logo
05 AĞUSTOS 2026

Eğitim, öğretim kurumları, aile ve asker ocağı

Tıpkı Sosyal Devlet/Milli Devlet’in ekonomi anlayışında olduğu gibi, eğitim konusunda da fırsat eşitliği devlet eliyle sağlanacaktır

05.08.2026 00:02:00
Haber Merkezi
 
Eğitim, öğretim kurumları, aile ve asker ocağı
Eğitim, öğretim kurumları, aile ve asker ocağı
Tıpkı Sosyal Devlet/Milli Devlet'in ekonomi anlayışında olduğu gibi, eğitim konusunda da fırsat eşitliği devlet eliyle sağlanacaktır.

Okumak isteyen her gence, lise öncesi eğitimde yapılacak yardımlar olduğu gibi; sınavsız üniversite gibi üniversite gençliğine yönelik projelerimiz ile her genç, devlet garantisinde okuma imkanına kavuşturulacaktır.

Okumak isteyen bir insanın bu imkândan mahrum edilmesi, demokrasi, insan hakları ve fırsat eşitliği ile bağdaştırılamaz.

Eğitim kaliteleri, öğretmen kalitesi ve dershane şartları birbiriyle kıyaslanmayacak kadar farklı düzeydeki, örneğin Kars ili ile İstanbul ilinden, iki öğrencinin, aynı sorularla üniversite sınavına sokularak bilgilerinin sınanması tam bir adaletsizlik örneğidir. Milli Devlet, sınavsız üniversiteye giriş imkânını her gencimize sunacaktır.

Bir Sosyal Devlet projesi olarak, her ihtiyaç sahibi öğrenciye ihtiyacını karşılayabilecek miktarda burs verilecektir. Eğitim anlayışımızda milli kültürü, milli tarihi, medeniyetimizi genç nesillere aktaracak düzenlemelerin yanında, Sosyal Devlet projelerimizle gençlere sağlanacak okuma kolaylığı, Milli Devletin gençlerinin yetişmesinin temellerini atacaktır.







AİLE

Milletlerin bekası için üç kurumun çok güçlü olması şarttır; devlet, ordu ve aile.

Aile, neslin yetiştirilmesinde son derece önemli bir misyona sahiptir. Aile kurumu sağlam olmayan milletlerin, geleceğe güvenle bakacakları bir nesle sahip olmaları mümkün değildir.

Aile, kişinin şahsiyetinin şekillendiği, ortamına bakarak ve bizzat yaşayarak kimlik kazandığı yerdir. Yetişkin insanların şahsiyetlerinin oluşmasında geçmişte aile ortamında gördükleri ve yaşadıkları son derece önemlidir. Bu manada en önemli vazife "anne" olarak kadına düşmektedir.

Anne, şefkatli kollarına milletlerin geleceğinin emanet edildiği mukaddes varlıktır. Bu sebeple ev hanımlarının evde yaptıkları, çok ciddi bir kamu hizmetidir. Milli Devlet, "insan işçisi" statüsüyle bütün ev hanımlarını maaşa bağlamakta ve emekli etmektedir.







ASKER OCAĞI

Milletlerin güvenliğinde asıl unsur olan askerlik, aynı zamanda bir eğitim ocağıdır. Bireylerin gelecek yıllarına en fazla etki eden dönemlerin başında askerlik hayatı gelmektedir.

Aidiyet duygusunun gelişip kazanıldığı askerlik ocağı, hiçbir etnik ayrımın olmadığı ve bireylerin tek kimlik etrafında tek yürek oldukları yerdir. Bireyler bu dönem içerisinde yaşadıkları tek millet olmanın şuurunu asla unutmamaktadırlar.

Bugün AB ilerleme raporlarında bireylerin askere gitmesini engelleyecek 'vicdani ret' uygulamasının devreye konması istenmektedir. Burada hedef, sadece asker sayısını azaltıp milletin güvenliğini tehlikeye düşürmek değildir; aynı zamanda çok ciddi bir eğitim ocağı olan askerlik ocağından mahrum edilen nesillerin millet olma şuurlarının da zaafiyete uğratılmasıdır.







TOPLUM

Bireyler, hayatları boyunca bütün sosyal münasebetlerinde bir etkileşim içerisindedirler. Özellikle medya, arkadaş çevresi, iş ortamı bireylerin kimlikleri üzerinde etkili olmaktadır.

