logo
02 HAZİRAN 2026

Ekonomiyi kim büyüttü

15.09.2006 00:00:00
Hükümet, Türkiye'nin yüzde 7.5 büyüdüğünü açıkladı. Peki nasıl oldu bu? Milliyet yazarı Osman Ulagay, büyümeye küresel güçlerin sıcak parasınının yol açtığına işaret ediyor Türkiye ekonomisi bu yılın ikinci çeyreğinde de hızlı büyümüş. Hiç merak etmeyin 'Onlar'da bu iştah oldukça Türkiye ekonomisi hızlı büyümeye devam eder. 'Onlar' Türkiye'ye para sokmaya, Türkiye'nin varlıklarına para bağlamaya, Türk parası ile fiyatlanan finansal araçlara para yatırmaya iştahlı ise Türkiye ekonomisi büyür, döviz şoku ve kriz bekleyenler avucunu yalar. Şu ya da bu nedenle 'Onlar'ın Türkiye'ye yönelik iştahı kalıcı biçimde kaçarsa bütün bunların tersi olur, işler bozulur.'Onlar'ın kim olduğunu açıklamadan önce bu kişilerin çok maymun iştahlı olduklarını ve iştahlarının sık sık kaçıp geri geldiğini hatırlatalım. Örneğin mayısta kaçan iştahın temmuzda geri gelebildiğini görebiliyoruz. İşte bu nedenle kalıcı olmayan iştahsızlıklar piyasaları ve ekonomiyi çok fazla etkilemiyor. "İştiha"dan iştaha"İştah" sözcüğü bana, Tevfik Fikret'in belleğime kazınmış olan dizelerini anımsatır: "Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizinDoyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin"Tevfik Fikret bu dizeleri 1912 yılında, kendisini düş kırıklığına uğratan İttihat ve Terakki yönetimini eleştirmek için yazmış.Bugünün dünyasında iştahlarıyla ya da iştahsızlıklarıyla Türkiye gibi ülkelerin kaderini etkileyenler ise uluslararası piyasalarda paraya yön veren yatırımcılar ve fon yöneticileri. 'Onlar'ın aralarında çok sayıda Türk de var. Zaten önemli olan da 'Onlar'ın milliyeti değil iştahları. Bu iştah tada, tuza, bibere, şekere duyarlı bir iştah değil, riske ve getiriye duyarlı bir iştah. Elde edilecek faiz ya da getiri yükseldikçe 'Onlar'ın risk alma iştahı artıyor. Nitekim, ABD, Japonya ve Avrupa'da elde edilecek getirinin düşük kaldığı 2002 - 2005 döneminde 'Onlar'ın, Türkiye gibi daha yüksek getiri sağlayan 'Yükselen Pazar' ülkelerinde risk alma iştahı arttı. Bizim gibi ülkeler de bundan yararlandı, büyük miktarda fon bu ülkelere aktı.Ancak bu yılın mayısında ABD, Avrupa ve Japonya'da faiz artışlarının süreceği beklentisi doğunca, 'Yükselen Pazar'lara yönelik iştah bir anda kesildi ve Türkiye dahil birçok ülkenin döviz kurlarında ve mali piyasalarında ciddi dalgalanmalar yaşandı.Bu iştah kalıcı mı?Bu da uzun sürmedi ve özellikle ABD'deki faiz artışlarının sonuna gelinmiş olabileceği izleniminin yaygınlaşması 'Yükselen Pazar'lara yönelik iştahı geri getirdi. Bu arada özellikle Türkiye gibi faizlerini yükselten ülkelere yeniden para girmeye ve bilinen etkilerini yapmaya başladı.Şimdi soru şu: Bu iştah daha ne kadar sürer?Faiz cephesinde işler gene karıştı. Avrupa Merkez Bankası artırıma kararlı görünürken ABD'de de kafalar karışık. Bu durumda bizim gibi ülkeler yeni bir iştahsızlıkla karşılaşabilir. Ayrıca Türkiye, Avrupa Birliği ile ilişkilerden Ortadoğu'ya, Cumhurbaşkanlığı seçiminden Kürt sorununa ve dış açığa, 'Onlar'ın yakından izlediği risklerin artabileceği bir ülke olarak görünüyor. New York Times'da "Türkiye bıçak sırtında" diye başyazı çıkması, iştah kaçırabilecek gelişmelerin kaygı verici bir örneği.

