logo
05 AĞUSTOS 2026

Eğitim, öğretim kurumları, aile ve asker ocağı

Tıpkı Sosyal Devlet/Milli Devlet’in ekonomi anlayışında olduğu gibi, eğitim konusunda da fırsat eşitliği devlet eliyle sağlanacaktır

05.08.2026 00:02:00
Haber Merkezi
 
Eğitim, öğretim kurumları, aile ve asker ocağı
Eğitim, öğretim kurumları, aile ve asker ocağı
Tıpkı Sosyal Devlet/Milli Devlet'in ekonomi anlayışında olduğu gibi, eğitim konusunda da fırsat eşitliği devlet eliyle sağlanacaktır.

Okumak isteyen her gence, lise öncesi eğitimde yapılacak yardımlar olduğu gibi; sınavsız üniversite gibi üniversite gençliğine yönelik projelerimiz ile her genç, devlet garantisinde okuma imkanına kavuşturulacaktır.

Okumak isteyen bir insanın bu imkândan mahrum edilmesi, demokrasi, insan hakları ve fırsat eşitliği ile bağdaştırılamaz.

Eğitim kaliteleri, öğretmen kalitesi ve dershane şartları birbiriyle kıyaslanmayacak kadar farklı düzeydeki, örneğin Kars ili ile İstanbul ilinden, iki öğrencinin, aynı sorularla üniversite sınavına sokularak bilgilerinin sınanması tam bir adaletsizlik örneğidir. Milli Devlet, sınavsız üniversiteye giriş imkânını her gencimize sunacaktır.

Bir Sosyal Devlet projesi olarak, her ihtiyaç sahibi öğrenciye ihtiyacını karşılayabilecek miktarda burs verilecektir. Eğitim anlayışımızda milli kültürü, milli tarihi, medeniyetimizi genç nesillere aktaracak düzenlemelerin yanında, Sosyal Devlet projelerimizle gençlere sağlanacak okuma kolaylığı, Milli Devletin gençlerinin yetişmesinin temellerini atacaktır.







AİLE

Milletlerin bekası için üç kurumun çok güçlü olması şarttır; devlet, ordu ve aile.

Aile, neslin yetiştirilmesinde son derece önemli bir misyona sahiptir. Aile kurumu sağlam olmayan milletlerin, geleceğe güvenle bakacakları bir nesle sahip olmaları mümkün değildir.

Aile, kişinin şahsiyetinin şekillendiği, ortamına bakarak ve bizzat yaşayarak kimlik kazandığı yerdir. Yetişkin insanların şahsiyetlerinin oluşmasında geçmişte aile ortamında gördükleri ve yaşadıkları son derece önemlidir. Bu manada en önemli vazife "anne" olarak kadına düşmektedir.

Anne, şefkatli kollarına milletlerin geleceğinin emanet edildiği mukaddes varlıktır. Bu sebeple ev hanımlarının evde yaptıkları, çok ciddi bir kamu hizmetidir. Milli Devlet, "insan işçisi" statüsüyle bütün ev hanımlarını maaşa bağlamakta ve emekli etmektedir.







ASKER OCAĞI

Milletlerin güvenliğinde asıl unsur olan askerlik, aynı zamanda bir eğitim ocağıdır. Bireylerin gelecek yıllarına en fazla etki eden dönemlerin başında askerlik hayatı gelmektedir.

Aidiyet duygusunun gelişip kazanıldığı askerlik ocağı, hiçbir etnik ayrımın olmadığı ve bireylerin tek kimlik etrafında tek yürek oldukları yerdir. Bireyler bu dönem içerisinde yaşadıkları tek millet olmanın şuurunu asla unutmamaktadırlar.

Bugün AB ilerleme raporlarında bireylerin askere gitmesini engelleyecek 'vicdani ret' uygulamasının devreye konması istenmektedir. Burada hedef, sadece asker sayısını azaltıp milletin güvenliğini tehlikeye düşürmek değildir; aynı zamanda çok ciddi bir eğitim ocağı olan askerlik ocağından mahrum edilen nesillerin millet olma şuurlarının da zaafiyete uğratılmasıdır.







TOPLUM

Bireyler, hayatları boyunca bütün sosyal münasebetlerinde bir etkileşim içerisindedirler. Özellikle medya, arkadaş çevresi, iş ortamı bireylerin kimlikleri üzerinde etkili olmaktadır.

Global güçlerin desteklemesi ile yerli medya kuruluşlarının bazıları, bu odaklara hizmet etmekte; yapılan yayınların etkisi ile kendi değerlerinden uzaklaştırılan bireyler, millet olma şuurunu da kaybetmektedirler.

Elbette özgürlükler çerçevesinde basın yayın özgürlüğüne kısıtlama getirilmesi mümkün değildir. Ancak medya üzerinden millete ait kimliğin zarar görmesine de müsaade edilmeyecektir.

