Eğitim, öğretim kurumları, aile ve asker ocağı
Tıpkı Sosyal Devlet/Milli Devlet’in ekonomi anlayışında olduğu gibi, eğitim konusunda da fırsat eşitliği devlet eliyle sağlanacaktır
05.08.2026 00:02:00
Haber Merkezi
Haber Merkezi





Tıpkı Sosyal Devlet/Milli Devlet'in ekonomi anlayışında olduğu gibi, eğitim konusunda da fırsat eşitliği devlet eliyle sağlanacaktır.
Okumak isteyen her gence, lise öncesi eğitimde yapılacak yardımlar olduğu gibi; sınavsız üniversite gibi üniversite gençliğine yönelik projelerimiz ile her genç, devlet garantisinde okuma imkanına kavuşturulacaktır.
Okumak isteyen bir insanın bu imkândan mahrum edilmesi, demokrasi, insan hakları ve fırsat eşitliği ile bağdaştırılamaz.
Eğitim kaliteleri, öğretmen kalitesi ve dershane şartları birbiriyle kıyaslanmayacak kadar farklı düzeydeki, örneğin Kars ili ile İstanbul ilinden, iki öğrencinin, aynı sorularla üniversite sınavına sokularak bilgilerinin sınanması tam bir adaletsizlik örneğidir. Milli Devlet, sınavsız üniversiteye giriş imkânını her gencimize sunacaktır.
Bir Sosyal Devlet projesi olarak, her ihtiyaç sahibi öğrenciye ihtiyacını karşılayabilecek miktarda burs verilecektir. Eğitim anlayışımızda milli kültürü, milli tarihi, medeniyetimizi genç nesillere aktaracak düzenlemelerin yanında, Sosyal Devlet projelerimizle gençlere sağlanacak okuma kolaylığı, Milli Devletin gençlerinin yetişmesinin temellerini atacaktır.

AİLE
Milletlerin bekası için üç kurumun çok güçlü olması şarttır; devlet, ordu ve aile.
Aile, neslin yetiştirilmesinde son derece önemli bir misyona sahiptir. Aile kurumu sağlam olmayan milletlerin, geleceğe güvenle bakacakları bir nesle sahip olmaları mümkün değildir.
Aile, kişinin şahsiyetinin şekillendiği, ortamına bakarak ve bizzat yaşayarak kimlik kazandığı yerdir. Yetişkin insanların şahsiyetlerinin oluşmasında geçmişte aile ortamında gördükleri ve yaşadıkları son derece önemlidir. Bu manada en önemli vazife "anne" olarak kadına düşmektedir.
Anne, şefkatli kollarına milletlerin geleceğinin emanet edildiği mukaddes varlıktır. Bu sebeple ev hanımlarının evde yaptıkları, çok ciddi bir kamu hizmetidir. Milli Devlet, "insan işçisi" statüsüyle bütün ev hanımlarını maaşa bağlamakta ve emekli etmektedir.

ASKER OCAĞI
Milletlerin güvenliğinde asıl unsur olan askerlik, aynı zamanda bir eğitim ocağıdır. Bireylerin gelecek yıllarına en fazla etki eden dönemlerin başında askerlik hayatı gelmektedir.
Aidiyet duygusunun gelişip kazanıldığı askerlik ocağı, hiçbir etnik ayrımın olmadığı ve bireylerin tek kimlik etrafında tek yürek oldukları yerdir. Bireyler bu dönem içerisinde yaşadıkları tek millet olmanın şuurunu asla unutmamaktadırlar.
Bugün AB ilerleme raporlarında bireylerin askere gitmesini engelleyecek 'vicdani ret' uygulamasının devreye konması istenmektedir. Burada hedef, sadece asker sayısını azaltıp milletin güvenliğini tehlikeye düşürmek değildir; aynı zamanda çok ciddi bir eğitim ocağı olan askerlik ocağından mahrum edilen nesillerin millet olma şuurlarının da zaafiyete uğratılmasıdır.

