logo
28 EYLÜL 2026

Eylül'de 139 terörist etkisiz hale getirildi

Milli Savunma Bakanlığı, son bir ayda yurt içinde ve sınır ötesinde 4'ü büyük, 17'si orta çaplı olmak üzere toplam 21 operasyon icra edildiğini ve 139 teröristin etkisiz hale getirildiğini açıkladı

03.10.2021 21:40:00
 
Eylül'de 139 terörist etkisiz hale getirildi
Eylül'de 139 terörist etkisiz hale getirildi
Milli Savunma Bakanlığı tarafından basın bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Basın toplantısında konuşan Milli Savunma Bakanlığı Basın Halkla İlişkiler Müşavirliği'nde görevli Hava Muharebe Binbaşı Pınar Kara, 'FETÖ, PKK/KCK/PYD-YPG, DEAŞ başta olmak üzere tüm terör örgütlerine karşı mücadelemiz artan bir şiddet ve tempoda devam etmektedir. Bu kapsamda 24 Temmuz 2015'ten bugüne kadar toplam 18 bin 549, bu yılın başından itibaren ise 2 bin 81 terörist etkisiz hale getirilmiştir. Eylül ayında ise yurt içinde ve sınır ötesinde 4'ü büyük, 17'si orta çaplı olmak üzere toplam 21 operasyon icra edilmiş ve 139 terörist etkisiz hâle getirilmiştir. Ülkemize yönelik terör tehdidine karşı icra ettiğimiz tüm operasyonlarımız, başta Irak olmak üzere tüm komşularımızın sınırlarına ve toprak bütünlüğüne saygılı, uluslararası hukuka uygun, meşru müdafaa hakkı kapsamında ve sadece bölgedeki terörist unsurlar hedef alınarak yapılmaktadır. NATO'da kullanılan ve dünyaca kabul görmüş hedef belirleme usulleri kullanılarak tespit edilen söz konusu hedefler dost ve müttefiklerimizle koordine edilmekte olup, operasyonlarımızda sivil halkın can ve mal güvenliği ile çevrenin korunmasına azami dikkat ve hassasiyet gösterilmektedir. Türk Silahlı Kuvvetleri için sivil halk, çevre, tarihi ve kültürel yapılar dokunulmazdır. Asil milletimizden aldığımız güçle ülkemizin ve milletimizin güvenliği için terörle mücadelemiz, en son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar azim ve kararlılıkla devam edecektir' ifadelerini kullandı.

'2021 yılında İran sınırında 77 bin 34 şahıs engellenmiş, bin 562 şahıs yakalanmıştır'

Hudutlarda kaçakçılığın, yasa dışı ve düzensiz göçmen akınının engellenmesi, teröristle mücadelede etkinliğin artırılması kapsamında gerçekleştirilen faaliyetleri de paylaşan Binbaşı Kara, 'Afganistan'daki son gelişmelerle birlikte İran sınırında olası bir hareketliliğe karşı alınan tedbirler gözden geçirilmiş ve ilave tedbirler alınmıştır. İçinde bulunduğumuz 2021 yılında İran sınırında 77 bin 34 şahıs engellenmiş, bin 562 şahıs yakalanmıştır. Alınan ilave ve etkin tedbirler sayesinde eylül ayında tüm hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışan bin 388 şahıs yakalanmış, 27 bin 686 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir. Yakalanan şahıslardan 21'i FETÖ'ye mensup olmak üzere toplamda 41 terörist ele geçirilmiştir. Yine bu dönemde icra edilen operasyonlarda 20 bin 930 paket sigara, 134 kilogram uyuşturucu, 40 bin adet muhtelif uyuşturucu hap, 225 adet muhtelif silah ve 317 adet büyükbaş hayvan ele geçirilmiştir' şeklinde konuştu.

'(Suriye harekat alanı) Bugüne kadar yaklaşık 110 kilometre asfaltlama yapılmıştır'

Hudut güvenliği kapsamında Suriye'de devam eden askeri faaliyetler hakkında da bilgiler veren Binbaşı Kara, şunları kaydetti:

'Suriye harekat alanında bölgede kullanılan elektrik rejim tarafından çeşitli bahanelerle kesintiye uğratılmış, 21 Ağustos 2021 tarihinde tamamen kesilmiş, 18 Eylül 2021 tarihinden itibaren ise günde 12 saat olmak üzere yeniden verilmeye başlanmıştır. Bölgeye verilen elektriğin sürekliliğinin sağlanması maksadıyla Tel Abyad ve Resulayn Yerel Meclisleri tarafından elektrik dağıtım ihalesine çıkılmış, gelinen süreçte yüklenici firma tarafından Tel Abyad'a 22 Temmuz 2021 tarihinden itibaren (hâlihazırda 2 bin 58 aboneye) elektrik verilmeye başlanmıştır. Bu durumuna ilişkin ise Tel Abyad ve Resulayn şehir merkezlerinde problem yoktur. Su sıkıntısı çeken köylerin ihtiyacı, sorumlu üs bölgesi tarafından haftada iki gün su tankeri vasıtasıyla karşılanmaktadır. Suriye harekat alanında eğitim-öğretime destek olmak için bölgedeki birliklerimiz tarafından bugüne kadar sorumluluk sahalarındaki 9 okulun bakım onarımı tamamlanmış, 7 okulun bakım onarımı devam etmektedir. 131 okulun ise bakım onarımı planlanmıştır. Yol durumuna ilişkin olarak ise Şanlıurfa Valiliğince hibe edilen araç ve iş makineleriyle yol bakım çalışmaları yapılmaktadır. Bugüne kadar yaklaşık 110 kilometre asfaltlama yapılmıştır.'