İnsanına sahip çıkamayan milletlerin, geleceğe güvenle bakması mümkün değildir. Millet olarak en büyük sermayemiz, bütün insanlığa örnek olacak şekilde yetiştirilmiş nesillerimiz olacaktır." (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli)

Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı

Büyükçekmece'de meydana gelen göçükte 2 kişinin toprak altında kaldığı ihtimali üzerine başlatılan arama kurtarma çalışmaları, göçük altında kimsenin bulunmadığının tespit edilmesinin ardından sona erdi

04.08.2026 00:30:00 / Güncelleme: 04.08.2026 06:17:18
İHA
 
Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı
Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı
Mimar Sinan Sahili'nde meydana gelen toprak kaymasının ardından göçük altında 2 kişinin bulunduğu iddiasına ilişkin yürütülen arama kurtarma çalışmaları sona erdi. AFAD, itfaiye, sağlık ve polis ekiplerinin iş makineleri desteğiyle yürüttüğü çalışmalarda herhangi bir kişiye rastlanmadı. Çalışmaların tamamlanmasının ardından ekipler bölgeden ayrıldı.








Akşam saatlerinde olay yerinde inceleme yaparak bilgi alan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Vekili Nuri Arslan, "Saat 18.00 civarı, Büyükçekmece Mimar Sinan Mahallesi'nde bir toprak kayması oldu. Olay duyulunca itfaiye, AFAD ekiplerimiz, Büyükçekmece Belediye Başkan Vekilimiz, Kaymakamımız, Valiliğimizle berabere olay yerine geldik. Şu an itibariyle toprak kayması olduğu yerde, toprak kaldırıldı. Şu ana kadar herhangi bir olumsuzluk yok. Hiçbir can kaybı ile karşı karşıya değiliz, şu an itibariyle de olay yeri temizlenmiş durumda. Burası, kum kaya dediğimiz bir sistem üzerine oturtulmuş ama yukarıda anladığım kadarıyla, tarım yapmış veya yoğun bahçe sulama nedeniyle oluşan bir toprak kayması. İlk ihbar, bir anne ve bir çocuk kaldığı, sonra üç kişi diye bir ihbar geldi ama tüm yetkililerle birlikte bir çalışma yaptık ve olumsuz bir şeye rastlamadık" dedi.








Toprak kayması anında bölgede olduğunu belirten Metin Küçük isimli bir vatandaş, "Buradan geçip sahile giderken bir patırtı koptu. Orada bir aile gördüm. Toprak gelince aile kalktı, oradan çıktılar" diye konuştu.

Olay hakkında konuşan görgü tanığı Çağlayan İşgören ise, "Yıkım anını görmedim ama ambulanslarla itfaiyeyi görünce yangın vardır diye tahmin ettim. Merak edip aşağı indim. Bir anne ile çocuğunun toprak altında kaldığını söylediler ama tam belli değildi. Allah'tan pazar günü olmadı. Yoksa çok insan altında kalırdı. Çünkü pazar günü iğne atsan yere düşmüyor buralarda" şeklinde konuştu.
 

Adana'daki kadın cinayetinde 13 tutuklama

Adana'da 24 yaşındaki kadını sokak ortasında öldüren zanlı, yaklaşık 750 saatlik kamera görüntülerinin incelemesinin ardından İstanbul'da saklandığı petshopta yakalandı

03.08.2026 10:50:00
İhlas Haber Ajansı
 
Adana'daki kadın cinayetinde 13 tutuklama
Adana'daki kadın cinayetinde 13 tutuklama
Adana'da 24 yaşındaki kadını sokak ortasında tabancayla vurarak öldüren zanlı, yaklaşık 750 saatlik kamera görüntülerinin incelemesinin ardından İstanbul'da saklandığı petshopta yakalandı. Şüphelinin ifadesinde cinayeti kıskançlık nedeniyle işlediğini öne sürdüğü öğrenilirken, olayla ilgili gözaltına alınarak adliyeye sevk edilen 15 şüpheliden 13'ü tutuklandı.






Olay, 24 Temmuz'da merkez Seyhan ilçesi Gülbahçesi Mahallesi 13362. Sokak'ta meydana geldi. İddiaya göre, Reyhan Acar (24) sokakta bir kişinin tabancayla açtığı ateş sonucu kanlar içerisinde yere yığılırken, saldırgan olay yerinden kaçtı. Çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. İlk müdahalesi olay yerinde yapılan Acar, ambulansla kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, cinayeti aydınlatmak için yaklaşık 750 saatlik güvenlik kamerası görüntüsünü mercek altına aldı. Yapılan çalışmalar sonucunda saldırıyı Bilal F.'nin (24) gerçekleştirdiği belirlendi. Şüphelinin eşi Öykü F. (22) ile birlikte İstanbul'a kaçtığını tespit eden ekipler, soruşturmayı derinleştirdi. Çalışmalarda Bilal F.'nin kaçmasına ve saklanmasına yardım ettiği öne sürülen 13 kişinin kimliği de belirlendi.







Yunanistan'a kaçma planı başarısız oldu

Yapılan araştırmalarda Bilal F. ile eşi Öykü F.'nin Edirne'ye giderek Yunanistan'a kaçmayı planladığı tespit edildi. Ancak polis uygulamasını fark eden şüphelilerin ayçiçeği tarlasına kaçarak izlerini kaybettirdiği, bir gece burada saklandıktan sonra yeniden İstanbul'a döndükleri öğrenildi.







