10-15 gün müsaade ederseniz, biz bu işi toparlarız' dedi. Gerçekten de 15 gün içerisinde iş toparlandı ve yeniden normal akışa geçti." bilgisini paylaştı.

Erdoğan, şu anda Irak'ın da gündeme alındığını belirterek, "Irak'tan da belki doğal gaz noktasında Türkiye'ye bir arz olabilir. O da olursa zaten daha da farklı olacak. Ama bizim şu anda Türkiye olarak doğal gazda herhangi bir sıkıntımız yok. Türkiye'nin böyle bir sıkıntısı yokken bunu varmış gibi göstermek, milletimizi bu kış mevsimi içerisinde psikolojik olarak olumsuz etkilemekten başka bir işe yaramaz." şeklinde konuştu.

"İsrail doğal gazını ülkemizde kullanırız, Avrupa'ya geçişi için de müşterek bir çalışmanın içerisine gireriz"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İsrail gazı da geldiği zaman, İsrail gazı da Türkiye'den geçecekse belki bir alternatif oluşturacak mı? sorusuna şu karşılığı verdi:

"İsrail'le, Sayın Herzog'la bu konuyu da görüşeceğiz. Sayın Başbakan'la aynı şekilde yine bu konu görüşülecek. Biz, İsrail'le bu noktada geçmişte zaten yolumuzu açmıştık. Biz, İsrail doğal gazını ülkemizde kullanırız, kullanmanın ötesinde Avrupa'ya geçişi için de müşterek bir çalışmanın içerisine gireriz. Şimdi Sayın Herzog'la da inşallah Türkiye ziyaretinde bu konular bizim gündemimizde olacak."

"Vatandaşımızı dara, zora sokacak bir fiyat uygulamasını yapmayız"
Dünyada enerji maliyetlerindeki artışın etkisiyle Türkiye'de elektrik ve doğal gaz faturalarına bir yansımanın olduğu ve vatandaştan gelen talep doğrultusunda elektrik fatura tarifelerinde kilovat oranının değiştirildiği anımsatılarak, "Vatandaşa, küçük esnafa yansıyacak yeni bir düzenleme olabilir mi? Doğal gazda da benzer bir düzenleme olabilir mi?" sorusunun yöneltilmesi üzerine Erdoğan, doğal gaz ve elektrikte ciddi manada sübvansiyon yapıldığına dikkati çekti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

"Avrupa ile mukayese edilmeyecek derecede bir sübvanse yaptık. Şu an Avrupa'nın en ucuz doğal gazı bizde. Geçen yıl elektrik faturalarında yüzde 50, doğal gaz faturalarında yüzde 75 oranında devlet olarak sübvansiyon sağladık. Tarifelere yansıtılmayan toplam sübvansiyon tutarı 100 milyar lirayı buldu.

2022 yılında da doğal gazın 4'te 3'ü hala sübvanse ediliyor. Dünya enerji noktasında büyük bir darboğazda. Biz bu darboğazı öngördük ve güçlü, sosyal devlet mantığıyla tedbirlerimizi aldık. Kademeli tarife de Türkiye'deki hanelerin ortalama elektrik tüketimleri hesaplanarak 150 kilovatsaat olarak belirlenmişti. Gelen talepler üzerine birinci kademe aylık 210 kilovatsaate çıkarıldı. Bundan sonraki süreçte de biz vatandaşımızı dara, zora sokacak bir fiyat uygulamasını yapmayız."

"Neçirvan Barzani ile Irak'ın merkezini de konuştuk"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Irak'tan gelecek gaz, Irak'ın kuzeyinden mi olacak? Neçirvan Barzani ile görüştünüz geçenlerde. Merkezi yönetim değil herhalde, Kuzey Irak değil mi?" sorusu üzerine, şu bilgileri paylaştı:

"Neçirvan Barzani, Irak'ın kuzeyinde de olsa biz onunla Irak'ın merkezini de konuşabiliriz ve konuştuk. Neçirvan Barzani'yle olan dostluğumuz bizim çok çok farklıdır ve aramızdaki hukuk ileri derecededir. O da bu konuda elinden geleni yapacağını, döner dönmez merkezi yönetimle olsun, ilgililerle olsun konuyu görüşeceğini söyledi. İnşallah Irak doğal gazıyla ilgili de anlaşmalarımızı yapıp oradan kazan-kazan esasına göre hem onlar kazanacak hem de biz kazanmış olacağız."