Terör örgütü DEAŞ'a yönelik 21 ildeki operasyonlarda 70 şüpheli yakalandı

İçişleri Bakanlığı, terör örgütü DEAŞ'a yönelik Jandarma Genel Komutanlığınca 21 ilde gerçekleştirilen operasyonlarda 70 şüphelinin gözaltına alındığını bildirdi

02.06.2026 15:41:00
AA
Terör örgütü DEAŞ'a yönelik 21 ildeki operasyonlarda 70 şüpheli yakalandı
Terör örgütü DEAŞ'a yönelik 21 ildeki operasyonlarda 70 şüpheli yakalandı

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Jandarma Genel Komutanlığı Terörle Mücadele Daire Başkanlığı ile Cumhuriyet başsavcılıkları koordinesinde Adana, Afyonkarahisar, Ankara, Ardahan, Aydın, Balıkesir, Diyarbakır, Elazığ, Eskişehir, Gaziantep, Iğdır, İstanbul, İzmir, Kayseri, Kırklareli, Kırşehir, Kocaeli, Mersin, Nevşehir, Samsun ve Şanlıurfa'da terör örgütü DEAŞ'a yönelik operasyonlar yapıldı.

Operasyonlarda, terör örgütü DEAŞ'a üye oldukları, terör örgütüyle iltisaklı kişiler ve sözde yardım kuruluşları vasıtasıyla örgüte finans sağladıkları, sosyal medya hesapları üzerinden terör örgütü DEAŞ'ın propagandasını yaptıkları tespit edilen 70 şüpheli yakalandı.

Açıklamada, terör örgütü DEAŞ'ın faaliyet ve finans yapılanmalarına karşı operasyonların kararlılıkla sürdürüldüğü vurgusu yapıldı. AA

Kazdağı Milli Parkı'na giriş yasağı

Balıkesir Valiliği Orman Yangınları ile Mücadele Komisyonu kararı doğrultusunda, Kazdağı Milli Parkı içerisindeki belirlenen günübirlik alanlar ve seyir terası dışındaki tüm güzergahlar 15 Haziran 2026 tarihi itibarıyla girişlere kapatıldı. Orman Yangın tedbirleri kapsamında yaklaşık 19 bin hektarlık dev ormanlık alana girişler yasaklandı

02.06.2026 13:37:00
İHA
Kazdağı Milli Parkı'na giriş yasağı
Kazdağı Milli Parkı'na giriş yasağı
Yaz mevsiminin gelmesi ve hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte orman yangınları riskine karşı körfez bölgesinde çok radikal önlemler devreye sokuldu. Balıkesir Valiliği Balıkesir İli Orman Yangınları ile Mücadele Komisyonunun 2026/1 sayılı kararı gereğince, akciğerimiz olan ormanların korunması amacıyla Kazdağı Milli Parkı sınırları içerisinde geniş kapsamlı kısıtlama kararları alındı.






15 Haziran 2026 tarihi itibarıyla yürürlüğe girecek olan resmi tedbir kapsamında, milli park sahasının çok büyük bir bölümünü oluşturan yaklaşık 19 bin hektarlık ormanlık alana sivillerin girişi tamamen engellendi.








Koruma alanları ve kritik mevkiler tamamen kapatıldı

Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü görev ve sorumluluk alanında bulunan Kazdağı Milli Parkı içerisindeki en kritik ekosistemler koruma altına alındı. Yasak kararıyla birlikte Kazdağı Göknarı Tabiat Koruma Alanı başta olmak üzere; Beypınarı, Düden, Kirsealan, Tavşanoynağı, Çamlıbel, Tahtakuşlar, Akyer, Güre Kavurmacılar ve Zığındere gibi yangına karşı birinci derecede hassas olan tüm güzergah ve mevkiler tamamen giriş kısıtlaması kapsamına dahil edildi. Yetkililer, bu alanlarda yangın riskini minimuma indirmek amacıyla denetimlerin ve kolluk kuvvetleri devriyelerinin de artırılacağını bildirdi.








Sadece belirlenen günübirlik alanlar ve seyir terası açık kalacak

Alınan komisyon kararına göre tatilcilerin ve doğaseverlerin mağdur olmaması adına milli park içerisindeki bazı turistik noktalar ise yasağın dışında tutuldu. Yapılan resmi açıklamada, Kazdağı Milli Parkı içerisindeki Yayla Çadırlı Karavanlı Kamp Alanı, meşhur Hasanboğuldu Günübirlik Kullanım Alanı, Pınarbaşı Günübirlik Kullanım Alanı ve bölgenin gözdesi olan Cam Seyir Terası'nın vatandaşların ziyaretine açık kalmaya devam edeceği vurgulandı. Bu istisnai noktalar haricinde kalan hiçbir ormanlık bölgeye kesinlikle girilemeyeceği belirtilerek kurallara uymayanlar hakkında yasal işlem yapılacağı kamuoyuna önemle duyuruldu.

