logo
01 NİSAN 2026

Doğu Karadeniz'deki yaylalar kaçak betonlaşma tehdidi altında

Bir zamanlar yalnızca çobanların, yaylacılarının ve yaban hayvanlarının sessizliğini paylaştığı Doğu Karadeniz yaylaları, bugün beton bloklar ve kaçak yapılara teslim oldu. Yaylalarda hızla artan kaçak yapılar, doğayı ve ekosistemi tehdit ederken, Doğal ve Tarihi Değerleri Koruma Derneği Başkanı Prof. Dr. Coşkun Erüz, "Son yıllarda nasıl bir sistem geliştiyse insanlar yaylalara üşüştü. Trabzon ve civar illerde yaklaşık 100 bini bulan inanılmaz bir kaçak yapı var" dedi

28.07.2025 12:25:00
İhlas Haber Ajansı
Doğu Karadeniz'deki yaylalar kaçak betonlaşma tehdidi altında
Doğu Karadeniz'deki yaylalar kaçak betonlaşma tehdidi altında
Bir zamanlar yalnızca çobanların, yaylacılarının ve yaban hayvanlarının sessizliğini paylaştığı Doğu Karadeniz yaylaları, bugün beton bloklar ve kaçak yapılara teslim oldu. Yaylalarda hızla artan kaçak yapılar, doğayı ve ekosistemi tehdit ederken, Doğal ve Tarihi Değerleri Koruma Derneği Başkanı Prof. Dr. Coşkun Erüz, "Son yıllarda nasıl bir sistem geliştiyse insanlar yaylalara üşüştü. Trabzon ve civar illerde yaklaşık 100 bini bulan inanılmaz bir kaçak yapı var" dedi.
Doğu Karadeniz Bölgesi'nde doğal güzellikleriyle öne çıkan mera ve yaylalar, kaçak yapılaşmanın oluşturduğu baskıyla karşı karşıya kaldı. Artvin, Giresun, Gümüşhane, Rize ve Trabzon gibi illerde özellikle son 10 yılda hız kazanan kaçak yapılaşma, hem çevre hem de şehircilik açısından büyük bir sorun haline geldi. 2018 yılında çıkarılan "imar barışı" düzenlemesinin ardından yıkımlarla gündeme gelen Doğu Karadeniz Bölgesi'nde bir yandan kaçak yapıların yıkımı sürürken, diğer yandan ise betonarme yapıların inşası sürüyor. Geleneksel mimari yerini çok katlı ve ruhsatsız yapılara bırakırken, konuyla ilgili konuşan Doğal ve Tarihi Değerleri Koruma Derneği Başkanı Prof. Dr. Coşkun Erüz, meraların hayvancılık dışında kullanılmaması gerektiğini söyledi.

"Hayvancılık yapan insanlar yaylalardan kovulmaya başlandı"
"Ülkemizin ve özellikle Karadeniz'in kanayan bir yarası meraların tahribatıdır" diyen Erüz, "Özellikle yaylalarımız çok ciddi şekilde tahribat altında. Kanun açık kesinlikle belediye sınırlarında ya da köy sınırlarında dahi meralar hayvancılık amacıyla kullanmanın dışında herhangi bir şekilde tahsisi söz konusu değil. Yaylalarda temelli yapı yapılması söz konusu değil. Osmanlı Devleti'nde dahil herhangi bir meraya, yaylaya kafanıza göre giremezdiniz, müdahale edemezdiniz. Son yıllarda nasıl bir sistem geliştiyse insanlar yaylalara üşüştü. Trabzon ve civar illerde yaklaşık 100 bini bulan inanılmaz bir kaçak yapı var. Eğer devlet ilgilileri görmüyorsa uydu dediğimiz sistem var. Devletin kesinlikle görmedim, duymadım, bilmedim taktiğiyle yaylaların daha fazla tahrip edilmesine izin vermemesi lazım. Ülkemizin çok yoğun bulunan ve dağlık coğrafyasının getirdiği avantaj olan mera ve yayları koruması gerekiyor. Bunlar bize bedava besin sağlayan ortamlar. Şuan ki durumda maalesef bizim meralarımız o kadar çok tahrip edilmiş ki yaylacılık yapan hayvancılık yapan insanlar yaylalardan kovulmaya başlandı. Hayvanlar koku yapıyor, hayvanlar sokaklarda kirlilik yapıyor kovuluyorlar. Meralar hayvancılık dışında kesinlikle kullanılmaması gereken alanlardır" şeklinde konuştu.

