logo
15 EKİM 2026

Dünya BTP'yi doğruluyor

11.10.2001 00:00:00
 
Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Kurt, dünyadaki son olayların, partilerinin, devleti büyültme ve tam bağımsızlık politikasında ne kadar haklı olduğunu gösterdiğini söyledi

Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Kurt, dünyada meydana gelen son olayların parti olarak ortaya koydukları programın ve BTP ilkelerinin ne kadar isabetli olduğunu bir kez daha gözler önüne serdiğini söyledi. Kurt, son olayların, özellikle devletin küçültülmesi ve dış politikada tam bağımsızlık konularında Bağımsız Türkiye Partisi'nin yaklaşımının ne kadar haklı ve Türkiye'nin ihtiyacı olduğunu gösterdiğini belirtti. BTP'nin, ekonomik bağımsızlığımızın ulusal bağımsızlığımızın bir parçası olduğunu ilke olarak deklare ettiğini belirten Kurt, Pakistan'ın ABD ve IMF ile yaşadığı son gelişmelerin bu gerçeği bir kez daha hafızalarda tazelediğini söyledi.

DEVLETE "BABA" İMAJI YENİDEN KAZANDIRILMALI

Devletin, milletin en üst düzeyde organize olmuş şekli olup dış güvenlik, iç güvenlik, eğitim, adalet, sağlık gibi vazgeçilmez konulara bakmakla yükümlü olduğunu söyleyen BTP Genel Başkan Yardımcısı Kurt, şunları söyledi:

"Devleti küçültmek derken, iç ve dış güvenlik unsurlarını mı küçülteceksiniz? Adalet dağıtım mekanizmasını mı küçülteceksiniz? Vazgeçilmez insan unsuru için vazgeçilmez eğitim ve sağlık hizmetlerini mi küçülteceksiniz? Türkiye Cumhuriyeti Devletinin koruyucu ve kollayıcısı Türk Silahlı Kuvvetlerini mi küçülteceksiniz? Bilakis, bizim bunların büyümesini teşvik etmemiz gerekmektedir. Milletimizin garantörü Türk Silahlı Kuvvetleridir. Dolayısıyla başta Türk Silahlı Kuvvetleri, büyütülmeli, güçlendirilmeli, dünyanın süper gücü haline getirilmelidir. Böyle olmalıdır ki Türkiye Cumhuriyeti Devleti varlığını ilelebet sürdürebilmelidir. BTP olarak biz devleti baba olarak görüyoruz. Onun için de küçültülmesinden değil büyütülmesinden yanayız. Son olaylar bu kanaatimizde ne kadar haklı olduğumuzu ortaya koymuştur."

DIŞ POLİTİKADA TAM BA?IMSIZLIK ŞART

Dış politikada teslimiyetçi yaklaşımların Türkiye'nin başına büyük gaileler açtığını, açmaya da devam edeceğini belirten Ahmet Kurt, 11 Eylül'de ABD'ye yapılan terörist saldırıların arkasından Afganistan'a saldırı dahil gelişen olaylar karşısında, ülke olarak nasıl bir tavır takınılması gerektiğini şöyle dile getirdi:

"Amerika'ya yapılan terör saldırısını hakikaten kınıyoruz. Fakat bu saldırıdan sonra ABD'nin ortaya koyduğu tavır ve başlattığı harekât karşısında biz ülke olarak ne yapacağız? Eğer biz, devlet olarak teslimiyetçi bir politika ortaya koyarsak ulusal çıkarlarımız harcanmış olur. Bu arenada bir yanlış yaparsak ebedi yalnızlığa itilmiş oluruz. Burada ülkemiz, kendi menfaatine uygun bir dış siyaset izlemek zorundadır. Bu olayda savaşa girmeyi bırakın, taraf olmak bile bizi yalnızlığa itecektir. Dolayısıyla bu olay çok iyi düşünülmeli, stratejilerimiz tekrar elden geçirilmeli, menfaatlerimiz asla gözardı edilmemelidir. Uydu değil, lider ülke olmak istiyorsak milli menfaatlerimizin gerektirdiği, tarihi misyonumuzun gösterdiği çerçevede hareket edilmelidir."

ABD'nin terörist saldırı bahanesiyle Akdeniz'de ve Asya'nın çevresinde yaptığı yığınağın sanki bir dünya savaşı için yapılan yığınak olduğunu belirten Kurt, "Terörle mücadele için yola çıkanlar, binlerce masum halkı yok etmektedirler. Milyonlarca insan evinden barkından olmaktadır. Sınırlara yığılmaktadır. Dünya kamuoyu buna müsaade etmemelidir. Körfez'deki masum halk zayiatı Afganistanda yaşanmamalıdır. Görünen şu ki, operasyonun geldiği bu noktadan sonra, daha ziyade içten çatışmalar kışkırtılarak neticeye gidilmek istenmektedir. Bu da orada daha büyük koaslar, daha büyük halk zayiatı doğuracaktır. Bunun önüne geçilmesi, terörün ortadan kaldırılması kadar ciddi bir iştir" şeklinde konuştu.