'Eylül ayında Suriye harekat bölgelerinde DEAŞ terör örgütü mensupları dahil olmak üzere 148 terörist etkisiz hale getirilmiştir'

Suriye harekat bölgesinde gerçekleştirilen operasyonlara da değinen Binbaşı Kara, 'Eylül ayında Suriye harekat bölgelerinde DEAŞ terör örgütü mensupları dahil olmak üzere 148 terörist etkisiz hale getirilmiştir. Suriye'de Türk Silahlı Kuvvetlerinin huzur ve güvenlik ortamı sağladığı bölgelere rejim ve destekçileri tarafından gerçekleşen saldırılar devam etmektedir. Son bir ay içerisinde İdlib bölgesinde rejim tarafından yapılan top, havan, roket atışlarında ve hava saldırılarında aralarında çocukların da bulunduğu 4 sivil hayatını kaybetmiş, 20 sivil ise yaralanmıştır. Türkiye olarak Suriye'nin kuzeyindeki harekât bölgelerinde ilgili devletlerle yapmış olduğumuz mutabakatlara uyuyoruz, kendilerinden de uymalarını bekliyoruz. Söz konusu saldırıların sonlandırılması için Rusya Federasyonu tarafına bildirimde bulunulmakta, belirlenen hedefler derhâl ateş altına alınarak imha edilmekte, birliklerimizin güvenliği için gerekli her türlü tedbir alınmaktadır' diye konuştu.

'2021 yılı başından itibaren askeri deniz ve hava araçları ile gayri askeri statüdeki adalara yönelik bin 989 ihlal gerçekleştirmiştir'

Ege, Akdeniz, Kıbrıs ve Karadeniz'de Türkiye Cumhuriyeti'nin hak ve menfaatlerinin her zaman korunacağına dikkat çeken Binbaşı Kara, '2021 yılı başından itibaren askeri deniz ve hava araçları ile gayri askeri statüdeki adalara yönelik bin 989 ihlal gerçekleştirmiştir. Yunanistan ayrıca Atina Mutabakatı hilafına moratoryum ihlallerini ısrarla sürdürmektedir. 15 Haziran-15 Eylül tarihlerini kapsayan moratoryum döneminde bile Yunanistan tarafından Ege Denizi'nde 56 hava ve deniz faaliyeti icra edilmiştir. Bu durum söz konusu ülkenin altında kendi imzası bulunan anlaşmalara bile uymaktan imtina ettiğinin en bariz örneğidir. Ayrıca Yunanistan'ın Nautical Geo adlı bilimsel araştırma gemisi için eylül ayında yaptığı NAVTEX ilanı Türk kıta sahanlığını kapsaması sebebi ile uluslararası hukuk gereğince Türkiye ile önceden koordine etmesi gereken bir husustur. Yunanistan'ın bu hukuka aykırı girişimine karşı müdahalede bulunulmuş, itiraz NAVTEX'imiz yayınlanmıştır' açıklamasında bulundu.

'Denizlerimizdeki hak, alaka ve menfaatlerimizin korunmasına kararlılıkla ve taviz verilmeksizin devam edilmektedir'

Yunanistan'ın hukuka aykırı girişimlerinin devam ettiğine ve bunlara misliyle karşılık verildiğine dikkat çeken Binbaşı Kara, şunları kaydetti:

'Son olarak Yunanistan 29 Eylül'de Pharmenion Tatbikatı'nın senaryosu kapsamındaki çıkarma safhasını gayri askeri statüdeki Sakız Adası'nda üst düzey katılımla icra ederek provokasyonlarına devam etmiştir. Yunanistan'ın son zamanlarda silahlanma faaliyetlerinde artış yaşanmaktadır. Açık kaynaklara kadar yansıyan Yunanistan'ın artan silahlanma faaliyetleri ile Türkiye'ye karşı denge oluşturma gayretinde olduğu değerlendirilmektedir. Yunanistan'ın hukuka aykırı, provokatif ve saldırgan tutumuna karşı diplomatik kanallardan gerekli girişimlerde bulunulmaya devam edilmekte ve mütekabiliyet kapsamında sahada gerekli karşılık verilmektedir. Denizlerimizdeki hak, alaka ve menfaatlerimizin korunmasına kararlılıkla ve taviz verilmeksizin devam edilmektedir. Başta Deniz Kuvvetlerimiz olmak üzere Kara ve Hava Kuvvetlerimiz de bu kapsamda talimatlandırılmıştır. Haklarımızdan herhangi bir geri adım atmak söz konusu değildir; oldu bittilere de kesinlikle müsaade edilmeyecektir. Komşumuzdan beklentimiz uluslararası hukukun gereklerine, akla, mantığa, hakkaniyete, insani ve medeni normlara uygun davranması, sorunların iyi komşuluk ilişkilerine dayanan barışçıl yöntemlerle ve diyalog yoluyla çözümünden yana samimi bir tutum sergilemesidir.'

'Kıbrıs'ta egemen eşitliğe dayalı, yan yana yaşayan ve iş birliği içinde olan iki devlet tek çözümdür'

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin adadaki durumuna da değinen Binbaşı Kara, 'Kıbrıs'ta egemen eşitliğe dayalı, yan yana yaşayan ve iş birliği içinde olan iki devlet tek çözümdür. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin de bu çözüm yolunu benimsemesi Ada'nın huzur ve refahı için faydalı olacaktır. Bir kez daha vurgulamak isteriz ki Kıbrıs bizim milli meselemizdir. Garanti ve ittifak antlaşmaları doğrultusunda geçmişte olduğu gibi bugün de Kıbrıslı kardeşlerimizin yanındayız. Türkiye garantör devlet olarak uluslararası anlaşmalar ve uluslararası hukuktan kaynaklanan meşru haklar çerçevesinde Kıbrıs'ta barış, huzur ve güvenliğin teminatı olmaya devam edecektir' dedi.

'(FETÖ) 15 Temmuz 2016'dan itibaren 27 bin 596 personel için ihraç ve idari işlem uygulanmıştır'

Milli Savunma Bakanlığının tüm birimlerinin gerekli hassasiyeti göstererek yeni bilgi, belge ve veriler ışığında FETÖ ile mücadelesini kararlılıkla sürdürmeye devam ettiğini kaydeden Kara, '15 Temmuz 2016'dan itibaren 27 bin 596 personel için ihraç ve idari işlem uygulanmıştır. 1 Ocak - 1 Ekim 2021 tarihleri arasında 3 bin 243 personel kamu görevinden çıkarılmış, 617 emekli personelin rütbesi geri alınmış, 147 personel göreve iade edilmiş, 14 emekli personelin rütbesi/unvanı iade edilmiştir' şeklinde konuştu.