"Doğu Karadeniz'de bölgesindeki yaylalarda yaklaşık 100 bin kaçak yapı bulunuyor"
Mera ve yaylalardaki betonlaşmaya bir an önce tedbir alınması gerektiğinin altını çizen Erüz, "Mera ve gecekondu kanunu kesinlikle izin vermediği halde kaçak yapılar yükseliyor. Şuanda Trabzon'un Barma Yaylası birinci derecede sit alanı. Aynı zamanda tescilli bir meradır. Merada korunma kararı alındıktan sonra 160 tane kaçak yapı yapılabiliyor. Bu akla zarar. Bu kadar teknik ve bilginin olduğu çağda böyle bir şeyin olması mümkün değil. Bunun tek bir gerekçesi var görmedim, duymadım, bilmiyorum. Meraların işgalden kurtulması gerekiyor. Şuan ki yasa ne diyorsa onu uygulamak lazım. Kamu görevlileri işgali durdurmak zorundadır. Şuan ki kanunu yok sayarak görmedim taktiğiyle maalesef 100 binleri bulan kaçağa izin veremezler. Çünkü meralar hiçbir şekilde tapuya, işgale konu edilemeyecek yerlerdir. Hiç kimse izinsiz müdahale edemez. Devlet yol vuruyor, su getiriyor ama kaçak. Böyle bir şey olamaz. Kaçaksa yolu ve elektriği neden var. Biz elimizle devletin malını yağmalatıyoruz. Son yıllarda Gümüşhane, Trabzon ve çevre illerde yoğun bir şekilde artan bir durum. Bir an önce tedbir alınması gerekiyor" ifadelerini kullandı.İHA

Gebze'de çöken bina için yeni rapor

Gebze'de yaşanan ve aynı aileden 4 kişinin ölümüyle sonuçlanan olaya ilişkin resmi süreç devam ederken, yerel bilirkişi heyeti raporu dışında ikinci bir rapor daha olduğu ortaya çıktı. Farklı üniversitelerden uzmanların yer aldığı bilim kurulu tarafından hazırlanan ikinci raporun, yerel bilirkişi heyeti raporundaki çelişkilere ışık tuttuğu öğrenildi

01.04.2026 14:11:00 / Güncelleme: 01.04.2026 14:16:21
İhlas Haber Ajansı
Gebze'de çöken bina için yeni rapor
Gebze'de çöken bina için yeni rapor
Kocaeli ili, Gebze ilçesinde meydana gelen bina göçmesine ilişkin süreç, raporların ilgili makamlara sunulması ile devam ediyor. Yerel bilirkişi raporunun basına sızmasının ardından konuyla ilgili ikinci bir rapor daha hazırlandığı ortaya çıktı. Hızlı bir şekilde hazırlanarak tamamlanan ve çelişkiler içerdiği belirtilen ilk rapora karşılık; bilim kurulu tarafından hazırlanan ikinci raporun, teknik bir rapor olduğu ve jeolojik-jeoteknik değerlendirmelerin derin analizine yer verdiği aktarıldı.

Hazırlanan jeolojik-geoteknik değerlendirme raporu, meydana gelen bina çökmesine ilişkin önemli bulgular ortaya koydu. Raporda yer alan değerlendirmelere göre; çökmenin temelinde binanın bulunduğu zayıf zemin koşulları ve yapıdaki imalat kusurları bulunuyor. Ayrıca raporda çöken binanın eski bir dere yatağı ve döküm sahası niteliğindeki kontrolsüz dolgu zemin üzerine inşa edildiği, temelinin ise yüzeysel ve yetersiz olduğunun tespit edildiği belirtiliyor.

Raporda ayrıca yer altı su seviyesindeki değişimlere de değiniliyor. Yer altı su seviyelerinin zemin içinde zamanla boşluklar oluşturduğu, bu sürecin temel altındaki taşıyıcı zemini zayıflatarak yapının stabilitesini olumsuz etkilediği belirtiliyor. Ayrıca yapıdaki bazı beton dayanım değerlerinin binanın projesinde öngörülen seviyelerin altında kaldığı da raporda yer alıyor.

Zemin hareketi sınırlı kaldı

Raporda, metro proje inşaatı süresince ölçülen toplam zemin hareketinin azami 5 santimetre seviyesinde kaldığı ve bu değerin bina altında aniden oluşan büyük ölçekli boşluğu açıklayacak nitelikte olmadığı vurgulanıyor. Binanın zemin oturmalarının da ilgili yönetmeliklerde belirtilen sınırlar içinde kaldığı, zamanla sönümlendiği ve sonrasında ilave bir hareket gözlenmediği aktarılıyor.

