logo
28 MART 2026

Ekrem İmamoğlu İSKİ'nin Silivri Altyapı Yatırımları Temel Atma Töreninde konuştu

İmamoğlu, "Ben bir adım geri durayım, üç adım geriden izleyeyim, Ekrem tökezlesin de belki onun yerine ben geçerim…! ‘Pışık’ derim ona ben. Öyle bir şey yok. Öyle yağma yok. Ne partili Ekrem'i yedirir, ne millet Ekrem'i yedirir. O kadar net" dedi.

08.01.2025 14:42:00
Haber Merkezi
Ekrem İmamoğlu İSKİ'nin Silivri Altyapı Yatırımları Temel Atma Töreninde konuştu
Ekrem İmamoğlu İSKİ'nin Silivri Altyapı Yatırımları Temel Atma Töreninde konuştu
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) köklü kuruluşu İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ), Silivri'de yağmur suyu kaynaklı taşkınlarda yaşanması muhtemel can ve mal kayıplarının önüne geçecek, atık su ayrıştırmaları ile atık su kaynaklı çevre kirliliğini önleyecek projenin yapımını başlattı.

"İSKİ Silivri Altyapı Yatırımları Temel Atma Töreni", Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun katılımıyla gerçekleşti.

Törende, sırasıyla; İSKİ Genel Müdürü Doç. Dr. Şafak Başa, Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu ve İmamoğlu birer konuşma yaptı.

"Bugün, yine çok önemli bir İSKİ projesini hep beraber harekete geçirmenin gururunu yaşayacağız" diyen İmamoğlu, "Yıllardır pek çok mahallesinde sorunlarına çözüm bulunamamış birçok altyapı konusunu, sadece Silivri'de değil, İstanbul'un her yerinde çok özenli bir biçimde çözüme kavuşturmanın gerçek bir gururunu yaşıyorum. Bunda emeği geçen İSKİ'nin bütün yöneticilerine, Genel müdürümüzden emekçisine, her kademesindeki yol arkadaşlarımıza, dostlarımıza teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu.

"GETİRDİĞİMİZ BU HİZMETLER, EKREM İMAMOĞLU MUTLU OLSUN DİYE YAPILMIYOR"

Geçmişte, Silivri özelinde ve İstanbul genelinde can kayıplarına da mal olan sel baskınlarının yaşandığına dikkat çeken İmamoğlu, "Çok kötü görüntülere sebep olduğu birçok hususun artık Silivri'nin de İstanbul'un da gündeminden kalktığını görüyor olacağız" dedi. Hedeflerinin İstanbul'un her sokağında, mahallesinde sağlıklı ve güvenli bir altyapı inşası olduğunun altını çizen İmamoğlu, "Amacımız, vatandaşlarımızın yaşam kalitesini yükseltmektir. Modern ve sağlıklı bir şehirleşme modeli sunmak için gösterdiğimiz büyük çabanın en önemli sebebi de budur. Bazılarının anlamadığı, daha doğrusu anlamak istemediği tek şey şu: Tüm bu yatırımlar, insanlarımıza getirdiğimiz bu hizmetler, Ekrem İmamoğlu mutlu olsun diye yapılmıyor. Hepsi, şehrimizin iyiliği ve geleceğimizin, özellikle gelecek nesillerin mutluluğu için yapılıyor. Vatandaşlarımızın sağlıklı, güvenli ve huzurlu bir hayata kavuşması için yapılıyor, İstanbulluların bu şehirde gönül rahatlığıyla yaşayabilmesi için yapılıyor" ifadelerini kullandı.

"İŞTE ANLATAMADIĞIMIZ ŞEY BU"

Hizmetleri, parti ayrımı yapmaksızın, ihtiyaçlar doğrultusunda İstanbul'un her ilçesine eşit biçimde yaydıklarını vurgulayan İmamoğlu, şunları söyledi:

"Hangi hane CHP'li, hangi hane şu partili ya da hangi hane bu partili diye bir ayrım mümkün mü? Asla. Olması mümkün değil. İşte anlatamadığımız şey bu. Mesele, siyasetteki rekabeti, siyasetteki vatandaşa karşı yürüttüğümüz propagandayı birbirini kötüleyerek, birbirini karalayarak ya da yargıyı silah gibi kullanıp, birilerini yargı eliyle zapt etme gayretiyle değil, milletin gönlünü fethederek, milletin kalbine hitap ederek, insanların ihtiyaçlarını gidererek, o insanların ihtiyaçlarına karşılık iyi hizmetler ve güzel projeler hazırlayarak seçim kazanmak ya da insanların oyunu elde etme mücadelesi şeklinde yürütülmelidir. İnsan ayırt etmemenin, siyaset üstü davranmanın en güzel örneklerinden biri Silivri'dir. Niye Silivri'dir? Silivri Belediye Başkanımız Bora Bey de Meclis üyesiydi. Yine birlikte Şafak Bey, daha önceki genel müdürümüzün olduğu dönemde de yine burada hizmetlerimiz vardı. Ve Bora Bey'den önce, Mart ayından önce burada Milliyetçi Hareket Partili bir belediye başkanı vardı. Allah şahittir; ne Silivri'de ne diğer bir başka ilçede, tek bir hizmetin ilçesini, mahallesini parti ayrımı yaparak hizmette öncelik demediğimize, milletimizin tamamını öncelik olarak kabul ettiğimize Yaradan şahittir. Milletin huzurunda tekrar ifade ediyorum. Hep öyle hizmet ettik."

