logo
24 HAZİRAN 2026

Efkan Ala: 15 Temmuz gecesi Türkiye uçurumun kenarından döndü

AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "one minute" dediği yıldan itibaren, FETÖ'nün AK Parti ve hükümet aleyhine dosya açıp, delil üretmeye başladığını belirtti. Ala, "Cumhurbaşkanımızın dirayeti ve milletimizin ferasetiyle 15 Temmuz gecesi Türkiye uçurumun kenarından döndü" dedi.

14.07.2025 16:07:00
İhlas Haber Ajansı
Efkan Ala: 15 Temmuz gecesi Türkiye uçurumun kenarından döndü
Efkan Ala: 15 Temmuz gecesi Türkiye uçurumun kenarından döndü
Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı, (SETA) tarafından düzenlenen Dokuzuncu Yılında 15 Temmuz Sempozyumu SETA Vakfı Genel Koordinatörü Nebi Miş, ve AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala'nın gerçekleştirdiği açılış konuşlarının ardından başladı.

SETA'nın çalışmalarını çok kıymetli bulduğunu belirten Efkan Ala," Bu entelektüel kuraklık döneminde SETA benim için bir vaha" dedi.

-"Türkiye ve Malezya, Aday Ülkeler"

İslam dünyasının büyük yeraltı zenginliklerine sahip olmasına rağmen gelişmiş ülkeler kategorisine girememiş olmasını değerlendiren Efkan Ala, İslam ülkeleri arasında kalkınmışlık kriterlerine yaklaşan iki ülke bulunduğunu, bu ülkelerin Türkiye ve Malezya olduğunu belirtti. Bu potansiyelin gerçekleşmesi için entelektüel analizlerin, toplum aydınlatmasının ve siyasal yön tayininin artması gerektiğine dikkat çeken Ala, aksi halde bu başarının sürdürülemeyeceğini kaydetti.



"Türkiye'nin başarısı sadece Türkiye'yi ilgilendirmiyor"

Türkiye'nin gelişmekte olan ülkelerden gelişmiş ülkeler seviyesine geçiş sürecinde olduğunu vurgulayan Ala, bu başarının sadece Türkiye'yi değil, gönül coğrafyasındaki ülkeleri de etkilediğini söyledi.

"Türkiye'nin dışarıya taşan diplomatik etkisine bakın. Hârici artı etkisine bakalım. Hiçbir şey yapmasa bile gönül coğrafyamızda tarihi coğrafyamızda bizim başarımızdan esinlenerek özgüven kazanan toplumların devletlerin başardıklarına bakalım. Hele hele Türkiye biraz da katkıda bulundu mu bir işbirliği yaptı mı inanılmaz aritmetik adımların nasıl geometrik başarı geçirdiğine göz atalım. İşte buna nerede bakacağız' Suriye'de bakalım. Libya'da bakalım. Karabağ'da bakalım. Manzara ortaya çıkıyor."değerlendirmesini yaptı.



"Türkiye denklemin dışında bırakılamaz"

Konuşmasında Türkiye'nin stratejik konumuna da dikkat çeken Efkan Ala, "Bugün Türkiye denklemin dışında bırakılarak Orta Doğu'da, Balkanlar'da, Kafkaslar'da bir düzen kurulması mümkün değildir. Bunu sadece biz değil, büyük güçlerin liderleri de söylüyor" ifadelerini kullandı. "Eğer bir toplumun zihni gerektiği gibi çalışmıyorsa, kalıcı başarı elde etmesi mümkün değildir. İnsan kaynağını verimli kullanamayan bir ülke, petrol ya da altın zengini olsa bile bu potansiyeli değerlendiremez" dedi.



"İçeriden tuzak kuruyorlar"

Türkiye'ye yönelik saldırıların artık doğrudan değil, içeriden kurulan tuzaklarla yapıldığını ifade eden Efkan Ala, sözlerini şöyle tamamladı:

"Türkiye'nin gelişmesi başlar başlamaz, içeride birileri harekete geçiyor. AK Parti dönemine kadar bu girişimlerin çoğu başarılı oldu.