İstanbul'a su sağlayan barajlardaki ortalama doluluk oranı dünkü yağışların etkisiyle bir günde yüzde 7,16 artarak yüzde 45,22 seviyesine yükseldi

İstanbul'a su sağlayan barajlardaki ortalama doluluk oranı dünkü yağışların etkisiyle bir günde yüzde 7,16 artarak yüzde 45,22 seviyesine yükseldi

15.10.2026 12:41:00
AA
 
İstanbul'a su sağlayan barajlardaki ortalama doluluk oranı dünkü yağışların etkisiyle bir günde yüzde 7,16 artarak yüzde 45,22 seviyesine yükseldi
İstanbul'a su sağlayan barajlardaki ortalama doluluk oranı dünkü yağışların etkisiyle bir günde yüzde 7,16 artarak yüzde 45,22 seviyesine yükseldi
İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) verilerine göre, kentte önceki gün akşam saatlerinde başlayan ve dün etkisini artıran yağış barajlarda su seviyesinin yükselmesine neden oldu.

Kente su sağlayan barajlardaki doluluk oranı bir günde yüzde 7,16 artarken, bugün itibarıyla ortalama doluluk oranı yüzde 45,22 olarak kaydedildi.

Su miktarı Istrancalar'da yüzde 84,2, Terkos'ta yüzde 34,64, Sazlıdere'de yüzde 27,47, Alibey'de yüzde 68,13, Büyükçekmece'de yüzde 29,02, Ömerli'de yüzde 62,17, Darlık'ta yüzde 67,74, Elmalı'da yüzde 100, Pabuçdere'de yüzde 3,41 ve Kazandere'de yüzde 8,28 olarak ölçüldü.

Melen'den 447,81 milyon, Yeşilçay'dan da 120,06 milyon metreküp olmak üzere bu yıl toplam 567,87 milyon metreküp su alındı.

İçme suyu arıtma tesislerinden bu yıl kente verilen su miktarı ise 908 milyon 6 bin metreküp olarak hesaplandı.

Barajlara bu yıl düşen yağış miktarı metrekare başına 837,7 kilogram oldu.

Kente su sağlayan baraj ve göletler 868 milyon 683 bin metreküp biriktirme hacmine sahipken, su miktarı bugün itibarıyla 392,45 milyon metreküp olarak kaydedildi.

İstanbul'da günlük su tüketimi, dün itibarıyla 2 milyon 93 bin metreküp olarak ölçüldü.

Barajların son 10 yıldaki su seviyeleri

İSKİ istatistiklerine göre, 15 Ekim tarihli baraj doluluk oranları 2016'da yüzde 41,88, 2017'de yüzde 53,17, 2018'de yüzde 53,95, 2019'da yüzde 45,86, 2020'de yüzde 33,21, 2021'de yüzde 47,7, 2022'de yüzde 44,56, 2023'te yüzde 21,69, 2024'te yüzde 34,74, 2025'te yüzde 24,96 iken, bugünkü oran yüzde 45,22 olarak kayıtlara geçti.

İstanbul'da şiddetli yağışın olumsuz etkileri sürüyor

İstanbul genelinde 2 gündür görülen şiddetli yağışın olumsuz etkileri devam ediyor

 

15.10.2026 10:41:00
Anadolu Ajansı
 
İstanbul'da şiddetli yağışın olumsuz etkileri sürüyor
İstanbul'da şiddetli yağışın olumsuz etkileri sürüyor

Önceki gün başlayan ve dün akşam saatlerinde etkisini artıran sağanak nedeniyle kentte cadde ve sokaklar adeta göle döndü, bazı alt geçitleri, evleri ve iş yerlerini su bastı. Yağışın neden olduğu olumsuzluklar günün ağarmasıyla daha net ortaya çıktı.

Sağanağın ardından Sarıyer Ayazağa Kemerburgaz Caddesi'nde suların yükselmesi sonucu bazı araçlar mahsur kaldı. Suyun yükselmesiyle adeta göle dönen caddede ulaşım tamamen durdu. Polis ekipleri, dubalarla yolu kapatarak önlem aldı.

Ayazağa'daki beton fabrikasında çalışan işçiler, dün geceden beri mahsur kaldıkları fabrikadan kepçe yardımıyla kurtarıldı.

Kurtarılan işçilerden Ömer Artık, gazetecilere yaptığı açıklamada, dünden beri fabrikada mahsur kaldıklarını anlatarak, "14 saat olmuştur. Kepçe bizi buraya getirdi. Yeni çıkardılar. Yaklaşık 30 kişi orada bekliyor, onların da kurtulmasını bekliyoruz. Etraftaki fabrikadakilere de yardım ettik, onları yanımıza alıp koğuşlara yerleştirdik. Onları da kepçe alıp buraya getirecek. İş yerini su bastı, 2-3 metre su vardı, boyumuzu aşıyordu. Dere de taştığı için artık hiç dışarı çıkamıyorduk." diye konuştu.

Kağıthane'deki Sadabad Camisi su altında kaldı

Beylikdüzü Adnan Kahveci Mahallesi'nde bir inşaatın temelinde toprak kayması yaşandı. Olayın ardından sokağın bir kısmı, belediyeye bağlı zabıta ekiplerince kapatıldı.