"Gözlem noktalarımızda ve bölgedeki faaliyetlerimizde bir değişiklik söz konusu değil"

Öte yandan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında Soçi'de gerçekleşen görüşmenin ardından İdlib'deki son durum ile TSK'ya ait gözlem noktalarına ilişkin soru üzerine Bakanlık kaynakları, Türkiye'nin bölgede ateşkes ve istikrar ortamının devamı, huzur ve güvenliğin sağlanması için mutabakatlar kapsamındaki sorumluluklarını yerine getirmeye devam ettiğini belirtti. "Gözlem noktalarımızda ve bölgedeki faaliyetlerimizde bir değişiklik söz konusu değil" ifadesini kullanan kaynaklar, Türkiye'nin mutabakatlar kapsamındaki sorumluluklarını yerine getirmeyi sürdüreceğini dile getirdi. Kaynaklar, 5 Mart'taki mutabakatın ardından gerçekleştirilen faaliyetler sonrasında huzur ve güven ortamının sağlandığı İdlib'e dönen Suriyeli sayısının 400 binden fazla olduğuna da dikkati çekti.

TSK ve Rusya Silahlı Kuvvetleri arasındaki ortak devriyelerin yeniden başlayıp başlamayacağına yönelik soruya kaynaklar, "Rusya Federasyonu ile koordineli çalışmalarımız devam etmektedir" yanıtını verdi.

"Gelişmeler yakından takip ediliyor"

İran ve Azerbaycan arasındaki gerilime ilişkin soru üzerine kaynaklar, bölgedeki her türlü gelişmenin yakından takip edildiğini vurguladı. Son dönemde bazı basın yayın organlarında "emeklilik için talepte bulunan generaller" hakkında çıkan haberlere ilişkin de kaynaklar, şu açıklamada bulundu:

"Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nda yer alan düzenlemeler çerçevesinde emeklilik hakkını kazanmaları kaydıyla dileyen her TSK personeli görevini ifa sırasında kendi isteği ve iradesi ile ocak-şubat veya temmuz-ağustos aylarında emeklilik talebinde bulunabilmektedir. Bu kapsamda emeklilik dilekçesi alınması işlemleri 31 Ağustos 2021'de tamamlandı. Sadece iki generalimiz sağlık ve ailevi nedenlerle emeklilik talebinde bulunmuş ve talepleri kabul edilmiştir. Bunun dışında yapılan her türlü yorum gerçek dışıdır."İHA

Fon soruşturmasında hareketli gün

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sermaye piyasası işlemlerine ilişkin yürütülen fon soruşturmasında 28 Eylül 2026'da yeni gelişmeler yaşandı

28.09.2026 22:56:00
Haber Merkezi
 
Fon soruşturmasında hareketli gün
Fon soruşturmasında hareketli gün
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sermaye piyasası işlemlerine ilişkin yürütülen fon soruşturmasında 28 Eylül 2026'da yeni gelişmeler yaşandı. Gün içerisinde hem yeni gözaltılar hem de bazı şirket ve fonlar üzerindeki tedbirlerin kaldırılması gündeme geldi.

4. dalga operasyon: 8 gözaltı

Soruşturma kapsamında 10 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Bunlardan 8'i yakalandı.

Gözaltına alınanlar arasında Destek Faktoring Yönetim Kurulu üyeleri Özgür Akayoğlu, Kerim Tosun, Nuray Elmastaş ve Azize Binnur Tosun ile Özata Denizcilik yöneticileri Altuğ Kantarcı ve Ali Çil bulunuyor. Ayrıca Tuğba Hicran Ataseven ve Duygu Somay Ataseven de yakalandı.

İki şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi. Özata Denizcilik Yönetim Kurulu üyesi İskender Balcı'nın 26 Eylül'de Karadağ'a gittiğinin belirlenmesi üzerine hakkında yakalama kararı çıkarıldı.

Soruşturmada tutuklu sayısı 51'e çıktı

Başsavcılığın yürüttüğü soruşturmanın önceki operasyonlarında çok sayıda şirket yöneticisi ve sermaye piyasası aktörü hakkında işlem yapılmıştı.

Anadolu Ajansı'nın aktardığı bilgilere göre önceki aşamalarda 51 kişi tutuklandı. Soruşturmanın odağında, sermaye piyasası işlemleri, şirketler arasındaki para hareketleri ve yurt dışına gerçekleştirilen para ve kripto varlık transferleri bulunuyor.

45 şirket ve 19 fon üzerindeki tedbir kaldırıldı

Günün bir diğer önemli gelişmesi ise 45 firma ve 19 fon hakkında uygulanan malvarlığı tedbirlerinin kaldırılması oldu.

Kararın SPK'nın yeni bildirimlerinin ardından alındığı bildirildi.

Ancak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, daha önce kaldırılan tedbirlerin yeniden uygulamaya alındığı yönündeki haberleri ayrıca yalanladı. Başsavcılık, "Alınmış ilave veya yeni bir tedbir kararı bulunmamaktadır" açıklamasını yaptı.

SPK'dan Başsavcılığa kritik yazı

Bugün ortaya çıkan SPK yazısında, Başsavcılığın soruşturma kapsamında piyasa dolandırıcılığı yapıldığı ve bu yolla suç geliri elde edildiğine yönelik kuvvetli suç şüphesi bulunduğuna ilişkin tespitlerine yer verildi.

SPK ayrıca 17 Eylül 2026 tarihli kararla 131 fonun TEFAS'ta alım-satım işlemlerine kapatıldığını Başsavcılığa bildirdi.

Tasfiye edilen fonlarda yatırımcılara ödeme açıklaması

SPK'nın bugün yaptığı açıklamaya göre, 17 Eylül'de TEFAS üzerinden işlemlere kapatılan tasfiyeye konu fonlarda, platform tarafından iptal edilen alım-satım talimatlarının sahiplerine tasfiye bakiyesinden, fondaki katılma payı sahipliği oranında ödeme yapılacak.

