logo
08 AĞUSTOS 2026

Özgür Özel: 'Emekli ikramiyesiyle ancak bir but alınıyor'

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "2018 seçimlerinden önceki Kurban Bayramı’nda ilk kez tutuldu. Bir maaş vermediler ama bin lira verdiler. O zaman maaşın yüzde 66’sıydı. İşte o gün iyi bir koç da bin liraydı. Emekli ikramiyesi bin liraydı ve bir koç alıyordu. O gün bin lira olan emekli ikramiyesini geçen hafta duydunuz; bakan 'Bu bayramda da artış yok' dedi. Ramazanda vermedikleri gibi 4 bin lira olarak verecekler. 2018’de bin liraydı, şimdi 4 bin lira da artmayacak dediler. 2018’de bir koç alan bin lira, 2026’da emekliye ancak bir but aldırıyor" dedi

12.05.2026 16:40:00
Haber Merkezi
 
Özgür Özel: 'Emekli ikramiyesiyle ancak bir but alınıyor'
Özgür Özel: 'Emekli ikramiyesiyle ancak bir but alınıyor'
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin TBMM'deki grup toplantısında yaptığı konuşmada, geçen hafta tanıttığı ve vergi adaletsizlikleri ile kamu varlıklarının satış süreçlerine ilişkin içerikler yayımlayan akpden.com sitesi üzerinden aracın ardından bu kez de bir telefon markasının Türkiye'ye geliş ücretini kıyasladı.

Özel, şöyle konuştu:

"Bu telefon 65 bin 400 liraya Türkiye'ye geliyor. Bu telefon dünyanın en büyük teknoloji firması tarafından, dünyanın altı kıtasında çalışan on binlerce çalışanının katkılarıyla, emekleriyle, yüksek teknolojiyle, içinde kullanılan değerli metallerle, onunla bununla ve şirketin ilan ettiğine göre yaklaşık 15 bin lira da kârıyla bu fiyata geliyor: 65 bin lira. Ve sepete eklemeye kalkıyor bizim gençlerimiz. 'Sepete ekle' deyince akpden.com'dan direkt 'Dur bakalım. Öyle hemen sepete ekleyemezsiniz' diyor. Bunda Kültür Bakanlığı'nın payı var; yüzde 1, 654 lira ona. Yüzde 12 TRT bandrol ücreti var; 7 bin 900 lira. 'Ne alaka?' deme. Belki açıp oradan TRT'yi izleyeceksin. O yüzden TRT bandrol ücreti vereceksin. Ondan sonra telefonuna geleceksin; yüzde 20 KDV, 22 bin 194 lira. Bunların hepsine birden yüzde 50 ÖTV daha; 36 bin lira. Telefon 65 bin lira, vergisi 67 bin lira. Dünya devi o şirketin, hepinizin bildiği o elma, yarım elmalı şirketin her şeyi yapıp kârını da ekleyip yüksek teknoloji dediği yerde 65 bin liraya gelen telefona bizimkiler oturdukları yerden 67 bin lira vergi koyuyorlar. Bizim genç arkadaşım bu telefonu almaya kalksa 133 bin 164 lira. akpden.com. Telefon 65 bin lira, AKP'den aldığınız o 133 bin lira. Gönder AKP'yi, alırsın bu fiyata."

"CEP TELEFONUNDAKİ VERGİYE İSYANI, MİLLİ GÜVENLİĞE TEHDİT SAYIYORLAR"

"akpden.com" isimli siteye saatler içerisinde "milli güvenlik ve kamu düzeninin korunması" gerekçesiyle erişim engeli getirildiğini söyleyen Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Girilemeyen için akp2den.com. Onu kapat. Adres inadına: akp3ten.com, akp4ten.com... Hadi engelleyin, gücünüz yetiyorsa. Şimdi girseniz 10 kişiden 9'u giremiyor. Yarın 10'uncu da giremez. Erişim engelinin gerekçesi; milli güvenliğe tehdit, ulusal çıkarları ve milli güvenliği tehdit. Bu ne biliyor musunuz arkadaşlar? Erişim engelini burada savunuyorlar. Diyorsun ki partizanlık yaparsınız, AK Parti'nin işine gelmeyen siteyi kapatırsınız, işine gelen sitede ne haysiyetsizlik olsa ses etmezsiniz. 'Yok' diyorlar. 'Milli güvenlik, milli menfaatler ve milli güvenliğin tehdit altında olduğu durumlarda biz bunları yapacağız' diyor. O yüzden ancak o gerekçeyle kapatabiliyor. Cep telefonundaki vergiye isyani, milli güvenliğe tehdit sayılıyor. Yazıklar olsun sizin gibilerin milliyetçiliğine de olmaz olsun sizin getireceğiniz güvenliğe de. Bir devlet, bir partinin bu kadar organı hâline getirilirse biz buna daha ne söyleyelim?"

"AK PARTİ'NİN KARA DÜZENİ YIKILMADAN HİÇBİR SORUN ÇÖZÜLMEZ"

Özel, 7 ayrı kanunda değişiklik ve "varlık barışı" düzenlemesini öngören "Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi"ne ilişkin de eleştirilerini sıraladı. "AK Parti ne yapıyor? Yeni bir vergi barışı getiriyor, yeni bir varlık barışı getiriyor. Nedir? 'Dışarıda param varsa nasıl kazandın sormadan; uyuşturucu mu, insan kaçakçılığı mı, silah kaçakçılığı mı, tehdit mi; nasıl kazandıysan kazan. Yüzde 5'ini ver, parayı getir, Türkiye'de istediğini yap' diyor" ifadelerini kullandı. Özgür Özel, şunları kaydetti:

"Uyuşturucu baronunu yakalamışlar, 'Varlık Barışı'ndan yararlandım, geldim' diyor. Öbür uyuşturucu baronu 'Önce daire aldım' diyor. 'Çünkü Varlık Barışı Türk vatandaşlarına aitmiş' diyor. Türkçe bilmiyor. '250 bin dolarlık daire aldım, vatandaşlık verdiler. Yararlandım, parayı buraya getirdim' diyor. Sonra o baron torbacıları, torbacıların üstündeki dağıtıcıları o paralarla finanse ediyor. Evlatlar zehirleniyor. Öbürünün kurduğu motosikletli suç çetesi, 14-15 yaşındaki yoksul çocuğu TikTok'tan, oradan buradan yakalayıp ailesine bakmayı taahhüt edip, kendine içeride bakmayı taahhüt edip ona bir kimlik, bir silah verip örneğin Adana'nın iş insanlarını tehdit ettiriyor. Sonra birer kurşun attırıyor. Parayı ödemeyeni infaz ettiriyor. Sonra 14 yaşındaki o çocuk diyor ki; 'Benim yaşıtlarım babasının eline bakarken bana abiler, yani çete, içeride bana, dışarıda babama bakıyor.' İşte AK Parti'nin Türkiye'ye dayattığı kara düzen budur. O dışarıdan hesapsız gelen uyuşturucu parasının ya da çetelerin paralarının nereleri finanse ettiği buradadır. Ahmet Minguzzi'yi bıçaklayanların, annesini tehdit edenlerin aldığı cesaret kirli paradandır. AK Parti'nin onların önünü açtığı kara düzendir. AK Parti'nin kara düzeni yıkılmadan hiçbir sorun çözülmez."