Yakalanmamak için 3 saatte bir adres değiştirdi, petshopta yakalandı

Cinayet dedektifleri, şüphelilerin İstanbul Bahçeşehir'de bir sitede saklandığını belirledi. Özel Harekat polislerinin de desteğiyle düzenlenen operasyonda Öykü F. sitenin bahçesinde yakalanırken, Bilal F. adreste bulunamadı. Bölgedeki güvenlik kameralarını inceleyen ekipler, zanlının yakalanmamak için yaklaşık 3 saatte bir adres değiştirdiğini belirledi. İzini süren polis, Bilal F.'yi siteye yakın bir petshopta saklanırken yakalayarak gözaltına aldı.

Bilal F.'nin yakalanmasının ardından harekete geçen ekipler, şüphelinin Adana'dan kaçmasına ve İstanbul'da saklanmasına yardım ettiği belirlenen 13 kişiyi de eş zamanlı operasyonlarla gözaltına aldı. Gözaltına alınanlar arasında bulunan Fırat T.'nin cinayet suçundan 39 yıl, Şeyhmus Y.'nin ise yine cinayet suçundan 37 yıl kesinleşmiş hapis cezasıyla arandığı öğrenildi.









Cinayeti kıskançlık nedeniyle işlediğini öne sürdü

Emniyetteki sorgusunda Bilal F.'nin "Reyhan ile ilişkimiz vardı. Başkasıyla görüştüğünü düşündüğüm için kıskançlık krizine girdim. Bu nedenle saldırıyı gerçekleştirdim" dediği öne sürüldü.

Emniyetteki işlemlerinin ardından Bilal F. ve eşi Öykü F. ile birlikte 15 şüpheli adliyeye sevk edildi. Mahkemeye çıkartılan Bilal F. ve 12 şüpheli tutuklanırken, Bilal F.'nin eşi Öykü F. ile 1 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz

Balıkesir'in Ayvalık ilçesi, son yılların en büyük orman yangınlarıyla mücadele ederken, Balıkesir Valiliği'nin 5 Mayıs 2026 tarih ve 2026/1 sayılı Orman Yangınları ile Mücadele Komisyonu Kararı kapsamında, 15 Haziran-30 Eylül 2026 tarihleri arasında belirlenen mesire alanları ve izin verilen noktalar dışında ormanlara giriş yasaklanmasına rağmen özellikle Ayvalık'taki bazı koy ve ormanlık alanlarda vatandaşların denetimsiz şekilde ormana girmeye devam ettiği gözleniyor

01.08.2026 11:41:00 / Güncelleme: 01.08.2026 11:45:00
İHA
 
Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz
Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz
Balıkesir Valiliğinin aldığı karar doğrultusunda, yangın sezonu boyunca yalnızca belirlenen orman parkları ve mesire alanlarında belirli kurallar çerçevesinde piknik yapılmasına izin verilirken, bunun dışındaki tüm ormanlık alanlara giriş 6831 sayılı Orman Kanunu kapsamında yasak bulunuyor.






Geçtiğimiz yıl söz konusu yasaklar Jandarma ekipleri tarafından sıkı şekilde denetlenirken, bu yıl denetim görevinin Orman İşletme Müdürlüğü ekiplerine bırakıldığı öğrenildi. Ancak sahadaki görüntüler, denetimlerin yeterli düzeyde yapılmadığı yönünde eleştirilere neden oluyor.








Objektiflere yansıyan fotoğraflarda, çok sayıda vatandaşın ormanlık alan içerisindeki sahillere rahatlıkla girerek gün boyu vakit geçirdiği görülüyor. Özellikle yoğun sıcakların ve kuvvetli rüzgârın etkili olduğu günlerde bu durumun, oluşabilecek bir ihmal veya dikkatsizlik sonucu yeni orman yangınlarına zemin hazırlayabileceği değerlendiriliyor.








Son günlerde Ayvalık, Gömeç ve çevresinde binlerce hektarlık alanın kül olduğu büyük orman yangınlarının ardından, vatandaşlar denetimlerin artırılmasını ve yasakların sadece kâğıt üzerinde kalmayıp sahada da etkin şekilde uygulanmasını istiyor.

Uzmanlar ise orman yangınlarıyla mücadelede en etkili yöntemin, yangın çıkmadan önce riskleri ortadan kaldıracak önleyici tedbirlerin eksiksiz uygulanması olduğuna dikkat çekiyor.

Ağustos ayı zaferlerle dolu

Ağustos ayı, Türk tarihinde yüzyıllardır "Zaferler Ayı" olarak anılır; ancak bu ayın en kritik ve kader tayin edici dönüm noktaları Kurtuluş Savaşı sırasında yaşanmıştır

31.07.2026 15:59:00
Hasan Gündoğdu
 
Ağustos ayı zaferlerle dolu
Ağustos ayı zaferlerle dolu
Millî Mücadele'nin hem savunma stratejisinden taarruza geçiş hazırlıkları hem de düşman ordusunun tamamen imha edildiği nihai askeri başarılar tam da bu ayın günlerine sığdırılmıştır.