"Balıkçı İsmet" hesabındaki 3 milyar TL'lik hareket de inceleniyor

Bugün ayrıca soruşturma kapsamında yapılan mali incelemelere ilişkin yeni bir iddia gündeme geldi. Habertürk'ün aktardığı bilgilere göre kamuoyunda "Balıkçı İsmet" olarak bilinen İsmet Öğüt adına 1 Temmuz-16 Eylül arasında 3 milyar 92 milyon TL'lik fon çıkışı tespit edildiği ve paraların hangi hesaplara aktarıldığının araştırıldığı belirtildi. Bu bilgi şu aşamada soruşturma kapsamındaki inceleme olarak aktarılıyor; herhangi bir suç isnadı veya kesinleşmiş hukuki sonuç anlamına gelmiyor.

Bugünün bilançosu

28 Eylül itibarıyla soruşturmada öne çıkan başlıklar:

8 kişi gözaltına alındı.
2 şüpheli için yakalama çalışması sürüyor.
Soruşturma kapsamında önceki aşamalarla birlikte tutuklu sayısı 51'e ulaştı.
45 şirket ve 19 fon üzerindeki malvarlığı tedbirleri kaldırıldı.
Başsavcılık, yeni veya ilave bir tedbir kararı alınmadığını açıkladı.
131 fonun TEFAS işlemlerine kapatıldığı SPK yazısıyla yeniden gündeme geldi.
Tasfiye edilen fonlarda bazı iptal edilmiş talimatların sahiplerine tasfiye bakiyesinden ödeme yapılacağı açıklandı.

Fatih Ergin’in anlattıklarının hangisi yanlış?

Gazeteci Fatih Ergin, Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin soruşturma kapsamında yaptığı sosyal medya paylaşımı nedeniyle “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasıyla tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edildi

28.09.2026 18:47:00
Haber Merkezi
 
Fatih Ergin’in anlattıklarının hangisi yanlış?
Fatih Ergin’in anlattıklarının hangisi yanlış?
Gazeteci Fatih Ergin, Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturma kapsamında yaptığı sosyal medya paylaşımı nedeniyle "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlamasıyla tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edildi.

Peki, Ergin'in paylaşımında hangi bilgiler yanlış, hangileri doğru? Kaynaklar karşılaştırıldığında tartışmanın merkezinde tek bir ifade bulunuyor: "eski Adli Tıp çalışanı."

Gazeteci Fatih Ergin, Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin yeniden yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Turgay Tamer'in daha sonra evinde ölü bulunmasına ilişkin sosyal medya hesabından paylaşım yaptı.

Ergin'in paylaşımında Tamer'in Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alındığı, 14'ünde serbest bırakıldığı ve daha sonra evinde ölü bulunduğu aktarıldı.

Bu olayların önemli bölümü farklı haber kaynaklarında da yer aldı.

"GÖZALTINA ALINDI" BİLGİSİ DOĞRU

Turgay Tamer'in Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alındığı doğrulanıyor.

DHA'nın haberine göre Tamer, yaklaşık iki hafta önce soruşturma kapsamında gözaltına alındı ve "yurt dışına çıkış yasağı" şeklindeki adli kontrol tedbiriyle serbest bırakıldı.

Dolayısıyla Ergin'in "Tamer, kısa süre önce Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınıp serbest bırakılmıştı" şeklindeki aktarımının bu bölümü kaynaklarla örtüşüyor.

"SERBEST BIRAKILDI" BİLGİSİ DOĞRU

Tamer'in gözaltı işleminin ardından serbest bırakıldığı da doğrulanıyor.

DHA, Tamer'in adli kontrol tedbiri uygulanarak serbest bırakıldığını bildirirken, soruşturmayla ilgili diğer haberlerde de aynı bilgi yer alıyor.

"EVİNDE ÖLÜ BULUNDU" BİLGİSİ DE DOĞRU

Ergin'in paylaşımındaki en önemli bilgilerden biri olan Tamer'in evinde ölü bulunması da doğrulanıyor.

Tamer, Büyükçekmece'deki evinde eşi tarafından yerde yatarken bulundu. Sağlık ekipleri Tamer'in hayatını kaybettiğini belirledi. Cenazesi kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla Adli Tıp Kurumu morguna gönderildi. DHA, ilk incelemede ölümün şüpheli bulunduğunu aktardı.

Dolayısıyla "evinde ölü bulundu" bilgisi de doğrulanmış durumda.

PEKİ YANLIŞ OLAN NE?

Tartışmanın asıl noktası Turgay Tamer'in mesleki tanımı.

Ergin'in paylaşımında Tamer için "eski Adli Tıp çalışanı" ifadesinin kullanıldığı aktarılıyor.

Ancak Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın açıklamasına göre Tamer, Adli Tıp doktoru değildi. Tamer, Kozinoğlu'nun tutuklu bulunduğu dönemde cezaevinde kampüs doktoru olarak görev yapıyordu. Başsavcılık ayrıca Tamer'in Kozinoğlu'nun sağlık durumunun kötüleştiğinden haberdar edilmediğini ve Kozinoğlu'na herhangi bir tıbbi müdahalede bulunmadığını açıkladı.

Yani resmi açıklamaya göre yanlış olan nokta Tamer'in "Adli Tıp çalışanı" olarak nitelendirilmesi.

BİR İFADE, TUTUKLAMA TALEBİ

Ergin'in gözaltına alınmasının ve ardından tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edilmesinin, söz konusu paylaşım üzerinden yürütüldüğü haberleştirildi. Ergin hakkında "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlamasının yanı sıra, suçun basın ve yayın yoluyla işlendiği iddiasının da bulunduğu bildirildi.

Burada dikkat çeken tablo şu:

Tamer'in gözaltına alınması: doğrulanıyor.

Tamer'in serbest bırakılması: doğrulanıyor.

Tamer'in daha sonra evinde ölü bulunması: doğrulanıyor.

Tamer'in cezaevinde görev yapmış doktor olması: doğrulanıyor.

Tamer'in "Adli Tıp çalışanı" olması: Başsavcılık tarafından reddediliyor.

Dolayısıyla Ergin'in paylaşımındaki olayların tamamının yanlış olduğu söylenemiyor. Tartışmalı olan, Tamer'in görevine ilişkin kullanılan ifade.

GAZETECİLİKTE HATA NEREDE BİTER, SUÇ NEREDE BAŞLAR?