Türkiye'de ortalama eğitim süresi 9,6 yıl oldu

Türkiye'de ortalama eğitim süresi 2025'te 9,6 yıl olurken yükseköğretim mezunlarının oranı 25-34 yaş grubunda yüzde 45,6'ya yükseldi

02.06.2026 11:10:00 / Güncelleme: 02.06.2026 14:13:45
Anadolu Ajansı
Türkiye'de ortalama eğitim süresi 9,6 yıl oldu
Türkiye'de ortalama eğitim süresi 9,6 yıl oldu

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı ulusal eğitim istatistiklerini yayımladı.

Buna göre, 25-34 yaş grubu nüfusta yükseköğretim mezun oranı 2008'de yüzde 13,5 iken 2025'te yüzde 45,6'ya ulaştı. Bu dönemde söz konusu yaş grubundaki nüfusta yer alan kadınlarda yükseköğretim mezunu oranı yüzde 12,5'ten yüzde 50,3'e, erkeklerde yüzde 14,6'dan yüzde 41'e çıktı.

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ülkelerine ilişkin en güncel veri yılı olan 2024'e göre 25-34 yaş nüfusta yükseköğretim mezunlarının oranı incelendiğinde, OECD ortalaması yüzde 48,7 iken Türkiye ortalamasının yüzde 44,9 olduğu tespit edildi.

OECD ülkeleri arasında yükseköğretim mezunu oranı en yüksek ülke yüzde 70,6 ile Güney Kore, en düşük ülke ise yüzde 29,1 ile Meksika oldu.

25 yaş ve üzerindeki ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora mezunlarının söz konusu yaş grubu içindeki oranı 2008'de yüzde 9,8 iken geçen yıl yüzde 26,1 olarak belirlendi. Söz konusu yaş grubu içindeki ortaöğretim ve üzeri eğitim seviyelerinden mezun olanların oranı 2008'de yüzde 26,5 iken 2025'te yüzde 50,5 olarak hesaplandı.

25 yaş ve üzeri nüfusun ortalama eğitim süresi 2025'te 9,6 yıl oldu. Geçen yıl kadınların ortalama eğitim süresi 8,9 yıl iken erkeklerin ortalama eğitim süresi 10,3 yıl olarak kayıtlara geçti.

Ortalama eğitim süresi en yüksek il Ankara

25 yaş ve üzeri nüfusun ortalama eğitim süresinin 2025'te en yüksek olduğu ilin 10,9 yılla Ankara olduğu belirlendi. Başkenti sırasıyla İstanbul, Eskişehir, Kocaeli ve Yalova takip etti. Ortalama eğitim süresinin en düşük olduğu il ise 7,6 yılla Ağrı olarak tespit edildi. Söz konusu ili Şanlıurfa, Muş, Kastamonu ve Van izledi.

25 yaş ve üzeri nüfusun aldığı ortalama eğitim süresinin 2016-2025 yıllarında en yüksek artış gösterdiği 5 il yüzde 48,5 ile Şırnak, yüzde 40,4 ile Hakkari, yüzde 35,7 ile Muş, yüzde 35,5 ile Şanlıurfa ve yüzde 33,1 ile Van olarak sıralandı.

En düşük artış gösteren 5 il ise yüzde 13,2 ile Ankara, yüzde 14,5 ile Eskişehir, yüzde 14,6 ile Tekirdağ, yüzde 14,8 ile İzmir ve yüzde 15,1 ile İstanbul oldu.

2008'de 6 yaş ve üzeri nüfusta okuma yazma bilenlerin oranı yüzde 91,8 iken 2025'te yüzde 97,9 olarak hesaplandı. 2008-2025 yıllarında kadınlarda okuma yazma bilenlerin oranı yüzde 86,9'dan yüzde 96,4'e, erkeklerde yüzde 96,7'den yüzde 99,3'e çıktı.

Annesi yükseköğretim mezunu fertlerin yüzde 84,2'si yükseköğretimi tamamladı

25 yaş ve üzeri nüfusta, annesi yükseköğretim mezunu olan fertlerin yüzde 84,2'sinin yükseköğretim, yüzde 13,1'inin ortaöğretim ve yüzde 2,7'sinin ortaöğretim altı eğitim düzeyini tamamladığı belirlendi.