"ASGARİ ÜCRETLİNİN ELİNDE 28 BİN LİRA VAR, KURBANLIK 45 BİN LİRA"

Kurban Bayramı yaklaşırken emekli maaşları ile kurbanlık fiyatlarını karşılaştıran Özel, AK Parti iktidara geldiğinde en düşük emekli maaşının 257 lira, iyi bir koçun ise 150 lira olduğunu söyledi. Özel, "Emekli maaşıyla 1,5 koç alıyordun. Bugün aynı yiğit koç 45 bin lira. En düşük emekli maaşı 20 bin lira. 1,5 koç alan emekli bugün yarım koç alamıyor" diye konuştu.

Asgari ücretin de kurbanlık almaya yetmediğini belirten Özel, "AK Parti iktidara geldiğinde asgari ücret 187 liraydı. İyi bir koç 150 liraydı. Bir asgari ücret bir kurbanlığın fazlasını alıyordu. Bugün asgari ücretli kurban almaya gittiğinde elinde 28 bin lira var, kurbanlık 45 bin lira" dedi.

"DİYANET İŞLERİ KESİM BEDELİNİ 21 KAT ARTIRMIŞ"

Emekli bayram ikramiyelerine ilişkin de konuşan Özel, CHP'nin 2015 seçimlerinde her emekliye bir maaş ikramiye önerdiğini hatırlatarak, "2018 seçimlerinden önceki Kurban Bayramı'nda ilk kez tutuldu. Bir maaş vermediler ama bin lira verdiler. O zaman maaşın yüzde 66'sıydı. İşte o gün iyi bir koç da bin liraydı" ifadelerini kullandı. Özel, şöyle konuştu:

"Emekli ikramiyesi bin liraydı ve bir koç alıyordu. O gün bin lira olan emekli ikramiyesini geçen hafta duydunuz; bakan 'Bu bayramda da artış yok' dedi. Ramazanda vermedikleri gibi 4 bin lira olarak verecekler. 2018'de bin liraydı, şimdi 4 bin lira da artmayacak dediler. 2018'de bir koç alan bin lira, 2026'da emekliye ancak bir but aldırıyor. Bu emekli ikramiyesinde sadece 8 yıl önce CHP'nin sayesinde AK Parti'nin zorla verdiği bir koç parası vardı; ikramiye bin liraydı, koç da bin liraydı. Şimdi koç 45 bin lira, ikramiye 4 bin lira. Ve buradaki hesap en basit hesap. 21 kat artarken kesim bedeli... Yani koçu gidip buradan almazsan, Diyanet İşleri'nin sitesine girersen onlar da kesim bedeli kabul ediyorlar ve kurbanı onlara bırakıyorsun. 2018'de Diyanet İşleri'ndeki kurban kesim bedeli 850 liraydı, ikramiye bin liraydı. Bakın, gidip koçu alıyor ya... Diyanet İşleri de 850 liraya kesiyordu sana. Bu sene Diyanet İşleri kesim bedeline 18 bin lira demiş. 21 kat artırmış. O Diyanet İşleri Başkanını atayan bu hükümet, ikramiyeyi sadece 4 kat artırmış. 8 yılda 21 kat artan Diyanet İşleri'nin hesabı, 4 kat artan emekli ikramiyesi hesabı... Bu duruma getirdiler"

"ET VE SÜT KURUMU 14 MİLYAR KAR ELDE ETMİŞ"

Kırmızı et fiyatlarına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Özel, son 5 yılda enflasyonun yüzde 653, et fiyatlarının ise yüzde bin 124 arttığını söyledi. CHP'li belediyelerin "halk et" uygulamalarını hatırlatan Özel, Et ve Süt Kurumu'nun 2024 yılında 14,3 milyar lira kar ettiğini belirterek, "Ucuz etin peşine düşen vatandaştan 14 milyar lira kar elde ederek kurumlar vergisinde 15'inci olmuşlar. Türkiye'nin en çok vergi veren 15'inci şirketi haline gelmişler. Millet ucuz et alacağız diye uğraşıyor. Senin işin kar etmek değil. Senin işin Türkiye'de ucuza et ürettirmek, ucuza kestirmek, ucuza ulaştırmak. Türkiye'nin en çok para kazanan kurumlarından biri haline gelenler bugün görevlerini yapmayanlardır. Bugün iktidarın liyakatsiz adamları sonucunda o kurumun başında olanlardır" dedi.

"TARIMDA TRAKYA KADAR ALAN KAYBETTİK"

14 Mayıs Çiftçi Günü'ne değinen Özel, Türkiye'nin gıda enflasyonunda Avrupa'da birinci, dünyada beşinci olduğunu söyledi. Son 20 yılda 23 milyon dönüm tarım arazisinin kaybedildiğini belirten Özel, "Tam Trakya kadar. Trakya'yı kaybettik tarımda biz" dedi. Ortalama çiftçi yaşının 58'e çıktığını ifade eden Özel, "Üç çiftçiden ikisi 'Asgari ücretli bir iş bulursam seneye tarlada çalışmam' diyor" dedi. Ortalama çiftçi gelirinin 19 bin lira olduğunu belirten Özel, çiftçilerin tarımdan uzaklaştığını söyledi. Süt-yem dengesinin bozulduğunu ve hayvancılığın sürdürülemez hale geldiğini savunan Özel, "Çiftçi bu işin içinden nasıl çıkacağını bilemediği için ekmeyi, dikmeyi, hayvancılığı bırakıp kendini büyük şehirde bulabildiği ilk işe atmaya çalışıyor" ifadelerini kullandı.

İktidarın ekonomi politikalarını da eleştiren Özel, "Yılın ilk 3 ayında bu iktidar faize 876 milyar lira ödedi. Çiftçisine 60 milyar lira destek verdi. Çiftçiye 60 milyar veriyor, faize 876 milyar lira veriyor. İşte AK Parti'nin kara düzenini ve Türkiye gemisini karaya oturtmasının en temel sebeplerinden biri bu" dedi. CHP'nin tarım politikalarına ilişkin de açıklamalarda bulunan Özel, çiftçiye gayrisafi milli hasılanın yüzde 1'i oranında destek verilmesini sağlayacaklarını, mazotun ÖTV'siz ve KDV'siz olacağını, çiftçi borçlarının faizlerinin silineceğini ve planlı üretime geçileceğini söyledi.

"BİR YILDAN FAZLADIR HER GÜN SALDIRI ALTINDAYIZ"

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısında İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik soruşturmalar, Akın Gürlek'e ilişkin araç tahsisi iddiası, Cebeci Hafriyat dosyası, Murat Gülibrahimoğlu hakkındaki açıklamalar ve Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek'e yönelik "itirafçılık baskısı" iddialarına değindi. Özel, şunları söyledi:

"İşte bu yeni bir hikâye ve bu iktidarın değişim umuduyla kendine enerji buluyor. 2023'teki büyük üzüntüden sonra büyük silkiniş, değişim, onun yarattığı enerji ve dört ay sonra gittiğimiz yerel seçimlerde elde edilen büyük zafer... Ege'nin bir tane ilini bile bir başka partiye bırakmadan kazanılan bir zafer. Türkiye'de nüfusun yüzde 65'ini kazanan Türkiye Cumhuriyeti tarihindeki hiçbir siyasi partiye AK Parti dahil nasip olmamış bir zafer. İstanbul'da, 'İstanbul'u kaybeden Türkiye'yi kaybeder' diyenin, İstanbul'u kazananın Türk Türkiye'yi kazanacağını görmesi ve bu noktada başlayan Cumhuriyetin bir sonraki hükümetine mevcut hükümetince Cumhuriyetin bir sonraki cumhurbaşkanına mevcut cumhurbaşkanınca girişilen darbe girişimi. Bir yıldan fazladır her gün saldırı altındayız. Sonrasında saldırılar adayımızdan, başkanlarımızdan, bürokratlarımızdan yani Türkiye'yi yönetecek kadrolardan partimizin kurumsal kimliğine döndü ve partimize kapatma davası açacak hadsizliğe kadar ya da üstüne yapılan üç kurultaya, sıfırdan yapılan bir kurultaya rağmen açılan bir butlan davasına, mahkemenin kale almamasına rağmen istinafta diri tutulmaya çalışılan bir tehditle birlikte partiye yöneltilen bir büyük taarruzla karşı karşıyayız.