Türk Tarihinde Ağustos'un Stratejik ve Psikolojik Önemi

Ağustos ayını Kurtuluş Savaşı açısından eşsiz kılan temel unsur, milletin var olma mücadelesinin en kritik dönemeçlerinin bu 31 gün içinde gerçekleşmiş olmasıdır. 1921 ve 1922 yıllarının Ağustos ayları, Türk ordusunun kaderini "savunma" çizgisinden "zafere" taşıyan iki büyük askeri ve toplumsal hamleye ev sahipliği yapmıştır.

Ayrıca Malazgirt (26 Ağustos 1071) ve Otlukbeli (11 Ağustos 1473) gibi tarihi zaferlerin de bu aya denk gelmesi, Mustafa Kemal Paşa ve kurmay heyeti için taarruz tarihinin seçiminde sembolik bir motivasyon kaynağı olmuştur.






Kurtuluş Savaşı'nın Ağustos Kronolojisi

Tekâlif-i Milliye Emirleri'nin Yayımlanması - 7-8 Ağustos 1921:
Kütahya-Eskişehir Muharebeleri sonrası ordunun ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla Mustafa Kemal Paşa tarafından yayımlanan topyekûn seferberlik emirleridir. Ülkenin tüm kaynakları ordunun emrine sunulmuş, millet-ordu bütünleşmesi sağlanmıştır.

Sakarya Meydan Muharebesi'nin Başlaması - 23 Ağustos 1921:
Yunan ordusunun Ankara'ya dönük son büyük taarruzuna karşı başlayan ve 22 gün 22 gece süren tarihi savunma savaşıdır. Mustafa Kemal Paşa'nın "Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır; o hat bütün vatandır" stratejisi ilk kez burada uygulanmıştır.

Büyük Taarruz'un Başlaması - 26 Ağustos 1922:
Sabaha karşı saat 05.30'da Kocatepe'den başlayan topçu ateşiyle nihai harekât başlatılmıştır. Türk ordusu gizlilik içinde tahkim ettiği cepheyi yararak Yunan savunma hattını çökertmiştir.

Başkomutanlık Meydan Muharebesi (Dumlupınar) - 30 Ağustos 1922:
Dumlupınar'da bizzat Mustafa Kemal Paşa'nın sevk ve idare ettiği muharebede düşman ordusunun ana unsurları kuşatılarak imha edilmiştir. Bu zafer, Milli Mücadele'nin askeri safhasının kesin sonucunu belirlemiştir.






Ağustos Ayında Elde Edilen Başarıların Katkıları

• Savunmadan Taarruza Geçiş: Sakarya Meydan Muharebesi ile 1683 Viyana Kuşatması'ndan beri süregelen Türk gerilemesi son bulmuş, askeri inisiyatif tamamen Türk ordusuna geçmiştir.

• Toplumun Topyekûn Seferber Edilmesi: 1921 Ağustos'undaki Tekâlif-i Milliye Kararları, bir milletin var varını yoğunu ordusuna adamasının dünyadaki en somut örneklerinden biri olmuş; lojistik zafiyet aşılmıştır.

• Diplomatik ve Siyasi Üstünlük: 30 Ağustos Zaferi, Mudanya Mütarekesi ve ardından Lozan Barış Antlaşması'na giden yolu açmış, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin uluslararası alandaki meşruiyetini tartışmasız biçimde pekiştirmiştir.

Ağustos ayı, yalnızca takvimdeki bir zaman dilimi değil; bir milletin yok oluşun eşiğinden dönerek bağımsızlığını ve egemenliğini yeniden tesis ettiği tarihi bir semboldür.

Kağıthane'de yıkım paniği: "Deprem oluyor sandık"

Kağıthane'de kentsel dönüşüm kapsamında yıkımı gerçekleştirilen bir binanın yanında bulunan apartmanın girişinin bir kısmı ile balkon ve kiler bölümünde çökme meydana geldi. Olayda can kaybı ya da yaralanma yaşanmazken, apartman sakini deprem olduğunu sanarak şikayette bulundu

31.07.2026 13:12:00
İHA
 
Kağıthane'de yıkım paniği: "Deprem oluyor sandık"
Kağıthane'de yıkım paniği: "Deprem oluyor sandık"
Edinilen bilgiye göre, olay sabah saatlerinde Merkez Mahallesi'nde bulunan bir binada meydana geldi. Kentsel dönüşüm çalışmaları kapsamında yıkımı yapılan binada yürütülen çalışmalar sırasında, bitişikte bulunan apartmanın giriş kısmı ile balkon ve kiler kısmında çökme meydana geldi. İhbar üzerine olay yerine polis, itfaiye ve belediye ekipleri sevk edildi. Ekipler, çevrede güvenlik önlemi alarak binada inceleme yaptı. Yıkım çalışması ise geçici süreliğine durduruldu. Hasarın boyutunun belirlenmesi için teknik inceleme başlatılırken, olayla ilgili gerekli değerlendirmelerin sürdüğü öğrenildi.






