logo
22 HAZİRAN 2026

Erdoğan: 'Hayat pahalılığını mutlaka çözeceğiz'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hepimizi sıkıntıya sokan hayat pahalılığı meselesini mutlaka çözeceğiz. Tek haneli enflasyon hedefimize ulaşmak için önümüzde kat etmemiz gereken bir yol olduğunun elbette bilincindeyiz. Ama bu yolu sabırla yürüyecek güç de, irade de, bizde hamdolsun mevcut. Allah'ın izniyle bu yolu yürüyecek ve hedefimize vasıl olacağız" dedi

18.11.2025 18:14:00
İhlas Haber Ajansı
Erdoğan: 'Hayat pahalılığını mutlaka çözeceğiz'
Erdoğan: 'Hayat pahalılığını mutlaka çözeceğiz'
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, HAK-İŞ 50'nci kuruluş yıldönümü programında konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "HAK-İŞ Konfederasyonu'nun 50'nci kuruluş yıldönümü programında sizlerle beraber olmaktan büyük bahtiyarlık duyuyorum. HAK-İŞ'e ilk günden beri dirayetle sürdürdüğü emek, demokrasi, özgürlük ve adalet mücadelesi için öncelikle teşekkür ediyorum. 50'nci yılın, Hak-İş camiasıyla birlikte sendikalarımız, emekçilerimiz, çalışma hayatımız, ülkemiz ve milletimiz için hayırlı olmasını diliyorum. Türkiye'de kardeş kavgasının zirve yaptığı bir dönemde, bir nevi kardeşlik ve barış ocağı olarak kurulan HAK-İŞ Konfederasyonunun faaliyetlerinde emeği geçen herkesi yürekten tebrik ediyorum. HAK-İŞ çatısı altında emekçinin davasını; hakkın, hakikatin ve adaletin davasını savunanlardan ebedi aleme göç edenlere Rabbimden gani gani rahmet niyaz ediyorum. HAK-İŞ'in eski Genel Başkanı, Çalışma Bakanımız, kıymetli yol ve dava arkadaşımız Necati Çelik'i, bir kez de sizlerin huzurunda minnetle anıyorum. Hayatta olan dostlarımıza, büyüklerimize ve kardeşlerimize hayırlı, uzun, bereketli ömürler temenni ediyorum. Yine bu vesileyle özellikle iş kazalarında yitirdiğimiz işçi kardeşlerimizi rahmetle yad ediyor, Allah onlardan da razı olsun, diyorum. HAK-İŞ bünyesinde örgütlü sendikal mücadeleye katılan 81 ilimizdeki 850 bin kardeşimin her birine buradan selam ve muhabbetlerimi gönderiyorum" dedi.

Türkiye'nin bugünlere gelmesine katkı sunanların en başında işçilerin, çalışanların, emekçilerin geldiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün şunu çok net bir şekilde görüyor ve gönül rahatlığıyla söylüyorum: Şimdiye kadar olduğu gibi, Türkiye Yüzyılında da şeref hakkı, el emeğiyle, göz nuruyla, alın teriyle helal rızkını kazanan siz emekçilerimizin olacaktır. Hükümet olarak bunun için canla, başla çalışmaya devam edeceğiz. Hangi sendika bünyesinde olursa olsun, ülkemiz ve milletimiz için çalışan tüm işçi kardeşlerimi bir kez daha saygıyla selamlıyor; Türkiye'ye yaptıkları eşsiz hizmetlerden ötürü her birine şükranlarımı ifade ediyorum. Burada şu gerçeğin altını çizmek istiyorum: Örgütlü emek ve hak mücadelesi için sendikalar elbette vazgeçilmezdir. Fakat, unutmayalım ki, sendikalarımızın varlığı işçi ile kaimdir, emekçi ile kaimdir. İşçi olduğu için, emekçi örgütlendiği için sendikalar vardır. Sadece sendikaların değil, son tahlilde işverenin varlığı da, o işi yapacak insan unsuruyla kaimdir. Biz bunları birbirine hasım gören, birbirinin adeta kanlı-bıçaklısı gören kökü dışarıda ideolojik yaklaşımları reddediyoruz. İşçiyle işvereni düşmanlaştıran anlayışın, şöyle bir geriye baktığımızda, emek mücadelesine katkıdan ziyade zarar verdiğini görüyoruz. Şurası bir gerçek ki; alın teri ve emek, hiçbir ideolojiye, hiçbir hizbe, hiçbir klik ve gruba ipotek edilemeyecek kadar kutsaldır, yücedir, hürmete layıktır" açıklamasını yaptı.

İşçi ve işveren arasındaki ilişkinin, ancak "hak temelli" bir bakış açısıyla ele alındığında doğru bir şekilde anlaşılabilir olacağına vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan," Bizim medeniyetimizde işçinin, işveren üzerinde hakkı olduğu gibi, işverenin de işçi üzerinde hakkı vardır. Çalışma barışının sağlanması ancak bu şekilde mümkün olacaktır. Çalışma barışı taraflar arasında denge kurmakla, adaletli davranmakla, işverenin, işçinin, üretimden ve hizmetlerden yararlanan tüketicinin müşterek haklarını korumakla temin edilebilir. Bu noktada kurulduğu günden beri, soğuk savaş ürünü ideolojik sendikal anlayışlara prim vermeden ilkeli, tutarlı ve istikrarlı bir sendikacılık örneği sergileyen, 50 senedir "erdemli sendikacılığın" ülkemizdeki sancaktarlığını üstlenen HAK-İŞ'i huzurlarınızda bir kez daha tebrik ediyorum" diye konuştu.

