logo
18 MART 2026


Dolar bir kez daha rekor tazeledi

ABD Merkez Bankası Fed'in gelecek haftaki toplantısı öncesinde faiz artırımına ilişkin ipucu vermesi açısından kritik önem taşıyan tarım dışı istihdam 173 binle beklentilerin altında kaldı

08.09.2015 00:00:00
Buna karşın ülkede önceki iki aya ilişkin tarım dışı istihdam verilerinin yukarı yönlü revize edilmesi ve Fed'in önem verdiği veriler arasında yer alan ortalama saatlik ücretlerdeki artış, doların hafta boyunca gözlenen yukarı yönlü eğilimini devam ettirmesini beraberinde getirdi. Söz konusu gelişmelerin, Fed'in eylülde faiz artırımı gerçekleştireceğine ilişkin beklentilerin güçlenmesine yol açmasıyla dolar/TL cuma günü 3,00'ı test etti. Dolar/TL, bugüne de rekorla başladı ve Asya seansında 3,0475'e çıkarak tarihi zirvesini gördü. Avro/TL ise 3,4032 ile 26 Ağustos'tan bu yana en yüksek seviyeye çıktı. Analistler, ABD'de istihdam verilerinin, Fed'in eylülde ilk faiz artırımını gerçekleştirme planını gözden geçirmesi için yeterince zayıf olmadığını belirterek, bu durumun dolara olan talebin artmasını beraberinde getirdiğini kaydediyor. Cuma günü 3'ün üzerinde kapanış gerçekleştiren dolar/TL'nin, bu seviyenin üzerinde kalıcı olması durumunda yükselişlerin ivme kazanabileceğine dikkati çeken analistler, bu hafta açıklanacak sanayi üretimi, cari açık ve 2. çeyrek büyüme verilerinin dolar/TL'nin yönü üzerinde etkili olabileceğini dile getiriyor. Analistler, dolar/TL için yukarı yönlü hareketlerde 3,05-3,06 seviyesinin direnç olarak takip edilebileceğini aktararak, olası geri çekilmelerde 2,99'un destek konumunda bulunduğunu öngörüyor.

Antalya Büyükşehir Belediyesi davasında üçüncü duruşma günü

Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında açılan davada üçüncü duruşma günü başladı. Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada, önceki celselerde tutuklu ve tutuksuz yargılanan sanıkların savunmalarının alınmasının ardından, bugün de tutuksuz yargılanan sanıkların ifade işlemlerine devam ediliyor. Duruşmanın öğleden sonraki kısmında savcının mütalaa vereceği bekleniliyor

18.03.2026 14:30:00 / Güncelleme: 18.03.2026 14:34:13
İHA
Antalya Büyükşehir Belediyesi davasında üçüncü duruşma günü
Antalya Büyükşehir Belediyesi davasında üçüncü duruşma günü
Bölge Adliye Mahkemesi toplantı salonunda görülen duruşmada, soruşturma kapsamında Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek'in de aralarında bulunduğu 5'i tutuklu toplam 41 sanık yargılanıyor.



İfade işlemleri üçüncü günde de sürüyor

Davanın ilk gününde tutuklu sanıkların savunmaları alınırken, ikinci gün itibarıyla tutuksuz yargılanan sanıkların ifadelerine geçilmişti. Mahkeme heyeti, üçüncü duruşma gününde de tutuksuz sanıkların savunmalarını almaya devam ediyor. Sanıkların, haklarındaki suçlamalara ilişkin savunmalarının alındığı duruşmada, dosyada yer alan para transferleri, taşınmazlar, ruhsat ve iskan süreçleri ile çeşitli mali işlemlere ilişkin iddialar değerlendirilmeyi sürdürüyor.

41 sanık yargılanıyor

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, sanıklar hakkında icbar suretiyle irtikap, haksız mal edinme, nüfuz ticareti, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması, nitelikli dolandırıcılık ve iftira suçlamalarına yer veriliyor.

Kapsamlı dosyada, belediyedeki bazı işlemler ve mali ilişkiler çerçevesinde, iskan ve ruhsat süreçlerinden seçim dönemine uzanan çeşitli iddialar da yer alıyor.

Duruşma sürüyor

Mahkeme heyetinin gün boyunca tutuksuz sanıkların savunmalarını almaya devam etmesi beklenirken, yargılamanın ilerleyen aşamalarında dosyadaki deliller ve tanık beyanlarının da ele alınacağı öğrenildi

"Çorbada tuzun bulunsun" dedi zorlama olmadı

2024 Yılı yerel seçim propaganda çalışmaları kapsamında reklam firmasının yapmış olduğu işlere yönelik ödemeler için Muhittin Böcek'in oğlu Mustafa Gökhan Böcek ve Serkan Temuçin aracılığıyla kendisinden fatura ödeme talebi bulunması eylemine ilişkin savunma yapan ve aylık 40 milyon TL aylık geliri olduğunu bildiren Tacir A.Y.: "Belli sektörlerde çeşitli iş kollarında iş yapıyoruz, bir kısmı ortaklıdır. Özellikle ortaklı olan şirketlerde icra kurulunda değilim. Özellikle bahsi geçen Finike dövizin kurucusuyum, 25 yıl önce icra kurulundan ayrıldım, 15 yıl önce yönetim kurulundan ayrıldım. Yaptığı işleri avukatlarıma devrettim, kendileri yapıyorlar. Dosyada adı geçenlerin çoğunu tanımam, adı geçenlerden Muhittin Böcek başkanı uzun yıllardır tanırım, oğlunu da lise çağlarından tanırım. Tanışıklığım vardır ama samimiyetim yok. Zeynep hanımın öz babasını gençlik yıllarından tanırım. Zeynep hanım ve Zuhal hanımı ilk kez burada gördüm. Bana isnat edilen suçların hiçbirini kabul etmiyorum. Burada yargılanıyorum, delil yok, şahit yok, yönetim kurulunda değilim, detaylara dair bilgim yok. Reklam firmasına yapılan ödeme, sadece seçimlerde yapılır, seçimlerde genelde HDP dışında tüm siyasi partilere yapabildiğim ölçüde destekte bulunurum. Seçim yardımıdır herhangi bir zorlama olmadı, ricada bulunuldu, ben de yardım ettim. Muhittin başkan aradı, "Çorbada tuzun bulunsun" dedi, bundan ibarettir Gökhan böceğin bizzat benden gelip yardım istediğini sanmıyorum, Muhittin başkan vasıtasıyla yardımda bulunmuşumdur ancak. Hiçbir zorlama yok, mağduriyetim ya da beklentim yoktur, her siyasiye yardım ederiz" dedi.

