Dörtyol'da tarımsal üretim ve çiftçinin mücadelesi
Hatay'ın narenciye deposu olarak bilinen Dörtyol ilçesi, verimli toprakları ve uygun iklim koşullarıyla Türkiye'nin tarımsal üretiminde kritik bir rol oynamaya devam ediyor
07.04.2026 00:10:00
Abdülkadir Gündoğdu
Abdülkadir Gündoğdu





Hatay'ın narenciye deposu olarak bilinen Dörtyol ilçesi, verimli toprakları ve uygun iklim koşullarıyla Türkiye'nin tarımsal üretiminde kritik bir rol oynamaya devam ediyor. Ancak son dönemde bölgedeki üreticiler, geniş ürün yelpazesine rağmen artan maliyetler ve düşük alım fiyatları nedeniyle zorlu bir süreçten geçiyor.

Dörtyol'un Zengin Ürün Yelpazesi
Dörtyol denildiğinde akla ilk gelen ürün şüphesiz narenciyedir. Türkiye'deki portakal üretiminin önemli bir kısmının karşılandığı ilçede, özellikle mandalina, limon ve greyfurt yetiştiriciliği de oldukça yaygındır.
Bölgenin tarımsal deseni sadece narenciye ile sınırlı kalmayıp, mısır, pamuk, soya fasulyesi ve yer fıstığı gibi sanayi bitkilerini de içermektedir.

Son yıllarda havza bazlı destekleme modeli kapsamında arpa, ayçiçeği, kuru fasulye ve kanola gibi ürünlerin ekim alanı da genişlemiştir.
Ayrıca, bölgedeki mikro klima etkisi sayesinde sebze yetiştiriciliği ve meyve bahçeleri ilçenin ekonomik can damarlarını oluşturmaktadır.

Üretim Maliyetleri ve Fiyat Krizi
Bölge çiftçisinin en büyük sorunu, üretim maliyetleri ile satış fiyatları arasındaki uçurumdur. Gübre, ilaç, mazot ve işçilik giderlerinde yaşanan yıllık artışlar, hasat maliyetlerini yüksek seviyelerine taşımıştır.
Buna karşın, özellikle narenciye ürünlerinin dalında maliyetin çok altındaki fiyatlarla satılmak zorunda kalınması üreticiyi büyük bir zarara uğratmaktadır. Üreticiler, yoğun emek verdikleri ürünlerinin dalında kalmasından veya değerinin çok altında satılmasından şikayetçidir.

İklim Koşulları ve Sulama Sorunları
Küresel iklim değişikliğinin etkileri Dörtyol'daki tarımsal üretimi de doğrudan etkilemektedir. Son dönemlerde yaşanan aşırı sıcaklar, kuraklık ve ani gelişen don olayları, ürün miktarında ve kalitesinde ciddi kayıplara yol açmıştır.
Özellikle sulama altyapısındaki eksiklikler ve artan elektrik maliyetleri, çiftçinin suya erişimini zorlaştırmaktadır. Sulama kanalizasyonlarının modernizasyonu ve enerji maliyetlerinde destek sağlanması, bölge üreticilerinin öncelikli talepleri arasında yer almaktadır.

Çözüm Bekleyen Yapısal Sorunlar
Dörtyol Ziraat Odası ve yerel temsilciler tarafından dile getirilen çözüm önerileri, tarımsal sürdürülebilirliğin sağlanması adına büyük önem taşımaktadır. Çiftçilerin başlıca talepleri şu şekildedir:
Banka Borçlarının Ertelenmesi: Zarar eden üreticilerin tarımsal kredi borçlarının faizsiz olarak yapılandırılması.
Entegre Tesislerin Kurulması: Ürünün sadece taze olarak satılması yerine, bölgede kurulacak meyve suyu veya kurutma tesisleriyle katma değerinin artırılması.
İhracat Destekleri: Dış pazarlara erişimin güçlendirilmesi ve ihracatçılara sağlanan teşviklerin üreticiye yansıması.
Girdi Desteklerinin Artırılması: Mazot ve gübre desteklerinin güncel maliyetler göz önüne alınarak revize edilmesi.
Dörtyol'daki tarımsal faaliyetlerin devamlılığı, sadece yerel ekonomiyi değil, Türkiye'nin gıda güvenliğini ve ihracat potansiyelini de doğrudan ilgilendirmektedir.
Üreticiler, yaşadıkları bu darboğazdan çıkabilmek için kapsamlı bir destek paketi ve kalıcı tarım politikalarının hayata geçirilmesini beklemektedir.