Söz konusu nüfusta, babası yükseköğretim mezunu olan fertlerin yüzde 80,4'ünün yükseköğretim, yüzde 16,2'sinin ortaöğretim ve yüzde 3,5'inin ortaöğretim altı eğitim düzeyini tamamladığı görüldü.

25 yaş ve üzeri nüfusta annesi ortaöğretim mezunu fertlerin yüzde 64,3'ünün, babası ortaöğretim mezunu fertlerin yüzde 56'sının yükseköğretim mezunu olduğu kaydedildi.

Annesi ortaöğretim altı eğitim düzeyini tamamlayan fertlerin yüzde 29,4'ünün, babası ortaöğretim altı eğitim düzeyini tamamlayan fertlerin yüzde 28,2'sinin yükseköğretim mezunu olduğu tespit edildi. 

Özkan Yalım ve Turgut Koç adliyede

CHP’nin olaylı 38. Olağan Kurultayı’na yönelik rüşvet ve usulsüzlük iddiaları derinleşiyor. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin verdiği "mutlak butlan" kararının ardından sarsılan partide, tutuklu isimlerden Özkan Yalım ve iş insanı Turgut Koç ek ifade vermek üzere bugün İstanbul Çağlayan Adliyesi’ne getiriliyor. Soruşturma kapsamında delegelerin tüm banka hesap hareketleri inceleme altına alındı

02.06.2026 10:56:00
Haber Merkezi
Özkan Yalım ve Turgut Koç adliyede
Özkan Yalım ve Turgut Koç adliyede
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 38. Olağan Kurultay Soruşturması kapsamında, tutuklu bulunan eski Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım ile Özgür Özel ve Veli Ağbaba'ya yakınlığıyla tanınan tutuklu delegelerden iş insanı Turgut Koç'un ek ifadeleri soruşturmanın seyrini değiştirebilir.

İncelenen dosyalara yansıyan ilk bilgilere göre, siyasi partiler kanununa muhalefet ve rüşvet suçlamasıyla tutuklu olan Turgut Koç'un, kurultay günü Ankara Etimesgut delegesi bir isme Özgür Özel'i desteklemesi amacıyla banka kanalıyla 10 bin TL gönderdiğini beyan ettiği iddia edildi.

Başsavcılık talimatıyla, kurultayda oy kullanan tüm delegelerin ve birinci derece yakınlarının MASAK raporları, banka hesap hareketleri ve SGK kayıtları resmi olarak talep edildi.

Mahkemeden "mutlak butlan" kararı çıkmıştı

Sürecin fitilini ateşleyen gelişme, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin CHP'nin 38. Olağan Kurultayı için "mutlak butlan" (kesin hükümsüzlük) kararı vermesi oldu. Bu kararla birlikte Özgür Özel ve mevcut Merkez Yönetim Kurulu (MYK) üyeleri tedbiren görevden uzaklaştırıldı.

Eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile eski PM üyeleri, karar kesinleşene kadar tedbiren yeniden göreve iade edildi. Kurultay tarihinden sonra alınan tüm parti içi kararlar hukuken geçersiz sayıldı.

Dev isimler sanık kürsüsünde

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın hazırladığı ve kabul edilen iddianamede, Türk siyasetinin önemli aktörleri "oylamaya hile karıştırma" iddiasıyla sanık sıfatıyla yer alıyor.

Eski İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Beşiktaş Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Rıza Akpolat ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay hakkında 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası isteniyor.

Eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu "mağdur", Lütfü Savaş ise "müşteki" sıfatıyla dosyada yer alıyor. Kılıçdaroğlu, "Partimi adliyede tartıştırmam" diyerek ifade vermeye gitmeyi reddetmişti.

Operasyonun geçmişi: 9 kişi tutuklanmıştı

Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince gerçekleştirilen operasyonlarda rüşvet, siyasi partiler kanununa muhalefet ve mal varlığı değerlerini aklama şüphesiyle 13 kişi gözaltına alınmıştı. Şüphelilerden 4'ü adli kontrolle serbest bırakılırken, aralarında Özkan Deniz ve İbrahim Şahin'in de bulunduğu 9 kişi tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Bugün Çağlayan Adliyesi'nde yapılacak yeni sorgulamaların, rüşvet ağının diğer ayaklarını ortaya çıkarmak olduğu belirtiliyor.

Ayancık açıklarında şüpheli cisim bulundu

Sinop'un Ayancık ilçesi açıklarında, mühimmat olduğu değerlendirilen bir cisim bulundu

02.06.2026 10:49:00
İhlas Haber Ajansı
Ayancık açıklarında şüpheli cisim bulundu
Ayancık açıklarında şüpheli cisim bulundu
Sinop'un Ayancık ilçesi açıklarında, mühimmat olduğu değerlendirilen bir cisim bulundu.