"One Minute bir dönüm noktasıydı"

Verilen her mücadelenin ardından reformların hızlandığını ve sistemin güçlendiğini belirten Efkan Ala, 2009 Davos Zirvesi'nde dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın İsrail'e karşı verdiği "One minute" tepkisini bir kırılma anı olarak nitelendirdi. Ala," Cumhurbaşkanımız one minute dediği yıldan itibaren, o andan itibaren bu FETÖ ihanet şebekesi o yıl dosya açıyor AK Parti ve hükümet aleyhine. Sonraki araştırmalarımız, soruşturmalarımız bunu ortaya çıkardı ki ondan sonra dosya açıyor ve delil biriktirmeye başlıyor. Delil üretiyor. Sadece biriktirmiyor. Üretiyor, tuzak kuruyor, onları birleştiriyor, onları biriktiriyor. Ve AK Parti ve hükümet aleyhine, Cumhurbaşkanımız aleyhine, hepimiz aleyhine harekete geçiyor. O kadar tesadüf bir planla mümkündür. Öyle değil mi' Onun için Orta Doğu'da arkadaşlar tesadüfler de planlanıyor" diye konuştu.



Meclise nüfuz edemedikleri için planlar bozuldu"

FETÖ'nün sistemin kilit noktalarına sızan vesayet odaklarının, meclise ve AK Parti kadrolarına nüfuz edemediğini vurgulayan Ala 28 Şubat'ta Meclis dağıldığını 15 Temmuz'da ise Meclis, hükümet, partinin dimdik ayakta kaldığını kaydetti. Ala, "Çünkü o kadrolara sızamadılar. Başında Erdoğan vardı, işini bilen bir ekip vardı" dedi.



"MHP Lideri Bahçeli ilk arayanlardan oldu"

15 Temmuz gecesi siyaset kurumunun duruşuna da değinen Efkan Ala, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin kendisini arayan ilk isimlerden biri olduğunu ifade ederek, "Bahçeli duruşunu açıkça ortaya koyduğunu. Darbe girişimine karşı olduğunu ilan ettiğini Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmek istediğini ve hemen bağlantı kurulduğunu aktardı.



"15 Temmuz başarılı olsaydı Türkiye Suriye'ye dönerdi"

15 Temmuz hain darbe girişimi sırasında yaşananları anlatan Ala, o gece Türk Hava Yolları'nın tarifeli seferiyle Erzurum'dan Ankara'ya yolculuk yaptığını belirterek, "Esenboğa'ya indiğimde darbe girişiminin başladığı bilgisini aldım. İlk talimatımız açıktı: Ne pahasına olursa olsun karşı durulacak, asla taviz verilmeyecekti" dedi.

Konuşmasının sonunda 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin çarpıcı ifadeler kullanan Ala, "Bu bir vatana ihanet projesidir. Eğer başarılı olsaydı, Türkiye'yi Suriye'ye, Irak'a, Libya'ya çevireceklerdi. O gece Türkiye uçurumun kenarından döndü" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğine dikkat çeken Ala, "Yüzde 52,5 oyla seçilmiş bir Cumhurbaşkanı olarak halkın iradesine sahip çıktı. Milletimiz arkasında durdu. İstihbarat yoktu, çünkü her yere sızmışlardı ama milletin ferasetiyle bu girişim bertaraf edildi" Cumhurbaşkanımızın dirayetli duruşu milletimizin de ona güveni o FETÖ'nün en son hamlesini de yerle bir etti. Ondan sonra da her şey değişti. Bu sefer onlar tamamen psikolojik olarak çöktüler "dedi.

Cumhurbaşkanımızın dirayetli duruşu milletimizin de ona güveni FETÖ'nün en son hamlesini de yerle bir etti.



"Yanlışı imkansız hale getirirsek, ihtimali de ortadan kaldırırız"

"Bir yanlışın olabilme ihtimali varsa, bu ihtimalin ortadan kaldırılmasının yolu, onu mümkün kılan şartları ortadan kaldırmaktır" diyen Ala, 1982 Anayasası'nın artık değiştirilmesi gerektiğini vurguladı.



"Her zaman karizmatik lider bulunmaz, sistem sağlam olmalı"

Sadece lider karizmasına dayalı bir yönetimin sürdürülebilir olamayacağını vurgulayan Ala, "Her zaman Erdoğan gibi dirayetli bir lider gelmez. Bu yüzden sistemi sağlam kurmalıyız. Siyasetin istikrar üretmesi gerekir. Aksi takdirde ülke, kahramanlarla hainler arasında gidip gelir" değerlendirmesini yaptı.



"İstikrar satılır; Londra'da 1.5 milyar pound'luk apartman bunun ispatı"

İngiltere'de tanık olduğu bir örneği aktaran Ala, "Londra'da bir apartmana 1.5 milyar pound verilmişti. Nedeni istikrardı. Darbenin konusu bile olamayacağı bir ülke satın alındı. Demokrasi, hukuk ve öngörülebilirlik yatırımcının satın aldığı budur" ifadelerini kullandı.