Nasıl hakkı, adaleti, özgürlüğü, alın terini savunmak bir erdemse; haksızlığa, zorbalığa, her türlü emek istismarına karşı çıkmanın da aynı ölçüde erdem, fazilet; insanlık adına verilmiş onurlu bir mücadele olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan," Bunun muhatabı kimi zaman hak-hukuk tanımayan patronlar olabilir. Kimi zaman gözünü para hırsı bürümüş sermaye sahipleri olabilir. Kimi zaman ezilenlerin kaynaklarını sömüren emperyalistler olabilir. Kimi zaman elindeki gücü hoyratça kullanan küresel lobiler olabilir. Kimi zaman milletin muazzez iradesine el uzatan darbeciler olabilir.

Kimi zaman mazlumların oluk oluk kanını akıtan zalimler olabilir. İşte bunlara karşı durmak da en az emek mücadelesi, ücret mücadelesi kadar mühimdir, değerlidir; insan olarak bizim asli vazifemizdir. Bunu özellikle şunun için söylüyorum. Bakınız, biraz önce HAK-İŞ'in 50 yılını anlatan kısa filmi hep beraber izledik. Yarım asırlık mücadelenin serencamına bir kere daha tanıklık ettik. Her açıdan gurur verici, şahsiyetli, haysiyetli bir emek mücadelesinin HAK-İŞ çatısı altında sabırla, samimiyetle, kararlılıkla yürütüldüğünü görüyoruz. HAK-İŞ köklü bir yürüyüşün, alın teriyle yoğrulmuş bir davanın adıdır. Türkiye'nin sancılı ve sıkıntılı zamanlardan geçtiği, Sabah erken uyananın demokrasi ve milli irade gaspına teşebbüs ettiği, Sokaklarımızda kaos ve çatışmanın hüküm sürdüğü dönemlerde Hak-İş, sadece kendi mensuplarının değil, topyekûn milletimizin, milli iradenin de hakkını savunarak Türk Sendikacılık Tarihi'nde bir ilki başarmıştır" açıklamasını yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Konfederasyonumuzun, ilk basın toplantısında dile getirilen şu prensiplere yarım asırdır bağlı kaldığını görmekten ayrıca mutluluk duyuyorum: "HAK-İŞ manevi, milli değerlere bağlı, milletimizin bünyesine uygun bir görüşün sahibidir. HAK-İŞ yabancı ideolojilere işçilerimizi alet etmek isteyen konfederasyonlara karşı olduğu gibi, işçinin omzundan sendika ağalığı ve sendika patronluğu kuranların da karşısındadır. HAK-İŞ, işte bu ortamda işçimizin gerçek temsilcisi olacaktır. işçiye gerçek hizmet gayesiyle ortaya çıkan HAK-İŞ olarak, başlatmış olduğumuz bu mücadelede Türk işçisi ile el ele, omuz omuza yürüyeceğiz." Evet, yarım asırlık örnek yolculuğunda HAK-İŞ, darbecilerle, vesayetçilerle, terör örgütleriyle, para babalarıyla değil; daima milletle yürüdü, tıpkı o gün söz verdikleri gibi Türk işçisiyle omuz omuza yürüdü. İşçinin alın terini, ideolojik çatışma ve kamplaşmalara meze ettirmediniz. Milli iradeye yönelik bütün saldırılarda demokrasiden yana saf tuttunuz. Biz de bu mücadelenizde sizlere destek olduk, bu mücadeleyi birlikte verdik. Güya adaleti sağlama adına "bir sağdan bir soldan" gençlerin asıldığı 12 Eylül'ü birlikte aştık. 5'li çetelerin milletin ensesinde boza pişirdiği 28 Şubat'ı birlikte aştık. "Ordu göreve" pankartlarıyla alenen darbe çığırtkanlığının yapıldığı günleri birlikte aştık. Vandalizm üzerinden meşru hükümetin devrilmeye çalışıldığı Gezi Olaylarını birlikte aştık. 28 Şubat'tan 27 Nisan'a, 17-25 Aralık'tan 15 Temmuz ihanetine milli iradeye yönelik girişimleri birlikte aştık. Türkiye'ye ve Türk demokrasisine karşı kurulan tuzakların hepsini, Allah'a hamdolsun, sizlerle birlikte boşa çıkardık" dedi.

HAK-İŞ'in 50 yıllık zorluklarla dolu yolculuğu, başarılı bir emek mücadelesi olmasının yanı sıra, Türkiye'nin bagajlarından kurtulmasını da temsil ettiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan," Bu gerçeği, emin olun, en iyi millet ve milli irade düşmanları biliyor. Her fırsatta vurguluyorum; bugün bir kez daha tekrarlıyorum: Son yarım asırda, özellikle son 23 yılda maruz kaldığımız bütün bu saldırıları püskürttüysek, bunda HAK-İŞ ailesi olarak sizlerin çok büyük payı var. Köklerinize sahip çıktınız; kurucu değerlerinize sahip çıktınız, milletin adamlarına sahip çıktınız ve emanete asla gölge düşürmediniz. Yarım asır önce, bedel ödeme pahasına, çok çetin şartlarda bu çatıyı halis niyetlerle kuranların tertemiz mirasına leke sürdürmediniz. HAK-İŞ'i Gazze'den Afrika'ya kadar, nerede bir masum, mazlum ve muhtaç varsa onun imdadına koştuğu için de hassaten tebrik ediyorum. 6 Şubat asrın felaketinde, HAK-İŞ'in bütün imkanlarıyla seferber olduğunu görmekten duyduğum memnuniyeti tekrar ifade ediyorum" diye konuştu.