Edinilen bilgilere göre olay, Ayancık ilçesine bağlı Bahçeli köyü Oluza mevkii açıklarında meydana geldi. Denizde şüpheli bir cisim fark eden vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi.

İhbar üzerine bölgeye Sahil Güvenlik ve jandarma ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen ekipler, güvenlik önlemleri alarak cismi bulan vatandaşlar ile çevrede bulunan kişileri bölgeden uzaklaştırdı.

Mühimmat olduğu değerlendirilen cismin incelemeye alındığı öğrenilirken, ekiplerin bölgedeki çalışmaları sürüyor.

Olayla ilgili inceleme başlatıldı.

İşverenler çalışanlarını 'özel yöntemlerle' takip edemeyecek


 
Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK), biyometrik tanıma sistemlerinin mesai takibi için kullanılmaması, takibin şifreli kart veya PIN tabanlı sistemler, geleneksel imza ve kağıt bazlı devam çizelgeleri, RFID/NFC kimlik kartları ya da denetçi gözetiminde elle giriş gibi alternatif yollarla sağlanması yönünde ilke kararı verdi.

02.06.2026 10:32:00
HABER MERKEZİ/AA
İşverenler çalışanlarını 'özel yöntemlerle' takip edemeyecek
İşverenler çalışanlarını 'özel yöntemlerle' takip edemeyecek

Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK), biyometrik tanıma sistemlerinin mesai takibi için kullanılmaması, takibin şifreli kart veya PIN tabanlı sistemler, geleneksel imza ve kağıt bazlı devam çizelgeleri, RFID/NFC kimlik kartları ya da denetçi gözetiminde elle giriş gibi alternatif yollarla sağlanması yönünde ilke kararı verdi.

Resmi Gazete'de yayımlanan karara göre, KVKK'ye ulaşan ihbar ve şikayetler arasında en çok karşılaşılan hususlardan biri çalışanların mesai takibini dijitalleşme ve güvenliği artırma amacıyla kurulan biyometrik sistemlere ilişkin oldu.

Kolay takibe imkan veriiyor ancak...

Parmak izi, yüz tanıma sistemi, iris veya retina taraması şeklindeki biyometrik tanıma sistemlerinin hızlı, doğru ve manipülasyona dirençli özellikleriyle cazip göründüğüne işaret edilen kararda, "kişisel verilerin korunması hukuku bağlamında son derece hassas bir alanı oluşturduğu" değerlendirmesine yer verildi.
"İşçi-işveren ilişkisinde yapısal güç dengesizliği" bulunduğuna dikkati çekilen kararda, işçiden konuyla ilgili "açık rıza" alınmasının özgür iradeye dayanıp dayanmadığı hususunda da ciddi tereddütler içerdiği ifade edildi.

"Açık rıza" kapsamında biyometrik veri işleme faaliyetlerinin, yalnızca hukuki sebebe değil aynı zamanda ölçülülük, gereklilik ve veri minimizasyonu ilkelerine de uygun olması gerektiği vurgulanan kararda, "Yasal düzenlemeler ile işverenin çalışma sürelerini takip etmesi ve belgelemesi yönünden hukuki çerçeve çizilmiş olmakla birlikte takibin biyometrik tanımlama sistemleriyle yapılmasını öngören açık kanuni bir düzenleme bulunmadığından mesai takibinin biyometrik verilerin işlenmesi yoluyla gerçekleştirilmesi hukuka aykırılık teşkil edebilecektir" açıklaması yapıldı.

Biyometrik verilerin mesai takibi amacıyla yalnızca açık rıza şartına dayanılarak işlenmesinin yeterli bir hukuki zemininin bulunmadığı aktarılan kararda, ayrıca ölçülü de olmadığı belirtildi.

Mesai takibi alternatif yollarla yapılsın

KVKK'nin kararında, mesai takibinin biyometrik tanımlama sistemleri yerine şifreli kart veya PIN tabanlı sistemler, geleneksel imza ve kağıt bazlı devam çizelgeleri, RFID/NFC kimlik kartları ya da denetçi gözetiminde elle giriş gibi alternatif yollarla sağlanması gerektiği kaydedildi.