CEBECİ HAFRİYAT VE İFTİRA İDDİALARI

Bugün yeni bir şey ortaya çıktı. Ankara'dan yeniden yollanan, hakimken bütün siyasi kararları veren ve hepsi Anayasa Mahkemesi'nde birçoğu oy birliği ile bozulan birisinin İstanbul'a gittiğindeki planı. Kişi kendinden bilir işi. Ona demişler ki; 'billboard varsa yolsuzluk yapıyorlar, hafriyat varsa yolsuzluk yapıyorlar'. Nereden bildin; kişi kendinden bilir işi. O yüzden para alıyorlar bu paraları kasalara koyuyorlar. Kasaları akrabalarının bahçelerine gömüyorlar. Geldiler, bahçeleri kazdılar, kuyulara indiler, evleri bastılar. Hiçbir yerde hiçbir şey bulamadılar. Kör kuruş bulamadılar. Ama başladıklarında, 560 milyar lira yolsuzluk diye anlattıklarında en büyük kısmı hafriyat ve bu işi yaptıkları yer Cebeci Hafriyat dediler. İlk duyduğunda Ekrem Başkan dedi ki; 'oranın bizle ne ilgisi varmış?' Orası Enerji Bakanlığı'nın yeri. Döküm muvaffakatnamesini o veriyor. Ayrıca denetimi onun sınırları içinde olan AK Partili belediye yapıyor. İddianame çıktı. Bugün bu arada bu Cebeci Hafriyat alanına döküm yapan kişi Murat Gülibrahimoğlu AK Parti'nin seçim günü il başkanı olan kişinin ortağı. Yani buz gibi AK Partili bir arkadaş. Demişler ki buna; 'bu işten bir iftira atacaksın ve etkin pişmanlıktan yararlanacaksın. Sana mallarını öbür türlü çökeriz vermeyiz ama sen Ekrem'e bir yalan uyduracaksın.'

Adam bu sırada yurt dışında oluyor ve bu iftiraları atmak yerine doğruları söylemeye başlıyor. Diyor ki; 'benim CHP'yle ne işim var? Benim ortağım AK Parti İl Başkanı. Benim her sahip çıktığım şey AK Partili. Ben AK Partiliyim. Ne yaptıysam Ekrem'e değil AK Parti'ye yaptım'. Bugün bugün bu kıymetli Murat Gülibrahimoğlu Kuzey İstanbul Modern İnşaat ve Sanayi Ticaret AŞ'nin sahibi. Cezaevine sokulamadığı, canıyla, malıyla, evladıyla tehdit edilemediği, yurt dışında olduğu için itirafçı yapılamamış ama kendisinin şirketindeki birisini alıp itirafçı yapmaya çalışmışlar.

MARKET KARTI VE KALYON AJANS İDDİALARI

Ekrem İmamoğlu Sayın Toruner'e soruyor. O şirkette çalışan bir muhasebeciye şirketin dökümleri çıkmış. Güya oradan bize atılacakken Ekrem Başkan yakalamış soruyor. Diyor ki; vergi inceleme raporunuzda 44 milyon liraya yakın market kartı alışverişi görüyorum. Savcı bizim arkadaşlarımızı market kartı dağıtıyoruz diye tutuklu tutuyor, birçok arkadaşım savunma yapmak zorunda kalıyor. Siz bu 44 milyon liralık market kartlarını nerede kullandınız? Çünkü bizi suçluyorlar ya rüşvet olarak aldınız diye. Yener Toruner; 'kamu kurumlarına, AK Partili belediyelere ve AK Parti teşkilatına verdik'. 'CHP'ye verdiniz mi' deniliyor. Ekrem Başkan'ı soruyor. Cevap; 'Gönlümden geçmedi değil ama keşke verseydik hepsini AK Parti'ye verdik'.

Bitti sanmayın... Ne zaman gitmişti Akın Gürlek; Ekim 2024. Kasım 2024'te Kuzey İstanbul Modern İnşaat Sanayi yani bu firma dört araç tahsis etmiş. Kime; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na. Soruyorlar, 'bu araçları kime verdiniz' diye, 'Akın Gürlek'e verdik' diyorlar. 19 Mart operasyonunda yakalama çıkardığı, hafriyat işinden Ekrem Başkan'a iftira attırmayı planladığı firmadan 'dört araç getir bakayım' diyor. Getiriyor. Araçların ikisini İstanbul'da kullanıyordu Akın Bey, ikisini Ankara'da. Bu plakalı araçların Ankara'da yediği cezalar var Akın Bey'i taşırken. Ceza tutanağı İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı diye verilmiş. Ankara'ya zırt pırt gelindiğinde binilmiş, Akın Bey içindeyken ceza yenilmiş. Bunu da İçişleri Bakanımıza emanet edelim.

"SAVCI 50 MİLYONUN KALYON AJANS'A ÖDENDİĞİNİ BİLİYOR"

Ayrıca bu firma da kişi ifade verirken MASAK raporu ya da vergi inceleme raporu ya da banka ekstresi savcıya gösteriyor. 'Onu geç, biliyoruz biz onu' diyor savcı. Neyi geçmişler? 50 milyon lirayı Kalyon Ajansı ödendiğini biliyor. Ne zaman; 16 ve 23 Mart. Seçimlere 2 hafta ve 1 hafta kala. Murat Gülibrahimoğlu'ndan, bu firmadan Kalyon Ajansa yani Murat Kurum'un İstanbul'daki Büyükşehir kampanyasını yapan ajansa gidiyor para. Şimdi bizim bir belediye başkanımıza, aday gösterilmeden önce ilçeye verilmiş bir sesli aracı bir ay kullandı diye bunu aday olduğu, memur olmadığı günden rüşvete sokup arkadaşımızı 8-9 aydır iddianamesiz içeride tutanlara, koca bir seçim kampanyası 50 milyon TL Murat Kurum lehine Kalyon Ajansa yatırıyor. İşte o yüzden işte o yüzden ben Murat Kurum'a soruyorum ya Akın Gürlek'in 16 tane tapusu var. Burada ID numaraları var. Dördü aktif diye yani üstümde dördü 12'sini elden çıkarmış. Aktifini açıp gösteriyor. Oysa ki Murat Kurum bu ID'leri girince hangi tarihler arasında Akın Gürlek'te olduğu belli. Ama susuyor ya söyleyemiyor ya çünkü kampanyaya paranın nereden yattığını Akın Bey biliyor.  Eğer bir sesli araçtan ilçeye verilmiş rüşvet çıkaranlar buradan tarihin en büyük rüşvetini, en büyük zimmetini örtbas etmeye çalışıyorlarsa iki yıl sonra bu millet çatır çatır soracak bunların hesabını."