"Yeni anayasa şart, defolu demokrasiyle devam edemeyiz"

Türkiye'nin geçmişten ders çıkararak yeni bir sivil anayasa yapması gerektiğini belirten Ala, "Sürekli bedel ödemek yerine, artık bedelsiz bir istikrar iklimi kurmalıyız. Garantili bir demokrasiyi bu ülkeye kazandırmalıyız. Türkiye garantili bir demokrasiye kavuşsun. Bu defolu demokrasiden kurtulsun ve garantili bir demokrasiye kavuşsun ki sürdürülebilir bir kalkınmayı ve gelişmeyi yakalasın. Bunun çabası içerisindeyiz. Yoksa kahramanlarla hainler arasında memleket gider gelir." dedi.

Ala, konuşmasının sonunda SETA gibi düşünce kuruluşlarının önemine de vurgu yaptı.

"SETA olarak FETÖ'nün ve darbecilerin gerçek yüzünün anlaşılması için yoğun bir çaba gösterdik ve göstermeye devam ediyoruz"

SETA Genel Koordinatörü Nebi Miş, 15 Temmuz 2016'daki milli direnişin 9. yıl dönümünde önemli açıklamalarda bulundu. Konuşmasında, Türkiye Cumhuriyeti tarihine altın harflerle yazılan bu direnişin, milletin kararlı direnişiyle nasıl başarıya ulaştığını vurguladı. Miş, "15 Temmuz gecesi, Türkiye Cumhuriyeti tarihine altın harflerle yazılan bir kıyam ve dirilişin adıdır. Darbecileri meşru düzene ve hukuka meydan okuyan bir avuç haydut olarak gören milletimizin siyasi bilinci ve feraseti, "iç karışıklığa" ve "kaosa" fırsat vermemiştir" dedi.

"15 Temmuz sadece bir darbe girişimi değildir. Aynı zamanda seçilmiş hükûmeti yıkmak, devleti ele geçirmek için, devletin içinde 40 yıldan fazla bir dönemde sapkın amaçlar için örgütlenen bir terör örgütü tarafından, terör yöntemleri kullanılarak icra edilen işgal girişimidir. diyen SETA Genel Koordinatörü Miş, darbenin ardından yaşanan direnişi ve bu direnişin halkın cesareti ve kararlılığıyla nasıl zaferle sonuçlandığını hatırlattı.

15 Temmuz'un Türkiye'nin uluslararası alanda yükselen profilinden rahatsızlık duyan güç odaklarının etkisiyle gerçekleştirildiğine de dikkat çeken SETA yetkilisi, "Bugün 15 Temmuz'u dünya çapında 'seçilmiş hükümetlere yönelik darbe girişimlerini nasıl engelleyebiliriz'' sorusunun cevabı olarak bir model olarak gösteriyor," dedi.

Konuşmasında, darbe girişiminin başarısız olmasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinin önemine vurgu yapan SETA Genel Koordinatörü Miş "Siyasi liderliğin etkisi, darbelerin toplum ve demokrasi üzerindeki yıkıcı etkilerini ortadan kaldırmada belirleyici oldu" ifadelerini kullandı.

Miş, ayrıca, SETA olarak 15 Temmuz gecesinin ve FETÖ'nün gerçek yüzünün anlaşılması için yoğun bir çaba gösterdiklerini belirtti. Bu çabaların bir sonucu olarak, SETA'nın şimdiye kadar 15 Temmuz'a ilişkin birçok kitap, rapor, analiz ve sempozyum düzenlediğini belirtti.

Son olarak, SETA'nın genç kuşaklara bu tarihi direnişi doğru şekilde aktararak, demokrasiyi savunmanın sadece bir hak değil, aynı zamanda bir sorumluluk olduğunu göstermek için çalışmalarına devam edeceğini söyledi.

Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşan NATO Liderler Zirvesi kapsamında Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump ile ikili bir görüşme gerçekleştireceğini açıkladı. Kritik zirvede küresel güvenlik ve ikili ilişkiler masaya yatırılacak

24.06.2026 18:20:00
Haber Merkezi
Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek
Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün yaptığı açıklamada NATO Liderler Zirvesi'ndeki diplomasi trafiğinin en önemli ayağını duyurdu. Erdoğan, zirve programı kapsamında ABD Başkanı Donald Trump ile baş başa bir araya geleceğini açıkladı. Bu görüşme, iki liderin küresel ve bölgesel gelişmeleri en üst düzeyde değerlendirmesi açısından stratejik bir önem taşıyor.

