Merhum Prof. Dr. Haydar Baş'ın hayatî ikazlarını duydunuz, yıllarca davet ettiği çizgiye geldiniz ama neden sonra.
'Basra harap olduktan sonra'.
Sadece Basra değil ki harap olan, tüm Ortadoğu, tüm İslam coğrafyası haramiler tarafından tarifsiz ve dayanılmaz talana ve yıkıma uğradıktan sonra.
Harap olan şehirlerin, binlerce yıllık tarihi dokuların, talan edilen hesapsız kaynakların, dağılan yuvaların, parçalanan ailelerin ve kimsiz-kimsesiz kalan masum çocukların haddi hesabı yok.
Sürekli yaşadığınız, Türk milletine ve devletine yaşattığınız 'U' dönüşleri kaça mal oldu, hiç geriye dönüp bakıyor musunuz?
Şimdi, Esat ile de, Suriye ile de görüşebiliriz çizgisine geldiniz ama, hem o tarafa hem de bizim tarafa bu sebepsiz, bu manasız inatlaşmanın bedelini kim nasıl ödeyecek?
Yerinden-yurdundan edilen milyonlar, giden canlar ve talan edilen kaynaklar… Yazık değil mi?
Haydar Hoca; 'Esat sizin tavuğunuzu mu kovaladı, nedir derdiniz?' diyor ve bir devlet adamı ciddiyeti ile, bir baba şefkati ile şöyle çağrı yapıyordu bu ülkeyi yönetenlere, 'Suriye konusunda, emperyalist ülkelerle aynı çizgide bulunmaktan gelin vazgeçin, lütfen kardeşlik hukukuna riayet edin.'
Hoca'nın sesini on sene sonra duydunuz, davet ettiği çizgiye yavaş yavaş şimdilerde yaklaşıyorsunuz, ama kayıp olan yaklaşık on yılı nasıl telafi edeceksiniz?
Dünyanın dört bir aynına dağılan milyonlarca, on milyonlarca Suriye vatandaşının zararını, vatan hasretini, gurbet ellerde yaşadıkları tarifsiz acıları ve perişanlıkları nasıl gidereceksiniz?
Başını-sonunu hesap etmeden, ülkenin istiklâli ve istikbali için oluşturacak devasa zararları düşünmeden uyguladığınız 'açık kapı' politikası ile şehirlerimize doldurduğunuz mülteciler, sığınmacılar meselesini nasıl çözeceksiniz?
Yaklaşık on sene gibi uzun bir aradan sonra, hem onların hem de bizim uğradığımız hesaba-rakamlara sığmayacak çaptaki kayıplardan sonra, merhum Haydar Hoca'nın çizgisine gelmiş olmanız, zararın neresinden dönülürse kârdır ölçüsüne göre elbette sevindirici.
Şimdi, tüm imkânları seferber ederek, kayıp olan on yılı telafi etmenin ve tahribata uğrayan kardeşlik hukukunu yeniden tesis etmek için aklı başında adımlar atmanın zamanıdır.
Bilge insan Haydar Hoca'ya nice rahmetler niyaz ediyoruz.
- Saçmalamalarda çıta yükseliyor / 05.02.2026
- Basiret bağlanması bu olsa gerek / 03.02.2026
- Kur’an ayı Ramazan yaklaşırken / 02.02.2026
- Ufuklar karanlık vicdanlar kara saymakla biter mi dert sıra sıra / 01.02.2026
- Yanlışta ısrar yöneticilerin ayrılmaz sıfatı olmuş / 31.01.2026
- İniltileri ninni zanneden mutlu azınlık / 30.01.2026
- Çok mu fena duydukların? / 29.01.2026
- Garibanlar / 25.01.2026
- Oylar garibandan koylar kimlere? / 24.01.2026
























