Tünellerde hasar bulgusu yok

Hazırlanan ilk yerel bilirkişi raporunun genelinde, metro inşaatının sürece etkisine dair varsayımsal birçok kanaatin yer aldığı belirtiliyor. Hazırlanan teknik raporda bu konuya da değinerek, açıklık getiriliyor. Metro tünellerinde yapılan teknik incelemelerde herhangi bir çatlak, deformasyon, kayma ya da su sızıntısına rastlanmadığı kaydedilirken; metro tünellerinin sağlam kaya birimi içinde inşa edildiği, ölçümlerde eksenel sapma veya yapısal bozulma tespit edilmediği belirtildi. Raporda ayrıca tünel kazılarının yüzeydeki yapılarla etkileşiminin kabul edilebilir sınırlar içinde kaldığı ve inşaat sürecinin teknik kriterlere uygun şekilde yürütüldüğü de ifade edildi.





6 yaşındaki Ela'nın öldüğü servis kazasında sürücü 'tali', küçük kız 'asli' kusurlu bulundu

Kocaeli'nin Gebze ilçesinde 6 yaşındaki ilkokul öğrencisi Ela Tabakoğlu'nun okul servisinin altında kalarak hayatını kaybetmesine ilişkin hazırlanan iddianame tamamlandı. İddianamede yer alan bilirkişi raporunda, 2 yıldan 6 yıla kadar hapsi istenen tutuklu servis sürücüsü İ.C. 'tali' kusurlu, 6 yaşındaki küçük kız ise 'asli' kusurlu bulundu

01.04.2026 13:31:00 / Güncelleme: 01.04.2026 13:35:01
İHA
6 yaşındaki Ela'nın öldüğü servis kazasında sürücü 'tali', küçük kız 'asli' kusurlu bulundu
6 yaşındaki Ela'nın öldüğü servis kazasında sürücü 'tali', küçük kız 'asli' kusurlu bulundu
Beylikbağı Cumhuriyet Mahallesi Köroğlu Caddesi'ndeki Bilgi İlkokulu önünde 4 Şubat'ta okul çıkışı servise binmek için yolun karşısına geçmeye çalışan 1. sınıf öğrencisi Ela Tabakoğlu, servis minibüsünün çarpması sonucu olay yerinde hayatını kaybetmişti. Gözaltına alınan sürücü İ.C. (46) tutuklanırken, küçük kızın cenazesi memleketi Zonguldak'ın Çaycuma ilçesine bağlı Basat köyünde toprağa verilmişti.

Gebze Cumhuriyet Başsavcılığınca, küçük Ela'nın ölümüyle sonuçlanan kazaya ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. İddianamede yer alan kaza tespit ve bilirkişi raporlarına göre, olay günü saat 12.50 sıralarında, 41 P 3597 plakalı servis aracıyla 2232. Sokak üzerinden 2230. Sokak'a sağa dönüş yapan sürücü İ.C.'nin, aracın hareket ettiğini fark edip sağ taraftan koşarak gelen küçük kıza çarptığı belirtildi.

İddianamede, sağ ön kapı hizasına gelen Ela Tabakoğlu'nun sürücünün 'kör noktasında' kaldığı ve sağ ön tekerleğin yan kısmının çarpması sonucu aracın altında kalarak vefat ettiği kaydedildi.

Küçük Ela 'asli kusurlu' bulundu

Olayla ilgili hazırlanan kaza tanzim tutanağı da iddianamede yer aldı. Tutanakta, tutuklu sanık İ.C.'nin sağa dönüş kurallarını ihlal ettiği, hayatını kaybeden küçük Ela'nın ise KTK 68/1-C (Yaya yollarında, geçitlerde veya zorunlu hallerde, taşıt yolu üzerinde bulunan yayaların trafiği engelleyecek veya tehlikeye düşürecek şekilde davranışlarda bulunmaları) kuralını ihlal ettiği belirtildi. Bilirkişi raporunda ise İ.C.'nin olayda 'tali kusurlu' olduğu, hayatını kaybeden Ela Tabakoğlu'nun ise 'asli kusurlu' olduğunun tespit edildiği vurgulandı.

