logo
24 HAZİRAN 2026

Ekrem İmamoğlu İSKİ'nin Silivri Altyapı Yatırımları Temel Atma Töreninde konuştu

İmamoğlu, "Ben bir adım geri durayım, üç adım geriden izleyeyim, Ekrem tökezlesin de belki onun yerine ben geçerim…! ‘Pışık’ derim ona ben. Öyle bir şey yok. Öyle yağma yok. Ne partili Ekrem'i yedirir, ne millet Ekrem'i yedirir. O kadar net" dedi.

08.01.2025 14:42:00
Haber Merkezi
Ekrem İmamoğlu İSKİ'nin Silivri Altyapı Yatırımları Temel Atma Töreninde konuştu
Ekrem İmamoğlu İSKİ'nin Silivri Altyapı Yatırımları Temel Atma Töreninde konuştu
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) köklü kuruluşu İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ), Silivri'de yağmur suyu kaynaklı taşkınlarda yaşanması muhtemel can ve mal kayıplarının önüne geçecek, atık su ayrıştırmaları ile atık su kaynaklı çevre kirliliğini önleyecek projenin yapımını başlattı.

"İSKİ Silivri Altyapı Yatırımları Temel Atma Töreni", Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun katılımıyla gerçekleşti.

Törende, sırasıyla; İSKİ Genel Müdürü Doç. Dr. Şafak Başa, Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu ve İmamoğlu birer konuşma yaptı.

"Bugün, yine çok önemli bir İSKİ projesini hep beraber harekete geçirmenin gururunu yaşayacağız" diyen İmamoğlu, "Yıllardır pek çok mahallesinde sorunlarına çözüm bulunamamış birçok altyapı konusunu, sadece Silivri'de değil, İstanbul'un her yerinde çok özenli bir biçimde çözüme kavuşturmanın gerçek bir gururunu yaşıyorum. Bunda emeği geçen İSKİ'nin bütün yöneticilerine, Genel müdürümüzden emekçisine, her kademesindeki yol arkadaşlarımıza, dostlarımıza teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu.

"GETİRDİĞİMİZ BU HİZMETLER, EKREM İMAMOĞLU MUTLU OLSUN DİYE YAPILMIYOR"

Geçmişte, Silivri özelinde ve İstanbul genelinde can kayıplarına da mal olan sel baskınlarının yaşandığına dikkat çeken İmamoğlu, "Çok kötü görüntülere sebep olduğu birçok hususun artık Silivri'nin de İstanbul'un da gündeminden kalktığını görüyor olacağız" dedi. Hedeflerinin İstanbul'un her sokağında, mahallesinde sağlıklı ve güvenli bir altyapı inşası olduğunun altını çizen İmamoğlu, "Amacımız, vatandaşlarımızın yaşam kalitesini yükseltmektir. Modern ve sağlıklı bir şehirleşme modeli sunmak için gösterdiğimiz büyük çabanın en önemli sebebi de budur. Bazılarının anlamadığı, daha doğrusu anlamak istemediği tek şey şu: Tüm bu yatırımlar, insanlarımıza getirdiğimiz bu hizmetler, Ekrem İmamoğlu mutlu olsun diye yapılmıyor. Hepsi, şehrimizin iyiliği ve geleceğimizin, özellikle gelecek nesillerin mutluluğu için yapılıyor. Vatandaşlarımızın sağlıklı, güvenli ve huzurlu bir hayata kavuşması için yapılıyor, İstanbulluların bu şehirde gönül rahatlığıyla yaşayabilmesi için yapılıyor" ifadelerini kullandı.

"İŞTE ANLATAMADIĞIMIZ ŞEY BU"

Hizmetleri, parti ayrımı yapmaksızın, ihtiyaçlar doğrultusunda İstanbul'un her ilçesine eşit biçimde yaydıklarını vurgulayan İmamoğlu, şunları söyledi:

"Hangi hane CHP'li, hangi hane şu partili ya da hangi hane bu partili diye bir ayrım mümkün mü? Asla. Olması mümkün değil. İşte anlatamadığımız şey bu. Mesele, siyasetteki rekabeti, siyasetteki vatandaşa karşı yürüttüğümüz propagandayı birbirini kötüleyerek, birbirini karalayarak ya da yargıyı silah gibi kullanıp, birilerini yargı eliyle zapt etme gayretiyle değil, milletin gönlünü fethederek, milletin kalbine hitap ederek, insanların ihtiyaçlarını gidererek, o insanların ihtiyaçlarına karşılık iyi hizmetler ve güzel projeler hazırlayarak seçim kazanmak ya da insanların oyunu elde etme mücadelesi şeklinde yürütülmelidir. İnsan ayırt etmemenin, siyaset üstü davranmanın en güzel örneklerinden biri Silivri'dir. Niye Silivri'dir? Silivri Belediye Başkanımız Bora Bey de Meclis üyesiydi. Yine birlikte Şafak Bey, daha önceki genel müdürümüzün olduğu dönemde de yine burada hizmetlerimiz vardı. Ve Bora Bey'den önce, Mart ayından önce burada Milliyetçi Hareket Partili bir belediye başkanı vardı. Allah şahittir; ne Silivri'de ne diğer bir başka ilçede, tek bir hizmetin ilçesini, mahallesini parti ayrımı yaparak hizmette öncelik demediğimize, milletimizin tamamını öncelik olarak kabul ettiğimize Yaradan şahittir. Milletin huzurunda tekrar ifade ediyorum. Hep öyle hizmet ettik."