Fatih Ergin dosyasında hukuki sürecin nasıl sonuçlanacağı henüz belli değil. Ancak mevcut bilgiler üzerinden bakıldığında tartışma, paylaşımın ana olay örgüsünün yanlış olup olmadığı ile bir meslek tanımındaki hatanın "halkı yanıltıcı bilgi" kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği noktasında düğümleniyor.

Ergin'in tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edilmesiyle birlikte kamuoyunun önündeki soru da şu:

Bir gazetecinin haberindeki tek bir yanlış ifade, paylaşımın diğer bölümleri doğru olsa dahi "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlamasıyla tutuklama talebine dayanak yapılabilir mi?

Komedyen Deniz Göktaş ilk duruşmada tahliye edildi

"Ölü Deniz" isimli stand-up gösterisindeki şakaları gerekçe gösterilerek 88 gündür "kuyu tipi" cezaevinde tutulan komedyen Deniz Göktaş, çıkarıldığı ilk duruşmada tahliye edildi. Mahkeme Göktaş'a toplam 1 yıl 7 ay hapis cezası verirken, hükümle birlikte serbest bırakılmasına hükmetti

28.09.2026 16:10:00
Haber Merkezi
 
Komedyen Deniz Göktaş ilk duruşmada tahliye edildi
Komedyen Deniz Göktaş ilk duruşmada tahliye edildi
YouTube üzerinden yayımladığı "Ölü Deniz" adlı stand-up gösterisi nedeniyle hakkında soruşturma başlatılan ve 3 Temmuz'dan bu yana cezaevinde bulunan ünlü komedyen Deniz Göktaş, İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nde ilk kez hâkim karşısına çıktı. Hakkında 12 yıl 2 aya kadar hapis cezası talep edilen davanın ilk duruşmasında mahkeme, Göktaş hakkında tahliye kararı verdi.

Yoğun güvenlik önlemlerinin alındığı ve salon yetersizliği nedeniyle İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi salonunda görülen duruşmayı siyasi parti temsilcileri, çok sayıda gazeteci, avukat ve yurttaş takip etti.

İki suçtan ceza, bir suçtan beraat

Kararını açıklayan mahkeme heyeti, Deniz Göktaş'ı "Cumhurbaşkanına alenen hakaret" suçundan 11 ay 20 gün, "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik veya aşağılama" suçundan ise 7 ay 15 gün olmak üzere toplam 1 yıl 7 ay 5 gün hapis cezasına çarptırdı. "Daltonlar Çetesi" ile ilgili yaptığı espriler nedeniyle yöneltilen "suçu ve suçluyu övme" suçlamasından ise beraatine hükmedilen Göktaş, aldığı cezaların hükmüyle birlikte tahliye edildi.

"Cümle başına 22 gün hücrede kaldım"

Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda (kuyu tipi cezaevi) tek kişilik hücrede geçirdiği 88 günü anlatarak savunmasına başlayan Deniz Göktaş, mizahın suç sayılamayacağını vurguladı. Göktaş savunmasında şu ifadelere yer verdi:

"3 Temmuz'dan beri kuyu tipi bir cezaevinde güneş görmeden, başka hiçbir insan temasım olmadan hücredeyim. Harbiye'de kurduğum 4 cümle ile suçlanıyorum ve kurduğum cümle başına tam 22 gündür hücredeyim. Yasalar değişmedi. Değişen ne? Şaka kaldıramayan, eleştiri kaldıramayan kırılgan yöneticiler."

Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik kullandığı "diktatör" ifadesinin hakaret değil, siyasi bir betimleme olduğunu savunan komedyen, "Bu coğrafyanın yüzlerce yıllık geleneği olan hicve açık olunmalıdır" dedi. İddianamedeki "oruç tutan canlı bombalar" ve "dalgıçlar (haşema)" şakalarının ise toplumsal gerginliklerin mizahi bir dille dışa vurumu olduğunu ekledi.

Adliyede yaşananları anlattı: "Zorla Kılıçdaroğlu ile görüştürüldüm"

Göktaş savunmasında, gözaltına alınma ve tutuklanma sürecindeki usulsüzlüklere de dikkat çekti. Yurt dışı tatilini kendi isteğiyle yarıda keserek Türkiye'ye döndüğünü belirten Göktaş, havalimanında ters kelepçeyle gözaltına alındığını söyledi. Göktaş, Çağlayan Adliyesi'nde yaşadığı ilginç bir anıyı da mahkeme salonunda paylaştı:

"Hâkimliğe çıkarılmayı beklerken bana üç kez 'Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşmek istiyor musun?' diye soruldu. Görüşmek istemediğimi net bir şekilde söylememe rağmen emrivakiyle adliye koridorunda kendisiyle görüştürüldüm. Ters kelepçe yetmezmiş gibi bir de Kılıçdaroğlu ile görüştürüldüm. Kılıçdaroğlu bana 'Niye döndün, imkanım olsa bir dakika durmam burada' demeyen tek kişiydi."

88 günlük belirsiz bekleyişin ardından özgürlüğüne kavuşan Deniz Göktaş'ın tahliye kararı, adliye koridorlarında ve sosyal medyada büyük bir sevinçle karşılandı.

Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü

Osmaniye'de yeğeni tarafından görev yaptığı okulda silahla vurulan öğretmen hayatını kaybetti

28.09.2026 14:11:00 / Güncelleme: 28.09.2026 14:14:16
İHA
 
Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü
Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü
Olay, merkez Çardak köyündeki Farabi Anadolu Lisesi'nde yaşandı.

Okulda görev yapan Edebiyat Öğretmeni Mehmet Bilgili, ilk bilgilere göre yeğeni olan A.B. tarafından silahla vuruldu.



İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekibi sevk edildi.

Sağlık ekiplerinin kontrollerinde Bilgili'nin hayatını kaybettiği belirlendi.

Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek

Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek. Yenilik Partisi'nin isim benzerliği itirazıyla başlayan süreçte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı daha önce Yeni Parti'ye isim değişikliği yönünde tebligat göndermişti

28.09.2026 13:30:00
Haber Merkezi
 
 Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek
 Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek
Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek. Yenilik Partisi'nin isim benzerliği itirazıyla başlayan süreçte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı daha önce Yeni Parti'ye isim değişikliği yönünde tebligat göndermişti.