Masadaki kritik başlıklar

İki lider arasında gerçekleşecek baş başa görüşmenin ajandası oldukça yoğun. Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgilere göre masada yer alacak öncelikli konular şunlar:

• NATO'nun Geleceği: İttifakın genişleme stratejileri ve savunma harcamaları.

• Bölgesel Güvenlik: Orta Doğu'daki son durum ve terörle mücadelede iş birliği.

• Ukrayna Krizi: Savaşın sonlandırılmasına yönelik barış girişimleri ve stratejik adımlar.

• Ekonomik İlişkiler: Türkiye ve ABD arasındaki ticaret hacmini artırma hedefleri.

Küresel siyasette gözler bu randevuda

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu açıklaması, uluslararası kamuoyunda da geniş yankı uyandırdı. Uzmanlar, iki liderin yapacağı bu baş başa görüşmenin sadece Türkiye-ABD ilişkilerinin seyrini değil, NATO zirvesinden çıkacak ortak kararları da doğrudan etkileyebileceğini belirtiyor. Zirve sürecinde iki liderin heyetler arası görüşmelerin yanı sıra bu özel formatta bir araya gelmesi, stratejik ortaklığın kritik başlıklarında doğrudan uzlaşı arayışı olarak yorumlanıyor.

Görüşmenin kesin saati ve yerine ilişkin detayların önümüzdeki günlerde netleşmesi bekleniyor.

Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir

Dünya Ekonomik Forumu’nun son raporuna göre, gün boyu otoparklarda atıl bekleyen milyonlarca elektrikli araç, enerji krizine karşı devasa birer mobil bataryaya dönüşüyor

24.06.2026 18:00:00
Eyüp Kabil
Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir
Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir
Dünya Ekonomik Forumu (WEF) tarafından Çin'de düzenlenen "Summer Davos" liderler zirvesinde yayımlanan güncel rapora göre, Araçtan Izgaraya (Vehicle-to-Grid / V2G) yani "Her Şeyden Şebekeye" enerji aktarım teknolojisi küresel enerji altyapısını kurtaracak en önemli hamlelerden biri olarak kabul edildi. Yapay zeka yazılımları ve gelişmiş akıllı şebeke altyapılarıyla desteklenen bu sistem, elektrikli araçların sadece enerji tüketen değil, aynı zamanda şebekeyi besleyen aktif birer güç istasyonu olmasını sağlıyor.

Dünya genelinde elektrik şebekelerinin aşırı yüklenme ve fosil yakıt bağımlılığıyla boğuştuğu bu dönemde, laboratuvardan çıkıp kitlesel üretime hazır hale gelen bu teknoloji, enerji yönetiminde tamamen merkezsiz bir dönemi başlatıyor.


Atıl duran araçlar enerji depolama merkezine dönüşüyor


İstatistiklere göre, dünyadaki binek araçlar ve ev tipi lityum piller günün ortalama yüzde 90'ından fazlasında otoparklarda veya garajlarda hiçbir işlev görmeden bekliyor. V2G teknolojisi, tam da bu atıl kapasiteyi küresel enerji arzını dengelemek üzere devreye sokuyor.

Çift Yönlü Şarj Akışı: Geliştirilen yeni nesil entegre altyapılar sayesinde, elektrikli araç sahipleri pillerini sadece doldurmakla kalmıyor; ihtiyaç anında bu enerjiyi evlerine ya da doğrudan şehir şebekesine geri satabiliyor.

Zirve Saatleri Yönetimi: Elektrik talebinin tavan yaptığı ve kesinti risklerinin arttığı akşam saatlerinde, sisteme bağlı binlerce araçtan şebekeye anlık enerji pompalanıyor.

Maliyet Avantajı: Tüketiciler elektriğin ucuz olduğu gece saatlerinde araçlarını şarj edip, enerjinin pahalı olduğu yoğun saatlerde sisteme geri satarak doğrudan gelir elde edebiliyor.


Yapay zeka ve yenilenebilir enerjinin entegrasyonu


Güneş ve rüzgar gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının en büyük problemi, hava durumuna bağlı olarak sürekli dalgalanma göstermeleridir. Yapay zeka destekli V2G yazılımları, hava tahminlerini ve şehirlerin anlık enerji tüketim verilerini analiz ederek milyonlarca aracın ne zaman şarj olacağını, ne zaman şebekeyi besleyeceğini saniyeler içinde optimize ediyor.