"BUGÜNÜN İKTİDARI ÇOK BASİT, TRAJİKOMİK BİR OLAYDA BİLE SİLİVRİ'Yİ AYIRDI"

"Burada önceki dönem belediye başkanlarımızı görüyorum. Bu bölgeye hizmet etmiş beldesi, ilçesi… Hepsi bilirler, farklı partide olduğunuz zaman altyapı hizmeti almanın ne kadar zor olduğunu. Ben de yaşadım ilçe belediye başkanlığım döneminde. Biz öyle yapmadık. Biz yanına gittik, ayağına gittik, 'Burada şu hizmetleri beraber yapalım' diye. Onun için işte gururla diyor ki Genel Müdürümüz, 'Geçtiğimiz dönemde burada 5 milyara yakın projeyi bitirdik. Dere ıslahlarından yaşam vadilerine, atık sudan içme suyuna varıncaya kadar her hususta… Sadece İSKİ değil, onun dışındaki hizmetlerle insan ayırmadık. Ama bugünün iktidarı, çok basit, trajikomik bir olayda bile Silivri'yi ayırdı. Seçimden önce, AK Partili belediyeler Ekrem İmamoğlu'na karşı daha büyük bir mücadele versin diye, çok ayıp bir biçimde, ayıplanacak bir biçimde, cumhurbaşkanlığının örtülü ödeneğinden ilçe belediyelerine para yolladı. 45'er milyon lira para yolladı. Milletin parasını yolladı."

"MHP'Yİ BİLE KAPI DIŞARI ETTİLER! BU KADAR AYRIMCI BİR KAFA"

"İşte Çatalca Belediye Başkanımız burada. Açtı baktı ki, hesabına seçimden önce para gelmiş. Niye? Oradaki belediye daha fazla kampanya yapsın diye. Görülmüş bir şey değil yani, örtülü ödenekten, cumhurbaşkanlığından bir ilçe belediyesine para gelsin. 25 muhalefet belediyesi vardı İstanbul'da. Birisi MHP'li, 24'ü AK Partiliydi. 24 tane AK Partili belediyeye yolladılar, bir tane garibim Silivri, MHP'li belediye yollamadılar. Onu bile ayırdılar. Bir kişiyi bile ayırdılar. Demediler ki, 'Aynı ittifakız, ona verelim!' Ona bile vermediler, 25'ine yolladılar. Dedim ki; 'Yahu bir daha bakın, belki yollanmıştır.' Baktılar, yok. Yollamadılar. Bu kadar ayrımcı bir kafa. Yani MHP'liyi bile kapı dışarı ettiler bak! MHP'yi bile kapı dışarı ettiler! Ama biz, hizmette insanımızı ayırmayız. Ayırmayız, ayırmayacağız. Onun için, onlar, 25 belediyeden 13'e düştü; biz, 14 belediyeden 26'ya çıktık. Hatta 30'un üzerindeki belediyede de Büyükşehir Belediyesi olarak birinci parti çıktık. Biraz daha erken davransaydık, biraz daha hızlı olsaydık 30'un üstünde ilçe belediyemiz de olurdu. Allah'ın izniyle o da olacak. Çünkü görüyorum ki, mevcut iktidarın kafası ve zihniyeti değişmemiş. Hala partizanlıkla yönetim yürütme gayreti gösteriyorlar. Birkaç iyileşme gösteren yönetimleri var. Zarar vermemek için, onlara bazen teşekkür bile edemiyorum. Etsem, onların da canını yakacaklar; kendi insanları. Teşekkür edemiyorum. Etmesem bir türlü, etmesem bir türlü yani. Bu olmaz."

"İSKİ, SON 5-6 YILDA YAPTIĞI İŞLE, HİZMETLE, 25 YILLARINA BEDEL İŞ YAPMIŞTIR"

"Bakın; İSKİ'nin yaptığı her hizmet, milletimiz için kalıcı bir konfor, insanca bir yaşam, kaliteli bir yaşam… İddiayla söylüyorum; -birçok işte öyleyiz ama- İSKİ, son 5-6 yılda yaptığı işle, hizmetle, 25 yıllarına bedel iş yapmıştır. Hem de sevgili dostlar, bunlar rakamlarında net. İSKİ Genel Müdürümüz çıkarsın, bizim İletişim'e yollasın. Siyasi yol arkadaşlarımıza gönderelim, onlar da anlatsınlar. 2019 öncesinde, çok daha pahalıya su satıyorlardı. Bugünden, döviz bazında, en az yüzde 25-30 daha pahalıya su satıyorlardı. Hem de bütçe fazlası veriyordu İSKİ. Ne yapıyorlardı o para biliyor musunuz? Uydur kaydır yöntemlerle İBB'ye yolluyor, İBB bütçesinden de başkalarına aktarılıyordu. Ama yatırım yapmıyorlardı. Yapmadıklarını ben biliyorum. Beylikdüzü'nden biliyorum. Belediye başkanımız burada. İşte Büyükçekmece'den, Hasan Bey'den biliyorum, yapmadılar. Doğru dürüst yatırım yapmadılar. Daha fazlasını yapabilirlerdi. Bu kadar su baskınına müdahale eden bir İSKİ olmazdık biz."

"MALİYET, EN AZ 2 KATINA ÇIKMIŞ DÖVİZ BAZINDA. AMA DAHA ÇOK İŞ YAPIYORUZ. NASIL? MİLLETİN PARASINI MİLLET İÇİN HARCIYORUZ"

"Şehrin 160 noktasında İSKİ, su baskınlarına karşı müdahaleye onlarca milyar lira yatırım yaptı. O kadar pahalıya su satıyorlardı. O gün, yani 2019'dan önce, şu an yaptığımız bu işlerin maliyeti de döviz bazında, en az yüzde 50 daha ucuzdu. Bakın hem maliyet ucuz hem su pahalı; daha az iş yaptılar. Şimdi suyu daha ucuza satıyoruz. Maliyet, en az 2 katına çıkmış döviz bazında. Ama daha çok iş yapıyoruz. Nasıl? Mucize mi yapıyoruz biz? Hayır. Milletin parasını millet için harcıyoruz. Yaradan da bizim bütçemize verdikçe bereketini veriyor. İşin özü budur. Başka bir özü yoktur. İşte memleketin tamamının böyle bir yönetime acilen ihtiyacı vardır. Bunlar; emeklinin cebindeki paraya da göz dikti, dar gelirlinin cebindeki paraya da göz dikti. Ekonomimizi perişan etti. O bakımdan milletimizin tamamının böyle yönetime, böyle akıldan, bilimden şaşmayan, milletin bütçesine gözü gibi bakan bir halkçı anlayışa acilen ihtiyacı vardır. Acilen ihtiyacı dediğim o işi, en yakın zamanda sandıkta milletimiz bugünün iktidarına yaşatacak ve onları evlerine yollayacak. Bunu her yerde söylüyorum. Bu, öylesine siyasi propaganda değildir. Bunun adı, net bir hedeftir. Bu hedef, milletimiz için artık gereklidir. Bu kadar net. Milletimiz, bizi davet ediyor. Bize, 31 Mart'ta büyük bir güç verdi."