"BUGÜNÜN İKTİDARI ÇOK BASİT, TRAJİKOMİK BİR OLAYDA BİLE SİLİVRİ'Yİ AYIRDI"

"Burada önceki dönem belediye başkanlarımızı görüyorum. Bu bölgeye hizmet etmiş beldesi, ilçesi… Hepsi bilirler, farklı partide olduğunuz zaman altyapı hizmeti almanın ne kadar zor olduğunu. Ben de yaşadım ilçe belediye başkanlığım döneminde. Biz öyle yapmadık. Biz yanına gittik, ayağına gittik, 'Burada şu hizmetleri beraber yapalım' diye. Onun için işte gururla diyor ki Genel Müdürümüz, 'Geçtiğimiz dönemde burada 5 milyara yakın projeyi bitirdik. Dere ıslahlarından yaşam vadilerine, atık sudan içme suyuna varıncaya kadar her hususta… Sadece İSKİ değil, onun dışındaki hizmetlerle insan ayırmadık. Ama bugünün iktidarı, çok basit, trajikomik bir olayda bile Silivri'yi ayırdı. Seçimden önce, AK Partili belediyeler Ekrem İmamoğlu'na karşı daha büyük bir mücadele versin diye, çok ayıp bir biçimde, ayıplanacak bir biçimde, cumhurbaşkanlığının örtülü ödeneğinden ilçe belediyelerine para yolladı. 45'er milyon lira para yolladı. Milletin parasını yolladı."

"MHP'Yİ BİLE KAPI DIŞARI ETTİLER! BU KADAR AYRIMCI BİR KAFA"

"İşte Çatalca Belediye Başkanımız burada. Açtı baktı ki, hesabına seçimden önce para gelmiş. Niye? Oradaki belediye daha fazla kampanya yapsın diye. Görülmüş bir şey değil yani, örtülü ödenekten, cumhurbaşkanlığından bir ilçe belediyesine para gelsin. 25 muhalefet belediyesi vardı İstanbul'da. Birisi MHP'li, 24'ü AK Partiliydi. 24 tane AK Partili belediyeye yolladılar, bir tane garibim Silivri, MHP'li belediye yollamadılar. Onu bile ayırdılar. Bir kişiyi bile ayırdılar. Demediler ki, 'Aynı ittifakız, ona verelim!' Ona bile vermediler, 25'ine yolladılar. Dedim ki; 'Yahu bir daha bakın, belki yollanmıştır.' Baktılar, yok. Yollamadılar. Bu kadar ayrımcı bir kafa. Yani MHP'liyi bile kapı dışarı ettiler bak! MHP'yi bile kapı dışarı ettiler! Ama biz, hizmette insanımızı ayırmayız. Ayırmayız, ayırmayacağız. Onun için, onlar, 25 belediyeden 13'e düştü; biz, 14 belediyeden 26'ya çıktık. Hatta 30'un üzerindeki belediyede de Büyükşehir Belediyesi olarak birinci parti çıktık. Biraz daha erken davransaydık, biraz daha hızlı olsaydık 30'un üstünde ilçe belediyemiz de olurdu. Allah'ın izniyle o da olacak. Çünkü görüyorum ki, mevcut iktidarın kafası ve zihniyeti değişmemiş. Hala partizanlıkla yönetim yürütme gayreti gösteriyorlar. Birkaç iyileşme gösteren yönetimleri var. Zarar vermemek için, onlara bazen teşekkür bile edemiyorum. Etsem, onların da canını yakacaklar; kendi insanları. Teşekkür edemiyorum. Etmesem bir türlü, etmesem bir türlü yani. Bu olmaz."

"İSKİ, SON 5-6 YILDA YAPTIĞI İŞLE, HİZMETLE, 25 YILLARINA BEDEL İŞ YAPMIŞTIR"

"Bakın; İSKİ'nin yaptığı her hizmet, milletimiz için kalıcı bir konfor, insanca bir yaşam, kaliteli bir yaşam… İddiayla söylüyorum; -birçok işte öyleyiz ama- İSKİ, son 5-6 yılda yaptığı işle, hizmetle, 25 yıllarına bedel iş yapmıştır. Hem de sevgili dostlar, bunlar rakamlarında net. İSKİ Genel Müdürümüz çıkarsın, bizim İletişim'e yollasın. Siyasi yol arkadaşlarımıza gönderelim, onlar da anlatsınlar. 2019 öncesinde, çok daha pahalıya su satıyorlardı. Bugünden, döviz bazında, en az yüzde 25-30 daha pahalıya su satıyorlardı. Hem de bütçe fazlası veriyordu İSKİ. Ne yapıyorlardı o para biliyor musunuz? Uydur kaydır yöntemlerle İBB'ye yolluyor, İBB bütçesinden de başkalarına aktarılıyordu. Ama yatırım yapmıyorlardı. Yapmadıklarını ben biliyorum. Beylikdüzü'nden biliyorum. Belediye başkanımız burada. İşte Büyükçekmece'den, Hasan Bey'den biliyorum, yapmadılar. Doğru dürüst yatırım yapmadılar. Daha fazlasını yapabilirlerdi. Bu kadar su baskınına müdahale eden bir İSKİ olmazdık biz."