"DEAŞ terör örgütünün geriletilmesinde çok önemli roller üstlendik"
ABD'nin Suriye'de düzenlediği operasyonla DEAŞ terör örgütü lideri Kureyşi'nin öldüğünü duyurmasına ilişkin soru üzerine Erdoğan, "Türkiye uluslararası barış ve istikrarın temini yolunda DEAŞ terör örgütü ve onun temsil ettiği çarpık zihniyetle mücadelesini kararlılıkla sürdürüyor. Bu kapsamda uluslararası çabalara yaptığımız aktif katkılar var. Ayrıca gerek yurt içinde gerek sınır ötesinde gerçekleştirdiğimiz operasyonlar ve aldığımız önleyici tedbirlerle DEAŞ terör örgütünün geriletilmesinde çok önemli roller üstlendik." ifadelerini kullandı. Türkiye'nin DEAŞ'la Mücadele Uluslararası Koalisyonu'nun etkin bir üyesi olarak da terör örgütüyle mücadelede uluslararası çabalara aktif katkı sağlamaya devam edeceğini vurgulayan Erdoğan, uluslararası barış ve güvenliğin temini için tüm terör örgütleriyle ayrım yapılmaksızın mücadele edilmesi gerektiğine inandıklarını söyledi.

"Bunları hiç önemsemiyorum"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "15 Temmuz hain FETÖ darbe girişiminden sonra başını CHP'nin çektiği muhalefet partileriyle ülkemizdeki büyükelçilerin sıkı temasları oldu. Bu görüşmeleri 2019 yerel seçimlerinden sonra daha da sıklaştırdılar. Siz büyükelçilerin muhalefetle bu kadar sık görüşmesini, basına kapalı görüşmeler yapmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusuna da "Ben bunları hiç önemsemiyorum. Yani büyükelçiler gelmiş, belediye başkanıyla görüşmüş, belediye başkanıyla gitmiş balıkçıda balık yemiş, o onun seviyesinin ne olduğunu gösterir." yanıtını verdi.

"Bütün çocuklarımızı, gençlerimizi kucaklıyoruz"
CHP'nin, Erdoğan'ın Trabzon mitinginde bir çocuğun kullandığı ifadeler üzerinden yönelttiği eleştirilerin ve geçmişte CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu'nun Gezi Parkı olaylarında bir çocuk fotoğrafıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik "Kindar çocuk yetiştiriyorum. Haberin olsun." paylaşımı yaptığının hatırlatılması üzerine Erdoğan, şunları kaydetti:

"Onların hepsi bizim çocuklarımız. Bizim tek önemsediğimiz husus evlatlarımızın kendilerine, ailelerine, vatanına, milletine faydalı olmalarıdır. Biz, onlar gibi çocuklarımıza layık olmadıkları yerleri asla yakıştıramayız. Biliyoruz ki çocuklarımız yarının umududur. Bütün çocuklarımızı, gençlerimizi kucaklıyoruz, hepsine sevgiyle gözümüz gibi bakıyoruz.

Trabzon'da bir evladımız sahneye gelmek için ağlayarak çok ısrar edince biz de yanımıza çağırdık. Kendisi o esnada mikrofonu kapıp bir şeyler söyledi. Esasında çocuk ne demiş önemli değil. Nihayetinde çocuktur. Ama bununla ilgili bir sürü şey konuşuldu. Onların öyle demesi, böyle demesi çok da önemli değil. Biz ne yaptığımıza bakacağız; bu ülkenin evlatları arasında hiçbir ayrım yapmadan yolumuza da aynı kararlılıkla devam edeceğiz."