"HER BİR ARKADAŞIM, 7/24 ÇALIŞACAK"

"Belediye başkanlarımız burada. Her bir arkadaşım, 7/24 çalışacak. Her bir arkadaşım girmedik, gitmedik mahalle, ev bırakmayacak. İnsanlarının memnuniyeti ve mutluluğu için elinden gelenin en iyisini yapacak. Dayanışma içinde olacak. Hizmetleriyle beraber önümüzdeki genel seçimde Cumhuriyet Halk Partisi'ni iktidar yapacak. Bu kadar net. Bunun başka bir yolu yok. 'Ben oturayım, ben arkama yaslanayım, Ekrem çalışsın, Bora çalışsın, biz iktidar olalım!' Öyle yağma yok! Olmaz. Edirne'den Kars'a, Sinop'tan Hatay'a, Mersin'den Trabzon'a her ilçe, her belde, her il, her büyükşehir, her örgüt üyesi, CHP'nin her bireyi, amasız, fakatsız, kol kola, omuz omuza, milletin beklediği, partizanlık yapmayan iktidar olma yolculuğuna, 'tam yol ileri' diyerek hizmet edecek. Bu kadar basit. Başka yolu yok. 'Ben bir adım geri durayım, üç adım geriden izleyeyim, Ekrem tökezlesin de belki onun yerine ben geçerim…! 'Pışık' derim ona ben. Öyle bir şey yok. Öyle yağma yok. Ne partili Ekrem'i yedirir, ne millet Ekrem'i yedirir. O kadar net."

"BUNUN ADI İSTANBUL'DA EKREM'DİR, SİLİVRİ'DE BORA'DIR, BEYLİKDÜZÜ'NDE MEHMET'TİR, KÜÇÜKÇEKMECE'DE KEMAL'DİR…"

"Bunun adı İstanbul'da Ekrem'dir, Silivri'de Bora'dır, Beylikdüzü'nde Mehmet'tir, fark etmiyor, Küçükçekmece'de Kemal'dir. Her bir arkadaşım, mevzusunu böyle alacak. Bu kardeşiniz öyle ele alıyor. Kendimi, bir beldenin belediye başkanına ya da belde başkanına, ilçe başkanına ya da belediye başkanının yerine koyuyorum, Allah şahit, öyle çalışıyorum. Çünkü, millet için ve memleket için çalışıyorum. Böyle çalışırsak, meseleye milletçe bir bütün bakmanın ahlakını ve erdemini taşırsak, göreceksiniz; Suriye'deki derinleşen sorunu da biz çözeceğiz, bu memleketin ekonomik sorununu da biz çözeceğiz, bu memleketin kalkınma sorununu da biz çözeceğiz. Bu memleketin barışını da huzurunu da biz çözeceğiz. Bu memleketin yoksulluk sorununu da biz çözeceğiz, bu memleketin demokrasi, hak, hukuk, adalet sorunlarını da biz çözeceğiz. Buna hazırız. İşte tam da bu yoldan dönmeye hiç niyetimiz yok sevgili dostlarım. Onun için burada hizmet ediyoruz. Bugün Silivri'de temel atacağız, yarın Bağcılar'da, bir başka gün Şile'de, bir başka gün Pendik'te. Bizim için fark etmez. Yetmez; ülkemizin her yerinde, her noktasında, gücümüz yettikçe el vermeye, el tutmaya, sarılmaya ve kucaklaşmaya devam edeceğiz. Bu yönüyle, bu icraatçı ve halkçı belediyecilik anlayışımızın, aynı şekilde icraatçı, kamucu, halkçı, adaletli bir biçimde ülke yönetimine yansıması dileğiyle, bu güzel hizmetlerimiz Silivri'mize ve İstanbul'umuza hayırlı uğurlu olsun."

DOÇ. BAŞA: PROJENİN GÜNCEL MALİYETİ 1 MİLYAR 600 MİLYON LİRA OLACAK

Doç. Dr. Başa'nın verdiği bilgilere göre; Silivri Alibey, Cumhuriyet, Çanta Sancaktepe, Fatih, Mimar Sinan Mahallesi, Ortaköy, Piri Mehmet Paşa, Selimpaşa ve Semizkumlar mahalleri, atık su kaynaklı çevre kirliliğinin ve sıklıkla altyapı eksikliğinden kaynaklanan su baskınlarının yaşandığı yerler arasında bulunuyor. Güncel maliyeti 1 milyar 600 milyon lira olarak hesaplanan proje ile Silivri genelinde yetersiz kesite sahip, kullanım ömrünü tamamlamış veya eksik altyapılı bölgelerde yaşanan atık su kaynaklı çevre kirliliğini önlemek, birleşik sistem çalışan hatları ayrıştırmak, foseptikleri devre dışı bırakarak atık suları kesintisiz olarak arıtma tesislerine aktarmak için 30 kilometre atık su kolektör ve şebeke kanalı yapılacak.