"Deprem oluyor zannettik"

Bina sakini Burak Eşcan, deprem oluyor sandıklarını belirterek, "Sabah saat 09.00 sıralarında evimizde uyurken balkondan ses geldi. Biz önce çok aşırı bir ses duyup deprem oluyor zannettik. Daha sonra da arkada yapılan inşaattaki dozer kepçesi bizim balkona girdi ve balkonu, içindeki eşyalarla beraber tamamen aşağıya indirdi. Balkonum direkt mutfağa bağlanıyordu. Şu an balkonumdan ya da odamdan baktığım zaman sadece uçurum görüyorum. Herhangi bir teras, balkon vesaire hiçbir şey görünmüyor" dedi.








Şikayetçi oldu

Eşcan, firmanın zararlarını karşılayacaklarını fakat kendisinin şikayetçi olduğunu söyleyerek, "Biraz önce belediye ile zabıta geldi. Durumu, mağduriyetimi anlattım. Karşı taraf mühendis göndereceklerini, 10-15 gün içerisinde mağduriyetimin giderileceğini söyledi. Ama ben yine de kendilerinden şikayetçi oldum. Karakola ifademi verdim, olayın hızlanması için şikayetçi oldum. Çok mağdurum. Şimdi balkonumdan baktığım zaman artık aşağısı uçurum olduğu için olay çözülene kadar ben orada uyurken, yatarken kendimi güvende hissetmeyeceğim. O duvarlar da sağlam mı' Tekrar başlarlarsa, tekrar zarar verebilirler mi' Bilmiyorum. En kısa zamanda çözülmesini istiyorum. Karşı müteahhitlerle, mühendislerle görüştük. 'Biz sizi mağdur etmeyeceğiz. En kısa zamanda bu durumu çözüme kavuşturacağız. Öncelikle sizin işinizi halledeceğiz. Daha sonra da kendi inşaatımıza geçeceğiz' diye bir açıklama yaptılar. Ama biz "Söz uçar yazı kalır" dedik. Biz yazılı olarak ifademizi verdik. Balkon içerisinde kilerim vardı. Kiler de benim kışlık eşyalarım vardı. Gıda malzemesi vardı, diyeyim. Hani çok aşırı bir şeyim yok ama şu an manevi bir mağduriyetim var" diye konuştu.






Köylülerin 52 kişilik 'Yangın timi' 7 gün 24 saat nöbet tutuyor

Eskişehir'in kırsal Kızılinler Mahallesi'nde yaşayan vatandaşlar, sıcak havalarla birlikte artan yangın riskine karşı traktör arkası su tankerli nöbet sistemi başlattı. Mahalledeki 52 traktör sahibinin dâhil olduğu 24 saatlik imece usulü nöbet sayesinde itfaiye gelinceye kadar alevlere ilk müdahale yapılıyor

31.07.2026 12:36:00
İHA
 
Köylülerin 52 kişilik 'Yangın timi' 7 gün 24 saat nöbet tutuyor
Köylülerin 52 kişilik 'Yangın timi' 7 gün 24 saat nöbet tutuyor
Tepebaşı ilçesine bağlı kırsal Kızılinler Mahallesi sakinleri, sıcak havaların etkisiyle kuruyan otların neden olduğu yangın tehlikesine karşı örnek bir önlem aldı. Mahalle halkı, Eskişehir Orman Bölge Müdürlüğü tarafından tedbir amacıyla verilen 3 tonluk yangın tankerini aktif tutmak için 24 saat esaslı bir nöbet sistemi kurdu.






52 traktör sahibi 24 saat esasıyla nöbet tutuyor

Mahallede bulunan 52 traktör sahibi, sırayla 24 saatlik nöbetler üstleniyor. Sabah 09.00'da başlayan nöbet, ertesi gün aynı saate kadar devam ediyor. Nöbet tutan vatandaşlar dürbünle çevreyi gözlüyor. Muhtemel bir ihbar, duman veya alev görülmesi durumunda nöbetçi, önceden suyu doldurulmuş tanker takılı traktörüyle hızla olay yerine gidiyor. Yangına ilk müdahaleyi yapan nöbetçi, bir yandan da durumu itfaiyeye bildiriyor ve mahallenin ortak WhatsApp grubu üzerinden organize oluyor.








"Amacımız itfaiye gelinceye kadar alevleri kontrol altına almak"