Zeynep Kerimoğlu'na 80 milyon ödeme yapılmasına ilişkin eylem nedeniyle de savunma yan A.Y., "Finike dövizde yapılan işlemlerden benim haberim olmaz, Zeynep hanıma sorulsun benim hiçbir iletişimim olmamıştır, ortaklarım M.A. ve E.A. bilir. Ben büyük hissedarım, şirketin kurucusuyum" şeklinde konuştu.

"Yıllık bilançomuz 1 milyar doların üzerindedir"

Gökhan Böcek'in kurucusu olduğu döviz bürosunda gerçekleştirdiği işlemlere dair açıklamalarda bulunan A.Y., "Olaydan haberim yok, ne olduğunu bilmem. Gözaltından sonra araştırdım, bilgim yok., Benim bu olayda aracı olduğumu sanmıyorum. Avukatlarımı ararım, x kişiye yardımcı olun, beni mahcup etmeyin derim. Gökhan beyin beni aradığını sanmıyorum, ne işleri varsa beni tanıdıkları için döviz bürosuna gidip işlerini görebilirler. Bu süreçlerden önce de bu süreçte de büyükşehir belediyesinin işlerimde zorluk çıkardığı kanuna göre iş yaptıkları için doğrudur. B.Ç. ve M.Y.'yi tanımam, telefonları da yoktur, talimat verdiğim bilgisi doğru değildir. Finike dövizin yıllık bilançosu 1 milyar doların üzerindedir. S.E. ile gözaltında tanıştım, irtibatım yoktur. Türkiye'de Kapalıçarşı başta olmak üzere birçok kuyumcu ve döviz bürosunun altın işi yaptığı söylenir ama Finike Döviz çok kurumsal bir yerdir, altın işi yaptıklarını sanmıyorum. Bırakın kara parayı kayıt dışı bir işe tenezzül etmemiş bir kurumuz" ifadelerini kullandı.

"Biz kullanılmışız"

Tacir E.A. ise Finike Döviz'de gerçekleşen para transferleri eylemine yönelik şu ifadelere yer verdi:

"Antalya'nın önde gelen firmalarındanız, işlem hacmimiz baya yüksektir. Bu olaydan anlaşılıyor ki, biz kullanılmışız. B.Ç. bizden döviz almak için Gökhan Böcek ile geldi, bizim hesabımızda işlem yapmak istediklerini söyledi. İmzaları aldık, paraları teslim ettik. Gökhan, M.Y.'nin Antalya'da iş yapacağını söyledi ve parayı verdik, gönderdik. M.Y.'yi ilk kez gördüğüm için daha sonra biz bu işlemi MASAK a bildirdik. Bu işlemin şüpheli olduğunu bilme şansımız yok, bu olaydan 15-20 gün sonra Gökhan Böcek eşinin döviz işlemi olacağını söyledi. Bankada o kadar müsaitliğimiz yoktu, 70 milyon TL'lik işlemdi, döviz S.E.'nin iş yerine götürüldü, parayı Zeynep Kerimoğlu'nun hesabına ilettik. Bizim elemanlar ya da S.E.'nin elemanları göndermiş olabilir, hatırlamıyorum."

"B.Ç., 'parayı Gökhan'ın hesabına aktarın' dedi"

Yine döviz bürosu üzerinden Gökhan Böcek'in hesabına gönderilen transfere ilişkin savunmada bulunan E.A., "B.Ç.'nin Aralık ayında 55 milyon TL'lik işlemi vardı, bankadan geçeceklerini söylediler, tamam yardımcı oluruz dedik, imzalarını aldık, elden nakit aldım şeklinde yazdı. B.Ç. bir gün sonra gelemeyeceğim, parayı Gökhan'ın hesabına aktarın dedi, Gökhan'ın hesabına aktardık. Telefondan rica etti. 55 milyonluk işlemi ilk defa işlem yaptığımız için MASAK'a bildirdik. Bir gün sonraki olan işlemlerde yoktum, yurt dışındaydım" diye konuştu.

Mustafa Gökhan Böcek'in kendisine getirmiş olduğu fiziki dövizin altın bozdurma pusulası düzenlenerek babası Muhittin Böcek'e gönderilmesine ilişkin talebi doğrultusunda gider pusulası düzenlediği eylemine ilişkin savunmasını sürdüren E.A., "İfade verirken başka unuttuğunuz olay var mı dediler, Muhitin Böcek olduğundan dolayı hatırladım. Çok zaman önceydi, U.K.Y.'ye yönlendirmiştim. Büyük ihtimal Gökhan Böcek geldi, Muhittin Böceğe ait olduğunu biliyorum, 700 bin TL gibi bir paraydı. Başka bir kuyumculuk firmasına yönlendirdim, işlemi tam olarak hatırlamıyorum. Altın bozdurma ya da döviz bozdurma işlemi olabilir, biz de bu yüzden altınla ilişkilendirilmiş olabiliriz" dedi.