"Vatandaşlar aracıma vurunca durumu anladım"

İddianamede ifadesine yer verilen tutuklu sürücü İ.C., olay günü okulda servis çektiğini ve aracı hareket ettirdikten sonra arkasından gelen küçük kızı görmediğini savundu. Yolda sağa döndüğü esnada çevredeki vatandaşların aracına vurması üzerine durumu fark ettiğini ve Ela'nın aracın altında kaldığını anladığını belirten sürücü, yaşananlardan dolayı pişman olduğunu dile getirdi.

Anne Serpil (35) ve baba Fatih Tabakoğlu'nun (36) ise şüpheliden davacı ve şikayetçi oldukları iddianamede belirtildi. İddianamede, şüphelinin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket ederek taksirle ölüme sebebiyet verdiği belirtilerek, 2 yıldan 6 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve ehliyetine el konulması talep edildi.

Bodrum açıklarında göçmen botu faciası: 19 ölü

Muğla'nın Bodrum ilçesi açıklarında göçmen botunun batması sonucu ölü sayısının 19'a yükseldiği, 20 düzensiz göçmenin ise kurtarıldığı öğrenildi.

01.04.2026 10:55:00
İhlas Haber Ajansı
Bodrum açıklarında göçmen botu faciası: 19 ölü
Bodrum açıklarında göçmen botu faciası: 19 ölü
Muğla'nın Bodrum ilçesi açıklarında göçmen botunun batması sonucu ölü sayısının 19'a yükseldiği, 20 düzensiz göçmenin ise kurtarıldığı öğrenildi.

Edinilen bilgiye göre, Kıyı Gözetleme Aracı tarafından Yalıkavak açıklarında, içerisinde düzensiz göçmenler olduğu değerlendirilen süratli bir lastik botun Yunanistan'ın İleryöz Adası istikametinde ilerlediği tespit edildi.



Yapılan tespit üzerine bölgeye sevk edilen TCSG-302 tarafından içerisinde çok sayıda düzensiz göçmen olduğu görülen bahse konu lastik bota dur ikazlarında bulunulurken, süratli bot ikazlara uymayarak ilerlemeye devam ederek, bölgedeki olumsuz deniz şartlarının etkisiyle su alarak battı.

Düzensiz göçmenlerin denize düştüğünün bildirilmesi üzerine bölgeye ilave 3 Sahil Güvenlik Botu ile arama kurtarma çalışmalarına hava desteği sağlanması maksadıyla İzmir'den 1 Sahil Güvenlik Helikopteri görevlendirildi. Olay yerine sevk edilen unsurlar tarafından arama kurtarma çalışmaları başlatıldı.

İlk olarak 11 düzensiz göçmenin cansız bedenine ulaşıldı. Yapılan çalışmaların devamında ölü sayısı 19'a yükselirken, 20 düzensiz göçmenin sağ olarak kurtarıldığı öğrenildi.
Bölgede çalışmalar devam ediyor.

13 ilde 50 milyonluk araç vurgunu

Samsun merkezli 13 ilde düzenlenen operasyonda milyonluk araç vurgunu yapan çete çökertildi

01.04.2026 10:52:00
İhlas Haber Ajansı
13 ilde 50 milyonluk araç vurgunu
13 ilde 50 milyonluk araç vurgunu
Samsun merkezli 13 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonda, araçların şase bilgilerini değiştirerek yaklaşık 50 milyon TL'lik vurgun yaptığı belirlenen organize suç örgütü çökertildi, 13 şüpheli gözaltına alındı.

Samsun İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Oto Hırsızlığı Büro Amirliği ekiplerince oto "change" suçlarına yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında geniş çaplı bir operasyon gerçekleştirildi. Kazalı, yanmış ya da ağır hasarlı araçların şaselerini, yurtdışından kaçak yollarla getirilen veya yurtiçinden çalınan araçlara monte ederek trafiğe süren ve bu yöntemle vatandaşları dolandıran organize suç örgütünün faaliyetleri deşifre edildi.



Şüphelilerin araçların kimlik bilgilerini değiştirerek adeta "yeni bir araç" gibi piyasaya sürdükleri belirlendi.

Samsun İl Emniyet Müdürlüğü'nce daha önce tırlara yönelik düzenlenen "Satır" operasyonunun ardından bu kez otomobillere yönelik "Satır 2" operasyonu hayata geçirildi. 31 Mart 2026 günü saat 06.00'da başlayan operasyon kapsamında 13 ilde eş zamanlı baskınlar düzenlenerek 13 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Yapılan incelemelerde şüphelilerin yurtdışından yasa dışı yollarla araç ve parçaları temin ettikleri, yurtiçinden araç çaldıkları, bu araçlara usulsüz şase monte ederek sahte plakalarla trafiğe çıkardıkları ve satış yoluyla vatandaşları dolandırdıkları tespit edildi.



