HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 18 HAZİRAN 2021, CUMA

Dolarizasyon önlenmeli

13.11.2001 00:00:00
Para iktisadi hayatta mal ve hizmetlerin sağlanmasında pratiklik kazandıracak bir değisim ve değer belirleme aracı olarak kullanılır. Emtiaya ve hizmetlere biçilen değer kadar para, onları almak isteyenler tarafindan mal sahiplerine ödenir. Dolayısıyla para, iktisadi hayatın kanı mesabesindedir. Mal ve hizmetlerin değişimi için bu kanın dolaşması gerekir. Para olmasaydı, mübadele işleminde kim neyi varsa (yumurta mesela) verip, ihtiyaci olanı (ekmek gibi) almaya çalışacaktı. Oysa bu şekilde bir ticaretin neredeyse imkansız olduğu açıktır. Para sayesinde herkes ürettiği mallara ya da elindeki varlıklara bir değer biçerek, ne kadar kazandığını ve bu kazancı ile neyi ne kadar alabileceğini bilir. Paranin işlevini yerine getirmedigi ülkelerde kaos yaşanır.

Devletlerin görevlerinin başında vatandaslarının iktisadi hayatlarını pürüzsüz bir şekilde yaşamalarını sağlamak ve bunun için de özellikle para ile ilgili etkinlikleri yürütmek gelir. Bu konuda yetersiz kalınması durumunda bir kaos doğar. Ekonomide uzun dönemli bir kaos olamayacagı için, zamanla kaos yerini alternatif bir çözüme bırakır.

Bizim ülkemizde malesef uzun bir süredir, özellikle de 2001 Şubat krizi ve dalgalı kur uygulamasından sonra para yönetimi bir kriz içinde. Milli paramız artık halkımız tarafindan bir değer belirleme ölçüsü olarak kullanılamıyor, zira mallara TL olarak atfedilen değerin yüksek enflasyon ve belirsiz devalüasyon karşısında gelecege dönük bir anlamı kalmıyor. Yine aynı sebeple insanımız tasarruflarını TL'ye endekslemiyorlar. TL'nin yerine alternatif çözüm olarak yabancı ülkelerin paraları geçmiş durumda ve piyasada kan olarak dolaşması gereken TL yerine dövizin hükümranlıgı var. Bu durum bir kısır döngü gibi giderek TL'nin aleyhine gelişiyor, adeta lira yakında yerini tamamen dolar ve marka kaptıracak gibi gözüküyor. Diğer yandan piyasada kan gibi dolaşması gereken para, belirli ellerde toplanarak spekülasyon ve manipülasyonlarla reel ekonomiyi öldürme aşamasına geliyor. Mevcut yönetim ise hala başarısızlıgı defalarca ispat edilmiş metodlarla çözüm arayışında, yaraya tuz-biber ekiyor.

Liberal ekonomi adı altında tüm dünyada bir anlamda yutturulmaya çalısılan bu politikalar, batılı devletlerin işlerine geldigi için tek çözümmüş gibi sunuluyor. Oysa Türkiye'nin şu halinde de görüldüğü gibi, Batılı ülkelerin Merkez Bankalarının bastığı kagıtlarla Türkiye'nin varını ve yoğunu ele geçirmesi en basit akla bile ziyan bir vakıadır. Bizim paramızın değer kaybetmesinin yani enflasyonun nedeni normalde piyasanın kaldırabileceğinden daha fazla miktarda paranın kamu açıklarını kapatmak amacıyla geçmişte devlet tarafından basılmasıdır. Fakat yillar içinde kamu açıklarını kapatmanın diğer bir yöntemi olan borçlanmanin sonucu biriken faiz yükü, şu anki kamu açığının ve enflasyonun tek sebebi haline gelmiş durumdadır. Eğer şu anda devletimiz borçlu olmasa, sıfir enflasyona çok rahat ulaşabilir. Malesef piyasalarda artık TL'ye güven kalmadıği ve işlemler dövizle yapıldığı için bu hükümetin para basarak elde edilebilecegi bir çözüm de yok. Yapılması gereken iş çok zor degil. Ülkede dolaşan dövizin yerine TL'yi ikame edecek, kurları da sabitleyecek bir kararla vatandaşın ve şirketlerin ellerindeki dövizleri Merkez Bankasına verip TL'ye dönmelerini sağlayarak işe başlanmalıdır. Bu sayede Merkez Bankasının döviz rezervi şu anki seviyesinin en az dört katına ulaşacak, ve ithalat ya da yurt dışına çıkışlarda gereken döviz için de hiç kimsenin endişelenmesine gerek kalmayacaktır.

Piyasada döviz kullanılmayacağı için Merkez Bankası artık şu anki kadar bile döviz tutmak zorunda olmayacak, elindeki fazlalık rezerv ile vadesi gelen dış borçları ödeyebilecektir. Hükümet, ülkede belirecek ekonomik istikrar ortamı ve üretim hamlesiyle oluşacak vergi kazancı, artı piyasanın ihtiyacı olan ek parayı (en az büyüme oranı kadar) basarak, iç borç meselesini de çok uzun olmayan bir zamanda çözebilecektir. Enflasyonun sıfira yakın bir seviyeye inmesi, dolayısıyla faizlerin de % 2-3 gibi oranlara düşmesi artık ülkemizdeki enflasyonunun temel sebebi olan yüksek sermaye maliyetinin yani faizin kökten çözülmesini, üretimimiz ve sermayemizle kendi kendimize yetmemizi saglayacaktir.
 
Mustafa Talhaoğlu / diğer yazıları
Megadentist



logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.