Bu entegrasyon sayesinde yeşil enerji kaynaklarından üretilen fazla elektrik ziyan edilmeden milyonlarca aracın bataryasında depolanıyor. Elektrik üretiminin düştüğü anlarda ise bu piller devreye girerek fosil yakıtlı ek santrallerin çalıştırılması ihtiyacını tamamen ortadan kaldırıyor. Küresel çapta test edilen pilot bölgelerde, bu yöntemle karbon salınımında ciddi düşüşler kaydedildi.


Küresel devlerin altyapı yarışı başladı


Teknolojinin ticari olarak ölçeklenmesiyle birlikte hem otomotiv hem de enerji yazılımı şirketleri bu alana milyarlarca dolarlık yatırım yapıyor. Enerji ve akıllı şebeke yönetimi üzerine çalışan yeni nesil teknoloji öncüleri, mevcut elektrik şebekelerinin "gizli" kapasitelerini açığa çıkarmak üzere dijital ikizler ve yeni nesil hibrit transformatörler üretiyor.

Apple, Google ve önde gelen küresel otomotiv üreticileri, araç içi yazılımlarını ve şarj ünitelerini bu çift yönlü enerji aktarım standardına uygun hale getirmeye başladı. Sadece batarya kalitesini koruyan değil, aynı zamanda şebekeyle mikro saniyeler düzeyinde güvenli iletişim kuran bu sistemler, geleceğin akıllı şehirlerinin ana omurgasını oluşturuyor.

Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!

Alman Seyahat Birliği (DRV) tarafından Türkiye'nin Berlin Büyükelçiliği ev sahipliğinde düzenlenen yaz resepsiyonu; siyaset, turizm, medya ve diplomasi dünyasından 300'e yakın önemli ismi bir araya getirdi.
 

24.06.2026 13:40:00
AA
 Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!
 Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!
Alman Seyahat Birliği (DRV) tarafından Türkiye'nin Berlin Büyükelçiliği ev sahipliğinde düzenlenen yaz resepsiyonu; siyaset, turizm, medya ve diplomasi dünyasından 300'e yakın önemli ismi bir araya getirdi.

Etkinlikte konuşan Almanya'nın Denizcilik Ekonomisi ve Turizmden Sorumlu Hükümet Koordinatörü Christoph Ploss, ağır işleyen vize işlemlerinin turistler ve iş dünyası önünde büyük bir bariyer oluşturduğuna dikkat çekerek, bu sorunu aşmak adına Ulusal Turizm Stratejisi kapsamında dijital vize dönemine geçileceğini duyurdu.

"Mesafe kat ettik"
Yoğun bürokrasinin pek çok kişiyi Almanya'ya seyahat etmekten alıkoyduğunu belirten Ploss, "Konuyu Dışişleri Bakanımızla şahsen görüştüm ve kendisinin de yakından ilgilenmesiyle ciddi mesafeler katettik. Bu yıl ve önümüzdeki yıl atacağımız adımlarla hayata geçecek dijital vize kolaylığının, Türk-Alman dostluğunu çok daha ileriye taşıyacağına inanıyorum" ifadelerini kullandı.

Yığılmalar engellenebilir
Söz konusu dijital dönüşüm; vize başvurularının tamamen çevrimiçi platformlara aktarılmasını, basılı etiketlerin kaldırılarak dijital vizelere geçilmesini ve sınır kontrollerinde biyometrik doğrulama teknolojilerinin kullanılmasını kapsıyor.

Bu yeni sistemle birlikte başvuru yığılmalarının engellenmesi, evrakta sahteciliğin önüne geçilmesi, sınır güvenliğinin artırılması ve seyahatlerin çok daha hızlı hale getirilmesi hedefleniyor.

Almanya'ya vize işlemleri
Almanya'ya vize işlemleri, kısa süreli ziyaretler için Schengen vizesi ve 90 günden uzun süreli kalışlar için ulusal vize olarak ikiye ayrılıyor.

Türk vatandaşları için Schengen vizesi, 90 gün içindeki seyahatler için gerekli. Uzun süreli ikamet (iş, aile birleşimi gibi) için ulusal vize başvurusu yapılıyor.

Başvurular, Almanya'nın Türkiye'deki dış temsilcilikleri aracılığıyla veya resmi randevu sistemiyle gerçekleştiriliyor. Gerekli belgeler arasında Schengen başvuru formu, seyahat amacına uygun evraklar ve finansal durum kanıtı bulunuyor.

Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi

Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi

24.06.2026 11:34:00
Haber Merkezi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi.
AFAD verilerine göre, Düzce'de 3.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Deprem saat 08.46'da meydana gelirken sarsıntı 11,32 kilometre derinlikte gerçekleşti.
Deprem Sakarya ve İstanbul'da da hissedildi.

Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de 21 Ocak 2025'te çıkan yangında yakınlarını kaybedenler, Bolu Adliyesi önünde açıklama yaptı

23.06.2026 17:00:00
AA
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Adliye önünde pankart açan aileler adına konuşan, olayda 8 yakınını kaybeden avukat Yüksel Gültekin, yangının üzerinden 17 ay 2 gün geçtiğini belirtti.

"Davada birinci derece kusurlu gösterilen Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeliyle ilgili maalesef bugüne kadar herhangi bir hukuki gelişme olmadı." diyen Gültekin, 40 yıllık avukat olarak ilgili personel hakkında iddianame düzenlenmemesini izah edemediğini söyledi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'e kurulan komisyonla aydınlatılan cinayetler dolayısıyla bir vatandaş olarak teşekkür ettiğini belirten Gültekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ayrıca 'Suç işleyen herkes yakasından tutulacak ve yargı önüne çıkarılacak.' sözünü de önemsiyorum ve güven duyuyorum. Sayın Adalet Bakanım, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Kültür ve Turizm Bakanlığının 1. derece kusurlu olduğunu tespit etti. Netice itibarıyla Turizm Bakanı yargılama müsaadesi vermedi, buna rağmen Danıştay bu kararı kaldırarak, 'Yargılanmalılar, hesap vermeliler.' dedi. Sayın Bakanım, sizden 78 canımız adına rica ediyorum. Gecikmeden, mümkünse bugün, değilse yarın bu dosyanın iddianamesinin düzenlenmesi için talimat verin. Aksi halde bu sürecin ilerlemeyeceğini düşünüyoruz."

Devletine ve milletine bağlı insanlar olduklarını vurgulayan Gültekin, "17 aydır sabırla bekliyoruz ancak bu duyarsızlık karşısında sabrımız tükenmiştir. Savcılığa gidiyoruz, 'Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeli bekleniyor.' deniyor. Diğerlerinde beklenmezken burada neden bekleniyor'" ifadelerini kullandı.

Gültekin, ailelerin 17 ay 2 gündür uyumadıklarını dile getirerek, "Nefesimiz yettiği sürece bu davanın takipçisi olacağız. Evlatlarıma her gün söz veriyorum ve sözümü tutacağım. Bu olayda zerre kadar ihmali olan herkes yargı önüne çıkacak ve hesap verecek. Biz davamızdan vazgeçmeyiz." dedi.

"Gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır"

Yangında kardeşi ve iki yeğenini kaybeden Çiğdem Sarıtaş da "Kültür ve Turizm Bakanlığı görevlileri hakkında soruşturma izni verilmiş olmasına rağmen neden hala iddianame hazırlanmadığını" sordu.

Sarıtaş, İl Özel İdaresi ve Bolu Belediyesi görevlilerinin Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandığını hatırlatarak, şöyle devam etti:

"Aynı bilirkişi raporlarında aynı derecede sorumlu gösterilen bakanlık görevlileri için hukuk neden aynı şekilde işletilmemektedir' Bizim talebimiz ayrıcalık değil, eşitliktir. İl Özel İdaresi ve Belediye görevlileri için işletilen hukuk, Bakanlık görevlileri için de işletilmelidir. Birinci dosyada esas alınan sorumluluk tespitleri doğrultusunda Bakanlık görevlileri hakkında gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı görevlileri hakkındaki soruşturma izinleri derhal tamamlanmalıdır."

Sarıtaş, Bakanlık yetkililerinin önceki dosyayla paralel şekilde Ağır Ceza Mahkemesi önünde yargılanmalarının sağlanması gerektiğini söyledi. 

Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesindeki imha sahasında, Assan Grup isimli firmanın patlatma faaliyeti sırasında meydana gelen patlamada özel şirket çalışanı 2 personelin hayatını kaybettiği açıklandı

23.06.2026 16:59:00
Anadolu Ajansı
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesinde imha sahasında mühimmatın kazara patlaması sonucu 2 kişi yaşamını yitirdi.