AYM'nin 24 Eylül'de yayımladığı 29 Eylül Genel Kurul gündeminin ilk sırasında, E.2026/9 (Değişik İşler) numaralı dosya yer aldı. Gündemde dosyanın konusu, "Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 96. maddesine aykırılığı ileri sürülerek anılan Kanun'un 104. maddesi gereğince hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine karar verilmesi talebi" olarak belirtildi.

Süreç, Yenilik Partisi'nin itirazıyla başladı
Öztürk Yılmaz'ın genel başkanlığını yaptığı Yenilik Partisi, "Yeni Parti" adının kendi parti adıyla karıştırılabileceğini savunarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurdu. Yılmaz, "Yeni" ve "Yenilik" ifadelerinin seçmen açısından karışıklığa yol açabileceğini ve Yeni Parti isminde ayırt edici bir ek bulunmadığını ileri sürdü.

Başvurunun ardından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 14 Eylül'de Yeni Parti'ye isim değişikliği talebi içeren bir tebligat gönderdi. Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir ise parti adının belirlenmesinde mevcut içtihatların dikkate alındığını belirterek isim benzerliği iddiasına karşı çıktı.

İki seçenek konuşuluyor
Yeni Parti yetkilileri isim benzerliği olmadığını belirtmiş, "Buna rağmen aksi yönde bir karar çıkarsa küçük bir değişiklikle yola devam ederiz" mesajını vermişti.

Kulislerde "Halkın Yeni Partisi" ve "Değişim Partisi" gündeme gelen seçenekler arasında yer alıyor.

Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu

Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu

28.09.2026 13:00:00
Haber Merkezi
 
 Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu
 Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu
Yeni Parti'nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara'da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu.

Yeni Parti'nin ilçe ön seçimleri 26-27 Eylül tarihlerinde, Türkiye genelinde kurulan sandıklarla gerçekleştirildi. 26 Ağustos tarihine kadar partiye üye olan tüm üyelerin oy kullanabildiği seçimlerde, Ankara'da da 13 ilçede sandık kuruldu. Ön seçim sonuçlarına göre Ankara'nın 13 ilçe başkanı şöyle:

Akyurt - Yalçın İpek

Altındağ - Gökhan Urun

Ayaş - Fatih Öztürk

Çankaya - Ercan Başal

Elmadağ - Mehmet Kurusakız

Etimesgut - Özgür Şahbaz

Gölbaşı - Nazım Sağlam

Keçiören - Görkem Cevahir Yıldırım

Mamak - Şeref Demirbaş

Nallıhan - Mustafa Sarıkaya

Pursaklar - Hüseyin Benek

Sincan - Önder Ağdede

Yenimahalle - Halil Alankuş

Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında

Trabzon'da balıkçılar, tezgahlarında yerini alan palamudu tanesi 100 ile 125 lira arasında değişen fiyatlardan satışa sunuyor

 

28.09.2026 12:20:00
Anadolu Ajansı
 
Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında
Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında

Ortahisar ilçesindeki Moloz mevkisinde yer alan balıkçı tezgahlarında palamudun tanesi 100 ile 125 liradan satılırken, istavritin kilogramı 100, somon 200, çipura 500, levrek ise 600 liradan alıcı buluyor.

Balıkçı Ahmet Çoğalmış, AA muhabirine, vatandaşların bu sezon daha çok palamuda ilgi gösterdiğini söyledi.

Tezgahlardaki palamutların taze olduğunu belirten Çoğalmış, sıcak havanın balıkların görünümünü etkileyebildiğini ifade etti.

Çoğalmış, piyasadaki herkesin şu an taze balık sattığına dikkati çekerek, "Havalar sıcak gittiği için balıklar ezik gibi görünÜyor ama ezik değil. Havaların sıcaklığından dolayı biraz gevşek oluyor. Vatandaş bayat balık aldığını sanıyor ama öyle değil. Şu an piyasa herkes taze balık satıyor." diye konuştu.

Balıkçı Emin Avcı da bu sezon palamudun daha fazla, hamsinin ise daha az olmasını beklediklerini dile getirdi.

Hamsinin şu anda Marmara tarafından geldiğini aktaran Avcı, "Hamsi palamut gibi olmaz, az olur. Şu anda hamsi geliyor ama Marmara tarafından geliyor. Bizim yerli hamsi daha çıkmadı. Palamut olduğu zaman hamsi biraz daha az oluyor" dedi.

Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor

"Ölü Deniz" isimli gösterisindeki sözleri nedeniyle tutuklanan komedyen Deniz Göktaş hakkında üç suçtan iki yıl iki aydan dokuz yıl sekiz aya kadar hapis cezası isteniyor

28.09.2026 11:30:00
Haber Merkezi
 
 Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor
 Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor
Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor.

"Ölü Deniz" isimli gösterisindeki sözleri nedeniyle tutuklanan komedyen Deniz Göktaş hakkında üç suçtan iki yıl iki aydan dokuz yıl sekiz aya kadar hapis cezası isteniyor.

İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nce kabul edilen iddianameye göre bu suçlamalar, "cumhurbaşkanına hakaret", "halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama" ve "suçu ve suçluyu övme" olarak sıralanıyor.

Göktaş'ın X hesabından yapılan 27 Eylül'de yapılan bir paylaşımda komedyenin yeni bir mektubu yer aldı.

Duruşmayı hatırlatarak başlayan mektupta, "88 gün sonra ilk kez kelepçeleneceğim ve araba kornası duyacağım. Kelepçeyi özlemediğim kesin, bakalım araba kornasını özlemiş miyim? İyiyim. Güneş olmadan da yaşanıyormuş, güneş abartılmış bir balonmuş" ifadeleri yer aldı.

32 yaşındaki Göktaş, "kuyu tipi" olarak adlandırılan Tekirdağ Karatepe Cezaevi'nde güneş görmeyen bir hücrede tutuluyor.

Gösterisindeki ifadeleri nedeniyle 29 Haziran'da hakkında soruşturma başlatılan Göktaş, yurtdışı tatili dönüşünde 2 Temmuz'da havalimanında gözaltına alınmış ve 3 Temmuz'da tutuklanmıştı.

