Suudi Arabistan'ın iddialarına karşı Yemen'de başta Sana olmak üzere Saada, Amran, Hacce, Hudeyde, Mahvit, Zimar, Beyda, İbb, Marib, Cevf, Dali ve başka kentlerde milyonlarca Müslüman meydanlara çıkarak bu alçak iftiraya:
'Ey Kâbe'nin Rabbi, bu yalana karşı sessiz kalmayacağız.
Mekke ve Medine Yemenlilerin kalbindedir…
Mekke ve İslami kutsallar için canımızı ve kanımızı veririz.
Mekke'yi kanımızla feda ederiz, onu savunmaktan geri durmayız.
Mekke'nin kutsallığı yalan ve saptırmaya izin vermez.
Yemen, iman ve hikmet ülkesidir; Kâbe'nin güvenlik supabıdır.
Suudi Al-i Suud, Kâbe'nin ve bütün kutsalların düşmanıdır.
Gazze, hâlâ sizinleyiz; onlar dönerse biz de döneriz."
Cihad, cihad! Haydi cihada!
Allah'ım, ne büyük zafer; sana şükretmemizi nasip et.
Ey yalanı duyan, iman sözünü dinle; Yemen imandır.
Allah'a teslimiyetle söylüyoruz: Bu büyük bir iftiradır' gibi sloganlarla cevap verdiler. Allah razı olsun kardeşlerim…
Şimdi soruyorum
Gerek ekranlarda gerek gazetelerinde ve gerekse sosyal medyada ABD uşağı, Trump'ın kıçını öpenlerin iftiralarını kalkan yaparak Şii-Sünni tetikçiliği yapanlara soruyorum: Ne zaman iman edeceksiniz?
Yıllardır Suud katliamları ve ekonomik ambargolarına rağmen o Yemen halkı Gazze için Mescid-i Aksa için Filistin için Lübnan için sokaktalar. İsrail ile savaşıyorlar.
Sizler ise bırak savaşmayı İsrail-ABD-AB-NATO-Trump aleyhine ayet ve hadisleri dile getirmekten korkuyorsunuz.
Harem-i İbrahimî
Harem-i İbrahimî Camii, dinimizde Kabe, Mescid-i Nebevi ve Mescid-i Aksa'dan sonra en kutsal dördüncü mekanıdır.
Caminin altında yer alan Hz. İbrahim (AS) ve hanımının kabirlerinin yanı sıra Hz. İshak, Hz. Yakup, Hz. Yusuf ve hanımlarının mezarlarının da bulunduğuna inanılan mağara yer alır.
Harem-i İbrahim camii de Mescid-i Aksa gibi Allah'ın gazap ettiği topluluğun işgali altında. Orada da Müslümanlar katlediliyor.
En kanlısı 25 Şubat 1994'te yaşandı. Baruch Goldstein isimli Yahudi sabah namazı sırasında camide ibadet eden Filistinlilere ateş açtı. Filistin kaynaklarına göre 29 kişi öldürüldü, yaklaşık 150 kişi yaralandı.
Katliamın ardından Harem-i İbrahimî'nin caminin bölümleri Müslümanlar ile Yahudiler arasında paylaştırıldı. Anadolu Ajansı'nın aktardığı Filistin kaynaklarına göre bugün yapının yaklaşık yüzde 63'ü Yahudilere, yüzde 37'si Müslümanlara ayrılmış durumda.
7 Ekim'de camiyi kapattılar. Sonra kısmen açtılar. 25 Nisan 2023 tarihinde 75. Bağımsızlık Günü adı altında cami duvarlarına binlerce İsrail bayrağı astılar.
Geçtiğimiz hafta (16 Eylül'de) yine kapattılar ve kendi inançları için kullandılar.
İran, Husiler üzerinden mezhep tetikçiliği yapan, Müslümanları birbirine düşürmek isteyenlerden tek bir ses çıkmadı.
İran'ı, Husileri her fırsatta kınayan Sayın Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan'da da bir kınama ben duymadım.
Hele 'Kudüs'e vali olma' hayali ile tutuşan Sayın İçişleri Bakanımızdan da bir açıklama duymadım.
Suudi Arabistan, İsrail'in yaptığını yapıyor
Senelerdir Suudi Arabistan yönetimi Yemen'de katliamlar yaptı, yapıyor. Pazar yerlerini, evleri, hastaneleri, okulları vurdu.
ABD'den önce ilkokul çocuklarını hedef alan, katleden Suud yönetimidir.
Ağustos 2018'de vurduğu okul servisinde 6 ila 11 yaşlarındaki 40 öğrenciyi katlettiler.
Eylül 2015'te düğün salonunu bombaladılar. 130'dan fazla sivil yaşamını yitirdi.
2016'da Sana'da bir taziye meclisini bombalayarak 140'tan fazla Müslümanı şehit ettiler, 500'den fazla kişiyi yaraladılar.