"Nasıl bir para kazanılsın ki bu para rüşvet parası olarak verilsin"

Finike Döviz Bürosu yetkilisi tutuksuz yargılanan sanık M.A. ise para transferlerini belediye başkanının oğluna duydukları güven nedeniyle gerçekleştirdiklerini, akıllarına şüpheli bir durum gelmediğini belirterek, şöyle konuştu: "Tüm işlemler E.A. ve ben tarafından yapılmakta. Döviz bürosunda yetkiler bizdedir. İşlem hacmimiz çok yüksek değil aslında, 1 milyar dolar bir ciromuz oluyor. Kara para yada aksi durumlar için büromuzda bir kişiyi görevlendiririz, şüpheli işlemleri yapıldığında sistemimiz bize uyarı verir. Suçlamaları kabul etmiyorum. M.Y. ve B.Ç. isimli kişileri ilk kez gördük. Para banka üzerinden geldi. Bu paranın suç ya da rüşvet parası olduğunu bilmiyorduk. Şehrimizin belediye başkanının oğlu Gökhan Böcek, M.Y. ve B.Ç.'yi getirdi. M.Y., 80 milyon liralık döviz alımı istedi. Yatırım yapmak için Antalya'ya gelen bir iş adamı zannettik. Gökhan Böcek getirdiği için de güvendik. Biz bu işlemleri M.Y.'ye yaptık ve parasını teslim ettik. Halen bu paranın rüşvet parası olduğunu idrak edemiyorum, nasıl bir para kazanılsın ki bu para rüşvet parası olarak verilsin. Daha sonra Zeynep ve Gökhan geldiler. 70 milyon liralık bir döviz istediler. Bizim o gün hesabımızda 6-7 milyon lira vardı. S.E.'ye yönlendirdik. Bir iki gün içinde bu işlemi yapabileceklerini söylediler. Zeynep Kerimoğlu bizden altın faturası istemedi, dövizi banka hesabına istedi. Paradan şüphede duymadık".

M.A. da verdiği ifadesinde M.Y. adlı şahsın parayı Gökhan Böcek'in hesabına aktarılmasını istediğini öne sürerek, "M.Y.'nin ortağı olarak Gökhan Böcek'le iş yerimize gelen B.Ç., 55 milyonluk döviz alacağını söyledi, yardım edebileceğimizi söyledik. 1 gün sonra hesabımıza para gönderdi, 'Ben gelemiyorum, Gökhan'a verir misin' dedi. Gökhan, iş yerine korumasıyla gelip parayı alarak gitti, 1 gün sonra Gökhan bey ve O.M iş yerimize geldi, 600 bin Euro döviz var, ev almak istiyoruz, yurt dışından getirirken beyan etmedikleri için altın olarak hesabına yatırılmasını istediler. Kara para olduğunu düşünmeden K.A.'yı arayarak, 'Bu işi yapabilir misin' dedik, K.A. 'Yapabilirim' dedi. Parayı kendisine attık, o da onların hesabına altın bozdurma işlemi olarak gönderdi. Biz tüm işlemleri belediye başkanının oğlu ve ailesi olduğu için güven duygusuyla yaptık. Bu yüksek miktardaki tüm işlemleri MASAK'a zaten şüpheli olarak bildirdik. Biz kullanılmış bir esnafmışız" dedi.

"Bize gelen altınların hepsi fiziki"

Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama eylemine ilişkin bir süre tutuklu kaldıktan sonra yargılanmasına tutuksuz olarak devam edilen sanık S.E. ise altın ithalatı ve ihracatı işlemleri yaptığını belirterek, "". TL karşılığı döviz yapmıyoruz. Kesinlikle döviz alımı yapılmadı. Yanımda çalışan T. Adlı şahıs beni aradı. Finike Döviz'in yönlendirdiğini söyleyerek altın işlemi olduğunu söyledi. Zeynep Kerimoğlu'nun hesabına 70 milyon liralık işlem yaptık. Bize döviz gelmedi, altın geldi. Bu işlemi de 2 gün de gerçekleştirdik. Biz esnaf arasında borç altın ya da nakit alırız. Ben Finike Döviz'den de aldım. T.A. ile cezaevinde tanıştık. 550 gram civarında bir altın götürdüğünü söyledi. Biz aldık parayı, M.K.'nın hesabına gönderdim. 5 Temmuz günü evdeydim. Muhittin Böcek'in gözaltına alındığını biliyorum. Finike Döviz'in sahipleri KOM'dan çıkınca beni aradılar. 'Kusura bakma sizi de bu işe dahil ettik' dedi. Ali Yılmaz'ın yapılan işlemlerden haberinin olmadığını düşünüyorum" dedi.

Şırnak'ta Çanakkale Zaferi ve şehitleri anıldı

Şırnak'ta 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Zaferinin 111'inci yıl dönümü nedeniyle tören düzenlendi

18.03.2026 13:07:00
İhlas Haber Ajansı
Şırnak'ta Çanakkale Zaferi ve şehitleri anıldı
Şırnak'ta Çanakkale Zaferi ve şehitleri anıldı
Şırnak'ta 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Zaferinin 111'inci yıl dönümü nedeniyle tören düzenlendi.

Atatürk anıtına çelenk sunulması ile başlayan tören, Atatürk ve silah arkadaşları için bir dakikalık saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasıyla devam etti. Daha sonra 23. Jandarma Sınır Tümen Komutanlığında bulunan şehitler anıtını ziyaret eden Vali Birol Ekici ve beraberindekiler, burada şehitler için dua edip şehitlerin anıtlarına çiçek bıraktı.



Ardından Şırnak İmam Hatip Lisesi konferans salonunda düzenlenen programa geçildi. Programda konuşan Şırnak Valisi Birol Ekici, "Şırnak'ta terör açısından, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde başlatılan bir Terörsüz Türkiye süreci var. Şırnak'ta terör açısından aslında bir Çanakkale'dir. Bin 67 vatandaşımız burada son 40 yılda şehit düşmüştür. Az önce şehitler anıtını ziyaret ederek, her birinin mezarına çiçekler bıraktık. Başka şehirlerden gelen asker, polis, öğretmen, hemşire, her türlü kamu görevlilerinden de 2 bin 213 vatandaşımız bu topraklarda şehit düştü.