Dörtyol'un Zengin Ürün Yelpazesi
Dörtyol denildiğinde akla ilk gelen ürün şüphesiz narenciyedir. Türkiye'deki portakal üretiminin önemli bir kısmının karşılandığı ilçede, özellikle mandalina, limon ve greyfurt yetiştiriciliği de oldukça yaygındır.
Bölgenin tarımsal deseni sadece narenciye ile sınırlı kalmayıp, mısır, pamuk, soya fasulyesi ve yer fıstığı gibi sanayi bitkilerini de içermektedir.

Son yıllarda havza bazlı destekleme modeli kapsamında arpa, ayçiçeği, kuru fasulye ve kanola gibi ürünlerin ekim alanı da genişlemiştir.
Ayrıca, bölgedeki mikro klima etkisi sayesinde sebze yetiştiriciliği ve meyve bahçeleri ilçenin ekonomik can damarlarını oluşturmaktadır.

Üretim Maliyetleri ve Fiyat Krizi
Bölge çiftçisinin en büyük sorunu, üretim maliyetleri ile satış fiyatları arasındaki uçurumdur. Gübre, ilaç, mazot ve işçilik giderlerinde yaşanan yıllık artışlar, hasat maliyetlerini yüksek seviyelerine taşımıştır.
Buna karşın, özellikle narenciye ürünlerinin dalında maliyetin çok altındaki fiyatlarla satılmak zorunda kalınması üreticiyi büyük bir zarara uğratmaktadır. Üreticiler, yoğun emek verdikleri ürünlerinin dalında kalmasından veya değerinin çok altında satılmasından şikayetçidir.

İklim Koşulları ve Sulama Sorunları
Küresel iklim değişikliğinin etkileri Dörtyol'daki tarımsal üretimi de doğrudan etkilemektedir. Son dönemlerde yaşanan aşırı sıcaklar, kuraklık ve ani gelişen don olayları, ürün miktarında ve kalitesinde ciddi kayıplara yol açmıştır.
Özellikle sulama altyapısındaki eksiklikler ve artan elektrik maliyetleri, çiftçinin suya erişimini zorlaştırmaktadır. Sulama kanalizasyonlarının modernizasyonu ve enerji maliyetlerinde destek sağlanması, bölge üreticilerinin öncelikli talepleri arasında yer almaktadır.

Çözüm Bekleyen Yapısal Sorunlar
Dörtyol Ziraat Odası ve yerel temsilciler tarafından dile getirilen çözüm önerileri, tarımsal sürdürülebilirliğin sağlanması adına büyük önem taşımaktadır. Çiftçilerin başlıca talepleri şu şekildedir:
Banka Borçlarının Ertelenmesi: Zarar eden üreticilerin tarımsal kredi borçlarının faizsiz olarak yapılandırılması.
Entegre Tesislerin Kurulması: Ürünün sadece taze olarak satılması yerine, bölgede kurulacak meyve suyu veya kurutma tesisleriyle katma değerinin artırılması.
İhracat Destekleri: Dış pazarlara erişimin güçlendirilmesi ve ihracatçılara sağlanan teşviklerin üreticiye yansıması.
Girdi Desteklerinin Artırılması: Mazot ve gübre desteklerinin güncel maliyetler göz önüne alınarak revize edilmesi.
Dörtyol'daki tarımsal faaliyetlerin devamlılığı, sadece yerel ekonomiyi değil, Türkiye'nin gıda güvenliğini ve ihracat potansiyelini de doğrudan ilgilendirmektedir.
Üreticiler, yaşadıkları bu darboğazdan çıkabilmek için kapsamlı bir destek paketi ve kalıcı tarım politikalarının hayata geçirilmesini beklemektedir.

























