Mahalle Muhtarı Halil İbrahim Can, bu yıl otların çok fazla yükselip kuruması nedeniyle riskin arttığını belirterek, "Bu döneme gelince de hasat mevsimi yaklaştıkça otların da kurumasıyla karşılaştık biz. Dolayısıyla çevrede gözlemlemeye başladık. Bunu biz daha önce de yapardık ama bu seneki gibi değildi. Bu sene otlar çok yükseldi, aşırı derecede kurudu ve sıcaklar başladıktan sonra da böyle bir tehlike oluştu. Yangın tehlikesi oluştu. Dolayısıyla biz de bir önlem almak istedik. Bunu ne yapabiliriz dedik. İşte Orman Bölge Müdürlüğümüzün Eskişehir'de bazı köylere vermiş olduğu tedbir amaçlı yangın tankerleri var. Bunlar 3'er tonluk traktörlerle kullanılabilen tankerler. Biz de bu tankeri aktif tutabilmek için suyunu doldurduk ve köyde mevcut olan 52 traktör sahibine bir nöbet yazdık. Bu nöbetler art arda devam ediyor. Sabah 9 ve ertesi gün 9'a kadar bu şekilde bir nöbet tutuluyor. Dolayısıyla burada çıkabilecek olan yangınlara ya da herhangi bir probleme karşı biz daha hızlı ve etkili davranabilmek için traktörlerimizi hazır tutuyoruz. Nöbetleri de aynı şekilde arkadaşlar aksatmadan devam ediyorlar. Ben kendilerine bu anlamda teşekkür ediyorum. Nöbetin tutulması sırasında acil durumda işi çıkanlar ya da bir başka işe gidecek olanlar nöbetini devredebiliyor. Bize ya da nöbetçi arkadaşa bir ihbar geldiğinde acilen hareket ediyor. Bizim de köyde oluşturduğumuz bir WhatsApp grubumuz var. Bu grup üzerinden de ben bunları yazıyorum. Yani şehir itfaiyesi gelinceye kadar biz yakın olduğumuz için şehir itfaiyesi gelene kadar en azından bir kontrol altına almaya çalışıyoruz" dedi.








"Alevlerin önünü alıp söndürdük"

Geçtiğimiz günlerde gelen bir ihbar üzerine hızla hareket ederek yangının büyümesini engelleyen 64 yaşındaki mahalle sakini Yusuf Kızılin ise, şunları söyledi:
"Bugün çıkan ot yangınına telefonla ihbar gelir gelmez yangın yerine hemen ulaştım. Müdahale ettik ve alevlerin önünü alıp söndürdük. Bizden sonra gelen itfaiye ekipleri de soğutma çalışması yaptı. 7/24 hazırız, her yangına ulaşırız."








Kurdukları bu nöbet sistemi ve gösterdikleri dayanışma sayesinde Kızılinler halkı, hem evlerini ve hem de tarım arazilerini hem de çevre ormanları yangın tehlikesine karşı korumayı sürdürüyor.













Tokat'ın doğal güzelliği 5 yıldır ziyaretlere kapalı

Tokat'ın Pazar ilçesinde 110 kuş türüne ev sahipliği yapan göç yolu üzerindeki Kaz Gölü, çevre düzenleme çalışmaları nedeniyle 5 yılı aşkın süredir ziyaretçilere kapalı. Sazlık alanları, su ekosistemi ve doğal yaşam zenginliğiyle dikkat çeken göl, tamamlanacak çalışmaların ardından yeniden doğa turizmine kazandırılmayı bekliyor

30.07.2026 12:17:00
İHA
 
Tokat'ın doğal güzelliği 5 yıldır ziyaretlere kapalı
Tokat'ın doğal güzelliği 5 yıldır ziyaretlere kapalı
Tokat'ın doğal yaşam alanlarından Kaz Gölü, 16 Haziran 2021'de başlatılan çevre düzenleme çalışmaları nedeniyle ziyarete kapatıldı. Bakanlar Kurulu kararıyla 2006 yılında 'Yaban hayatı geliştirme sahası' ilan edilen gölde yürüyüş ve bisiklet yolları, seyir kuleleri, kır lokantası, gün batımı terası, mescit ve sosyal donatı alanlarının yapılması amacıyla başlatılan projenin ilk etapta 2021 yılı sonunda tamamlanması planlanıyordu. Ancak pandemi süreci ve 6 Şubat depremleri sonrasında çalışmalar çeşitli nedenlerle uzadı.






"Yakın zamanda açacağız" denilmişti

Dönemin Tokat Valisi Numan Hatipoğlu, 15 Mart 2024 tarihinde İhlas Haber Ajansı'na yaptığı açıklamada Kaz Gölü'ndeki çalışmaların son aşamaya geldiğini belirterek, "İnşaat sürecimiz biraz uzadı ama yakın bir zaman içerisinde faaliyete açacağız. Sadece yürüyüş alanının yolunun betonlanması kaldı. Doğayla barışık güzel bir çalışma yapıyoruz" ifadelerini kullanmıştı.








Vali değişti proje tamamlanamadı

Aradan geçen 2 yılı aşkın sürede Tokat'ta valilik görevinde değişiklik yaşanırken, Kaz Gölü ise halen ziyaretçilere açılamadı. Bölgede seyir kuleleri, yürüyüş yolları ve sosyal tesislerin büyük bölümünün tamamlandığı görülse de tesis resmi olarak hizmete alınmadı.








110 kuş türünün yaşam alanı

Yaklaşık 117 hektarlık alana sahip Kaz Gölü, göçmen kuşların önemli konaklama noktalarından biri olmasının yanı sıra 110 farklı kuş türüne ev sahipliği yapıyor. Sazlık alanları, su ekosistemi ve doğal yaşam zenginliğiyle dikkat çeken göl, tamamlanacak çalışmaların ardından yeniden doğa turizmine kazandırılmayı bekliyor.




