Bizim 516 tane gazimiz vardır. Burası terör açısından Çanakkale geçilmez gibi, Şırnak geçilemez diye tutmuşuz. Bu gün etrafımıza baktığımız zaman aynı kibir ile devlet otoriterini yok edip, bölgemizde işgale kalkışan güçler var. Bunların da sonları aynı olacaktır. Bu topraklarda Türkiye bu gün gücü ile dünyanın 9'uncu büyük ordusuna sahip, NATO'nun ikinci büyük ordusu bizde. Bu gücümüz ile bu topraklara ve dünyaya barışı ve kardeşliği beraberliği götürüyoruz" dedi.



Programda, günün anlam ve önemini belirten konuşmanın ardından sinevizyon gösterimi yapıldı. Öğrenciler tarafından şiirler okunurken, öğrenci korusu tarafından şarkılar ve marşlar söylenip öğrenciler tarafından tiyatro gösterileri düzenlendi. Program, şiir, kompozisyon ve resim yarışmalarında dereceye giren öğrencilere ödüllerinin verilmesinin ardından sona erdi.
Şırnak Valiliği bahçesinde düzenlenen törene Vali Birol Ekici, 23. Piyade Tümen Komutanı Tuğgeneral Rıfat Dönel, Belediye Başkanı Mehmet Yarka, Şırnak Milletvekili Aslan Tatar, kurum müdürleri, askeri erkan, şehit yakınları, gaziler ve vatandaşlar katıldı.

Bayramda araç kiralayacaklar dikkat

Ramazan Bayramı öncesi araç kiralama talepleri artarken, uzmanlar dolandırıcılara karşı vatandaşları uyardı. Özellikle araç kiralama firmalarının internet sitelerinin birkaç harf değiştirilerek kopyalandığı ve düşük fiyat vaadiyle vatandaşlardan IBAN üzerinden para istendiği belirtildi

18.03.2026 12:25:00
İhlas Haber Ajansı
Bayramda araç kiralayacaklar dikkat
Bayramda araç kiralayacaklar dikkat
Ramazan Bayramı'nın yaklaşması ve okulların tatil olmasıyla birlikte araç kiralama taleplerinde artış yaşandı. Bayrama sayılı günler kala yoğunluğun arttığını belirten uzmanlar, internet üzerinden yapılan kiralamalarda dolandırıcılık girişimlerine karşı dikkatli olunması gerektiğini söyledi. Dolandırıcıların araç kiralama firmalarının internet sitelerini kopyalayarak site adresinde birkaç harf değişikliği yaptığı ve düşük fiyat vaadiyle vatandaşlara ulaştığı belirtildi. Rezervasyon bahanesiyle whatsApp üzerinden IBAN gönderilerek para talep edildiği ifade edilirken, vatandaşların tanımadıkları internet siteleri ve firmalara karşı dikkatli olması istendi. Bayram döneminde araçların günlük fiyatlarının yaklaşık bin 500 liradan başlayıp 3 bin lira seviyelerine kadar çıktığı belirtilirken, araç teslimi sırasında video kaydı yapılmasının da muhtemel anlaşmazlıkların önüne geçebileceği ifade edildi.

"Her ne kadar sık bilgilendirme olsa da rent a car sektöründe dolandırıcılar mevcut"

Bayram tatili nedeniyle yoğunluk olduğunu söyleyen rent a car işletmecisi Murat Demirkul, "Son günler olduğu için biraz daha yoğunluğumuz arttı. Ama Ramazan öncesinde böyle afaki bir yoğunluğumuz yoktu. Bayram yaklaştıkça biraz daha taleplerimiz artmış durumda. Vatandaşlarımızın araç kiraladıkları sırada dikkat etmesi gereken hususları gerek bizler, gerek meslektaşlarımız, valiliğimiz, emniyet müdürlüğümüz sık sık bilgilendirme yapıyor. Her ne kadar sık bilgilendirme olsa da ister istemez yine rent a car sektöründe dolandırıcılar mevcut. Firmaların internet sitelerini kopyalıyorlar. Birkaç harf değişikliği ile beraber müşterilere yüksek meblağlı araçları düşük fiyattan gösterip müşterilere ulaşım sağlıyorlar. Ulaşım sağlandıktan sonra müşterilere rezervasyon yaptıklarını söylüyorlar fakat ortada herhangi bir araç yok. Aracın rezervasyon yapıldığını, kendilerine bir miktar ya da araç ücretinin tamamını isteyerek whatsApp'tan IBAN yoluyla müşteriden para talep ediyorlar. Vatandaşlarımızdan whatsApp yoluyla para talep eden firmalardan, merdiven altı firmalardan ya da bilinmeyen firmalardan, internet sitelerinden uzak durmalarını rica ediyoruz" dedi.

Sektörde vale ayrıntısına dikkati çeken Demirkul, "Vatandaşlardan para talep ettiklerinde 'aracın ücretini siz bize gönderin biz vale ile aracınızı kapınıza kadar göndereceğiz' diyorlar. Bu tür söylemlere itibar etmemeleri gerekiyor. Ya birebir ofise gidip kiralasınlar ya da tanımadıkları, herhangi bir siteden ulaştıkları kişilerle bu tür muhabbetlere girmesin müşterilerimiz. Şu anda bayram kapsamında 5 günlük minimum paketler sunuyoruz. Araçlarımız ekonomik sınıftan üst gruplara kadar var. Bayramda fiyatlarımız günübirlik fiyatları bin 500 liradan başlıyor 3 bin lira civarında şu anda seyrediyor. Başlangıçta aracı teslim alırken müşterimiz video çekerse hem kendisi açısından hem de firma açısından daha güvenli ve iki tarafın da kafası ağrımaz. En azından araç tesliminde ve iade ederken de herhangi bir problem yaşamazlar" diye konuştu.

Hüseyin Baş: 'Emperyalizm yenilmez değil'

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, Çanakkale Zaferi'nin 111. yıl dönümünü kutladı. Baş mesajında, "Tüm dünyaya sömürgeciliğin yenilebileceğini gösteren büyük komutana ve şanlı orduya saygıyla…" ifadelerini kullandı

18.03.2026 11:33:00 / Güncelleme: 18.03.2026 11:39:36
Haber Merkezi
Hüseyin Baş: 'Emperyalizm yenilmez değil'
Hüseyin Baş: 'Emperyalizm yenilmez değil'
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, 18 Mart Çanakkale Zaferi'nin 111. yıl dönümünde sosyal medya hesabından anlamlı bir mesaj yayımladı.