"MALİYET, EN AZ 2 KATINA ÇIKMIŞ DÖVİZ BAZINDA. AMA DAHA ÇOK İŞ YAPIYORUZ. NASIL? MİLLETİN PARASINI MİLLET İÇİN HARCIYORUZ"

"Şehrin 160 noktasında İSKİ, su baskınlarına karşı müdahaleye onlarca milyar lira yatırım yaptı. O kadar pahalıya su satıyorlardı. O gün, yani 2019'dan önce, şu an yaptığımız bu işlerin maliyeti de döviz bazında, en az yüzde 50 daha ucuzdu. Bakın hem maliyet ucuz hem su pahalı; daha az iş yaptılar. Şimdi suyu daha ucuza satıyoruz. Maliyet, en az 2 katına çıkmış döviz bazında. Ama daha çok iş yapıyoruz. Nasıl? Mucize mi yapıyoruz biz? Hayır. Milletin parasını millet için harcıyoruz. Yaradan da bizim bütçemize verdikçe bereketini veriyor. İşin özü budur. Başka bir özü yoktur. İşte memleketin tamamının böyle bir yönetime acilen ihtiyacı vardır. Bunlar; emeklinin cebindeki paraya da göz dikti, dar gelirlinin cebindeki paraya da göz dikti. Ekonomimizi perişan etti. O bakımdan milletimizin tamamının böyle yönetime, böyle akıldan, bilimden şaşmayan, milletin bütçesine gözü gibi bakan bir halkçı anlayışa acilen ihtiyacı vardır. Acilen ihtiyacı dediğim o işi, en yakın zamanda sandıkta milletimiz bugünün iktidarına yaşatacak ve onları evlerine yollayacak. Bunu her yerde söylüyorum. Bu, öylesine siyasi propaganda değildir. Bunun adı, net bir hedeftir. Bu hedef, milletimiz için artık gereklidir. Bu kadar net. Milletimiz, bizi davet ediyor. Bize, 31 Mart'ta büyük bir güç verdi."

"HER BİR ARKADAŞIM, 7/24 ÇALIŞACAK"

"Belediye başkanlarımız burada. Her bir arkadaşım, 7/24 çalışacak. Her bir arkadaşım girmedik, gitmedik mahalle, ev bırakmayacak. İnsanlarının memnuniyeti ve mutluluğu için elinden gelenin en iyisini yapacak. Dayanışma içinde olacak. Hizmetleriyle beraber önümüzdeki genel seçimde Cumhuriyet Halk Partisi'ni iktidar yapacak. Bu kadar net. Bunun başka bir yolu yok. 'Ben oturayım, ben arkama yaslanayım, Ekrem çalışsın, Bora çalışsın, biz iktidar olalım!' Öyle yağma yok! Olmaz. Edirne'den Kars'a, Sinop'tan Hatay'a, Mersin'den Trabzon'a her ilçe, her belde, her il, her büyükşehir, her örgüt üyesi, CHP'nin her bireyi, amasız, fakatsız, kol kola, omuz omuza, milletin beklediği, partizanlık yapmayan iktidar olma yolculuğuna, 'tam yol ileri' diyerek hizmet edecek. Bu kadar basit. Başka yolu yok. 'Ben bir adım geri durayım, üç adım geriden izleyeyim, Ekrem tökezlesin de belki onun yerine ben geçerim…! 'Pışık' derim ona ben. Öyle bir şey yok. Öyle yağma yok. Ne partili Ekrem'i yedirir, ne millet Ekrem'i yedirir. O kadar net."

"BUNUN ADI İSTANBUL'DA EKREM'DİR, SİLİVRİ'DE BORA'DIR, BEYLİKDÜZÜ'NDE MEHMET'TİR, KÜÇÜKÇEKMECE'DE KEMAL'DİR…"