"ÖLEN FERDİ ZEYREK'E İFTİRA ATMAYA ÇALIŞTILAR"

Özel, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek'in itirafçı olmasına ilişkin ise şunları söyledi:

"Biz bu 16 tapuyu açıkladığımız gün kendisine 'bir şey söyle' dediler o da 4 tane üzerinde olan aktif tapuyu gösteriyor. Sonra diyor ki; 'Özgür Özel bu tapuları açıklarken asrın yolsuzluğunu örtmeye çalışıyor bir de Muhittin Böcek itirafçı olacak daha zamanı var' diyor. Bunu söyledikten sonra Muhittin Böcek'in şoförleri, korumaları ve o gün yanında olanlar ifadeye alındı. Beklenmedik bir şey oldu. Her şey Muhittin Böcek'in oraya gittiğini sonra Manisa'ya doğru tek başına hareket ettiğini gösteriyor. O gün söylediği tutar 50 milyon Euro yani bir kamyonet para, çantayla taşınmış gibi anlatılıyor. 'Benzinlikte verdim' de imza atıp kurtul diyorlar. Muhittin Böcek atmıyor hepimize bu belgeyi gösterdi. Oradaki koruma polisinin cep telefonuna bir adres atıldığı ortaya çıktı. Adresi atanın rahmetli Ferdi Zeyrek olduğu ortaya çıktı. Ferdi Zeyrek'in Muhittin Beye konumu atıp burada bekliyorum ağabey deyip kendi proje ekibiyle mimarlık ofisinde oturdukları, aday olduğu için seçime çalıştıkları sonra yemek yiyip vedalaştıkları ortaya çıktı. Ferdi kardeşim öldü ya ona iftira atmaya çalışıyorlar.

"BU, KİŞİLERİN NASIL İTİRAFÇILIĞA ZORLANDIĞINI GÖSTERİYOR"

Sonra devlete emanet cep telefonundan Muhittin Bey'in oğlunun ve gelinin kaydettiği eşiyle olan mahrem görüntülerden birisini kamuoyuna verdiler. Gelinin aslında Muhittin Böcek'in sevgilisi olduğu, oğluyla evlendirdiği gibi bir iğrenç iftira ile bir video servis ettiler. Gökhan Böcek'in sinir krizi geçirdiği, 'tamam getirin ne istiyorsanız imzalayacağım' dediği ortaya çıktı. Antalya Cumhuriyet Başsavcısı 'bizim böyle bir usulümüz yok' diyor. Sonra İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan Gökhan Böcek'e itirafçılık için bir şans verilmesini istiyorlar. Operasyon savcılarıyla bağlantı olmayınca soruları yanlışlıkla Antalya'dan normal bir savcı soruyor. 'Ben gittim CHP Genel Merkezi'nin 6. katında birine parayı verdim' diyor. Bu kadar ifade verse İstanbul'a yetecek. Savcı, 'parayı nereden çektin' diyor. 'Para çekmedim, eşten dosttan topladım' diyor. Sonra 'uçakla gittim' diyor. Seni kim bıraktı sorusuna 'hatırlamıyorum' diyor. 'Kime verdin parayı' diyor savcı, 'unuttum' diyor. Muhittin Beyin malına çöktüler, torununa iftira attılar. Muhittin Beye diyorlar ki 'oğlunun ifadesini doğrula, mallarını geri al'. Zuhal Böcek'in ifadesi ile de Antalya'da alınan ifadenin eksikleri giderilmeye çalışılıyor. Bu kişilerin nasıl itirafçılığa zorlandığına ilişkin bir örnek."

Yazın bacaklarda pıhtı tehlikesi artıyor


 
 
Bacakta ani gelişen şişlik, ağrı, kızarıklık ve sıcaklık artışı çoğu zaman önemsenmiyor. Oysa bu belirtiler, yaşamsal risk taşıyan ve halk arasında 'pıhtı oluşması' olarak bilinen derin ven trombozunun ilk sinyalleri olabiliyor.

08.08.2026 15:04:00
Murat Çorbacı
 
Yazın bacaklarda pıhtı tehlikesi artıyor
Yazın bacaklarda pıhtı tehlikesi artıyor

En sık bacaklarda, özellikle de baldır ve uyluk bölgesindeki toplardamarlarda pıhtı oluşumuyla seyreden derin ven trombozu, dünya genelinde her yıl yaklaşık 10 milyon kişide teşhis edilen ciddi bir hastalık. Derin ven trombozunun en büyük tehlikesi ise pıhtının koparak akciğer damarlarına ulaşması ve yaşam kaybıyla sonuçlanabilecek akciğer embolisine (pulmoner emboli) neden olabilmesi. Ayrıca bacakta kalıcı şişlik, ağrı, ağırlık hissi, ciltte renk değişikliği, sertleşme ve iyileşmesi güç olan yaralarla seyreden kalıcı damar hasarına da yol açabiliyor. Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Dr. Ahmet Arif Ağlar, erken dönemde başlanan tedavi sayesinde pulmoner embolinin ve kalıcı damar hasarının önüne geçilebildiğini belirterek, "Özellikle tek bacakta gelişen şişlik ve ağrı gibi belirtiler asla ihmal edilmemelidir. Bu şikayetler derin ven trombozunun en önemli uyarı işaretleri arasında yer alır ve zaman kaybetmeden hekim değerlendirmesi gerektirir" dedi.

Yaz aylarında sıvı kaybı pıhtılaşma riskini artırıyor

Derin ven trombozu (DVT) genellikle bacakların derin toplardamarlarında kan pıhtısı oluşması sonucu gelişen ciddi bir damar hastalığı olarak tanımlanıyor. Güncel sağlık kılavuzlarına göre; hareketsizlikten obeziteye, geçirilmiş ameliyatlardan kansere, ileri yaştan hamileliğe kadar pek çok faktör pıhtı oluşumuna zemin hazırlıyor. Genetik yatkınlığın da tetikleyici olabildiği bu tabloda derin ven trombozu riskinin yaz aylarında artış gösterdiğini anlatan Dr. Ahmet Arif Ağlar, şu bilgileri verdi: "Bunun nedeni ise artan sıcaklık ve terlemeye bağlı gelişen sıvı kaybının, yeterli sıvı tüketilmediğinde kanın koyulaşmasına ve pıhtılaşma eğiliminin artmasına sebep olabilmesidir. Özellikle ileri yaşta olan, kronik hastalığı bulunan, diüretik kullanan ve uzun süre güneş altında çalışan kişilerde bu risk daha belirgin hale gelmektedir. Ayrıca yaz tatillerinde uzun süre hareketsiz kalınan uçak, otobüs veya otomobil yolculukları da bacak toplardamarlarında kan akımını yavaşlatarak derin ven trombozu gelişme riskini artırabilmektedir."

Yeterli su tüketmek, bol hareket etmek şart!

Dr. Ahmet Arif Ağlar, derin ven trombozuna karşı yaz aylarında bazı önlemlerin mutlaka alınması gerektiğini vurgularken, "Yeterli sıvı tüketmek, uzun yolculuklarda düzenli aralıklarla hareket etmek, özellikle 4-6 saatten uzun yolculuklarda belirli aralıklarla ayağa kalkıp birkaç dakika yürümek ve  yüksek risk grubundaki kişilerin hekimin önerdiği koruyucu önlemleri  uygulaması büyük önem taşımaktadır" diye konuştu. 

8 Ağustos onların günü


 
2002 yılında Uluslararası Hayvan Refahı Fonu (IFAW) tarafından başlatılan ve her yıl 8 Ağustos'ta kutlanan Uluslararası Kedi Günü'nde, kedilerle ilgili farkındalık oluşturmak ve korunma sorununa dikkati çekmek amacıyla çeşitli etkinlikler düzenleniyor. Marketten ya da bakkaldan alacağınz yaş mamayla özellikle sokak kedilerini ödüllendirelim.