MARMARA'YA ATIK SU GİRİŞİ ÖNLENECEK

Bölgenin karışık sistem çalışan hatları ayrıştırılarak, arıtma tesisine gelen yağmur suyu yükünü azaltmak, yoğun yağışlar sebebi ile yukarıda sıralanan cadde ve sokaklar gibi önemli noktalarda yağışlı havalarda meydana gelen su baskınlarını önlemek, ayrıştırılan atık su ve yağmur suyu kanalları ile Marmara Denizi'ne bölgeden karışan atık suları engellemek için 10 kilometre yağmur suyu kanalı inşa edilecek. Ayrıca Selimpaşa Mahallesi'nde yer alan Kocadere Deresi'nin yerleşim bölgesinde yer alan 3 kilometrelik kısmı ıslah edilerek, bölgede yoğun yağışlarda yaşanabilecek taşkın riskinin önüne geçilecek.

Bu topraklar üzerinde büyük hesaplar yapılıyor

Ülkemizin ve halkımızım başı dertlerden kurtulmuyor. Nice insanımızı teröre kurban verdik. Terörün ismi değişiyor, kendi devam ediyor. Nedir bu ülkemizin başında kaç yıldır dönüp dolaşan karabulutlar?

28.03.2026 00:21:00
Haber Merkezi
Bu topraklar üzerinde büyük hesaplar yapılıyor
Bu topraklar üzerinde büyük hesaplar yapılıyor
"Ülkemizin ve halkımızım başı dertlerden kurtulmuyor. Nice insanımızı teröre kurban verdik. Terörün ismi değişiyor, kendi devam ediyor. Nedir bu ülkemizin başında kaç yıldır dönüp dolaşan karabulutlar?

Talep enflasyon sadece mallarda olmuyor. Ülkelerin de enflasyonu var. Bizim bulunduğumuz coğrafya bizi öyle bir noktaya taşıdı ki, bize talep fazla oldu. Türkiye'ye talep fazla.

Ama şu anda siz, Ortadoğu'da herhangi bir devleti söz konusu yapsanız bizim coğrafi şartlarımızı taşımadığı için bu dertlerin binde birini oralarda bulamazsınız. Biz farklı bir coğrafyadayız. Allah bizi öyle bir yere koydu ki, Avrupa'nın, Ortadoğu'nun, Türk-İslam dünyasının, Rusya'nın bir noktada şartelleri bize bağlı.

İşte bunun için bizde düğmeye basıldığı zaman Balkanlar harekete geçiyor, Avrupa harekete geçiyor, Asya harekete geçiyor, Uzakdoğu harekete geçiyor, Türk Cumhuriyetleri harekete geçiyor. Cenab- ı Hak, bizi enteresan bir coğrafyaya koydu. Dengemiz çok farklı. Farklı olan bu coğrafi yapıya bütün gözler, dost gibi görünse de maalesef "kem nazarla" bakıyor. İşte asıl mesele de bu bakışlara bağlı.

Ben şahsen, Türk Milleti ile kendi milletimizin dışında dost olacak bir millet bulacağımızı hiç zannetmiyorum.



Mesela; güneydoğuyu ele alalım. Güneydoğu, verimli hilal adıyla anılan tarihi Mezopotamya dediğimiz bölgedir. Burası insanlığın ilk beşiği, merkezidir. Bu merkezde birçok medeniyetler, devletler kuruldu. Bu bölge Cenab-ı Hakk'ın sevip, seçtiği peygamberlerin yaşadığı, ilahi hakikatleri insanlara tebliğ ettiği, irşat-ikaz yaptığı yerdir.

Dolayısıyla bu bölgede milli düşünceler, dini düşünceler hakimdir. Bu bölgede fertlerden devletlere uzanan çıkar hesapları vardır. Milli düşünceler, idealler, geçmişi yüzyıllara dayanan siyasetler var.  Adam Amerika'da ama hesabı burada. Amerika nere,  bu bölge nere? Bu nereden kaynaklanıyor? Burası çok enteresan bir yerdir  de  ondan kaynaklanıyor.

Güneydoğu'dan batıya geçelim. Trakya bölgesine, İstanbul'a gelin. İstanbul hakkında fazla konuşmamıza gerek var mı? İstanbul, medeniyetlerin buluştuğu ve fetihle birlikte bir devrin batıp yeni bir devrin ortaya çıktığı fevkalade bir coğrafyadır.

Ege'ye geç, apayrı bir bölge. Akdeniz'e geç hakeza. Dolayısıyla dünyada insan kalmadı ki gözü bizde olmasın. "Burası benim vatanım" diyor adam. " Diyalogcu" arkadaşlarımıza; "Rüya görseniz gelirler rüyanızı bile alıp ağzınıza koyarlar. Gerçekleri görün ayıkın" diyoruz.

"Yok, onlar bize öyle bakmazlar" diyor. Niye bakmasın? Herkes senin gibi aptal mıdır?

"Biz hicretimizi tamamlamadık. Mutlaka o bölgeye hicret ederek hicretimiz tamamlayacağız. Çünkü o bölge bizimdir" diyorlar.

Bu topraklar üzerinde büyük hesaplar yapılıyor



Bir zamanlar biz bunlara çok çanak, çömlek verdik. "İşte sizin tapularınız" dedik. Erkeksen git de sen Avrupa'da sana ait bir şey bul. Osmanlı oralarda yıllarca kaldı. Adamlar Osmanlı'yı hatırlatacak camiye varıncaya kadar ne varsa hepsini yıktılar.

Sen ise kaç yüzsene evvelki bilmem neyin kazısını yapıyorsun. Bu çok yanlış bir şey. Bizim, millet olarak kendi değerlerimize sahip çıkmamız şarttır.

Gözleri bu topraklarda olduğu için de habire problem çıkartıyorlar. Adam umudunu bu ülkede çıkacak kavgalara bağladı. Onun için gelip de sana: "Nihat efendi, Haydar Hocayı çok sev. O da seni çok sevsin. Birlik, beraberlik içinde dertlerini, sıkıntılarınızı çözün" diyecek değildir.