"Bizler, tarihinde zorla çalıştırma ve köle ticareti gibi utançlar bulunmayan, kul hakkını gözetmeyi hayatının merkezine yerleştiren bir milletin mensuplarıyız" diyen Erdoğan, "İşçinin ücretini, alın teri kurumadan ödeyin" buyuran Peygamber Efendimizin emri, milletçe pusulamız olmayı sürdürüyor. Emekçileri modern köleliğe mahkûm eden küresel kapitalist sistemin açmazlarının farkında olarak, hak ve hakkaniyetten ayrılmadan, çalışma hayatında adaleti sağlama gibi bir mesuliyeti taşıyoruz. Sendikalarımızın, dünyadaki muhataplarıyla işbirliği içerisinde faaliyet gösterirken, modern köleliği sorgulayan ve buna esaslı çözümler getiren çalışmalara da imza atmalarını can-ı gönülden diliyorum" açıklamasını yaptı.

Türkiye'nin, emek-üretim ilişkisindeki ve ahilik geleneğindeki köklü tecrübesi dikkate aldığında bu itirazı temellendirebilecek imkanlara sahip olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan," HAK-İŞ de, bu toprakların birikimini, yeni ve yenilikçi çalışmalarla insanlığın gündemine taşıyacak kapasiteye sahip bir sendikamızdır. HAK-İŞ'in bu türden çalışmalara öncülük ettiğini, sorumluluğunun gereğini hakkıyla yerine getirdiğini biliyoruz. Özellikle üyesi olduğu uluslararası platformlarda Hak-İş, bu ülkeyi ve milleti gerçekten büyük bir başarıyla temsil ediyor. Ancak emek sömürüsünün küresel düzeyde arttığı günümüzde, bu çalışmaların ölçeğini, kapsamını ve etkisini daha da büyütmek zorundayız. Bir diğer husus, işçilerimizin can emniyeti ile iş sağlığı ve güvenliğidir. Geçen sene Beşiktaş-Gayrettepe'de 29 kardeşimizin, geçen hafta Kocaeli-Dilovası'nda 7 insanımızın hayatına mal olan faciaların tekerrür etmemesi için, devletin kurumlarıyla birlikte şüphesiz işverenlere ve sendikalarımıza da önemli görevler düşmektedir. Evine ekmek götürmek, çocuklarının iaşesini sağlamak, helalinden rızkını kazanmak için ter döken kardeşlerimizin, hepimizi derinden yaralayan bu tür facialarda can vermemesi için hep birlikte daha fazla gayret göstermeliyiz" dedi.

HAK-İŞ ailesine hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan," İşçilikten gelen bir Cumhurbaşkanı olarak hükümetlerimiz döneminde daima sizlerle dayanışma içinde hareket ettik, sizlerin yanında olduk. İktidarımızın ilk yıllarında Konut Edindirme Yardımı ve Zorunlu Tasarruf fonundaki milyonlarca çalışanımızın parasını hak sahiplerine ödedik. Sosyal güvenlik kurumlarını birleştirerek, hastane ayrımına son verdik, herkesin tüm sağlık kuruluşlarından yararlanmasını mümkün kıldık.

Geçici iş pozisyonlarında çalışan işçilerin mesai sürelerinin, aynı vize dönemi içinde 11 ay 29 güne kadar uzatılabilmesini temin ettik. Geçici işçilerin, çalıştırıldıkları işyerlerinde geçirdiği hizmet süresi esas alınarak, bu işyerlerinde boş olan sürekli işçi kadrolarına naklini sağladık. Orman işçilerimiz başta olmak üzere, benzer durumda olan kardeşlerimiz bu haktan yararlandı. Kamuda çalışan taşeron işçiler, yine bizim dönemimizde kadroya geçti" ifadelerini kullandı.

Darbe ürünü olan 2 bin 821 ve 2 bin 822 sayılı sendikal yasaları değiştirdiklerini, Sendika üyeliği için zorunlu olan noter şartını kaldırarak, sendikal örgütlenmenin önündeki en büyük engellerden birini bertaraf ettiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan," Sendikalı olma hakkı bulunmayan bazı mesleklerin ve statülerin sendikalı olmasını mümkün hale getirdik.1 Mayıs, biliyorsunuz, yıllarca bu ülkede gerilimlere konu oldu.1 Mayıs'ı resmî tatil yaparak, işçi bayramının kardeşçe ve dayanışma içinde kutlanmasına imkan tanıdık. Böylece bir istismar alanı daha kapandı; artık marjinal grupların dışında 1 Mayıs'ta meydanlarda çatışma çıkaran kimse kalmadı. Daha bunun gibi pek çok hakkı, reformu, yeniliği, hizmeti emekçilerimize kazandırmanın gururunu yaşadık. İktidara geldiğimiz günden beri sendikalarımızla her zaman diyalog içinde olmayı, sorunları masada çözmeyi hedefledik. İnşallah önümüzdeki dönemde de bu hassasiyetle yola devam edeceğiz" değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye'nin 23 yılda elde ettiği tarihi başarıların gerisindeki en büyük etkenin, istikrar ve güven ortamının siyasete ve topluma hakim olması olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kelebek ömürlü" hükümetlerin yerini liyakatli ve dirayetli kadrolar aldığında, ülkenin kısa sürede neleri başarabildiğini hep beraber gördük. Sadece şu rakamlara bakmak bile, çoğu zaman karşıdan esen rüzgarlara rağmen Türkiye'nin kat ettiği mesafeyi görmeye kafidir. Ekonomide 23 senede yıllık ortalama yüzde 5,4 oranında büyüme kaydettik. 2002'de milli gelirimiz 238 milyar dolardı, biz bunu 2024 yılında 1,5 trilyon dolar sınırına getirdik" dedi.