08.08.2026 13:02:00
HABER MERKEZİ/AA
 
8 Ağustos onların günü
8 Ağustos onların günü

2002 yılında Uluslararası Hayvan Refahı Fonu (IFAW) tarafından başlatılan ve her yıl 8 Ağustos'ta kutlanan Uluslararası Kedi Günü'nde, kedilerle ilgili farkındalık oluşturmak ve korunma sorununa dikkati çekmek amacıyla çeşitli etkinlikler düzenleniyor. Marketten ya da bakkaldan alacağınz yaş mamayla özellikle sokak kedilerini ödüllendirelim.

Bu kapsamda, nesli tükenme tehlikesi altındaki kedi türlerinin korunması için çeşitli bilimsel ve kurumsal çalışmalar yürütülüyor. Vahşi türler için doğal yaşam alanları korunurken; evcil ırklarda genetik saflığın devamı için kontrollü üretim programları uygulanıyor. Türkiye'nin simgelerinden biri olan Ankara kedisi de nesli tükenme tehlikesi altında olması nedeniyle koruma altında bulunan türler arasında yer alıyor. En eski uzun tüylü kedi ırklarından biri olarak tanımlanan ve Avrupa'da "Angora" kedisi olarak bilinen Ankara kedisi, kendine has uzun ve parlak tüyleri ve farklı renkte gözleriyle dikkati çekiyor.

Mekke Anlaşması ana gündem


 
 
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan, Ortak Savunma Anlaşması imzaladı. Anlaşma, her türlü saldırganlığa karşı kolektif caydırıcılığı güçlendirmeyi amaçlıyor ve üç devletten herhangi birine karşı gerçekleştirilecek bir silahlı saldırının hepsine karşı yapılmış sayılacağını hükme bağlıyor. Anlaşmanın İsrail saldırganlığına karşı işleyip işlemeyeceği merak ediliyor. Anlaşmanın özellikle İsrail ve Yunanistan'da menfi karşılanması dikkat çekti. 

08.08.2026 06:53:00
Haber Merkezi
 
Mekke Anlaşması ana gündem
Mekke Anlaşması ana gündem

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, Türkiye-Suudi Arabistan-Pakistan üçlü savunma anlaşmasını imzaladı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının sosyal medya hesabından, imzalanan üçlü anlaşmaya ilişkin ortak açıklama paylaşıldı. Açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'in, Suudi Arabistan Krallığı'na ziyarette bulunduğu hatırlatıldı.

Görüşmeler Mekke'de yapıldı

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Pakistan Başbakanı Şerif ile Mekke'deki Safa Sarayı'nda bir araya geldiği, burada resmi görüşmelerin gerçekleştirildiği belirtilen açıklamada, bu görüşmeler esnasında Suudi Arabistan Krallığı, Türkiye Cumhuriyeti ve Pakistan İslam Cumhuriyeti arasındaki müstesna ilişkiler ile karşılıklı çıkar alanına giren konuların ele alındığı kaydedildi.

Anlaşmanın içeriği

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Pakistan İslam Cumhuriyeti Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif, üç devlet arasındaki derin tarihi ilişkiler, köklü kardeşlik ve İslami dayanışma bağları, müşterek stratejik çıkarları ve köklü savunma işbirlikleri temelinde, kolektif güvenliklerini daha da güçlendirmek, bölgede ve ötesinde barış, güvenlik ve istikrarı teşvik etmek, güvenli ve müreffeh bir geleceği birlikte inşa etmek yönündeki ortak iradelerini yansıtan Ortak Savunma Anlaşması'nı imzalamışlardır. Anlaşma, her türlü saldırganlığa karşı kolektif caydırıcılığı güçlendirmeyi amaçlamakta ve üç devletten herhangi birine karşı gerçekleştirilecek bir silahlı saldırının hepsine karşı yapılmış sayılacağını hükme bağlamaktadır. Anlaşma ayrıca, üç devlet arasındaki savunma işbirliğinin tüm boyutlarıyla geliştirilmesini öngörmektedir."

Peki, İsrail; Türkiye'ye ya da Suudi Arabistan'a saldırırsa anlaşma işleyecek mi?

Güncel gelişmelere bakıldığında şu anda Pakistan; Hindistan tehdidi altında bulunuyor. İki nükleer güç zaman zaman askeri olarak da karşı karşıya geliyor. Nitekim Mayıs 2025'te Hindistan ve Pakistan arasında Keşmir bölgesindeki artan gerilim nedeniyle kısa süreli ama şiddetli sınır ötesi hava çatışmaları yaşanmıştı. Günler süren bu askeri kriz, tarafların ateşkes sağlamasıyla sona ermişti.

Suudi Arabistan ise halen ABD üslerinden ötürü İran'ın ve Yemen'deki Husilerin baskısı altında bulunuyor. Anlaşmanın düşük yoğunluklu savaşlarda devreye girip girmeyeceği net değil.

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan, yakın gelecekte İsrail tehdidi altında bulunuyor. İsrail'in Pakistan'ın ebedi düşmanı Hindistan ile yakın askeri ilişkileri var! İsrail sık sık Türkiye'yi de tehdit ediyor. Yahudi devletinin Suudi Arabistan'a saldırması ise bir kıvılcımla mümkün... Pakistan dün anlaşma imzalayan üç ülke içinde tek nükleer güç olarak öne çıkıyor. Peki Pakistan, Türkiye'ye ya da Suudi Arabistan'a özellikle İsrail'e karşı nükleer şemsiye olur mu?

Anlaşmanın içeriği detaylarda yumuşatıldı

Öte yandan "Müslüman NATO' olarak adlandırılan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın detayları belli oldu. Anlaşma, herhangi bir ülkeyi hedef almayan, külfet paylaşımı ve ortak güvenlik anlayışı temelinde bölgesel ve küresel barış, istikrar ve refahın korunmasına yönelik taahhütleri güçlendirmeyi amaçlayan savunma odaklı bir işbirliği niteliği taşıyor.
Yetkililer, anlaşmanın yalnızca üç imzacı devletin birbirlerinin savunmasını destekleme taahhüdüyle değil, aynı zamanda savunma sanayisi işbirliğini ve birlikte çalışabilirliği artırma taahhütleriyle de tamamen savunma niteliği taşıdığını vurguluyor.
Türk yetkililer, "anlaşmanın saldırgan bir askeri cephe, çevreleme girişimi veya saldırı planlaması değil, bölgesel istikrarı sağlamaya yönelik Terörsüz Bölge hedefine de katkı sağlayacak bir adım" olduğunu ifade ediyor.

Şanlıurfa'da heyecan yaratan keşif

Şanlıurfa'nın doğusundaki dağlık bölgede yürütülen yüzey araştırmalarında, Neolitik Çağ'a ait ve içerisinde anıtsal dikili taşların bulunduğu devasa bir yaşam alanı gün yüzüne çıkarıldı

07.08.2026 22:30:00
Eyüp Kabil
 
Şanlıurfa'da heyecan yaratan keşif
Şanlıurfa'da heyecan yaratan keşif
Kültür ve Turizm Bakanlığı ile uluslararası arkeoloji heyetlerinin ortaklaşa yürüttüğü Taş Tepeler projesi kapsamında, insanlık tarihini yeniden yazacak nitelikte bir keşfe imza atıldı. Şanlıurfa kent merkezinin 45 kilometre doğusunda yer alan "Karahan Tepe" yakınlarındaki bakir bir vadide, jeoradar taramaları sonucunda yer altında gömülü devasa bir yerleşim tespit edildi. İlk karbon testleri, bu alanın günümüzden tam 12 bin yıl öncesine, yani avcı-toplayıcı toplulukların yerleşik hayata geçiş evresine tarihlendiğini gösteriyor.