Ya ne diyecek? "Birbirinize sırtınızı dönün" diyecek. Senin eline bir silah verecek, benim elime de bir silah verecek ve bizi birbirimize kırdıracak.

Dikkat ederseniz, anarşik olaylarda kullanılan silahların hiç birisi Türk yapısı değildir. "Cinayet işlerken tutukluk yaparsa bu işten vazgeçer" diye en modern silahları kullandırıyorlar. Adamlar hesapları bu kadar ince yapıyor.

Güneydoğu için; "Burası Yahova'nın bize vadettiği arzdır" diye inanan ve hesaplarını buna göre yapan birileri var, bir güç var. Doğu bölgemizde; "On yılda büyük bir devlet olmak durumunda, hatta mecburiyetindeyim" diyen bir hayalci Ermenistan var.

Bütün bunlara rağmen sen; " Bu topraklar üzerinde kimsenin gözü yoktur" diyorsan, sen kendini kandırıyorsun demektir.

Bir başka husus da şudur:

Ortadoğu'nun gelirlerini elde edebilmek için ülkemizi sıçrama tahtası olarak kullanmak isteyen Batılı ülkeler var. Bunlar güya dostlarımız, müttefiklerimizdir. Onun için bizim Güneydoğu'nun sınırları şu anda Batı tarafından çizilmedi.

Adamlar Lozan'ı kabul etmiyorlar. "Biz, Sevr'e göre iş yaparız" diyorlar. Bu anlattıklarımın hiçbiri hayal değildir. Biz burada dedikodu da yapmıyorum. Gerçekleri konuşuyoruz. Maalesef gerekli duyarlılığı göstermiyoruz. Oysa çok hassas olmamız lazım. Bunlar, ihmale gelmeyen milli konulardır. Milli konular dejenere edilirse, Mısır piramitleri gibi, bir taş yerinden oynadığı zaman topyekûn her şey yıkılıp gider." (Prof. Dr. Haydar Baş Niçin Türkiye eserinden)

Yeni Şafak ve Yusuf Kaplan’a TOKAT Gibi Tepki! BTP'li Mustafa Hayri Ergan "Yeni Şafak neyin peşinde?" diye sordu

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Sekreteri Mustafa Hayri Ergan, Meltem TV ekranlarında Orta Doğu'daki savaş, mezhep tartışmaları ve Türkiye'nin duruşu hakkında çarpıcı değerlendirmelerde bulundu

27.03.2026 14:46:00 / Güncelleme: 27.03.2026 20:54:15
Ahmet Turan Yiğit
Yeni Şafak ve Yusuf Kaplan’a TOKAT Gibi Tepki! BTP'li Mustafa Hayri Ergan "Yeni Şafak neyin peşinde?" diye sordu
Yeni Şafak ve Yusuf Kaplan’a TOKAT Gibi Tepki! BTP'li Mustafa Hayri Ergan "Yeni Şafak neyin peşinde?" diye sordu
Mustafa Hayri Ergan, Meltem TV ekranlarında Orta Doğu'daki savaş, mezhep tartışmaları ve Türkiye'nin duruşu hakkında çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Ergan, Bugün bakıyorum Yeni Şafak yazarı çıkmış işte demiş ki ehli sünnet İslam'ın özüdür, özsuyudur. Şiilik dahil bunun dışındaki bütün oluşumlar bidattır. Sonradan zuhur etmiştir. İslam düşmanları Şia ile ittifak yaparak İslam'ın önünü tıkamaya çalışmaktadır" diyor. Yani şu zamanda böyle bir açıklama nereye hizmet etmektedir? Şimdi bu açıklamanın neye hizmet ettiği çok açık. Yeni Şafak yazarı Yusuf Kaplan yaptı bu açıklamayı. Yani bu da iktidarın amiral gemisi dediğimiz gazetelerden bir tanesi. En büyük destekçisi bunun yazarı. Bu açıklamayı bugün yapıyor. Bu mezhep çatışmasını canlı tutma isteğinin birilerinde var olduğunu gösteriyor. Ya şu an İran, İsrail'le Amerika'yla savaşta. İsrail Amerika'yla savaştayken onun mezhebini sorguluyorsun" dedi.

BTP Genel Sekreteri Mustafa Hayri Ergan'ın açıklamasını izleyin:

Karabük'te valilik konutu tehlike altında: Çatlaklar ilerliyor

Karabük'te inşaat çalışmaları sonrası oluşan çatlak ve yarıkların valilik konutuna doğru ilerlemesi endişe oluştururken, bölgede başlatılan güçlendirme çalışmaları aralıksız sürüyor

27.03.2026 14:40:00 / Güncelleme: 27.03.2026 14:43:12
İHA
Karabük'te valilik konutu tehlike altında: Çatlaklar ilerliyor
Karabük'te valilik konutu tehlike altında: Çatlaklar ilerliyor
Olay, Yeşil Mahalle Taşkent Caddesi'nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, bölgede yürütülen inşaat faaliyetlerinin ardından yolda oluşan çatlaklar zamanla genişleyerek derin yarıklara dönüştü.



Yarıkların valilik konutuna doğru ilerlemesi üzerine yetkililer harekete geçerken, bölgede güvenlik önlemleri artırıldı.



Muhtemel bir riskin önüne geçmek amacıyla güçlendirme ve dolgu çalışmalarına hız verildi.



Öte yandan, çalışmalar kapsamında yol çift yönlü olarak trafiğe kapatıldı.



Ekipler, çatlak ve yarıkların ilerlemesini durdurmak için kontrollü şekilde müdahalelerini sürdürüyor.

Uşak Belediye Başkanı gözaltına alındı

Uşak, Kocaeli ve Ankara'da düzenlenen rüşvet operasyonunda Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım'ın da aralarında bulunduğu 13 şüpheli gözaltına alındı

 

27.03.2026 10:49:00 / Güncelleme: 27.03.2026 11:11:46
Anadolu Ajansı
Uşak Belediye Başkanı gözaltına alındı
Uşak Belediye Başkanı gözaltına alındı

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen çalışma kapsamında, Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım hakkında kişi ve firmalardan rüşvet aldığı iddiasıyla yürütülen soruşturma doğrultusunda operasyon düzenlendi.