Kişi başına düşen milli gelirin 3 bin 608 dolarken, 2024 yılında 14 bin 751 dolara yükseldiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan," 2025 yılı ikinci çeyreğinde kişi başı milli gelir 17 bin dolara yaklaştı. Merkez Bankası rezervimiz 27 milyar dolardı; hamdolsun, şimdi 185 milyar dolar seviyesinde. 36 milyar dolar olan ihracatımız, 270 milyar doları aşmış bulunuyor. Üretim ve istihdamdan asla taviz vermedik. Tam 29 aydır işsizlik oranımız tek haneli oranlarda seyrediyor. TÜİK, 2025 yılı üçüncü çeyrek işgücü istatistiklerini de bugün açıkladı. Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranımız, yüzde 8,5 seviyesinde gerçekleşti. Yine üçüncü çeyrekte işgücümüz 35 milyon 568 bine, istihdamımız ise 32 milyon 558 bine ulaştı. Ekonominin farklı başlıklarında bu başarılara imza atarken, aynı zamanda deprem bölgemiz için 90 milyar dolar civarında harcama yaptık. İşte, en son cumartesi günü, Adıyaman'da 350 bininci afet konutunun kurasını çektik. Bunlar yalnızca birer başlangıç. Önceki ay yürürlüğe giren Orta Vadeli Program'ın rehberliğinde, gelecek 3 yıl içinde, inşallah çok daha önemli başarılara imza atacağız. Hepimizi sıkıntıya sokan hayat pahalılığı meselesini mutlaka çözeceğiz. Tek haneli enflasyon hedefimize ulaşmak için önümüzde kat etmemiz gereken bir yol olduğunun elbette bilincindeyiz. Ama bu yolu sabırla yürüyecek güç de, irade de, bizde hamdolsun mevcut. Allah'ın izniyle bu yolu yürüyecek ve hedefimize vasıl olacağız" açıklamasını yaptı.

Programa Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yanı sıra Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, HAK- İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan ve çok sayıda sendika üyesi katıldı.

Mamak İlkokulu velilerinden tepki: "Çocukların eğitim hakkını bina rantına feda ettirmeyeceğiz!"

Henüz 4,5 ay önce, Milli Eğitim Bakanlığı'nın resmi planlaması doğrultusunda eğitime açılan Mamak İlkokulu, hiçbir bilimsel, pedagojik ve kamu yararına dayalı gerekçe ortaya konulmadan apar topar kapatılmak isteniyor. "Okullar rantın değil, halkındır!", "Çocukların eğitim hakkı pazarlık konusu değildir!" sloganlarıyla duruma tepki gösteren Eğitim-Sen'in Ankara 1 No'lu Şubesi tepkisini basın açıklaması yayımlayarak kamuoyuyla paylaştı

22.06.2026 16:25:00 / Güncelleme: 22.06.2026 16:30:23
Haber Merkezi
Mamak İlkokulu velilerinden tepki: "Çocukların eğitim hakkını bina rantına feda ettirmeyeceğiz!"
Mamak İlkokulu velilerinden tepki: "Çocukların eğitim hakkını bina rantına feda ettirmeyeceğiz!"
Eğitim-Sen'in Ankara 1 No'lu Şubesi konuyla ilgili açıklamasında şunları ifade etti:

"Henüz 4,5 ay önce, Milli Eğitim Bakanlığının resmi planlaması doğrultusunda eğitime açılan Mamak İlkokulu, bugün hiçbir bilimsel, pedagojik ve kamu yararına dayalı gerekçe ortaya konulmadan apar topar kapatılmak istenmektedir.

Çoğunluğu Ali Kuşçu İlkokulundan gelen 297 öğrenci ve 16 öğretmeniyle eğitim-öğretime başlayan Mamak İlkokulu, daha açıldığı ilk günde Mamak'ın eğitim ihtiyacına önemli ölçüde cevap vermiştir. Aradan yalnızca birkaç ay geçmişken aynı okulun kapatılmasının gündeme getirilmesi, eğitim planlamasının ciddiyetini sorgulatmaktadır. Şu anda okulun Okul Müdürü kadrosu ve müdür yardımcısı kadrosu sistemde açık. Eğer buradan haberleri yoksa kadroları çıktıktan sonra direk mağdur olacaklar.