Göbeklitepe'nin ikizinden daha büyük

Kazı başkanlığından yapılan ilk açıklamaya göre, yeni keşfedilen yerleşim alanı coğrafi yayılım olarak Göbeklitepe'den yaklaşık 3 kat daha büyük bir alana yayılıyor.

Bölgede yapılan ilk sondaj çalışmalarında, üzerilerinde insan, akbaba, tilki ve leopar kabartmaları bulunan, boyları 6 metreye ulaşan "T" biçimli 40'tan fazla dikili taş belirlendi. Arkeologlar, bu alanın sadece bir tapınak değil, aynı zamanda binlerce insanın aynı anda toplandığı devasa bir ritüel ve sosyal yaşam merkezi olduğunu tahmin ediyor.



Yerleşik hayatın ezberleri bozuluyor

Keşif, insanlığın tarım devriminden önce de büyük topluluklar halinde bir arada yaşadığını ve organize olduğunu kanıtlayan yeni veriler sunuyor.

Henüz tarımın ve evcilleştirilmiş hayvanların olmadığı bir dönemde, bu kadar büyük anıtsal yapıların hangi mühendislik bilgisiyle ve nasıl bir iş gücü organizasyonuyla yapıldığı sorusu, bilim dünyasında yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. Yabancı uzmanlar, bu sit alanının büyüklüğü karşısında insanlık tarihinin kronolojisinin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini savunuyor.



Güvenlik çemberine alındı, kazılar genişletiliyor

Eşsiz buluntuların zarar görmemesi ve kaçak kazıların önlenmesi amacıyla bölge tamamen sit alanı ilan edilerek jandarma koruması altına alındı. Önümüzdeki aylarda dünyanın dört bir yanından yüzlerce arkeolog, antropolog ve jeologun katılımıyla uluslararası düzeyde büyük bir kazı seferberliği başlatılması planlanıyor. Yetkililer, alanın turizme kazandırılması için şimdiden lojistik ve çevre düzenleme çalışmalarına başlandığını bildirdi.

232 belediye başkanı CHP’den istifa etti

YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Tüzün, ana muhalefet partisinde büyük bir kırılma yaşandığını belirterek, 232 belediye başkanının CHP'den istifa ettiğini ve büyük bölümünün yeni partiye katıldığını açıkladı. Tüzün, ağustos ayı sonuna kadar bu sayının 300'ü aşacağını öngördüklerini ifade etti

07.08.2026 19:00:00
Haber Merkezi
 
232 belediye başkanı CHP’den istifa etti
232 belediye başkanı CHP’den istifa etti
TBMM'de basın toplantısı düzenleyen Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Bilecik Milletvekili Yaşar Tüzün, yerel yönetimler bazında Türk siyasi tarihinin en büyük kitlesel geçiş dalgalarından birinin yaşandığını iddia etti. Özgür Özel liderliğinde CHP'den ayrılan 91 milletvekilinin kurduğu YENİ Parti saflarına, belediye başkanlarının da hızla eklenmeye başladığı belirtildi.

İstifaların kurumsal dağılımı ve 28 il detayı

Toplantıda istifa eden belediye başkanlarının kırılımını net rakamlarla paylaşan Tüzün, yerel yönetim temsilcilerinin resmi kayıt işlemlerine başladığını dile getirdi. Paylaşılan verilere göre istifa eden 232 belediye başkanının kurumsal dağılımı şu şekilde:

• Büyükşehir ilçelerine bağlı 109 ilçe belediye başkanı

• İllere bağlı 54 ilçe belediye başkanı

• Beldelere bağlı 50 belde belediye başkanı

• İl belediye başkanlığı düzeyinde başvuran 17 isim

Tüzün, yaşanan bu istifa dalgasının ardından Türkiye genelindeki 28 ilde hiç CHP'li belediye başkanı kalmadığını ileri sürdü. Bu iller arasında Aydın, Bursa, Balıkesir, Hatay, Bolu, Bilecik, Çanakkale, Kocaeli, Manisa, Samsun ve Trabzon gibi kritik büyükşehir ve merkez iller yer alıyor.

"Ay sonunda sayı 300'ü geçecek"

Büyükşehir belediye başkanlarının geçiş takvimine de değinen Tüzün, ağustos ve eylül aylarında yapılacak belediye meclis toplantılarındaki aritmetik dengelerin korunmasının önemine dikkat çekti. Meclis dengeleri gözetildiği için birçok başkanın istifasını beklettiğini söyleyen Tüzün, "Belediye başkanlarımızın bizzat tarafımı arayarak ilettikleri beyanlar doğrultusunda, ağustos ayı sonu itibarıyla istifa edenlerin sayısının 300'ü geçeceğini tahmin ediyoruz" dedi.

Büyükşehirlerde son durum ne?

Gazetecilerin İstanbul, Ankara ve İzmir gibi metropollere yönelik sorularını yanıtlayan Yaşar Tüzün, güncel durumu şu sözlerle özetledi: "İstanbul ve Ankara ile ilgili şu an için herhangi bir resmi görüşme ya da geçiş açıklaması söz konusu değil. Eskişehir, Muğla ve Tekirdağ gibi iller süreci kendi içlerinde değerlendirecek."

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın AK Parti'ye geçeceği iddialarını yalanlayan Tüzün, kendisinin geçmişteki başarılı çalışmalarını hatırlatarak "Biz kendisiyle YENİ Partimizde buluşmayı umut ediyoruz" açıklamasında bulundu.

CHP'li 19 il belediye başkanından 17'sinin partiye başvurduğunu belirten Tüzün, Bartın Belediye Başkanı'nın kararını haftaya açıklayacağını, Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere'nin ise CHP'de kalmayı tercih ettiğini ve bu karara saygı duyduklarını vurguladı.

YENİ Parti'nin yerel yönetimlere dair temel ilkelerini ve vizyon belgesini ise önümüzdeki günlerde kapsamlı bir lansmanla kamuoyuna duyuracağı bildirildi.

Aziz Yıldırım'ın kızına yönelik paylaşımlar yapan kişiye ev hapsi

Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım'ın kızına yönelik sosyal medya paylaşımları nedeniyle gözaltına alınan şüpheli hakkında "konutunu terk etmemek" şeklindeki adli kontrol tedbiri uygulandı

07.08.2026 17:02:00 / Güncelleme: 07.08.2026 17:07:18
Anadolu Ajansı
 
Aziz Yıldırım'ın kızına yönelik paylaşımlar yapan kişiye ev hapsi
Aziz Yıldırım'ın kızına yönelik paylaşımlar yapan kişiye ev hapsi

Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, 5 Ağustos'ta avukatı aracılığıyla Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına sunduğu şikayet dilekçesinde, X sosyal medya platformunda "2007 Hakan Safi" isimli, 20 üyeden oluşan bir sohbet grubu kurulduğunu, gruba üye hesap kullanıcılarının kendisi ve 18 yaşından küçük kızına yönelik sistematik bir şekilde "kişisel verileri hukuka aykırı olarak yayma", "tehdit" ve "hakaret" içerikli paylaşımlarda bulunduğunu iddia etti.

Şikayet üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, söz konusu sosyal medya hesaplarının tespiti için İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan çalışma kapsamında şüpheli Cengiz Y. gözaltına alındı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan zanlı, Bakırköy Adliyesine sevk edildi.

Sevk yazısında "mağdurun ismi ve fotoğrafının kişisel veri kapsamında olduğu" değerlendirmesi

Burada savcılığa çıkarılan zanlı, "kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak" suçundan tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine gönderildi.