Global güçlerin desteklemesi ile yerli medya kuruluşlarının bazıları, bu odaklara hizmet etmekte; yapılan yayınların etkisi ile kendi değerlerinden uzaklaştırılan bireyler, millet olma şuurunu da kaybetmektedirler.

Elbette özgürlükler çerçevesinde basın yayın özgürlüğüne kısıtlama getirilmesi mümkün değildir. Ancak medya üzerinden millete ait kimliğin zarar görmesine de müsaade edilmeyecektir.

İnsanına sahip çıkamayan milletlerin, geleceğe güvenle bakması mümkün değildir. Millet olarak en büyük sermayemiz, bütün insanlığa örnek olacak şekilde yetiştirilmiş nesillerimiz olacaktır." (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli)

Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz

Balıkesir'in Ayvalık ilçesi, son yılların en büyük orman yangınlarıyla mücadele ederken, Balıkesir Valiliği'nin 5 Mayıs 2026 tarih ve 2026/1 sayılı Orman Yangınları ile Mücadele Komisyonu Kararı kapsamında, 15 Haziran-30 Eylül 2026 tarihleri arasında belirlenen mesire alanları ve izin verilen noktalar dışında ormanlara giriş yasaklanmasına rağmen özellikle Ayvalık'taki bazı koy ve ormanlık alanlarda vatandaşların denetimsiz şekilde ormana girmeye devam ettiği gözleniyor

01.08.2026 11:41:00 / Güncelleme: 01.08.2026 11:45:00
İHA
 
Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz
Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz
Balıkesir Valiliğinin aldığı karar doğrultusunda, yangın sezonu boyunca yalnızca belirlenen orman parkları ve mesire alanlarında belirli kurallar çerçevesinde piknik yapılmasına izin verilirken, bunun dışındaki tüm ormanlık alanlara giriş 6831 sayılı Orman Kanunu kapsamında yasak bulunuyor.






Geçtiğimiz yıl söz konusu yasaklar Jandarma ekipleri tarafından sıkı şekilde denetlenirken, bu yıl denetim görevinin Orman İşletme Müdürlüğü ekiplerine bırakıldığı öğrenildi. Ancak sahadaki görüntüler, denetimlerin yeterli düzeyde yapılmadığı yönünde eleştirilere neden oluyor.








Objektiflere yansıyan fotoğraflarda, çok sayıda vatandaşın ormanlık alan içerisindeki sahillere rahatlıkla girerek gün boyu vakit geçirdiği görülüyor. Özellikle yoğun sıcakların ve kuvvetli rüzgârın etkili olduğu günlerde bu durumun, oluşabilecek bir ihmal veya dikkatsizlik sonucu yeni orman yangınlarına zemin hazırlayabileceği değerlendiriliyor.








Son günlerde Ayvalık, Gömeç ve çevresinde binlerce hektarlık alanın kül olduğu büyük orman yangınlarının ardından, vatandaşlar denetimlerin artırılmasını ve yasakların sadece kâğıt üzerinde kalmayıp sahada da etkin şekilde uygulanmasını istiyor.

Uzmanlar ise orman yangınlarıyla mücadelede en etkili yöntemin, yangın çıkmadan önce riskleri ortadan kaldıracak önleyici tedbirlerin eksiksiz uygulanması olduğuna dikkat çekiyor.

Ağustos ayı zaferlerle dolu

Ağustos ayı, Türk tarihinde yüzyıllardır "Zaferler Ayı" olarak anılır; ancak bu ayın en kritik ve kader tayin edici dönüm noktaları Kurtuluş Savaşı sırasında yaşanmıştır

31.07.2026 15:59:00
Hasan Gündoğdu
 
Ağustos ayı zaferlerle dolu
Ağustos ayı zaferlerle dolu
Millî Mücadele'nin hem savunma stratejisinden taarruza geçiş hazırlıkları hem de düşman ordusunun tamamen imha edildiği nihai askeri başarılar tam da bu ayın günlerine sığdırılmıştır.






Türk Tarihinde Ağustos'un Stratejik ve Psikolojik Önemi

Ağustos ayını Kurtuluş Savaşı açısından eşsiz kılan temel unsur, milletin var olma mücadelesinin en kritik dönemeçlerinin bu 31 gün içinde gerçekleşmiş olmasıdır. 1921 ve 1922 yıllarının Ağustos ayları, Türk ordusunun kaderini "savunma" çizgisinden "zafere" taşıyan iki büyük askeri ve toplumsal hamleye ev sahipliği yapmıştır.