Bu karar uygulanırsa yüzlerce çocuk yeniden kalabalık sınıflara mahkûm edilecek, ikili öğretim uygulamaları geri gelecek, öğrenciler alıştıkları okul ortamından ve öğretmeninden koparılacak, veliler ise yeni mağduriyetlerle karşı karşıya bırakılacaktır.

Ancak bu karar yalnızca öğrencileri ve velileri değil, eğitimin en önemli paydaşı olan öğretmenleri de doğrudan hedef almaktadır.

Mamak İlkokulunda görev yapan öğretmenlerin hiçbir görüşü alınmadan yürütülen bu süreç, birçok öğretmeni norm fazlası durumuna düşürecek. Ve öğretmenleri çok zor günler bekliyor olacak. Hemen şurada evini yeni almış bir öğretmenimiz var bu durum yüzünden belki Sincan'a gidecek.






Daha da vahimi, böylesine önemli bir karar eğitim emekçilerinden gizlenmiş, öğretmenlere tercih ve yer değiştirme haklarını kullanabilecekleri bir süreç tanınmamış, okulun kapatılacağı bilgisi eğitim-öğretim yılının son haftasına bırakılarak hukuki haklarını kullanmaları fiilen engellenmiştir. Şeffaflıktan uzak, kapalı kapılar ardında yürütülen ve oldu-bittiye getirilen bu anlayışı kabul etmiyoruz. Daha iki hafta önce İlçe Milli eğitim müdürü bu okula geldi. Ama bu drumu bilmesine rağmen hiçbir şey söylemeden gitti.






Buraya Yunus  Emre Mesleki ve Teknik Anadolu lisesini getirecekler. Yunus Emre MTAL nin yerine de Mamak İlçe MEM taşınacak. Tam bir garabet. Dört yıldır Mevlana Lisesinde eğitim öğretime devam eden, mağdur edilen Yunus Emre Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğretmenleri ve öğrencileri de kendi okullarına dönmek istemektedir. Ancak görüyoruz ki bir mağduriyet başka bir mağduriyet yaratılarak giderilmeye çalışılmaktadır. Bir okulun sorununu çözmenin yolu, başka bir okulu kapatmak değildir.






Biz bugün asıl soruyu soruyoruz:

Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, Yunus Emre MTAL binasına taşındıktan sonra boşalan iki kamu binasını hangi amaçla kullanacaktır?

Kamuoyunda bu binalardan birinin bir tarikata tahsis edileceğine ilişkin son derece ciddi bilgiler bulunmaktadır. Adının da Menzil Tarikatı olduğu iddia edilmektedir. Eğer bu doğru değilse, Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Milli Eğitim Bakanlığı derhal kamuoyuna açık, şeffaf ve tatmin edici bir açıklama yapmak zorundadır. Bugün İlçe Milli eğitim Müdürünün makamına gittik bizimle görüşmedi. Odasında kimse yoktu. Uygundu ama müsait değilim dedirtti.






Çünkü bugün yaşananlar, eğitim planlamasından çok başka hesapların devrede olduğu yönündeki kaygıları büyütmektedir.

Şimdi bize çıkıp "nüfus azalıyor" diyerek bu kararı meşrulaştırmaya çalışmayın.

Henüz birkaç ay önce 297 öğrenciyle açılan bir ilkokulu nüfus bahanesiyle kapatamazsınız. Müfettiş raporu ile kapatıyorlar. Peki ısmarlama roporu hazırlayan müfettiş kim? Çankaya'da Mimar Kemal Orta okulunu kapatan müfettiş. Şaşırmıyoruz tabi ki !

Herkes bilir ki üç çeşit yalan vardır: Yalan, kuyruklu yalan ve istatistiksel yalan. Çocuklarımızın eğitim hakkını masa başında üretilen istatistiklerle ortadan kaldıramazsınız.






Bu mesele çocukların eğitim hakkıdır.

Bu mesele öğretmenlerin açıkça ortada bırakılmasıdır.

Bu mesele velilerin yaşadığı belirsizlik ve kaygılardır.

Bu mesele kamusal eğitimin geleceğidir.

Ve bu mesele, kamu kaynaklarının kimlerin çıkarı için kullanıldığı sorusudur.

Eğitim Sen Ankara 1 No'lu Şube olarak bu hukuksuzluğa sessiz kalmayacağız.

Mamak İlkokulunun kapatılmasına ilişkin sürecin; eğitim hakkına, kamu yararına, hukuka ve eğitim emekçilerinin kazanılmış haklarına açıkça aykırı olduğu kanaatindeyiz.

Bu nedenle İdare Mahkemesinde iptal davası açılması için hukuki hazırlıklarımızı başlatmış bulunuyoruz. Çocuklarımızın, velilerimizin ve eğitim emekçilerinin telafisi güç mağduriyetler yaşamaması için yürütmenin durdurulmasını da talep edeceğiz.






Buradan Milli Eğitim Bakanlığınave Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne sesleniyoruz:

Bu yanlıştan derhal vazgeçin.
Mamak İlkokulunu kapatmayın.
Çocuklarımızın eğitim hakkını, öğretmenlerin emeğini ve Mamak halkının iradesini yok saymayın.

Eğitim Sen olarak çocuklarımızın, eğitim emekçilerinin ve kamusal eğitimin yanında olmaya; hukuk önünde de, alanlarda da mücadele etmeye devam edeceğiz.