Valilikten yapılan yazılı açıklamada, saat 14.00 sıralarında Yahşihan ilçesi Bedesten mevkisindeki imha sahasında, gerçekleştirilen AR-GE faaliyetleri esnasında mühimmatın kazara patlaması sonucu özel şirket çalışanı 2 personelin vefat ettiği belirtildi.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Olayın ardından AFAD başta olmak üzere ilgili kurumlar süratle bölgeye sevk edilmiş, bölgede gerekli güvenlik tedbirleri alınmıştır. Meydana gelen olayla ilgili adli ve idari inceleme başlatılmış olup süreç ilgili makamlarca titizlikle takip edilmektedir. Vefat eden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, kederli ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz."

Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor

Özel sektörde çalışan eğitim emekçileri ile mülakat mağduru öğretmenlerin taban maaş, iş güvencesi ve atama hakkı talebiyle Ankara'da başlattığı süresiz açlık grevi eylemi kararlılıkla devam ediyor. Polis müdahalelerine ve fenalaşan arkadaşlarına rağmen geri adım atmayan öğretmenler, Çalışma Bakanlığı ile randevu masası kurulana kadar Başkent'i terk etmeyeceklerini duyurdu

23.06.2026 14:50:00
Haber Merkezi
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası çatısı altında bir araya gelen eğitimciler ile mülakat mağdurlarının 14 Haziran'da Ankara'da başlattığı eylemler kapsamında yürütülen süresiz açlık grevi devam ediyor.

Sendika genel merkez binası önünde devam eden grev boyunca bazı öğretmenler kan şekerinin düşmesi ve halsizlik nedeniyle ambulansla hastaneye kaldırıldı. Tedavileri tamamlanan eğitimciler, "Hakkımızı almadan eve dönüş yok" diyerek grev alanına yeniden geri döndü.

Masada iki net talep var

Direnişteki öğretmenler, eylemlerinin temel çıkış noktasını oluşturan iki hayati konunun çözüme kavuşturulmasını istiyor.

2014 yılında kaldırılan taban maaş hakkının geri getirilmesini isteyen özel okul ve kurs öğretmenleri, kamudaki meslektaşlarıyla eşit ücret hakkı ve asgari ücrete mahkûm edilmeyecekleri yasal bir düzenleme talep ediyor.

2025 KPSS'de yüksek puan almalarına rağmen mülakat komisyonlarının kararları nedeniyle atama hakları ellerinden alınan 1611 öğretmenin haklarının iade edilmesi de isteniyor.

Görüşmeler tıkandı, Bakanlık önünde müdahale

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından kendilerine geçen yıl sözü verilen "Özel Okul Öğretmenlerinin Çalışma Hayatı" başlıklı toplantının, işveren derneklerinin ikna edilememesi gerekçesiyle bir yıldır ertelendiğini açıkladı.

Öğretmenlerin taleplerini iletmek ve muhatap bulabilmek amacıyla Çalışma Bakanlığı önüne yaptığı yürüyüş ve oturma eylemine ise emniyet güçleri sert müdahalede bulundu. Çıkan arbedede çok sayıda sendika üyesi ve destekçi eğitimci ters kelepçe yöntemiyle gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldı.

Ülke genelinden destek yağıyor

Ankara'daki açlık grevi sürerken eyleme destek sesleri dalga dalga büyüyor. Eğitim-Sen ve Eğitim-İş sendikalarının yanı sıra İzmir, İstanbul, Bursa ve Mersin gibi pek çok şehirde öğretmenler sokağa çıkarak Ankara'daki meslektaşlarına yönelik polis müdahalelerini protesto etti. Siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları da yayımladıkları mesajlarla öğretmenlerin insanca yaşam ücreti ve iş güvencesi taleplerinin derhal yasalaştırılması çağrısında bulunuyor.

Öte yandan bugün, muhalefet milletvekillerinin mülakat mağdurları ve özel sektör öğretmenlerinin sorunlarını görüşmek üzere TBMM Milli Eğitim Komisyonu'nu olağanüstü toplama talebi resmen reddedildi. Komisyon Başkanı Ayşen Gürcan, içtüzük gereği komisyonların önlerinde havale edilmiş bir kanun teklifi olmadan toplanamayacağını gerekçe göstererek talebi geri çevirdi.

Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformu tarafından yapılan ortak deklarasyonda; mülakatların tamamen kaldırılacağı sözünün bizzat hükümet yetkilileri tarafından verildiği hatırlatıldı. Öğretmenler, "Söz tutmak bizim kültürümüzde namustur. Bizi 'Gidin, durulun' diyerek uyutamayacaksınız. Hakkımızı alana kadar Ankara'da sokaklarda kalmaya ve açlık grevine destek vermeye devam edeceğiz" mesajını yineledi.