"Cumhurbaşkanlığı seçimiyle birlikte Irak'ta yeni bir süreç başlayacak"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sınır ötesi terör operasyonlarda bir süredir Süleymaniye'ye ve Erbil'in güneyine kadar iniliyor. Irak Kürt Bölgesel Yönetimi bu operasyonlara destek verirken HDP destek vermiyor. Tam tersi kınama mesajı yayınlıyor. Nasıl değerlendiriyorsunuz bunu?" sorusu üzerine, şunları dile getirdi:

"Şu anda özellikle Irak'ta ve Irak'ın kuzeyinde Barzanilerin duruşu çok çok farklı. Ve bu duruşu Türkiye ile çok daha ortak, çok daha dayanışma içerisinde yürütüyorlar. PKK terör örgütüne karşı da farklı bir duruşları var ve bu farklı duruşlarını da her geçen gün ispat ediyorlar. Bu gelişte yaptığımız görüşmelerde de ben kendisinde bunu özellikle gördüm ve anlaşılan o ki cumhurbaşkanlığı seçimiyle birlikte Irak'ta yeni bir süreç başlayacaktır. Bölge halkları terörden bıkmış durumda. Kim ne derse desin biz ülkemizin ve bölgenin güvenliğini, huzurunu, istikrarını tehdit eden terör örgütlerinin kökünü kazımakta kararlıyız."

"Kış Kartalı Harekatı teröristlerin inlerini başlarına yıkma irademizin bir adımı"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin başarılı terörle mücadele operasyonları ve Kış Kartalı Harekatı'nın detaylarına yönelik soruya da şu sözlerle yanıt verdi:

"Kış Kartalı Harekatı da Irak ve Suriye'nin kuzeyindeki teröristlerin inlerini başlarına yıkma irademizin bir adımı. Hem bu harekatta hem de bütün terörle mücadele operasyonlarında görev alan kahramanlarımızı kutluyorum.

Tabii bu operasyonlarla iyice köşeye sıkışan teröristler çıldırmaya başladı. Çaresizliğin verdiği bir sonuç olarak, kendi aralarındaki telefon konuşmalarında terör örgütü üyelerine 'herkes kendi başının çaresine baksın' diye talimat geçiyorlar. Ama hiçbiri kaçacak delik bulamayacak. Terörü kaynağında kurutmakta kararlıyız. Teröristlere sınırlarımız içinde ve dışında nefes aldırmıyoruz, aldırmayacağız."

Öğretmen cinayetinde acı detay

Çekmeköy'de biyoloji öğretmeni Fatma Nur Çelik, 17 yaşındaki öğrencisi tarafından sınıfta bıçaklanarak katledildi. Öğretmenin geçen yıl yaptığı “Can güvenliğimiz yok. Sıradaki biz olabiliriz” uyarısı maalesef haklı çıktı

03.03.2026 13:15:00
Haber Merkezi
Öğretmen cinayetinde acı detay
Öğretmen cinayetinde acı detay
İstanbul Çekmeköy'de Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde dün meydana gelen dehşet verici olayda, 44 yaşındaki Biyoloji öğretmeni Fatma Nur Çelik, 17 yaşındaki öğrencisi F.S.B. tarafından bıçaklanarak hayatını kaybetti. Olay, Türkiye'de öğretmenlerin can güvenliği tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Cenaze töreninde "güvenlik" protestoları düzenlenirken, eğitim sendikaları iş bırakma eylemi kararı aldı.

Planlı saldırı

Olay, dün sabah saat 11.00 sıralarında meydana geldi. 11. sınıf öğrencisi F.S.B. (17), okulun ders programını kontrol ederek hedef aldığı öğretmen Fatma Nur Çelik'in bulunduğu sınıfa girdi. Saldırgan, doğrudan Çelik'e sırtından bıçak darbeleri indirdi. Panik sırasında araya giren 15 yaşındaki öğrenci S.K. ve öğretmen Z.A. (52) de yaralandı. Z.A. omzundan, S.K. ise çeşitli yerlerden bıçaklandı. Yaralılar ambulanslarla hastaneye kaldırıldı. 