Okullar rantın değil, halkındır!
Çocukların eğitim hakkı pazarlık konusu değildir!
Eğitim Sen Ankara 1 No'lu Şube"

Özgür Özel'den grup toplantısı kararı: Başvuru yapıldı, salı günü kürsüye çıkacak

Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından uzaklaştırılan Özgür Özel, salı günü grup toplantısı yapacak. Özel'in kurmayları, grup toplantısı için TBMM Başkanlığı'na başvuru yaptı

22.06.2026 14:10:00
Haber Merkezi
Özgür Özel'den grup toplantısı kararı: Başvuru yapıldı, salı günü kürsüye çıkacak
Özgür Özel'den grup toplantısı kararı: Başvuru yapıldı, salı günü kürsüye çıkacak
CHP'de yarın yapılması beklenen grup toplantısında, Kemal Kılıçdaroğlu'nun mu seçilmiş Genel Başkan Özgür Özel'in mi konuşacağı merak konusu olurken dikkat çeken bir gelişme yaşandı.

Özgür Özel'in yarın CHP grup toplantısında konuşma kararı aldığı öğrenildi. Özel cephesinden TBMM Başkanlığı'na başvuru yapıldı.

Kılıçdaroğlu cephesinin ise yarın Merkez Yönetim Kurulu (MYK) ve Parti Meclisi'ni (PM) toplama kararı aldığı ve 11.00 ve 14.00'te yapılacak toplantılar nedeniyle grup toplantısı için TBMM Başkanlığı'na başvuru yapmayacağı öğrenildi. Günün Trend Haberleri CHP'de iki hafta önce yapılan grup toplantısında CHP Grup Başkanı Özgür Özel ve Kılıçdaroğlu taraftarları arasında gerilim yaşanmıştı. Geçen hafta, CHP Sözcüsü Müslim Sarı benzer görüntülerin yaşanmaması için Kılıçdaroğlu'nun grup toplantısı yapmayacağını açıklamıştı. CHP Grup Başkanvekili Murat Emir de aynı saatlerde Özgür Özel'in de grup toplantısı yapmayacağını duyurmuştu.

Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti

Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti. Haymana Belediyesi'nden yapılan açıklamada, gerekli izinler alınmadan asıldığı gerekçesiyle pankartların indirildiği belirtilmişti

22.06.2026 14:02:00 / Güncelleme: 22.06.2026 14:10:39
Haber Merkezi
 Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti
 Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti
Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti. Haymana Belediyesi'nden yapılan açıklamada, gerekli izinler alınmadan asıldığı gerekçesiyle pankartların indirildiği belirtilmişti.

Koç, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'u 17 Haziran'da bakanlık binasında ziyaret etmişti.

Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından uzaklaştırılan Özgür Özel, Ankara'daki Ulus Hali'nde vatandaşlarla bir araya geldiği etkinlikte, Levent Koç'un AKP'ye katılacağı iddiasının sorulması üzerine "dedikodu" demişti.

Ankara'da Kalecik, Gölbaşı ve Nallıhan belediye başkanlarının da AKP'ye geçeceği öne sürüldü. Bu başkanlar arasında yalnızca Kalecik Belediye Başkanı Satılmış Karakoç, söz konusu iddiayı yalanlamıştı.

İstanbul'daki hava kirliliği mayısta geçen yıla göre yüzde 8 azaldı

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) bünyesinde yapılan çalışmada kentteki hava kirliliğinin mayıs ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 8 azaldığı belirlendi

22.06.2026 12:00:00
AA
İstanbul'daki hava kirliliği mayısta geçen yıla göre yüzde 8 azaldı
İstanbul'daki hava kirliliği mayısta geçen yıla göre yüzde 8 azaldı
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) bünyesinde yapılan çalışmada kentteki hava kirliliğinin mayıs ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 8 azaldığı belirlendi.

İTÜ Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Toros tarafından İstanbul'da 2025 ve 2026'nın mayıs aylarında hava kirliliği oranına ilişkin çalışma yapıldı.

Bu kapsamda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile İstanbul Büyükşehir Belediyesinin (İBB) hava kalitesi ölçüm istasyonları tarafından kaydedilen havadaki partikül madde (PM10) oranı incelendi.

Buna göre, İstanbul'da mayıs ayındaki partikül madde konsantrasyonu ortalaması 26 istasyonda metreküp başına 31,2 mikrogram, geçen yılın aynı ayında ise 34 mikrogram olarak belirlendi.

Partiküler madde kaynaklı hava kirliliği geçen yıla göre yüzde 8 azaldı.

Mayıs ayında kentte partikül madde hava kirliliğinin en fazla ölçüldüğü istasyon metreküp başına 54,62 mikrogramla "Sultangazi 3" oldu. Bunu sırasıyla metreküp başına 53,74 mikrogramla "Sultangazi 2" ve 47,64 mikrogramla "Tuzla" istasyonları takip etti.

Aynı dönemde hava kirliliğinin en düşük ölçüldüğü istasyon, metreküp başına 17,37 mikrogramla "Sultangazi 1" istasyonu oldu. Partikül madde kirliliği "Büyükada" istasyonunda 18,45 mikrogram, "Alibeyköy" istasyonunda ise 19,05 mikrogram ölçüldü.

Bu kapsamda, kentteki partikül madde hava kirliliği oranının 17 istasyonda azaldığı, 9 istasyonda ise arttığı tespit edildi.