Ataşehir Örnek Mahallesi'nde yağışın etkisiyle sokak aralarında su birikintileri oluştu. Bölgeye gelen ekipler, vatandaşların ilerlemekte güçlük çektiği sokaktaki mazgalları açarak suyu tahliye etmeye çalıştı.

Kağıthane Sadabat Caddesi'nin bulunduğu bölgede yağış, trafikte aksamalara neden oldu.

İlçedeki derenin debisinin de yükselmesiyle Sadabad Camisi'nin bahçesi ve içi dün akşam su altında kaldı. Sabah saatlerinde ise caminin son durumu dron ile havadan görüntülendi.

Şiddetli yağış nedeniyle Kağıthane'deki Cendere Deresi ile Küçükçekmece'deki Nakkaş ve Ayamama derelerinin debisinin yükseldiği görüldü.

Arnavutköy'de de evlerine su dolan bazı vatandaşlar, kendi imkanlarıyla suyu tahliye etmeye çalıştı.

Trafik yoğunluğu yüzde 36 civarında

İstanbul Valiliğince il genelinde resmi ve özel tüm eğitim kurumlarında "yüz yüze eğitim" faaliyetlerine bir gün ara verilmesi, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan engelli, hamile, gazi, malul gazi ve 8 yaşından küçük çocuğu bulunan kadın personelin idari izinli sayılmasının da etkisiyle kent genelindeki trafik yoğunluğunun diğer günlere göre azaldığı gözlendi.

İBB CepTrafik uygulaması verilerine göre, saat 09.45 itibarıyla kent genelindeki trafik yoğunluğu yüzde 36 olarak kaydedildi.

Vatandaşların sık kullandığı metro, tramvay, metrobüs ve otobüs duraklarında genel olarak yoğunluğun bulunmadığı görüldü.

Sabah mesailerine başlamak üzere işe gidenler ise yağış ve fırtına nedeniyle zaman zaman zor anlar yaşadı.

Yağış ulaşımda aksamalara ve kazalara neden oldu

Şiddetli yağışın etkisiyle kentin bazı bölgelerindeki yollarda ulaşımda aksamalar yaşanıyor.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Ulaşım Yönetim Merkezinin sosyal medya hesabından yapılan paylaşımlara göre, "Vatan Caddesi" olarak bilinen Adnan Menderes Bulvarı Aksaray yönünde zemin çökmesi nedeniyle sağ şerit trafiğe kapatıldı. Bölgede trafik yoğunluğu yaşanıyor.

Kemerburgaz Selanik Bulvarı-Cendere arasında da çift yönlü olarak trafik akışı sağlanamıyor. Kemerburgaz Bahçeköy Caddesi-Bahçeköy arasındaki yol ise olumsuz hava koşulları nedeniyle trafiğe kapatıldı.

Büyükdere Caddesi Zincirlikuyu-Etiler Aytar Caddesi Ayrımı olumsuz hava koşulları nedeniyle trafiğe kapatılırken, bölgede yoğunluk oluştu.

Kağıthane Cendere Caddesi-Alibeyköy Silahtar yönü trafiğe kapatılırken, trafik akışı Ayazağa yönünden sağlanıyor.

Yağışın etkisiyle kentin bazı bölgelerinde kazalar da yaşandı. O-3 Avrupa Otoyolu Aksaray istikametinde bir kamyonet devrildi. Polis ekiplerince güvenlik önlemi alınan bölgede trafik yoğunluğu oluştu.

D-100 kara yolu Küçükçekmece-Hacışerif yönünde yaşanan kaza nedeniyle ulaşım yan yoldan sağlandı.

Sağanak ve fırtına megakenti esir aldı

Meteoroloji ve AKOM'un günlerdir yaptığı uyarıların ardından Balkanlar üzerinden gelen soğuk ve yağışlı hava dalgası İstanbul'u vurdu. Sabahtan itibaren etkisini gösteren, öğleden sonra ise fırtınayla birleşerek şiddetini artıran sağanak yağış nedeniyle yollar göle döndü, hastaneleri su bastı, vatandaşlar ve sürücüler yollarda mahsur kaldı

14.10.2026 17:20:00
Haber Merkezi
 
Sağanak ve fırtına megakenti esir aldı
Sağanak ve fırtına megakenti esir aldı
Megakent güne fırtına sessizliği ve aniden kararan bir gökyüzüyle başladı. Sabah saat 09.00 civarında kentin üzerine çöken kara bulutlar, öğleden sonra yerini adeta bir felakete bıraktı.

Saatteki hızı zaman zaman 80 kilometreye ulaşan şiddetli kuzeyli rüzgarlar, gök gürültülü sağanak yağışla birleşince İstanbul genelinde günlük yaşam tamamen felç oldu.

Yollar göle döndü, araçlar battı

Sabah saatlerinde trafikte başlayan yoğunluk, öğleden sonra yağışın kentin her iki yakasında da en üst seviyeye ulaşmasıyla tam bir kaosa dönüştü. Ana arterlerde ve ara sokaklarda rögarların yetersiz kalması sonucu dev su birikintileri oluştu.