"Bunun adı İstanbul'da Ekrem'dir, Silivri'de Bora'dır, Beylikdüzü'nde Mehmet'tir, fark etmiyor, Küçükçekmece'de Kemal'dir. Her bir arkadaşım, mevzusunu böyle alacak. Bu kardeşiniz öyle ele alıyor. Kendimi, bir beldenin belediye başkanına ya da belde başkanına, ilçe başkanına ya da belediye başkanının yerine koyuyorum, Allah şahit, öyle çalışıyorum. Çünkü, millet için ve memleket için çalışıyorum. Böyle çalışırsak, meseleye milletçe bir bütün bakmanın ahlakını ve erdemini taşırsak, göreceksiniz; Suriye'deki derinleşen sorunu da biz çözeceğiz, bu memleketin ekonomik sorununu da biz çözeceğiz, bu memleketin kalkınma sorununu da biz çözeceğiz. Bu memleketin barışını da huzurunu da biz çözeceğiz. Bu memleketin yoksulluk sorununu da biz çözeceğiz, bu memleketin demokrasi, hak, hukuk, adalet sorunlarını da biz çözeceğiz. Buna hazırız. İşte tam da bu yoldan dönmeye hiç niyetimiz yok sevgili dostlarım. Onun için burada hizmet ediyoruz. Bugün Silivri'de temel atacağız, yarın Bağcılar'da, bir başka gün Şile'de, bir başka gün Pendik'te. Bizim için fark etmez. Yetmez; ülkemizin her yerinde, her noktasında, gücümüz yettikçe el vermeye, el tutmaya, sarılmaya ve kucaklaşmaya devam edeceğiz. Bu yönüyle, bu icraatçı ve halkçı belediyecilik anlayışımızın, aynı şekilde icraatçı, kamucu, halkçı, adaletli bir biçimde ülke yönetimine yansıması dileğiyle, bu güzel hizmetlerimiz Silivri'mize ve İstanbul'umuza hayırlı uğurlu olsun."

DOÇ. BAŞA: PROJENİN GÜNCEL MALİYETİ 1 MİLYAR 600 MİLYON LİRA OLACAK

Doç. Dr. Başa'nın verdiği bilgilere göre; Silivri Alibey, Cumhuriyet, Çanta Sancaktepe, Fatih, Mimar Sinan Mahallesi, Ortaköy, Piri Mehmet Paşa, Selimpaşa ve Semizkumlar mahalleri, atık su kaynaklı çevre kirliliğinin ve sıklıkla altyapı eksikliğinden kaynaklanan su baskınlarının yaşandığı yerler arasında bulunuyor. Güncel maliyeti 1 milyar 600 milyon lira olarak hesaplanan proje ile Silivri genelinde yetersiz kesite sahip, kullanım ömrünü tamamlamış veya eksik altyapılı bölgelerde yaşanan atık su kaynaklı çevre kirliliğini önlemek, birleşik sistem çalışan hatları ayrıştırmak, foseptikleri devre dışı bırakarak atık suları kesintisiz olarak arıtma tesislerine aktarmak için 30 kilometre atık su kolektör ve şebeke kanalı yapılacak.

MARMARA'YA ATIK SU GİRİŞİ ÖNLENECEK

Bölgenin karışık sistem çalışan hatları ayrıştırılarak, arıtma tesisine gelen yağmur suyu yükünü azaltmak, yoğun yağışlar sebebi ile yukarıda sıralanan cadde ve sokaklar gibi önemli noktalarda yağışlı havalarda meydana gelen su baskınlarını önlemek, ayrıştırılan atık su ve yağmur suyu kanalları ile Marmara Denizi'ne bölgeden karışan atık suları engellemek için 10 kilometre yağmur suyu kanalı inşa edilecek. Ayrıca Selimpaşa Mahallesi'nde yer alan Kocadere Deresi'nin yerleşim bölgesinde yer alan 3 kilometrelik kısmı ıslah edilerek, bölgede yoğun yağışlarda yaşanabilecek taşkın riskinin önüne geçilecek.

Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşan NATO Liderler Zirvesi kapsamında Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump ile ikili bir görüşme gerçekleştireceğini açıkladı. Kritik zirvede küresel güvenlik ve ikili ilişkiler masaya yatırılacak

24.06.2026 18:20:00
Haber Merkezi
Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek
Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün yaptığı açıklamada NATO Liderler Zirvesi'ndeki diplomasi trafiğinin en önemli ayağını duyurdu. Erdoğan, zirve programı kapsamında ABD Başkanı Donald Trump ile baş başa bir araya geleceğini açıkladı. Bu görüşme, iki liderin küresel ve bölgesel gelişmeleri en üst düzeyde değerlendirmesi açısından stratejik bir önem taşıyor.

Masadaki kritik başlıklar

İki lider arasında gerçekleşecek baş başa görüşmenin ajandası oldukça yoğun. Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgilere göre masada yer alacak öncelikli konular şunlar:

• NATO'nun Geleceği: İttifakın genişleme stratejileri ve savunma harcamaları.

• Bölgesel Güvenlik: Orta Doğu'daki son durum ve terörle mücadelede iş birliği.

• Ukrayna Krizi: Savaşın sonlandırılmasına yönelik barış girişimleri ve stratejik adımlar.

• Ekonomik İlişkiler: Türkiye ve ABD arasındaki ticaret hacmini artırma hedefleri.

Küresel siyasette gözler bu randevuda

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu açıklaması, uluslararası kamuoyunda da geniş yankı uyandırdı. Uzmanlar, iki liderin yapacağı bu baş başa görüşmenin sadece Türkiye-ABD ilişkilerinin seyrini değil, NATO zirvesinden çıkacak ortak kararları da doğrudan etkileyebileceğini belirtiyor. Zirve sürecinde iki liderin heyetler arası görüşmelerin yanı sıra bu özel formatta bir araya gelmesi, stratejik ortaklığın kritik başlıklarında doğrudan uzlaşı arayışı olarak yorumlanıyor.

Görüşmenin kesin saati ve yerine ilişkin detayların önümüzdeki günlerde netleşmesi bekleniyor.

Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir

Dünya Ekonomik Forumu’nun son raporuna göre, gün boyu otoparklarda atıl bekleyen milyonlarca elektrikli araç, enerji krizine karşı devasa birer mobil bataryaya dönüşüyor

24.06.2026 18:00:00
Eyüp Kabil
Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir
Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir
Dünya Ekonomik Forumu (WEF) tarafından Çin'de düzenlenen "Summer Davos" liderler zirvesinde yayımlanan güncel rapora göre, Araçtan Izgaraya (Vehicle-to-Grid / V2G) yani "Her Şeyden Şebekeye" enerji aktarım teknolojisi küresel enerji altyapısını kurtaracak en önemli hamlelerden biri olarak kabul edildi. Yapay zeka yazılımları ve gelişmiş akıllı şebeke altyapılarıyla desteklenen bu sistem, elektrikli araçların sadece enerji tüketen değil, aynı zamanda şebekeyi besleyen aktif birer güç istasyonu olmasını sağlıyor.

Dünya genelinde elektrik şebekelerinin aşırı yüklenme ve fosil yakıt bağımlılığıyla boğuştuğu bu dönemde, laboratuvardan çıkıp kitlesel üretime hazır hale gelen bu teknoloji, enerji yönetiminde tamamen merkezsiz bir dönemi başlatıyor.


Atıl duran araçlar enerji depolama merkezine dönüşüyor


İstatistiklere göre, dünyadaki binek araçlar ve ev tipi lityum piller günün ortalama yüzde 90'ından fazlasında otoparklarda veya garajlarda hiçbir işlev görmeden bekliyor. V2G teknolojisi, tam da bu atıl kapasiteyi küresel enerji arzını dengelemek üzere devreye sokuyor.

Çift Yönlü Şarj Akışı: Geliştirilen yeni nesil entegre altyapılar sayesinde, elektrikli araç sahipleri pillerini sadece doldurmakla kalmıyor; ihtiyaç anında bu enerjiyi evlerine ya da doğrudan şehir şebekesine geri satabiliyor.

Zirve Saatleri Yönetimi: Elektrik talebinin tavan yaptığı ve kesinti risklerinin arttığı akşam saatlerinde, sisteme bağlı binlerce araçtan şebekeye anlık enerji pompalanıyor.

Maliyet Avantajı: Tüketiciler elektriğin ucuz olduğu gece saatlerinde araçlarını şarj edip, enerjinin pahalı olduğu yoğun saatlerde sisteme geri satarak doğrudan gelir elde edebiliyor.


Yapay zeka ve yenilenebilir enerjinin entegrasyonu


Güneş ve rüzgar gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının en büyük problemi, hava durumuna bağlı olarak sürekli dalgalanma göstermeleridir. Yapay zeka destekli V2G yazılımları, hava tahminlerini ve şehirlerin anlık enerji tüketim verilerini analiz ederek milyonlarca aracın ne zaman şarj olacağını, ne zaman şebekeyi besleyeceğini saniyeler içinde optimize ediyor.

Bu entegrasyon sayesinde yeşil enerji kaynaklarından üretilen fazla elektrik ziyan edilmeden milyonlarca aracın bataryasında depolanıyor. Elektrik üretiminin düştüğü anlarda ise bu piller devreye girerek fosil yakıtlı ek santrallerin çalıştırılması ihtiyacını tamamen ortadan kaldırıyor. Küresel çapta test edilen pilot bölgelerde, bu yöntemle karbon salınımında ciddi düşüşler kaydedildi.


Küresel devlerin altyapı yarışı başladı


Teknolojinin ticari olarak ölçeklenmesiyle birlikte hem otomotiv hem de enerji yazılımı şirketleri bu alana milyarlarca dolarlık yatırım yapıyor. Enerji ve akıllı şebeke yönetimi üzerine çalışan yeni nesil teknoloji öncüleri, mevcut elektrik şebekelerinin "gizli" kapasitelerini açığa çıkarmak üzere dijital ikizler ve yeni nesil hibrit transformatörler üretiyor.

Apple, Google ve önde gelen küresel otomotiv üreticileri, araç içi yazılımlarını ve şarj ünitelerini bu çift yönlü enerji aktarım standardına uygun hale getirmeye başladı. Sadece batarya kalitesini koruyan değil, aynı zamanda şebekeyle mikro saniyeler düzeyinde güvenli iletişim kuran bu sistemler, geleceğin akıllı şehirlerinin ana omurgasını oluşturuyor.

Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, sosyal medya üzerinden yaptığı Şeyh Said paylaşımları nedeniyle yargılandığı davada "kişinin hatırasına alenen hakaret" suçundan adli para cezasına çarptırıldı. Erzurum Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada Özdağ'a 87 gün karşılığı toplam 8 bin 700 TL adli para cezası verilirken, hükmün açıklanması 5 yıl süreyle ertelendi. Özdağ, kararın ardından sert açıklamalarda bulundu

24.06.2026 16:20:00
Haber Merkezi
Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası
Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası
Dava, Şeyh Said'in 3 yakınının şikayeti üzerine açılmıştı. Savunmasında "Vatan hainine vatan haini demenin hatıraya hakaret oluşturmayacağını" savunan Özdağ'ın bu talebi mahkeme heyeti tarafından kabul görmedi.

