BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, hükümetin IMF ile imzaladığı yeni bir Stand-by anlaşmasına ilişkin yaptığı değerlendirmede, IMF programıyla sadece Türkiye değil, dünyada hiçbir ülkenin kalkınamadığına işaret ederek, bu programla "ekonomik refah, huzur ve bolluğun" hayal olduğunu söyledi
BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Baş, IMF programı ile birlikte tarım sektörünün tasfiye edildiğine işaret ederek, hükümetin aynı zamanda çıkardığı Maden Yasası ile birlikte yer altı zenginliklerimizin de elimizden alınacağını belirtti. BTP Lideri, şunları söyledi: "Bütün çıkarılan bu yasalar Türkiye'nin tasfiye edilmesine yönelik operasyonlardır. Bunlar hayata geçirildiğinde, Türkiye fiili ve resmi olarak tasfiye edilmektedir. Madencilik konusu Türkiye için çok mühim bir mevzudur. Yabancı güçlerin Cumhuriyet'ten önce, Cumhuriyet'ten günümüze kadar üzerinde hassasiyetle durdukları önemli bir mevzudur. Türkiye maden yatağıdır. Sadece bizim coğrafyamızın taşları 50 tane Türkiye bakar. Dünya çapında mermerimiz ve granitimiz var. Bunları pazarlarsan, trilyon dolarlık gelir elde edersin... Bütün bu zenginliklerimiz yabancı sermaye tarafından kapatıldı. Osmanlı'nın son dönemlerinde çöküş yaşandığında, İngilizler ve Fransızlar bu bölgelere yerleşip, el koyacaklardı. Bunu önlemek için İstiklal mücadelesi verildi. Onbinlerce insanımız şehit oldu. Sırtta elbise yok, giyecek yok, yiyecek yok, içecek yok, oturacak doğru dürüst ev yok, işyeri yok... Bu madenlerimiz Güneydoğu sınırlarımızın tanınması karşılığı istendi, merhum Mustafa Kemal bu teklifi elinin tersiyle itti. Madenlerimizi isteyenlerin başında ABD gelmekteydi. İstiklal ve bağımsızlık kanla alınır ve biz bunu verdik, bağımsızlığımızı aldık. Bunu masa başında kimseye veremeyiz, vermeyeceğiz. O gün verilmeyenleri, bugün ne oldu da daha fazlasını vermekteyiz. 100 bin kilometrekare toprağımız yabancılara satıldı. Türkiye'nin yüzölçümü 778 bin kilometre kare. Bu 7'de biri anlamına geliyor. Bu toprakları ne karşılığında verdik, Hiçbir şey..."
BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Baş, IMF programı ile birlikte tarım sektörünün tasfiye edildiğine işaret ederek, hükümetin aynı zamanda çıkardığı Maden Yasası ile birlikte yer altı zenginliklerimizin de elimizden alınacağını belirtti. BTP Lideri, şunları söyledi: "Bütün çıkarılan bu yasalar Türkiye'nin tasfiye edilmesine yönelik operasyonlardır. Bunlar hayata geçirildiğinde, Türkiye fiili ve resmi olarak tasfiye edilmektedir. Madencilik konusu Türkiye için çok mühim bir mevzudur. Yabancı güçlerin Cumhuriyet'ten önce, Cumhuriyet'ten günümüze kadar üzerinde hassasiyetle durdukları önemli bir mevzudur. Türkiye maden yatağıdır. Sadece bizim coğrafyamızın taşları 50 tane Türkiye bakar. Dünya çapında mermerimiz ve granitimiz var. Bunları pazarlarsan, trilyon dolarlık gelir elde edersin... Bütün bu zenginliklerimiz yabancı sermaye tarafından kapatıldı. Osmanlı'nın son dönemlerinde çöküş yaşandığında, İngilizler ve Fransızlar bu bölgelere yerleşip, el koyacaklardı. Bunu önlemek için İstiklal mücadelesi verildi. Onbinlerce insanımız şehit oldu. Sırtta elbise yok, giyecek yok, yiyecek yok, içecek yok, oturacak doğru dürüst ev yok, işyeri yok... Bu madenlerimiz Güneydoğu sınırlarımızın tanınması karşılığı istendi, merhum Mustafa Kemal bu teklifi elinin tersiyle itti. Madenlerimizi isteyenlerin başında ABD gelmekteydi. İstiklal ve bağımsızlık kanla alınır ve biz bunu verdik, bağımsızlığımızı aldık. Bunu masa başında kimseye veremeyiz, vermeyeceğiz. O gün verilmeyenleri, bugün ne oldu da daha fazlasını vermekteyiz. 100 bin kilometrekare toprağımız yabancılara satıldı. Türkiye'nin yüzölçümü 778 bin kilometre kare. Bu 7'de biri anlamına geliyor. Bu toprakları ne karşılığında verdik, Hiçbir şey..."
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.


























































