Fatma Nur Çelik, ağır yaralı olarak hastaneye yetiştirilmesine rağmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı ve hayatını kaybetti. Saldırgan F.S.B., olay sonrası öğretmenler odasındaki bir dolaba saklandı ve "Ben yapmadım" diye bağırdı. Polis ekipleri tarafından kısa sürede gözaltına alındı.

İddialara göre F.S.B., iki gün önce Bakırköy Mazhar Osman Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nden taburcu edilmişti. Saldırının planlı olduğu, ders programını inceleyerek zamanlama yaptığı belirtiliyor.

"Can güvenliğimiz yok"

Öte yandan Fatma Nur Çelik'in geçen yıl okulda yaşanan bir bıçaklı kavga sonrası disiplin kurulunda "Can güvenliğimiz yok, sıradaki biz olabiliriz" diyerek meslektaşlarını uyardığı ortaya çıktı. Öğretmen, riskli öğrenci F.S.B.'nin uzaklaştırılması gerektiğini vurgulamıştı. Ancak önlem alınmadığı belirtiliyor.

CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Asu Kaya, "Bu cinayet geliyorum demiştir. Fatma Nur öğretmen katilini bir yıl önce bildirmiş, daha ne yapmalıydı?" diyerek tepki gösterdi.

Evli ve 1 çocuk annesiydi

44 yaşındaki Fatma Nur Çelik, biyoloji öğretmeni olarak görev yapıyordu. Evli ve bir çocuk annesiydi; 5. sınıfa giden oğlu olduğu öğrenildi. YouTube kanalında "Çabamı kayıt altına almak ve ömrüm yeterse oğluma 'Bu yollardan geçtik' demek istiyorum" ifadeleri yer alıyordu.

Üniversite yıllarında ses yarışmasında bölge birincisi olmuş, 20 yıl önceki prova görüntüleri sosyal medyada duygusal paylaşımlara neden oldu. Konyalı olan Çelik'in cenazesi, bugün okulunda tören düzenlenerek memleketi Konya'ya gönderildi. Öğretmen Çelik yarın öğle namazını müteakip toprağa verilecek.

İş bırakma ve yayın yasağı

Dört eğitim sendikası, bir günlük iş bırakma eylemi kararı aldı. Okul önünde ve İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde öğretmenler "güvenlik" protestosu yaptı. İstanbul Anadolu 3. Sulh Ceza Hakimliği, soruşturma nedeniyle yayın yasağı kararı verdi. Siyasi partiler ve sendikalar, okullarda şiddet ve güvenlik önlemlerinin yetersizliğine dikkat çekti.

Bu trajedi, öğretmenlerin okulda karşılaştığı şiddet riskini bir kez daha gözler önüne sermiş oldu. Fatma Nur Çelik'in ölümü, eğitim camiasında derin yara açarken, yetkililerden acil önlem çağrıları yükseldi.

ABD Genelkurmay Başkanı'ndan al haberi


 
 
Genelkurmay Başkanı Dan Razin Caine, İran'da işler kaotik hale gelirse müttefiklerin ABD güçlerine yardım etmeyebileceğini, Rusya ve Çin'in ABD'nin bilmediği teknolojilerle İran'ı desteklemesi durumunda işlerin oldukça kötüye gidebileceğini düşünüyor!
 