6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden sahte fatura ve hayali ihracat işlemlerinin yapıldığının tespit edilmesi üzerine düzenlenen operasyonda, 6 şirkete el konulduğunu, 10 şirkete kayyum atandığını, 27 zanlı hakkında adli işlem başlatıldığını bildirdi

23.06.2026 12:00:00
AA
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada,  suç, kaçakçılık, vergi usulsüzlükleri ve kamu kurumlarını hedef alan nitelikli dolandırıcılıkla mücadeleyi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, İçişleri, Hazine ve Maliye, Ticaret, Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlıklarıyla eş güdüm içinde kararlılıkla sürdürdüklerini vurguladı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul Jandarma Komutanlığı, Vergi Denetim Kurulu, MASAK, Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü, EPDK ve TMSF ile koordineli şekilde önemli bir operasyon gerçekleştirdiklerini belirten Gürlek, şunları kaydetti:

"Soruşturma kapsamında, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden yıllık yaklaşık 350-400 bin ton LPG ithalatı gerçekleştirildiği, doğan ÖTV ve KDV yükümlülüklerinin sahte fatura organizasyonu ve hayali ihracat işlemleriyle bertaraf edilmeye çalışıldığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda bu sabah İstanbul, Ankara, Bursa, Kırıkkale, Kırşehir, Mardin, Konya, Hatay ve Niğde illerinde eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, toplam 6 şirkete el konulmuş, 10 şirkete kayyum atanmış, 27 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmıştır. Devletimizin vergi güvenliğini, ekonomik düzenini ve kamu kaynaklarını hedef alan hiçbir organize yapıya müsamaha göstermeyeceğiz. Suçtan elde edilen gelirlerin izini sürecek, sahte fatura ve hayali ihracat düzenekleriyle kamu zararına sebep olan yapılara karşı hukuki süreçleri kararlılıkla işleteceğiz."

Gürlek, soruşturma ve operasyon sürecinde görev alan kurum ve kamu görevlilerine teşekkür etti.

AVM'de racon kesenler enselendi


 
Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

23.06.2026 10:54:00
HABER MERKEZİ/AA
AVM'de racon kesenler enselendi
AVM'de racon kesenler enselendi

Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında hakkında soruşturma başlatılan Ferhat A. ve 5 şüpheliyle ilgili gözaltı kararı, arama ve el koyma talimatı vermişti.

Bugün düzenlenen operasyonla Ferhat A, Ergin V, Seyit Ahmet A, Mustafa G, Eyüp V. ve Yusuf Y. gözaltına alındı.

Zanlılar, sağlık kontrolünün ardından emniyete götürüldü.

Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son


 
Adalar Belediyesinde rüşvet karşılığı ruhsat iddialarına ilişkin gözaltına alınan 35 şüpheli tutuklandı. Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat da tutuklanan isismler arasında yer alıyor. 

23.06.2026 10:42:00
AA
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son

İstanbul'un Adalar Belediyesinde sit alanı statüsündeki yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verilip usulsüzlük yapıldığı iddiasına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 42 zanlıdan, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'i tutuklandı. Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen 39 şüpheliden Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'inin tutuklanmasına, 4'ünün ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına karar verildi.

Ne olmuştu?

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Adalar Belediye Başkanı Akpolat, Belediye Başkan Yardımcıları Hüseyin Yılmaz ve Fırat Durak'la ilgili birim amirleri ve personelinin doğal ve arkeolojik sit alanı statüsünde bulunan Adalar bölgesinde usulsüz yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verdikleri belirtilmişti.

Dosyaya yansıyan delillere göre, belediye yetkilileri ile iş sahiplerinin rüşvet konusunda pazarlık yaptıkları, rüşvete konu paranın belediye yetkililerine veya belediye yetkilileriyle irtibatlı kişilere elden tesliminin sağlandığının anlaşıldığı aktarılan açıklamada, bu aşamada tespit edilen 40 eylemde 47 şüphelinin suça karıştığının tespit edildiği ifade edilmişti.

Delillerin ele geçirilmesi ve şüphelilerin yakalanması amacıyla 19 Haziran'da İstanbul ve 3 ilde 90 adrese eş zamanlı yapılan operasyonda, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 42 şüpheli gözaltına alınmıştı. Öte yandan, eski Adalar Meclis Üyesi olan müteahhit M.Ö'nün ikametinde yapılan aramada bulunan 258 bin dolar ve 13 bileziğe el konulmuştu.


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.