Modern psikolojinin önemli tespitlerinden birisi: insanoğlunun makam ve mevkii yükseldikçe merhameti azalıyor ve vicdan kararması daha da koyulaşıyor.
Hiç tartışmasız ve abartısız bir hüküm olarak diyebiliriz ki emekliler, dayanılmaz bir vicdansızlıkla karşı karşıyalar.
Bu memleketin emekli vekilleri ayda 70 bin alırken, vatandaşın emeklileri hayli zamandan beridir 7.500'e talim ettiriliyor, hem de sabır tavsiyeleri eşliğinde.
İktidarıyla, muhalefetiyle, Meclisi dolduran ve dolu dolu maaş almaya devam 600 vekil, her akşam başlarını yastığa koyarken, ellerini de vicdanlarına koyarak, aynı memlekette, aynı coğrafyada, aynı şartlarda yaşadıkları ve yaşattıkları emeklilerin perişan hallerini lütfen bir düşünsünler.
Bir kendi maaşlarına bir de dönüp emeklilere reva gördükleri maaşa baksınlar.
Gerçekten merak ediyoruz, ilgili bakanlar, bakanlıklarda çalışanlar, etraflarındaki, akraba çevrelerindeki emeklilerden birine dahi rastlamıyorlar mı, dertlerini, şikayetlerini dinlemiyorlar mı?
İktidar çevresinde çöreklenmiş olan bir avuç mutlu azınlık, memleketin toplam gelirinin yüzde doksanını utanmadan ve sıkılmadan heybelerine dolduran yüzde beşlik kesim, bugüne kadar kuldan utanmadıklarını ispatladılar da, hiç mi Allah korkuları kalmadı?
İçine gömüldükleri kul hakları, mazlumların gözyaşlarından, yoksulların alın terlerinden oluşan servetleri, o kadar mı gözlerini kör etti ve vicdanlarını kararttı ki, etraflarından yükselen feryadlara büsbütün kulaklarını tıkadılar.
İstikrarı bozan, piyasayı alt-üst eden, enflasyonu azdıran, insanları hayatlarından bezdiren, kitleleri yurdundan yuvasından tezdiren, yoksulları, gece karanlığında pazar pazar gezdiren sizsiniz, dönüp emekliye para vermeyen, beş kuruşa muhtaç eden de sizsiniz.
Ülkenin parasını pul eden, feryadını bol eden, has kumaşlarını çul eden, yakınları el eden, en güzel halleri en kötüye tebdil eden, yetimi-yoksulu zalimlere kul eden, emekleri ve alın terlerini yakıp yıkıp kül eden, en konuşkan bülbül dilleri lal eden, mazlumun, garip-gurebanın gözyaşlarını adeta sel eden sizsiniz, dönüp yüzlerine bakmayan, feryadlarını duymayan, ellerinden tutmayan da sizsiniz.
Bu milletin kökü, kökeni, kültürü, tarihi, örfü, geleneği ortada, belli, beyan da, siz kimsiniz ve hangi hakla bu milletin başına musallat oldunuz da kanını-iliğini emip duruyorsunuz?
- Yüz yıl sonrasına bir mektubum var / 21.06.2026
- Terazinin başındakiler sizler adaletten muaf mısınız? / 20.06.2026
- Sarayda taht kavgası halk içinde ekmek kavgası / 17.06.2026
- İktidarın işleri var / 14.06.2026
- Bu resim şimdilerde tüm ülkeyi resmediyor / 13.06.2026
- Ülkenin kazancı ile iktidarınki ters orantılı / 12.06.2026
- Tuhaf zamanlardan geçiyoruz / 11.06.2026
- İktidar dedikodu ile besleniyor da yoksullar ne ile beslenecek? / 09.06.2026
- Nerede ne varsa / 08.06.2026

























