03.03.2026 01:10:00
ÖNDER YILMAZ
ABD Genelkurmay Başkanı'ndan al haberi
ABD Genelkurmay Başkanı'ndan al haberi

Genelkurmay Başkanı Dan Razin Caine, geçen hafta Trump'ı İran'a karşı bir savaşın Rusya ve Çin gibi diğer büyük güçleri de sahneye çekecek daha geniş bir çatışmaya yol açabileceği konusunda uyarmıştı. General, Trump'a askeri harekatı mümkün olduğunca kısa tutmasını ve bir haftadan fazla uzatmamasını tavsiye etmişti. Ancak Epstein dosyaları yoluyla Yahudi lobisinin köleleştirdiği Trump, Netanyahu'ya daha geniş ve şiddetli bir harekat sözü vererek bunu reddetmişti. Nitekim Amerikan New York Times (NYT) gazetesi, 3 Mart'ın ilk saatlerinde ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a saldırmaya ikna olmasında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun etkili olduğunu yazdı.

Sosyal medyada General Caine'in bu anlatımları yankılanırken, Trump da 24 Şubat'ta sosyal medya hesabından cevap vermekte gecikmedi. Generale hayranlığını dile getirdi ve onun dediği gibi yapacağını, ne zaman emrederse Caine'in savaşa önderlik edeceğini söyledi. Trump'ın verdiği cevap, dostane bir iltifattan ziyade bir iddia niteliğindeydi. Tıpkı politikacıların astlarını kibar ve zarif bir şekilde uyardığı gibi!

Caine ne demek istemişti?

General Caine, ABD'nin mühimmatının, özellikle Ukrayna ve İsrail'e büyük ölçüde tedarik ettiği füze önleme ve savunma mühimmatının zaten tükendiğini savunuyordu. Caine ayrıca, İran'ın tüm olumsuzluklara rağmen direnç göstermesinin biraz şaşırtıcı olduğunu düşünüyordu. General, işler kaotik hale gelirse müttefiklerin ABD güçlerine yardım etmeyebileceğini ve Rusya veya Çin'in ABD'nin bilmediği teknolojilerle İran'ı desteklemesi durumunda işlerin oldukça kötüye gidebileceğini düşünüyordu. Özellikle İran'ın Rusya'dan gemisavar füzeleri veya ABD karşıtı ittifaklardan başka gelişmiş teknolojiler edinme olasılığına değiniyordu.
Ancak Trump, ABD'nin hedeflerine ulaşmasını hiçbir şeyin engelleyemeyeceği yönündeki önceki iddiasını yineledi.

Iğdır'da İran'a yönelik saldırılara tepki

İsrail ve ABD'nin İran'a yönelik hava ve füze saldırılarında İran dini liderinin hayatını kaybetmesi sonrası Iğdır'daki Caferi toplumu basın açıklaması yaparak saldırıları kınadı.

02.03.2026 21:23:00
İhlas Haber Ajansı
Iğdır'da İran'a yönelik saldırılara tepki
Iğdır'da İran'a yönelik saldırılara tepki
İsrail ve ABD'nin İran'a yönelik hava ve füze saldırılarında İran dini liderinin hayatını kaybetmesi sonrası Iğdır'daki Caferi toplumu basın açıklaması yaparak saldırıları kınadı.

İsrail ile Amerika Birleşik Devletleri'nin İran'a yönelik gerçekleştirdiği hava ve füze saldırıları Orta Doğu'da tansiyonu yükseltti.



Saldırılarda İran dini liderinin hayatını kaybetmesinin ardından Iğdır'da yaşayan Caferi vatandaşlar basın açıklaması yaptı. Bağlar Mahallesi'nden Zübeyde Hanım Bulvarı'na kadar yürüyen grup, Kur'an-ı Kerim okuyarak, "Kahrolsun İsrail" ve "Kahrolsun ABD" şeklinde sloganlar attı.



Düzenlenen basın açıklamasında konuşan Caferi kanaat önderleri, saldırıları sert sözlerle kınadı. Yapılan basın açıklamasında, "Dünyanın mazlumlarının, zalimler karşısında mutlaka zafer kazanacağına inanıyoruz. Bu yaslı günümüzün, yolumuzun sonunda zaferleri müjdelediğine inanıyoruz. İnancımız tamdır. Rabbimize hamd olsun. Önderlerimiz teslim olmaz. Önderlerimiz kimlik kaybına uğramaz. Önderlerimiz, düşman karşısında diz çöküp bizlere zillet yaşatmaz. Seyyid El Hamaney Ağa da düşman karşısında en ufak bir taviz vermeden, Hz. Hüseyin gibi haysiyetle bu dünyadan ayrıldı. Biz ondan razıydık. Rabbim de ondan razı olsun inşallah." denildi.