Kişisel Verilerin Korunması Kanunu uyarınca kişisel verilerin hukuka uygun işlenmesinin veri sorumlularınca sağlanması gerektiği vurgulanan kararda, buna uygun hareket edilmediğinin tespiti halinde ilgili veri sorumluları hakkında işlem tesis edileceği bildirildi.

Bu besinler, Alzheimer riskini ciddi şekilde düşürüyor


 
Uzmanlara göre, demans riskini azaltmak için Akdeniz diyeti gibi beyin sağlığına faydalı bir diyeti uygulamak gerekiyor. İltihabı azaltmak ve bilişsel işlevi korumak için antioksidanlar, omega-3'ler ve vitaminlerle dolu olan sekiz temel besin grubuna öncelik vermekte yarar büyük. 
 

02.06.2026 05:58:00
MURAT ÇORBACI
Bu besinler, Alzheimer riskini ciddi şekilde düşürüyor
Bu besinler, Alzheimer riskini ciddi şekilde düşürüyor

1. Yeşil Yapraklı Sebzeler: Ispanak, lahana veya pazı gibi sebzeleri her gün tüketin. Folat, E vitamini ve karotenoidler açısından zengindirler ve bilişsel gerilemeyi yavaşlatmaya yardımcı olurlar.







2. Meyveler: Haftada en az iki kez yaban mersini, çilek veya böğürtlen tüketin. Beyin dejenerasyonunu durdurmaya yardımcı olan antioksidanlar ve flavonoidler açısından zengindirler.







3. Yağlı Balıklar: Haftada 1-2 kez somon, sardalya, levrek, çipura veya uskumru tüketin. Bunlar, beyin için yapısal yapı taşları görevi gören DHA (Omega-3 yağ asitleri) açısından mükemmel kaynaklardır.







4. Kuruyemişler: Çoğu gün bir avuç ceviz, fındık, badem tüketmeyi hedefleyin. Ceviz, özellikle omega-3 ve E vitamini açısından zengin olduğu için oldukça faydalıdır. Keza fındık da E vitamini deposu...







5. Tam Tahıllar: Rafine karbonhidratlar yerine yulaf, kinoa veya esmer pirinç tercih edin. Sağladıkları sürekli enerji, beyninizin en iyi şekilde çalışmasını sağlar.







6. Baklagiller: Diyetinize sık sık mercimek, nohut veya beyaz fasulye ekleyin. Sinir sistemi fonksiyonunu ve hafızayı destekleyen lif ve kolin sağlarlar.







7. Zeytinyağı: Ana pişirme yağınız olarak sızma zeytinyağı kullanın. Tekli doymamış yağlar ve antioksidan özellikleri nedeniyle beyin sağlığına faydalı diyetlerin önemli bir bileşenidir.







8. Kümes Hayvanları ve Yumurtalar: Tavuk veya hindi ve yumurtayı ölçülü bir şekilde tüketin. Nörotransmitterleri doğrudan destekleyen kolin gibi hayati B vitaminleri ve besin maddeleri sağlarlar.
Son olarak kakao ve yulaf da işe yarayan besinler arasında yer alıyor.

Marketteki korkunç olayda "tek kurşun" detayı

Kocaeli'nin Derince ilçesinde oğlunun trafik kazasında ölümünden sorumlu tuttuğu komşusunu markette tabancayla vurarak öldüren ve eşini yaralayan sanığa verilen toplam 23 yıl hapis cezası Yargıtay tarafından bozuldu. Yüksek Mahkeme, olayda tek el ateş edildiğine dikkat çekerek, sanığa iki ayrı suçtan ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğuna hükmetti

01.06.2026 14:50:00
İhlas Haber Ajansı
Marketteki korkunç olayda "tek kurşun" detayı
Marketteki korkunç olayda "tek kurşun" detayı
Derince'ye bağlı Yenikent Mahallesi'nde 22 Şubat 2022'de yaşanan olayda, bir süpermarkette alışveriş yapan Belfun Doğramacı (44) ve eşi Sevda Doğramacı (39), komşuları Mustafa Ş.'nin silahlı saldırısına uğradı. Olayda Belfun Doğramacı kalbinden vurularak hayatını kaybederken, eşi Sevda Doğramacı kolundan yaralandı.

23 yıl ceza verilmişti

Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanan sanık Mustafa Ş.'ye; 3 Nisan 2024'te maktul Belfun Doğramacı'ya yönelik haksız tahrik altında kasten öldürme suçundan 16 yıl, eşi Sevda Doğramacı'yı kasten yaralama suçundan 6 yıl ve ruhsatsız silah bulundurmaktan 1 yıl olmak üzere toplam 23 yıl hapis cezası verilmişti.