Yürütülen çalışmalar neticesinde suç örgütünün yaklaşık 50 milyon TL'lik vurgun yaptığı belirlenirken, operasyon kapsamında 14 otomobile el konuldu. Şüphelilerin ikamet ve iş yerlerinde yapılan aramalarda yurtdışından kaçak yollarla getirilen ve change işlemine hazır 3 araç, change işlemi gerçekleştirilmiş satışa hazır 2 araç, haciz yakalamalı 1 araç, yurtdışından kaçak yollarla getirilen 3 motor bloğu, change işleminde kullanılan kimyasallar, numaratör, şase numaraları ve tip etiketleri, çok sayıda ruhsat belgesi, sahte plakalar ile dijital materyaller ele geçirildi.

Gözaltına alınan 13 şüphelinin polisteki sorgulanmaları devam ediyor.

Yetkililer, ikinci el araç alım-satımında vatandaşların araçların şase ve motor numaraları ile ruhsat bilgilerinin uyumluluğunu mutlaka kontrol etmeleri ve ekspertiz yaptırmadan işlem gerçekleştirmemeleri gerektiğini vurguladı.

Sarıyer'de toprak kayması sonucu 6 binaya tahliye kararı verildi: Bina sakinleri belediyeye isyan etti

Sarıyer'de bulunan bir binanın bahçe kısmında yoğun yağışlar sonrası toprak kayması gerçekleşti. Yaklaşık 20 metre aşağıda bulunan evlerin üzerine topraklar düştü. Sarıyer Belediyesi personelleri sokakta 6 binayı riskli görerek anlık tahliye kararı verdi. Bina sakinleri belediye personellerine isyan ederek, gidecek yerlerinin olmadığını bu sorun uzun süredir var olduğunu belirtti

01.04.2026 06:18:00 / Güncelleme: 01.04.2026 06:25:30
İHA
Sarıyer'de toprak kayması sonucu 6 binaya tahliye kararı verildi: Bina sakinleri belediyeye isyan etti
Sarıyer'de toprak kayması sonucu 6 binaya tahliye kararı verildi: Bina sakinleri belediyeye isyan etti
Olay, saat 19:00 sıralarında Sarıyer ilçesi Ayazağa Mahallesi 108. Sokak'ta meydana geldi. İddiaya göre, yoğun yağışlar sonrası sokakta bulunan bir binanın bahçesinde toprak kayması meydana geldi. Kayan topraklar yaklaşık 20 metre aşağıda bulunan evlerin üstüne düştü. Ev sakinleri durumu Sarıyer Belediyesi'ne şikayet etti. Ev sakinleri durumun ciddiye alınmadığını görerek, bu sefer de Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi'ne (CİMER) şikayet etti. Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi şikayeti dikkate alarak, bölgeye Sarıyer Belediyesi personelleri, çok sayıda polis ve AFAD ekipleri yönlendirdi.



AFAD, toprak kayması yaşanan binanın bahçesinde inceleme yaptı. Durumu riskli değerlendiren ekipler, toplamda 6 binaya tahliye kararı verip mühürledi. Bina sakinleri belediye personellerinin anlık tahliye kararına tepki göstererek, gidecek yerlerinin olmadığını bu durumun birçok kez belediyeye bildirdiklerini ciddiye alınmadığını söyleyerek tepkiler gösterdi.



Bina Sakini Elmas Yalkın, tepki yaşanan duruma tepki göstererek, "Bu sokağın çoğu uçurumun üzerine kurulmuş bir sokak. Sokakta 20 yıldır Şişli Belediyesi ve şimdiki Sarıyer Belediyesi'ne bağlı olan bu sokak 20 yıldır istinat duvarı yapılması için baskı yapılıyordu belediyelere. Bu yoğun yağmur sonucunda da burada toprak kayması oldu. Belediyeyi bilgilendirdik buraya istinat duvarı yapılmalı diye. Belediye geldi her şey bir gün içerisinde oldu. Belediye geldi evde ocakta yemeğim varken, kapımı çaldı evimi boşaltmam gerektiğini söyledi. Riskli bölge olduğunu evi boşaltmam gerektiğini söyledi. Bende şöyle dedim biz burada yaşıyoruz hemen nasıl gidebiliriz. Şuanda sokaktayız. Belirli yerlere bant çektiler. Yapılması gereken istinat duvarı ile ilgili dönüş alamıyoruz, yaşanan olaydan sonra da alamıyoruz" dedi.