28 Ağustos'ta komedyen hakkında "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" ve "cumhurbaşkanına hakaret" suçlamalarından tahliye kararı verilmiş ancak cezaevinden çıkmadan "suçu ve suçluyu övmek" suçlamasıyla yeniden tutuklanmıştı.

Ancak savcılık Göktaş'ın tahliye kararının kaldırılarak üzerine atılı suçlardan yeniden tutuklanmasını talep etti ve komedyenin "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" ile "cumhurbaşkanına hakaret" suçlarından ayrı ayrı tutuklanmasına oy birliğiyle karar verildi.

Daltonlar isimli suç örgütünün eylemlerini övme suçu işlediği iddiasıyla mahkemeye çıkarılan Göktaş, SEGBİS ile yaptığı savunmada suçlamayı reddetmişti.

Göktaş uzun süredir sergilediği gösteriyi 24 Haziran'da YouTube'a yüklemişti.

Video üç ayda 15 milyondan fazla izlendi.

İddianamede neler var?
İddianamede Göktaş'ın "Ölü Deniz" adlı gösterisinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında kullandığı bazı ifadelerin eleştiri sınırlarını aştığı ve Cumhurbaşkanı'nın şeref ve saygınlığını zedelediği öne sürülüyor.

Savcılık ayrıca gösteride yer alan bazı bölümlerin, İslam dininin mensuplarını ve dini pratikleri konu alan ifadeler nedeniyle toplumun bir kesimini diğer kesimine karşı kin ve düşmanlığa tahrik ettiği görüşünü dile getiriyor.

Bu bölümde özellikle oruç tutan canlı bombalar ve Kur'an konulu şakalar ile Göktaş'ın dalgıçlarla ilgili sözlerinin haşema giyen kadınlarla ilgili olduğu çıkarımı yer alıyor.

Bir diğer suçlama ise kamuoyunda "Daltonlar" olarak bilinen suç örgütüne ilişkin stand-up bölümüne dayanıyor.

Savcılık, bu bölümdeki ifadelerin suç örgütünün faaliyetlerini övücü ve meşrulaştırıcı nitelik taşıdığını savunarak "suçu ve suçluyu övme" suçunun oluştuğunu ileri sürüyor.

İddianamede, gösteriyle ilgili 500'den fazla CİMER başvurusu ve çok sayıda şikâyet dilekçesi verildiği belirtildi.

Söz konusu ifadelerin kamu düzeni açısından "açık ve yakın tehlike" oluşturduğu değerlendirmesi de yer aldı.

Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi

Emniyet Teşkilatı Sendikası’nın 28 Eylül’de Türkiye genelinde iş bırakma kararı almasının ardından “polisler greve gidiyor” iddiaları gündeme geldi

28.09.2026 10:37:00
Haber Merkezi
 
Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi
Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi
Emniyet Teşkilatı Sendikası'nın 28 Eylül'de Türkiye genelinde iş bırakma kararı almasının ardından "polisler greve gidiyor" iddiaları gündeme geldi. Emniyet Genel Müdürlüğü ise eylemin polisleri kapsamadığını açıkladı.

Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM), sosyal medya ve bazı haber sitelerinde yayılan "polisler 28 Eylül'de iş bırakacak" iddialarına ilişkin açıklama yaptı. EGM, iş bırakma kararı alan sendikanın üyelerinin sivil personelden oluştuğunu belirterek polislerin iş bırakacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını bildirdi.

Sendika neden iş bırakma kararı aldı?

Tartışmanın başlangıcında ise Emniyet Teşkilatı Sendikası'nın açıklaması bulunuyor. Sendika, 28 Eylül Pazartesi günü öğleden sonra Türkiye genelinde iş bırakma eylemi yapacağını duyurdu.

Sendika kararının gerekçeleri arasında emniyet teşkilatındaki intihar vakaları, ekonomik ve sosyal sorunlar, ağır çalışma koşulları, mobbing, emeklilikte yaşanan gelir kayıpları ve özlük haklarındaki eşitsizlikler gösterildi.

Sendika ayrıca son beş günde yedi emniyet teşkilatı mensubunun yaşamına son verdiğini, Bursa ve İstanbul'da iki teşkilat mensubunun ise intihar girişiminde bulunduğunu açıkladı. Anayasa Mahkemesi önündeki eylem sırasında emekli bir emniyet mensubunun yaşamına son vermesi de açıklamada hatırlatıldı.

"Bu tablo artık görmezden gelinemez"

Sendika, yaşananların ardından yalnızca sorunların dile getirilmesinin yeterli olmadığını belirterek eylem kararı aldığını duyurdu. Açıklamada 3600 ek gösterge, yardımcı hizmetler sınıfının sorunları, eşit işe eşit ücret ve Emniyet Meslek Kanunu gibi başlıklarda çözüm bekleyen sorunlara da dikkat çekildi.

EGM: Polisler eyleme katılmayacak

Tartışmaların "polisler bugün görev bırakacak" şeklinde yayılması üzerine EGM devreye girdi. Kurum, 28 Eylül'deki iş bırakma kararının sendika üyesi sivil personeli ilgilendirdiğini, polislerin iş bırakacağı yönündeki iddiaların ise gerçeği yansıtmadığını açıkladı.

Böylece 28 Eylül'deki iş bırakma tartışmasının, emniyet teşkilatındaki çalışma koşulları ve özlük haklarına ilişkin sorunlardan kaynaklandığı; ancak EGM'ye göre eylemin görevdeki polisleri kapsamadığı ortaya konuldu.

Fatih Altaylı herkesin merak ettiği soruyu sordu

Gazeteci Fatih Altaylı, AK Parti eski Genel Başkan Yardımcısı ve eski Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki borsa ve fon iddialarını köşesinde değerlendirdi

28.09.2026 10:08:00
Haber Merkezi
 
Fatih Altaylı herkesin merak ettiği soruyu sordu
Fatih Altaylı herkesin merak ettiği soruyu sordu
Fatih Altaylı, Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki borsa iddialarını köşesine taşıdı. Altaylı, Kaya ve eşinin Tera üzerinden yaptığı öne sürülen işlemlerdeki yüksek getiriyi gündeme getirirken, soruşturmanın toplam büyüklüğü olarak dile getirilen 25 milyar dolara dikkat çekti: "Fatma Betül Kaya'dan 45 milyon doları çıktı. Gerisi nereden çıkacak?"