Avcılar ve Esenyurt'ta sular yükseldi. Avcılar Yeşilkent Mahallesi'nde sokaklar tamamen suyla dolarken, Beysan Sanayi Sitesi alt geçidi adeta bir dere yatağına dönüştü. Araçlar tavanlarına kadar suya gömüldü.

Sarıyer İstinye'de yolların göle dönmesiyle araçlar ilerlemekte güçlük çekti, yayalar yolun karşısına geçemedi. Beykoz'da Tokatköy ve Akbaba-Dereseki güzergahlarında da yollar su altında kaldı.

Şiddetli sağanak yer altı ulaşımını da vurdu; Hacıosman Metro İstasyonu'nun tavanından akan sular yolculara zor anlar yaşattı.



Esenyurt'ta bir kadın sele kapıldı

Öğleden sonra yağışın en yoğun vurduğu noktalardan biri olan Esenyurt Dereyolu Hürriyet Mahallesi'nde tam anlamıyla bir can pazarı yaşandı. Yoğun su akıntısına kapılan bir kadın, metrelerce sürüklendi. Çevredeki vatandaşların ve bir panelvan sürücüsünün zamanla yarışarak yaptığı müdahale sonucunda talihsiz kadın son anda kurtarıldı.

Şişli Hamidiye Etfal Hastanesi sular altında

Sarıyer Çayırbaşı'nda bulunan Şişli Hamidiye Etfal Hastanesi de sağanaktan nasibini aldı. Hastanenin bodrum katlarını ve giriş bölümlerini su basması üzerine itfaiye ve tahliye ekipleri seferber oldu. Hastanede biriken suların boşaltılması için çalışmalar saatlerce sürdü. Sultangazi'de ise bir okulun istinat duvarı yağışın yüküne dayanamayarak çöktü.



Trajikomik görüntüler de oluştu

Tüm bu zor anların yanında İstanbul klasiği haline gelen ilginç manzaralar da kameralara yansıdı. Başakşehir Bahçeşehir Menderes Bulvarı'nda göle dönen yolda bir vatandaşın eline olta alarak su birikintisine atması sosyal medyada gündem oldu.

Büyükçekmece'de ise okullarına girmeye çalışan öğrenciler, bahçedeki dev su birikintisini geçebilmek için bankları yan yana dizerek kendilerine köprü yaptı.

Valilik ve AKOM'dan yeni uyarı

İstanbul Valiliği ve AKOM güncel durum raporlarında, sıcaklıkların mevsim normallerinin 4 ila 6 derece altına düştüğünü belirtti. Fırtına ve kuvvetli sağanak yağışın bu gece ve yarın (Perşembe) öğle saatlerine kadar özellikle kuzey ve doğu ilçelerinde (Pendik, Tuzla, Şile, Sarıyer vb.) yer yer metrekareye 40-70 kilogram düşecek şekilde etkisini sürdüreceği açıklandı.

Yetkililer, vatandaşların su baskını, çatı uçması ve ulaşımda aksamalara karşı zorunlu olmadıkça dışarı çıkmaması noktasında uyardı.

Halk TV çalışanlarından ortak bildiri

Şafak operasyonuyla yönetimine TMSF kayyumu atanan ve ekranı karartılan Halk TV’de sular durulmuyor. Kanal binası önünde barikat kuran Halk TV çalışanları, "Hakikat kayyumla yok edilemez" diyerek ortak bir bildiri yayımladı. Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel ise, "Halk TV’yi kapatacak noktaya geldilerse bu iktidarın sonu gelmiştir. Korkak olan onlardır, teslim olmayacağız!" sözleriyle sert tepki gösterdi

14.10.2026 16:10:00
Haber Merkezi
 
Halk TV çalışanlarından ortak bildiri
Halk TV çalışanlarından ortak bildiri
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın mali soruşturması kapsamında sabah saatlerinde polisin şafak baskını düzenlediği ve yönetimine el konularak canlı yayın akışı durdurulan Halk TV'de direniş dalgası büyüyor. Giriş kapıları polis barikatlarıyla kapatılan ve içeri girmelerine izin verilmeyen Halk TV emekçileri, bina önünde omuz omuza vererek tarihi bir ortak açıklama gerçekleştirdi.

Akşam saatlerinde ise muhalefetin en güçlü siyasi figürlerinden biri olan Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ve parti heyetiyle birlikte kanala destek ziyaretinde bulunarak adeta gövde gösterisi yaptı.


Halk TV çalışanlarından ortak açıklama


Kanalın yayın akışının kesilerek bant yayınına zorlanmasının ardından Halk TV Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş ile kayyum heyeti arasında yapılan müzakerelerin sonuçsuz kalması üzerine, ekran arkasındaki ve önündeki yüzlerce emekçi bina önünde toplandı.

Kayyum başkanıyla yapılan hukuksuz devir teslim anlarını kayıt altına alan Halk TV programcısı Deniz Bayramoğlu ve ekran yüzleri, ortak bir bildiri okuyarak karara meydan okudu.