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, yerel mahkemenin verdiği bu kararı inceleyerek istinaf başvurularını esastan reddetti ve kararı onadı. Bunun üzerine dosya Yargıtay'a taşındı.



Yargıtay kararı 4 ayrı gerekçeyle bozdu

Dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 3 Mart 2026'da oy birliğiyle aldığı kararda yerel mahkemenin ve istinafın kararını bozarak dosyayı Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesine geri gönderdi.

Yargıtay 1. Ceza Dairesinin bozma ilamında, sanık Mustafa Ş. ile maktul Belfun Doğramacı arasındaki yaklaşık 5 yıllık tanışıklığın husumete dönüştüğü ayrıntılarıyla yer aldı. Kararda yer alan bilgilere göre, Mayıs 2019'da maktul Belfun Doğramacı'nın kullandığı aracın kaza yapması sonucu, araçta bulunan sanığın oğlu hayatını kaybetti, maktul ise yaralandı. Bu süreçte sanık Mustafa Ş., yürüyemediğini zannettiği maktule aylar boyunca yardım etti ve hastane süreçlerinde yanında oldu. Ancak sanık, bir gün hastane dönüşü maktulün aslında yürüyebildiğini tesadüfen öğrenince yardımı kesti.

"Oğlunu cinlere kurban verdim" iddiası husumeti büyüttü

Yüksek Mahkemenin kararına göre, yardımların kesilmesinin ardından taraflar arasındaki gerilim giderek arttı. Maktul Belfun Doğramacı'nın, çevresindeki insanlara sanığın kazada ölen oğlu için "Onun oğlunu cinlere kurban verdim" şeklinde söylemlerde bulunduğu iddiaları dosyaya yansıdı.

Ayrıca maktulün, aracıyla sürekli olarak sanığın evinin ve dükkanının bulunduğu sokaktan yüksek sesle müzik dinleyerek geçtiği, bu durumun tahriki artırdığı ifade edildi.

22 Şubat 2022'de sanığın eşinin dükkanında bulunan silahı alarak maktulün arkasından markete girdiği, Mustafa Ş.'nin elindeki silahla maktulün kafasına doğru vurduğu, maktul ile eşinin beraberce yere düştükleri, eşinin tüm engelleme çabalarına rağmen sanık Mustafa Ş.'nin elindeki tabancayı yerde yatan çifte doğrultarak ateş ettiği, bu atış neticesinde maktulün hayatını kaybettiği, eşi Sevda Doğramacı'nın ise kolundan yaralandığı kaydedildi.



Yargıtay'ın bozma ilamında şu gerekçelere yer verildi:

Olay yerinde yalnızca bir adet 9 milimetre boş kovan bulunduğu, sanığın ve yaralı eşin beyanlarında "tek atış" yapıldığının ifade edildiği vurgulandı. Yargıtay, tek kurşunla hem ölümün hem de yaralanmanın gerçekleştiği bu olayda "Fikri İçtima" kurallarının (TCK 44. Madde) işletilmesi gerektiğini belirtti. Sanığa sadece en ağır cezayı gerektiren "kasten öldürme" suçundan ceza verilmesi gerekirken, yaralama suçundan da ayrıca ceza verilmesi hukuka aykırı bulundu.

Maktul Belfun Doğramacı'nın 25 Şubat 2020 tarihli rapora göre yüzde 98 engelli olduğu belirtildi. Yargıtay, maktulün tüm sağlık kayıtlarının incelenerek Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasını; olay anında "kendisini beden ve ruh bakımından savunamayacak durumda" olup olmadığının kesin olarak tespit edilmesi gerektiğini kaydetti.

Yargıtay, maktulden sanığa yönelen haksız hareketlerin boyutu dikkate alındığında, sanığa uygulanan haksız tahrik indiriminin asgari oranda tutulması gerektiğini belirtti. Mevcut kararda 16 yıl hapis verilerek tahrik indiriminin fazla uygulandığı ve sanığa "eksik ceza" tayin edildiği ifade edildi.

Sanığın sabıka kaydında yer alan önceki "tehdit" suçunun yasal değişikliklerle "uzlaşma" kapsamına alındığı hatırlatıldı. Yargıtay, bu suç için uzlaştırma işlemi yapılıp yapılmadığı araştırılmadan sanık hakkında "mükerrer (tekrar eden) suçlu" hükümlerinin doğrudan uygulanmasını usule aykırı buldu.

Bozma kararının ardından sanık Mustafa Ş., Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesinde Yargıtay'ın belirttiği usul ve esaslar çerçevesinde yeniden hakim karşısına çıkacak.