Hüseyin Baş paylaşımında, ünlü Hindistan lideri Mahatma Gandhi'ye atfedilen bir sözü kullanarak Çanakkale Zaferi'ni ve Mustafa Kemal Atatürk'ü andı. Baş'ın mesajı şöyle:

"'Mustafa Kemal İngilizleri yenene kadar, Tanrı'yı da İngiliz zannederdim' (Mahatma Gandhi). Tüm dünyaya sömürgeciliğin yenilebileceğini gösteren büyük komutana ve şanlı orduya saygıyla… 18 Mart Çanakkale zaferi kutlu olsun."

Paylaşım, kısa sürede binlerce beğeni ve etkileşim aldı. Gandhi'ye atfedilen bu ifade, yıllardır sosyal medyada ve çeşitli platformlarda dolaşan, Türk direnişinin küresel sömürgecilik algısını nasıl değiştirdiğini vurgulayan popüler bir alıntı olarak biliniyor.

Hüseyin Baş, mesajıyla Çanakkale Zaferi'ni yalnızca bir askeri başarı olarak değil, emperyalizme karşı evrensel bir direniş sembolü olarak nitelendirdi. Zaferin, sömürge altındaki milletlere ilham kaynağı olduğunu belirterek, Mustafa Kemal Atatürk'ün liderliğindeki Türk ordusuna saygı duruşunda bulundu.

18 Mart Çanakkale Zaferi, her yıl olduğu gibi bu yıl da siyasi parti liderleri, vatandaşlar ve kurumlar tarafından çeşitli etkinlikler ve mesajlarla anılmaya devam ediyor. Hüseyin Baş'ın paylaşımı, zaferin bağımsızlık ve anti-emperyalist mücadele boyutunu öne çıkaran ifadeleriyle dikkat çekti.

Gazeteci Fatih Altaylı, beyin operasyonu geçirdi

Dün tarihçi İlber Ortaylı'nın cenazesine katılan Gazeteci Fatih Altaylı, bugün sabah saatlerinde planlı olduğu öğrenilen bir beyin operasyonuna alınırken işlemin tamamlandığı öğrenildi

17.03.2026 14:14:00
İHA
Gazeteci Fatih Altaylı, beyin operasyonu geçirdi
Gazeteci Fatih Altaylı, beyin operasyonu geçirdi
Dün tarihçi İlber Ortaylı'nın cenazesine katılan Gazeteci Fatih Altaylı, bugün sabah saatlerinde ameliyata alındı.

Tedavisi Göztepe Medical Park Hastanesi'nde sürdürülen Altaylı'nın planlı bir beyin operasyonu geçirdiği ve işlemin tamamlandığı öğrenildi.

Yeni neslin 'üniversite yutturmacası'na karnı tok!


Yükseköğretim Kurumları Sınavına (YKS) bu yıl 2 milyon 425 bin 560 aday başvurdu. Sayı 2024'te 3 milyon 120 bin 870, 2023'te 3 milyon 527 bin 443 idi. Bu sayı, 2020'deki pandemi yılından bile düşük! Verilen eğitim, alınan diplomalar bir işe yaramayınca sonuç kaçınılmaz olarak böyle tecelli ediyor1

17.03.2026 00:59:00
Haber Merkezi/AA
Yeni neslin 'üniversite yutturmacası'na karnı tok!
Yeni neslin 'üniversite yutturmacası'na karnı tok!

Yükseköğretim Kurulu (YÖK), 20-21 Haziran'da gerçekleştirilecek Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) için 2 milyon 425 bin 560 adayın başvurduğunu açıkladı. YKS'ye 2025'te 2 milyon 560 bin 649, 2024'te 3 milyon 120 bin 870, 2023'te 3 milyon 527 bin 443, 2022'de 3 milyon 243 bin 334, 2021'de 2 milyon 607 bin 715 ve 2020'de 2 milyon 436 bin 958 aday başvurmuştu. Bu yıl 20-21 Haziran'da gerçekleştirilecek YKS için 2 milyon 425 bin 560 adayın başvurduğu belirtildi. Bu sayı, 2020'deki Covid-19 pandemisinin patlak verdiği yıldan bile düşük!

Uykusuzluğa çare var mı?


 
Türk Uyku Tıbbı Derneği Başkanı Prof. Dr. Zeynep Zeren Uçar, sağlıklı ve kaliteli uykunun önemine değinerek, "Özellikle uyumadan önce baktığımız telefon veya bilgisayar ekranları nedeniyle maruz kaldığımız mavi ışığın, 'melatonin' dediğimiz uykuyu sağlayan hormonun salgısını yüzde 50 oranında azalttığı görülüyor" dedi.

17.03.2026 00:54:00
AA
Uykusuzluğa çare var mı?
Uykusuzluğa çare var mı?

Türk Uyku Tıbbı Derneği Başkanı Prof. Dr. Zeynep Zeren Uçar, sağlıklı ve kaliteli uykunun önemine değinerek, "Özellikle uyumadan önce baktığımız telefon veya bilgisayar ekranları nedeniyle maruz kaldığımız mavi ışığın, 'melatonin' dediğimiz uykuyu sağlayan hormonun salgısını yüzde 50 oranında azalttığı görülüyor" dedi.