Çalışanlar tarafından yapılan ortak açıklamada şu vurgular öne çıktı:

• Halk TV'nin yalnızca ticari bir şirket değil, milyonlarca yurttaşın sesi olduğu belirtilerek, anayasal bir hak olan basın özgürlüğünün şafak operasyonuyla çiğnendiği ifade edildi.

• Suat Toktaş'ın kayyum heyetine bizzat söylediği "Burada haksız, hukuksuz bir şey oluyor. Dolayısıyla hani birlikte bir iş yaparız gibi bir durumumuz olamaz" sözleri hatırlatılarak, hiçbir personelin kayyum idaresine biat etmeyeceği aktarıldı.

• Kapılara kilit vurulmasının hakikati gizleyemeyeceğini belirten basın emekçileri, dijital platformlar ve sosyal medya başta olmak üzere halka ulaşabilecekleri her mecradan gerçeği aktarmaya devam edeceklerini ilan etti.


Özgür Özel ve Yeni Parti Heyeti'nden ziyaret


Sabah saatlerinde sosyal medya üzerinden operasyona çok sert tepki gösteren ve yaşananları sert bir dille eleştiren Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, gün boyu Silivri'de görülen İBB davasının 98. gün duruşmasını yerinde takip etti.

Yeni Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik tarafından yapılan resmi açıklamaya göre, Özgür Özel Silivri'deki duruşmanın ardından heyetiyle birlikte İstanbul merkez binasına gelerek saat 17.00 itibarıyla Halk TV emekçilerine destek ziyaretinde bulunacak. Çelik, tüm demokratik kitle örgütlerini ve yurttaşları da aynı saatte Halk TV binası önünde buluşmaya çağırdı.


Silivri kürsüsünden ilk tepki İmamoğlu'ndan geldi


Silivri'deki duruşmada yaklaşık 19 ay sonra ilk kez savunma yapmak üzere kürsüye çıkan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, savunmasının ilk dakikalarında Halk TV'ye yapılan baskını gündeme getirdi.

Yaşananları "medyayı ve toplumu susturma hamlesi" olarak nitelendiren İmamoğlu, tüm izleyicilere ve kamuoyuna "Halk TV'yi yalnız bırakmayın, gazetecilerinize sahip çıkın" çağrısında bulundu.


Sosyal medyadan tam destek


Siyasi liderlerin yanı sıra Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş da yapığı açıklamayla operasyonu kınadı. Yeni Parti lideri Özgür Özel, Halk TV'nin karartılan televizyon ekranına inat, kanalın YouTube kanalı ve dijital mecraları için "İzleyin, izlettirin" çağrısında bulundu. Özel ayrıca, bu sansür cenderesinden yeni imecelerle, yeni sosyal medya örgütlenmeleri ve yeni kanallar kurarak çıkacaklarının da müjdesini verdi.

TMSF kayyum atadı, suçlamalar ağır

Türkiye, medya dünyasını sarsan şok bir operasyonla güne uyandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen mali soruşturma kapsamında Halk TV’nin İstanbul’daki merkez binasına şafak baskını düzenlendi. Şirket yönetimine TMSF kayyum olarak atanırken, kanalın canlı yayını kesilerek durduruldu. Soruşturma kapsamında aralarında kanalın sahibi Cafer Mahiroğlu’nun da bulunduğu 17 kişi hakkında gözaltı kararı verilirken, 11 şüpheli yakalandı

14.10.2026 15:20:00
Haber Merkezi
 
TMSF kayyum atadı, suçlamalar ağır
TMSF kayyum atadı, suçlamalar ağır
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ile Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) ekipleri, 14 Ekim 2026 sabahı saat 05.30 sıralarında, Halk TV'nin Zeytinburnu'nda bulunan merkez binasına operasyon başlattı.

Çevik kuvvet ekiplerinin bina çevresinde yoğun güvenlik önlemleri aldığı ve binayı abluka altına aldığı operasyonda, çalışanların içeri girmesine izin verilmedi. Polis aramalarının ardından, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) heyeti yönetimi devraldı ve kanalın canlı yayın akışı kesilerek bant yayınına geçildi.


Suçlamalar ağır: Rüşvet, ihaleye fesat ve kara para aklama


İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan resmi açıklamada, soruşturmanın odağında Halk TV Yönetim Kurulu Başkanı Cafer Mahiroğlu'nun şirketleri ve finansal hareketleri yer alıyor. Mahiroğlu hakkında "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma" ve "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçlarından işlem yapıldığı bildirildi.

Soruşturma dosyasında, Mahiroğlu'nun belediye ihaleleri üzerinden 14,4 milyon liralık rüşvet ağı kurduğu, şirketlerinin 30 milyar lirayı aşan işlem hacmine sahip olduğu ve gelir-servet uyumsuzluğu bulunduğu iddia edildi. Ayrıca yurt dışı döviz transferleri ve İBB dosyası kapsamında aranma kaydı bulunduğu belirtildi. 17 kişilik listeden 11 şüpheli (Harika Akkaya, Hasan Özdemir, İbrahim Özdemir, Armağan Küçük, Mustafa Özdemir, Halit Akın, Ali Turan, Mediha Burumoğlu, Murat Koçak, Erkan Yağcı, Süleyman Özen) gözaltına alınırken, Mahiroğlu dahil 4 kişinin yurt dışında olduğu kaydedildi.