2016'da Abs Hastanesi Bombaladılar. 19 kişi öldü.
2022'de Saada Hapishanesini bombaladılar. En az 90 kişi öldü, 200'den fazla kişi yaralandı.
Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ve BM İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi'nin raporlarına göre 'Suudi Arabistan saldırıları, ekonomik ambargolar ve salgınlar neticesinde can kaybının doğrudan ve dolaylı nedenlerle birlikte 380.000'i aştığı tahmin edilmektedir' dedi.
Dün Esad'ı bugün Netenyahu'yu kınayanlar, 'katil' diyenler Suud yönetimine tek laf etmedi.
Husiler bu vahşete aynen karşılık vermedi. Suud yönetiminin secde ettiği petrol tesislerini, limanlarını vurdu. Putları zarar gören Suud yönetimi saldırılarını durdurdu.
Şimdi ABD ve İsrail, İran'da tarihi bir yenilgiye uğradı. Ama kabullenemedikleri için bütün kozlarını oynuyorlar.
İran, Hürmüz Boğazı, Yemen Bâbülmendep Boğazı'nı masaya sürdü. Dünya ekonomisi sarsılıyor. Dahası bu sarsıntının sebebi olarak İran ve Husiler değil ABD ve İsrail olarak görülüyor.
Haliyle daha fazla tepkilerin odağı olmamak dünya kamuoyunun ve özellikle İslam halklarının tepkisini başka yöne kaydırıp, Şii-Sünni kavgasıyla hedeflerine ulaşmak için yeni bir oyun ortaya koyuyorlar.
Bu oyuna gelirsen hem dünyada hem de ahirette kaybedenlerden olacaksın.
'Ey Kâbe'nin Rabbi, bu yalana karşı sessiz kalmayacağız.
Mekke ve Medine Yemenlilerin kalbindedir…
Mekke ve İslami kutsallar için canımızı ve kanımızı veririz.
Mekke'yi kanımızla feda ederiz, onu savunmaktan geri durmayız.
Mekke'nin kutsallığı yalan ve saptırmaya izin vermez.
Yemen, iman ve hikmet ülkesidir; Kâbe'nin güvenlik supabıdır.
Suudi Al-i Suud, Kâbe'nin ve bütün kutsalların düşmanıdır.
Gazze, hâlâ sizinleyiz; onlar dönerse biz de döneriz."
Cihad, cihad! Haydi cihada!
Allah'ım, ne büyük zafer; sana şükretmemizi nasip et.
Ey yalanı duyan, iman sözünü dinle; Yemen imandır.
Allah'a teslimiyetle söylüyoruz: Bu büyük bir iftiradır' gibi sloganlarla cevap verdiler. Allah razı olsun kardeşlerim…
Şimdi soruyorum
Gerek ekranlarda gerek gazetelerinde ve gerekse sosyal medyada ABD uşağı, Trump'ın kıçını öpenlerin iftiralarını kalkan yaparak Şii-Sünni tetikçiliği yapanlara soruyorum: Ne zaman iman edeceksiniz?
Yıllardır Suud katliamları ve ekonomik ambargolarına rağmen o Yemen halkı Gazze için Mescid-i Aksa için Filistin için Lübnan için sokaktalar. İsrail ile savaşıyorlar.
Sizler ise bırak savaşmayı İsrail-ABD-AB-NATO-Trump aleyhine ayet ve hadisleri dile getirmekten korkuyorsunuz.
Harem-i İbrahimî
Harem-i İbrahimî Camii, dinimizde Kabe, Mescid-i Nebevi ve Mescid-i Aksa'dan sonra en kutsal dördüncü mekanıdır.
Caminin altında yer alan Hz. İbrahim (AS) ve hanımının kabirlerinin yanı sıra Hz. İshak, Hz. Yakup, Hz. Yusuf ve hanımlarının mezarlarının da bulunduğuna inanılan mağara yer alır.
Harem-i İbrahim camii de Mescid-i Aksa gibi Allah'ın gazap ettiği topluluğun işgali altında. Orada da Müslümanlar katlediliyor.
En kanlısı 25 Şubat 1994'te yaşandı. Baruch Goldstein isimli Yahudi sabah namazı sırasında camide ibadet eden Filistinlilere ateş açtı. Filistin kaynaklarına göre 29 kişi öldürüldü, yaklaşık 150 kişi yaralandı.
Katliamın ardından Harem-i İbrahimî'nin caminin bölümleri Müslümanlar ile Yahudiler arasında paylaştırıldı. Anadolu Ajansı'nın aktardığı Filistin kaynaklarına göre bugün yapının yaklaşık yüzde 63'ü Yahudilere, yüzde 37'si Müslümanlara ayrılmış durumda.