Firari savcı Şadan Sakınan yakalandı

Adalet Bakanlığı, gri kategoride aranan FETÖ firarisi Şadan Sakınan'ın yakalandığını açıkladı

02.03.2026 21:17:00 / Güncelleme: 02.03.2026 21:20:26
İhlas Haber Ajansı
Firari savcı Şadan Sakınan yakalandı
Firari savcı Şadan Sakınan yakalandı
Adalet Bakanlığı, gri kategoride aranan FETÖ firarisi Şadan Sakınan'ın yakalandığını açıkladı.



Adalet Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi firari şahısların tespit ve yakalanmasına yönelik sürdürülen çalışmalar kapsamında hakkında Ankara Ağır Ceza Mahkemelerince 'FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak' ve iki ayrı 'görevi kötüye kullanma' suçlarından yakalama emri bulunan ve gri kategoride aranan meslekten ihraç Cumhuriyet Savcısı Şadan Sakınan'ın yakalanmasına 2 Mart'ta operasyonel çalışma gerçekleştirildiği belirtildi. Yapılan çalışmalar neticesinde ikamet adresinde yakalanan Sakınan'ın gözaltına alındığı kaydedildi. Sakınan'ın adli işlemlerinin sürdüğü bildirildi.

KPSS soruşturmasını örtbas etmişti

Eski Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekili Şadan Sakınan'ın adı ise Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 2010'daki KPSS'de soruların çalındığı ve kopya çekildiği iddiaları üzerine açılan soruşturma kapsamında gündeme gelmişti.

KPSS soruşturmasını örtbas ettiği öne sürülen Sakınan, FETÖ'nün darbe girişiminin ardından olağanüstü toplanan HSYK 2. Dairesi tarafından açığa alınmış, ardından KHK ile görevden uzaklaştırılmıştı.

Malatya'da 4,3 büyüklüğünde deprem

Malatya'nın Battalgazi ilçesinde saat 17.52'de 4,3 büyüklüğünde deprem meydana geldi

 

02.03.2026 18:47:00
Anadolu Ajansı
Malatya'da 4,3 büyüklüğünde deprem
Malatya'da 4,3 büyüklüğünde deprem

Malatya'nın Battalgazi ilçesinde saat 17.52'de 4,3 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, merkez üssü Battalgazi olan 4,3 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.

Depremin 8,94 kilometre derinlikte meydana geldiği belirlendi. 

Kayseri'de deprem

Kayseri'nin Pınarbaşı ilçesinde 3.9 büyüklüğünde deprem meydana geldi

02.03.2026 10:31:00
İhlas Haber Ajansı
Kayseri'de deprem
Kayseri'de deprem
Kayseri'nin Pınarbaşı ilçesinde 3.9 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı'ndan (AFAD) alınan bilgiye göre, Pınarbaşı ilçesinde saat 08.55'te yerin 12.02 kilometre derinliğinde 3.9 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Depremde ilçede bir olumsuzluğun olmadığı öğrenildi.

Kayseri, Türkiye Deprem Tehlike Haritası'na göre üçüncü derece riskli deprem bölgesinde yer alıyor. Büyük fay hatları üzerinde bulunmasa da yerel fay hatlarına sahip olduğu için zaman zaman bu tür sarsıntılar yaşanabiliyor.