"Herhangi bir rapor yok"



Yalkın, durumla alakalı bir raporun olmadığını belirterek, "Herhangi bir rapor yok bir zemin etüdü yok bize gönderilen. Bizim kapımız çalındı evinizi boşaltın dendi" ifadelerini kullandı.

Hafta sonuna kadar ülkenin tamamında yağışlar bekleniyor

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü hava tahmin uzmanı Cengiz Çelik, ülke genelinde beklenen hava tahmin raporlarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Çarşamba gününden itibaren ülke genelinde yeni bir yağışlı sisteme girileceğini ifade eden Çelik, "Hafta sonuna kadar ülkenin tamamında yağışlar bekliyoruz" dedi

31.03.2026 16:32:00 / Güncelleme: 31.03.2026 16:35:11
İhlas Haber Ajansı
Hafta sonuna kadar ülkenin tamamında yağışlar bekleniyor
Hafta sonuna kadar ülkenin tamamında yağışlar bekleniyor
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü hava tahmin uzmanı Cengiz Çelik, ülke genelinde beklenen hava tahmin raporlarına ilişkin açıklamalarda bulundu.

"Hafta sonuna kadar ülkenin tamamında yağışlar bekliyoruz"

Çarşamba gününden itibaren ülke genelinde yeni bir yağışlı sisteme girileceğine değinen Çelik, "Bununla birlikte bu sistemle birlikte çarşamba günü için batı bölgelerde yağış var. Bu yağışlar özellikle Güney Ege ve Batı Akdeniz'de kuvvetli ve yer yer çok kuvvetli şekilde görülecek. Perşembe, Cuma ve Cumartesi günü için ülkenin tamamında yağış var. Pazar günü de sadece en batı bölgelerde artık yağış azalıyor. Bu yüzden önümüzdeki 5 gün boyunca diyebilirim çarşamba günü batı bölgelerde ama Perşembe, Cuma, Cumartesi ve Pazar günü için ülkenin tamamında aralıklarla yağış bekliyoruz" ifadelerini kullandı.

Yağışlı sistemle beraber sıcaklıkların artacağını ifade eden Çelik, sıcaklıkların mevsim normalleri civarı ve yer yer birkaç derece üzerine çıkacağını ifade etti. Sıcaklarda önemli bir değişiklik beklemediklerini belirtti.

"Batı ve Güney bölgelerimizin hemen hemen tamamında kuvvetli yağışlar göreceğiz"

Yağışlı sistemin özellikle batı ve güney bölgelerde etkili olacağını ifade eden Çelik, açıklamalarına şu şekilde devam etti:

"Çarşamba günü için özellikle Güney Ege ve Batı Akdeniz'de kuvvetli ve yer yer çok kuvvetli yağışlar göreceğiz. Perşembe ve Cuma günü ise yine batı ve güney bölgelerimizin hemen hemen tamamında yer yer kuvvetli yağışlar göreceğiz. Ülkenin tamamında yağışlar göreceğiz dedik. Bu yağışlar çoğunlukla yağmur ve sağanak yağış şeklinde ancak rakım özellikle 1500-1600 metrenin üzerinde olan yerlerde yine karla karışık yağmur ve kar yağışı şeklinde görülebilir. Yani genellikle Karadeniz'in iç kesimlerinde rakım yüksek olan yerlerde bir de Doğu Anadolu'nun kuzey ve doğusunda yer yer karla karışık yağmur ve kar yağışlarını göreceğiz."

Sel ve su baskınlarına karşı vatandaşları uyaran Çelik, özellikle Çarşamba günü için Ege ve Batı Akdeniz bölgesinde ani sel ve su baskını ihtimali olduğunu, Perşembe ve Cuma günü ise Marmara'nın doğusu Ege, Akdeniz ve Batı Karadeniz'de kuvvetli yağışların görüleceğini belirtti.

"Üç Büyükşehrimiz için kuvvetli yağış bekliyoruz"

Üç Büyükşehir için beklenen hava durumuna ilişkin konuşan Çelik, "Önümüzdeki 3 gün yani Çarşamba, Perşembe ve Cuma günü için sağanak yağışı bekliyoruz. Ankara ve İstanbul'da en yüksek sıcaklıklar 16-17 derece civarında seriliyor. İzmir'de ise 17-19 derece bandında serilecek. İzmir'de özellikle Çarşamba ve Perşembe günü için gerçekleşecek sağanak yağışların yer yer kuvvetli olmasını bekliyoruz" dedi.