Sağlık Bilimleri Üniversitesi İzmir Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi de olan Uçar, şunları kaydetti: "Uzun yıllar hem tıp camiasında hem de kamuoyunda uyku, fizyolojik bir süreç olarak görüldü ve gereken önem verilmedi. Oysa sağlıklı bir uyku gündüz yaşantımızı doğrudan etkiliyor. Gece yeterince dinlenemeyen bir kişi ertesi gün birçok sorunla karşı karşıya kalabiliyor. Maalesef günümüzde sanayileşme ve şehirleşme de bunu daha fazla etkiliyor. Çevresel uyaranlar nedeniyle uykumuzu düzenleyen hormonların salgısını bozduk. Özellikle uyumadan önce baktığımız telefon veya bilgisayar ekranları nedeniyle maruz kaldığımız mavi ışığın, 'melatonin' dediğimiz uykuyu sağlayan hormonun salgısını yüzde 50 oranında azalttığı görülüyor."

Uçar, yapılan bilimsel çalışmaların günde 7 saatten az uyumanın, kalp hastalıkları başta olmak üzere Alzheimer gibi birçok nörolojik hastalık riskini artırdığını ortaya koyduğunu belirtti.
Uçar, "Sağlıklı uyku, ertesi gün dinlenmiş olarak kalkıp günlük fonksiyonlarını yerine getirebilecek güce sahip olmaktır. Uyku süresi yaş gruplarına göre değişir. Okul öncesi çocuklarda bu süre 10-13 saat, erken okul çağındaki çocuklarda 9-11 saat olmalıdır. Ergenlik döneminde yaklaşık 8-10 saat, yetişkinlerde ise 7-9 saat uyku önerilir. Yaş ilerledikçe bu süre genellikle 6-8 saate kadar düşebilir" diye konuştu.

Toplumda uykuyla ilgili birçok yanlış inanış bulunduğuna dikkati çeken Uçar, şunları kaydetti: "Örneğin bazı kişiler, 'yaşlandıkça uyku ihtiyacı azalır' diye düşünerek yeterince uyumadıkları halde hekime başvurmuyor. Ayrıca melatonin de çok bilinçsiz kullanılabiliyor. Eczaneden hekime danışmadan alınabiliyor. Oysa doğru kullanılmadığında melatonin uykuyu düzeltmek yerine bozabilir ve biyolojik ritimde faz kaymasına neden olabilir."

Mevsim değişimi ruhunuzu çökertmesin!


 
Mevsim değişimleri yalnızca gardırop yenilemek veya hava koşullarına uyum sağlamak anlamına gelmiyor. Aynı zamanda psikolojik sistemimizin de yeniden dengelenmesi gereken bir dönemi ifade ediyor. 

17.03.2026 00:14:00
MURAT ÇORBACI
 Mevsim değişimi ruhunuzu çökertmesin!
 Mevsim değişimi ruhunuzu çökertmesin!

Mevsim değişimleri yalnızca gardırop yenilemek veya hava koşullarına uyum sağlamak anlamına gelmiyor. Aynı zamanda psikolojik sistemimizin de yeniden dengelenmesi gereken bir dönemi ifade ediyor. Psikolojik açıdan değerlendirildiğinde, mevsim geçişleri iç dünyamızda 'yeniden düzenleme' sürecini tetikleyebiliyor. Klinik gözlemlere göre, kışın içe dönük yapıdan baharın artan temposuna geçiş döneminde nedensiz yorgunluk, motivasyon düşüşü, uyku artışı ve duygusal hassasiyet gibi yakınmalar belirgin şekilde artış gösteriyor. Uzman Psikolog Sena Sivri, pek çok kişinin bu dönemde "Depresyona mı giriyorum?" endişesi taşıdığını belirterek, "Oysa her duygu durum değişimi depresyon anlamına gelmez. Çoğu zaman yaşanan bu tablo, bedenin ve zihnin çevresel değişimlere verdiği doğal bir uyum tepkisidir" dedi.

Uzman Psikolog Sena Sivri, bu süreci daha sağlıklı yönetebilmemiz için dikkat etmeniz gereken 10 kuralı şöyle anlattı:
1. Gün ışığıyla temasınızı artırın. Özellikle kapalı ortamlarda çalışan kişiler için kısa açık hava yürüyüşleri bile fark oluşturuyor. Bu nedenle, gün içinde, dışarıda en az 15-20 dakika zaman geçirmeniz önemli.
2. Uyku düzeninizi koruyun. Kaliteli uyku, duygusal dayanıklılığın temel yapı taşlarından birini oluşturuyor. Her gün aynı saatlerde uyuyup uyanmanız zihinsel dengenizi destekleyecektir.
3. Hareket etmeyi ihmal etmeyin.
4. Beslenme alışkanlıklarınıza dikkat edin.
5. Sosyal bağlarınızı sürdürün.
6. Günlük küçük rutinler oluşturun. Sabah rutini, kısa yürüyüşler psikolojik dengeyi destekliyor.
7. Duygularınızı normalleştirin. Kendinize karşı daha şefkatli olmanız, bu süreçte önemli bir içsel desteği sağlayacaktır.
8. Dijital yükünüzü azaltın. Uzun süre ekran karşısında kalmak zihinsel yorgunluğu artırabiliyor.
9. Küçük ve ulaşılabilir hedefler belirleyin. Enerjinin düşük olduğu dönemlerde yüksek beklentiler motivasyon kaybına yol açabiliyor. Günlük küçük hedefler belirlemek ise başarı hissini artırıyor.
10. Destek almaktan çekinmeyin. Mevsimsel duygu durum değişimleri terapiyle oldukça iyi yönetilebiliyor.

Menopozu '6 faktör' hızlandırıyor


 
Menopoz, kadınlarda bir yıl boyunca kanama ve lekelenme olmadan adet görmeme durumu olarak tanımlanıyor. Dünya genelinde ortalama menopoz yaşı 50-51 iken Türkiye’de kadınlar bazı etkenlere bağlı olarak genellikle 47-49 yaş arasında menopoza giriyor.

