HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 25 TEMMUZ 2021, PAZAR

Euro'nun mantığı

08.01.2002 00:00:00
İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Avrupa Çelik ve Kömür Birliği adıyla temelleri atılan Avrupa Birliği, 1 Ocak 2002'den itibaren önemli bir aşama daha kaydederek (12 üye ülkede) ortak para birimi kullanmaya başladı.

Avrupa Merkez Bankasının yöneteceği ortak para Euro'nun ekonomik alanda olduğu kadar siyasi alanda da önemi var. Ancak bir yandan ABD güdümündeki NATO'ya alternatif ortak ordu kurmaya çalışan Avrupa ülkeleri, belki de olayı daha da fazla bir meydan okuma havasına sokmamak için Euro'nun siyasi boyutuna çok fazla vurgu yapmadılar. Biz de bu siyasi alanı daha sonra incelemek üzere burada ekonomik mantığına bakacağız.

Ortak para Euro'nun en önemli özelliği ekonomik olarak ülkelerin birbirine entagrasyonunu sağlamada ve hem birlik içi hem de birlik dışı ülkelerle yapılan ticarette değişik para birimleriyle işlem yapmanın maliyetini sıfırlamasıdır. Resmi tahminlere göre AB üyesi ülkelerin gayrisafi yurt içi hasılalarının (GSYIH) yüzde 0,5 ila % 1'i reel anlamda hiçbir üretim ifade etmeyen döviz işlemlerine harcanıyor. Sade vatandaşlar, şirketler, bankalar, muhasebe ve finans bölümleri, devlet hazineleri döviz işlemleri için önemli kaynaklar harcıyorlar. Biraz abartılı bir tahmine göre ise AB ülkelerinde çalışan her 200 kişiden biri döviz işi ile ilgili bir işte mesai yapıyor.

Ortak paraya geçişle birlikte verimsiz sayılan bu alanlara angaje edilen maddi sermaye ve emek gücü ekonominin verimli alanlarına kayabilecek. Tabii bu tip işlem maliyetlerinin sıfırlanmasıyla beraber birlik içindeki girişimcilerin her ülkede para birimi riski açısından eşit maliyetle işlem yapmaları mümkün olacak.

Para birliğinin ekonomik anlamda ikinci katkısı döviz kurlarındaki belirsizliği azaltarak ticaret, planlama ve yatırım faaliyetlerinde istikrar sağlamak olarak ifade edilebilir. Gerçi zaten son iki senedir para birliğine girecek ülkelerin kurları birbirlerine karşı sabitlenmişti, ama ortak paraya geçişle birlikte bu konu artık perçinlenmiş oldu.

Diğer bir yarar ise ekonomisi nisbeten geri olan Portekiz, İspanya, Yunanistan gibi ülkelerin Euro cinsinden daha rahat borçlanabilmeleri olacak. Euro'nun enflasyona karşı Avrupa'nın ortak merkez bankası tarafından korunacak olması da yüksek enflasyon riski olan, Merkez Bankalarına hükümet müdahalelerinin sık olduğu Belçika gibi ülkeler için de bir çeşit emniyet subabı olacak. Ancak bu tablonun diğer tarafında ise ülkelerin ekonomilerini kontrol etme güçlerinin (en azından parasal olarak) birlik lehine ellerinden alınarak çeşitli krizlere karşı korumasız kalmaları var. Örneğin İtalya ekonomisi durgunluga girerse, İtalyan hükümeti para arzını artırıp, genişlemeci mali politikaları çok daha zor işletebilecek. Aynı şekilde para birimini hafif devalüe ederek ihracatı artırmak, ithalatı kısarak ödemeler dengesini düzeltmek imkansız olacak.

Ekonomik anlamda Euro'nun sağlayacağı önemli bir katkı olarak da dünya ölçeğinde dolardan sonra ikinci büyük para olması sayesinde tüm ülkelerin Merkez Bankalarında rezerv olarak tutulması, Avrupa'nın ticari ve siyasi çekimindeki ülkelerde piyasalara yayılması sayesinde basılacak fazladan para (ekstra senyoraj) sayesinde elde edilmesi beklenen en az 35 milyar dolar civarındaki gelir var. Bu konuyu Euro'nun siyasi boyutunu incelerken daha geniş ele alacağız.
 
Mustafa Talhaoğlu / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.