İngiltere'den tepki gösteren Mahiroğlu, kanalı geri alacaklarını ifade etti. Özgür Özel, DEM Parti, TİP ve TGS gibi siyasi ve mesleki örgütler ise operasyonu ve kayyum kararını kınayarak basın özgürlüğüne vurgu yaptı. Polis incelemelerinin ardından personel binaya kısmen alınmaya başlandı.

İzmir merkezli yasa dışı bahis operasyonu: 32 gözaltı

İzmir merkezli 4 ilde düzenlenen operasyonda yurt dışı kaynaklı internet siteleri üzerinden yasa dışı bahis oynattıkları tespit edilen 32 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin yönettiği hesaplarda yaklaşık 1 milyar 800 milyon liralık işlem hacmi bulunduğu belirlendi

14.10.2026 12:19:00 / Güncelleme: 14.10.2026 12:22:18
İHA
 
İzmir merkezli yasa dışı bahis operasyonu: 32 gözaltı
İzmir merkezli yasa dışı bahis operasyonu: 32 gözaltı
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, belirlenen bir şebekeye yönelik 7258 sayılı Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun'a muhalefet suçu kapsamında çalışma başlattı.

Yürütülen teknik takipler, araştırmalar ve alınan ifadeler doğrultusunda şüphelilerin yurt dışı bağlantılı siteler üzerinden yasa dışı bahis oynanmasına aracılık ettikleri belirlendi.

Soruşturmada şebekenin mali boyutunu da inceleyen ekipler, zanlıların üçüncü kişilerden temin ettikleri banka hesaplarını bahis faaliyetlerinde kullandıklarını ve bu hesapları tuttuklarını tespit etti. Yapılan detaylı incelemelerde, söz konusu hesaplar üzerinden yaklaşık 1 milyar 800 milyon liralık para trafiğinin yürütüldüğü ortaya çıkarıldı.



Çok sayıda adrese eş zamanlı baskın

Suç organizasyonu içerisinde birlikte hareket ederek yasa dışı bahis faaliyetlerinde kullanılmak üzere banka hesabı ve GSM hattı temin eden, bu hesapların kullanılmasına aracılık eden şüphelilere yönelik İzmir merkezli 4 ilde eş zamanlı operasyon yapıldı.

Baskınlarda 32 şüpheli yakalanarak gözaltına alınırken, adreslerde yapılan aramalarda incelenmek üzere çok sayıda dijital materyale el konuldu.

Ekipler, firari 2 şüphelinin yakalanması için çalışmalarını sürdürürken, soruşturmanın çok yönlü yürütüldüğü bildirildi.

Ateş Serbest-2026 tatbikatı tamamlandı

Milli Savunma Bakanlığı, TSK'nın ateş gücünün sergilendiği "Ateş Serbest-2026" tatbikatının tamamlandığını bildirdi

 

14.10.2026 10:49:00
Anadolu Ajansı
 
Ateş Serbest-2026 tatbikatı tamamlandı
Ateş Serbest-2026 tatbikatı tamamlandı

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) ateş gücünün sergilendiği "Ateş Serbest-2026" tatbikatının tamamlandığını bildirdi.

Bakanlığın NSosyal hesabından yapılan paylaşıma göre, Ankara'nın Polatlı ilçesindeki General Nahit Şenoğlu Atış ve Tatbikat Bölgesi'nde düzenlenen "Ateş Serbest-2026" tatbikatı tamamlandı.

"Çelik irade, sarsılmaz disiplin, tam isabet. Türk Silahlı Kuvvetlerimizin üstün ateş gücünü, yüksek koordinasyon kabiliyetini ve harekat etkinliğini ortaya koyduğu Ateş Serbest-2026 faaliyeti başarıyla tamamlandı." ifadelerinin kullanıldığı paylaşımda, tatbikata ilişkin görüntüler de yer aldı. 

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), piyade uzman çavuş Mustafa Aslan'ın Pençe-Kilit operasyon bölgesinde meydana gelen silah kazasında yaralanarak şehit olduğunu bildirdi

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), piyade uzman çavuş Mustafa Aslan'ın Pençe-Kilit operasyon bölgesinde meydana gelen silah kazasında yaralanarak şehit olduğunu bildirdi

14.10.2026 10:40:00
Haber Merkezi
 
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), piyade uzman çavuş Mustafa Aslan'ın Pençe-Kilit operasyon bölgesinde meydana gelen silah kazasında yaralanarak şehit olduğunu bildirdi
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), piyade uzman çavuş Mustafa Aslan'ın Pençe-Kilit operasyon bölgesinde meydana gelen silah kazasında yaralanarak şehit olduğunu bildirdi
Milli Savunma Bakanlığı, Pençe-Kilit operasyon bölgesinde meydana gelen silah kazasında yaralanan Piyade Uzman Çavuş Mustafa Aslan'ın, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit olduğunu duyurdu.

Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler'in şehit asker için yayımladığı taziye mesajına da yer verildi. Güler, mesajında şu ifadeleri kullandı:

"Pençe-Kilit operasyon bölgesinde görevli kahraman silah arkadaşımız, meydana gelen silah kazasında yaralanmış, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit olmuştur. Kahraman şehidimize şahsım ve Milli Savunma Bakanlığı mensupları adına Allah'tan rahmet, kederli ailesine ve asil milletimize başsağlığı ve sabır dilerim."

ATATÜRK NEDEN ANKARA’YI SEÇTİ?

Türkiye Cumhuriyeti’nin başkenti Ankara, 13 Ekim 1923’te Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilen kanunla başkent ilan edildi

13.10.2026 20:48:00
Haber Merkezi
 
ATATÜRK NEDEN ANKARA’YI SEÇTİ?
ATATÜRK NEDEN ANKARA’YI SEÇTİ?
Türkiye Cumhuriyeti'nin başkenti Ankara, 13 Ekim 1923'te Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edilen kanunla başkent ilan edildi.

Cumhuriyet'in ilanından 16 gün önce alınan bu karar, yalnızca bir yönetim merkezinin değiştirilmesi değil, Millî Mücadele'nin merkezinde şekillenen yeni devletin yönünün belirlenmesiydi. Peki, Mustafa Kemal Atatürk neden İstanbul yerine Ankara'yı tercih etti? Bu tarihî karar nasıl alındı?

Ankara'nın başkent oluşunun bugün 103'üncü yıl dönümü. Millî Mücadele yıllarında Anadolu'nun ortasında bir direniş merkezi olarak öne çıkan kent, 13 Ekim 1923'te resmen Türkiye'nin başkenti oldu. Karar, Cumhuriyet'in ilanına giden sürecin en önemli adımlarından biri olarak tarihe geçti.

MİLLÎ MÜCADELE'NİN MERKEZİ ANKARA OLDU

Mustafa Kemal Paşa ve Heyet-i Temsiliye, 27 Aralık 1919'da Ankara'ya geldi. İstanbul'un işgal altındaki konumu ve Anadolu'daki bağımsızlık mücadelesinin yönetilmesi ihtiyacı, Ankara'yı öne çıkaran başlıca etkenler arasındaydı.

Anadolu'nun iç kesimlerinde bulunan Ankara, Batı Cephesi'ne ulaşım ve askerî gelişmelerin yönetimi bakımından stratejik bir konuma sahipti. Demir yolu bağlantısı da kentin önemini artırıyordu.

23 Nisan 1920'de Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin Ankara'da açılmasıyla kent, Millî Mücadele'nin siyasi ve idari merkezi hâline geldi. Kurtuluş Savaşı'nın sevk ve idaresine ilişkin önemli kararlar burada alındı. Sakarya Meydan Muharebesi ve Büyük Taarruz'la zafere uzanan süreçte Ankara, yeni devletin yönetim merkezi olarak fiilen öne çıktı.

ATATÜRK NEDEN İSTANBUL'U DEĞİL ANKARA'YI SEÇTİ?



Ankara'nın başkent seçilmesinde coğrafi konumu, askerî güvenliği ve Millî Mücadele'de üstlendiği rol belirleyici oldu.

İstanbul, Osmanlı Devleti'nin yüzyıllardır yönetim merkeziydi. Ancak işgal yıllarında Boğazlar üzerindeki konumu ve dış müdahalelere açıklığı, yeni devletin yönetim merkezinin Anadolu'da kurulması düşüncesini güçlendirdi.

Ankara ise Anadolu'nun iç kesimlerinde yer alıyor, Batı Cephesi'ndeki gelişmelerin yönetilmesine imkân sağlıyor ve Millî Mücadele'nin siyasi merkezini temsil ediyordu. Böylece başkent tercihi, eski imparatorluğun merkezinden bağımsızlık mücadelesinin yürütüldüğü Anadolu'ya yönelişin simgesi oldu.

Atatürk, Nutuk'ta başkent seçimini anlatırken coğrafi durum ve askerî stratejinin önemini özellikle vurguladı. Başkentin belirlenmesiyle ülke içinde ve dışında süren belirsizliklerin sona erdirilmesi gerektiğini ifade etti.

"Bütün düşünceler, yeni Türkiye Devleti'nin başkentinin Anadolu'da ve Ankara kenti olması gerektiğinde toplanıyordu. Devletin başkentini bir an önce saptayarak iç ve dış kararsızlıklara son vermek çok gerekli idi.'

ANKARA'NIN BAŞKENT OLMASI TARTIŞILDI

Ankara'nın başkent olması konusunda herkes aynı görüşte değildi. İstanbul'un tarihî ve ekonomik konumu nedeniyle başkent olarak kalmasını savunanlar vardı. Ankara'nın iklimi, ulaşım imkânları, mevcut tesisleri ve gelişme kapasitesi de tartışma konusu yapılıyordu.

İzmit'te 16-17 Ocak 1923'te gazetecilerle yaptığı görüşmede Atatürk, Ankara'nın başkent olması fikrini gündeme getirdi. Başkentlik tartışmaları 1923 boyunca basında ve siyasi çevrelerde devam etti.