Hava kirliliği oranının mayıs ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre en fazla arttığı istasyon yüzde 90,57 ile "Sarıyer", yüzde 79,39 ile "Arnavutköy" olarak belirlendi.

Aynı dönemde partikül madde hava kirliliği oranının en fazla azaldığı istasyon yüzde 58,59 ile "Sultangazi 1" oldu. Bunu sırasıyla yüzde 36,34'le "Esenler" ile yüzde 35,97 ile "Ümraniye 1" istasyonları takip etti.

Mayıs ayında, geçen yılın aynı dönemine kıyasla hava kirliliğini azaltıcı yönde meteorolojik koşulların etkili olmasıyla hava kirliliği seviyeleri daha düşük gerçekleşti.

Ayrıca, Marmara Bölgesi'nde yağış miktarları geçen yıla göre yaklaşık yüzde 60 arttı. İstanbul'da da mayıs ayında yağışların geçen yıla kıyasla daha fazla olması, atmosferdeki kirleticilerin temizlenmesine katkı sağlarken, hava kalitesinin iyileşmesine neden oldu.

4 yolcunun midesinden 2 kilo 700 gram uyuşturucu çıktı

Batman'da, durdurulan yolcu otobüsünde bulunan yabancı uyruklu 4 şahsın midesinden 353 parça halinde 2 kilo 726 gram uyuşturucu madde ele geçirildi. Şahıslar tutuklanarak cezaevine gönderildi

22.06.2026 10:12:00
İhlas Haber Ajansı
4 yolcunun midesinden 2  kilo 700 gram uyuşturucu çıktı
4 yolcunun midesinden 2  kilo 700 gram uyuşturucu çıktı
Batman'da, durdurulan yolcu otobüsünde bulunan yabancı uyruklu 4 şahsın midesinden 353 parça halinde 2 kilo 726 gram uyuşturucu madde ele geçirildi. Şahıslar tutuklanarak cezaevine gönderildi.



Batman'da Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin düzenlediği operasyonda, kente giriş yapan bir otobüsteki yabancı uyruklu 4 yolcunun üzerinde arama yapıldı. Daha sonra şüphelilerin yapılan tıbbi kontrollerinde, uyuşturucu maddeleri midelerinde taşıdıkları tespit edildi.

Operasyon kapsamında kuryelerin midelerinden 113 parça halinde 918 gram eroin, 80 parça halinde 500 gram metamfetamin, 160 parça halinde 1 kilo 308 gram toz esrar ele geçirildi. Gözaltına alınan ve işlemlerinin ardından adli makamlara sevk edilen 4 yabancı uyruklu şüpheli, tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) yeni haftada yoğun bir gündemi var. Genel Kurul'da, torba kanun teklifinin görüşmelerine devam edilecek

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) yeni haftada yoğun bir gündemi var. Genel Kurul'da, torba kanun teklifinin görüşmelerine devam edilecek. Ayrıca Sayıştay Başkanlığı için seçim yapılacak

21.06.2026 18:50:00
Haber Merkezi
 Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) yeni haftada yoğun bir gündemi var. Genel Kurul'da, torba kanun teklifinin görüşmelerine devam edilecek
 Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) yeni haftada yoğun bir gündemi var. Genel Kurul'da, torba kanun teklifinin görüşmelerine devam edilecek
Meclis Genel Kurulu yeni haftada, birçok kanunda değişiklik öngören torba teklifin görüşmelerini sürdürecek. Teklifle taksi ve minibüs esnafına KDV muafiyeti ve vergi kolaylığı geliyor.

Gerçek usulde vergilendirilen taksi, dolmuş, minibüs ve umum servis araçlarına ait ticari plakaların devri KDV'den istisna olacak.

Vergilendirme, talep edildiği takdirde taksi mali cihazla tespit edilen bedel üzerinden yapılabilecek.

Teklifte emniyet teşkilatına ilişkin düzenlemeler de yer alıyor. Buna göre Emniyet Hizmetleri Sınıfı'na atanmış ancak daha sonra sağlık sebeplerine dayanan yargı kararı gereğince devlet memurluğundan ilişiği kesilmiş olanlar, Genel İdare Hizmetleri Sınıfı'ndaki unvanlara atanacak.

Düzenlemeyle Basın İlan Kurumu'nun internet haber sitelerine ilan kesme müeyyidesi uygulamasının da önünü açıyor. Kurum, kanunda öngörülen vasıfları taşımamaları veya ödevleri yerine getirmemeleri halinde sitelerin ilanlarını bir günden 10 güne kadar kesebilecek.

Genel Kurulda, Sayıştay Başkanlığı için seçim yapılması da bekleniyor. Seçim, Sayıştay Başkanı Metin Yener ile Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı Bütçe Genel Müdürü Bahtiyar Sazlık arasında yapılacak.

Meclis Salı ve çarşamba günleri, Meclis'te grubu bulunan siyasi partilerin grup toplantıları da gerçekleştirilecek.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Grup Toplantısı'nda milletvekillerine hitap edecek.