MSB Sözcüsü Aktürk: "Kıbrıs'ta kalıcı, adil ve sürdürülebilir çözüm ancak iki devletli çözüm modeliyle mümkündür"

Millî Savunma Bakanlığı Sözcüsü ve Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, Türkiye'nin Kıbrıs Türkü'nün güvenliği ile meşru hak ve menfaatlerini desteklemeyi sürdüreceğini belirterek, Ada'da kalıcı, adil ve sürdürülebilir çözümün egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü temelinde iki devletli çözüm modeliyle mümkün olduğunu vurguladı

30.07.2026 12:06:00
İHA
 
MSB Sözcüsü Aktürk: "Kıbrıs'ta kalıcı, adil ve sürdürülebilir çözüm ancak iki devletli çözüm modeliyle mümkündür"
MSB Sözcüsü Aktürk: "Kıbrıs'ta kalıcı, adil ve sürdürülebilir çözüm ancak iki devletli çözüm modeliyle mümkündür"
Millî Savunma Bakanlığı (MSB) Haftalık Basın Bilgilendirme Toplantısı, Makine ve Kimya Endüstrisi'nin (MKE) Ankara'daki Gazi Fişek Fabrikası'nda gerçekleştirildi. MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetlerinin faaliyetlerine ilişkin son gelişmeleri kamuoyuyla paylaştı.

"MKE savunma sanayimizin tam bağımsızlık hedefine önemli katkılar sunuyor"

Toplantının MKE Gazi Fişek Fabrikası'nda düzenlenmesinin önemine değinen Tuğamiral Aktürk, MKE'nin savunma sanayisindeki kritik rolüne dikkat çekti.

Aktürk, "Güçlü üretim ve teknoloji altyapısı, yüksek mühendislik kabiliyeti ile mühimmat ve bunlara ait silah sistemlerini tek çatı altında geliştirme ve üretme yetkinliğine sahip olan MKE, dünyanın sayılı savunma sanayi kuruluşları arasında yer almakta, 'Türkiye Yüzyılı' vizyonu doğrultusunda savunma sanayimizde tam bağımsızlık hedeflerine önemli katkılar sunmaktadır" dedi.






MKE'nin 2023-2027 yıllarını kapsayan 1,5 milyar dolarlık yatırım programıyla mevcut üretim hatlarını modernize edeceğini belirten Aktürk, Kırıkkale, Samsun ve Kırşehir'de kurulacak üç yeni fabrikayla kritik silah, mühimmat ve kimyasal üretim kapasitesinin önemli ölçüde artırılacağını ifade etti.

"Son bir haftada 4 PKK'lı terörist teslim oldu"

Terörle mücadele operasyonlarına ilişkin bilgi veren Aktürk, "Türk Silahlı Kuvvetlerimizin, ülkemizin ve milletimizin güvenliği ile devletimizin bekası için terör başta olmak üzere her türlü tehdit ve tehlikeye karşı sürdürdüğü mücadele kapsamında son bir hafta içerisinde 4 PKK'lı terörist daha teslim olmuş, harekât bölgelerinde mayın ve el yapımı patlayıcı ile mağara, sığınak ve barınak tespit ve imha çalışmalarına devam edilmiştir" ifadelerini kullandı.

Hudutlarda 468 kişi yakalandı

Hudut güvenliği faaliyetlerine ilişkin açıklamalarda bulunan Aktürk, son bir haftada sınırlardan yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 468 kişinin yakalandığını belirtti.

Aktürk, "4'ü terör örgütü mensubu olmak üzere sınırlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 468 şahıs yakalanmış, 1.102 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir. Böylece 1 Ocak'tan bugüne kadar sınırlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 6 bin 953, engellenen kişi sayısı da 43 bin 878 olmuştur" dedi.

MSB'den KKTC mesajı

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin 1 Ağustos Toplumsal Direniş Bayramı ve Silahlı Kuvvetler Günü'nü kutlayan Aktürk, Türkiye'nin Kıbrıs konusundaki tutumunu yineledi.

Aktürk, "Garanti ve İttifak Antlaşmaları'ndan kaynaklanan hak ve sorumluluklarımız çerçevesinde Kıbrıs Türkü'nün güvenliği, huzuru ve refahı ile meşru hak ve menfaatlerini desteklemeyi kararlılıkla sürdüreceğimizi, Ada'da kalıcı, adil ve sürdürülebilir bir çözümün ancak egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü temelinde iki devletli çözüm modeliyle mümkün olduğunu bir kez daha vurguluyoruz" diye konuştu.









NATO görevi Portekiz'den devralınacak

Türkiye'nin NATO Geliştirilmiş Hava Polisliği görevini 31 Temmuz'da Portekiz'den devralacağını açıklayan Aktürk, "1 Ağustos-30 Kasım 2026 tarihleri arasında Estonya'daki Amari Hava Üssü'nde konuşlandırılacak 5 adet F-16 uçağımız ile görevli personelimizin Estonya'ya intikali tamamlanmıştır. Görev süresince unsurlarımız Baltık hava sahasının emniyetine katkı sağlayacak, 7 gün 24 saat esasına göre alarm reaksiyon görevi icra edecektir" dedi.