Ayrıca Malazgirt (26 Ağustos 1071) ve Otlukbeli (11 Ağustos 1473) gibi tarihi zaferlerin de bu aya denk gelmesi, Mustafa Kemal Paşa ve kurmay heyeti için taarruz tarihinin seçiminde sembolik bir motivasyon kaynağı olmuştur.






Kurtuluş Savaşı'nın Ağustos Kronolojisi

Tekâlif-i Milliye Emirleri'nin Yayımlanması - 7-8 Ağustos 1921:
Kütahya-Eskişehir Muharebeleri sonrası ordunun ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla Mustafa Kemal Paşa tarafından yayımlanan topyekûn seferberlik emirleridir. Ülkenin tüm kaynakları ordunun emrine sunulmuş, millet-ordu bütünleşmesi sağlanmıştır.

Sakarya Meydan Muharebesi'nin Başlaması - 23 Ağustos 1921:
Yunan ordusunun Ankara'ya dönük son büyük taarruzuna karşı başlayan ve 22 gün 22 gece süren tarihi savunma savaşıdır. Mustafa Kemal Paşa'nın "Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır; o hat bütün vatandır" stratejisi ilk kez burada uygulanmıştır.

Büyük Taarruz'un Başlaması - 26 Ağustos 1922:
Sabaha karşı saat 05.30'da Kocatepe'den başlayan topçu ateşiyle nihai harekât başlatılmıştır. Türk ordusu gizlilik içinde tahkim ettiği cepheyi yararak Yunan savunma hattını çökertmiştir.

Başkomutanlık Meydan Muharebesi (Dumlupınar) - 30 Ağustos 1922:
Dumlupınar'da bizzat Mustafa Kemal Paşa'nın sevk ve idare ettiği muharebede düşman ordusunun ana unsurları kuşatılarak imha edilmiştir. Bu zafer, Milli Mücadele'nin askeri safhasının kesin sonucunu belirlemiştir.






Ağustos Ayında Elde Edilen Başarıların Katkıları

• Savunmadan Taarruza Geçiş: Sakarya Meydan Muharebesi ile 1683 Viyana Kuşatması'ndan beri süregelen Türk gerilemesi son bulmuş, askeri inisiyatif tamamen Türk ordusuna geçmiştir.

• Toplumun Topyekûn Seferber Edilmesi: 1921 Ağustos'undaki Tekâlif-i Milliye Kararları, bir milletin var varını yoğunu ordusuna adamasının dünyadaki en somut örneklerinden biri olmuş; lojistik zafiyet aşılmıştır.

• Diplomatik ve Siyasi Üstünlük: 30 Ağustos Zaferi, Mudanya Mütarekesi ve ardından Lozan Barış Antlaşması'na giden yolu açmış, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin uluslararası alandaki meşruiyetini tartışmasız biçimde pekiştirmiştir.

Ağustos ayı, yalnızca takvimdeki bir zaman dilimi değil; bir milletin yok oluşun eşiğinden dönerek bağımsızlığını ve egemenliğini yeniden tesis ettiği tarihi bir semboldür.

Köylülerin 52 kişilik 'Yangın timi' 7 gün 24 saat nöbet tutuyor

Eskişehir'in kırsal Kızılinler Mahallesi'nde yaşayan vatandaşlar, sıcak havalarla birlikte artan yangın riskine karşı traktör arkası su tankerli nöbet sistemi başlattı. Mahalledeki 52 traktör sahibinin dâhil olduğu 24 saatlik imece usulü nöbet sayesinde itfaiye gelinceye kadar alevlere ilk müdahale yapılıyor

31.07.2026 12:36:00
İHA
 
Köylülerin 52 kişilik 'Yangın timi' 7 gün 24 saat nöbet tutuyor
Köylülerin 52 kişilik 'Yangın timi' 7 gün 24 saat nöbet tutuyor
Tepebaşı ilçesine bağlı kırsal Kızılinler Mahallesi sakinleri, sıcak havaların etkisiyle kuruyan otların neden olduğu yangın tehlikesine karşı örnek bir önlem aldı. Mahalle halkı, Eskişehir Orman Bölge Müdürlüğü tarafından tedbir amacıyla verilen 3 tonluk yangın tankerini aktif tutmak için 24 saat esaslı bir nöbet sistemi kurdu.