17.03.2026 00:10:00
MURAT ÇORBACI
 Menopozu '6 faktör' hızlandırıyor
 Menopozu '6 faktör' hızlandırıyor

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Cavide Ali, menopoz yaşının en çok aile öyküsünden ve genetik faktörlerden etkilendiğine dikkat çekerek, "Ayrıca, kanser öyküsü ve tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar, bazı cerrahi müdahaleler ile lupus gibi otoimmün hastalıklar da menopozun erken görülmesine neden olabiliyor. Bu etkenler menopozun değiştirilemez risk faktörlerini oluşturuyor" dedi. Bunların yanı sıra menopoz yaşını öne çeken bazı etkenlerin ise önlenebileceğini vurgulayan Dr. Cavide Ali, "Sigara ve nikotin kullanımı, yoğun stres ile uykusuzluk menopozu hızlandıran en önemli üç etkendir. Özellikle sigara alışkanlığı menopozun görülme yaşını ortalama 2 yıl öne çekiyor" uyarısında bulundu. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Cavide Ali, menopoz sürecini hızlandıran değiştirilebilir risk faktörlerini anlattı.

1. Sigara alışkanlığı

Sigara, yumurtalıklardaki foliküllerin daha hızlı tükenmelerine yol açabiliyor. Bunun nedeni ise nikotin ve toksik maddelerin yumurtalık dokusunda hasar oluşturmaları.

2. Düşük vücut kitle indeksi (aşırı zayıflık)

Yağ dokusu sadece enerji deposu değil, aynı zamanda östrojen üretimine katkı sağlayan aktif bir doku. Çok merkezli çalışmalardaki veriler incelendiğinde, çok zayıf kadınların menopoz yaşının anlamlı şekilde daha erken olduğu görülüyor. Özellikle uzun süreli kalori kısıtlaması yumurtalık fonksiyonlarını olumsuz etkileyebiliyor.

3. Kronik stres ve yoğun yaşam temposu

Yüksek algılanan stres düzeyi, menopozun daha erken yaşta görülme riskini artırıyor.

4. Uykusuzluk

Düzenli ve kaliteli uyku, over (yumurtalık) sağlığının korunmasında önemli bir faktörü oluşturuyor. Özellikle gece salgılanan melatonin, üreme hormonlarının dengelenmesinde önemli rol oynuyor.

5. Hatalı beslenme alışkanlıkları

Yapılan geniş kapsamlı bir çalışmada, yağlı balık ve baklagil tüketiminin menopoz yaşını geciktirebildiği; buna karşılık rafine karbonhidrat ağırlıklı beslenmenin ise bu süreci önce çekebildiği gösterilmiş. Nurses' Health Study adlı çalışmanın verileri de bitkisel protein ve yeterli D vitamini alımının erken menopoz riskini azalttığını ortaya koyuyor.  Antioksidanlardan zengin sebze ve meyveler, yumurtalık yaşlanmasında rol oynayan oksidatif stresi azaltarak, koruyucu etki gösterebiliyor. Buna karşılık, yüksek şekerli ve işlenmiş gıdalar ise hormonal dengeyi olumsuz etkileyebiliyor.

6. Endokrin bozucu kimyasallar (BPA, ftalatlar)

Plastiklerde bulunan bazı kimyasallar vücutta östrojen benzeri etki gösterebiliyor ve bunun sonucunda östrojen reseptörlerine bağlanarak fizyolojik geri bildirim mekanizmasını bozabiliyor.

İlber Ortaylı için Galatasaray Üniversitesi'nde tören düzenlendi

Tedavi gördüğü hastanede 78 yaşında yaşamını yitiren tarihçi, akademisyen ve yazar Prof. Dr. İlber Ortaylı için uzun yıllar ders verdiği Galatasaray Üniversitesi'nde cenaze töreni düzenlendi

 

16.03.2026 14:36:00
Anadolu Ajansı
İlber Ortaylı için Galatasaray Üniversitesi'nde tören düzenlendi
İlber Ortaylı için Galatasaray Üniversitesi'nde tören düzenlendi

Beşiktaş'taki üniversitenin İstanbul Boğazı'na bakan bahçesinde yapılan törene, kızı Tuna Ortaylı Kazıcı, torunu Deniz Ali Kazıcı'nın yanı sıra CHP Genel Başkanı Özgür Özel, eski Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Galatasaray Spor Kulübü Başkanı Dursun Özbek, akademisyenler, öğrenciler ve yakınları katıldı.

Törende konuşan kızı Kazıcı, babasının akademisyenliğe verdiği önem ile Galatasaray Üniversitesine duyduğu bağlılığı anlattı.

Kazıcı, babasının akademisyenlik mesleğine çok kıymet verdiğini, akademik kariyeri boyunca yurt içi ve yurt dışında birçok üniversitede hocalık yaptığını, konferans ve sempozyumlarda konuştuğunu dile getirdi.

Babasının uluslararası akademik çevrelerde de saygı duyulan bir isim olduğunu belirten Kazıcı, "Sadece ülke için değil, uluslararası akademik camiada da çok sevilen sayılan bir meslektaşınız oldu. Bütün bu kurumların arasında Galatasaray Üniversitesinin, hem akademik hayatında hem de kişisel dünyasında çok özel bir yeri olduğunu söylemek isterim." dedi.

Babasının Galatasaray Üniversitesi'ndeki öğrencilerinden her zaman sevgi ve saygıyla söz ettiğini aktaran Kazıcı, şöyle devam etti:

"Bu okulun Türkiye için ne kadar önemli ve değerli bir kurum olduğunu, hukuk fakültesinden mezun olan öğrencilerinin Hariciye sınavlarında nasıl başarılı olduğunu büyük bir mutlulukla anlatırdı. 'Galatasaray Üniversitesi'ndeki meslektaşları arasında kariyerinin en mutlu yıllarını yaşadı.' desem inanın hiç abartmış olmam. Çalışmaya başladığı ilk yıldan itibaren burada tanıdığı farklı kuşaklardan yaptığı derin entelektüel konuşmalardan çok besleniyordu."

Kazıcı, babasının genç akademisyenlerle kurduğu samimi ilişkilere de değinerek, kendinden genç meslektaşları için "Vay be. Sen şuna da bak, neler biliyor'" diye hayret içeren övgülerde bulunduğunu, onlarla akran gibi koridorda muzurluk yaptığını, onlara sataştığını ve kahkahalarla da güldüğünü belirtti.