Fındıkta zirai don tehlikesi devam ediyor

İlerleyen günlerde etkili olacak kar yağışının, fındık için zirai don tehlikesi taşıyabileceği ifade ediliyor

02.03.2026 10:11:00 / Güncelleme: 02.03.2026 10:14:44
İhlas Haber Ajansı
Fındıkta zirai don tehlikesi devam ediyor
Fındıkta zirai don tehlikesi devam ediyor
Ordu'nun orta ve yüksek kesimlerinde şubat ayı sonlarında etkili olan kar yağışının fındıkta zirai don riski taşımadığı, bunun aksine fındık dalları ve toprak için yararlı olabileceği belirtildi. Ancak ilerleyen günlerde etkili olacak kar yağışının, fındık için zirai don tehlikesi taşıyabileceği ifade ediliyor.

İlin orta ve yüksek kesimlerinde şubat ayı sonunda etkili olan kar yağışı üreticileri tedirgin etti. Üreticiler, geçen yıl nisan ayında ülke genelinde etkili olan ve büyük zarara neden zirai don olayını hatırlarken, mevsiminde yağan karın şuan için zirai don tehlikesi oluşturmadığı, aksine fındık dalları ve toprak için yararlı olduğu ancak az da olsa zirai don riskinin bulunduğu belirtildi.

"Şu anda yağan kar olumlu"

Türkiye Ziraat Odaları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Arslan Soydan, "Şu anda ilimizin yüksek ve orta kesimlerinde kar yağışı var. Meteorolojiden aldığımız bilgiye göre kısmen de olsa zirai don uyarısı var. Şu anda yağan karın çok sert soğuklarla etkili olmadığını görüyoruz. Aslında bu kar yağışı olumlu da diyebiliriz. Üreticilerimizin aklına önceki yıllarda yaşadığımız zirai don hadiseleri gelebiliyor ama şu anda etkili olan kar yağışının zararı yok, toprak ve fındık dallarımız için olumlu diyebiliriz" dedi.



"Süreç ve risk devam ediyor"

Soydan, geçen yıl yaşanan zir don hadisesinin nisan ayında görüldüğünü, bu nedenle sürecin ve risklerin devam ettiğini belirterek, "Geçen yıl nisan ayında ülkemiz ve ilimiz büyük bir zirai don olayıyla karşı karşıya kaldı. Bundan sonraki her geçen gün fındıkta yaprakların daha da açtığı bir gündür, bu süreçten sonra yağacak olan karın ve hava sıcaklığının sıfırın altında derecelerde seyretmesi de risk teşkil edebilir" ifadelerine yer verdi.

Trabzon'da istinat duvarı çöktü: 9 katlı bina zarar gördü

Trabzon'un Yomra ilçesinde sabah saatlerinde istinat duvarının çökmesi sonucu 9 katlı yeni bir binanın iki dairesinde hasar meydana geldi

01.03.2026 15:38:00 / Güncelleme: 01.03.2026 15:41:13
İHA
Trabzon'da istinat duvarı çöktü: 9 katlı bina zarar gördü
Trabzon'da istinat duvarı çöktü: 9 katlı bina zarar gördü
Olay, Yomra ilçesine bağlı Sancak Mahallesi Gümüş Sokak'ta meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, yol kenarında bulunan istinat duvarı henüz belirlenemeyen bir nedenle sabah saatlerinde büyük bir gürültüyle çöktü. Çöken duvardan kopan taş ve toprak yığını, bitişiğinde bulunan 9 katlı yeni binanın iki dairesinin duvarını yıktı.



Çökme anında dairede kimsenin olmadığı öğrenilirken, olayda can kaybı ve yaralanma yaşanmadı. Dairede ve bina çevresinde maddi hasar oluştu. İhbar üzerine bölgeye polis, itfaiye ve belediye ekipleri sevk edildi. Ekipler çevrede güvenlik önlemi alırken, binanın taşıyıcı sistemine ilişkin teknik inceleme başlatıldı.



Mahalle sakinlerinden Mustafa Şahin, "Sabah saatlerinde burası koptu. Daha önceden çatlakları vardı, kopmaya meyilliydi. Zarar gören dairelerde kimse yaşamıyordu" dedi. Bina sakinlerinden Fatma Çiçek ise, "Sabah saatlerinde bir ses duydum. Balkona çıktığımda heyelan olduğunu gördüm" ifadelerini kullandı.