Savcılığın sevk yazısında, somut olayda mağdurun ismi ve fotoğrafının kişisel veri kapsamında olduğu, eylemin hukuka aykırı olarak ve mağdurun rızası dışında gerçekleştirildiği belirtildi.

Yazıda, şüphelinin, mağdura yönelik "kişisel verileri hukuka aykırı olarak yaymak" suçunu işlediği hususunda kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların bulunması, üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, öngörülen ceza miktarı ile olayın oluş şekli de dikkate alınarak tutuklanmasına karar verilmesi talep edildi.

Sulh ceza hakimliği, şüpheli Cengiz Y. hakkında "konutunu terk etmemek" şeklindeki adli kontrol tedbirinin uygulanmasına karar verdi.

KKKA'da önemli gelişme; aşının ilk fazı tamamlanmak üzere

Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı aşısının çalışmalarında ilk fazın tamamlanmak üzere olduğunu söyleyerek, "Birinci fazla birlikte ikinci ve üçüncü faz sürecini de tamamlayıp aşının hazır olması süreçlerine doğru düzenli istikrarlı bir ilerleme içerisindeyiz" dedi

07.08.2026 14:20:00
İhlas Haber Ajansı
 
KKKA'da önemli gelişme; aşının ilk fazı tamamlanmak üzere
KKKA'da önemli gelişme; aşının ilk fazı tamamlanmak üzere
ERÜ bünyesinde çalışmalarına devam eden ve Turkovac'ı geliştiren Prof. Dr. Aykut Özdarendeli başkanlığındaki Aşı Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü'nde çalışmalar aralıksız devam ediyor. KKKA aşısı için çalışmalarını sürdüren ekip, aşıda ilk faz çalışmalarını tamamlamak üzere. Çalışmalar hakkında bilgiler veren ERÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, çalışmaların sürdüğü laboratuvarın daha kapsamlı bir hale geleceğini söyleyerek, "Çok büyük bir laboratuvara kavuşuyoruz.

Bu alanda stratejik araştırmalar yapabileceğimiz kapsamlı bir laboratuvar imkanının olması bizim için önemli. Cumhurbaşkanımızın destekleriyle bu laboratuvar imkanına sahip olabilmemiz sadece Kayseri için değil, ülkemiz ve tüm insanlık için de stratejik bir öneme sahip. Laboratuvarımızın da yıl sonu itibarıyla hazırlıklarımız bitmek üzere. İnşaatımız tamamlandı. Laboratuvarın teknik cihazlar anlamında son bağlantıları devam etmekte" dedi.

"Birinci fazla birlikte ikinci ve üçüncü faz sürecini de tamamlayıp aşının hazır olması süreçlerine doğru düzenli istikrarlı bir ilerleme içerisindeyiz"

Çalışmalarına devam edilen KKKA aşısı hakkında bilgiler veren Altun, "Aykut Özdarendeli hocamız çalışmalarını sürdürüyor. Özellikle çalışmalarına Kırım Kongo Kanamalı Virüslü ateşli hastalığı dediğimiz kene ısırmasının sebep olduğu rahatsızlıkla ilgili aşı çalışmalarına devam ediyor. Birinci fazla ilgili ciddi mesafe almış durumdayız. Burada biz elimizden geldiği kadar bu aşı süreçlerini yönetirken de ulusal ve uluslararası boyutta bunun kabul edilmesi bizim için esastır.

Biz hocamıza o süreçlerini de kolaylaştırmak için destek oluyoruz. Yaz aylarına başladığımızda hep gündemimize gelen bir rahatsızlık süreci olarak durmakta ama biz bu konularda Sağlık Bakanlığımızla ve Sağlık Müdürlüğümüzle koordineli bir şekilde çalışmalarımıza devam ediyoruz. Benim tahminim birinci fazla birlikte ikinci ve üçüncü faz sürecini de tamamlayıp aşının hazır olması süreçlerine doğru düzenli istikrarlı bir ilerleme içerisinde olduğumuzu söylemek istiyorum" diye konuştu.

AHBAP Derneği'nin feshi için Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açılan davada dernek yönetimine kayyum atanmasına karar verildi. Mahkemenin bu kararı ile derneğin fesih süreci başlamış oldu

AHBAP Derneği'nin feshi için Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açılan davada dernek yönetimine kayyum atanmasına karar verildi. Mahkemenin bu kararı ile derneğin fesih süreci başlamış oldu

07.08.2026 12:40:00
Haber Merkezi
 
 AHBAP Derneği'nin feshi için Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açılan davada dernek yönetimine kayyum atanmasına karar verildi. Mahkemenin bu kararı ile derneğin fesih süreci başlamış oldu
 AHBAP Derneği'nin feshi için Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açılan davada dernek yönetimine kayyum atanmasına karar verildi. Mahkemenin bu kararı ile derneğin fesih süreci başlamış oldu
İstanbul 29. Asliye Hukuk Mahkemesi, AHBAP Derneği'nin yönetimi için kayyum atanmasına karar verdi. Daha önce alınan tedbir kararları kapsamında derneğin mal varlıklarının yönetimi için kayyum heyeti tayin edilmiş, ayrıca iştirak şirketleri olan Ahbap Lojistik ve Ahbap İktisadi İşletmesi'ne Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kayyum olarak atanmıştı. Mahkemenin son kararıyla birlikte bu kez bizzat derneğin sevk ve idaresi kayyuma devredildi. Böylece ile derneğin hukuki varlığının sona erdirilmesi (fesih) süreci resmen başlatılmış oldu.

Kararda, İstanbul 8. Sulh Ceza Hakimliği'nin 27 Temmuz 2026 tarihli kararıyla kayyım olarak belirlenen 3 kişinin AHBAP Derneği'ne yönetim kayyımı olarak atanmasına hükmedildi. Kayyım heyetinin dernek iş ve işlemlerini yürütmesi, mal varlığını koruması ve resmi süreçleri takip etmesi kararlaştırıldı.

Mahkeme, faaliyetlerin durdurulması kararının uygulanması kapsamında dernek binası ve eklentilerinin mühürlenmesine, fiziki faaliyetlerin engellenmesine ve kayyım heyetinin yönetime fiilen teslim edilmesine karar verdi. Bu kapsamda İstanbul İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürlüğü, İstanbul Valiliği ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü'ne müzekkere yazılacak.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde yürütülen soruşturmanın odak noktasını; özellikle 6 Şubat 2023 depremleri sonrasında AHBAP Derneği adına toplanan milyarlarca liralık yardım ve bağışların usulsüz kullanımı, haksız kazanç ve kara para aklama şüpheleri oluşturuyor. İlk olarak dernek kurucusu Haluk Levent'in kardeşi Berkant Acil'in mali hareketlerini inceleyen başsavcılık, Şile Belediyesi'nde düzenlenen festival rüşvet soruşturması belgeleriyle çapraz inceleme yaptı. İncelemelerde Haluk Levent, Berkant Acil ve Yeliz Kaya arasında hem mali transferler hem de organik çalışma birlikteliği tespit edildi.

İstanbul Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı, MASAK ve Mülkiye Müfettişliği raporlarının birleştirilmesiyle derinleştirilen soruşturmada mali bulgulara ulaşıldı. Sadece 2023 yılında milyarlarca lira bağış toplayan derneğin banka hesaplarında yapılan incelemelerde, hesap bakiyelerinin neredeyse tamamen boşaltıldığı saptandı. Banka detaylarına göre dernek hesaplarında yalnızca 266 bin TL, 786 bin TL, 8 bin 598 Dolar ve 19 bin Euro civarında bir meblağ kaldığı görüldü. Hatta pazar günleri de dahil olmak üzere dernek hesaplarından yüksek miktarlı finansal işlemler yapıldığı ve bu hesaplarda tek işlem yetkilisinin Haluk Levent olduğu banka kayıtlarıyla doğrulandı.