Erzurum Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi, paylaşımdaki ifadelerin kanunda yer alan "kişinin hatırasına alenen hakaret" suçunun unsurlarını oluşturduğuna hükmetti. Mahkeme, Özdağ'ı adli para cezasına çarptırırken sabıkasızlık durumunu gözeterek Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı uyguladı. Kararın ardından  konuşan Özdağ, davayı tamamen "siyasi bir süreç" olarak nitelendirdi ve avukatları aracılığıyla üst mahkemeye (istinafa) taşıyacaklarını duyurdu.

"Bu ceza Türkiye Cumhuriyeti'ne verilmiştir"

Adliye çıkışında karara oldukça sert tepki gösteren Zafer Partisi lideri, cezanın hukuki değil ideolojik bir alt metni olduğunu iddia etti. Özdağ, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

"Bu karar kabul edilebilir bir ceza değil. Çünkü mahkeme bu kararla Şeyh Said'in hakaret edilebilecek muteber bir hatırası olduğunu kabul ediyor. Biz bunu reddediyoruz. Bu ceza bana değil; esasen Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne ve o dönem bu kanlı ayaklanmayı bastıran Türk Silahlı Kuvvetleri'ne verilmiştir. Bu karar, yarın bebek katili terörist elebaşı Öcalan'a da aynı hakkı vermek demektir. Biz teröriste terörist, haine hain, salağa salak demekten asla vazgeçmeyeceğiz!"

Şeyh Said'i tarihte ait olduğu vatan hainliği yerinde değerlendirmeye devam edeceklerini vurgulayan Özdağ, Cumhuriyet değerlerini savunmaktan geri adım atmayacaklarını yineledi.

Hukuk tarihsel gerçeklerin neresinde?

Ümit Özdağ'a verilen bu ceza, hukuk sistemi ile tarihi/siyasi gerçekliklerin çarpışmasını bir kez daha gündeme taşıdı.

Şeyh Said, 1925 yılında genç Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı silahlı isyan başlatmış ve Şark İstiklal Mahkemesi tarafından "vatan hainliği" suçundan idam edilmiştir. Devletin resmi mahkemelerince tescillenmiş bir isyancı liderin "korunmaya değer bir hatırası" olup olmadığı tartışması, yargının kendi geçmişiyle çelişmesi olarak yorumlanıyor.

Siyasi parti liderlerinin tarihi figürler ve terör eylemleri hakkında yaptıkları sert tanımlamaların "hakaret" potasında eritilmesi, siyaset yapma ve ifade özgürlüğünün alanını daraltıyor.

Kararın ardından sosyal medyada, iktidara yakın bazı gazetecilerin Şeyh Said hakkında benzer veya daha sert ifadeler kullanmasına rağmen takipsizlik kararı aldığı, buna karşın muhalif bir parti liderine ceza kesilmesinin "düşman ceza hukuku" izlenimi yarattığı eleştirileri yükseliyor.

Sonuç olarak Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi'nin kararı, teknik olarak hukuki bir sınır çizmiş gibi görünse de siyaset sahnesinde ve toplumsal hafızada Cumhuriyet'in kurucu değerleri üzerinden yeni bir kutuplaşma ve tartışma dalgası başlattı.

Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!

Alman Seyahat Birliği (DRV) tarafından Türkiye'nin Berlin Büyükelçiliği ev sahipliğinde düzenlenen yaz resepsiyonu; siyaset, turizm, medya ve diplomasi dünyasından 300'e yakın önemli ismi bir araya getirdi.
 

24.06.2026 13:40:00
AA
 Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!
 Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!
Alman Seyahat Birliği (DRV) tarafından Türkiye'nin Berlin Büyükelçiliği ev sahipliğinde düzenlenen yaz resepsiyonu; siyaset, turizm, medya ve diplomasi dünyasından 300'e yakın önemli ismi bir araya getirdi.

Etkinlikte konuşan Almanya'nın Denizcilik Ekonomisi ve Turizmden Sorumlu Hükümet Koordinatörü Christoph Ploss, ağır işleyen vize işlemlerinin turistler ve iş dünyası önünde büyük bir bariyer oluşturduğuna dikkat çekerek, bu sorunu aşmak adına Ulusal Turizm Stratejisi kapsamında dijital vize dönemine geçileceğini duyurdu.

"Mesafe kat ettik"
Yoğun bürokrasinin pek çok kişiyi Almanya'ya seyahat etmekten alıkoyduğunu belirten Ploss, "Konuyu Dışişleri Bakanımızla şahsen görüştüm ve kendisinin de yakından ilgilenmesiyle ciddi mesafeler katettik. Bu yıl ve önümüzdeki yıl atacağımız adımlarla hayata geçecek dijital vize kolaylığının, Türk-Alman dostluğunu çok daha ileriye taşıyacağına inanıyorum" ifadelerini kullandı.

Yığılmalar engellenebilir
Söz konusu dijital dönüşüm; vize başvurularının tamamen çevrimiçi platformlara aktarılmasını, basılı etiketlerin kaldırılarak dijital vizelere geçilmesini ve sınır kontrollerinde biyometrik doğrulama teknolojilerinin kullanılmasını kapsıyor.