TOPLUM
Bireyler, hayatları boyunca bütün sosyal münasebetlerinde bir etkileşim içerisindedirler. Özellikle medya, arkadaş çevresi, iş ortamı bireylerin kimlikleri üzerinde etkili olmaktadır.
Global güçlerin desteklemesi ile yerli medya kuruluşlarının bazıları, bu odaklara hizmet etmekte; yapılan yayınların etkisi ile kendi değerlerinden uzaklaştırılan bireyler, millet olma şuurunu da kaybetmektedirler.
Elbette özgürlükler çerçevesinde basın yayın özgürlüğüne kısıtlama getirilmesi mümkün değildir. Ancak medya üzerinden millete ait kimliğin zarar görmesine de müsaade edilmeyecektir.
İnsanına sahip çıkamayan milletlerin, geleceğe güvenle bakması mümkün değildir. Millet olarak en büyük sermayemiz, bütün insanlığa örnek olacak şekilde yetiştirilmiş nesillerimiz olacaktır." (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli)
Okumak isteyen her gence, lise öncesi eğitimde yapılacak yardımlar olduğu gibi; sınavsız üniversite gibi üniversite gençliğine yönelik projelerimiz ile her genç, devlet garantisinde okuma imkanına kavuşturulacaktır.
Okumak isteyen bir insanın bu imkândan mahrum edilmesi, demokrasi, insan hakları ve fırsat eşitliği ile bağdaştırılamaz.
Eğitim kaliteleri, öğretmen kalitesi ve dershane şartları birbiriyle kıyaslanmayacak kadar farklı düzeydeki, örneğin Kars ili ile İstanbul ilinden, iki öğrencinin, aynı sorularla üniversite sınavına sokularak bilgilerinin sınanması tam bir adaletsizlik örneğidir. Milli Devlet, sınavsız üniversiteye giriş imkânını her gencimize sunacaktır.
Bir Sosyal Devlet projesi olarak, her ihtiyaç sahibi öğrenciye ihtiyacını karşılayabilecek miktarda burs verilecektir. Eğitim anlayışımızda milli kültürü, milli tarihi, medeniyetimizi genç nesillere aktaracak düzenlemelerin yanında, Sosyal Devlet projelerimizle gençlere sağlanacak okuma kolaylığı, Milli Devletin gençlerinin yetişmesinin temellerini atacaktır.

AİLE
Milletlerin bekası için üç kurumun çok güçlü olması şarttır; devlet, ordu ve aile.
Aile, neslin yetiştirilmesinde son derece önemli bir misyona sahiptir. Aile kurumu sağlam olmayan milletlerin, geleceğe güvenle bakacakları bir nesle sahip olmaları mümkün değildir.
Aile, kişinin şahsiyetinin şekillendiği, ortamına bakarak ve bizzat yaşayarak kimlik kazandığı yerdir. Yetişkin insanların şahsiyetlerinin oluşmasında geçmişte aile ortamında gördükleri ve yaşadıkları son derece önemlidir. Bu manada en önemli vazife "anne" olarak kadına düşmektedir.
Anne, şefkatli kollarına milletlerin geleceğinin emanet edildiği mukaddes varlıktır. Bu sebeple ev hanımlarının evde yaptıkları, çok ciddi bir kamu hizmetidir. Milli Devlet, "insan işçisi" statüsüyle bütün ev hanımlarını maaşa bağlamakta ve emekli etmektedir.

ASKER OCAĞI
Milletlerin güvenliğinde asıl unsur olan askerlik, aynı zamanda bir eğitim ocağıdır. Bireylerin gelecek yıllarına en fazla etki eden dönemlerin başında askerlik hayatı gelmektedir.
Aidiyet duygusunun gelişip kazanıldığı askerlik ocağı, hiçbir etnik ayrımın olmadığı ve bireylerin tek kimlik etrafında tek yürek oldukları yerdir. Bireyler bu dönem içerisinde yaşadıkları tek millet olmanın şuurunu asla unutmamaktadırlar.
Bugün AB ilerleme raporlarında bireylerin askere gitmesini engelleyecek 'vicdani ret' uygulamasının devreye konması istenmektedir. Burada hedef, sadece asker sayısını azaltıp milletin güvenliğini tehlikeye düşürmek değildir; aynı zamanda çok ciddi bir eğitim ocağı olan askerlik ocağından mahrum edilen nesillerin millet olma şuurlarının da zaafiyete uğratılmasıdır.

TOPLUM
Bireyler, hayatları boyunca bütün sosyal münasebetlerinde bir etkileşim içerisindedirler. Özellikle medya, arkadaş çevresi, iş ortamı bireylerin kimlikleri üzerinde etkili olmaktadır.
Global güçlerin desteklemesi ile yerli medya kuruluşlarının bazıları, bu odaklara hizmet etmekte; yapılan yayınların etkisi ile kendi değerlerinden uzaklaştırılan bireyler, millet olma şuurunu da kaybetmektedirler.
Elbette özgürlükler çerçevesinde basın yayın özgürlüğüne kısıtlama getirilmesi mümkün değildir. Ancak medya üzerinden millete ait kimliğin zarar görmesine de müsaade edilmeyecektir.
İnsanına sahip çıkamayan milletlerin, geleceğe güvenle bakması mümkün değildir. Millet olarak en büyük sermayemiz, bütün insanlığa örnek olacak şekilde yetiştirilmiş nesillerimiz olacaktır." (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli)






























































