52 traktör sahibi 24 saat esasıyla nöbet tutuyor

Mahallede bulunan 52 traktör sahibi, sırayla 24 saatlik nöbetler üstleniyor. Sabah 09.00'da başlayan nöbet, ertesi gün aynı saate kadar devam ediyor. Nöbet tutan vatandaşlar dürbünle çevreyi gözlüyor. Muhtemel bir ihbar, duman veya alev görülmesi durumunda nöbetçi, önceden suyu doldurulmuş tanker takılı traktörüyle hızla olay yerine gidiyor. Yangına ilk müdahaleyi yapan nöbetçi, bir yandan da durumu itfaiyeye bildiriyor ve mahallenin ortak WhatsApp grubu üzerinden organize oluyor.








"Amacımız itfaiye gelinceye kadar alevleri kontrol altına almak"

Mahalle Muhtarı Halil İbrahim Can, bu yıl otların çok fazla yükselip kuruması nedeniyle riskin arttığını belirterek, "Bu döneme gelince de hasat mevsimi yaklaştıkça otların da kurumasıyla karşılaştık biz. Dolayısıyla çevrede gözlemlemeye başladık. Bunu biz daha önce de yapardık ama bu seneki gibi değildi. Bu sene otlar çok yükseldi, aşırı derecede kurudu ve sıcaklar başladıktan sonra da böyle bir tehlike oluştu. Yangın tehlikesi oluştu. Dolayısıyla biz de bir önlem almak istedik. Bunu ne yapabiliriz dedik. İşte Orman Bölge Müdürlüğümüzün Eskişehir'de bazı köylere vermiş olduğu tedbir amaçlı yangın tankerleri var. Bunlar 3'er tonluk traktörlerle kullanılabilen tankerler. Biz de bu tankeri aktif tutabilmek için suyunu doldurduk ve köyde mevcut olan 52 traktör sahibine bir nöbet yazdık. Bu nöbetler art arda devam ediyor. Sabah 9 ve ertesi gün 9'a kadar bu şekilde bir nöbet tutuluyor. Dolayısıyla burada çıkabilecek olan yangınlara ya da herhangi bir probleme karşı biz daha hızlı ve etkili davranabilmek için traktörlerimizi hazır tutuyoruz. Nöbetleri de aynı şekilde arkadaşlar aksatmadan devam ediyorlar. Ben kendilerine bu anlamda teşekkür ediyorum. Nöbetin tutulması sırasında acil durumda işi çıkanlar ya da bir başka işe gidecek olanlar nöbetini devredebiliyor. Bize ya da nöbetçi arkadaşa bir ihbar geldiğinde acilen hareket ediyor. Bizim de köyde oluşturduğumuz bir WhatsApp grubumuz var. Bu grup üzerinden de ben bunları yazıyorum. Yani şehir itfaiyesi gelinceye kadar biz yakın olduğumuz için şehir itfaiyesi gelene kadar en azından bir kontrol altına almaya çalışıyoruz" dedi.








"Alevlerin önünü alıp söndürdük"

Geçtiğimiz günlerde gelen bir ihbar üzerine hızla hareket ederek yangının büyümesini engelleyen 64 yaşındaki mahalle sakini Yusuf Kızılin ise, şunları söyledi:
"Bugün çıkan ot yangınına telefonla ihbar gelir gelmez yangın yerine hemen ulaştım. Müdahale ettik ve alevlerin önünü alıp söndürdük. Bizden sonra gelen itfaiye ekipleri de soğutma çalışması yaptı. 7/24 hazırız, her yangına ulaşırız."








Kurdukları bu nöbet sistemi ve gösterdikleri dayanışma sayesinde Kızılinler halkı, hem evlerini ve hem de tarım arazilerini hem de çevre ormanları yangın tehlikesine karşı korumayı sürdürüyor.













Mersin'deki orman yangını: Yangın söndürüldü

Mersin'in Aydıncık ilçesinde dün sabah saatlerinde çıkan orman yangını havadan ve karadan ekiplerin 10 saatlik mücadelesiyle söndürülürken, bugün de bölgede soğutma çalışmasına devam ediliyor. Orman işçilerinin soğutma çalışmasına havadan helikopterler de destek veriyor

31.07.2026 12:03:00
İHA
 
Mersin'deki orman yangını: Yangın söndürüldü
Mersin'deki orman yangını: Yangın söndürüldü
Alınan bilgiye göre, dün saat 09.20 sıralarında Aydıncık ilçesi Eskiyürük Mahallesi Karatepe mevkiindeki ormanlık alanda henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. Orman Genel Müdürlüğü'ne ait İnsansız Hava Aracı (İHA) yangını tespit etti. Bunun üzerine Mersin Orman Bölge Müdürlüğü koordinesinde çok sayıda ekip bölgeye sevk edildi.