Gazeteci Fatih Altaylı, AK Parti eski Genel Başkan Yardımcısı ve eski Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki borsa ve fon iddialarını köşesinde değerlendirdi.

Altaylı, Yeni Parti Sözcüsü Zeynel Emre'nin Kaya hakkında ortaya attığı iddiaları ilk duyduğunda bunların gerçeği yansıtmayacağını düşündüğünü belirtti. Ancak daha sonra gündeme gelen rakamların dikkat çekici olduğunu ifade etti.

63 MİLYON TL'DEN 1,3 MİLYAR TL'YE

Altaylı'nın aktardığı iddiaya göre Kaya, nisan ayında Tera üzerinden yaklaşık 63 milyon TL tutarında yatırım yaptı. İddiaya göre bu para eylül ayında yaklaşık 1 milyar 344 milyon TL olarak geri çekildi.

Altaylı, söz konusu rakamları dolar üzerinden de hesaplayarak, yaklaşık 1 milyon 432 bin dolarlık yatırımın 5 ay içerisinde 28 milyon dolara ulaştığı iddiasını gündeme getirdi. Yazar, bunun dolar bazında yaklaşık yüzde 2 binlik artış anlamına geldiğini yazdı.

EŞİNE AİT İŞLEMLER DE GÜNDEMDE

Altaylı, Kaya'nın eşi İlyas Kaya hakkındaki iddiaları da yazısına taşıdı.

Buna göre İlyas Kaya'nın nisan ayında yaklaşık 99 milyon TL yatırdığı, eylül ayında ise yaklaşık 826 milyon TL ile çıktığı öne sürüldü.

Altaylı, bu rakamların dolar karşılığının yaklaşık 2 milyon 250 bin dolardan 17 milyon 210 bin dolara yükselmek anlamına geldiğini belirterek, işlemlerin fonun batmasından hemen önce gerçekleştiği iddiasına dikkat çekti.

"SADECE FATMA BETÜL SAYAN KAYA MI?"



Altaylı'nın yazısının odağındaki soru ise fon soruşturmasının tamamına ilişkin oldu.

Yazar, "Sadece Fatma Betül Sayan Kaya mı yapmıştır bu işi? Başka kimler böyle servet edindi?" sorusunu gündeme getirdi.

Altaylı, ardından soruşturmayla bağlantılı olarak dile getirilen 25 milyar dolarlık toplam büyüklüğe dikkat çekerek şu soruyu sordu:

"Fatma Betül Kaya'dan 45 milyon doları çıktı. Gerisi nereden çıkacak! Çıkacak mı?"

ESKİ DOSYA: İBB'DEN 85 BİN 791 DOLARLIK EĞİTİM ÖDEMESİ

Kaya'nın adı daha önce de ABD'deki eğitimi nedeniyle İBB iştiraki İSBAK'tan aldığı öne sürülen ödemelerle gündeme gelmişti.

İBB'nin eski yönetimi döneminde, Kaya'nın 14 Kasım 2008'de İSBAK AŞ'de elektrik-elektronik mühendisi olarak işe başladığı, yaklaşık iki ay sonra da ABD'de eğitim için İBB bursuyla gönderildiği kamuoyuna yansıyan kayıtlarda yer aldı.

İSBAK tarafından Kaya'ya yurtdışı eğitim sözleşmesi kapsamında 85 bin 791 dolar ve 20 bin 289 TL ödeme yapıldığı belirtildi.

İBB PARAYI GERİ İSTEMİŞTİ

Konu 2021 yılında İBB Teftiş Kurulu'nun incelemesiyle yeniden gündeme geldi.

Dönemin İBB yönetimi, Kaya'dan ve kefil olan aile üyelerinden 85 bin 791 dolar ile 20 bin 289 TL'nin, masraflar ve yasal faiziyle birlikte geri ödenmesini talep etti. Ayrıca dönemin bazı İSBAK yöneticileri hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunuldu.

İBB müfettişlerinin raporuna ilişkin haberlerde, yurtdışı eğitim sözleşmesindeki bazı hükümlerin ihlal edildiği iddiaları da yer aldı. Bunlar arasında eğitim sonrasında İSBAK'ta çalışma yükümlülüğü ve eğitim süresinin uzatılmasına ilişkin sözleşme hükümleri tartışma konusu oldu.

Ancak bu eski dosyada da önemli bir ayrım bulunuyor: Kaya hakkında 2021 sonunda işlem başlatıldığı, sonrasında takipsizlik kararlarının verildiği basına yansıdı. Ayrıca Kaya'nın başvurusu üzerine İBB bursuyla ilgili çok sayıda internet içeriğine 2024'te erişim engeli getirildi.

ALTAYLI'NIN VURGUSU NE?



Altaylı'nın yazısındaki temel vurgu, yalnızca Kaya hakkındaki iddialar değil. Yazar, Kaya üzerinden ortaya çıkan rakamların, eğer soruşturmadaki toplam para büyüklüğü iddiasıyla birlikte değerlendirilecekse, "başka kimlerin bu sistemden ne kadar kazanç sağladığı" sorusunu gündeme getirdiğini belirtiyor.

Dolayısıyla "25 milyar doların 45 milyonu eski Bakan'dan çıktı" ifadesi, 25 milyar dolarlık toplam büyüklüğün tamamının Kaya'ya ait olduğu anlamına gelmiyor. Altaylı, Kaya hakkında öne sürülen yaklaşık 45 milyon dolarlık tutarı, soruşturmada konuşulan 25 milyar dolarlık toplam rakamla karşılaştırarak geriye kalan miktarın akıbetini sorguluyor.

Kaya ise iddiaların ardından AK Parti Genel Başkan Yardımcılığı ve diğer görevlerinden istifa etti. Hakkındaki borsa işlemlerine ilişkin iddiaların hukuki olarak kesinleşmiş bir suç veya mahkûmiyet anlamına gelmediği de ayrıca belirtilmeli.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.