Kılıçdaroğlu'nun basın danışmanından CHP'de işten çıkarmalara ilişkin açıklama

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun basın danışmanı Atakan Sönmez, parti genel merkezindeki işten çıkarmalara ilişkin, "Tekrar incelenecek bu işten çıkarmalar. Haklı feshe ikna olamadığımız bir şey varsa, geri döneriz, arkadaşların sözleşmelerini devam ettiririz" dedi

01.06.2026 13:54:00 / Güncelleme: 01.06.2026 13:58:01
Haber Merkezi
Kılıçdaroğlu'nun basın danışmanından CHP'de işten çıkarmalara ilişkin açıklama
Kılıçdaroğlu'nun basın danışmanından CHP'de işten çıkarmalara ilişkin açıklama
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun basın danışmanı Atakan Sönmez, mahkemenin CHP kurultayına ilişkin verdiği 'mutlak butlan' kararı sonrası parti genel merkezinde başlayan işten çıkarmalara ilişkin değerlendirmede bulundu.

Sönmez, "Şu anda arkadaşlarımızın feshe gerek nedenlerle ilgili bilgileri 2 yolla öğrenme şansımız var. Birincisi; parti yöneticilerine küfür, hakaret, tehdit vesaire gibi kurum çalışanı disipline uymayacak şeyler yapmışsa. İkincisi ise bu süreçte mazeretsiz ve raporsuz şekilde işe gitmedikleri ve kağıt üzerinde kadrolu göründüklerine yönelik bir tespit varsa bunda yine bir fesih söz konusu olabilir. Bu da nihayetinde nasıl öğrenilebilir? Eğer kart basılıyor da basmamışsa, kart basılmış ama fiilen gitmemişse ancak içerideki çalışan arkadaşlar bunun bilgisini verir. 2 yılı aşkın süredir genel merkezde değiliz biz. Bu bizim yapabileceğimiz bir tespit değildir." ifadelerini kullandı.

"Haklı feshe ikna olamadığımız bir şey varsa arkadaşların sözleşmelerini devam ettiririz"
Sönmez, şöyle devam etti:

"Personelin giriş-çıkış sisteminden baktığınız zaman bir yılda mazeretsiz olarak 300 mesai günü var, bunun 285'inde gelmemişse, bu filli çalışan değildir. Tekrar incelenecek bu işten çıkarmalar. Genel olarak, 'çalışanın işine son verilsin', Cumhuriyet Halk Partisi'nin görüşü olamaz. Genel Merkez'deki idari tasarrufla bunlar yapıldı, benim kendi birimlerimdeki arkadaşlarla ilgili fesih nedenlerini tek tek inceleyeceğim. Gerekirse kendilerini de çağırır, konuşurum. Haklı feshe ikna olamadığımız bir şey varsa, geri döneriz, arkadaşların sözleşmelerini devam ettiririz. Bu gizlice yapılmış bir kıyım, bir operasyon vesaire olmadığı için bizim burada karnımızı ağrıtacak bir durum yok. Kendi birimim için de yeni bir görevlendirme yok."

Çanakkale'de 30 kaçak göçmen kurtarıldı

Çanakkale'nin Ayvacık ilçesi açıklarında motoru arızalanan lastik botla sürüklenen ve yardım talebinde bulunan 14'ü çocuk 30 kaçak göçmen, Sahil Güvenlik ekiplerince kurtarıldı

01.06.2026 10:59:00
İhlas Haber Ajansı
Çanakkale'de 30 kaçak göçmen kurtarıldı
Çanakkale'de 30 kaçak göçmen kurtarıldı
Çanakkale'nin Ayvacık ilçesi açıklarında motoru arızalanan lastik botla sürüklenen ve yardım talebinde bulunan 14'ü çocuk 30 kaçak göçmen, Sahil Güvenlik ekiplerince kurtarıldı.

Sahil Güvenlik Kuzey Ege Grup Komutanlığı ekipleri, Ayvacık ilçesi açıklarında kaçak göçmenlerin olduğu lastik botun motor arızası nedeniyle sürüklendiği ve yardım talebinde bulunulduğu bilgisi üzerine harekete geçti. Bölgeye sevk edilen Sahil Güvenlik botları 'KB-103', 'KB-76' tarafından 14'ü çocuk toplamda 30 kaçak göçmen kurtarıldı.

Kaçak göçmenler, işlemlerinin ardından Ayvacık Göçmen Ön Kabul ve Sevk Merkezine (GÖKSEM) teslim edildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.