İstanbul'da metrekareye 97 kilogram yağış düştü

İstanbul Valiliği, Cumartesi günü öğle saatlerinden itibaren kent genelinde etkili olan sağanak yağışta metrekareye ortalama 97 kilogram yağış düştüğünü, 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ise 670 ihbarın geldiğini bildirdi

31.03.2026 12:32:00
İHA
İstanbul'da metrekareye 97 kilogram yağış düştü
İstanbul'da metrekareye 97 kilogram yağış düştü
Valilikten yapılan açıklamada, Meteoroloji Genel Müdürlüğünden alınan hava tahmin raporları çerçevesinde İstanbul için sağanak yağış uyarısı yapıldığı hatırlatıldı.

Yağışlı havanın, uyarılara paralel olarak Cumartesi günü öğle saatlerinden itibaren etkili olduğu belirtilen açıklamada, "İstanbul genelinde 29.03.2026 Cumartesi Günü öğle saatlerinden, 31.03.2026 Salı Günü sabah saatlerine kadar il genelinde etkili olmuştur. Yağışlar, özellikle Ümraniye, Sarıyer, Üsküdar, Kadıköy, Beykoz, Bakırköy, Kartal, Beylikdüzü ilçelerinde yoğunlaşmıştır. Bu süre zarfında İstanbul'un farklı bölgelerinde metrekareye ortalama 97.8 kg yağış düştüğü tespit edilmiştir" denildi.

Açıklamada, Valilik koordinasyonunda devam eden çalışmalar kapsamında AFAD, İBB, İlçe Belediyeleri toplam 6 bin 903 personel, 2 bin 505 araç, iş makinası ve 824 ekipman ile sahadan gelen ihbarlara en kısa sürede müdahale edilerek vatandaşların mağduriyetini en alt seviyede tutmaya çalışıldığı kaydedildi.

112 Acil Çağrı Merkezine toplam 670 ihbarın geldiğinin bildirildiği açıklamada 375 su baskını, 18 toprak kayması, 2 mahsur kalma, 26 ağaç devrilmesi, 16 duvar çökmesinin yaşandığı belirtildi.

54 milyon TL değerinde uyuşturucu ele geçirildi

Ticaret Bakanlığı Gümrük Muhafaza ekiplerince Kapıkule Gümrük Kapısı'nda düzenlenen iki ayrı operasyonda, piyasa değeri yaklaşık 54 milyon lira olan 60 kilogram esrar ele geçirildi. Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İstanbul ve Tekirdağ'a uzanan operasyonlarda 5 şüpheli gözaltına alındı

31.03.2026 11:41:00 / Güncelleme: 31.03.2026 11:44:37
İHA
54 milyon TL değerinde uyuşturucu ele geçirildi
54 milyon TL değerinde uyuşturucu ele geçirildi
Edirne Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü ekipleri, yürüttükleri risk analizleri çerçevesinde şüpheli görülen bir tır aracını takibe aldı. 28 Mart 2026 tarihinde Kapıkule Gümrük Kapısı'na giriş yapan araç, x-ray taramasına sevk edildi. Şüpheli yoğunluk tespit edilmesi üzerine arama hangarına alınan araçta, narkotik dedektör köpeklerinin de katılımıyla yapılan detaylı aramada, vakumlu poşetler içerisine gizlenmiş 31 kilo 422 gram esrar ele geçirildi.

Analiz çalışmalarını derinleştiren ekipler, olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen ikinci bir tırı daha sistem üzerinden takibe aldı. Aynı gün yurda giriş yapan bu araçta yapılan aramada ise 28 kilo 714 gram esrar daha bulundu.

Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında operasyonun düğmesine basıldı. Uyuşturucu maddeyi teslim almak üzere Tekirdağ'ın Çorlu ilçesinde bekleyen 2 organizatör yakalanarak gözaltına alındı. Soruşturmanın devamında, organizasyonu yönettiği belirlenen bir şüpheli ise İstanbul'da düzenlenen operasyonla yakalanarak Edirne'ye getirildi.

Başarıyla tamamlanan operasyonlar neticesinde toplam 60 kilogram uyuşturucu maddeye el konulurken, uyuşturucunun piyasa değerinin 54 milyon 122 bin 400 TL olduğu açıklandı. Operasyon kapsamında 2 tır ve 1 binek otomobil ile şüphelilere ait dijital materyallere el konuldu. Olayla ilgili 5 şüphelinin gözaltındaki işlemleri sürerken, soruşturma Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde titizlikle devam ediyor.