Lozan Barış Antlaşması'nın ardından Türkiye'nin bağımsızlığının uluslararası alanda kabul görmesi ve işgal kuvvetlerinin İstanbul'dan çekilme sürecinin tamamlanmasıyla yeni devletin başkentinin hukuken belirlenmesi gündeme geldi.

9 EKİM'DE TEKLİF EDİLDİ, 13 EKİM'DE KABUL EDİLDİ

Ankara'nın başkent ilan edilmesine ilişkin kanun teklifi, dönemin Dışişleri Bakanı İsmet Paşa ve 14 milletvekili tarafından 9 Ekim 1923'te TBMM'ye sunuldu.

Teklif, 13 Ekim 1923'te Meclis'te kabul edildi. Kanunun tek maddesinde şu hüküm yer aldı:

"Türkiye Devleti'nin makarr-ı idaresi Ankara şehridir."

Bu ifadeyle Ankara, Türkiye devletinin resmî yönetim merkezi oldu. 29 Ekim 1923'te Cumhuriyet'in ilan edilmesine daha 16 gün vardı.

KÜÇÜK BİR ANADOLU KENTİNDEN CUMHURİYET'İN BAŞKENTİNE

Ankara, başkent seçildiği dönemde bugünkü görünümünden oldukça uzaktı. Kentin imkânları sınırlı, yapılaşması yetersizdi. Buna rağmen Millî Mücadele'nin karargâhı olması ve yeni devletin siyasi merkezini temsil etmesi, Ankara'yı diğer şehirlerden ayırdı.

20 Nisan 1924'te kabul edilen Anayasa'da da başkentin Ankara olduğu hükme bağlandı. Cumhuriyet döneminde kent, yeni yönetim kurumlarının kurulması ve şehir planlamasıyla giderek büyüdü.

13 Ekim 1923'te alınan karar, Ankara'nın yalnızca başkent olmasını değil, Millî Mücadele'nin merkezinde doğan yeni devletin yönetim anlayışının da simgeleşmesini sağladı. Ankara, 103 yıldır Türkiye'nin başkenti olmayı sürdürüyor.

10 tonluk uyuşturucu trafiğine yönelik soruşturma

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, kriptolu haberleşme programları üzerinden ülkeler arasında uyuşturucu madde ticareti yaptığı belirlenen suç örgütlerine yönelik operasyon düzenlendi

13.10.2026 19:30:00
İhlas Haber Ajansı
 
10 tonluk uyuşturucu trafiğine yönelik soruşturma
10 tonluk uyuşturucu trafiğine yönelik soruşturma
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, kriptolu haberleşme programları üzerinden ülkeler arasında uyuşturucu madde ticareti yaptığı belirlenen suç örgütlerine yönelik operasyon düzenlendi. Yurt içinde 35 kez, toplam 10 tonun üzerinde uyuşturucu sevkiyatı gerçekleştirdiği tespit edilen örgütlerle bağlantılı 60 şüphelinin yakalanması için eş zamanlı çalışma başlatıldı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturmada, kriptolu haberleşme programları kullanarak uluslararası uyuşturucu madde ithalatı ve ihracatı yapan suç örgütlerinin faaliyetleri tespit edildi.

Soruşturma kapsamında incelenen yazışmalarda, örgütlerin çeşitli ülkelerden temin ettikleri uyuşturucu maddeleri zaman zaman Türkiye'ye, zaman zaman da başka ülkelere naklettikleri belirlendi. Örgütlerin bu faaliyetlerden yüksek miktarda yasa dışı gelir elde ettiği ve söz konusu gelirleri çeşitli yöntemlerle aklamaya çalıştığı değerlendirildi.
Örgütlerin yurt içinde ve yurt dışında farklı tarihlerde toplam 35 uyuşturucu sevkiyatı gerçekleştirdiği, sevkiyatlara konu uyuşturucuların toplam ağırlığının 10 tonu aştığı tespit edildi.

168 şüphelinin kimliği belirlendi



Yürütülen çalışmalar sonucunda eylemlere iştirak ettiği değerlendirilen 168 şüphelinin kimlik bilgileri tespit edildi. Şüphelilerden 29'unun başka suçlardan cezaevinde bulunduğu, 74'ünün yurt dışında olduğu, 5'inin hayatını kaybettiği, 60'ının ise Türkiye'de bulunduğu belirlendi.

Türkiye'de bulunan 60 şüphelinin yakalanması amacıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. Yurt dışında bulunduğu tespit edilen şüpheliler hakkında ise kırmızı bülten çıkarılmasına yönelik çalışma başlatıldı.

Mal varlıklarına el konuldu

Soruşturma kapsamında suç örgütü üyelerinin suçtan elde ettikleri gelirlerle edindikleri ve aklama işlemine tabi tuttukları değerlendirilen mal varlıkları da tespit edildi. Bu çerçevede 163 gerçek kişiye ait tüm banka hesapları ve kripto varlıklar ile toplam 556 taşınmaz, 155 motorlu taşıt ve 71 şirketin ortaklık payına el konuldu.
Soruşturmanın çok yönlü olarak sürdüğü bildirildi.İHA
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.