2 yangın söndürme uçağı, 3 helikopter, 35 arazöz ve 15 su ikmal aracının da bulunduğu birçok kurumdan toplam 140 araç ile 401 personelin müdahale ettiği yangın 10'uncu saatte kontrol altına alındı. Gece boyunca zaman zaman rüzgarla alevlenen bölgeler ise soğutma çalışması yapan ekipler tarafından zamanında müdahale ile büyümeden söndürüldü.








Sabaha kadar süren çalışmalar gün ağarmasıyla yoğunluk kazandı. Helikopterler havadan, arazözlerle birlikte orman işçileri ise karadan soğutma çalışmasına ara vermeden devam ediyor. Mersin Valiliği, dün yangın nedeniyle bölgede bulunan 145 kişinin yaşadığı 80 haneyi tedbir amaçlı tahliye etmişti.













Tokat'ın doğal güzelliği 5 yıldır ziyaretlere kapalı

Tokat'ın Pazar ilçesinde 110 kuş türüne ev sahipliği yapan göç yolu üzerindeki Kaz Gölü, çevre düzenleme çalışmaları nedeniyle 5 yılı aşkın süredir ziyaretçilere kapalı. Sazlık alanları, su ekosistemi ve doğal yaşam zenginliğiyle dikkat çeken göl, tamamlanacak çalışmaların ardından yeniden doğa turizmine kazandırılmayı bekliyor

30.07.2026 12:17:00
İHA
 
Tokat'ın doğal güzelliği 5 yıldır ziyaretlere kapalı
Tokat'ın doğal güzelliği 5 yıldır ziyaretlere kapalı
Tokat'ın doğal yaşam alanlarından Kaz Gölü, 16 Haziran 2021'de başlatılan çevre düzenleme çalışmaları nedeniyle ziyarete kapatıldı. Bakanlar Kurulu kararıyla 2006 yılında 'Yaban hayatı geliştirme sahası' ilan edilen gölde yürüyüş ve bisiklet yolları, seyir kuleleri, kır lokantası, gün batımı terası, mescit ve sosyal donatı alanlarının yapılması amacıyla başlatılan projenin ilk etapta 2021 yılı sonunda tamamlanması planlanıyordu. Ancak pandemi süreci ve 6 Şubat depremleri sonrasında çalışmalar çeşitli nedenlerle uzadı.






"Yakın zamanda açacağız" denilmişti

Dönemin Tokat Valisi Numan Hatipoğlu, 15 Mart 2024 tarihinde İhlas Haber Ajansı'na yaptığı açıklamada Kaz Gölü'ndeki çalışmaların son aşamaya geldiğini belirterek, "İnşaat sürecimiz biraz uzadı ama yakın bir zaman içerisinde faaliyete açacağız. Sadece yürüyüş alanının yolunun betonlanması kaldı. Doğayla barışık güzel bir çalışma yapıyoruz" ifadelerini kullanmıştı.








Vali değişti proje tamamlanamadı

Aradan geçen 2 yılı aşkın sürede Tokat'ta valilik görevinde değişiklik yaşanırken, Kaz Gölü ise halen ziyaretçilere açılamadı. Bölgede seyir kuleleri, yürüyüş yolları ve sosyal tesislerin büyük bölümünün tamamlandığı görülse de tesis resmi olarak hizmete alınmadı.








110 kuş türünün yaşam alanı

Yaklaşık 117 hektarlık alana sahip Kaz Gölü, göçmen kuşların önemli konaklama noktalarından biri olmasının yanı sıra 110 farklı kuş türüne ev sahipliği yapıyor. Sazlık alanları, su ekosistemi ve doğal yaşam zenginliğiyle dikkat çeken göl, tamamlanacak çalışmaların ardından yeniden doğa turizmine kazandırılmayı bekliyor.




















