Ahir zamanın emarelerini yaşadığımız asrımızda en çok yaşadığımız sıkıntı; doğru sözlü, doğru davranışlı insan eksikliğidir. Doğruluğun azaldığı her işte haliyle bereket azalmakta, insanların biri birine olan itimadı kaybolmakta, bu da toplumsal huzuru ortadan kaldırmaktadır. Doğruluk her zaman ve her işte geçer akçedir. Doğrularla beraber olmak hem dünyanın selameti, hem ahirettin garantisi hükmündedir. Doğruluk dünya ve ahiretle alakalı bir konu olduğu için Yüce Allah Kuranı Kerimde Tevbe suresi Ayet 119 da bizleri ikaz ve irşat etmektedir: "Ey inananlar! Allah'a karşı saygılı olun ve özü-sözü doğru olanlarla beraber bulunun."Âyet-i kerime, Tebük Savaşı'na katılmayan fakat sonra tövbeleri kabul buyurulan üç sahabe ile ilgili ayetlerden hemen sonra gelmektedir. Müslümanları, imanlarında, verdikleri sözlerinde ve dinlerinde, gerek niyet, gerek söz, gerekse davranış bakımından dürüst kimselerle birlikte olmaya çağırmaktadır.Sıdk, sözde ve özde doğruluk demektir. "Sadıklar" bu ayette, - önü sonu dikkate alınınca- öncelikle "Hz. Peygamber ve ashabı" anlamına gelmektedir. Muhammed aleyhisselâm ve ashabının yolunu izlemeye gayret eden has Müslümanlarla beraber olmak, kulun Allah saygısını arttıracak ve dolayısıyla ona dünya-ahiret mutluluğunu kazandıracaktır."Doğrularla beraber olmak" netice itibariyle "doğruya destek vermek" anlamına da gelmektedir.Doğruluk hakkında Âlemlere Rahmet Hazreti Muhammed de (s.a.v.) şöyle buyurmaktadır:"Şüphesiz ki sözde ve işte doğruluk hayra ve üstün iyiliğe yöneltir. İyilik de cennete iletir. Kişi doğru söyleye söyleye Allah katında sıddîk (doğrucu) diye kaydedilir. Yalancılık, yoldan çıkmaya (fücur) sürükler. Fücur da cehenneme götürür. Kişi yalancılığı meslek edinince Allah katında çok yalancı (kezzâb) diye yazılır."(Buhâri, Edeb 69; Müslim, Birr 103-105. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Edeb 80; Tirmizi, Birr 46; İbni Mâce, Mukaddime 7; Duâ 5)Yukarıdaki bilgiler ışığında şimdi sizleri ciddi bir muhasebeye davet ediyorum değerli dostlar. Söz ve davranışlarımızla doğruluk adına neler yapmaktayız? Ortaya koyduğumuz davranışlarımızla doğruluğa mı yanlışa mı hizmet etmekteyiz? Şayet bizler yanlışın içinde isek, doğruluğun nimetlerinden istifade etmek istemek ne kadar hakkımızdır? Bunu da vicdanlarınıza sormamız gerekmektedir. Ya Rabbi bizlere her iki cihanda doğrularla beraber olmayı nasip eyle? Âmin.
Uğur Kepekçi / diğer yazıları
- Hüseyin Baş, ABD-İran anlaşmazlığının perde arkasını aralıyor -2- / 12.05.2026
- Hüseyin Baş, ABD-İran anlaşmazlığının perde arkasını aralıyor -1- / 11.05.2026
- Eski siyaset çöktü: Türkiye’nin yeni şansı Hüseyin Baş / 10.05.2026
- MEM merkezli değişim artık mecburiyettir / 09.05.2026
- Türkiye için yol ayrımı: Devam mı değişim mi? / 08.05.2026
- Enflasyonun gerçek kaynağı ve görmezden gelinen yapısal sorun / 07.05.2026
- “Sansürlü enflasyon” gerçeği gizleyebilir mi? / 06.05.2026
- BTP’nin ‘birleşik muhalefet’ çağrısı toplumsal mutabakat çağrısıdır / 05.05.2026
- Dünya kaosa sürüklenirken: Sessizlik daha ne kadar sürecek? / 04.05.2026
- Kınama değil, caydırıcılık gerek / 03.05.2026
- Hüseyin Baş, ABD-İran anlaşmazlığının perde arkasını aralıyor -1- / 11.05.2026
- Eski siyaset çöktü: Türkiye’nin yeni şansı Hüseyin Baş / 10.05.2026
- MEM merkezli değişim artık mecburiyettir / 09.05.2026
- Türkiye için yol ayrımı: Devam mı değişim mi? / 08.05.2026
- Enflasyonun gerçek kaynağı ve görmezden gelinen yapısal sorun / 07.05.2026
- “Sansürlü enflasyon” gerçeği gizleyebilir mi? / 06.05.2026
- BTP’nin ‘birleşik muhalefet’ çağrısı toplumsal mutabakat çağrısıdır / 05.05.2026
- Dünya kaosa sürüklenirken: Sessizlik daha ne kadar sürecek? / 04.05.2026
- Kınama değil, caydırıcılık gerek / 03.05.2026

























