Bu yeni sistemle birlikte başvuru yığılmalarının engellenmesi, evrakta sahteciliğin önüne geçilmesi, sınır güvenliğinin artırılması ve seyahatlerin çok daha hızlı hale getirilmesi hedefleniyor.

Almanya'ya vize işlemleri
Almanya'ya vize işlemleri, kısa süreli ziyaretler için Schengen vizesi ve 90 günden uzun süreli kalışlar için ulusal vize olarak ikiye ayrılıyor.

Türk vatandaşları için Schengen vizesi, 90 gün içindeki seyahatler için gerekli. Uzun süreli ikamet (iş, aile birleşimi gibi) için ulusal vize başvurusu yapılıyor.

Başvurular, Almanya'nın Türkiye'deki dış temsilcilikleri aracılığıyla veya resmi randevu sistemiyle gerçekleştiriliyor. Gerekli belgeler arasında Schengen başvuru formu, seyahat amacına uygun evraklar ve finansal durum kanıtı bulunuyor.

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı, 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak, 393 bin 829 kişi oldu

24.06.2026 11:15:00
AA
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı
Türkiye İstatistik Kurumu, 2025 yılına ilişkin "uluslararası göç istatistikleri"ni yayımladı.

Buna göre, Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak 393 bin 829 kişi oldu. Bunların yüzde 56,6'sını erkekler, yüzde 43,4'ünü ise kadınlar oluşturdu. Türkiye'ye yurt dışından gelen nüfusun 91 bin 952'sini Türk vatandaşları, 301 bin 877'sini ise yabancı uyruklu nüfus olarak belirlendi.

Türkiye'den yurt dışına göç eden kişi sayısı ise geçen yıl 2024'e göre yüzde 5 azalarak, 403 bin 216 olarak kayıtlara geçti. Bu nüfusun yüzde 55,3'ünü erkekler, yüzde 44,7'sini ise kadınlardan oluştu. Türkiye'den yurt dışına giden nüfusun 155 bin 119'unu Türk vatandaşları, 248 bin 97'sini ise yabancı uyruklu olduğu görüldü.

Türkiye'ye 2025'te göç edenler yaş grubuna göre incelendiğinde, ilk sırada yüzde 16,3 ile 20-24 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 13,7 ile 25-29 ve yüzde 11,5 ile 30-34 yaş grubu izledi.

Türkiye'den göç eden nüfusun yaş gruplarına bakıldığında, en fazla göç edenlerin yüzde 14,3 ile 25-29 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 12,5 ile 20-24 ve yüzde 12 ile 30-34 yaş grubu takip etti.

En fazla göçü İstanbul aldı
Türkiye'ye 2025 yılında göç edenlerin illere göre dağılımı incelendiğinde, yüzde 42,2 ile en fazla göç alan ilin İstanbul olduğu görüldü. İstanbul'u yüzde 9,1 ile Antalya, yüzde 6,7 ile Ankara, yüzde 3,1 ile İzmir ve yüzde 2,9 ile Bursa takip etti.

Türkiye'den göç eden nüfusun illere göre dağılımına bakıldığında ise yüzde 35,4 ile İstanbul en fazla göç veren il olarak kayıtlara geçti. İstanbul'u yüzde 8,7 ile Ankara, yüzde 6,5 ile Antalya, yüzde 4,3 ile Mersin ve yüzde 3,7 ile İzmir izledi.

En çok Türkmenistan'dan göç alındı
Ülkeye 2025'te gelen yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı, yüzde 23,4 ile Türkmenistan vatandaşları aldı. Bu ülkeyi yüzde 8,3 ile Azerbaycan, yüzde 6,9 ile Özbekistan, yüzde 6,1 ile Mısır ve yüzde 5,8 ile Afganistan vatandaşları takip etti.

Türkiye'den göç eden yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 15,7 ile Irak vatandaşları aldı. Bunu yüzde 11,2 ile Afganistan, yüzde 7,6 ile Rusya Federasyonu, yüzde 6,3 ile İran ve yüzde 5,7 ile Türkmenistan vatandaşları izledi.

Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesindeki imha sahasında, Assan Grup isimli firmanın patlatma faaliyeti sırasında meydana gelen patlamada özel şirket çalışanı 2 personelin hayatını kaybettiği açıklandı

23.06.2026 16:59:00
Anadolu Ajansı
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesinde imha sahasında mühimmatın kazara patlaması sonucu 2 kişi yaşamını yitirdi.

Valilikten yapılan yazılı açıklamada, saat 14.00 sıralarında Yahşihan ilçesi Bedesten mevkisindeki imha sahasında, gerçekleştirilen AR-GE faaliyetleri esnasında mühimmatın kazara patlaması sonucu özel şirket çalışanı 2 personelin vefat ettiği belirtildi.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Olayın ardından AFAD başta olmak üzere ilgili kurumlar süratle bölgeye sevk edilmiş, bölgede gerekli güvenlik tedbirleri alınmıştır. Meydana gelen olayla ilgili adli ve idari inceleme başlatılmış olup süreç ilgili makamlarca titizlikle takip edilmektedir. Vefat eden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, kederli ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz."