Trump, Hamaney'in 'öldüğünde' ısrarcı


 
ABD Başkanı Donald Trump, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in durumuna ilişkin, "Tarihin en kötü insanlarından biri olan Hamaney öldü" açıklamasını yaptı. Aslında tarihin en kötü insanı bizzat kendisi ve soykırımcı Netanyahu...

01.03.2026 01:34:00
AA
 Trump, Hamaney'in 'öldüğünde' ısrarcı
 Trump, Hamaney'in 'öldüğünde' ısrarcı

ABD Başkanı Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, hayatta olup olmadığına ilişkin hakkında farklı açıklamalar olan İran lideri Hamaney'e ilişkin açıklamasında, "Tarihin en kötü insanlarından biri olan Hamaney öldü." ifadesini kullandı.
Hamaney'in "ABD istihbaratından" ve "gelişmiş takip sistemlerinden" kaçamadığını kaydeden Trump, "İsrail ile yakın işbirliği içinde çalışarak, kendisi veya onunla birlikte öldürülen diğer liderlerin yapabileceği hiçbir şey yoktu" değerlendirmesini yaptı.

İran halkına da seslenen ABD Başkanı, "Bu, İran halkının ülkesini geri alması için tek ve en büyük şanstır" yorumunda bulundu.
İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun ve diğer güvenlik güçlerinin çoğunun "artık savaşmak istemediğini" savunan Trump, "Şimdi dokunulmazlık elde edebilirler, ama sonra onları sadece ölüm bekliyor" mesajını paylaştı.

Trump ayrıca, ABD ile İsrail'in saldırılarının bir süre daha sürebileceğini kaydederek, saldırıların "gerekli olduğu sürece" devam edeceğini belirtti.

İki Müslüman katili telefonda konuştu


 
Gazze soykırımcısı İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İran’a saldırılar sürerken Yahudilerin kuklası ve kölesi ABD Başkanı Donald Trump ile görüştü. 

28.02.2026 18:55:00
Haber Merkezi/aa
İki Müslüman katili telefonda konuştu
İki Müslüman katili telefonda konuştu

Gazze soykırımcısı İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İran'a saldırılar sürerken Yahudilerin kuklası ve kölesi ABD Başkanı Donald Trump ile görüştü. Başbakanlık Ofisinden yapılan açıklamada, Netanyahu ile Trump'ın telefonda görüştüğü bildirildi. Netanyahu'nun Trump'la yaptığı telefon görüşmesinin fotoğrafı da paylaşılırken, Netanyahu'nun önünde "Savaştaki Müttefikler" isimli bir kitabın olduğu görüldü.

ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarında saat 19.00 itibariyle son durum

İran ile ABD arasındaki müzakere süreci devam ederken, İsrail ve ABD sabah saatlerinde İran'a alçakça ve hayasızca ortak saldırılar başlattı.
İsrail Savunma Bakanlığı, İran'a "önleyici saldırı" başlattığını duyurdu. ABD Başkanı Donald Trump da İran'a yönelik "büyük bir operasyon" başlattıklarını açıkladı.


Çok sayıda kent hedef alındı

Saldırılar kapsamında başkent Tahran, İsfahan, Kerec, Kum, Tebriz, Şiraz, Buşehr, Kirmanşah ve İlam kentleri hedef alındı. İsrail ve İran, hava sahasını kapatırken İsrail genelinde olağanüstü hal ilan edildi, sirenler çaldı. İran'ın karşı saldırıları öncesinde İsrail halkını sığınaklara yönlendiren uyarılar yapıldı. İran ordusu, ABD ile İsrail'in saldırılarına karşılık İsrail'e onlarca balistik füze ve insansız hava araçlarıyla karşı saldırılar başlattığını duyurdu.
İran, füze saldırılarıyla Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Katar ve Ürdün gibi ülkelerde eş zamanlı ABD üslerini hedef alırken Bahreyn'deki ABD donanma üssü vuruldu.​​​​​​​
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.