Uşak, Kocaeli ve Ankara'daki eş zamanlı operasyonda aralarında Yalım'ın da bulunduğu 13 zanlı gözaltına alındı.

Şüpheliler, işlemleri için emniyete götürüldü.

Başsavcılığın açıklaması

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının açıklamasında, Uşak Belediyesince şirketlere verilen ihalelerde mükerrer faturalandırma yapılarak oluşan farkın rüşvet olarak alındığı, ihale konusuyla alakalı kurulacak yeni işletmelerde belediye başkanının aile fertlerine şirketten ortaklık payı verilmesi, aksi halde ihalenin ilgili şirketlere verilmeyeceği yönünde baskı oluşturularak menfaat temin edildiği bildirildi.

Belediye başkan yardımcılarının şahsi hesaplarına "Uşakspor'a yardım/bağış" adı altında yüksek miktarlarda para topladıkları, Belediye Başkanı Özkan Yalım'ın makamına "bağış" adı altında nakit getirildiği ve makbuz düzenlenmeksizin özel kalem müdürüne teslim edilerek zimmete geçirildiği belirtildi.

Açıklamada, belediye başkanı, yardımcıları ve belediyedeki üst düzey yöneticilerin geceleri eğlence mekanlarına giderek harcama yaptıkları ve bu harcamaların "temsil/ağırlama giderleri" adı altında yemek faturası üzerinden belediye bütçesinden ödendiği kaydedildi.

Yalım'a ait tesislerdeki çalışanların belediye kadrosunda gösterildiği ve sigorta primlerinin ödendiği iddiası

Yalım'ın, yolsuz şekilde elde ettiği mallarına operasyonda el konulabileceği ihtimalini düşünerek üzerine kayıtlı mal varlığının tamamını 2025 yılında şoförü olarak çalışan Cihan Aras'a devrettiği bildirilen açıklamada, Yalım'ın gönül ilişkisi bulunan A.A'yı 2024'te yüksek maaşlı kadroda belediyede işe aldığı ancak bu kişinin fiilen belediyede görev yapmadığı, kendisine ait Yalım Garden Tesisleri'nde fiilen çalışan personelin, belediye kadrosunda gösterildikleri ve sigorta primlerinin belediye üzerinden ödendiği belirtildi.

Özkan Yalım'ın, belediyeye 10 araç istediği iş insanı E.A'nın 3 araçtan fazla almayacağını iletmesi üzerine aynı hafta E.A'nın sahibi olduğu AVM'nin mevzuata uygun olmadığından bahisle mühürlendiği ve 65 milyon lira para cezası kesildiği yönündeki müşteki ve gizli tanık beyanları üzerine "rüşvet", "irtikap" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından soruşturma başlatıldığı kaydedilen açıklamada, müşteki ve tanık beyanlarına konu isnatlar kapsamında ilgili kişiler arasında yoğun HTS ve ilgili tarihlere ilişkin ortak baz kayıtlarının bulunduğu bildirildi.

Açıklamada, MASAK raporları kapsamında şüphelilerin hesaplarında kaynağı tespit edilemeyen yüksek tutarlı para hareketlerinin, mal varlığı alımlarının, nakit yatırma ve çekme işlemlerinin, yurt dışı şirketler ile şahıslar tarafından gönderilen yüksek tutarlı swiftlerin bulunduğu, şüphelilerin gerçekleştirmiş olduğu finansal işlemlerin hacim ve sıklığı ile mali ve mesleki profilleri arasında uyumsuzluk bulunduğu, tanık ve müşteki beyanlarının elde edilen teknik ve mali verilerle uyumlu olduğu kaydedildi.

Bu değerlendirmeler doğrultusunda Uşak, Ankara ve Kocaeli'de eş zamanlı operasyon gerçekleştirildiği, 13 şüphelinin gözaltına alındığı belirtildi.

Saha Down sendromlu bireylerin


 
 
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), 21 Mart Dünya Down Sendromu Farkındalık Günü kapsamında özel bir spor etkinliği düzenledi. İBB Esenler Spor Kompleksi’ndeki etkinliğe katılan Down sendromlu bireyler, basketbol gösteri maçı ve parkur yarışlarıyla doyasıya eğlendi.

26.03.2026 22:55:00
MURAT ÇORBACI
Saha Down sendromlu bireylerin
Saha Down sendromlu bireylerin

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı ve Spor İstanbul, 21 Mart Dünya Down Sendromu Farkındalık Günü kapsamında toplumsal farkındalığı artırmak ve özel gereksinimli bireyleri sporla buluşturmak için özel bir etkinlik gerçekleştirdi.
İBB Esenler Spor Kompleksi'ndeki organizasyonda İBB Engelli Hizmetleri Şube Müdürlüğü ve Türkiye Down Sendromu Derneği'nin katılımıyla,4 yaş ve üzeri Down sendromlu bireyleryer aldı. Açılış töreninin ardından basketbol gösteri maçına geçilirken hava atışını İBB Spor İstanbul Genel Müdürü Prof. Dr. Bilge Donuk yaptı. Ailelerin de tribünde yerini aldığı etkinlikte oldukça keyifli bir havada geçen basketbol gösteri maçından sonra sıra parkur yarışlarına geldi. Parkur yarışlarında da doyasıya eğlenenDown sendromlu bireylere kapanış töreninde bu anlamlı güne özel hazırlanan madalyalar verildi.