"İsrail'in uluslararası hukuku ihlal eden eylemlerine son vermesi gerekmektedir"

Orta Doğu'daki gelişmelere de değinen Aktürk, İsrail'in saldırılarının bölgedeki istikrarsızlığı artırdığını belirtti.

Aktürk, "Bölgede istikrarsızlığın sorumlusu İsrail, ateşkes hükümlerini ihlal etmeyi sürdürerek Lübnan ve Filistin'e saldırılarına devam etmektedir. İsrail'in uluslararası hukuku ve ateşkes hükümlerini ihlal eden eylemlerine son vermesi, yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmesi ve bölgesel barış ile istikrarı zedeleyen tutumundan vazgeçmesi gerekmektedir" ifadelerini kullandı.

Bakan Güler'in diplomasi trafiği

Aktürk, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler'in 25 Temmuz'da Suudi Arabistan Savunma Bakanı, 27 Temmuz'da Nijer Savunma Bakanı ile telefon görüşmeleri gerçekleştirdiğini, aynı gün Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile bir araya geldiğini söyledi.

Bakan Güler'in 28 Temmuz'da Birleşik Krallık'ın Ankara Büyükelçisi'ni kabul ettiğini ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığınca düzenlenen 2'nci İletişim Şûrası'na katıldığını belirten Aktürk, bugün ise Moldova Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı ile görüşeceğini ve TBMM'deki İnebolu'ya İstiklal Madalyası Takdim Töreni'ne iştirak edeceğini kaydetti.

YAŞ gelecek hafta toplanacak

2026 yılı Yüksek Askerî Şûra toplantısının gelecek hafta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde yapılacağını açıklayan Aktürk, "Sayın Cumhurbaşkanımızın onayını müteakip açıklanacak Yüksek Askerî Şûra kararlarının şimdiden devletimize, milletimize ve Silahlı Kuvvetlerimize hayırlı olmasını diliyoruz" dedi.

Millî Savunma Bakanlığı, Türkiye ile Irak arasında son yıllarda geliştirilen savunma ve güvenlik alanındaki iş birliğinin terörle mücadelede elde edilen başarının önemli unsurlarından biri olduğunu belirterek, iki ülke arasındaki ortak mekanizmaların etkin şekilde işletilmeye devam edildiğini açıkladı.

MSB'nin açıklamasında, Irak Başbakanı'nın Türkiye ziyareti kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen görüşmeler ile imzalanan anlaşmaların, Türkiye-Irak ilişkilerinin yanı sıra bölgesel istikrar ve güvenlik açısından da önem taşıdığı belirtildi.

Açıklamada, "Türkiye ile Irak arasında son yıllarda geliştirilen iş birliği, terörle mücadelede elde edilen başarının önemli unsurlarından biri olmuştur. Irak ile güvenlik alanındaki iş birliği kesintisiz şekilde devam etmektedir. Ortak mekanizmalar işletilmekte, sınır güvenliği ve terörle mücadeleye yönelik koordinasyon kararlılıkla sürdürülmektedir" denildi.

Savunma sanayii alanındaki iş birliği vurgusu

Açıklamada, daha önce iki ülke arasında gerçekleştirilen toplantılarda sınır güvenliği, terörle mücadele ve savunma sanayii alanlarında eş güdüm ve iş birliğinin artırılması konusunda mutabakata varıldığı hatırlatıldı.

Son dönemde gerçekleştirilen temaslarda ekonomi ve enerji alanındaki iş birliğinin ön plana çıktığı belirtilen açıklamada, güvenlik alanında daha önce oluşturulan mekanizmaların ise etkin şekilde işlemeye devam ettiği ifade edildi.

Irak Türkmenleri vurgusu

MSB açıklamasında, Türkiye ile Irak arasındaki iş birliğinin güçlenmesinin bölgesel istikrarın yanı sıra Irak Türkmenlerinin güvenliği ve refahı açısından da büyük önem taşıdığı vurgulandı.

Kütahya'da orman yangını: Ekipler müdahale ediyor

Kütahya'nın Çavdarhisar ilçesine bağlı Afşar köyü yakınlarında orman yangını çıktı

29.07.2026 12:36:00
İHA
 
Kütahya'da orman yangını: Ekipler müdahale ediyor
Kütahya'da orman yangını: Ekipler müdahale ediyor
Edinilen bilgilere göre, henüz belirlenemeyen bir nedenle Cin Ali'nin Kuyusu mevkisinde başlayan yangının ardından bölgeye Çavdarhisar Belediyesi itfaiye ekipleri ile Orman İşletme Müdürlüğüne bağlı arazözler ve yangın söndürme ekipleri sevk edildi. Yangına müdahale çalışmalarına daha sonra bir yangın söndürme helikopteri de destek vermeye başladı.






Yaklaşık 2 hektarlık alanda etkili olduğu belirtilen yangının çamlık alanda devam ettiği öğrenildi. Ekipler, alevlerin daha geniş bir alana yayılmasını önlemek ve yangını kontrol altına almak için havadan ve karadan yoğun çalışmalarını sürdürüyor.








Yangının çıkış nedeniyle ilgili inceleme başlatılırken, söndürme çalışmaları devam ediyor.













logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.