7 Ekim'de camiyi kapattılar. Sonra kısmen açtılar. 25 Nisan 2023 tarihinde 75. Bağımsızlık Günü adı altında cami duvarlarına binlerce İsrail bayrağı astılar.
Geçtiğimiz hafta (16 Eylül'de) yine kapattılar ve kendi inançları için kullandılar.
İran, Husiler üzerinden mezhep tetikçiliği yapan, Müslümanları birbirine düşürmek isteyenlerden tek bir ses çıkmadı.
İran'ı, Husileri her fırsatta kınayan Sayın Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan'da da bir kınama ben duymadım.
Hele 'Kudüs'e vali olma' hayali ile tutuşan Sayın İçişleri Bakanımızdan da bir açıklama duymadım.
Suudi Arabistan, İsrail'in yaptığını yapıyor
Senelerdir Suudi Arabistan yönetimi Yemen'de katliamlar yaptı, yapıyor. Pazar yerlerini, evleri, hastaneleri, okulları vurdu.
ABD'den önce ilkokul çocuklarını hedef alan, katleden Suud yönetimidir.
Ağustos 2018'de vurduğu okul servisinde 6 ila 11 yaşlarındaki 40 öğrenciyi katlettiler.
Eylül 2015'te düğün salonunu bombaladılar. 130'dan fazla sivil yaşamını yitirdi.
2016'da Sana'da bir taziye meclisini bombalayarak 140'tan fazla Müslümanı şehit ettiler, 500'den fazla kişiyi yaraladılar.
2016'da Abs Hastanesi Bombaladılar. 19 kişi öldü.
2022'de Saada Hapishanesini bombaladılar. En az 90 kişi öldü, 200'den fazla kişi yaralandı.
Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ve BM İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi'nin raporlarına göre 'Suudi Arabistan saldırıları, ekonomik ambargolar ve salgınlar neticesinde can kaybının doğrudan ve dolaylı nedenlerle birlikte 380.000'i aştığı tahmin edilmektedir' dedi.
Dün Esad'ı bugün Netenyahu'yu kınayanlar, 'katil' diyenler Suud yönetimine tek laf etmedi.
Husiler bu vahşete aynen karşılık vermedi. Suud yönetiminin secde ettiği petrol tesislerini, limanlarını vurdu. Putları zarar gören Suud yönetimi saldırılarını durdurdu.
Şimdi ABD ve İsrail, İran'da tarihi bir yenilgiye uğradı. Ama kabullenemedikleri için bütün kozlarını oynuyorlar.
İran, Hürmüz Boğazı, Yemen Bâbülmendep Boğazı'nı masaya sürdü. Dünya ekonomisi sarsılıyor. Dahası bu sarsıntının sebebi olarak İran ve Husiler değil ABD ve İsrail olarak görülüyor.
Haliyle daha fazla tepkilerin odağı olmamak dünya kamuoyunun ve özellikle İslam halklarının tepkisini başka yöne kaydırıp, Şii-Sünni kavgasıyla hedeflerine ulaşmak için yeni bir oyun ortaya koyuyorlar.
Bu oyuna gelirsen hem dünyada hem de ahirette kaybedenlerden olacaksın.
Akın Aydın / diğer yazıları
- Mezhep tetikçilerine cevabı Yemen halkı verdi / 20.09.2026
- Sahi Mekke, Kabe sizin için önemli mi? / 19.09.2026
- Neden korkuyorum ki! / 18.09.2026
- Enflasyonu tetikleyen manevi sebepler olmasın! / 17.09.2026
- Davutoğlu’na dava açanlar Cübbeli’ye de açacak mı? / 16.09.2026
- Rumların iftiralarına AP’den tam destek / 14.09.2026
- ‘Türk Düşmanı Kanlı Papazlar’ / 12.09.2026
- Ruhban Okulu açılmadan bilginize! / 11.09.2026
- Kapitalizm eşittir varlık içinde yokluk / 10.09.2026
- Bu iktidar giderse daha kötü de olabilir endişesi / 09.09.2026
- Sahi Mekke, Kabe sizin için önemli mi? / 19.09.2026
- Neden korkuyorum ki! / 18.09.2026
- Enflasyonu tetikleyen manevi sebepler olmasın! / 17.09.2026
- Davutoğlu’na dava açanlar Cübbeli’ye de açacak mı? / 16.09.2026
- Rumların iftiralarına AP’den tam destek / 14.09.2026
- ‘Türk Düşmanı Kanlı Papazlar’ / 12.09.2026
- Ruhban Okulu açılmadan bilginize! / 11.09.2026
- Kapitalizm eşittir varlık içinde yokluk / 10.09.2026
- Bu iktidar giderse daha kötü de olabilir endişesi / 09.09.2026

























