Engelliler harekete geçti

Engelli bireylerin fiziksel aktiviteye yönlendirilmesi amacıyla çalışmalarını sürdüren İBB Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı ve Spor İstanbul, her yaştan engelli bireyi 39 tesiste,10 branş ve 5 branşa özgü disiplinde sporla bir araya getiriyor. Engelli Spor Hizmetleri (ESH) ile Önleyici Spor Hizmetleri (ÖSH) kapsamında sunulan spor hizmetlerinden, 2025 yılında yaklaşık 8 bin engelli birey yararlanırken, toplam katılım sayısı 160 bine ulaştı.

Binde 1 oranında görülüyor

Down sendromu, 21. kromozom çiftinde fazladan bir kromozom bulunması sonucu ortaya çıkıyor. Birleşmiş Milletler de bu nedenle 21 Mart tarihini (21.03) "Dünya Down Sendromu Farkındalık Günü" olarak ilan etti. Her yıl bu özel güne yönelik etkinlikler düzenleyen İBB Spor İstanbul, toplumsal bilinç ve farkındalığın artırılmasına katkı sunmayı hedefliyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre dünyada 6 milyondan fazla Down sendromlu birey bulunuyor. Ayrıca her 1.000-1.100 doğumdan birinde Down sendromu görülüyor. Türkiye'de bu alanda net bir veri bulunmamakla birlikte, Türkiye Down Sendromu Derneği'nin paylaştığı bilgilere göre ülke genelinde yaklaşık 100 bin Down sendromlu bireyin yaşadığı tahmin ediliyor. 

İran petrolüne çökme operasyonu Petrol Mühendisi Necdet Pamir Değerlendirdi

Petrol Mühendisi Necdet Pamir, küresel enerji piyasaları, petrol ve doğalgaz fiyatları, Türkiye’nin enerji stratejisi ve bölgesel jeopolitik riskleri detaylı şekilde analiz etti

26.03.2026 20:37:00
Ahmet Turan Yiğit
İran petrolüne çökme operasyonu Petrol Mühendisi Necdet Pamir Değerlendirdi
İran petrolüne çökme operasyonu Petrol Mühendisi Necdet Pamir Değerlendirdi
Petrol Mühendisi Necdet Pamir, küresel enerji piyasaları, petrol ve doğalgaz fiyatları, Türkiye'nin enerji stratejisi ve bölgesel jeopolitik riskleri detaylı şekilde analiz etti. Pamir, enerji krizlerinin arka planındaki ekonomik ve stratejik unsurları örneklerle açıkladı.

Pamir, "Bugünün British Petrolumu, o zamanın Anglo-Persian Oil Company'si, İngiliz hükümetinin kontrolündeki şirket tamamen İran petrolünün üstüne çökmüş durumdaydı. Musadık geldi petrolü millileştirdi. En büyük günahı bu. CIA ve MI6 birlikte TP Ajax denen bir operasyonla Musaddık'ı devirdiler. Yani o zaman da nükleere mi gidiyordu? İran ya sürekli böyle palavradan ve bakın şeyler, gerekçeler uydurmaya çalışıyorlar. Yıllar geçtikten sonra 1953'ün üzerinden bir takım belgeler sır niteliğini kaybettikten sonra Amerikan merkezi haber alma örgütü 60 yıl sonra açık açık İran'ı Sovyet saldırısına açık bırakmanın ABD'yi TP Ajax'ı planlamak ve uygulamak zorunda bıraktı" dedi.

Petrol Mühendisi Necdet Pamir'in konuşmasını izleyin:

Yenidoğan çetesi davasında ara karar

İstanbul'da bebekleri kendilerinin anlaşmalı olduğu hastanelere sevk ederek haksız kazanç sağlayan ve ihmali davranışlarda bulunarak ölmelerine neden olan 'Yenidoğan Çetesi'nin yöneticileri ve üyelerinin yargılandığı davada arar karar açıklandı

26.03.2026 17:01:00
İhlas Haber Ajansı
Yenidoğan çetesi davasında ara karar
Yenidoğan çetesi davasında ara karar
İstanbul'da bebekleri kendilerinin anlaşmalı olduğu hastanelere sevk ederek haksız kazanç sağlayan ve ihmali davranışlarda bulunarak ölmelerine neden olan 'Yenidoğan Çetesi'ne yönelik düzenlenen 2'nci dalga operasyona ilişkin geçtiğimiz günlerde iddianame hazırlanmıştı. Çete lideri olduğu iddia edilen Fırat Sarı'yla birlikte hareket ettikleri belirlenen şüphelilere yönelik hazırlanan ve ana dava dosyası ile birleştirilen iddianame ile sanık sayısı 61'e yükselmişti. Adliyenin konferans salonunda Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesi'nce görülen 8'nci duruşmada, aralarında Fırat Sarı'nın da bulunduğu 4 tutuklu sanık ile bir kısım tutuksuz sanık ile tarafların avukatları hazır bulundu. Bazı tutuklu ve tutuksuz sanıklar da duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı. Dün yapılan yargılamada, sanık avukatları savunma yapmıştı. Avukat beyanlarının alınmasıyla devam edilen bugünkü duruşmada ise beyanlar tamamlandı.

5 sanık hakkındaki adli kontrol tedbiri kaldırıldı

Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, hayatını kaybeden Bağcılar Medilife Hastanesi Başhekimi tutuksuz sanık Cafer Akdur'un dosyasının ayrılmasına hükmetti. Heyet, tutuksuz sanıklar Funda Özen, Renas Kılıç, Fehmi Alperen, Volkan Karataş ve Serdar Yüksel'in 'yurt dışına çıkış' yasağı şeklindeki adli kontrol tedbirlerinin ayrı ayrı kaldırılmasına karar verdi. Mahkeme, aralarında örgüt lideri olduğu öne sürülen Fırat Sarı'nın da bulunduğu 10 sanığın ise tutukluluk hallerinin devamına hükmetti. Duruşma, eksik hususların giderilmesi için erteledi.