İstanbul'da at eti operasyonu


 
İstanbul'un Çatalca ilçesinde düzenlenen operasyonda, piyasaya sürülmek üzere hazırlandığı değerlendirilen 306 kilogram at eti ele geçirildi, 3 şüpheli gözaltına alındı.

31.03.2026 00:40:00
AA
İstanbul'da at eti operasyonu
İstanbul'da at eti operasyonu

İstanbul'un Çatalca ilçesinde düzenlenen operasyonda, piyasaya sürülmek üzere hazırlandığı değerlendirilen 306 kilogram at eti ele geçirildi, 3 şüpheli gözaltına alındı.
Silivri İlçe Jandarma Komutanlığı, Büyükkılıçlı Jandarma Karakol Komutanlığı ve Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT) ekipleri, ihbar üzerine Beyciler Köyü mevkisinde şüpheli bir aracı durdurdu.
Araçta yapılan aramada satışa hazır halde 306 kilogram at eti bulundu. Araçtaki N.B, İ.A. ve D.S. gözaltına alındı.

Çiftliğe baskın

Operasyonun devamında Hallaçlı Mahallesi'ndeki bir çiftliğe baskın düzenleyen ekipler, kesilen atlara ait çok sayıda kemik parçası tespit etti.
Çiftlikte yapılan aramada 1'i kurusıkı olmak üzere 5 tabanca, 3 pompalı tüfek, bir miktar uyuşturucu madde ve hassas terazi ele geçirildi. Çiftlikte bulunan Özbekistan uyruklu 4 ve Türkmenistan uyruklu 1 kişinin ifadelerine başvuruldu.

Ele geçirilen etler, incelenmek ve imha edilmek üzere İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerine teslim edildi. Çiftlikte bulunan yaklaşık 120 atla ilgili de inceleme başlatıldı.
Gözaltına alınan 3 şüpheli hakkında Silivri Cumhuriyet Başsavcılığınca "halk sağlığını tehdit" suçlamasıyla soruşturma başlatıldığı öğrenildi.

Şu sıralar yağsa da kuraklık riski geçmiş değil!


 
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, iki yıllık yağış açığının artık kronik hale geldiğini belirterek, İç Batı Anadolu'nun, tarımsal kuraklık açısından en kritik alan olmayı sürdürdüğünü söyledi. 

31.03.2026 00:35:00
AA
Şu sıralar yağsa da kuraklık riski geçmiş değil!
Şu sıralar yağsa da kuraklık riski geçmiş değil!

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, iki yıllık yağış açığının artık kronik hale geldiğini belirterek, İç Batı Anadolu'nun, tarımsal kuraklık açısından en kritik alan olmayı sürdürdüğünü söyledi. Kadıoğlu, Meteoroloji Genel Müdürlüğünün (MGM) 2026 Şubat Standart Yağış İndeksi (SPI) haritalarını değerlendirdi.

Kadıoğlu, "İç Batı Anadolu'da kış yağışları bile iki yıllık açığı kapatmaya yetmedi. Bu bölge, tarımsal kuraklık açısından en kritik alan olmayı sürdürüyor" dedi. Akdeniz kıyı kuşağında ise kısa vadede belirgin bir toparlanma yaşandığına değinen Kadıoğlu, Mersin, Adana ve Antalya çevresinde son aylarda yağışların normale döndüğünü ancak iki yıllık birikimli açığın henüz tamamen kapanmadığını kaydetti.

Kadıoğlu, uzun süreli kuraklığın tarım ve su kaynakları üzerinde olumsuz etkileri olduğuna dikkati çekerek, özellikle Eskişehir, Afyon ve Konya ovalarında toprak neminin ciddi şekilde azaldığını, bunun verim kayıplarına yol açabileceğini ifade etti. Hidrolojik kuraklığın meteorolojik kuraklığı gecikmeli takip ettiğini hatırlatan Kadıoğlu, Marmara ve İç Batı Anadolu'da baraj doluluk oranları ile yer altı su seviyelerinin henüz toparlanmadığını söyledi.

Kadıoğlu, "Ankara başta olmak üzere bazı büyük şehirlerde içme suyu kaynakları açısından risk devam ediyor. Kuraklık sadece meteorolojik değil, aynı zamanda ekonomik ve sosyal bir sorun haline gelmiş durumda" değerlendirmesinde bulundu.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.