Van'da kahreden kaza: 1 şehit

Van-Erciş kara yolunda meydana gelen trafik kazasında 1 jandarma personeli şehit oldu, 5 kişi yaralandı

23.06.2026 14:00:00 / Güncelleme: 23.06.2026 14:02:45
Haber Merkezi
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'ın Erciş ilçesinde Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğu trafik kazasında 3'ü jandarma personeli 5 kişi yaralandı.

Van-Erciş kara yolunda sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 06 DJA 494 plakalı hafif ticari araç, jandarma personelinin bulunduğu araca arkadan çarptı.

Çevredekilerin haber vermesi üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık, polis, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Kazada yaralanan 3 jandarma personeli ile hafif ticari araçta bulunan 2 kişi, ambulanslarla Erciş Şehit Rıdvan Çevik Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Bir süre trafiğe kapanan yol, araçların kaldırılması ve incelemelerin tamamlanmasının ardından geçişlere açıldı.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, kazada Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğunu açıkladı.

Şehit olan jandarma personelinin Adana nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenildi.

6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden sahte fatura ve hayali ihracat işlemlerinin yapıldığının tespit edilmesi üzerine düzenlenen operasyonda, 6 şirkete el konulduğunu, 10 şirkete kayyum atandığını, 27 zanlı hakkında adli işlem başlatıldığını bildirdi

23.06.2026 12:00:00
AA
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada,  suç, kaçakçılık, vergi usulsüzlükleri ve kamu kurumlarını hedef alan nitelikli dolandırıcılıkla mücadeleyi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, İçişleri, Hazine ve Maliye, Ticaret, Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlıklarıyla eş güdüm içinde kararlılıkla sürdürdüklerini vurguladı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul Jandarma Komutanlığı, Vergi Denetim Kurulu, MASAK, Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü, EPDK ve TMSF ile koordineli şekilde önemli bir operasyon gerçekleştirdiklerini belirten Gürlek, şunları kaydetti:

"Soruşturma kapsamında, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden yıllık yaklaşık 350-400 bin ton LPG ithalatı gerçekleştirildiği, doğan ÖTV ve KDV yükümlülüklerinin sahte fatura organizasyonu ve hayali ihracat işlemleriyle bertaraf edilmeye çalışıldığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda bu sabah İstanbul, Ankara, Bursa, Kırıkkale, Kırşehir, Mardin, Konya, Hatay ve Niğde illerinde eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, toplam 6 şirkete el konulmuş, 10 şirkete kayyum atanmış, 27 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmıştır. Devletimizin vergi güvenliğini, ekonomik düzenini ve kamu kaynaklarını hedef alan hiçbir organize yapıya müsamaha göstermeyeceğiz. Suçtan elde edilen gelirlerin izini sürecek, sahte fatura ve hayali ihracat düzenekleriyle kamu zararına sebep olan yapılara karşı hukuki süreçleri kararlılıkla işleteceğiz."

Gürlek, soruşturma ve operasyon sürecinde görev alan kurum ve kamu görevlilerine teşekkür etti.

Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İBB Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı

 

23.06.2026 10:13:00
Anadolu Ajansı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, Maltepe'de kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Karaal'ın kaçırıldığı iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye götürülen şüphelilerin buradaki işlemleri tamamlandı.

Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen zanlılardan 6'sının tutuklanmasına, 6'sının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmedildi.

Ne olmuştu?

Başsavcılık, Karaal'ın Maltepe'de kaçırıldığı iddiasına ilişkin soruşturma başlatmış, mağdurun bulunması ve şüphelilerin yakalanması için polise talimat vermişti.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin çalışmalarının ardından Tuzla'da bir inşaat alanında bulunan Karaal'ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilmişti.

Soruşturma kapsamında olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 12 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, Anadolu Adalet Sarayı'na sevk edilmişti. Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden 6'sı tutuklama, 6'sı ise adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti. 

Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı

Samsun merkezli 7 ilde yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 67 şüpheli gözaltına alındı.

23.06.2026 10:01:00
İhlas Haber Ajansı
Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı
Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı
Samsun merkezli 7 ilde yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 67 şüpheli gözaltına alındı.

Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, Samsun İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından sabah saatlerinde geniş çaplı operasyon gerçekleştirildi. Samsun merkezli olmak üzere toplam 7 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlara Özel Harekat Şube Müdürlüğü ekipleri de destek verdi.



Haklarında gözaltı kararı bulunan şüphelilerin adreslerine yapılan baskınlarda çok sayıda kişi yakalanarak gözaltına alındı. Operasyonda toplam 67 şüphelinin gözaltına alındığı öğrenildi.



Şüphelilerin yasa dışı bahis organizasyonu içerisinde faaliyet gösterdikleri iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında emniyetteki işlemlerinin sürdüğü belirtildi. Operasyon kapsamında adreslerde yapılan aramalarda ele geçirilen dijital materyal ve diğer delillerin incelenmek üzere el konuldu.

Olayla ilgili soruşturma Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde sürdürülüyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.