Davaname metninde yer alan Mali Müfettişlik ve MASAK verilerine göre, dernek bütçesinden Haluk Levent'in asistanı Yeliz Kaya'nın kişisel hesaplarına tespit edilebilen ilk etapta 122 milyon TL doğrudan para çıkışı yapıldı. Ayrıca Dernek Haluk Levent'in derneği usulsüz şekilde borçlandırarak kambiyo senetleri düzenlediği, bu senetler karşılığında alınan yüksek değerli taşınmazların ve dernek iştiraki Ahbap Lojistik'e ait gayrimenkullerin Yeliz Kaya adına tescil ettirildiği belirlendi. Yeliz Kaya'nın sadece 2025 ve 2026 yıllarında dernekle bağlantılı 100 adet taşınmaz işlemi yaptığı, bunların 58 adedini şüpheli Esin Önder Çağlayan'a devrettiği tespit edildi. Soruşturma dosyasında ayrıca Haluk Levent tarafından kullanılan hesaplardan yüksek hacimli yasal bahis oyunlarının oynandığı bilgisi yer aldı.

Teknik ve fiziki takip altında tutulan Haluk Levent'in, 12 Temmuz 2026 günü telefonlarını kapatıp sinyal kesici kullanarak kaçma izlenimi veren eylemlerde bulunduğu ve İzmir yolunda seyir halindeyken güvenlik güçlerince yakalandığı öğrenildi. Soruşturma kapsamında 12, 14, 17 ve 27 Temmuz 2026 tarihlerinde gerçekleşen 4 ayrı operasyon sonucunda tutuklamalar ve adli kontroller peş peşe geldi.

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) heyeti, Ankara Güvenpark'ta eylemlerini sürdüren er şehit yakınları ve er gazilerini ziyaret ederek taleplerine destek verdi

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) heyeti, Ankara Güvenpark'ta eylemlerini sürdüren er şehit yakınları ve er gazilerini ziyaret ederek taleplerine destek verdi

07.08.2026 11:01:00
Haber Merkezi
 
 Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) heyeti, Ankara Güvenpark'ta eylemlerini sürdüren er şehit yakınları ve er gazilerini ziyaret ederek taleplerine destek verdi
 Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) heyeti, Ankara Güvenpark'ta eylemlerini sürdüren er şehit yakınları ve er gazilerini ziyaret ederek taleplerine destek verdi
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) heyeti, Ankara Güvenpark'ta eylemlerini sürdüren er şehit yakınları ve er gazilerini ziyaret ederek taleplerine destek verdi.

BTP Genel Başkan Yardımcısı Emekli Albay Selim Oktay, Ankara İl Başkanı Emekli Yarbay Hüseyin Kuloğlu, Ankara İl Yönetim Kurulu Üyesi Aydın İlik, Çankaya İlçe Başkanı Mehmet Yalçın Vona, Altındağ İlçe Başkanı Bayram Güzel ve Ankara teşkilatından Ayhan Kuru'nun yer aldığı heyet, Güvenpark'ta bir araya geldiği şehit yakınları ve gazilerle görüş alışverişinde bulundu.

Ziyarette, BTP Genel Başkanı Avukat Hüseyin Baş'ın selamı, eylemcilerin sözcüsü Gazi Erdem Çerçioğlu aracılığıyla tüm şehit yakınları ve gazilere iletildi.

Görüşmede, şehit yakınları ve gazilerin dile getirdiği talepler ile "Terörsüz Türkiye" adıyla yürütülen sürece ilişkin endişeleri dinlendi. BTP heyeti, şehit aileleri ve gazilerin haklı mücadelelerinin yanında olduklarını belirterek, partinin konuya ilişkin değerlendirmelerini ve çözüm önerilerini paylaştı.



Ziyaretin ardından açıklamalarda bulunan BTP Genel Başkan Yardımcısı Emekli Albay Selim Oktay, şehit aileleri ve gazilerin haklı mücadelelerini desteklediklerini vurguladı.

Oktay, tüm şehit aileleri ve gazilere, yaşamlarının geri kalanında kimseye muhtaç olmadan onurlu bir hayat sürdürebilecekleri düzeyde maaş bağlanması gerektiğini belirterek, devletin mevcut imkânlarının bunu karşılayabilecek güçte olduğunu ifade etti.

Selim Oktay ayrıca, "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin şehit aileleri ve gazilerin dile getirdiği endişeleri dikkatle dinlediklerini, Bağımsız Türkiye Partisi'nin bu konudaki duruşunu ve kararlılığını kendileriyle paylaştıklarını söyledi.

BTP heyeti, şehit yakınları ve gazilerin taleplerinin takipçisi olmaya devam edeceklerini belirterek ziyaretini tamamladı.

Avcılar Belediyesine yönelik soruşturmada 12 kişi adliyede

Avcılar Belediyesine yönelik "ihaleye fesat karıştırma" soruşturması kapsamında İstanbul merkezli 4 ilde düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 12 zanlı Küçükçekmece Adliyesi'ne sevk edildi

07.08.2026 09:04:00
AA
 
Avcılar Belediyesine yönelik soruşturmada 12 kişi adliyede
Avcılar Belediyesine yönelik soruşturmada 12 kişi adliyede

Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca, Avcılar Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğünün 2022 yılında "Avcılar İlçesi Asfalt İmalatları" ihalesinde kamu kurumlarından yaklaşık maliyet araştırması yapmaksızın yüksek teklif alarak ihalenin maliyetini yükselttiğinin belirlenmesi üzerine "ihaleye fesat karıştırma" suçundan başlatılan soruşturma devam ediyor.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından Küçükçekmece Adliyesi'ne sevk edildi.

Ne olmuştu?

Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından "ihaleye fesat karıştırma" suçundan yürütülen soruşturma kapsamında Avcılar Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğünün 2022 yılında "Avcılar İlçesi Asfalt İmalatları" ihalesinde kamu kurumlarından yaklaşık maliyet araştırması yapmaksızın yüksek teklif alarak ihalenin maliyetini yükselttiği belirlenmişti.

Kamu zararının oluşmasına yol açtıkları gerekçesiyle 14 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmişti.

İstanbul, Ankara, Balıkesir ve Bitlis'te düzenlenen eş zamanlı operasyonda 12 şüpheli yakalanmıştı.

Hakkında gözaltı kararı verilen bir şüphelinin sağlık sorunları sebebiyle hastanede tedavi gördüğü, bir zanlının ise başka bir suçtan cezaevinde olduğu öğrenilmişti.

Hakkında gözaltı kararı verilen 14 isim şu şekilde:

"Yaklaşık Maliyet Komisyonu ve İhale Komisyonu Başkanı Seçkin Özcan, Yaklaşık Maliyet Komisyonu üyesi İsmail Kurtuluş, Yaklaşık Maliyet Komisyonu ve İhale Komisyonu üyesi Salman Kalmaz, Fen İşleri Müdürü ve ihale yetkilisi Nevzat Yalçın, İhale Komisyonu üyeleri Dursun Yavuz, Kemal Baki, Kemal Kenar, bazı inşaat ve asfalt firması yetkilileri Gülay Güneş, Burak Güneş, Furkan Karaca, Behçet Hırdar, Celal Hırdar, Mustafa Timur ve Yüksel Kırıcı."
 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.