Seydikemer'deki orman yangınında acı tablo ortaya çıktı

Muğla'nın Seydikemer ilçesinde başlayan orman yangınında 24 saati aşkın süre geride kalırken, gece boyunca yürütülen yoğun müdahale sayesinde yangın büyük ölçüde kontrol altına alındı

30.07.2026 11:50:00
İhlas Haber Ajansı
 
Seydikemer'deki orman yangınında acı tablo ortaya çıktı
Seydikemer'deki orman yangınında acı tablo ortaya çıktı
Muğla'nın Seydikemer ilçesinde sabah saatlerinde başlayan orman yangınında 24 saati aşkın süre geride kalırken, gece boyunca yürütülen yoğun müdahale sayesinde yangın büyük ölçüde kontrol altına alındı. Günün ilk ışıklarıyla birlikte hava araçlarının da yeniden devreye girmesiyle yangını tamamen kontrol altına alma çalışmaları aralıksız sürerken, günün aydınlanmasıyla birlikte ise alevlerin geride bıraktığı acı tablo ortaya çıktı.






Seydikemer ilçesi Bayır Mahallesi'nde 29 Temmuz Çarşamba günü saat 07.45 sıralarında çıkan ve şiddetli rüzgarın etkisiyle kısa sürede ormanlık alana yayılan yangına, 24 saati aşkın süredir havadan ve karadan yoğun şekilde müdahale ediliyor. 






Gece boyunca sürdürülen çalışmalar sonucunda yangının ilerleyişi büyük ölçüde durdurulurken, ekipler gece boyunca tam kontrolü sağlamak için çalışmalarını aralıksız sürdürdü. Sabah saatlerinde hava araçlarının yeniden görev almasıyla birlikte söndürme çalışmaları hız kazandı. Yangının tamamen kontrol altına alınması için ekiplerin havadan ve karadan yoğun mücadelesi devam ediyor.






Yangından etkilenen bölgelerde bazı evlerin kullanılamaz hale geldiği, traktörlerin ise tamamen yanarak hurdaya döndüğü görüldü. Alevlerin etkili olduğu alanlarda çok sayıda ağacın kül olduğu, geniş bir ormanlık alanın siyaha büründüğü dikkat çekti.






Ekipler bölgede çalışmalarını aralıksız sürdürürken, yangının çıkış nedenine ilişkin inceleme de devam ediyor.

Trabzon Araklı'da 5 katlı binada çıkan yangın söndürüldü

Trabzon'un Araklı ilçesinde bugün sabah saatlerinde 5 katlı bir binanın çatı katında çıkan yangın söndürüldü

30.07.2026 11:49:00
İHA
 
Trabzon Araklı'da 5 katlı binada çıkan yangın söndürüldü
Trabzon Araklı'da 5 katlı binada çıkan yangın söndürüldü
Alınan bilgiye göre, Araklı ilçe merkezinde bulunan 5 katlı bir binanı çatı katında henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. Yangın nedeniyle yoğun bir alev ve duman oluşurken, yangına Trabzon Büyükşehir Belediyesi İtfaiye ekipleri müdahale etti.






Çatıda bulunan izolasyon malzemeleri nedeniyle yangını söndürmekte güçlük yaşanırken, yangın ekiplerin yoğun müdahalesi sonrasında kontrol altına alınarak söndürüldü. 






Maddi hasarın oluştuğu yangının çıkış nedeniyle ilgili çalışma başlatıldı.






Kütahya'da orman yangını: Ekipler müdahale ediyor

Kütahya'nın Çavdarhisar ilçesine bağlı Afşar köyü yakınlarında orman yangını çıktı

29.07.2026 12:36:00
İHA
 
Kütahya'da orman yangını: Ekipler müdahale ediyor
Kütahya'da orman yangını: Ekipler müdahale ediyor
Edinilen bilgilere göre, henüz belirlenemeyen bir nedenle Cin Ali'nin Kuyusu mevkisinde başlayan yangının ardından bölgeye Çavdarhisar Belediyesi itfaiye ekipleri ile Orman İşletme Müdürlüğüne bağlı arazözler ve yangın söndürme ekipleri sevk edildi. Yangına müdahale çalışmalarına daha sonra bir yangın söndürme helikopteri de destek vermeye başladı.






Yaklaşık 2 hektarlık alanda etkili olduğu belirtilen yangının çamlık alanda devam ettiği öğrenildi. Ekipler, alevlerin daha geniş bir alana yayılmasını önlemek ve yangını kontrol altına almak için havadan ve karadan yoğun çalışmalarını sürdürüyor.








Yangının çıkış nedeniyle ilgili inceleme başlatılırken, söndürme çalışmaları devam ediyor.













logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.