Ordu'da sahilde bir insansız aracı daha bulundu

Ordu'nun Fatsa ilçesinde sahile insansız hava ya da deniz aracı olduğu değerlendirilen bir cisim vurdu. Ekiplerin bölgede yaptığı incelemenin ardından araç, jandarma ekipleri tarafından kaldırıldı

26.03.2026 14:50:00 / Güncelleme: 26.03.2026 14:52:36
İHA
Ordu'da sahilde bir insansız aracı daha bulundu
Ordu'da sahilde bir insansız aracı daha bulundu
Olay, ilçenin Bolaman Mahallesi'nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, vatandaşlar, sabah saatlerinde sahilde şüpheli bir cisim gördü. Vatandaşların 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ihbarı üzerine olay yerine jandarma ekipleri sevk edildi.

Ekipler bölgeyi güvenlik çemberine alarak inceleme başlattı. Yapılan incelemelerin ardından cismin insansız hava ya da deniz aracı olabileceği değerlendirildi. Bu esnada aracının üzeri kapatıldı. Araç, jandarma ekiplerinin yaptığı incelemenin ardından, Kriminal Daire Başkanlığı'na teslim edilmek üzere olay yerinden kaldırıldı.



"Cihazda patlayıcı madde veya mühimmat olmadığı tespit edildi"

Ordu Valiliği'nden yapılan açıklamada, "Fatsa ilçemizin Bolaman Mahallesi'nde, 26 Mart 2026 Perşembe günü saat 10.00 sıralarında yaklaşık 2 metreye 50 santimetre ebatlarında insansız deniz veya hava aracı olduğu değerlendirilen bir cihaz sahilde kıyıya vurmuştur. Ordu İl Jandarma Komutanlığı Kriminal Şube Müdürlüğü Patlayıcı Madde İmha Timleri (PAMİT) ekiplerince yapılan incelemede cihazda patlayıcı madde veya mühimmat olmadığı tespit edilmiştir. Fatsa Nöbetçi Cumhuriyet Savcısının talimatı doğrultusunda cihaz gerekli incelemelerin yapılması maksadıyla Fatsa İlçe Jandarma Komutanlığı olay yeri inceleme timine teslim edilmiş olup, Kriminal Daire Başkanlığına gönderilecektir" denildi.



5 gün önce Ünye ilçesinde mühimmat yüklü İDA imha edilmişti

Öte yandan Ordu'nun Ünye ilçesinde 20 Mart tarihinde Yüceler Mahallesi'nde kıyıya aktif ve mühimmat yüklü olduğu değerlendirilen insansız deniz aracı (İDA) vurmuş ve yapılan incelemeler ve kontrollerin ardından 21 Mart Cumartesi Sualtı Savunma Komutanlığı (SAS) ekipleri tarafından kıyıdan yaklaşık 4 kilometre denize çekilerek imha edilmişti.

İZBETON davasında ara karar açıklandı

İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZBETON AŞ'deki usulsüzlük iddialarına yönelik açılan davanın beşinci duruşması tamamlandı. Mahkeme heyeti ara kararında sanıkların adli kontrol tedbirlerinin devamına ve bilirkişinin reddi talebinin reddedilmesine hükmetti

26.03.2026 13:58:00 / Güncelleme: 26.03.2026 14:03:38
İHA
İZBETON davasında ara karar açıklandı
İZBETON davasında ara karar açıklandı
İZBETON AŞ Kentsel dönüşüm projelerinde "ihaleye fesat karıştırma" ve "nitelikli dolandırıcılık" suçlamalarıyla açılan davaya Aliağa'da devam edildi. 5. Duruşmada tutuksuz yargılanan sanıklar hakim karşısına çıktı.



Başka bir dosyadan tutuklu bulunan eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, eski İZBETON AŞ Genel Müdürü Heval Savaş Kaya ve eski CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu da duruşmaya katıldı.



Yoklamayla başlayan duruşmada sanık avukatları dosyaya atanan yeni bilirkişi heyetine itiraz etti. Mahkeme heyeti avukatların bilirkişinin reddi talebini kabul etmedi.



Adli kontrol tedbirleri sürecek

iddianamede 449 mağdur ve 7 müşteki bulunurken, sanıklar hakkında 3 yıldan 45 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor. Operasyonlarda 139 şüpheli yakalandı ve adliyeye sevk edilen şüphelilerden 60'ı tutuklandı. Süreç içerisinde yapılan itirazlar ve tahliyelerle İZBETON ana davasında tutuklu sanık kalmadı. Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanıklar hakkında daha önce uygulanan adli kontrol tedbirlerinin devam etmesine karar verdi.

Dosyada yer alan eksikliklerin tamamlanması ve bilirkişi raporunun mahkemeye sunulması kararlaştırıldı. Mahkeme heyeti, tüm eksiklerin giderilmesi amacıyla duruşmayı 17 Haziran 2026 saat 10.00'a erteledi.

İBB Davası'nın 11'inci duruşması başladı

İBB Davası'na ilişkin 107'si tutuklu, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere 407 sanığın yargılandığı davanın 11'inci duruşmasında tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın çapraz sorgusu yapılıyor

 

26.03.2026 11:00:00
Anadolu Ajansı
İBB Davası'nın 11'inci duruşması başladı
İBB Davası'nın 11'inci duruşması başladı

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkanı Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.

Bir kısım tutuksuz sanıklar ile avukatların da hazır bulunduğu duruşmada, bazı CHP'li milletvekilleri ve tutuklu sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.

Duruşma, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Çalık'ın çapraz sorgusuyla devam ediyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.

Ayrıca iddianamede, 16 kişi "müşteki", 107'si tutuklu, 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" olarak bulunuyor.

Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaatle sebep olunan kamu zararının suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar Türk lirası ve 24 milyon ABD doları, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğu"na ilişkin değerlendirme yapılıyor.

İddianamede yer alan örgüt şemasında, tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", tutuklu sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş ile Adem Soytekin ve tutuksuz sanık Ertan Yıldız, başka suçtan tutuklu Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor.

Şemada, 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu aktarılarak, örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.

İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.

İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.