Nöbetçi nüfus müdürlüklerine 3 bin 25 kimlik kartı başvurusu yapıldı

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) sürecinde açık tutulan nüfus müdürlüklerinde 3 bin 25 kimlik kartı başvurusunun alındığını bildirdi

 

21.06.2026 17:20:00
Anadolu Ajansı
Nöbetçi nüfus müdürlüklerine 3 bin 25 kimlik kartı başvurusu yapıldı
Nöbetçi nüfus müdürlüklerine 3 bin 25 kimlik kartı başvurusu yapıldı

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, NSosyal'deki hesabından yaptığı paylaşımda şunları kaydetti:

"YKS maratonunu geride bırakırken bir evladımızın dahi hayaline ulaşmasına engel olmamak için nüfus müdürlüklerimiz hafta sonu boyunca görev başındaydı. Açık tutulan nüfus müdürlüklerimizde, cumartesi günü 2 bin 274, pazar günü 751 olmak üzere toplam 3 bin 25 kimlik kartı başvurusu alınarak adaylarımızın sınavlarına zamanında katılmaları sağlandı.

Gençlerimizin hayallerine giden yolda büyük bir sorumluluk bilinciyle görev yapan nüfus personelimize, sınav sürecinin huzur ve güven içerisinde tamamlanması için emek veren tüm İçişleri ailemizin mensuplarına teşekkür ediyor, tüm evlatlarımızın emeklerinin karşılığını almalarını temenni ediyorum."

AKP’ye geçeceği iddia edilen Haymana Belediye Başkanı’ndan Mansur Yavaş pankartı hamlesi

Ankara'da CHP'li 4 ilçe belediye başkanının AKP'ye geçeceği iddia edilirken, Haymana Belediyesi'nin ilçedeki Mansur Yavaş pankartlarını kaldırması dikkat çekti

21.06.2026 17:00:00 / Güncelleme: 21.06.2026 17:12:05
Haber Merkezi
AKP’ye geçeceği iddia edilen Haymana Belediye Başkanı’ndan Mansur Yavaş pankartı hamlesi
AKP’ye geçeceği iddia edilen Haymana Belediye Başkanı’ndan Mansur Yavaş pankartı hamlesi
Ankara'da CHP'li 4 ilçe belediye başkanının AKP'ye geçeceği iddia edilirken, Haymana Belediyesi'nin ilçedeki Mansur Yavaş pankartlarını kaldırması dikkat çekti. Belediye, pankartların "gerekli izinler alınmadan asıldığı" gerekçesiyle kaldırıldığını açıkladı.

Ankara'da CHP'li Kalecik, Gölbaşı, Haymana ve Nallıhan belediye başkanlarının AKP'ye geçeceği iddiasının ardından yeni bir gelişme yaşandı. İddiaları yalnızca Kalecik Belediye Başkanı Satılmış Karakoç yalanlarken, Haymana Belediye Başkanı Levent Koç ile Gölbaşı Belediye Başkanı Yakup Odabaşı'nın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'u ziyaret etmesi tartışmaları artırmıştı.

AKP'ye geçeceği öne sürülen isimler arasında yer alan Haymana Belediye Başkanı Levent Koç'un talimatıyla ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'a ait pankartların kaldırıldığı belirtildi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Mısır Cumhurbaşkanı Sisi tarafından kabul edildi

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, başkent Kahire'de Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi tarafından kabul edildi

21.06.2026 16:30:00
Haber Merkezi
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Mısır Cumhurbaşkanı Sisi tarafından kabul edildi
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Mısır Cumhurbaşkanı Sisi tarafından kabul edildi
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, başkent Kahire'de Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi tarafından kabul edildi.

Dışişleri Bakanlığı'nın sanal medya hesabından yapılan paylaşımda, Bakan Hakan Fidan'ın, Türkiye-Mısır-Pakistan-Suudi Arabistan Dışişleri Bakanları Dördüncü Toplantısı vesilesiyle bulunduğu Kahire'de Mısır Arap Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi tarafından kabul edildiği bildirildi.

CHP'den istifa eden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, yeni partisini açıkladı

CHP'den istifa eden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, katılacağı yeni partiyi duyurdu

21.06.2026 15:28:00
Haber Merkezi
CHP'den istifa eden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, yeni partisini açıkladı
CHP'den istifa eden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, yeni partisini açıkladı
CHP'den istifa eden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, aldığı karara dair açıklamalarda bulundu.

Tugay, istifa etmeden önce mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından uzaklaştırılan Özgür Özel'le telefonda konuştuğunu söyledi. Özel'in, "Senin kararın" dediğini belirten Tugay, istifa ettikten sonra bir kez daha konuştuklarını ifade etti. Tugay'ın aktardığına göre bu sefer Özel, "Eline sağlık. Bunlar bunu hak ediyor" dedi.

"Bundan sonra artık Özgür Özel ve kurmaylarının vereceği siyasi kararları takip ediyorum" diyen Tugay, "Yeni parti kurulacak ve ben orada olacağım" ifadelerini kullandı.

Başka bir partiye gitmesinin söz konusu olmadığını belirten Tugay, "Benim partiden istifa etme sebebim Kılıçdaroğlu'nun mutlak butlan ile partinin başına atanması ve aldığı ihraç, atama kararlarıdır. Ben CHP'den herhangi bir ideolojik görüş değişikliği nedeniyle ayrılmadım. 2027 yılı sonunda Türkiye seçime gidecek, bu tarihe kadar elimizden gelen her şeyi yapmak durumundayız. Özgür Özel CHP'nin başına yeniden dönene kadar istifa kararım kesindir. Eğer bunlar olursa ben de CHP'ye yeniden dönerim. AKP'ye geçmem gibi bir durum söz konusu bile değil" dedi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.