Babasının, Galatasaray Üniversitesiyle eş zamanlı olarak Topkapı Sarayı'ndaki görevine de başladığını aktaran Kazıcı, "O dönemde arkamda bulunan Üsküdar Sultantepe'de oturuyordu. Her yerde büyük bir keyifle 'İstanbul'un üç yakasında evim var. Biri Üsküdar, diğeri Topkapı Sarayı, sonuncusu da Galatasaray Üniversitesi' derdi." ifadelerini kullandı.

Tuna Ortaylı, babasının anısını paylaştıkları için akademisyenlere teşekkür ederek, şunları kaydetti:

"Hastane sürecinde etrafı, kitapları, sözlükleri ve gazetelerle içerideyken bir yandan da çıkacak sorunun tashihini yapıyordu. Dün, kitap odasına girdiğimde masanın üstünde yarım kalan tashihini görmek içimi acıttı. Düşününce hayatını dolu dolu yaşamış ama hala yaşamaya doyamamış bu adamla, babam olarak daha gezilecek çok yer, torunlarıyla geçireceği çok vakit, yapılacak çok iş ve gülünecek çok an vardı. Ben kendisiyle ilgili olarak bir tek bunlara hayıflanıyorum. Umarım sizler de İlber Hoca'yı düşününce sadece birlikte yapılmamış şeylerin burukluğunu hissediyorsunuzdur."

"Tarihi kitlelere sevdirdi"

Galatasaray Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Abdurrahman Muhammed Uludağ, İlber Ortaylı'nın sadece bir tarih hocası olmadığını söyledi.

Onun derin bilgisi, engin kültürü, hafızası ve keskin zekasının yanında hitabetinin de çok kuvvetli olduğunu, sahih bir Türkçeyle konuştuğunu dile getiren Uludağ, "Bu dünyada iyi bir hikayeden daha güçlü hiçbir şey yoktur. Geçmişi canlı bir hafıza haline getirerek tarih bilgisini geniş kitlelerle paylaştı, tarihi kitlelere sevdirdi. Nice talebeyi bu yola sevk ettiğini bilemeyiz. Bugün gördüğümüz iltifata mazhar olmasının sebebi bence budur." diye konuştu.

Rektör Uludağ, Ortaylı'nın bir tarihi vakadan diğerine hızla geçişini ve zengin bilgi dağarcığından taşan hikayelerini herkes gibi hayranlıkla takip ettiğini dile getirerek, şöyle devam etti:

"Akademik açıdan en etkileyici yanı ise hem Doğu'ya hem de Batı'ya hakim bir insan olmasıdır. Keza ülkemizin konumu Doğu ile Batı'nın ortası yani dünyanın merkezidir. Böyle isimlerin yetişmesi için yıldızların dizilmesi gerekir. Nesillerin müsait ortamlarda demlenmesi gerekir. Hocanın seyrisüluğunu tüm ilim talebeleri okumalı, bilmeli ki kendilerini tanıyıp bilsinler. Böyle zengin bir müktesebat nasıl edinilir görsünler."

İlber Ortaylı'yla dostluğunun 15 yıl önce Galatasaray Üniversitesi'nde senatör sıfatıyla yan yana mesai yaptıkları dönemlere uzandığını aktaran Uludağ, "Bu göreve atanmamın hemen ardından Galatasaray Üniversitesi için vizyonunu, düşüncelerini benimle paylaştı ve bizim ufkumuzu açtı. Hoca, emekliliğinin ardından bizimle irtibatını hiç kesmedi. Geçtiğimiz sonbahar dönemine dek ders vererek, her fırsatta okulumuzu şenlendirerek üniversitemizi onurlandırdı." ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Uludağ, konuşmasında Ortaylı için Mustafa Kara tarafından ebcet hesabıyla tarih düşülerek yazılan, hattat Mahmut Şahin'in levhasını yazdığı bir tabloda yer alan metni de okudu.

"Bana hep 'Tatar kardeşim' diyordu"

Eski KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Ortaylı'yı 35 yıl öncesinden tanıdığını belirterek, "Bana hep 'Tatar kardeşim' diyordu. Kendisi bir Kırım Tatarı ben de öyle. Dolayısıyla ortak bir özelliğimiz vardı. Cumhurbaşkanı olduktan sonra kendisini sık sık arayıp Kıbrıs'a davet ettim. Her davete geldi. Üniversitelerde konuşmalar, basına açıklamalar yaptı." dedi.

Ortaylı'nın en son KKTC Cumhurbaşkanlığı Yerleşkesi'nde 500 kişilik salona hitap ettiğini dile getiren Tatar, merhuma rahmet diledi.

"Yunanistan yerine 'eski Osmanlı Yunanistan Cumhuriyeti' dedi"

Prof. Dr. Sezai Enis Tulça ise Ortaylı'yla Makedonya Bilimler Akademisi'nin davetlisi olarak 2002 yılında Kuzey Makedonya'nın başkenti Üsküp'e gittiklerini anlattı.

Tulça, panelde Yunanlı bir akademisyenin olduğunu, Kuzey Makedonya'nın da bu ülkeyle isim sorunu bulunduğunu belirterek, "Yunanlılar direkt Makedonya demiyordu. Yunanlı da Üsküp'te tebliğ sunuyor. Orada olmasına rağmen, habire 'Yugoslav Makedon Cumhuriyeti' vesaire diyordu. Hoca da burada oturuyordu. 'Bak şimdi, ben burada ne yapacağım'' dedi. Hocanın tebliğ sırası geldi. Konuşmasında Yunanistan yerine 'eski Osmanlı Yunanistan Cumhuriyeti' dedi, Yunanistan demedi. Dolayısıyla o da sözünü esirgemediği başka bir noktaydı." ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Celal Şengör de arkadaşını çok özleyeceğini belirterek, onun çok iyi bir insan olduğunu anlattı.

Törende, Ortaylı'nın uzun süre birlikte çalıştığı akademisyenler ile asistanları merhuma ilişkin anılarını aktardı.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.